T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/334 Esas
KARAR NO : 2023/768
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/04/2018
KARAR TARİHİ : 18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/03/2017 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile, davacının yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı kamyonete çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında ağır yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrası davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru ile 15/09/2017 tarihinde 85.589,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını ancak müvekkilinin maluliyet oranının arttığını, ... Üniversite Hastanesinden alınan Sağlık Kurulu raporunda % 31 olarak belirlendiğini, bu nedenle zararın kısmen karşılandığını, dava öncesi tekrar sigorta şirketine başvuru yapılmış olsa da herhangi bir bakiye tazminat ödemesi yapılmadığını belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL Kalıcı maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce davacı tarafın müvekkil şirkete vaki başvurusu üzerine... no’lu hasar dosyası açılmış ve iş bu hasar dosyası kapsamında; belirlenen zarar tutarı olan 85.589,00 TL davacıya kayıtsız şartsız ibraname karşılığında 15.09.2017 tarihinde ödendiğini, ödeme tarihi itibariyle tazminat miktarının yeterli olup olmadığının, davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiği, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile öncelikle dava konusu kazada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müterafık kusur indirimi yapılmasını, SGK tarafından bağlanan herhangi bir gelir olması durumunda, hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlarda belirtildiği şekilde TRH 2010 ve 1,8 teknik faizle aktüeryal olarak yapılmasını, kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Trafik kazası tespit tutanağı, ZMMS poliçesi, Hasar Dosyası, İbraname Feragatname ve Makbuz başlıklı belge sureti, Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının ... E. ... K. sayılı kararı, davacının trafik kazası nedeniyle görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları, davacının sosyal ve ekonomik durum araştırma yazısı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dava dosyası, ... Üniversitesi Hastanesinin 05/03/2018 tarihli maluliyet raporu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası, SGK kayıtları, araç ruhsat kayıtları celp edilmiştir.
Dosya, maluliyet durumunu tespit edilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun ...tarihli adli tıp raporunda; "... Mevcut belgelere göre, ... kızı, 20/11/1987 doğumlu ...’nin 22/03/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerini kapsamında.. 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranı %17 (yüzdeonyedi) olduğu, 2. İyileşme (işgöremezlik) süresinin 22/03/2017 tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,.." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, itirazların karşılanması ve eksik tahkikat yapılmaması için kesin maluliyet durumunun tespit edilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulunun (Genel Kurulunun) 31/03/2022 tarihli adli tıp raporunda; "...Davacı ...zenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Piro kızı, 1987 doğumlu ...’nin 22/03/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerini kapsamında; Kişinin tüm vücut engellilik oranı %16 (yüzdeonaltı) olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin 22/03/2017 tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği ... oy birliği ile mütalaa olunur. ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dosya, kusur durumunun tespit edilmesi ve maddi tazminatın hesaplanması amacıyla İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi ... ile Aktüerya Uzmanı ...'tan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 28/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "...22.03.2017 günü saat 22:45 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki – davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ...plakalı otomobil ile ... istikametinden ... yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiği esnada yol çalışmasını geç fark ederek kendine ayrılan şeridi de atlayıp ters yöne girerek aracının ön kısımları ile; seyir istikametine göre karşı istikametten gelen kendi şeridi üzerinde ilerlemekte olan dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin ön kısımlarına çarpması sonucu ölümlü ve yaralanmalı çift taraflı trafik kazasının meydana geldiği, (... plakalı otomobilde ulunan dava dışı ... ve ...’ ın öldüğü, ...’ un yaralandığı ve ... plakalı kamyonette bulunan sürücü ..., ..., ..., ..., ... , ..., davacı ...ve ...’ nın yaralandığı) Kusur Durumu; ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’ın trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu,... plaka numaralı hususi kamyonetin sürücüsü ...’nün trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında ise %10 (yüzde on) oranında tali kusurlu olduğu, ...plaka numaralı hususi kamyonetin kazazede yolcusu davacı ...’ın trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında ise %20 (yüzde yirmi) oranında müterafik (birlikte)-ortak kusurlu olduğu, hatır taşımacılığı unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunun Muhterem Mahkeme’nin takdirleri olduğu, Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih 36 karar sayılı raporda; ... kızı, 20.111987 doğumlu ...’nin 22/03/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerini kapsamında; - Kişinin tüm vücut engellilik oranı %16 (yüzdeonaltı) olduğu, - İyileşme (işgöremezlik) süresinin 22/03/2017 tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, Maddi Zarar; 15/09/2017 Ödeme tarihi itibariyle, Davacının 22/03/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; yapılan ödemenin sürekli maluliyet tazminatı olduğu ve işbu davada talebin sadece sürekli maluliyet bakiye zarar alacağı olduğu nazara alınarak – talebe bağlılık ilkesi gereği yapılan hesaplama ile; 15/09/2017 Ödeme tarihi itibariyle, Davacının 22/03/2017 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; yapılan ödemenin sürekli maluliyet tazminatı olduğu ve işbu davada talebin sadece sürekli maluliyet bakiye zarar alacağı olduğu nazara alınarak – taleple bağlılık ilkesi gereği yapılan hesaplama ile;- % 16 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü ile talep edebileceği tutarın 80.861,67 TL olduğu, (davacının % 20 müterafık kusurlu olduğunun kabulü durumunda / yukarıda ayrıntılı olarak verilen Yargıtay kararları dahilinde Sayın Mahkeme tarafından % 20 indirim yapılması gerektiğine karar verilmesi
durumunda 80.861,67 x 0,80 = 64.689,34 TL olabileceği, yine – davacının hatır taşıması ile taşındığına karar verilmesi durumunda ayrıca hesaplanan işbu tutara hatır taşıması indirimi uygulanmasının hukuki takdiri Yüce Mahkemenindir.) Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 85.589,00 TL ödeme ile davacının sürekli maluliyet zararının karşılandığı, bakiye zararından söz edilemeyeceği, ..hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır
..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat (sürekli iş göremezlik) istemine ilişkindir.
Davacının trafik kazası nedeniyle uğradığı cismani zarara karşılık olarak 03/07/2017 tarihinde tahkim yoluna başvurduğu, tahkim yargılaması sürerken davacının ve davalı sigorta şirketinin maddi tazminat miktarında sulhen anlaşmaya vardıkları, davalı sigorta şirketinin 85.589,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını davacıya ödediği, bu durum üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığının... tarih ve ... E. ... K. sayılı kararı ile tarafların sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme karşılığında, davacı vekili tarafından 07/09/2017 tarihli ibraname imzalanarak davalı sigorta şirketine teslim edilmiştir 2918 sayılı KTK’nin “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilirler. Eldeki dava, davacı tarafından 14/04/2018 tarihinde açılmış olup, 07/09/2017 tarihli ibranamenin üzerinden dava tarihi olan 14/04/2018 tarihi itibariyle henüz iki yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin 2918 sayılı KTK 111.maddesindeki hak düşürücü süreye yönelik itirazları yerinde görülmemiş, açıklanan nedenlerle davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
... ili ... ilçesinde 22/03/2017 tarihinde saat 22:45 sıralarında, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu, dava dışı ...'a ait, ...plaka sayılı aracın dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunduğu sırada, sigortalı aracın ... ilçesi istikametinden ... ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan +22/250 km. mevkisine geldiğinde; sigortalı araç sürücünün ehliyetsiz ve aşırı alkollü olduğundan direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçtiği ve kendi aracının ön tampon kısımları ile, bu sırada karşı şeritte seyir halinde olan dava dışı ...'nün sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın ön kısımlarına çarpması sonucunda çift taraflı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, bahse konu trafik kazası nedeniyle ...plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın da yaralandığı anlaşılmıştır.
Trafik kazasında dava dışı şahısların ölümü ve davacının yaralanması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma da yürütülmüş, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ceza dava dosyasında davalı / sanık ... hakkında TCK' nın 85/2. maddesinde düzenlenen taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanamsına neden olmak suçundan kamu davası açıldığı, Ceza Mahkemesince trafik kazasına yönelik tüm delillerin toplandığı ve Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alındığı, buna göre suça konu trafik kazasında davalı / sanık araç sürücüsünün ehliyetsiz olarak ve alkollü şekilde direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve karşı şeride geçerek meydana gelen trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilmiş; davalı / sanık ...'ın TCK 85/2, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca neticeten 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir (TBK 74). Ancak, Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı bağlayıcı nitelikte olduğu gibi, Hukuk Mahkemesi hakimi her halde Ceza Mahkemesince belirlenen maddi olgu / vakıalarla bağlıdır. Dolayısıyla, Hukuk Mahkemesi Hakimi, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ve maddi olgularla bağlı olduğundan belirtilen bu hususları nazara almak zorundadır. Nitekim, Mahkememizce, ceza yargılamasındaki maddi olgularla, hasılı trafik kazası ve kazanın oluş şekline yönelik bağlı kalınmıştır.
Tarafların trafik kazasında kusur durumlarının tespitine yönelik olarak dosya, trafik kazaları kusur konusunda uzman İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yüksek Makine Mühendisi ...'e tevdi edilmiştir. Mevcut raporda ifade edildiği üzere, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...' ın aynı istikamette ve önünde seyir halinde olan aracı geçmek isterken alkolün de etkisiyle direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek karşı şeride geçtiği, bu sırada karşı şeritte nizami şekilde seyir eden araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/a,b,c, 48, 52/a,b, 54/a,b, 67/a, 84/f,g maddeleri uyarınca %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu; ...plakalı araç sürücüsü ... 'nün kendi şeridinde nizami olarak seyrettiğinden kazanın meydana gelmesinde ve şerit ihlali yaparak kendisine çarpan araca karşı alması muhtemel bir tedbir bulunmadığından kazanın oluş şekli bakımından kusurunun olmadığı, ancak araçta yolcu kapasitesi 4 kişi olmasına rağmen araçta 6 kişinin bulunması nedeniyle yalnızca zararın artmasında %10 oranında kusurunun olduğu, diğer taraftan araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'ın kazaya engel olmak adına alabileceği muhtemel bir tedbir bulunmadığından oluş şekli itibariyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, ancak 4 kişilik araca 6 kişi olarak binilmesi, bununla birlikte davacının yolcu taşımaya müsait olmayan bagaj bölümünde seyahat etmesi / bulunması, bu nedenle emniyet kemeri takmadığı sabit olduğundan yaralanmasının emniyet kemeri takması halinde olmayabileceği yahut daha az miktarda olabileceğinden hasılı yaralanma ile illiyet bağı bulunduğundan kendi can güvenliğini tehlikeye atması sebebiyle yaralanmaya yönelik zararın artmasında % 20 oranında kusurunun bulunduğu doğru bir şekilde ve somut olaya uygun olarak takdir ve tayin edilmiştir.
Uzman bilirkişinin 28/04/2023 tarihli raporundaki tespitler, kazanın oluş şekli, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün ihlal ettiği trafik kuralları, yasal geciktirici nedenler ve bilimsel yönden yapılan detaylı açıklamalar içeren kusur raporuna gerekçeli ve denetime açık olduğundan itibar edilmiştir
Esasen, trafik kazası hakkında alınan kusur raporuna karşı tarafların gerekçeli ve somut herhangi bir itirazları da bulunmamaktadır.
MADDİ TAZMİNAT
Davacı ... trafik kazasında yaralanması sebebiyle maddi tazminat olarak sürekli iş göremezlik / daimi iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunmuştur. Nitekim, davacı vekili maddi tazminat talebini somutlaştırdığı 31/05/2018 tarihli talep açıklama dilekçesinde açıkça davaya konu maddi tazminat talebinin "daimi iş gücü kaybı / sürekli iş göremezlik" olduğunu vurgulamıştır.
Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacının yaralanmasına ilişkin olarak görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından eksik olduğu belirtilen tıbbi kayıtlar davacının muayenesi yaptırılarak ve Üniversite Hastanesine sevki sağlanarak ikmal ettirilmiştir. Ayrıca, Adli Tıp Kurumunun yazılı isteği üzerine davacı muayene edilmek üzere kuruma sevk dahi edilmiştir. Bu çerçevede, İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu (Üst Kurul şeklinde çalışan) 16/01/2023 tarihli raporunda davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle %16 oranında maluliyetinin oluştuğunu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren altı (6) aya kadar uzayabileceğini tespit etmiştir. Bahse konu Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporu, kaza tarihi (22/03/2017) itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre tanzim edildiğinden mevzuata uygun ve denetime açık olup, rapordaki maluliyet oranına ilişkin bilimsel tespitler hükümde esas alınmıştır.
Bu aşamada önemle vurgulanmalıdır ki; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 30/12/2022 tarihli ve 31/03/2022 tarihli raporlarında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacının maluliyetinin %23,2 olarak belirlemiştir. Ancak, somut olayda kaza tarihi 22/03/2017 tarihi olup, kaza tarihi itibariyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte bulunmadığından bu yönetmelik uyarınca belirlenen maluliyet oranın mahkememizce esas alınmamıştır. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre maluliyetin belirlenmesi ve bu maluliyet oranının hükme esas alınması mümkün değildir. Tekrar tekrar vurgulamak gerekir ki; kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir / zorunludur. ( Bkz. Yargıtay 4. HD. 2022/3985 E. 2023/9938 K.; Yargıtay 4. HD. 2022/2586 E. 2023/8122 K.; İstanbul BAM 9. HD. 2023/102 E. 2023/1276 K.; İstanbul BAM 8. HD. 2020/1086 E. 2023/307 K.)
Nitekim, davacı vekili bu durumun açıkça farkındadır. Keza, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 11/05/2022 tarihli dilekçede aynen "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca belirlenen maluliyetin hatalı olduğu, çünkü 22/03/2017 kaza tarihi dikkate alındığında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre maluliyet raporunun düzenlenmesi gerektiği" ifade edilmiştir. Hata, aynı dilekçenin devamında yukarıda belirtilen kaza tarihine göre hangi yönetmeliğin esas alınması gerektiği birebir yazılmış, dahası işbu dilekçe ekinde emsal Yargıtay kararı dahi sunulmuştur.
Tüm bu hususlara rağmen davacı vekili tarafından ısrarla daha yüksek maluliyetin belirlendiği ... Üniversitesi Hastanesinin 05/03/2018 tarihli raporunda tespit edilen %31 oranındaki maluliyetin esas alınması talep edilmiştir. ... Üniversitesi Hastanesinin 05/03/2018 tarihli raporunda maluliyet, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca belirlenmiş olup kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan bu yönetmeliğe göre maluliyetin belirlenmesi ve maluliyet oranının hükme esas alınması mümkün değildir. Esasen, az önce ifade edildiği üzere, davacı vekili pekala bu durumu sunduğu dilekçeler, hatta yine dosyaya ibraz ettiği emsal Yargıtay kararları ile iyi bildiği halde çelişkili davranma yasağını ihlal eden davranışlarda bulunmuştur. Kaldı ki, bu durum mahkememizin 09/11/2022 tarihli celsesinde ara karara yazılmış ve davacı vekiline bildirilmiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin ... Üniversitesi Hastanesinin 05/03/2018 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca belirlenmiş maluliyet raporunun esas alınmasına ilişkin beyanlarına itibar edilmemiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 15/10/2019 tarihli raporunda, davacının trafik kazasında yaralanması sebebiyle kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca %17 oranında maluliyetinin oluştuğunu tespit etmiştir. Ancak, davacının maluliyet raporuna karşı itirazlarının bulunması (HATTA İTİRAZLARININ KENDİ İÇERİSİNDE DAHİ ÇELİŞKİLİ OLMASI, DAHASI BUNLARIN AÇIKÇA TUTANAĞA YAZILARAK DAVACI VEKİLİNE BİLDİRİLMESİNE RAĞMEN, BU HUSUSTA MAHKEMEMİZİN 09/11/2022 TARİHLİ 12. CELSESİNİN ARA KARARINA BAKINIZ.), eksik tahkikat yapılmaması ve itirazların karşılanması amacıyla yine de Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Hasılı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu (Üst Kurul şeklinde çalışan) 16/01/2023 tarihli raporunda davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle %16 oranında maluliyetinin oluştuğunu tespit etmiş, bahse konu Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporu, kaza tarihi (22/03/2017) itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre tanzim edildiğinden mevzuata uygun ve denetime açık olup, rapordaki maluliyet oranı hükümde esas alınmıştır.
Kusur durumunun tespit edilmesi ve maluliyetin kesin olarak tayininden sonra dosya, maddi tazminat hesabı yapılması için aktüerya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Aktüer bilirkişi maddi tazminat hesabına ilişkin 28/04/2023 tarihli raporunda; davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde 15/09/2017 tarihinde davacıya 85.589,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesinin bulunduğunu, bu nedenle yerleşik Yargıtay içtihatları (Y.17 HD. 2011/11929 E., 2012/14825 K.) uyarınca isabetli olarak öncelikle ödeme tarihi itibariyle davacının maddi zararının tamamen karşılanıp karşılanmadığı yönünde inceleme yapmıştır. (Davalı sigorta şirketi, dava tarihinden önce 15/09/2017 tarihinde davacıya 85.589,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını öderken; TRH 2010 yaşam tablosunu esas almış, sigortalı araç sürücüsünü %100 oranında kusurlu kabul etmiş ve davacının maluliyetini %23,2 oranı üzerinden değerlendirmiştir. Bu yöntemle, dava öncesinde maluliyet tazminatı 119.767,31 TL olarak hesap edilmiş, ancak davacı ile davalı sigorta şirketi 85.589,00 TL kalıcı maluliyet tazminat tutarında anlaşma sağlayarak ibraname düzenlenmiştir.)
Bu itibarla, aktüer bilirkişi dava öncesinde, davalı sigorta şirketi tarafından 85.589,00 TL ödeme yapıldığından 15/09/2017 (dava öncesi) ÖDEME TARİHİ İTİBARİYLE davacı...'ın kazada kusurlu olmadığı kabul edilirse sürekli iş göremezlik tazminatı 80.861,67 TL; ancak kusur raporunda belirtildiği üzere davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilir ve tazminattan %20 oranında indirim yapıldığı takdirde bu sefer sürekli iş göremezlik tazminatının (80.861,67 TL x 80 /100 =) 64.689,34 TL olduğunu hesaplamış, netice itibariyle dava öncesinde yapılan ödeme ile davacının sürekli iş göremezlik zararının tümüyle karşılandığını tespit etmiştir.
Uzman Aktüer bilirkişinin 28/04/2023 tarihli raporu ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olması, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranının esas alınması, öte yandan hesaplamada güncel içtihatların ve Yargıtay uygulamasının takip edilerek TRH 2010 yaşam tablosunun ve özellikle dava öncesinde ödeme yapıldığından "ödeme tarihindeki veriler dikkate (asgari ücret vs.) alınarak yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının" (Y. 17. HD. 2016/4127 E. 2019/644 K.; İstanbul BAM 8. HD: 2022/2071 E. 2023/344 K.) denetlenerek hesaplama yapıldığından hüküm kurmaya elverişlidir, bu nedenle raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında; davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde bahse konu trafik kazası nedeniyle davacıya 15/09/2017 tarihinde toplam 85.589,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesinin yapıldığı, öncelikle dava öncesinde yapılan bu ödemenin, ödeme tarihi itibariyle ve ödeme tarihindeki verilerek dikkate alınarak yeterli olup olmadığının araştırılması gerektiği, bu kapsamda hükme esas alınan 28/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda ödeme tarihi itibariyle ve ödeme tarihindeki veriler nazara alınarak hak edilen sürekli iş göremezlik tazminatının (kusur indirimi yapılmaksızın) 80.861,67 TL olduğu, dolayısıyla dava öncesinde yapılan ödeme tutarının davacının dava konusu ettiği sürekli iş görmezlik zararını karşıladığı, hasılı davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının bulunmadığı, öte yandan davacının trafik kazasında oluş şekli itibariyle kusurlu olmamakla birlikte yaralanma ile sonuçlanan eylemde davacının aracın yolcu taşımaya müsait olmayan bagaj bölümünde seyahat etmesi, bu itibarla yaralandığı bölgeler gözetilerek zararın artması bakımından yaralanma eylemi ile emniyet kemeri takılmaması arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan müterafik kusurlu olduğu, ne var ki yukarıda belirtildiği üzere müterafik kusur indirimi yapılmasa dahi, davacının dava öncesinde aldığı ödeme ile sürekli iş göremezlik tazminatının tamamının karşıladığı, davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı kalmadığı anlaşılmakla, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 233,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (100,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/10/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!