WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/63
KARAR NO : 2024/440

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/08/2015
KARAR TARİHİ : 06/06/2024

Mahkememizin 2015/587E.sayılı dava dosyasında davalı gözüken ... A.Ş. ve ...A.Ş., hakkında yargılamanın devamı aşamasında iflas kararı verilmesi, davanın bu davalılar yönünden sadece kayıt kabul davasına dönüşmesi sonrası mahkememizin 2019/63E.sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili finansal kiralama şirketi ile ... TİC. A.Ş. arasında 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümleri çerçevesinde ... 7. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile ... 7.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı finansal kiralama tadil sözleşmesinin akdedildiğini, diğer davalıların sözleşmeleri müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davalıların sözleşmeden doğan borçlarını sözleşmede kararlaştırılan vade ve tutarlarda ödememeleri üzerine müvekkilinin şirket alacaklarını tahsil etmek maksadı ile davalılar aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu, davalıların yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamı ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Davacı ile davalı ... TİC. A.Ş. arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların kefil oldukları sabittir.
Uyuşmazlık, sözleşme gereğince davalıların borçlu olup olmadıkları ve varsa borcun tutarına ilişkindir.
Yargılama sırasında takip ve dava konusu yapılan alacak, davacı tarafından ... A.Ş'ye devredilmiş olup, yargılamaya davacı adına temlik alan bu şirket devam etmiştir.
Mahkememizin 2015/587E.sayılı ve itirazın iptali ile takibin devamı konulu dava dilekçesinde adı gözüken davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.,'nin iflas ettikleri, fakat ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığı, ve bu davalılar yönünden yargılamanın İİK m.194 uyarınca ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar beklenmesi gerektiği gerekçesiyle ayırma kararı verilmiştir.
Ayırma kararı verildikten sonra mahkememizin 2019/63E.sayılı dosyasına istinaden ve adı geçen davalılar yönünden görülen kayıt kabul davasındaki yargılama aşamasında, iflas kararının şeklen kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, bu çerçevede tahkikata devam olunduğu sabittir.
Yargılama aşamasında asıl davada kendisinden rapor alınan bankacı bilirkişi ....'dan yeniden rapor alınması gerektiği takdir olunmuştur. Buna göre bankacı bilirkişi .. hazırlamış olduğu 09/12/2022 tarihli raporunda "davacı tarafın iflas tarihi itibarıyla tespit edilen alacağının bu haliyle masaya alacak kaydının mümkün olduğu, ... Genel icra Dairesi'nin de 13.06.2022 tarihli müzekkere cevabında, “Müflis ...A.Ş. ile ilgili olarak 2.alacaklılar toplantısının yapılmadığını, Mahkemece verilecek kararın kesinleşmesine göre kaydının yapılacağını bildirildiğini belirttiği, kayıt-kabul davaları sonucunda verilen kararların, iflas masası ve alacaklılar arasında kesin hüküm teşkil ettikleri hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, iflas tarihi itibariyle hesaplanan anapara, tüm ferilerinin -icra vekalet ücreti ve tahsil harcı hariç- olmak üzere; 89.948,48 USD asıl alacak ve 44.990,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.939,25 USD; 1.029.970,58 Avro asıl alacak ve 483.302,19 Avro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.513.272,77 Avro; 190.294,88 TL asıl alacak ve 236.748,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 427.043,70 TL ve ayrıca TL cinsinden 5.669.646,35 TL olarak tespit edildiği, iflas tarihi itibarıyla icra vekalet ücretinin, iflas tarihinde geçerli olan avukatlık ücret tarifesi üzerinden 121.896,46 TL olarak hesaplandığı, buna göre, vekalet ücreti de dahil olmak üzere toplam alacak miktarının; 89.948,48 USD asıl alacak ve 44.990,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.939,25 USD; 1.029.970,58 Avro asıl alacak ve 483.302,19 Avro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.513.272,77 Avro; 190.294,88 TL asıl alacak ve 236.748,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 427.043,70 TL ve ayrıca TL cinsinden 5.669.646,35 TL, vekalet ücretinin 121.896,46 TL ve vekalet ücreti dahil toplam alacak miktarının da TL cinsinden 5.791.542,81 TL olarak belirlendiği " noktasında görüş sunmuştur.
Adı geçen raporun taraf vekillerine tebliğ olunmasına müteakiben bu defa "yabancı para alacaklarının İİK m.198 hükmü gereği iflas tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden çevrilmek suretiyle masaya kaydı gereken miktarın hesaplanması (Kapatılan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/347 E.-2019/2124 K.sayılı ve benzer ilamları), ayrıca bilirkişi ...' ın sunmuş olduğu 09/12/2022 tarihli rapora yönelik taraf vekillerinin sunmuş oldukları itirazların tek tek dikkate alınması, bu çerçevede bilirkişinin sunmuş olduğu 09/12/2022 kök raporda revize edilmesi gerekli durum olup olmadığının ele alınması, buna göre ek raporun sunulması amacıyla dosyanın 10/03/2023 tarihinden sonra ...'a teslimi için taraf vekillerinden birinin kaleme başvurmasına" dair ara karar oluşturulmuştur.
Bunun üzerine bankacı bilirkişi ... bu defa sunmuş olduğu 17/11/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda "17.11.2014 hesap kat tarihi itibarıyla saptanan asıl alacak ve faiz tutarları yönünden yapılan hesaplamada 65.451,74 ABD doları, 726.672,47 Avro, 7.220,13 TL asıl alacak tutarları ile 6.130,66 ABD doları faiz, 65.862,88 Avro faiz, 928,69 TL faiz tutarlarının mevcut olduğu, en erken temerrüt tarihi 28/11/2014 olmakla ve hesap kat tarihi ise 17/11/2014 olmakla en erken temerrüt tarihi olan 28/11/2014 tarihi itibariyle 11 günlük faiz alacak tutarları yönünden yapılan hesaplamada ise 599,97 USD faiz; 6.661,16 Avro faiz; 208,48 TL faiz tutarlarının hesaplandığı, buna göre temerrüt tarihi olarak 28/11/2014 tarihi itibariyle belirtilen asıl alacak, hesap kat tarihine kadar olan faiz tutarı, hesap kat tarihiyle temerrüt tarihi arasındaki faiz tutarları olarak saptanan rakamların toplanması sonucunda Amerikan doları, Avro ve TL üzerinden gerekli hesaplamaların yapıldığı, 65.451,74 USD asıl alacak ve 6.630,63 USD temerrüt faizi, 726.672,47 Euro asıl alacak ve 72.524,04 EURO temerrüt faizi, 7.220,13TL asıl alacak ve 1.137,17 TL temerrüt faizi olarak hesaplandığı, davacı finansal kiralama şirketi 22.11.2014 tarihinde keşide ettiği 2.ihtarnamesinde; 726.672,47 Euro, 65.471,74 USD ve 7.220,13TL’nin (ve ayrıca, 65.637,85 Avro, 7.712,72 USD ve 1.073,49 TL tutarındaki faizleri talep ettiği, buna göre hesaplamalar ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca temerrüt tarihindeki alacak; 726.672,47 Avro asıl alacak ve 65.637,85 Avro temerrüt faizi, 65.451,74 USD ve 6.630,63 USD temerrüt faiz, 7.220,13 TL asıl alacak ve 1.073,49 TL tutarında temerrüt faizi olarak kabul edileceği, vadesi gelmeyen, ancak sözleşme gereği muaccel hale gelen kiraların temerrüt tarihindeki tutarı ise; hesap kat tarihi olan 17.11.2014 ve temerrüt tarihi olan 28.11.2014 tarihleri itibariyle vadeleri gelmeyen kira tutarları (303.298,11 Euro x 7 =) 2.123.086,77 Avro ve (24.496,74 x 7 =) 171.477,18 USD olduğu, davacı taraf vadesi gelmemiş Euro cinsinden kalan kira alacaklarını (vadesi geçmiş alacaklar içinde yer alan 3.540,29 Avro tutarını düşerek) 2.119.546,48 Avro olarak talep ettiği, iflas tarihi itibarıyla vekalet ücreti dahi alacak miktarı yönünden ise tarife hükümlerinin dikkate alındığı, iflas tarihi itibarıyla icra vekalet ücretinin iflas tarihinde geçerli olan avukatlık
ücret tarifesi üzerinden 211.388,09 TL olarak hesaplandığı, buna göre, vekalet ücreti de dahil olmak üzere toplam alacak miktarının 14.830.197,35 TL olarak belirlendiği, kök raporda; ... 9.İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından düzenlenen ödeme emrinde yer alan davacı talebinden hareket edildiğinden hesaplamalar, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yapıldığı, ancak, 18.05.2023 tarihli duruşmanın 9.celsesinde alınan kararla; dava konusu alacak yönünden hesaplamaların ““davalıların en erken temerrüde düşmüş olduğu 2014 tarihi ile iflas tarihi arasında.” yapılması istenlmiş olduğundan, vadeleri gelmemiş, ancak sözleşme gereğince mütemerrit olmuş taksitler de hesaplamaya katılarak önceki raporla vadesi gelmemiş, ancak temerrüde uğramış ödenmemiş taksitler ve faizleri kadar farklılık oluştuğu, Mahkemece takiple istenilen tutarla ilişki kurulması ve takiple bağlılık kuralının uygulanmasının benimsenmesi halinde kök raporda belirtilen tutarların esas alınması" şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada her bir davalının durumunun ayrı ayrı değerlendirildiğinin denetime elverişli şekilde tespit edilememesi, kayıt ve kabule konu alacak miktarının yüksekliği, takip masraflarının ne şekilde hesaplandığının denetime elverişli şekilde belirtilmemiş olması, en önemlisi aynı bilirkişiden alınan kök ve ek raporlardaki sonuçların birbirinden farklı sonuç ve yöntem taşıması karşısında, takdiren başkaca bir bilirkişiden rapor alınmasına, "19/08/2016 tarihli bilirkişi raporu ile raporda adı geçen diğer davalı şirketler hakkındaki ilamın kesinleşme durumu" dahi gözetildiğinde dosyamızdaki davalı olan müflis şirketler aleyhindeki kayıt kabul davası olarak görülen dava konusu alacağın halihazırdaki masaya kayıt ve kabulünün mümkün olup olmadığı, bu çerçevede iflas tarihi itibariyle hesaplanan ana para, tüm ferilerin -icra vekalet ücreti ve tahsil harcı hariç - olmak üzere araştırılması, ancak sonuç olarak ve ayrıca "iflas tarihi itibariyle icra vekalet ücreti eklenerek ve eklenmeden" kayıt ve kabulü gereken miktarın hesaplanması, yabancı para alacaklarının İİK m.198 hükmü gereği iflas tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden çevrilmek suretiyle masaya kaydı gereken miktarın hesaplanması, (Kapatılan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/347 E.-2019/2124 K.sayılı ve benzer ilamları) dava konusu alacak yönünden davalıların en erken temerrüde düşmüş olduğu 2014 tarihi ile iflas tarihi arasındaki işlemiş temerrüt faizinin hesabı açısından devlet bankalarından gelen cevap yerine davacı vekilinin 29/05/2023 tarihli dilekçesinde de açıkladığı üzere taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği yabancı para borçlarına ödenecek faiz oranının yıllık %30 olarak kararlaştırıldığı iddiası karşısında bu iddia çerçevesinde ve finansal kiralama sözleşmesine göre faiz hesabın yapılmasının gerekip gerekmediğinin dikkate alınması, takip masraflarına ilişkin icra müdürlüğünden gelecek cevabın dikkate alınması aşamasında icra vekalet ücretinin ayrıca iflas tarihi itibariyle dikkate alınası, sonuç olarak bilirkişi ...'ın en son sunmuş olduğu 17/11/2023 tarihli raporun gerekçe ve sonuç kısmına iştirak edilip edilmediği, çelişki var ise ne olduğu hususlarını içerecek şekilde bilirkişinin görevlendirilmesine, bilirkişi ismi üzerinde uzlaşma olmadığı taktirde emekli banka müdürü SMMM ...'in görevlendirilmesine" dair ara karar oluşturulmuştur.
Bankacı bilirkişi ...'in sunmuş olduğu 16/04/2024 tarihli rapora göre ise ".... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi, ...E. ve ... K. sayılı ilamının tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 10.01.2020 tarihinde kesinleştiği, ... 9.İcra Müdürlüğü, ...E.sayılı dosya için (Yeni:... E.) yapılmış herhangi bir tahsilatın olmadığı bilgisinin verildiği, davalıların temerrüt tarihi, ... E.sayılı dosya için düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda 29.11.2014 olarak tespit olunduğu, ... E.sayılı dosyaya verilen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi konu ile ilgili iki ayrı ihtarname bulunduğu, 2.ihtarname ile verilen süre 27.11.2014 mesai saati sonu, birinci ihtarnamede verilen süre ise 28.11.2014 mesai saati bitiminde sona erdiği, buna göre en erken temerrüt tarihinin, 28.11.2014 olduğu sonucuna varıldığı, .... 9.İcra Dairesi; 24.05.2023 tarihli yazısında, ...E.sayılı dosyada 29.03.2016 tarihi öncesinde yapılan takip masraflarının; 31.12.2014 tarihinde 18.637,79 TL ve 09.01.2015 tarihinde de 4,10 TL olak üzere toplam 18.641,89 TL olduğu bilgisinin verildiği, takip masrafları ile ilgili bu tutarların da asıl alacağa ilave edileceği, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyasından alınmış bir tedbir kararına rastlanılmadığı, Finansal Kiralama Sözleşmesinin 12.maddesinde yabancı para faiz oranının yılık %30 olarak tespit edildiği, hesaplamalarda bu oranın uygulanacağı, 09.12.2022 tarihli raporda da aynı oran uygunlandığı, iflas idaresinin red kararına göre iflas idaresinin bila tarihli kararı, dosya içeriğinde bulunan sıra cetveli gözetildiğinde 3.317.447,43 TL alacağın tevsikine yarar herhangi bir belge bulunmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle tamamının reddedildiği, en erken temerrüt tarihinin yukarıdaki bölümlerde açıklandığı üzere 28.11.2014 olduğu, hesap kat tarihi (17.11.2014) ile en erken temerrüt tarihi olan 28.11.2014 itibarıyla 11 günlük faiz alacak tutarının belirtildiği, 65.451,74 USD asıl alacak ve 6.630,63 USD temerrüt faizi, 726 .672,47 Avro asıl alacak ve 72.524,04 Avro temerrüt faizi, 7.220,13TL asıl alacak ve 1.137,17 TL temerrüt faizi olarak hesaplandığı, davacı finansal kiralama şirketi 22.11.2014 tarihinde keşide ettiği 2.ihtarnamesinde;, 726.672,47 Avro, 65.471,7/4 USD ve 7.220,13 TL'nin (ve ayrıca, 65.637,85 Euro, 7.712,72 USD ve 1.073,49 TL tutarında) faizleri talebinde bulunduğu, buna göre hesaplamalar ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca temerrüt tarihindeki alacak; 726.672,47 Avro asıl alacak ve 65.637,85 Avro temerrüt faizi, 65.451,74 USD ve 6.630,63 USD temerrüt faiz, 7.220,13 TL asıl alacak ve 1.073,49 TL temerrüt faizi olarak kabul edileceği, vadesi gelmeyen, ancak sözleşme gereği muaccel hale gelen kiraların temerrüt tarihindeki tutarı ise; hesap kat tarihi olan 17.11.2014 ve temerrüt tarihi olan 28.11.2014 tarihleri itibariyle vadeleri gelmeyen kira tutarları (303.298,11 Avro x 7) 2.123.086,77 Avro ve (24.496,74 x 7 5) 171.477,18 USD olduğu, davacı tarafın vadesi gelmemiş Avro cinsinden kalan kira alacaklarını vadesi geçmiş alacaklar içinde yer alan 3.540,29 Avro tutarını düşerek 2.119.546 48 Avro olarak talep ettiği, Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin D/Madde:9'da yer alan; “Kiracı ödeme planında belirtilen — kiralardan — ve/veya — sözleşmeden doğan borç ve yükümlülüklerinden biri tam ve zamanında ödemediği takdirde mütemerrit olur” koşulunun gerçekleşmiş olduğu kanısına varıldığı, bu nedenle vadesi gelmemiş, ancak sözleşme gereğince mütemerrit olmuş taksitlerin de asıl alacağa katılmalarının gerektiği, İKK. m.195 uyarınca icra masrafları tutarı 18.641,88 TL alacağa dahil edildiği, bu masraftan kaynaklanan alacak miktarı davacının ticari defter kayıtlarına göre belirlenen 190.294,88 TL alacak içinde bulunduğu, temerrüt tarihi itibariyle; alacağın ticari kiralama ilişkisinden doğmuş olduğu gözetildiğinde, alacak temerrüt tarihi itibarıyla kapitalize edilebileceği, buna göre temerrüt tarihi itibariyle alacak 243.559,55 ABD doları, 2.911.856,80 Avro, 210.010,20 TL asıl alacak, 98.844,58 ABD doları faizi, 1.181.728,55 Avro faizi, 245.318,16 TL faizi olarak tespit edildiği, iflas tarihi itibarıyla TL cinsinden toplam alacak ise (TCMB bir önceki işgünü saat 15:30 kurları üzerinden hesaplama yapıldığında, 342.404,13 ABD doları, 4.093.585,35 Avro, 455.328,36 TL asıl alacak; özellikle yabancı para ile ilgili Merkez Bankasının efektif satış kur karşılığı dikkate alındığında ise 987.048,38 TL, 13.176.432,52 TL, 455.328,36 TL olmak üzere hesaplamalar yapıldığı, neticeten; iflas tarihi itibariyle alacak 14.618.809,26 TL olarak belirlendiği" şeklinde görüş sunmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki mahkememizce atanan bankacı bilirkişi ...'ın 17/11/2023 tarihli ek raporu ile bankacı bilirkişi ...'in hazırlamış olduğu 16/04/2024 tarihli raporları birbiriyle uyum içindedir.
Adı geçen raporlar gözetildiğinde iflas kararının tarihi, iflas idaresinin red kararı, borçlu şirketlerin yönünden oluşacak temerrüt tarihi, finansal kiralamaya ilişkin 9.madde, sözleşmenin feshinin feshini düzenleyen 33.madde ve davaya esas olan ... 9.İcra Müdürlüğünün...E.sayılı dosyası dikkate alınmıştır. Bu çerçevede her iki raporda da en erken olarak temerrüdün 28/11/2014 tarihi olacağı tespit edilmiş, farklı para birimlerine ilişkin alacaklar ve bu çerçevede sözleşme hükümlerine uygun faiz hesabı dahi gerçekleştirmiştir. TTK m.8 hükmü uyarınca ticari işlerde faiz serbestisi esas olmakla TL ve döviz için sözleşmede ön görülen faiz oranlarının esas alınması kanun hükümlerine uygundur. Bu suretle temerrüt tarihi itibariyle ticari kiralama sözleşmesi nedeniyle temerrüt tarihi itibariyle alacağın kapitalize edilmiş hali hesaplanmış, böylelikle her bir alacak türü açısından alacak miktarı hesaplanmıştır. Her iki raporda da iflas tarihi itibariyle farklı cinslerden olan alacaklılar ile ilgili gerekli hesaplamalar yapılmıştır.
