WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/137 Esas
KARAR NO : 2024/475
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket, ... numaralı poliçe ile müvekkilinin ... plakalı aracı için bir kasko poliçesi düzenlendiğini, daha sonra anılan aracın maddi hasarlı bir kazaya uğradığını, bu kaza nedeniyle ... Yolu, ... Mah. ... Cad. No: ... / Ankara adresinde bulunan ... yetkili servisine götürülmüş ve kasko poliçesi kapsamında tamir edilmesi talep edildiğini, yetkili servisin ... numarası ile hasar dosyası açıldığını müvekkiline bildirdiğini, yetkili servisin daha sonra dosya kapsamında araç masraflarının davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmayacağını belirttiğini, gerçeğe aykırı ve varit olmayan bazı gerekçeler ileri sürüldüğünü müvekkilinin haricen öğrendiğini, davalı sigorta şirketinin hiçbir şekilde müvekkiline de bilgi vermediğini, müvekkilinin kasko poliçesi kapsamında kendisine ödenmesi gerekirken ödenmeyen zararı, yetkili servise yapılan ödeme tutarı olan 120.242,41 TL'nin ödenmesi için davalı şirkete 26.12.2023 tarihinde ihtar çekildiğini, ihtarın 27.12.2023 tarihinde davalı yana tebliğ edildiğini, ihtara cevap verilmemesi ve zararın karşılanmaması nedeniyle işbu davanın açıldığını beyanla; davanın kabulü ile davalı sigorta şirketinin ödemesi gerekirken ödemediği ve müvekkilin yetkili servise ödemek zorunda kaldığı 120.242.41 TL’nın, 03.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun zamanaşımına uğradığını, görev itirazı olduğunu, kazadan sonra müvekkili şirkete yazılı hiçbir başvuru ve kazayla ilgili bilgi ve belgenin temin edilemediğini, dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollu olması nedeniyle hasarın teminat dışı olduğunu, meydana gelen hasar ile kazanın uyumsuz olduğunu beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta poliçe örneği, fatura örneği, ihtarname örneği, Arabuluculuk anlaşmama tutanak örneği, 06DZK155 plakalı araç takyidat bilgisinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 TTK 4. maddesinin 1. fıkrasında ticari davaların tanımı yapılarak her iki tarafında ticari işletmesinden kaynaklanan davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan davaların ticari dava olduğu düzenlenmiştir.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenmiş olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı araç maliki şirket ise de; talep konusu ... plaka sayılı araç, taraflar arasında düzenlenen poliçeye göre, kullanım amacı "hususi oto" olan ... marka otomobil olduğundan diğer bir ifadeyle ticari araç niteliğinde bulunmadığından, davacının tüketici konumunda olduğu konusunda duraksamamak gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 07/06/2016 gün 2016/4795 Esas 2016/6973 Karar sayılı emsal içtihadı)
Davanın, tüketici konumunda olan davacı sigortalı tarafından kasko sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davası olduğu ve 6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28/05/2014 tarihinden sonra 04/03/2024 tarihinde açıldığı, Kasko Sigorta Poliçesine göre davacıya ait aracın hususi araç olduğu, ticari araç olmadığı gözetildiğinde, davanın nispi ya da mutlak ticari dava olması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki ilişki de davacı yönünden bir tüketici ilişkisidir. Taraflar arasındaki Kasko Sigorta Sözleşmesi ilişkisinde davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici konumunda bulunması nedeniyle, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6502 sayılı TKHK'nın 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK 114/1-c maddesi gereğince görev hususu dava şartı olması HMK 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi gerektiğinden davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,
3-6100 sayılı H.M.K.'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-H.M.K.'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/06/2024

Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza