WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/75 Esas
KARAR NO : 2023/674
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/02/2023
KARAR TARİHİ : 30/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı takip dosyasından başlatılan icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile harca esas değer olan asıl alacak üzerinden takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama sonuna kadar alacak haklarının zayi olmaması zımnında gerekli ve yeterli teminatın ibrazı ile ihtiyati haciz kararı verilmesini, müvekkili ile davalı arasında ticari bir alım - satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davalı borçlunun bahsi geçen ürünlerin bedelini ödemediğini, akabinde alacaklarına kavuşmak amacıyla açılan icra takibine itiraz edildiğini, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ilgili icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yetkisiz ... İcra Müdürlüğü'nde 2022/... esası ile başlatılan icra takibine yapmış olunan itiraz neticesinde ilgili takip dosyasının kapatılarak yetkili İstanbul İcra müdürlüklerine tevzi edildiğini, mesnetsiz ve gerçekliğe aykırı olarak başlatılan icra takibi, ... İcra Müdürlüğü'nde 2022/... esassını aldığını, davacının gerçekliğe aykırı icra takibe borca ve ferilerine süresi içerisinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu ancak işbu davanın ikame edildiğini, usulsüz icra takibi ile hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli taleplere karşı beyanlarını sunma zaruretinin doğduğunu, itirazın iptali davalarının İcra Hukuk Mahkemelerinin görev alınana girdiğini, öncelikle görevsiz mahkemede açılan davaya karşı itiraz ettiklerini, davacının 'Teklif ve Sözleşme Formuna' göre davacının demonte konteynarları ve diğer ürünleri teslim edecek, müvekkilinin de karşılığında 300.000,00-TL kapora bedelini ve sevkiyatı sırasında 200.000,00-TL'sini ödeyeceğini, bu nedenle müvekkili şirketin davacı şirketin banka hesabına 09/03/2022'de 300.0,00-TL ve 07/04/2022 tarihinde 200.000,00-TL olmak üzere toplamda 500.000,00-TL ödeme yapıldığını, ilgili ödemelerin makbuzlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, makbuzlardan ve davacının davaya dayanak olarak gösterdiği faturalardan görüleceği üzere, 500.000,00-TL'lik avans ödemesinin yapıldığını, davacıların ödemelerini almalarına rağmen mükerrer ödeme talep ettiklerini, bu nedenle icra takibine ve işbu davaya itirazlarının haklı olduğunu, itirazlarının kabulünün gerektiğini, taraflar arasında karşılıklı borç yükleyen bir iş ilişkisi kurulmuş olsa da, davacının bu borçlarını ayıplı olarak yerine getirdiğini, teslim edilen konteynerların çatılarının su sızdırdığını, bu durumun davacıya bildirildiğini, mallardaki ayıpların düzeltilmediğini, müvekkili şirketin usulüne uygun ödeme yapmasına rağmen anlaşma konusu konteynerları teslim alamadığını, çatısından su sızdıran konteynerlara ait görüntülerin dilekçe ekinde sunulduğunu, davacıya yapılan ayıplı malların tamiri taleplerinin de cevapsız bırakıldığını, müvekkili şirketin ayıplı mal hakkında borçlar kanunundan kaynaklanan seçimlik haklarının kullanılamadığını, bu durumda asıl mağdur olan müvekkili şirketin zararlarının tazmini ve ödediği fatura bedellerinin iadesinin gerektiğini, davacı tarafın haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak açtığı davadan dolayı %20'den az olmamak üzere köyü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2022/... esas sayılı takip dosyasının bir örneğinin UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Tarafların ticaret sicil kayıtları incelenmiştir.
22/09/2023 tarihinde SMMM bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
Tarafların sunmuş olduğu deliller ve belgeler incelenmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesi uyarınca düzenlenen fatura alacağına ilişkin başlatılan takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, açılan işbu davanın ve takibe yapılan itirazın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı alacaklı takip talebinde alacağını dört adet faturaya dayandırmış, ancak fatura bilgilerini belirtmemiş ve faturaları da icra dosyasına sunmamıştır. Dava dilekçesinde davacı vekili alacağın 08/04/2022 ve 19/03/2022 tarihli faturalardan kaynaklandığını ileri sürmüş ve bu faturaları dosyaya ibraz etmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde ise, talep edilen alacağın cari hesap alacağı olduğunu beyan etmiştir. HMK md. 119 uyarınca dava dilekçesinin içeriğinde “Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri”nin yer alması gerekir. Yine HMK md. 139 uyarınca taraflara verilen kesin süre içinde dilekçede gösterilen ancak henüz sunulmayan belgelerin sunulması gerekir. HMK md. 141’e göre ise, “Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.” Somut olayda davacı vekili, dava dilekçesinde alacağın dayandığı faturaları 08/04/2022 ve 19/03/2022 tarihli faturalar olarak somutlaştırmış ve bunları dosyaya ibraz etmiştir. Ayrıca alacağın satış sözleşmesinden doğduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu takip dosyasında ise, herhangi bir fatura bilgisine yer verilmediği gibi faturalar takip talebinde icra dairesine sunulmamıştır. Bu kapsamda taraflar arasındaki hukuki ilişki ve borç durumu dava dilekçesinde belirtilen 08/04/2022 ve 19/03/2022 tarihli faturalar kapsamında incelenmiş; bilirkişi raporu ile tespit edilen diğer faturalar ve davacı vekilinin 02/10/2023 tarihli beyanları HMK md. 141 uyarınca iddiaların değiştirilmesi niteliğinde olduğundan hükme esas alınmamıştır.
22/09/2023 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş; defterlerin usule uygun olduğu ve birbirleriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Ticari kayıtlara göre davalının davacıya 09/03/2022 tarihinde 300.000,00 TL ve 07/04/2022 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde ödeme savunmasında bulunmuş ve dekontları mahkememize ibraz etmiştir. Tarafların ticari kayıtlarına göre açık hesap ilişkilerinin bulunduğu görülmüştür. Bu doğrultuda davacının talep ettiği 08/04/2022 ve 19/03/2022 tarihli faturalara konu borcun ödendiği tespit edilmiştir. Davacının takip talebinde belirttiği miktarlarla uyumlu olarak 06/07/2022 ve 06/08/2022 tarihli 135.000,00’er TL’lik iki adet kurulum faturası ve 04/07/2022 tarihli 5.900,00 TL’lik tadilat faturası tespit edilmiştir. 75.095,51 TL değerinde bir fatura tespit edilememiştir. Davacı vekili 75.095,51 TL’nin cari hesap alacağı olduğunu beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davacının dava dilekçesindeki iddiaları ile bağlı kalınarak öne sürülen 08/04/2022 ve 19/03/2022 tarihli faturalara konu borcun davalı tarafından ödendiği, satış sözleşmesi uyarınca davalının davacıya borçlu olmadığı, 06/07/2022-06/08/2022-04/07/2022 tarihli faturaların ve kurulum ile tadilat işlerinin dava konusu olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş; davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebi kabul edilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatının REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.832,07-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 55.596,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6--Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/10/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır