T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO:2021/319
KARAR NO :2024/124
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:27/04/2021
KARAR TARİHİ:19/02/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından 31/05/2019-31/05/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sigortalı ... Turizm İnş. ve Otomotiv Ltd. Şti. adına .../0 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı davalıya ait aracın, 19/09/2019 tarihinde, dava dışı üçüncü kişiye ait araca çarpması sonucu hasarlanan dava dışı aracın hak sahiplerine 02/12/2019 tarihinde 10.900,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, kaza sırasında sigortalıya ait aracı sevk ve idare eden araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle dava dışı üçüncü kişi için ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaliyle takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında özetle; davanın yasal sürede açılmadığını, alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, kazanın kimler tarafından gerçekleştirildiği ortada iken, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ile davacı sigorta şirketi arasında dava konusu olayla ilgili ibraname bulunduğunu, davacı sigorta vekilince 07.01.2020 tarihinde atılan mailde 15.750,00TL ödenmesi halinde bu kazadan dolayı müvekkilini ibra edeceklerini bildirdiklerini, buna mukabil ödeme yapıldığını, ödemeyi takiben ibraname metni gönderildiğini, bu nedenle davacının alacağının kalmadığını, kaldı ki müvekkilinin aracını kazanın gerçekleştiği tarihte kiralamış olduğunu (Ek-4: 31.05.2019-02.10.2019 tarihlerini kapsayan araç kiralama sözleşmesi), kazanın da araç kirada iken gerçekleştiğini, kazayı yapanın da kiralayanın amcası ...'in yaptığını, araç kiralama sözleşmesinin 4-d maddesine göre kiralayanın kira süresince kullanım hatalarından oluşacak bütün masraflardan kiralayanın sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle başkasının işlediği kusur/kabahatten müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının talep ettiği miktarların da fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacının asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazmınatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan zararların ZMSS poliçesine istinaden 3. Kişiye ödenmesinden sonra Sigorta Genel Şartlarına aykırılık nedeniyle dava dışı zarar gören 3.Kişiye ödenen tazminatın sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 13/11/2020 tarihinde, davalı aleyhine, dava konusu kaza olayına dayanarak, 10.900,00.-TL asıl alacak, 733,73.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.633,73.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 01/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27/11/2020 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 27/04/2021 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 11.633,73.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı taraf, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmekte ise de kaza tarihinin 19.09.2019 tarihi olduğu, hasar ödemesinin 02.12.2019 tarihi olduğu, rücu talep yazısının tarihinin 24.12.2019 olup, icra takibinin 13.11.2020 tarihinde açıldığı, 2 yıllık zamanaşımınn bu tarihte kesilmiş olduğu, davanın da 27.04.2021 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında kazanın varlığı, sigorta poliçesi hususlarında tartışma yoktur.
Çözümlenmesi gereken sorun, tarafların kusur durumu ile sigorta poliçesi genel şartlarının ihlal edilip edilmediği, ödenen hasar bedelinin rayiçlere uygunluğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
19.09.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle düzenlenen Ölümlü Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'na göre; sürücü ... sevk ve idaresindeki, işleteni davalı şirket olan, davacıya ZMSS poliçesi ile sigortalı ... Plaka sayılı aracı ile ... istikametinden ... asfaltı takiben ... istikametine sol şeritte seyir halinde iken ... asfaltı ... nolu trafik ışıklarına geldiği esnada aracın ön kısımlarıyla, yine ... asfaltı takiben ... istikametini şüpheli araç için tepe lambaları açık vaziyette sol şeritte durma duraklama halinde olan ... (...) plakalı sayılı aracın ön kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle ... plaka sayılı aracın duramayarak bu kez arka kısımlarıyla yine ... asfaltı takiben ... istikametinde orta şeritteki dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... (...) plakalı sayılı aracın ön kısımlarına çarparak durabildiği, bu şekilde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Bilirkişi görüşüne göre; trafik ışıklarında sol şeritte tepe lambaları açık şekilde görev gereği duran/duraklama yapan, dava dışı ...'ne ait ... (...) plakalı Otomobil’in ön kesimlerine, kendisini fark etmeyen ve fren tedbiri uygulamayan/uygulamakta geç kalan davalıya tescilli ... plakalı otomobil sürücüsünün çarptığı, sonrasında çarpmanın etkisi ile savrulan ... plakalı otomobilin orta şeritteki ... (...) plakalı sayılı aracın ön kısımlarına çarptığı anlaşılmaktadır. Tutanakta kazanın meydana gelmesinde davalıya tescilli ... plakalı Otomobil sürücüsü ...'in KTK Mad. 47/1d ve 47/1a maddelerine aykırı davranışı nedeniyle kusurlu olduğu, başkaca da kusurlu olmadığı kanaatine varılmıştır. Zira kaza tespit tutanağında gün gece, hava açık, yol yüzeyi kuru, görüşe engel cisim yok, yol güzergahı düz ve eğimsiz, kazaya etken yol sorunu yok tespitleri yapılmıştır. Buna göre davalıya tescilli ... plakalı Otomobil sürücüsü ...'in sol şerit üzerinde tepe lambaları yanık şekilde duran dava dışı ... (...) plakalı Otomobili görmesi gerekirken, fark etmeyerek kazaya neden olmuştur. Sürücülerin, trafik güveni ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymaları (KTK Mad. 47/d), hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaları gerekmektedir. Hadisenin oluşuna göre aksine davrandığı anlaşılan, dikkatsiz ve tedbirsiz seyredip tepe lambaları yanık halde kaplama üzerinde sol şeritte görev yapmakta olan aracı fark etmeyen, fren tedbiri uygulamayıp/uygulamakta geç kalarak duramayarak önden çarpan ve sonrasında da savrularak orta şeritteki diğer ... (...) plakalı araca da çarpan davalıya tescilli ... plakalı Otomobil sürücüsü ... asli ve tamame %100 (yüzdeyüz) oranında tamamen kusurludur. Dava dışı ... (...) plakalı Otomobil sürücüsü kusursuzdur. Davaya konu ... (...) plakalı araç sürücüsü ... kusursuzdur, denilmiştir. Bilirkişinin bu görüşü oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmuş, mahkememizce de kabul edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin kusur konusundaki itirazları yerinde görülmemiştir.
Dr.Bilirkişi Nöroloji uzmanı bilirkişi de; dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde dava dışı sürücü ...'in kendi asli kusuru ile bir bütün olarak güvenli sürme kabiliyetini kaybedecek kadar münhasıran (sırf = %100) alkolün etkisinde olması ile meydana geldiği yönünde görüş bildirmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.2014 tarih ve 2013/...-... E. 2014/... K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; KTK’nun 48. maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı” başlıklı 97. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan “b-2” bendinde “Alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı” kenar başlığı altında; Alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promilin üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Konuya ilişkin Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının B.4.d maddesinde ise tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa ödemede bulunan sigortacının sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılması veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği açıklanmıştır.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının her zaman doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisi ile meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağının kabulü gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.05.2011 gün ve 2011/17-...-... esas, karar; 23.10.2002 gün ve 2002/...-...-... esas, karar; 07.04.2004 gün ve 2004/11-...-... esas, karar; 02.03.2005 gün ve 2005/11-...-... esas, karar; 14.12.2005 gün ve 2005/11-...-... esas, karar sayılı ilamları). Buna göre davacı sigorta şirketinin davalı sigortalısından, kazanın karşı tarafına ödediği zararları rücu edebilecektir. Davamıza ve icra takibine konu edilen hasar bedelinin rayiç değerlere uygun olduğu bildirilmiştir. Bu teknik ve uzmanlık gerektiren rapora itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır.
İcra takibinde 02/12/2019-31/08/2020 tarihleri arasında işlemiş yasal faiz hesabının doğru olduğu anlaşılmaktadır. (Faiz İşletilen Süre: 8 ay 29 gün, Faiz İşletilen Tutar: 10.900,00 TL, Faiz Oranı: %6,7315068493151, Faiz Tutarı: 733,73 TL, Ödenecek Toplam Tutar: 11.633,73 TL, Bilgi: 02.12.2019 ve 31.08.2020 arasındaki 273 gün için yıllık %9 faiz uygulanarak %6,7315068493151, olmak üzere toplam %6,7315068493151 faiz uygulanmıştır. https://yasal-faiz.hesaplama.net/)
Davalı tarafın bir itirazı da; kaza yapan araçlarının, kazanın gerçekleştiği tarihte kiralamış olduğunu, kazanın da araç kirada iken gerçekleştiğini, böylece kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini söylemektedir. Cevap dilekçesine de (Ek-4) 31.05.2019 - 02.10.2019 tarihlerini kapsayan araç kiralama sözleşmesini delil olarak sunmuştur.
2918 Sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Davalının bu savunması doğrultusunda dosyaya sunmuş olduğu 31.05.2019 - 02.10.2019 tarihlerini kapsayan araç kira sözleşmesi nedeniyle davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde SMM bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
21.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre;
Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2019 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Olay tarihi olan 2019 yılına ait defter kayıtları incelenmesinde, yapılan araç kiralama sözleşmesine istinaden defter ve kayıtlarda her hangi bir kira ödemesine rastlanılmadığı, incelenen kira sözleşmesinde, kira bedeline dair bir hüküm ve açıklama da bulunmadığı, kiracı ...'e ait bir kiralama veya kira ödemesinin olup olmadığının tespiti için 2019 yılına ait defter kayıtlarının incelendiği, 03.01.2019 tarihinde ... isimli kişiye (cari hesaba) 26.500,00.-TL + KDV tutarında fatura düzenlenmiş olup, alınan ödemenin kasa hesabına nakit olarak girildiğini, (10.01.2019 Tarihli Yevmiye Madde No :8), 2019 Yılı defter kayıtları içerisinde 600 kodlu Satışlar Hesabı incelendiğinde; ... adına bulunan tek satışın 03.01.2019 tarihi olduğu, bu satışa ait de 01.07.2019 tarihli iade kaydının olduğu, başkaca bir kiralama işlemine rastlanılmadığı, ayrıca İncelenen kayıtlarda; satışı ve iadesi yapılan aracın... marka/model ve ... plakalı bir araç olduğu (10.07.2019 Tarihli Yevmiye Madde no: 172), incelenmiş bulunan yevmiye ve Defteri Kebir kayıtlarında ise olaya karışan ... plakalı aracın 07 Mayıs 2019 tarihinde ... Teslim alındığı (10.05.2019 Yevmiye Madde no:110), ... araç ile ilgili olarak, incelenen defter kayıtlarında olay tarihini içeren herhangi bir kiralama veya satış işleminin tespit edilemediği , incelenen Yevmiye defterinde 10.05.2019 Yevmiye tarihli ve 110 madde nolu işlem kaydının bulunduğu 36. Sayfada noter yevmiye numarasının ve mührünün bulunmadığı hususları bilirkişi tarafından görülerek rapora alınmıştır.
Dosyada davalının cevap dilekçesinde sunduğu ibraname ile ilgili savunmaları, itirazları ve bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere davalıya ait araç (...) sürücüsü iki araca çarpmıştır. Kaza çift taraflı değil, üç taraflı bir kazadır.
Davacı sigorta şirketinin 09.12.2021 tarihli cevabi yazılarından anlaşıldığı kadarıyla olay nedeniyle iki hasar dosyası oluşturulmuştur;
Birinci hasar dosyası ...-2 numaralı dosya olup; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu ödeme dekontu bu dosyaya ilişkindir. Kazanın tarafı olan ve ... Sigorta A.Ş.ne sigortalı ... (...) plakalı araca ilişkin olarak yapılan ödeme olup, 02.12.2019 tarihinde ... Sigorta A.Ş. ye 10.900,00-TL ödeme yapılmıştır. Davamızın konusu bu ödemeye ilişkindir.
İkinci hasar dosyası ...-1 numaralı dosya olup; davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu ihbarname bu hasar dosyasına ilişkindir ve davamızla ilgisi yoktur. Kazanın üçüncü tarafı olan, ...'ne ait ... (...) plakalı araca ilişkin ödemeye ilişkin alınan ibranamedir. 14.10.2019 tarihinde ...'ne 17,500.38-TL ödeme yapılmıştır. Davalı taraf ile 07.01.2020 tarihinde yapılan mail görüşmesi sonrası bu bedelin 08.01.2020 tarihinde davalı tarafından davacı sigorta şirketine yapılan ödeme olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda değinildiği gibi bu ödeme ve ödemeye ilişkin ibranamenin bu dava ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda temerrüt olmadığından davacı vekilinin icra takibinde işlemiş faiz talep edilemeyeceği yönünde görüş bildirilmiş ise de rücu davalarında ödeme tarihinden itibaren faiz istenebilir, temerrüde de gerek yoktur (Emsal: Yargıtay HGK.nun 14.02.2018 tarih ve 2017/3-... E. 2018/... K. ile Yargıtay 4.HD.nin 16.10.2001 tarih ve E.2001/... K.2001/... ile Yargıtay 11.HD.nin 04.03.2004 tarih ve E. 2004/... K. 2004/...). Bu nedenle 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni veya ek rapor almaya gerek duyulmamıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince
19.09.2019 tarihinde üç aracın karıştığı bir trafik kazası meydana gelmiştir. Sürücü ... sevk ve idaresindeki, işleteni davalı şirket olan, davacıya ZMSS poliçesi ile sigortalı ... Plaka sayılı aracın, sol şeritte durma duraklama halinde olan ... (...) plakalı sayılı aracın ön kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle duramayarak bu kez arka kısımlarıyla yine ... asfaltı takiben ... istikametinde orta şeritteki dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... (...) plakalı sayılı aracın ön kısımlarına çarparak durabildiği, bu şekilde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Yukarıda açıklanan ve esas alınan rapora göre davalı şirkete ait araç sürücüsü tam kusurludur. Kaza anında 1,16 promil alkollüdür ve kazayı bu alkolün etkisi altında yapmış, Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının B.4.d maddesine aykırı davranmıştır. Her ne kadar davalı vekili husumet itirazında bulunarak, söz konusu aracı dava dışı ...'e kiraladıklarını iddia etmiş ise de davalı şirketin defter kayıtlarına göre gerçek bir kiralama ilişkisi olmadığı anlaşılmıştır. Zira sözleşme 31.05.2019 - 02.10.2019 tarihlerini kapsamakta ise de ayrıntısı yukarıda bilirkişi raporunda gösterildiği üzere bu tarihler arasında yapılmış bir kira ödemesi yoktur. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmekte ise de, takip talebindeki alacak likit olmadığından, kusur, kazada alkolün münhasıran etkisi gibi hususlar yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebi kabul edilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının .... İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz UYGULANMASINA,
Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 794,70-TL olup, peşin alınan 140,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 654,19-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİYLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 239,80-TL, bilirkişi ücreti 2.000,00-TL'den oluşan 2.239,80-TL yargılama gideri ile 59,30-TL başvuru harcı, 140,51-TL peşin harç toplamı 2.439,61-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 11.633,73-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/02/2024
KATİP ...
HAKİM ...
TASHİH ŞERHİ
Gerekçeli kararın yazımı sırasında hüküm kısmında bazı maddi hataların olduğu fark edilmekle hüküm re'sen ele alındı;
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
Her ne kadar gerekçeli kararın hüküm kısmında;
''Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
"
Şeklinde hüküm kurulmuş ise de dava değerinin kesinlik sınırının altında olduğu, maddi hata yapıldığı anlaşılmakla hüküm kısmından;
''Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
" kısmının
"Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK m.341/2 hükmü gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı." şeklinde hükmün TASHİHİNE karar verildi.19/02/2024
KATİP ...
HAKİM ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!