WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/158 Esas
KARAR NO : 2024/275
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ...'ın 09.11.2022 tarihinde, ofisten eve gitmek üzere ... plakalı aracı ile ofisinden saat 17.20 gibi çıktığını ve evine yaklaştığı noktada yaklaşık saat 17.30 gibi ... Bey Sokak ile ... Sokak’ın kesiştiği noktada ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarpması suretiyle trafik kazası meydana geldiğini, kazada çarpılan arabanın müvekkilinin arabası olduğunu, kaza sonrası, müvekkilinin hemen arabadan çıktığı ve diğer aracın sürücüsünün ve o arabadaki diğer kişilerin sağlık durumunu kontrol ettiğini ve akabinde de hemen polisi aradığını, kazadan sonra 5 dakika içinde önce asayiş polisleri ve 15 dakika içinde de trafik polisleri olay yerine geldiğini, Trafik polislerinin kaza yerini incelediğini ve bu kaza ile ilgili Trafik Kazası Tespit Tutanağını hazırladığını, yapılan alkol kontrolünde müvekkilinin 1.07 promil alkol oranı çıkınca sonuca itiraz ettiğini, zira müvekkilinin o gün saat 13.00 gibi ofisteyken bir bardak alkol aldığını ve 17.20 gibi ofisten çıktığında kendisinde hiçbir alkol etkisi hissetmemiş durumda olduğunu, müvekkilinin bu kazaya karışan ... plakalı aracı için davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numaralı “... Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi” olduğundan, kazadan sonra davalı sigortayı acentesi vasıtasıyla hemen bilgilendirmiş ve kaza ile ilgili zararlarının karşılanmasını talep ettiğini, müvekkilinin aracının servisine çekildiğini, davalı sigorta şirketinin eksperini göndererek aracın hasar durumunu incelettirdiğini, daha sonra davalı sigorta şirketinin 5.12.2022 tarihli yazısı ile bu kazanın sigorta teminatı dışında kaldığını belirterek kaza ile ilgili oluşan zararları ödemeyeceği anlamına gelen bir cevap verdiğini, her ne kadar yazıda belirtilmemişse de davalı sigorta şirketinin kazayı sigorta teminatı dışına çıkarma sebebinin müvekkilinin kaza sırasında alkollü olması olduğunu daha sonra sözlü olarak müvekkilime bildirildiğini, davalı sigorta şirketinin, kaza sonrası oluşan zararı hukuka aykırı ve kötü niyetli bir değerlendirmeyle Kasko Sigortası teminatı dışına çıkarması sebebiyle işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, bu kazanın münhasıran müvekkilinin alkollü olması sebebiyle oluşmadığı; kazanın, çok hızlı bir şekilde gelen, frene dahi basmayarak ve kazayı önleyici diğer tedbirlere de başvurmayarak ve muhtemelen yola da bakmayarak kazaya sebep olan ... plakalı araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin ... plakalı aracında işbu davaya konu edilen kazadan sonra oluşan hasarın onarımı için müvekkilinin servise toplam 174.486,00 TL ödediğini, davalı sigorta şirketi hasarı ödemeyeceğini belirttiğinden ve bir an önce aracın onarımı gerektiğinden, müvekkili tarafından peşin ödenmesi gereken onarımın müvekkilinin o aşamadaki finansal gücüne göre en az maliyetle yapılabilmesi için onarım orijinal parçalarla ve yetkili servis tarafından yapılamadığı ve müvekkilinin bu sebeple de zarara uğradığını, davalı sigorta, hasarı kasko teminatı kapsamına haksız ve hukuka aykırı davranışı sebebiyle almamış olması sebebiyle müvekkiline bu sebeple de zarar verdiğini, işbu dava kapsamında hesaplanacak onarım bedelinin salt müvekkilinin ödediği fatura ile sınırlı tutulmaması, onarım orijinal parçalar ile yetkili serviste yapılsaydı tutarı ne olacaksa ona göre bir hesaplama yapılması gerektiğini beyanla; Davaya konu aracın davaya konu kazası sebebiyle kasko sigortası kapsamında ödenmesi gereken hasarı ile ilgili tazminatın şimdilik 174.486,00 TL’sinin kaza tarihi olan 9.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, davalı sigorta şirketi, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarını bilmesine ve Trafik Kazası Tespit Tutanağında diğer araca da açıkça kusur atfedilmiş olmasına rağmen, salt sigortalının (müvekkilin) dava açmasını zorlamak amacıyla kaza ile ilgili hasarı kasko sigorta poliçesi kapsamında değerlendirmediğinden ve bu durum açıkça HMK’nın 329. maddesindeki kötü niyetli davalı anlamına geldiğinden, davalı hakkında gerek vekalet ücreti gerekse disiplin cezası bakımından HMK’nın 329. maddesinin uygulanmasına, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlığın çözümü için görevli mahkeme TKHK 3/1-1 kapsamında tüketici mahkemeleri olduğunu, açılan davanın görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya ait aracın sürücüsünün kaza anında yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunu, Kaza Tespit Tutanağı'na göre 05.11.2022 saat 17.50'de İstanbul Kadıköy'de meydana gelen kaza nedeniyle sürücünün 18.20'de alkol değerleri 1.07 promil olarak kayda geçtiğini, amir hükümler ve yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında yasal sınırın üzerinde alkollü kullanım neticesinde zarara uğrayan sigortalının hasar başvurusunun reddi usul ve yasaya uygun olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava kapsamında münhasıran alkol etkisinin araştırılması halinde dahi meydana gelen kazada 114,5 promil alkollü sigortalı araç sürücüsünün kazada münhasıran alkol etkisi ile sorumlu olduğunun da kabulü gerektiğini, müvekkili şirketin davaya konu olay nedeniyle sorumluluğu bulunmamakla birlikte sorumluluğumuza hükmedilmesi halinde TTK 1459, kaksgş b.3.3.1.1 ve sigortanın zenginleşme aracı olamayacağına dair yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca kaza tarihindeki gerçek zararın tespiti gerektiğini beyanla; Davanın görev yönünden reddine, Sigortalı araç sürücüsünün 114,5 promil alkollü olması nedeniyle poliçe kapsamında talep edilebilir olmayan usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kasko Sigorta Poliçesi örneği, Trafik Kazası Tespit Tutanak örneği, olay yeri fotoğrafları ve kroki, kaza ile ilgili kamera kaydı (USB), hasar dosyası örneği, kaza sebebiyle servis tarafından yapılan onarıma ilişkin fatura ve ödeme belgeleri örneği, alkol testi sonucu, davalı sigorta şirketinin hasarın sigorta teminatı dışında bıraktığına dair yazı örneği, davaya konu aracın ruhsat örneği, Arabuluculuk Tutanak örneği, ekspertiz raporu örneği, ... plakalı araç kaydı ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 07/06/2023 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 14/07/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Trafik kazasının oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsü ... ...' ın % 75 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında Asli derecede etkili olduğu,
Olan trafik kazasının oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsü ... ...' nun %25 (Yüzde Yirmibeş) oranda tali derecede etkili olduğu,
Dava konusu ... plakalı aracın hasarları dikkate alınarak, yetkili servis standardında ve orijinal parça kullanılarak yapılacak onarımı bedelinin 168.812,94 TL +KDV =199.199,26 TL (KDV dahil) olacağı,
... plakalı araç sürücüsü ... ...' n 09.11.2020 tarihinde yaptığı kaza anında 1,14 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, ancak kazanın münhasıran alkole bağlı olara meydana gelmediği,
Davaya konu kazanın ve hasarın Kasko sigorta poliçe teminatı içinde kaldığı,
Davalı sigorta şirketinin 05.12.2022 tarihinde temerrüte düştüğü" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 27/07/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 199.199,26'ye arttırdığı, tamamlama harcının yatırıldığı görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava, davalıya kasko poliçesiyle sigortalı bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu uğradığı hasarın tazminine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; 09.11.2022 günü saat 17:50 sıralarında (sürücünün beyanına göre 17.30 sıralarında) sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahellesi, ... Bey Sokağı üzerinde seyir halinde ilerlerken, ... Sokağı ile ... Sokağının kesiştiği dört yollu kavşağa geldiğinde, kendi konumuna göre sağ tarafta bulunan ... Sokaktan kavşağa girmek için manevra yapmış olan sürücü ... ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına kendi aracının yan kısımlarıyla çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce 08/11/2023 tarihli 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı kararla; davanın kabulü ile 199.199,26 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 05.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2024/... Esas 2024/... Karar 28/02/2024 tarihli kararı ile "Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı arasında34 UA 1220 plakalı plakalı otomobil için Kasko Sigorta Poliçesi imzalanmıştır. Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesine konu araçta ticari vasıfta olmadığından açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişiler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevlidir." gerekçesi ile kaldırıldığı, dosyanın mahkememizin 2024/ ... sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un 5/3. maddesi ile " Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi ile sigortacısı olan davacı arasında ... plakalı plakalı otomobil için Kasko Sigorta Poliçesi imzalanmıştır. Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesine konu araçta ticari vasıfta olmadığından açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişiler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,
3-6100 sayılı H.M.K.'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-H.M.K.'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/04/2024

Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza