T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2020/372
KARAR NO : 2024/245
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/06/2020
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sermayesinin tamamının (% 100) ...'ye ait olduğunu, bu nedenle 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107, 140 ve 142.maddesi gereğince harçtan muaf olduğunu, müvekkili ... A.Ş.nin temlik akdinde geçen ... A.Ş.'ni bütün aktif ve pasifleriyle birlikte devraldığını, devre ilişkin tescilin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde 10.04.2017 tarihinde yayınlandığını, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. ile temlik eden ... arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi ile taraflar kredi kullandırılması hususunda anlaşmış olup her iki davalı da bahis konusu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzacı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine temlik eden banka tarafından davalılara ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek hesabın kat edildiğinin bildirildiğini, borcun verilen süreye rağmen ödenmemesi üzerine, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, davalıların itirazının iptali ve takibin devamına ve ayrıca davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalı ... hakkındaki dava tefrik edilerek mahkememizin 2020/601 E.sırasına kaydedilmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevabında; dava dilekçesinde adreslerin yazılı olması gerektiğini, yetkili mahkemelerin müvekkilinin ikamet adresinin bulunduğu Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, 1 senelik hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra dava açıldığını, kefalet ve kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun da zamanaşımına uğradığını, GKS sözleşmesinin 02/10/2000 yılında imzalandığını, 818 sayılı BK'nun 125.maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, söz konusu alacak nedeniyle ... 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyada zaten derdest bir icra takibinin bulunduğunu, bu takibe itiraz ettiklerini ve durduklarını, mükerrer takip yapıldığını, borcun ödenmesi için bankaya 18.06. 2000 tarihinde ... Bankasından alınan ... Çek Seri No'lu 4.000.000.000 TL (Eski para ile) 30.07.2001 vade tarihli, ... Çek Seri No'lu 2.500.000.000 TL 30.09.2001 vade tarihli, ... Çek Seri No'lu 2.500.000.000 TL 31.10.2001 vade tarihli, ... Çek Seri No'lu 2.500.000.000 TL 30.11.2001 vade tarihli, .. Çek Seri No'lu 2.500.000.000 TL 21.12.2001 vade tarihli çeklerin verildiğini, bankanın çekleri kaybettiğini, bu nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında dava bulunduğunu, bunun üzerine çeklerin 21/09/2001 tarihinde 1.665.650.000 TL (Eski lira ile), 28/09/2001 tarihinde sırası ile 1.477.900.000 TL, 1.477.900.000 TL, 1.537.800.000 TL, 1.452.500.000TL, 1.657.650.000 TL, 661.200.000 TL, 1.633.300.00 TL, 1.766.000.000 ve 1.536.900.000 TL müşteri senetlerinin ...'ın ... Şubesine ... numaralı hesaba teslim edildiğini, faiz oranını da kabul etmediklerini, temerrüt faiz oranının 2 katı üzerinden hesap yapıldığını belirterek davanın reddi ile % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 28/06/2013 tarihinde, davalı ile dava dışı ... ve ...Ltd. Şti. aleyhine, ...bank ... şubesinden kullanılan krediler nedeniyle imzalanan sözleşmelere dayanarak, 15.108,59.-TL asıl alacak, 114.494,07.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 129.602,66.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 01/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 06/07/2015 tarihinde (ödeme emrinin 01.07.2015 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek) hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 30/06/2020 tarihinde 129.602,66.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davalı taraf icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine de itirazda bulunmuş ise de Genel Kredi sözleşmesinin 54.maddesinde sözleşmenin uygulanmasından doğan her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kabul edilerek yetki anlaşması yapılmış olduğundan 6100 sayılı HMK.nun 17. Maddeleri gereğince bu itirazı da yerinde görülmemiş, mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalı taraf ayrıca zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de; Kredi sözleşmesi tarihinin 14.11.2000 olduğu, müflis ...'tan kredi kullanıldığı, alacağın 01.04.2//2 tarihyi temlik sözleşmesi ile ...'na devredildiği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) 19 Temmuz 2001 tarihinde aldığı karar ile ...'ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi ...'ye devredildiği, ...'nin 7 Aralık 2005 tarihinde aldığı kararla Birleşik Fon Bankası olarak değiştirilmesiyle ...'ın varlığının sona erdiği, dava konusu alacağın fon alacağı olup, Bankacılık Kanunu'nun 141. maddesi uyarınca 20 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zaten 28/06/2013 tarihinde ... 7. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin TBK.nun 154/2.maddesi ile zamanaşımı süresinin kesildiği anlaşıldığından bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi tartışmasızdır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacı bankanın alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Yargılama devam ederken, 25/12/2023 tarihinde yapılan duruşmasına davacı taraftan katılan olmamış, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmamış olup, davacı tarafın duruşma gününden haberdar olduğu tespit edilmiş, duruşmaya katılan davalı vekili tarafından da davanın takip edilmediği beyan edilmiştir. Davayı takip eden taraf bulunmadığından HMK m.150 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir.
Dosya kapsamında davacı tarafından dosyanın işlemden kaldırıldığı 25/12/2023 tarihli duruşmadan itibaren üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının talep edilmediği, bu nedenle 26/03/2024 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılması koşulu oluştuğu anlaşılmakla, HMK m.150 gereği davanın açılmamış sayılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Taraflarca davanın takip edilmemesi, işlemden kaldırma kararı sonrası yasal süre içinde işleme konmasının istenmemesi nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın m.150 hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davacı taraf haçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.26/03/2024
KATİP
HAKİM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!