WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/109 Esas
KARAR NO : 2023/689

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2019
KARAR TARİHİ : 20/09/2023

İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/170 Esas - 2019/213 Karar s. görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiş olmakla yukarıdaki esasa kayıt edilmiş olup, mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ...'nin davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu sigortalının geçirdiği trafik kazası nedeniyle tedavi gördüğünü, kazaya karışan ... nolu aracın ZMMS ile ... tarafından sigortalandığını, kaza nedeniyle ...'nin 22.814,53 TL tutarındaki tedavi giderlerinin müvekkili şirket tarafından sigorta poliçesinden karşılandığını, bu bedelin 2.485,82 TL lik kısmının 2918 sayılı kanunun 98. maddesi gereğince sağlık uygulama tebliği kapsamında olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 20.328,66 TL'lik kısmının ise ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalı ...'dan tahsili gerektiğini belirterek davalılardan 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. ,
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 Sayılı Kanun’un Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59.maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun yeniden düzenlenen 98.maddesi amir hükmünde iken bu maddeye 04/04/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 60.maddesiyle, bu fıkraya “kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve
esasları çerçevesinde” ibaresi eklendiğini, davaya konu konu sigorta poliçesinin özel sağlık sigorta poliçesi olduğunu, davacının trafik kazası sonucu oluşan tedavi giderlerini kazazede ile kendi arasında yapmış olduğu özel sağlık sigortası kapsamında ödemiş olduğundan Yönetmeliğin 1. ve 7. maddesi ile özel sağlık sigortası kapsamında ödenen tedavi giderleri açısından sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğini, sigorta şirketinin özel sağlık sigortası nedeniyle lehtardan primlerini tahsil etmiş olduğundan özel sağlık sigortası nedeniyle yapılan ödemelerden ...'nın sorumlu tutulmasının davacı sigorta şirketi lehine sebepsiz zenginleşme meydana getireceğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davaya konu tedavi giderleri zorunlu trafik sigortası poliçesi kapsamında değil davacı ile dava dışı kazazede arasında aktedilmiş kişi arasında imzalanmış olan özel sağlık sigorta poliçesi kapsamında yapıldığından 6111 Sayılı Yasa kapsamında bu tedavi giderlerinin karşılanması mümkün olmadığını, 6111 Sayılı Yasa ile ...'ya devredilen sorumluluğun zorunlu mali mesuliyet sigortaları kapsamında sigorta şirketleri tarafından üstlenilmiş olan trafik kazası nedeniyle zarar gören üçüncü kişilerin tedavi giderlerinin karşılanması sorumluluğunun devri olduğunu, davacı şirketin ...'ya rücu etmek istediği ödemeleri özel Sağlık Sigortası kapsamında yaptığını, bu nedenle 6111 Yasa ile getirilen düzenleme haricinde rücuya tabi olmayan bir ödeme olduğunu, açıklanan nedenlerle, tedavi giderinin ZMMS poliçe teminat dışında olması nedeniyle davanın davalı ... yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise; dosyanın kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 24.12.2016 - 24.12.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkilinin sorumlu olabileceği teminat limitinin 330.000,00 TL olduğunu, teminat limitini bildirmiş olmalarının davayı kabul ettikleri anlamını taşımadığını, Müvekkilinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin sorumluluğu; sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, Davacının talebinin haksız olduğu ve reddi gerektiğini, tedavi giderlerine ilişkin talepler ... sorumluluğunda olduğundan davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, davacının ...'nin geçirdiği kaza nedeni ile yapmış olduğu tedavi ve iyileşme giderlerini tale ettiğini, tedavi giderlerinin tamamının davadan önce yapılan Kanun değişikliği ile Zorunlu Trafik Poliçesi kapsamından çıkarıldığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 98.maddesi ile trafik kazası sonucunda oluşan yaralanmalara ilişkin tedavi taleplerinin mağdurun ...’lı olup olmaması önemsenmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmesi gerektiği hüküm altına alındığını, Yargıtay kararında da belirtilmiş ve husumetin doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu’na yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle Yerel Mahkeme kararının bozulduğunu, ilgili Kanun’un 59 ve Geçici 1’inci maddesi ile getirilen hükümler çerçevesinde Trafik Kazalarına bağlı olarak tedavi masrafları tazminatı ile ilgili müvekkil şirketin yükümlülüğü sona ermekte olup, müvekkilinin taraf sıfatının sona erdiğini, bu nedenle tedavi giderlerine ilişkin davanın müvekkili adına reddine karar verilmesi gerektiğini, tedavi giderinin ZMMS poliçe teminat dışında olması nedeniyle davanın ... yönünden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise; Dosyanın kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... numaralı Sağlık Sigortası Sertifikası, Trafik Kazasına ilişkin belgeler, tedavi evrakları, ödeme evrakları, ... başvuru yazısı, ... Sigorta başvuru yazısı, ... Arabuluculuk Bürosunun ... Esas sayılı dosyası, Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi raporu celp edilmiş incelenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25/02/2021 tarihli kusur raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...’nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ...'nin kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, Sigorta Bilirkişisi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 29/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özet ve sonuç olarak; ''... Kişinin trafik kazasına bağlı belgeli tedavi giderlerinin SUT hükümleri gözetmeksizin ... sorumluluğunda olduğu, ancak davacı tarafından kişiye trafik kazasına bağlı yaralanması dışında herhangi bir operasyon ve tedavi yapılıp yapılmadığının beyanı ile, yapıldı ise bu işlemin kişinin kaza öncesi var olan hastalığına bağlı olması durumunda ücret ayrımı yapılmasının istenmesinin uygun olacağı, Kişinin tedavileri sırasında yol ve bakıcı giderlerinin davalı ...’nın sorumluluğunda olmadığı, Dava Dosyasında Özel Sigortalar ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası baz alınarak yapılan incelemede Dava konusu ve taraflar arası uzlaşmazlık ile Sigorta Sözleşmesi arasında illiyet bağı tespit edilmediği, Tedavi belgeleri, belgeli tedavi giderleri yönünden incelemenin uzmanlık alanım dışında olması nedeni, bu hususlar ile ilgili olarak herhangi bir görüş bildirilmediği ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, SUT Uzmanı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 02/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özet ve sonuç olarak; ''... 1) Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/2443 Esas, 2021/6434 Karar Sayılı İlamı doğrultusunda ... tarafından ödemenin 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 60. maddesiyle getirilen yeni değişiklik, SUT hükümleri ve resmi fiyatlar üzerinden mi, yoksa 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 60. maddesiyle getirilen yeni değişiklik, SUT hükümleri ve Resmi Fiyatlar hiç dikkate alınmadan faturanın tamamı üzerinden mi yapılacağı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, bu karar doğrultusunda yukarıda iki farklı hesaplamanın yapıldığı;
2) Toplam Fatura Tutarının 22.814,53 TL (Dava Değeri) olduğu; 3) Sayın Mahkemenin verdiği görev doğrultunda 3 (üç) adet faturanın kalem kalem belgeli ve belgesiz olarak ayrıştırılması sonucunda belgeli tedavi giderleri toplamının 791,80 TL + 5.607,79 TL +
12.245,29 TL = 18.644,88 TL olduğu;
4) Sayın Mahkeme tarafından aksi yönde bir hüküm kurularak Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun resmi fiyatlar (SUT fiyatları) üzerinden ödeme yapmasına karar verilmesi halinde, ... Tarafından Ödenecek Meblağın (%9 yasal faizi hariç) 1.929,94 TL olduğu (Talep Miktarı: 2.485,82 TL); bu durumda diğer davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ödeyeceği meblağın (%9 yasal faizi hariç) 20.884,59 TL olduğu (Talep Miktarı: 20.328,66 TL); 5) Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu’na göre sözleşme ile tespit edilmeyen hallerde kanuni faiz uygulandığı, 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ve halen Kanuni Faiz oranının yıllık %9 olduğu, 6) Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu için Temerrüd Tarihinin (Faiz Başlangıç Tarihinin) 15/03/2019, Faiz Bitiş Tarihinin 26/04/2019 (Dava Tarihi); diğer davalı ... Sigorta için Faiz Başlangıç Tarihinin 25/03/2019, Faiz Bitiş Tarihinin 26/04/2019 olduğu; Görüş ve kanaatini taşıyorum ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı ... A.Ş. (... A.Ş.) ile dava dışı ... arasında 01/10/2016 - 01/10/2017 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Grup Sağlık Sigortası poliçesi düzenlenmiştir. Dava dışı sigortalı poliçe süresi içinde 02/04/2017 tarihinde trafik kazası geçirerek yaralanmış, trafik kazasına ilişkin tedavi masrafları davacı sigorta şirketi tarafından karşılanmıştır. Bu kapsamda davacı sigorta şirketi, sigortalısının tedavi masrafları için toplamda 22.814,53 TL ödemede bulunmuştur. Davacının tedavi masraflarını ödemesi üzerine davalılara yazılı olarak başvuru yaparak rücu isteminde bulunmuş, ancak davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmayınca işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalılar trafik kazası sebebiyle tedavi gideri tazminatından sorumlu olmadıklarını savunmuş, her iki davalı tedavi giderleri yönünden diğer davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava dışı sigortalı ile davacı arasında geçerli bir sağlık sigortası sözleşmesinin bulunduğu, dava dışı sigortalının poliçe süresi içinde iken trafik kazası geçirdiği, dosya kapsamında bulunan tedavi evraklarının bahse konu trafik kazası sebebiyle sigortalının tedavisine yönelik yapılan tıbbi işlemler olduğu, başka bir anlatımla gerçekleştirilen tedavi işlemleri ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğu, hasılı zararın teminat kapsamında olduğu, öte yandan davacı sigorta şirketi tarafından tüm tedavi giderlerinin ödediği, davacının 6102 s. TTK 1472.maddesi hükmü uyarınca dava dışı sigortalısına haklarına halefiyet ilkesi uyarınca halef olduğu, mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığından alınan 25/02/2021 tarihli raporda kazaya kırmızı ışıkta geçerek sebebiyet veren davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı ... plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasında %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı ...'nin ise yeşil ışık yandığı sırada geçtiğinden kazada herhangi bir kusurunun olmadığı, nihayetinde davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortalısının trafik kazasında tamamen kusurlu olması nedeniyle sorumlu olduğu noktalarında taraflar arasında esasen ihtilaf yoktur.
Uyuşmazlık, tedavi giderinden hangi davalının neden sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Bu düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/28 E. 2020/6095 K.)
Öte yandan, 27.08.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde de; "trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır" düzenlemesi getirilmiştir. Söz konusu Sağlık Uygulama Tebliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle Danıştay 15. Dairesi 2013/7713 Esas sayılı dosya ile dava açılmış, Danıştay 15. Dairesince "2918 sayılı Kanun'un 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişik 98. maddesinde, trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağının belirtilmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik hükmüyle, tedavi giderlerinin, Kurumun sosyal güvenlik politikaları uyarınca belirlemiş olduğu Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan hükümler doğrultusunda karşılanacağı yönünde kısıtlama getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle; Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin 14/11/2013 tarihinde yürütmesinin durdurulmasına, 16/03/2016 tarihinde de "Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "...Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiş olmakla trafik kazalarına bağlı acil hal teşkil eden tedavi giderlerinden özel veya devlet hastanesi ayrımına gidilmeksizin ve SUT konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın “tüm” tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacağı anlaşılmış olup Danıştay 15. Dairesinin verdiği yürütmeyi durdurma kararından sonra 23/04/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6645 sayılı Kanunun 60. maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasına “kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde” ibaresi ile “Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.” cümlesi eklenmiş ve ödeme kıstası tekrar belirlenmiş ise de; sorumluluğun belirlenmesinde kaza tarihindeki kanun hükümleri nazara alınması gerektiğinden, 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Kaldı ki; 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinin değişiklikten sonraki hükümlerinde SUT kapsamında bir ayrıma gidilmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde;
Mahkememizce sigortacı bilirkişiden 30/12/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak, raporun sonuç kısmında belirtildiği üzere belgeli tedavi gideri ve belgesiz tedavi gideri yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılması, bu bağlamda dosyaya SUT uzmanı bilirkişi tarafından görüş sunulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizce SUT uzmanı bilirkişiden 27/08/2022 tarihli kök rapor alınmıştır. Ancak, rapor içeriğinde tedavi giderlerine yönelik belgeli / belgesiz ayırımı yapılmadığından yerleşik içtihatlar doğrultusunda kök rapor denetime elverişli görülmemiş, aynı taraflar hakkında benzer bir davada verilen Yargıtay kararı ara karara aynen geçirilerek belgeli ve belgesiz tedavi giderlerinin kalem kalem tartışılarak belirtilmesi ve hesaplama yapılması amacıyla ek rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Nihayetinde, SUT uzmanı bilirkişi tarafından 02/04/2023 tarihli ek rapor dosyaya sunulmuştur. Ek raporun sonuç bölümünde 3.madde ile sağlık kuruluşları tarafından düzenlenen üç adet faturadaki tüm giderler kalem kalem incelenmiş, belgeli ve belgesiz tedavi giderleri yönünden yapılan ayrıştırma sonucunda belgeli tedavi giderlerinin toplamının 18.644,88 TL olduğu, bakiye kalan 4.169,65 TL 'nin ise belgesiz tedavi gideri olduğu tespit edilmiştir.
Bu aşamada önemle belirtilmelidir ki, SUT Uzmanı bilirkişi hem kök hem de ek raporda SUT hükümleri doğrultusunda resmi birim fiyatları üzerinden ayrıca mütalaa sunmuş ve hesaplama yapmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, mahkememizin bu yönde bir ara kararı mevcut değildir. Kaldı ki, tedavi giderleri yönünden yerleşik içtihatlar nazara alındığında belgeli ve belgesiz tedavi gideri ayırımı önem kazanmaktadır. Nitekim, belgeli tedavi giderlerinden 6111 s. Kanun kapsamında davalı ..., anılan Kanun kapsamında olmayan / belgesiz tedavi giderlerinden ise zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçeden doğan sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle, SUT hükümleri uyarınca resmi birim fiyatları üzerinden yapılan hesaplama usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, uyuşmazlığın çözümünde esas alınması mümkün görülmemiştir (Emsal kararlar için bakınız. Yargıtay 17. HD. 2020/28 E. 2020/6095 K., İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. HD. 2020/1600 E, 2023/923 K. ; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45 HD. 2023/748 E, 2023/887 K.). Açıklanan nedenlerle, kök rapor ile ek raporun sonuç kısmında yer alan 4. maddedeki mütalaa ve hesaplamaya mahkememizce itibar edilmemiştir.
6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile KTK 98. maddesinde yapılan değişiklik ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumludur. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, açıklanan madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden ... sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. HD. 2021/2443 E. 2021/6434 K.)
Davacı tedavi masraflarına yönelik ödediği 22.814,53 TL tutardan; 2.485,82 TL'sini davalı ...' dan talep etmiş; bakiye kalan 20.328,66 TL'yi ise kazaya sebebiyet veren 16 ZF 661 plaka sayılı aracın zorunu mali mesuliyet sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsilini istemiştir.
Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının tedavi giderlerini grup sağlık sigortası poliçesi kapsamında ödediği, bu itibarla dava dışı sigortalısının haklarına halef olarak eldeki davayı açtığı, davalılardan ...' nin belgeli tedavi giderlerinden 6111 s. Kanunun 59.md. ile 2918 s. KTK 98.md. yapılan değişiklik ve Geçici 1. md. uyarınca sorumlu olduğu, bunun dışında anılan Kanun kapsamında bulunmayan (belgesiz) tedavi giderlerinden ...' nın sorumlu olmayıp davalı ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.' nin sorumluluğu devam ettiğinden SUT uzmanı bilirkişinin 02/04/2023 tarihli ek raporunun ve ek raporun sonuç 3.maddesinde yer alan belgeli ve belgesiz tedavi giderlerine yönelik mütalaası ve hesaplamaları sonucunda (davacının her bir davalıdan ayrı ayrı talebi de nazara alınarak) davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ayrıca rücuen tazminat istemli davada, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteyebileceği halde, davacının ödeme tarihinden daha sonra davalılara yazılı başvuru yaptığı 15/03/2019 tarihinden itibaren faiz talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi uyarınca bu tarihten itibaren faiz işletilmesine, bununla birlikte davacı her ne kadar avans faizi talebinde bulunmuş ise de, istemin rücuen tazmine dayanması ve kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faize hükmedilmesine karar verilmiştir.
6325 sayılı HUAK' ın 18/A maddesinin 11. fıkrası "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." şeklinde düzenlenmiş olup eldeki dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş. geçerli bir mazeret bildirmeksizin arabuluculuk ilk toplantısına katılmadıkları ve arabuluculuk faaliyetinin son bulması nedeniyle yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuş ve reddedilen dava değeri (kısmen haklı çıktıkları tutar) üzerinden lehlerine vekalet ücreti de takdir edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-2.485,82 TL belgeli tedavi gideri tazminatının 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-4.169,65 TL belgesiz tedavi gideri tazminatının 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının bu davalı yönünden fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (Davalı ... - 2.485,82 TL + Davalı ... Sigorta A.Ş. - 4.169,65 TL toplam = 6.655,47 TL ) üzerinden alınması gereken 454,63 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 389,62 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 65,01 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 389,62 TL peşin harç, 460,25TL posta masrafı ve 2.550,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere olmak üzere toplam 3.399,87 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre taraflara paylaştırılması gerekmekle birlikte, 6325 sayılı HUAK 18/A maddesinin 11. fıkrası uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.'nin geçerli bir mazeret göstermeksizin toplantıya katılmaması sebebiyle yargılama giderlerinden anılan Kanun hükmü kapsamında sorumlu olduğundan 3.399,87 TL yargılama giderinin tamamının davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 6.655,47 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...'nın bu tutarın 2.485,82 TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bu tutarın 4.169,65 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı ... Sigorta A.Ş. yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirmekle birlikte reddedilen kısım yönünden 6325 sayılı HUAK 18/A maddesinin 11.fıkrası uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tamamından 6325 sayılı HUAK 18/A maddesinin 11. fıkrası uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş. sorumlu olduğundan 1.320,00 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta ve davalı ... vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/09/2023

Katip Hakim
E- İmza E- İmza