T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/104 Esas
KARAR NO : 2024/276
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı, "..." adresinde .... seri numaralı sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet verdiğinin mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik enerjisi kullanımı yapıldığının tespit edildiğinin, yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı Davalı tarafından ödenmediğiin Davacı Şirket, alacağının tahsili amacıyla ... 29. İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takip dosyası nezdinde Davalı aleyhine icra takibinin başladığını Davalı, borçlu bulunduğu miktarı ödemediği gibi icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak, salt takibi durdurmak ve Müvekkil Şirket'in alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla itiraz ettiğini takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olduğunu, bu sebeple, işbu davanın ikame edilmesini zarureti hasıl olduğunun, Davacı Şirket'in başlatmış olduğu icra takibine konu kaçak elektrik enerjisi bedelinin tespit edildiğini, Davalı'nın haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptaline karar verilmesinin ve itirazında kötüniyetli olan Davalı'nın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini gerektirdiğini, davalı'nın itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun dolayısıyla takip dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin gerektiğini, davalının kaçak kullanım gerçekleştirdiğinin hususu belgelerle sabit olduğunu, Davalıya ait adreste 31.08.2023 tarihinde davacı şirketin kaçak elektrik kontrol ekiplerince yapılan kontrolde; sayaç ölçü sistemine müdahale edildiğini sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı şekilde kaçak elektrik enerjisi kullanımının yapıldığı tespit edildiğini yani borçlu şirketin elektrik faturası ödememek için profesyonel şekilde sayaca ve ekipmanlarına müdahale ettiğini, karşılığını ödemeden enerji kullandığını, yapılan tespite istinaden davalı/borçlu aleyhine ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının tutulduğu, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin, kaçak elektrik kullanımı durumunda yapılacak kaçak tahakkukunun nasıl olması gerektiğinin kesin sınırlarla belirlendiğini, bu hesaplama, davacı şirketinin serbest tasarruf alanının olmadığı, tamamen yönetmelikteki çarpanlara ve yönteme göre yapılan bir işlem olduğunu, kaçak elektrik kullanımının tespit aşamasına ait fotoğraf kayıtlarının sunulduğunun tespit aşamasından sonra yapılan tahakkuk ve faturalandırma işlemine ait ilgili mevzuatın hükmü ve hesaplama yönteminin kaçak elektrik tespitinde açıklandığını, tüm açıklamalar doğrultusunda müvekkil şirketçe yapılan tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmamakta, tüm tespit ve tahakkuklar ilgili mevzuata uygun şekilde yapılmış bulunuduğu, ancak Davalı tarafından adresinde kaçak/usulsüz elektrik tüketimi gerçekleştirdiği, kötüniyetli olarak borcunu ödemekten imtina ettiği ve üstelik kendi aleyhine başlatılan icra takibine de kötü niyetli olarak itiraz ettiği, Davalı'ya tahakkuk ettirilen fatura ve kaçak elektrik tüketim tutanakları incelendiğinde Davacı Şirket'in alacağı ortaya çıkacağını, bu sebeple mahkememizce haklı davanın kabulü ile ... 29. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında vaki itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini Davacı şirket dava şartının yerine getirdiği, istanbul arabuluculuk bürosu ...büro dosya numarası, ... arabuluculuk numarası ile 24.11.2023 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığını, Davacı Şirket ile Davalı arasındaki uyuşmazlık gereği ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya Numarası üzerinden 29.12.2023 tarihinde görüşme yapıldığı ANLAŞAMAMA hali ile sonuçlandığı, dava şartı yerine getirildiği fakat anlaşamaması nedeni ile işbu davanın ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğu, Davacı Şirket her ne kadar dava konusu kaçak kullanımlarının karşılığı olan fatura alacağının tahsili için çabalamış olsa da Davalı taraf hiçbir şekilde borcunu ödemeye ilişkin bir çaba sarf etmediğini. Hal böyleyken; haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın, ilgili icra takibini durdurmuş olması sebebiyle iptali gerektiğini, kötü niyetli borçlunun itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İtirazın iptali davasında icra inkâr tazminatı hükmedilmesi için; geçerli bir takip yapılmış olmadığı, takibe karşı süre içerisinde itiraz edilmiş olmadığı, süresi içerisinde itirazın iptali davası açılmasının, itirazın haksız olması ve likit alacak olması gerekmekte olduğunun, alacak miktarının borçlu tarafından takibe itiraz edilmeden önce bilinmesi mümkün olduğu hallerde alacağın likit olduğu kabul edilmediğini, yargıtay tarafından icra inkâr tazminatı; İİK’nın 67’nci maddesiyle konulmuş olan itiraz tazminatının, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip durduran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulduğunu bir müeyyide olarak tanımlandığını, somut olayda Davalı, zaman kazanmak amaçlı olarak kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz ettiğini. Borç faturadan kaynaklı olduğu için Davalı, işbu davaya konu borç miktarını bildiğini, davalının likit olan alacağa istinaden başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğinden, İİK’nın 67/2. maddesinin; içtihatları gereği, Davalı'nın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yukarıda arz ve izah olunun sebeplerle duran icra takibine devam edilebilmesini ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için İİK Madde 67 gereğince işbu itirazın iptali davası açılması zarureti hâsıl olduğunu, Davalı'nın ... 29. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası tahtında yapmış olduğunu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı'nın %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf'a yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Vergi Dairesi Başkanlığı müzekkere yazılarak,Mahkememiz davalısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... Ticaret Sicili Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememizin 2024/104 esas sayılı dosyasına gönderilmesi, istenmiştir.
... Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememizin 2024/104 esas sayılı dosyasına gönderilmesi, istenmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Somut olayda davalı hakkında tacir araştırılması yapılmış ve davalının esnaf sınırını aşan bir gelirinin bulunmadığı, tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davanın niteliği itibariyle mutlak ticari davalardan olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu sebeplerle mahkememizin görevsizliği yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/04/2024
Katip
e-imzalıdır.
Hakim
e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!