Adı geçen her iki raporda da yabancı para yönünden iflas tarihi itibariyle yabancı paranın kur karşılığının dikkate alınması gerekir.
Yargıtay 23. HD'nin yerleşik uygulamalarında kabul olunduğu üzere "Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir. (Kuru B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sayfa 1244) İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207.maddesine aykırılık teşkil eder. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08.05.1997 tarih ve 2756 E., 4683 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 11.03.2014 tarih ve 2013/7176E., 2014/1802 K.sayılı ilamı bu yöndedir". (Yargıtay 23. HD'nin 2014/5224E. 2015/3582K.sayılı ilamı) O halde bankacı bilirkişi...'ın 11/11/2023 tarihli ek raporu ile bankacı bilirkişi ...'in 16/04/2024 tarihli raporlarında, yabancı paranın iflas tarihi itibariyle efektif satış kur karşılığının esas alınması Yargıtay uygulamasına dahi uygundur.
Bununla birlikte, yukarıda açıklandığı üzere davacı vekili iflas tarihi itibariyle yabancı paranın TL karşılığını daha yüksek olarak talep edebilme hak ve imkânı var iken masaya yapılan kaydı talep olunan miktar 3.317.447,43 TL'dir. Zaten davacı vekili dahi 06/06/2024 tarihli duruşmadaki beyanda kaydını talep ettikleri rakamı ise 3.317.447,43 TL olduğunu açıklamıştır. Davacı vekilinin tercihini miktar olarak açıklamış olması karşısında bu talep ile bağlı kalınması ise HMK m.26 hükmü gereğidir.
Bu arada her iki raporda da ana paraya İİK m.195 hükmü uyarınca işlemiş faizin talep edilip eklenmesi kanun hükmüne uygundur. Bu arada takip masraflarının adı geçen hüküm nedeniyle ana paraya eklenmesi zorunlu olup bu eklemeyi yapan bilirkişiler ayrıca seçenekli olarak icra vekalet ücretini dahi ana paraya dahil etmişlerdir.
Bu çerçevede mahkememizce icra vekalet ücretinin dahi ana paraya eklenmesi bir kısım BAM kararlarının aksine uygun görülmüştür. Zira "icra vekalet ücretinin takip masraflarına dahil olduğuna ilişkin İİK’nun 138/3 maddesi ile iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masraflarının anaparaya ekleneceğine ilişkin İİK’nun 195 maddesi karşısında icra vekalet ücretinin dahi iflas masasına kayıt kabulüne ilişkin talebin reddi mümkün olmadığından bu miktarı dahi ana paraya eklenmesi takdir olunmuştur. (Yargıtay 6.HD 2021/2200E. 2022/1505K.sayılı kararı ve Başkan ...'ın ...E. ...K.sayılı ve benzeri kararlarındaki karşı oy gerekçesi)
Bankacı bilirkişi ...'ın 17/11/2023 tarihli ek raporu ile ...'in 16/04/2024 tarihli raporuna mahkememizce itibar edilmesine engel hal yoktur. Esasen mahkememizce benimsenen raporlar sözleşme hükmüne ve Yargıtay uygulamasına uygun şekilde hazırlanmıştır.
Öte yandan bankacı bilirkişi ...'in sunmuş olduğu 16/04/20224 tarihli rapor ile bankacı bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 17/11/2023 tarihli ek rapora yönelik itiraz içerikleri gözetildiğinde iflas erteleme tedbiri olup olmadığı, icra takibi yapılıp yapılamayacağı, icra takibine bağlı vekalet ücreti ile ferilere hak kazanılıp kazanılamadığı noktasında ek rapor alınması talep olunmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki iflas erteleme taleplerinde tedbir olması icra takibinin yapılmasına değil ancak ödeme emrinin gönderilmesine engel olabilecektir. Kaldı ki verilmiş olan tüm tedbirler iflas erteleme davasının görülmesi aşamasında kaldırılmıştır. İflas tarihindeki tedbirler kaldırılmamış olsa dahi bu durum takibin dayanmış olduğu sözleşmeler çerçevesinde oluşan temerrüt tarihini ortadan kaldıramayacaktır. Ayrıca yukarıda açıklanan nedenlerle icra vekalet ücreti ile diğer açıklanan ferilere hak kazanılacağı ise açıktır.
Davalı vekilinin diğer itiraz konuları ise soyut nitelik taşımaktadır. Zaten bankacı bilirkişi ...'in en son sunmuş olduğu 16/04/2024 tarihli rapora yönelik olarak davalılar vekilinin ise bir itirazı bulunmamaktadır. Bu durum davalı müflis şirketler aleyhinedir. Nitekim Yargıtay birçok kararında, bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edilmemesinin, hatta süresinden sonra açıkça itiraz olsa dahi bilirkişi raporunun kabul edilmesi olarak yorumlamakta, bu noktada itiraz etmeyen aleyhine ve karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu kabul etmektedir. (Yargıtay HGK 07/06/1985 tarih ve 1983/841E. 1985/573K.sayılı, Yargıtay 4.HD 18/10/1976 tarih ve 9554E. 8818K.sayılı ve benzeri kararlar)
Hal böyle olunca, Mahkememizce hükme esas alınan bankacı bilirkişi ...'ın 17/11/2023 tarihli ek raporu ile bankacı bilirkişi ...'in 16/04/2024 tarihli kök raporuna yönelik kabul edilebilir ve gerekçeli bir itiraz olmadığı gibi başkaca bir bilirkişiden yeni bir rapor veya aynı bilirkişiden ek rapor alınmasını gerektirir bir hal bulunmamaktadır. Esasen bu nedenle 06/06/2024 tarihli duruşmada ve tahkikat duruşması öncesi ek rapor alınmasına yönelik davalı vekilinin talebi reddolunmuştur.
Somut olayda dava dilekçesine konu olan alacak miktarıyla ilgili yargılama aşamasında iflas kararı verilmiştir. Bu nedenle haklarında iflas kararı verilen davalılar ... A.Ş. ve ...A.Ş.hakkındaki itirazın iptali davası kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ise yargılama aşamasında iflas kararının kesinleşmesi, İİK m.193 hükmü uyarınca takibin düşmüş olması karşısında ise davacı lehine tazminata hükmedilmemesi ve ayrıca Yargıtay uygulaması gereği davacı lehine nispi vekalet ücreti verilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Yargıtay 23. HD'nin 2014/10751E. 2015/6020K.sayılı ilamı)
Mahkememizce benimsenen raporlar çerçevesinde davacı lehine kayıt ve kabulüne karar verilebilecek rakam "taleple bağlılık ilkesi gereği" 3.317.447,43 TL'dir. Kayıt kabul davasının tarafı olmayan, haklarında adı geçen icra dosyasına istinaden itirazın iptali ve takibin devamı hükmü olan dava dışı ve takip borçlusu olan diğer kişiler ayrıca mevcuttur. Davacının talep edebileceği tek bir rakam olmakla birlikte, bu rakamın kaydı gereken iki farklı borçluya ait iki farklı iflas masa mevcuttur. Bu nedenle davacı lehine kayıt ve kabulü gereken miktar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere davacı lehine karar verilmesi gerekmiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında ... 9.İcra Müdürlüğünün ... E.(Eski ...E.)sayılı icra dosyasına konu edilen alacağın, kayıt kabul davasına konu edilmiş 3.317.447,43-TL kısmının, borçlu Müflis ... A.Ş yönünden açılan ... Genel İcra Dairesinin yeni ... iflas (kapatılan eski ... 9. İcra ve İflas müdürlüğünün ... iflas) dosyasına istinaden açılan iflas masasına davacı banka alacağı olarak ve 4.sırada, borçlu Müflis ...A.Ş yönünden açılan ... Genel İcra Dairesinin ... İflas (Kapatılan eski ... 10. İcra ve İflas Müdürlüğünün ... iflas) dosyasına istinaden açılan iflas masasına davacı banka alacağı olarak ve 4.sırada, olmak üzere-gerek dava dışı ve takip borçlusu olan dava dışı kişilerin taraf olduğu ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. (Eski ... E.)sayılı icra dosyası yönünden gerekse görülen kayıt kabul davasındaki davalı Müflis ... A.Ş ve Müflis ... A.Ş yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere - adı geçen iflas masalarına kayıt kabulüne, davacının itirazın iptali davasında talep etmiş olduğu icra inkar tazminatı talebinin, adı geçen müflis davalı şirketler hakkında yargılama sırasında iflas kararı verilmesi ve iflas kararının kesinleşmesi sonucu icra takibinin düşmüş olması nedeni ile reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle;
1-... 9.İcra Müdürlüğünün ... E.(Eski ...E.)sayılı icra dosyasına konu edilen alacağın, kayıt kabul davasına konu edilmiş 3.317.447,43-TL kısmının,
Borçlu Müflis ... A.Ş yönünden açılan ... Genel İcra Dairesinin yeni ...iflas (kapatılan eski ... 9. İcra ve İflas müdürlüğünün ...iflas) dosyasına istinaden açılan iflas masasına davacı banka alacağı olarak ve 4.sırada,
Borçlu Müflis ...A.Ş yönünden açılan ... Genel İcra Dairesinin ... İflas (Kapatılan eski ... 10. İcra ve İflas Müdürlüğünün ... iflas) dosyasına istinaden açılan iflas masasına davacı banka alacağı olarak ve 4.sırada,
Olmak üzere-gerek dava dışı ve takip borçlusu olan dava dışı kişilerin taraf olduğu ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. (Eski ... E.)sayılı icra dosyası yönünden gerekse görülen kayıt kabul davasındaki davalı Müflis ...A.Ş ve Müflis ...A.Ş yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere - adı geçen iflas masalarına kayıt kabulüne,
Davacının itirazın iptali davasında talep etmiş olduğu icra inkar tazminatı talebinin, adı geçen müflis davalı şirketler hakkında yargılama sırasında iflas kararı verilmesi ve iflas kararının kesinleşmesi sonucu icra takibinin düşmüş olması nedeni ile reddine,
2-Haklarındaki dava kayıt kabul davasına dönüşen davalılar yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harcın -ayırma öncesi 2015/857E. 2019/55K.sayılı dosya için bakiye alınması gereken 216.220,88 TL harcın, adı geçen ilamdaki davalılar yönünden tahsiline karar verilmiş olmakla dosyamızdaki kayıt kabul davasının davalıları yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Ayırma öncesi 2015/857E.sayılı dosyada 1.266,80TL yargılama gideri ile ayırma tarihi sonrası yeniden yapılan 11.170,75 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 12.437,55‬TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak -ayırma öncesi 2015/857E. 2019/55K.sayılı dosya için harcanan 1.226,64 TL'nin tahsiline karar verilmiş olması nedeniyle bu miktar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere ve ayrıca ayırma sonrası harcanan 11.170,75TL yönünden ise yine kayıt kabul davasındaki davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- davacıya verilmesine,
4-Haklarındaki dava kayıt kabul davasına dönüşen davalılar yönünden AAÜT gereği tek olarak takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin -ayırma öncesi 2015/857E. 2019/55K.sayılı dosyada adı geçen ilamdaki davalılar yönünden tahsiline karar verilen 101.238,37 TL vekalet ücreti bulunmakla dava dosyamızdaki kayıt kabul davasının davalıları yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- davalılardan müteselsilen tek olarak alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren on günlük süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip