T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/115 Esas
KARAR NO : 2024/473
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/02/2020
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/07/2016 tarihinde ZMMS sigortası bulunmayan dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen çift taraflı trafik kazasında ... plakalı araçta yolucu konumunda bulunan müvekkilinin ağır yaralandığını, alınan sağlık kurulu raporuna göre %6 oranında sürekli malul kaldığını, meydana gelen kaza sonrası kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen raporda KTY'nin 16. Maddesi gereği davalı ...Belediyesinin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur değerlendirmesi yapıldığında kazaya karışan araç sürücülerine kusur atfedilmesi durumunda tazminat talep edilebilmesi için ZMMS poliçesi bulunmayan araç için ... Hesabına ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nin de davaya dahil edildiğini, dava öncesi sigorta şirketi ve ... Hesabına yapılan başvurularda araç sürücülerinin kusuru bulunmaması nedeni ile herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, ancak kazada araç içinde yolcu konumda bulunan müvekkilinin kusurundan söz edilemeyeceğini, 16/07/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL sürekli sakatlık, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı giderleri ve 2.000,00 TL yol giderleri olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... plakalı aracın işleteni konumunda bulunan ... ve sürücüsü ...'a davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, sorumluluklarının ancak kaza tarihinde sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikli kazada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, maluliyet oranın ATK tarafından tespit edilmesini, kaza tarihi dikkate alındığında Genel Şartlar dahilinde geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri ile bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusur durumunda yapılacak inceleme sonrası müvekkilinin kusurunun bulunmadığının tespit edileceğini, müvekkili idarenin kazanın oluşumunda herhangi bir etkisinin olmadığını, iddia edilen çukurun bulunduğu yolun genişliğinin de davaya konu kazada verilecek karara etkisinin olacağını, zira Büyükşehir sınırları içerisindeki yolların mülkiyet, kamulaştırma, bakım ve onarım sorumluluğunun tespiti için ... Meclisinin 14/12/2015 tarih ve... sayılı kararında yürürlükte imar planlarında 20 metre ve üzerindeki genişlikteki yolların mülkiyet kamulaştırma, bakım ve onarım sorumluluğunun ...'ne ait olduğunun belirtildiğini, burada Karayolları Sorumluluk alanı dışında kalan ve 20 metre yol genişliğine sahip yolların üzerinde bulunanların belirtildiğinin görüleceğini, bu nedenle yol genişliğinin tespiti yapılmasının önem arz ettiğini, aksi durumda İlçe Belediye'lerine davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayda müvekkili şirket tarafından teminat altında olan araç sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle sorumluluklarından söz edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle öncelikli kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin bulunup bulunmadığı irdelenerek müterafık kusur indirimi yapılmasını, maluliyet raporunun Erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik dahilinde ATK tarafından düzenlenmesini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri ile tedavi giderlerinden 6111 sayılı yasa ve Genel Şartlar gereği sorumlu olmadıklarını, SGK'nın bu zararlardan sorumlu olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: İhbar olunan ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın esası hakkında herhangi bir belgenin kendilerine ulaşmadığını, ancak ihbar dilekçesi ekinde evraklarda bahsi geçen ... İlçesi ... caddesinin yol yapım, bakım ve onarım sorumluluğunun ... Büyükşehir Belediyesinde olduğuna dair ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün .. tarih ve ... sayılı yazısında görüleceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ...tarafından hazırlanan 15/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
..., ... ve ... tarafından hazırlanan 21/08/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
05/03/2021 tarihinde ... Hastanesi'nden ...'a ait tüm belgelerin celbi,
... Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden ...'a atim Radyoloji Klinik Yazısı, CD, tüm tedavi belgelerini celbi,
17/06/2021 tarihinde ...'nden ...'a ait tüm belgeleri, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, trafik kazasından kaynaklı kalıcı iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, ulaşım gideri ve manevi tazminat tazmini istemine ilişkindir.
Davanın Niteliğine Yönelik;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesi ile 1086 sayılı HUMK'da bulunmayan ''belirsiz alacak davası'' türü kabul edilmiş olup alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktarı ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı veya bu durum objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tesbit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacak olup böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul hukuku Ders Kitabı 2011 Baskı sf.277).
Dosya kapsamına göre davanın niteliğinin, maluliyet ve tazminat miktarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlemesinin davacıdan beklenilmesinin mümkün olmamasına göre (... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar), davanın belirsiz alacak olarak açılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı görülmekle dava bu yönde görülmüş, sunulan dilekçe değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmiştir.
Haksız Fiile ve Maddi Tazminat İstemine Yönelik;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Uyuşmazlığa konu somut olayda, 16/07/2016 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki, zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan ... plaka sayılı araç ile ... yönetimindeki, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından kaza tarihini kapsar şekilde sigortalanan ... plakalı aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, olayda davacının yaralandığı, haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazası nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin yapılan araştırmalar ile maddi tazminata ilişkin tüm koşulların oluştuğu kabul edilmiştir.
Mevcut Delil Durumuna ve Raporlara Yönelik;
Kural olarak trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybedildiği iddiasına yönelik maddi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir.
Toplanan tüm delillere göre uyuşmazlık konusu trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti için dosyada tanzim edilen rapor ile, sürücü Zülfikar Işık'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile seyrederken, dört yönlü kavşağa yaklaşırken hızını azaltması, müteyakkız ve dikkatli olması, kavşağa geldiğinde kendi seyir istikametine hitaplı "Dur" işaret levhası duvara dönük olduğu için dur yazısını görmese dahi hem kavşağa yaklaştığı için ve hem de genişlik ve zemin işaretlemesi nedeniyle ana yol gibi görünen caddeye yaklaşırken yavaşlaması ve caddede seyretmekte olan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca geçiş hakkı tanıması gerekeceğinden KTK 57/a ve 57/b-5 maddeleri uyarınca kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranında kusurlu olduğu; ...'ın ise sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile meskun mahalde gündüz görüşün açık olduğu yol koşullarında kavşaklara yaklaşırken müteyakkız ve dikkatli olması, kavşağa hızla girebilecek araçlara karşı etkili fren tedbirini alabileceği hızlara aracının hızını düşürmesi gerektiğinden kazanın meydana gelmesinde 2918 sayılı KTK 52/a maddesine aykırı sevk ve idaresi sebebiyle tali ve %25 oranında kusurlu olduğu; "DUR" trafik ikaz levhasının sorumlu kurum tarafından yerleştirildiği, bu açıdan davalı belediyenin temin ve tesis konusunda bir görev ihmali olmadığı, kaza esnasında levhanın duvara doğru dönük olduğu tespit edilmiş olsa dahi levhanın bu konumunun kaza üzerinde etken olmadığı anlaşıldığından davalı ... Başkanlığı'nın ilave ihmalini ispatlar bir belge de dosyada mevcut olmadığından dosyadaki mevcut veriler kapsamında davalı belediyenin görevi ihmal kaynaklı kusuru olmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü....tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Dosya kapsamında, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun ... tarih ... karar numaralı raporunda davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; sürekli maluliyetine neden olacak maluliyet oranının %2 olduğu, iyileşme/geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, 3 ay süreyle bakıma muhtaç olduğu hususlarının mütalaa edildiği tespit edilmiştir.
Dosya son olarak davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı ve ulaşım giderine ilişkin tazminat alacağının hesaplanması için aktüerya bilirkişisine gönderilmiştir. Davacının 68.772,49-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.532,38-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.941,00-TL bakıcı gideri ve 282,00-TL yol masrafı tazminatlarına hak kazandığı hususlarının bildirildiği, anılan raporun bilimsel verilere ve içtihatlara uygun olarak tanzim edildiği, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve bu itibarla hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.
Kusura ve Sorumluluğa Yönelik;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun... tarih ...Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, ... Esas ... Karar).
Ayrıca; ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, bunun yanında, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/01/1985 tarih...Karar) ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturacağı, bunun nedeninin, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasından kaynaklandığı, (Mustafa Çemberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22 vd; Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, S. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve 19-24 esas, 243 karar sayılı ilamı) böylece, kural olarak hukuk hakiminin ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmadığı, ancak ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir.
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; davacı taraf, dava dilekçesinde açıkça davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasını istediği, davalıların açıklanan kanun hükümleri gereği müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, teselsül hükümlerine dayanıp müteselsilen tahsilin istendiğine göre zararın belirlenmesinde kusur oranları gözetilerek sigorta şirketinin ve ... Hesabı'nın sorumluluklarının araç sürücülerinin kusurları oranında sorumluluk olduğu belirlenmiş ve bu ilkelere göre tazminatların tahsiline karar verilmiştir.
Muacceliyet Tarihine ve Temerrüte Yönelik;
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/I.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise zararın tamamı için dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Zarar gören, davaya veya talep artırımına konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahiptir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ... Esas ... Karar, ... Esas ... Karar, ... Esas ... Karar,... Esas ... Karar). Bu doğrultuda somut olayda, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrası olan 17/04/2018 tarihi itibariyle gerçekleştiği, davalı ... Hesabı yönünden ise 24/04/2018 tarihinde gerçekleştiği, ıslah edilen kısımlar için faiz başlangıç tarihinin bu suretle belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına Göre;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi heyet kök ve ek raporları, kusur raporu, maluliyet raporları, aktüerya raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle, davalı belediye yönünden dava reddolunduğundan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın REDDİNE,
2-51.579,37-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 2.649,28-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 3.705,75-TL tedavi giderinin ve 211,50-TL ulaşım gideri toplamı olan 58.145,90-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 17/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
3-17.193,12-TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 883,10-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 1.235,25-TL tedavi giderinin ve 70,50-TL ulaşım gideri toplamı olan 19.381,97-TL maddi tazminatın davalı ... Hesabı'ndan temerrüt tarihi olan 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden kabul edilen (77.527,87-TL) üzerinden alınması gereken 5.295,93-TL karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 120,00-TL peşin harç ve 237,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 357,00-TL harcın mahsubu ile eksik olan 4.938,93-TL harcın; 1.234,73-TL'sinin davalı ... Hesabı'ndan, 3.704,20-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 120,00-TL peşin harç ve 237,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 357,00-TL harcın; 89,25-TL'sinin davalı ... Hesabı'ndan, 267,75-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 9.504,75-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 7.187,50-TL'nin; 1.796,88-TL'sinin davalı ... Hesabı'ndan, 5.390,62-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yargılama nedeniyle yapılan 174,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Belediyesine verilmesine,
8-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan 700,00-TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına,
9-Kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin; 4.475,00-TL'sinin davalı ... Hesabı'ndan, 13.425,00-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı yönünden reddedilen maddi tazminat sebebiyle davalılar ... ve ... Hesabı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 ve 13/2 maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen maddi tazminat dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenecek 10.090,00-TL vekalet ücretinin davacı Kader Keydal'dan alınarak; 90,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Hesabı'na, 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... verilmesine,
11-Davacı yönünden reddedilen manevi tazminat sebebiyle davalı ... dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 ve 13/2 maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen manevi tazminat dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenecek 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
12-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024
Katip
Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!