WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/410 Esas
KARAR NO :2024/252

DAVA:Alacak, Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/09/2014
KARAR TARİHİ:26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak, Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dilekçeler Teatisi:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ... Şirketi, ... ve davalı arasında 15/04/2014 tanzim tarihli protokol ile 6 adet reklam yeri ile ilgili olarak "Reklam Yeri Kullanma Kiralama Sözleşmesi" tanzim edildiğini, ... Medyanın bu yeri bina yönetim ile yaptığı sözleşmeye istinaden 29/11/2011 tarihinde kiraladığını, sözleşmenin son paragrafına göre ... ile davalının reklam yerlerinin geliri için %50 'şer oranında ortak olduğunu, ... Medyaya düşen payının %20'sinin ise müvekkilinin payı olup doğrudan kendisine ödeneceğini, sözleşmeye konu 6 adet reklam yerinden sözleşmenin 3.sırasında bahsi geçen "... Sokak ... Apt. No.1, 4. ..." adresinde kain reklam yerine ait kendi payının son altı yıldır ödenmediğini, dava konusu olayda belirsiz alacak davası söz konusu olduğunu belirterek şimdilik 10.000-TL'sinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya ibraz olunan protokolden ...'nın 3. şahıslarla yapmış olduğu sözleşmelerden bahsolunduğunu ve protokolün aslen bu sözleşmeleri içerdiğini, bu kira sözleşmelerinin bir tanesinin de "... Sokak ... Apt. No.1, 4. ..." adresinde bulunan binanın yönetimi ile imzalanan reklam yeri sözleşmesi olduğunu, ilgili reklam alanlarının ... Medyanın apartman yönetimi ile imzalamış olduğu sözleşmeye binaen değil kendisi ve apartman yönetimi arasında imzalanan sözleşmeler ile kullanılmakta olduğunu, kendisinin kiralamış olduğu reklam alanlarından elde ettiği gelirden davacıya herhangi bir bedel ödeme taahhüttü bulunmadığından davacıya karşı böyle bir borcu ve yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı vekili 10/01/2017 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Dava dilekçelerinde açıkça zikredildiği üzere, davalarının HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığını, son olarak alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağının 255.690,28 TL. olarak hesaplandığını, HMK 107/2 gereği daha önce dava dilekçelerinde 10.000 TL olarak belirledikleri dava değerini 245.690,28 TL. olarak artırarak, taleplerini 255.690,28 TL olarak somutlaştırdıklarını, harcın ikmal edildiğini, HMK.107/2 gereği ilerde talep artırım dilekçeleri doğrultusunda 255.690,28-TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gider ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Safahati:
Öncelikle, davaya konu protokol kapsamında belirlenen alacağın kaynağının kira sözleşmesi olduğu belirtilerek, davaya bakma görevinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1 maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2017/5352 esas 2017/11759 karar sayılı 12/09/2017 tarihli ilamıyla; “....Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile davacının kar payı alacağının kabulü ile 255.690,28-TL alacağın, dava tarihi olan 19/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2018/6755 Esas 2019/591 Karar sayılı kararı ile "...davalı şirketin tasfiye halinde olduğu, genel kurul toplantı tutanağına göre ticaret sicilinden ünvan terkinin yapılmasına karar verildiği görülmektedir. O halde; mahkemece; tasfiye halinin devam etmesi halinde, şirketi temsile yetkili tasfiye memuru belirlenerek, tasfiye memuruna yöntemince tebliğ edilerek şirketin temsilinin sağlanması, tasfiye sonuçlanmış, şirketin ticaret sicilinden terkini gerçekleşmiş veya silinmiş ise, şirketin ihyası sağlanarak, belirlenecek tasfiye memuruna yöntemince tebliğ edildikten sonra davalı şirketin temsili sağlanarak karar verilmesi gerekirken.." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve Mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
Toplanan Deliller:
Uyulan son bozma ilamından sonra ... ve Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 08/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... tarafından hazırlanan 30/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; müşterek malik olunan taşınmazların davalı tarafından kiralanması nedeniyle davacı aleyhine oluşan sebepsiz zenginleşme alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Dosya kapsamında, dava dışı ... Tekstil İnş. Paz. ve San. Tic. Ltd. Şti., davacı ..., davalı ... San. Tic, Ltd. Şti. ... arasında sözleşme akdedildiği, sözleşme ile kiralananları ve tarafları zikredilen kira sözleşmelerinin sürelerinin bitimine kadar davacı ... veya ailesine bu reklam yerlerinin satışından doğan masraflar çıktıktan sonra ... ve ...'ün ... Reklamcılıkla yapmış olduğu ve %50 kar payı ortaklığından düşen net karının %20'sinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kiralananları ve tarafları zikredilen kira sözleşmeleri arasında davacının hak talep ettiği "... Sokak ... Apt. No: 1 4 ..." adresinde bulunan reklam yerine ilişkin sözleşmenin de yer aldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan protokolün eldeki uyuşmazlık bakımından önem arz ettiği, protokol metninin altına elle "15/04/2004" tarihinin yazıldığı ve fakat bu yazının imzalanmadığı yahut paraflanmadığı, davalı tarafından, davacıya yapılması gereken ödemelerin ...'nın sözleşme süresiyle sınırlı olduğunun ve yapılan yeni sözleşme ile ödeme taahhüdünün sona erdiğinin iddia edildiği ve fakat sözleşmede "isimleri yazılı olan şirketler bu yerleri başka şirketlere devretmiş olsalar dahi işbu protokol geçerliliğini kaybetmeyecektir” düzenlemesine yer verildiği, öyleyse tarafların, kira şözleşmelerinin tarafları değişse dahi, davacıya veya ailesine ödeme yapma taahhüdünün geçerli olduğunun kabul ettikleri görülmüştür.
Davalı şirket ile ... Apartman Yöneticiliği arasında imzalanan 10/04/2007 tarihli sözleşme ile; ... sokak No:1 4.Levent adresinde bulunan ... Apartmanı güney ve kuzey dış cephe duvarları kira bedelinin 01/05/2007-30/04/2008 tarih aralığı için 560.000,00-TL, 01/05/2008 - 30/04/2009 tarih aralığı için 616.000-TL, 01/05/2009-30/04/2010 tarih aralığı içinse 677.600,00-TL olarak belirlendiği, davalı şirket ile ... Apartman Yöneticiliği arasında imzalanan 13/11/2009 tarihli sözleşme ile; kira bedelinin 01/05/2010- 30/04/2011 tarih aralığı için 780.000,00-TL, 01/05/2011-30/04/2012 tarih aralığı için 858.000,00-TL, 01/05/2012-30/04/2013 tarih aralığı için 943.800,00-TL olarak belirlendiği, 05/05/2004 tarihli ibraname ile; ... firmasının, ... Apartman Yöneticiliği ile yapmış olduğu 20/02/2002 tarihli sözleşmeden tek taraflı olarak vazgeçtiğinin ve sözleşmeye konu olan kuzey güney cephesi duvarlarının, davalı ... Ltd. Şti.'ne kiralanmasına muvafakat ettikleri, davalı ... ile ... Apartman Yöneticiliği arasında imzalanan 20/02/2002 tarihli sözleşme ile; güney ve kuzey dış cephe duvarları kira bedelinin 01/04/2002-31/03/2003 tarih aralığı için 90.000,00-TL, 01/04/2003 - 31/03/2004 tarih aralığı için 100.000,00-TL, 01/04/2004-31/03/2005 tarih aralığı için 225.000,00-TL olarak belirlendiği, sözleşmenin imzalanması ile birlikte 29/11/2001 tarihli sözleşmenin geçersiz olacağı, 01/05/2002 tarihli protokol ile ...'a 01/05/2002 tarihinde teslim edilmesi nedeniyle kira sürelerinin bir ay uzatılacağı, 20/02/2002 tarihli sözleşmenin yürürlüğe girmesi için kat maliklerinden muvafakatname alınmış olduğu hususlarının kararlaştırıldığı, 23/01/2004 tarihli protokol ile; ... şirketinin gecikmeli kira ödemeleri sebebiyle 14.000,00-TL gecikme cezası ve ana para ödemelerinden kalan 1.000,00-TL kira bedeli olmak üzere toplam 15.000,00-TL ödemeyi kabul ettiği, ödemenin davalının 26/01/2004 tarihli çeki ile yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, düzenlenen fatura içeriklerine göre, toplam reklam gideri ve satış karlılığı göz önünde bulundurularak, davacının payına düşen 215.864,28-TL olduğunun tespit edildiği, söz konusu bedelin davacı tarafa ödendiğine dair davalı tarafından sunulan yazılı bir delil yahut delil başlangıcı bulunmadığı, protokolün geçersiz sayılmasını gerektirecek herhangi bir vesaik sunulmadığı, 2007 yılı son yarısı ile 2012 yılının ilk dört ayı dahil edilerek yapılan hesaplama gereği davacının 215.864,28-TL alacağı olduğuna kanaat getirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporları ile toplanan tüm deliller uyarınca, müşterek malik olunan taşınmazların davalı tarafından kiralanması nedeniyle davacı aleyhine oluşan sebepsiz zenginleşme alacağının talep edildiği, tarafların usulüne uygun olarak tutulmuş, delil vasfına sahip ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi heyetince inceleme yapıldığı, hükme esas alınan 08/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının 215.864,28-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun açık, anlaşılır, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkememizce hükme esas alınabileceği değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-215.864,28-TL alacağın dava tarihi olan 17/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (215.864,28-TL) üzerinden alınması gereken 14.745,69-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 490,05-TL peşin harç ile 4.200,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.690,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.055,64-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 490,05-TL peşin harç ile 4.200,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.690,05-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.715,5‬0-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 1.448,30-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 6.650,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 1.035,80‬-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 34.379,64-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2024

Katip ...

Hakim ...