T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2020/42
KARAR NO : 2024/269
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/01/2020 (Asıl Dava)
KARAR TARİHİ : 01/04/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında birleştirilerek görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin, davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirmiş olup yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturalar kestiğini, buna karşılık davalının ödeme yapmadığını, 7.335,00.- TL borcu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk başvurularının olumsuz sonuçlandığını belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ... vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 09.02.2017 tarihli kargo sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin "Yükümlülükler" başlıklı bölümünün "...Kargonun Yükümlülükleri" alt başlıklı bölümünde, "Taşıma esnasında hasar gören veya kaybolan kargoların tazminat kapsamının; ... Kargo taşıma sırasında hasar gören veya kaybolan kargo gönderilerinin bedellerini ... Ltd. Şti. Tarafından beyan edilen ve müşterisine kesmiş olduğu fatura üzerinden KDV hariç fatura bedelini ...Şti. Talebi halinde 30 gün içerisinde ...Ltd. Şti. Ödeyecektir. ... kargonun bu tür kargoları karşılamada gecikmesi halinde firma yapacağı kargo ödemelerinde öncelikle bu zararları mahsup ederek ödemleri yapar." şeklinde olduğunu, davalının müvekkilinin mallarını taşırken taşınan mallarda hasarlar, zararlar ve kayıplar meydana geldiğini ve davalının bu zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, davalının taşımadan kaynaklı tazmin yükümlülüğünü yerine getirmediğinden toplam 18.565,57 TL zararlarının tahsili amacı ile ... 32. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, diğer yandan davalının ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde müvekkili aleyhine 7.335,00 TL alacaklı oldukları iddiası ile dava açtığını ileri sürerek müvekkilince ... 32. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile işbu davanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili Asıl davadaki cevabında; Müvekkilinin davacı kargo şirketi tarafından taşmırken hasar ve zarar gören, eksik çıkan veya kaybolan kargo gönderileri ile ilgili olarak davacıdan alacakları bulunduğunu, takip dosyasına da bu yönde itirazda bulunduklarını, bu davada da takas ve mahsup haklarını kullandıklarını belirterek birleşen davadaki davacı sıfatıyla verdikleri dava dilekçesindeki hususları tekrarlayarak, taşımadan kaynaklı 18.565,57 TL zararların tazmini için ... 32. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya üzerinde icra takibi başlattıklarını, takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili Birşeşen davadaki cevabında; taraflar arasında akdedilen kargo sözleşmesi uyarınca taşınan ve davaya konu edilen kargolara ilişkin bilgi verilmediğini, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, dava dilekçesinde dayanılan delillerin tebliğ edilmediğini, müvekkiline izafe edilebilecek hiçbir bir kusur bulunmadığını, yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, TTK.nun 864. Maddesi uyarınca, gönderen kusuru olmasa da; taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zararın göndericiye ait olacağını, Kara Yolları Taşıma Kanununun 8.maddesi gereğince de yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, tazminatı gerektiren bir durum olmadığını, var ise de TTK.nun 886. Maddesi uyarınca ispat edilmesi gerektiğini (Emsal; Yargıtay 11. HD.nin 2014/6839 E. 2014/13920 K.ve 27.10.2003 tarih, 2003/3368 E. 2003/9944 K.ile Yargıtay HGK.nun 18.11.1987 tarih ve 1987/11-108 E. 1987/846 K.), taşıyanın sorumluluğunun TTK.nun 882. Maddesi uyarınca sınırlandırıldığını (Emsal; Yargıtay 11. HD.nin 19.02.2018 tarih 2016/15066 E. 2018/1199 K.) belirterek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli başlatılan takip nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Asıl Dava; ticari hizmet (Kargo taşımacılık) satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen dava; ticari hizmet (Kargo taşımacılık) satım ilişkisi nedeniyle verilen hizmetin kusurlu (ayıplı) olması nedeniyle uğranılan zararın kargo şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Asıl Davada; Davacının ... 33. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 21/03/2019 tarihinde, davalı aleyhine, faturalara dayanarak, 6.988,86.-TL asıl alacak, 346,14.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.335,00.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 27.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da 29/03/2019 tarihinde, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, faize ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 17/01/2020 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 7.335,00.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Birleşen Davada; Davacının ... 32. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 16/12/2019 tarihinde, davalı aleyhine, faturalara ve ticari defter kayıtlarına vb. dayanarak, 18.565,57.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 05.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da 11/03/2020 tarihinde, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 21/09/2020 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 18.565,57.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Asıl davada davalı ... vekili, icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir, hükmü gereğince, davacının ikamet adresi ... olması karşısında mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiş, itiraz yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında kargo taşımacılık hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir bir ilişki olduğu tartışmasızdır.
Çözümlenmesi gereken sorun, asıl davada, bu ticari hizmet ilişkisinden davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu, birleşen davada ise verilen bu hizmetin kusurlu ayıplı) olup olmadığı, öyle ise davacının bu kusurlu (ayıplı) hizmet nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar bedelinin ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
30.03.2021 tarihli bilirkişi raporu;
Davalının defter ve kayıtları üzerinde içlerinde mali müşavir bir bilirkişinin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyeti görevlendirilerek inceleme yaptırılmış, 2017-2018-2019 defterlerin elektronik ortamda tutulduğu, beratların da süresi içerisinde alındığı anlaşıldığından ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davalının defter kayıtlarına göre; 2018 ve 2019 yıllarında ... Firmasının ... Firmasına Taşınan / Hasar gören / Kaybolan ürünler ile ilgili tazmin edilmeyi gerektiren bir yükümlülüğü kalmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Ancak 2017 yılı ile ilgili olarak; raporda tablo halinde gösterilen faturalarının ödemesinin ... Firması tarafından kabul edildiği, zira tablo oluşturulmadan önce ... Firmasına ... Firması tarafından taşıttırılan ürünlerin ilk faturası, alıcıların kayıp ya da hasarlı ürünle ilgili olarak ... Firması ile ilgili yaptıkları yazışmalar, ... Firmasının ... Firması ile ilgili yazışmalarının bilirkişiler tarafından incelendiği, sonuç olarak ... Firması tarafından tazmini kabul edilen faturalara ait tablonun düzenlendiği, 31.12.2017 (Bilanço tarihi itibariyle) ... Firmasının ... Firması'ndan 12.924,06 TL tazmine ilişkin faturalardan kaynaklı alacağının bulunduğu, günümüz değerlerine göre hesaplama yapıldığında ise 30.04.2021 tarihi itibariyle 6.192,04 TL faiz ilavesi yapılarak güncelleştirildiğinde borcun değerinin günümüz parasal değerinin 19.116,10.-TL olacağı bildirilmiştir.
24.11.2022 tarihli EK-bilirkişi raporu;
Defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2018 ve 2019 yıllarında ... Firmasının ... Firmasına Taşınan / Hasar gören / Kaybolan ürünler ile ilgili tazmin edilmeyi gerektiren bir yükümlülüğü kalmadığının tespit edildiği ancak 2017 yılı ile ilgili olarak; raporda gösterilen tabloda yer alan tazmin faturaların ödemesinin ... Firması tarafından kabul edilmiş faturalar olduğu, bu tablo oluşturulmadan önce ... Firmasına ... Firması tarafından taşıttırılan ürünlerin ilk faturasının, alıcıların kayıp ya da hasarlı ürünle ilgili olarak ... Firması ile ilgili yaptıkları yazışmalar, ... Firmasının ... Firması ile ilgili yazışmaları incelendiği, sonuç olarak ... Firması tarafından tazmini kabul edilen faturalara ait tablo (rapordaki gibi) düzenlendiği, söz konusu faturaların, faturalara konu edilen hatalı kargolamanın fotoğrafları, her faturanın altında ... Firmasından tazmin edilmesi istenilen maillerin ekran görüntüsünün yer aldığı, ... Ltd.Şti ile ... A.Ş. arasında yapılan sözleşmenin bir örneği yer ekte almakta olup sözleşmenin 3. Maddesinde ... firmasının yükümlülüklerinin yer aldığı, bu yükümlülükler içinde taşıma esnasında hasar gören veya kaybolan kargoların tazminat kapsamının açıkça belli edildiği, firma yetkililerinin sovtaj bedeli ile ilgili olarak "... ile çalıştığımız dönemde depomuzda çalışan Mimaroba şubeden gelen en az 3 personeli olmaktaydı. Ambalajlama firmamız tarafından yapılmakta son kontrolü ise kargo çalışanları paketleri kapatma işlemi olarak yapmışlardır. Kargoya teslim edilen ürünlerin uygun ambalajda olmadığı durumda teslim alıp sevkiyata çıkarmazlardı. Ürünün özelliğine göre taşımaya uygun orjinal ambalaj kutulardır. Yüzlerce ürünün kargosu, taşıması yapılmış olup, ambalajda sorun olasaydı diğer ürünlerde de sorun olurdu. Burada ise bir tazmin faturası kesilen kargoların çok büyük bir kısmı eksik ve kayıp çıkmış olmakla burada ambalaj kaynaklı bir durum değil, kargo şirketinin taşıma yaparken ürünleri kismen veya tamamen kaybetmesi sorunu olduğu açıktır. Kaldı ki kayıp ve hasarlı kargolar ilgili karşı tarafın tutanak ve e-posta yazılarında onayları mevcut olup, hasarlı ve kayıp kargolarla ilgili tarafımızca tazmin faturaları kesilmiştir. Dolayısıyla tazmin faturaları kesildiğinden iade faturası söz konusu değildir. Sovtaj değer düşümü yoktur. Çünkü biz hiçbir şekilde hasarlı ürün satışı yapmadığımızdan hasarlı ürünle ilgili sovtaj değer düşümü söz konusu değildir. Kaldı ki tazmin faturası kesilen ürünlerin çok büyük bir çoğunluğu kargo şirketi tarafından taşıması yapılırken kısmen veya tamamen kaybolan veya eksik kargolar olduğundan bu nedenle de sovtaj yoktur." şeklinde açıklamalarda bulundukları, sonuç olarak; ... Ltd.Şti.'nin ... A.Ş.' den hasarlı kargo bedellerinin tahsil edilmesinin aralarında imzalanan sözleşmenin gereği olduğu yönünde görüş bildirilerek kök raporda ısrar edilmiştir.
12.01.2024 tarihli 2.Bilirkişi Raporu;
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde içlerinde mali müşavir bir bilirkişinin de bulunduğu 2 kişilik bilirkişi heyeti görevlendirilerek inceleme yaptırılmış, 2017-2018-2019 defterlerin elektronik ortamda tutulduğu, beratların da süresi içerisinde alındığı anlaşıldığından ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Taşımacılık hizmeti yönünden; Asıl davada; Davacı yanca, davalıya 2017 yılı taşımalarından kaynaklı kabul ettiği tazminat yansıtmaları haricinde 6.988,86 TL tutarındaki cari hesap alacağı olduğu, bunun gördüğü taşımalardan kaynaklandığının tespit edildiği, davacının gördüğü taşımalar konusunda ihtilaf bulunmadığı, davacının ASIL davada bu tutarda asıl alacağının bulunduğunun kabulü gerektiği, Birleşen davada ise, davacısının davalı yanın kabülünde olan bakiye 12.924,06 TL alacaklı iken; davalının (asıl dava davacısı) bu ödemeleri kabul etmesine karşın ödemediği, hesaplaşma da kullanmadığı, davacıya olan borcunu ticari defter kayıtlarına işlemediği, davacının yansıtma faturaları konusunda davalının mutabık olmasına karşın, bu zararları tazmin etmemesi, yansıtma faturalarını cari hesaba işlememesi bakımından ayrıc 6.192,04 TL işlemiş faiz de hesaplandığı, asıl davada davacının taşıma işine dayanan alacağı, birleşen davada ise davacının zarar ziyan yansıtma alacağı tespit edilmekte; birleşen davada dava konusu zararın davalı yanca kabul edilmesine karşın ticari defterlere işlenmediği, bu durumda, birleşen dava konusu zararın tartışmasız kabul edilmesine karşın cari hesaba alınmamasının davalının sorumluluğunda olduğu, davacı birleşen davada kendi ticari defterleri ve incelenen yansıtma faturaları ile sabit olan alacağını talep edebileceği, sonuç olarak; ASIL dava davacısının iş görmeye dayalı 6.988,86 TL tutarındaki cari hesap alacağı olduğu; BİRLEŞEN davada davacısı (asıld ava davalısının) 12.924,06 TL asıl alacak, 6.192,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.116,10 TL alacağının bulunduğu, ASIL dava davacısnın kendi kabulünde olan 2017 yılı yansıtma faturalarını kabul etmesine karşın, cari hesaba işlemediği, ticari defterlerde bu faturaları göstermemesinden ihtilaf oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Asıl Davada;
Davacı ... firması ile davalı arasında ticari hizmet (Kargo taşımacılık) satım sözleşmesi (09.02.2017 tarihli) nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, bilirkişi raporundaki tespitlere göre lehine delil olma vasfında olan, tarafların birbirlerini doğrulayan ticari defter kayıtlarına davalıdan 6.988,86.-TL alacaklı olduğu bilirkişi raporları ile de sabittir. Yapılan teknik hesaplama ve inceleme sonuçlarına itibar etmemek için bir neden de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı ... firmasının davalıdan taşıma hizmeti nedeniyle 6.988,86.-TL alacaklı alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Davacı ... icra takibinde işlemiş faiz de talep etmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden, bilirkişi incelemesinde de böyle bir tespit bulunmadığından, bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen Davada;
Davacı ... firması ile davalı ... kargo firması arasında ticari hizmet (Kargo taşımacılık) satım sözleşmesi (09.02.2017 tarihli) nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, bilirkişi raporundaki tespitlere göre lehine delil olma vasfında olan, tarafların birbirlerini doğrulayan ticari defter kayıtlarına davalıdan 12.924,06 TL alacaklı olduğu bilirkişi raporları ile de sabittir. Yapılan teknik hesaplama ve inceleme sonuçlarına itibar etmemek için bir neden de bulunmamaktadır. Söz konusu alacağın dayanağının ... kargo firmasınca verilen taşıma hizmetinin bir kısım ürünler yönünden kusurlu (ayıplı) olması nedeniyle uğranılan zararın fatura edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu faturalar davalı ... firmasına gönderilmiş, firma tarafından defter kayıtlarına alınmış, itiraz edilmediğinden içeriği kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı ... firmasının davalı ... firmasından 12.924,06.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... firması TTK.nun 886.maddesine dayanarak kast (ağır kusur) veya pervasızca davranışlarının tespit edilememesi (ispatlanamaması) nedeniyle ancak sınırlı sorumluluğa gidilebileceğinini savunmaktadır. Oysa taraflar arasında akdedilen 09.02.2017 tarihli kargo sözleşmesinin "Yükümlülükler" başlıklı bölümünün "..." alt başlıklı bölümünde "Taşıma esnasında hasar gören veya kaybolan kargoların tazminat kapsamı; ... Kargo taşıma sırasında hasar gören veya kaybolan kargo gönderilerinin bedellerini ... Şti. Tarafından beyan edilen ve müşterisine kesmiş olduğu fatura üzerinden KDV hariç fatura bedelini ... Şti. Talebi halinde 30 gün içerisinde .... Ltd. Şti. Ödeyecektir. ... kargonun bu tür kargoları karşılamada gecikmesi halinde firma yapacağı kargo ödemelerinde öncelikle bu zararları mahsup ederek ödemleri yapar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu özel düzenleme nedeniyle davalı vekilinin sınırlı sorumluluk savunmasına itibar edilmemiştir. Bu nedenle 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni bir heyet veya ek rapor almaya gerek duyulmamıştır.
