WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/166 Esas
KARAR NO : 2024/277

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/03/2024
KARAR TARİHİ : 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması yargılaması neticesinde;
DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı, Araç kiralama nedeni ile dava konusu senedi imzaladığını taraflar arasında ticari ve hukuki iş olmadığını müvekkilin iade talebine rağmen senedi geri verilmediğini, Davacı aleyhine ... 14 İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla başlatılan takip, 15/01/2024 vade tarihli 12.000 TL bedelli bono ile hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirildiğini bu takibin iptali için başvuruda bulunulduğunu, ilgili hukuki süreçte, Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesi gereğince, bononun geçerlilik şartları belirtildiğini, ancak,15/01/2024 tarihli 12.000 TL bedelli bonoda Davacı ... sadece imza attığı, diğer zorunlu unsurlar ise lehtar ve Davalı ... tarafından sonradan doldurulduğu, ayrıca dava konusu senetde keşide yeri bulundamadığı. Bu durum, takibe konu edilen bononun kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığını ve takibin hukuka aykırı olduğunun belirtildiği, davacının borçlu olunmadığının tespiti talep edildiğini, Davalı nın senedi tahsil etme olasılığının yüksek olduğununu, Bu durum, davacının olmayan bir borcu ödemesine ve mağduriyet yaşamasına yol açabileceğini. Tüm bu sebeplerle, söz konusu senedin iptalinin, borcun olmadığının tespitini ve senedin ödenmemesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 72/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep etme zorunluluğunun ortaya çıktığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre, bu Kanunun 4. maddesi ve diğer ilgili kanunlar uyarınca ticari davalardan kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri için arabulucuya başvuru şartı getirildiğinin, bu bağlamda, işbu davaya ilişkin olarak arabuluculuk ile yapılan görüşmede anlaşma sağlanamadığı, anlaşma sağlanamadığı için mahkemeye başvurulduğunu, açıklanan sebepler doğrultusunda başvurulan davanın kabul edilmesini ve re’sen dikkate alınmasını, davacının davalıya sunduğu 15/01/2024 vade tarihli 12.000 TL bedelli bono iptali ile davacının davalıya borçlu olmadığının hükme bağlanmasını ayrıca, senedin ödenmemesi durumunda İcra ve İflas Kanunu’nun 72/2. maddesi uyarınca çekin teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir alınmasını talep ettiğini, davanın sonuçlanmasına kadar ilgili senedin ve ... 14 İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı dosyasının durdurulmasını ve ödenmemesi için tedbir konulmasını, aynı zamanda, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Somut olayda davacının davasını başvuru ve peşin harç ödemeden açtığı ve dava dilekçesinde her ne kadar arabuluculuk yoluna başvurulduğu açıklansa da son oturum tutanağının mahkememize sunulmadığı görülmüştür. Davalı tarafa tebligat yapılmadan önce davacı tarafa 20/03/2024 tarihinde hazırlanan muhtıra ile başvuru harcı, peşin harç ve gider avansının yatırılması için ve arabuluculuk başvurusuna ilişkin son oturum tutanağının sunulması için kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonucu usule uygun bir şekilde ihtar edilmiştir. Ancak verilen kesin süre içinde eksikliklerin giderilmediği anlaşılmıştır.
TTK md. 5/A hükmü “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklindedir. Hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere menfi tespit davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A/2 maddesi “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” şeklindedir. Bu maddeye göre, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesinde sunulmaması halinde davacıya bir haftalık kesin süre verilir. Ancak başvuru yapılmadığının anlaşılması halinde süre verilmesine gerek yoktur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının dava dilekçesinde arabuluculuk son oturum tutanağını sunmamış olması ve mahkememizce verilen kesin süre içinde de sunulmaması sebebiyle; dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olduğu ve arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olmadığı gözetilerek davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalıya muhtıra tebliği için yapılan tebligat gideri olan 10,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, miktar itibariyle dava değeri istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır