WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/290 Esas
KARAR NO : 2024/351

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2018
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 04/06/2014 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 28/02/2018 tarihine kadar 3 yıl 8 ay 24 gün boyunca uygulandığını, davalı şirketin ... markasını kullanmak suretiyle ticari faaliyetine devam ettiğini, davalı şirket tarafından ... 5. Noterliğinin ...tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından ... 32. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce tek taraflı haksız feshi sebebiyle uğranılan kar kaybı zararı olarak şimdilik 5.000 TL 'nın sözleşmenin fesih tarihi olan 28/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin 24.maddesinde yer alan 50.000 USD cezai şart bedelinin şimdilik 1000-USD kısmının 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi doğrultusunda sözleşmenin fesih tarihi olan 28/02/2018 tarihinden itibaren başlamak üzere işletilecek Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmelerinden ilkinin 5 yıl süreli 50.000 USD haksız cezai şart tutarlı ikincisinin ise 10 yıl süreli 30.000 USD haksız cezai şart tutarlı olduğunu, sözleşmelerin diğer tüm maddelerinin aynı içerik ve görüntüye sahip olmakla birlikte ilkinin geçersiz hale geldiğini, ikinci sözleşmenin 19.maddesi gereğince müvekkili şirketin teminat senedi tanzim ettiğini, müvekkili şirketin uzun süre zararda olması ve kira ödemelerini dahi aksatmak zorunda kalması sebebiyle ticari ilişkiyi devam ettiremeyecek hale geldiğini, 28/02/2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile şirketin tasfiyesine karar verdiğini, tasfiye ilanının 23 Mart, 30 Mart ve 06 Nisan 2018 tarihlerinde TTSG de yayınladığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının tüm UYAP kayıtları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 05/10/2023 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 29/03/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11/02/2019 tarihli bilirkişi raporu,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın vergi beyannameleri, ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, bayilik sözleşmesi (franchise) sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart, kar kaybı ve ciro prim kaybı istemlerine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında 04.06.2014 tarihli ve beş yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin fesih tarihi olan 28.02.2018 tarihine kadar 3 yıl 8 ay 24 gün süreyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği, davalı şirket tarafından ... 5.Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin davacı şirkete bildirildiği, davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak feshedildiğinden bahisle cezai şart, kar kaybı ve ciro prim kaybı istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları ile, belirli süreli bayilik sözleşmesinin bayi tarafından süresinden önce haksız feshedilmesi halinde kar mahrumiyeti talep edilebilecek ise de, kar mahrumiyeti zararı tespit edilirken, davacının aynı bölgede aynı şartlarla yeni bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için gerekli olan makul süre belirlenerek, davacının talep edebileceği kar mahrumiyeti buna göre hesaplanmalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2016/2825 Esas 9158 Karar 23/05/2016 tarih, 2015/11965 Esas 2016/6931 Karar 20/04/2016 tarih, 2015/11090 Esas 2016/1858 Karar 08/02/2016 tarih).
Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin "Hakli Sebeple Fesih” başlıklı 21.maddesi incelendiğinde davalı bayiye fesih imkanı tanıyan hüküm bulunmadığı, ancak olağanüstü hallerin, haklı sebeplerin bulunduğu durumlarda sözleşmede hüküm olmasa dahi, tarafların sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu, davalı tarafın dosya kapsamında haklı sebep olarak söz konusu yerden zarar etmesini gerekçe gösterdiği, taraflar arasındaki sözleşmede, bayinin zarar etmesinin haklı sebeple fesih oluşturacağı hususunun düzenlenmediği, nitekim sektör bilirkişisi tarafından tanzim edilen kök ve ek raporlar ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafça süresinden evvel ve haksız şekilde feshedilmiş olduğunun sübuta erdiği, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshinin kabulü nedeniyle davacı tarafça ancak müspet zarar talebinde bulunulabileceği, müspet zararın, kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türü olduğu, kâr yoksunluğu ve ciro prim kaybı zararının doğrudan araştırılması ve tespit edilmesi gerektiği, somut olayda, kâr mahrumiyet istemi ve ciro prim kaybı isteminin müspet zarar kapsamında olduğu, her ne kadar bilirkişiler tarafından 15 aylık süreye ilişkin kar mahrumiyeti hesabı yapılmış ise de yerleşik içtihatlar gereği bayilik sözleşmelerindeki makul sürenin 6 ay olduğu, bu itibarla Mahkememizce re'sen hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmakla 6 ay üzerinden hesaplanan kar kaybı ve ciro prim kaybı taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bayilik sözleşmesinin 24.maddesi uyarınca davacının cezai şart isteminde bulunduğu, bilirkişi kök ve ek raporları ile de tespit edildiği üzere hükmün genel işlem koşulu olarak kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki davalı tarafça gönderilen ihtarnamenin birinci bendinde genel işlem koşullarından ve yazılmamış sayılmadan bahsetmişse de nihai olarak davalının yazılmamış sayılan hükümler haricinde kalan hükümlerle sözleşmeye devam etme iradesini davacıya bildirmediği, bu durumda cezai şart talep edilebileceği, önem arz eden hususun feshin haksız olup olmadığı çerçevesinde olduğu, az yukarıda izah edildiği üzere davalı tarafın feshinin süresinden önce ve haksız olarak kabulünün sübut bulduğu, zira ticari hayatın doğal akışı içerisinde şirketlerin zarar edebileceği, bunun tek başına haklı fesih gerekçesi oluşturmayacağı, zarar etmenin haklı sebep olması durumunda zarar eden her şirketin böyle bir hakka sahip olabileceği, bu durumun da ticaret hayatına zarar vereceği, bu nedenle sözleşmenin çekilmez hale gelmediği, feshin haklı olmadığı, hal böyle iken bu durumun sözleşmenin ihlali anlamına gelebileceği ve nihai olarak davacının cezai şartı davalıdan talep edebileceği tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 22.maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da, cezai şart tacirin iktisaden mahvını gerektirecek derecedeyse tenkise karar verilebileceği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile belirlenen cezai şartın davalının mahvına sebep olacağının belirlendiği, bu itibarla yerleşik uygulamalar da göz önünde bulundurularak belirlenen cezai şarttan 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği, davacı tarafın talebinin 1.000,00-USD olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/4-65 Esas 2022/1387 Karar sayılı kararı gereği davacının talebini ıslah dilekçesiyle yükselttiği bedel üzerinden ve taleple bağlı kalınarak hâkim tarafından tenkisin yapılması gerektiği anlaşılmakla, 500,00-USD cezai şart talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporları, ıslah dilekçesi göz önünde bulundurularak davacının kar kaybı, cezai şart ve ciro prim kaybı taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Kar kaybı olarak 55.200,00-TL ve ciro prim kaybı olarak 18.896,52-TL olmak üzere toplam 74.096,52-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 30/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart bedeli olan 500,00-USD'nin dava tarihi olan 30/03/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (76.100,57-TL) üzerinden alınması gereken 5.198,43-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 153,05-TL peşin harç ve 3.147,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.300,05‬-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.898,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 153,05-TL peşin harç ve 3.147,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.300,05‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 6.749,75‬‬-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 2.720,67-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.750,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 1.641,54-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 18.031,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024

Katip ...

Hakim ...