Bilirkişi raporuna göre davacı Würth firmasının icra takibinde asıl alacak kalemi içerisinde talep ettiği 18.565,57.-TL'nin bir kısmının işlemiş faiz talebi olduğunu tespit etmişlerdir. Diğer bir anlatımla fatura asıl alacağı ile hesapladıkları işlemiş faiz toplanarak 18.565,57.-TL üzerinden asıl alacak kalemi altında icra takibi başlatılmıştır. Buna göre asıl alacak aslında 12.924,06.-TL olup, fazlası işlemiş faiz talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden, dava dilekçesi ekinde sunulan "Tazmin Talebi" başlıklı belgelerde ise zararın ödenmesi için bir süre verilmemesi nedeniyle karşı tarafı temerrüte düşüren bir belge vasfı taşımadığından, bilirkişi incelemelerinde de böyle bir temerrüt ihtarnamesi vb. tespiti bulunmadığından, dava dilekçesine de benzer bir belge eklenmediğinden, bilirkişilerin faiz istenebileceği yönündeki görüşlerinin de soyut olup, somut olarak neye dayanarak faiz talep edilebileceği açıklanmadığından rapora iştirak edilmediği gibi davacı tarafın bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A-Asıl Davada;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 33. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 6.988,86.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (6.988,86.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 1.397,77.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 477,41-TL olup, peşin alınan 125,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 352,14-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan 5.450,00-TL bilirkişi ücreti yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 257,19-TL yargılama giderinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 6.988,86-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 346,14-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 1.257,71-TL'sinin davalıdan, 62,29-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
B-Birleşen Davada;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 32. İcra Müdürlügünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 12.924,06.-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (12.924,06.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 2.584,81.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 882,84-TL olup, peşin alınan 224,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 658,61-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 12.924,06-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 5.641,51-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 918,89-TL'sinin davalıdan, 401,11-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
C-Asıl ve birleşen davada yapılan yargılama gideri yönünden;
Asıl ve birleşen davada yargılama giderinin birlikte yapılması nedeniyle;
1-Asıl dava davacı/birleşen dava davalı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı ile bilirkişi ücreti toplamı olan 4.157,00-TL yargılama giderinden asıl ve birleşen davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 2.027,15-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 179,67-TL'nin toplamı 2.206,82-TL yargılama giderinin ASIL DAVA DAVALI/BİRLEŞEN DAVA DAVACIDAN ALINARAK ASIL DAVA DAVACI/BİRLEŞEN DAVA DAVALIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN ASIL DAVA DAVACI/BİRLEŞEN DAVA DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
2-Asıl dava davalı/birleşen dava davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı ile bilirkişi ücreti toplamı olan 5.474,50-TL yargılama giderinden asıl ve birleşen davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 2.804,86-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 278,63-TL'nin toplamı 3.083,49-TL yargılama giderinin ASIL DAVA DAVACI/BİRLEŞEN DAVA DAVALIDAN ALINARAK ASIL DAVA DAVALI/BİRLEŞEN DAVA DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN ASIL DAVA DAVALI/BİRLEŞEN DAVA DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/04/2024
KATİP
HAKİM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!