WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/694 Esas
KARAR NO : 2024/202

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/12/2019
KARAR TARİHİ : 18/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.2018 tarihinde sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı yolcu minibüsü ile sağ banket üzerinden kontrolsüz şekilde aniden yola çıkan sürücü ...'nun idaresindeki ... plakalı araca çarpmamak için sol şeride geçmek isterken önce ... plakalı aracın sol arka çamurluk kısmına, daha sonra sol şeritte seyreden sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı kamyonun sağ ön tampon kısmına çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, gerçek değeri belirli olduğunda eksik harcın taraflarınca ikmal edileceğini, ... Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, rapor alındığında maluliyet oranının açığa kavuşacağını, kaza tespit tutanağında sürücü ... ve ...'ın kusurlu bulunduğunu, kazadan kaynaklı geçici ve bu maluliyete tekabül eden maddi zararın tazminin talep olunduğunu, 16.04.2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunulan ... Sigorta A.Ş. tarafından kısmi ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, başvurulan arabuluculukta gerçekleştirilen toplantı neticesinde anlaşma sağlanamadığını, yazılı başvuru şartını gerçekleştiren müvekkili için dava açma gereği hasıl olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile ödenmesine, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ; müvekkili şirketin sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunı, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ... nolu ZMMM sigortası ile sigortalı olduğunu, manevi tazminat ve tedavi taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınmasını talep ettikleri, davacıya yapılan ödeme ile gerçek zararın tamamen karşılandığını, başvuru üzerine ... sayılı hasar dosyası açıldığı, aktüer raporunda hesaplanan 16.130,00 TL maluliyet (kalıcı iş göremezlik) tazminatının 18.06.2019 tarihinde ödendiğini, poliçeden doğan mükellefiyetin tamamen yerine getirildiğini, yetersiz olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, haksız ve konusuz davanın reddi gerektiğini, davaya konu talep bakımından ibra edildiği, fahişlik söz konusu olmadığından ibranamenin iptal edilemeyeceğini, inceleme yapılırken ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınarak güncellenmesi gerektiğini, yapılan ödemelerin enflasyon ve faiz karşısında değer kaybetmiş olacağı, davacı lehine haksız ve sebepsiz zenginleşme sonucuna ulaşabileceğini, sürekli sakatlığın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, zarar hesabı için sicile kayıtlı aktüerlerin seçilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geçici iş göremezlik talebi karşılandığından talebin reddi gerektiği, bakıcı giderinin tamamından sigorta şirketlerinin sorumluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibarne yasal faizden sorumlu olabileceğini, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ve tazminattan düşürülmesi gerektiğini, zararın vukusunda kusur sahibi olmanın aradığı diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dava dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası, trafik tescil kayıtları, hizmet döküm cetveli, SGK rücu yazısı, davacının trafik kazası sebebiyle görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane tedavi kayıtları, MR ve sonuçları, CD, Kara Yolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi, ZMMS poliçesi, hasar dosyası, sosyal ve ekonomik durumu gösteren araştırma tutanağı, kısmi ödeme kayıtları, ibraname, Adli Tıp Kurumu raporu celp edilmiş incelenmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu 01/08/2022 tarihli raporunda özetle ve sonuç olarak;" ... kızı 24/09/1997 doğumlu, ...’ın 01/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, kusur durumunun tespiti amacıyla Trafik Kazalarında Uzman Makina Mühendisi ve İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ... ve Aküerya Uzmanı ...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 03/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 3 hafta süre ile geçici iş göremezlik zararının 1.122,18 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, davalı sigorta şirketinden tedavi giderleri /sağlık giderleri teminatından talep edilebileceği %6 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 333.804.12 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 18/06/2019 tarihinde yapılan 16.130,00 TL' nin ve 16/06/2020 tarhinde yapılan 8.750,00 TL 'nin güncel değer toplamı 32.965,57 TL ' nin tenzili ile bakiye sürekli maluliyet zararının 300.838,55 TL olduğu, ZMMS poliçesi teminat limiti 360.000,00 TL' den ödenen toplam 24.880,00 TL maddi tazminatın tenzili sonrası 335.120,00 TL bakiye limit dahilinde bulunduğu hesaplanmış olup, 18/06/2019 (ilk ödeme yapıldığı tarih) tarihinden yasal faizi ile birlikte (talebe bağlılık ilkesi gereği) talep edilebileceğinin hukuki takdirinin Mahkemeye ait olduğu ...'' tespit edilmiştir.
Davacı vekili 22/11/2023 tarihli talep artırım dilekçesinde; davacı için talep etmiş oldukları 100 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatını davalı sigorta şirketinin teminat limiti ve %25 kusur oranı dahilinde 180,54 TL arttırmak suretiyle 280,54 TL ve talep ettikleri 100 TL kalıcı iş göremezlik maddi tazminatını davalı sigorta şirketinin teminat limiti ve %25 kusur oranı dahilinde 75.109,63 TL arttırmak suretiyle 75.209,63 TL olmak üzere, toplam 75.490,17 TL maddi tazminatı, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili 24/11/2023 tarihli dilekçesinde özetle; davacı yan ile müvekkili şirketin sulh mutabakatına varmış olduklarını, davanın müvekkili şirket açısından konusuz kaldığını, davacının varılan mutabakat çerçevesinde davadan feragat edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini beyan ederek dilekçe ekinde ibraname dilekçesini sunmuştur.
Mahkememiz dosyasında yargılamaya devam edilirken 27/12/2023 tarihli 10. celsenin (1) nolu ara kararı gereği; davacı vekiline davalı vekilinin sulh beyanı hakkında beyanda bulunmak üzere süre ve imkan verilmiştir. Davacı vekilinin 29/12/2023 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda, 27/12/2023 tarihli 11. celsenin (1) nolu ara kararı gereği; Davalı sigorta şirketi tarafından 28/10/2020 tarihinde asıl alacak için 27.684,00 TL (asıl alacağın yanı sıra vekillik ücreti olarak diğer kalemlerle birlikte toplam 48.941,41 TL) ödeme daha yapıldığı halde, taraf vekillerince yapılan ödemenin mahkememize bildirilmediği, bu nedenle aktüer raporunun eksik incelemeye dayandığı, öte yandan davacı tarafından dava dilekçesinde davalı ZMMS sigortacısının sigortalısı olan araç sürücüsünün kusuru oranında maddi tazminat isteminde bulunduğu, ancak aktüer raporunda kusur indiriminin uygulanmadığı anlaşılmakla değinilen hususlar ve ödeme kayıtları nazara alınarak aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Aktüerya uzmanı ... tarafından dosyaya sunulan 01/02/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özet olarak ;"... Davacıya; davalı tarafın 96 25 kusuru dahilinde 18/06/2019 tarihinde yapılan 16.130,00 TL ödeme ile geçici ve sürekli maluliyet zararları karşılanmış olmasına karşın, (18/06/2019 ödme tarihinde; Davacının % 25 kusur oranı dahilinde; 280,55 TL geçici işgöremezlik + 12.268,96 TL sürekli maluliyet zararı olmak üzere toplam 12.549,51 TL maddi zararının bulunduğu), Davanın 13/12/2019 tarihinde açıldığı, yargılama devam ederken Davalı sigorta şirketi tarafından 16/06/2020 taihinde ayrıca 8.750,00 TL ödeme yapıldığı, ayrıca Davalı Sigorta Şirket tarafından yargılama devam ederken / dava açıldıktan sonra tekrar 24/10/2022 tarihinde sulh anlaşması yapılarak 28/10/2022 tarihinde 27.684,00 TL asıl alacak (ferileri ile birlikte) tekrar ödeme yapıldığı..." tespit edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi (geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik) tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 08/03/2024 tarihli dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Ayrıca, davalıdan hiçbir masraf, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, feragat beyanlarının sulh olma neticesi vuku bulduğundan arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, feragat uyarınca​ karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 13/03/2024 tarihli dilekçesinde, davacı yan ile müvekkili şirketin sulh mutabakatına vardıklarını, dosyaya ilişkin vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce davacı vekilinin vekaletnamesi incelenmiş, davacı vekili Av. Selvinaz Kamer'in vekaletnamesinde karşı tarafı "sulh ve ibra"ya ve "davadan feragat"e yönelik özel yetkilerinin bulunduğu görülmüş, bu noktada usuli bir noksanlık olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir (HMK 312/1).
Anılan yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacının talep sonucundan kayıtsız ve şartsız olarak tamamen vazgeçtiği, davacı vekilinin davadan feragate ilişkin vekaletnamesinde özel yetkisinin de bulunduğu anlaşılmakla davanın vaki feragat nedeniyle reddine, HMK 312/1. Maddesi hükmü uyarınca yargılama giderlerinin davadan feragat eden davacı üzerinde bırakılması gerekse de; tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından her bir tarafın yaptığı masrafın kendi üzerinde bırakılmasına, tarafların aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, arabuluculuk ücreti bakımından feragat eden davacı bu masrafın anlaşma gereği davalı üzerinde bırakılmasını talep etmekle birlikte, davacı vekili tarafından ibraz edilen ibraname / feragatnamede arabuluculuk ücretine yönelik herhangi bir anlaşma bulunmadığı, bu itibarla yargılama gideri olan arabuluculuk masrafı için tarafların birbirlerinden yargılama gideri talebi olmadığı nazara alınarak arabuluculuk masrafının taraflardan yarı oranında ve eşit miktarda tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 285,06 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 44,40 TL ve 255,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazladan alınan 14,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE,
3-Taraflarca yapılan masrafların kendileri üzerilerinde BIRAKILMASINA, lehlerine ya da aleyhlerine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin tarafların birbirlerinden yargılama gideri talebi bulunmadığından yarı yarıya ve eşit oranda olmak üzere 660,00 TL'sinin davacıdan; 660,00 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA
5-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi.18/03/2024

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzaldır