T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/477
KARAR NO : 2024/270
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2021
KARAR TARİHİ : 01/04/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin, davacı tarafından verilen siparişlere ilişkin avans ödemelerine karşılık, davalı tarafın yaptığı mermer teslimatı şeklinde işlediğini, şirketin temsil ve imza konusunda tek yetkilisinin ... olduğunu, davalıya yapılan ödemelerden, davalı tarafça teslim edilen mermer emtia bedelleri mahsup edildiğinde müvekkilinin kayıtlarına göre davalının 43.830,00USD borçlu olduğunun anlaşıldığını, alacaklarının temerrüt tarihi olan takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, icra takibini sürüncemede bırakma düşüncesiyle, haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına, fer'ilerine ve yetkiye itiraz edildiğini, yapılan ilamsız takibin durduğunu, arabuluculuk başvurularının tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararları gereğince; takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, icra dairesinin yetkili olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, likit olan alacak nedeniyle borçlunun haksız itirazı sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP:
Davalı vekili cevabında; Davalı şirketin rödövans sözleşmesi kapsamında işletmeci sıfatıyla faaliyet gösterdiği ... ili ... ilçesi ... Ruhsat, ... Erişim numaralı maden sahasında ürettiği ve üretecek olduğu blok mermer/mermerlerin, davacı (alıcı) şirket tarafından markalanması, markalanan blok mermerin satışı ve teslimi, ödeme koşulları ile Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve Maden Kanunu hükümleri gereğince tarafların hak ve yükümlülüklerinin saptanması hususunda 13.01.2017 tarihli "Mermer Alım Satım Sözleşmesi" akdedildiğini, taraflar arasında bulunan akdi ilişkinin inkar edilmediğini, her ne kadar dava dilekçesinde şirketin temsil ve imza konusunda tek yetkilisinin ... olduğu iddia edilmiş ise de işbu iddia ticaret sicil kayıtları ile uyum sağlamadığını, davacı şirket genel kurulunun, ... tarih ve ... sayılı kararıyla;şirket müdürlüğüne 10 seneliğine ...'nin atanmasına karar verildiğini, şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiğini, kararın ... tarihli ve ... sayılı ticaret sicil gazetesiyle ilan edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin imza tarihinde ...'nin şirket müdürü olduğu ve münferit imzasıyla şirketi her hususta temsil ve ilzam etmeye yetkili olduğunun görüldüğünü, şirket müdürlüğünün yanı sıra ihraç edilecek blok mermerin hangi mermer sahasından alınacağı, blok mermerin niteliği, markalanması,satıcı şirketlerle yapılan görüşmelerde tam yetkili kılınmış olup uzun yıllardır belirtilen işlemlerin tamamının ... tarafından yerine getirildiğini, 13.01.2017 tarihli Mermer Alım Satım Sözleşmesinin,"Uyuşmazlıkların Çözümü ve Yetkili Merci" başlıklı 7. Maddesinde "Bu sözleşmeden doğacak olan ihtilaflardan Antalya Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olacağının" belirtildiğini, davanın HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince, davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduklarını, sözleşme hükümleri gereğince davalı şirketin, davacı şirkete herhangi bir şekilde borcu bulunmadığını, sözleşmenin 4.1, 4.2, 4.3 ve 4.4 Maddeleri hükmü gereğince davacı şirket çalışanı olan blok eksperi tarafından incelenen ve markalanan blok mermer/mermerlerin zilyetliğinin davacı şirkete geçtiğini, markalama işlemi ile birlikte blok mermer/mermerlerin istenilen nitelik, kalite, renk ve ölçülerde olduğunun davacı şirket tarafından kabul edildiğini, davalı şirketin devir ve teslim yükümlülüğünün kalmadığını, markalama işlemi ile birlikte davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığının kabul edildiğini, davalı şirketin işletmeci olduğu mermer sahasında ihracata elverişli blok mermer üretildiğini, mermer alım satımlarında uygulamanın mermer blokların sevk ve nakli sırasında faturanın düzenlenmesi şeklinde olduğundan fatura düzenlenmesi VUK hükümlerine tabi olup, davacı şirketin yükümlülüğünde bulunan sevk ve nakil işlemlerinin yapılmamasından dolayı fatura düzenlenmemesinin malın bedelini talep etme hakkını ortadan kaldırmadığını, belirterek davanın ile haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı açan davacının asıl alacağın %20'si üzerinden tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının ... 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 04/06/2021 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 43.830,00.-USD asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 09/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11/06/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve yetkiye itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 07/07/2021 tarihinde 43.830,00.-USD (373.926,88.-TL) asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı taraf, icra müdürlüğüne yaptığı borca itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye dayanarak icra müdürlüğünün yetkisine, mahkememize verdiği cevap dilekçesinde de mahkememizin yetkisine itiraz ederek söz konusu sözleşmeyi sunmuştur.
Davalı tarafa dava dilekçesi 14/07/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. HMK.nun 127/1.maddesi gereğince 2 haftalık cevap verme süresi 28/07/2021 günü mesai bitiminde sona erer. Davalı vekili cevap dilekçesini 3 gün sonra 31/08/2021 tarihinde vermiştir. Ancak; HMK.nun Adli Tatilin Sürelere Etkisi başlıklı 104.maddesi gereğince Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Buna göre, cevap dilekçesinin verilmesi gereken sürenin son günü adli tatile denk geldiğinden davalı vekilinin cevap süresi yerindedir.
Davacı vekili cevap dilekçesine karşı sunduğu beyanlarında; davalı tarafından sunulan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede, davacı adına sözleşmeyi imzalayan ...'nin şirket bünyesinde çalıştığı dönemde şirket zararına iş ve işlemlerde bulunduğunun tespit edildiğini, işten çıkarılmasından sonra da şirketin çok sayıda borçlusuyla işbirliği yaparak geçmiş tarihli sahte belgeler düzenlediğini, davacı şirketin alacaklı olduğu şirketlerle ve bu şirketlerin ortaklarıyla menfaat ilişkilerine girdiğini, şirket zararına kambiyo taahhüdünde bulunduğunu, haksız kazanç elde ettiği, şirketi dolandırdığını, bu nedenle sözü edilen sözleşmenin sahte olduğunu ve eski tarihli olarak düzenlediğini hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini bildirmiştir.
Dava miktar itibariyle basit yargılama usulüne tâbidir.
6100 sayılı HMK.nun "Dilekçelerin Verilmesi" başlıklı 317. Maddesi gereğince;
"(1) Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur.
(2) Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.
(3) Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler.
(4) Dava ve cevap dilekçeleri yönetmelikte belirlenecek formun doldurulması suretiyle de verilebilir."
Yine aynı yasanın "Delillerin İkamesi" başlıklı 318. Maddesi gereğince:
"(1) Taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır."
Yine aynı yasanın "İddia Ve Savunmanın Genişletilmesi Veya Değiştirilmesi Yasağı" başlıklı 319. Maddesi gereğince;
"(1) İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar."
Davacı taraf davalı aleyhine 04/06/2021 tarihinde icra takibi yapmış ve borca itirazında taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğunu, Antalya icra dairelerinin yetkili olduğunu belirterek icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Bunun üzerine davacı taraf 07/07/2021 tarihinde mahkememizde itirazın iptali davası açmıştır. Dava dilekçesinde davacı taraf söz konusu sözleşmeye itiraz ederek yaptıkları suç duyurularından hiç bahsetmemiş, böyle bir iddiada veya davalının iddialarına bir savunma ve itiraz getirmemiştir. Davacı taraf HMK.nun 318.maddesi gereğince dava dilekçesi ile beraber tüm delillerini, beyan ve iddialarını, savunmalarını mahkemeye sunmak zorundadır. Bundan imtina etmiş, davalının verdiği cevap dilekçesine cevap mahiyetinde verdiği dilekçesinde bu hususları ileri sürmüştür. HMK.nun 319.maddesine aykırı olarak iddia genişletilmiştir. Bu nedenle söz konusu beyanlar verilmemiş, deliller sunulmamış kabul edilmiştir.
İİK.nun 67 maddesi gereğince açılan itirazın iptali davalarında icra takibinin yetkili icra dairelerinde başlatılması dava şartıdır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartı ile mahkemece bu hususun re'sen dikkate alınır. İİK.nun 50 maddesinde icra dairesinin yetkili belirlenmesine HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur (Emsal; İstanbul BAM 12. HD.nin 03/06/2021 tarih ve 2021/672 E. 2021/334 K.). İtirazın iptali davalarında hem icra dairesinin yetkisine hemde mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İİK.nun 50. Maddesi gereğince öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerekmektedir (Emsal; Yargıtay HGK.nun 25.10.2018 tarih ve 2017/13-534 E. 2018/1567 K. İle yine HGK.nun 28.03.2001 tarih ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.ile İstanbul BAM 13 HD.nin 27/09/2021 tarih ve 2021/847 E. 2021/1347 K.)
Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda yetkili icra daireleri ve mahkemelerin Antalya mahkemeleri olduğu kararlaştırılmıştır. Oysa icra takibi Antalya icra daireleri yerine İstanbul icra dairelerinde açılmıştır. Bu nedenle usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup (Emsal; İstanbul BAM 13.HD.nin 09.03.2023 tarih ve 2022/1490 E. 2023/414 K.), aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeni ile usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından, İİK'nın 50, HMK 114/2 maddesi gereğince özel dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
1-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 4.733,74-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.306,14-TL harcın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01/04/2024
KATİP
HAKİM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!