WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/718 Esas
KARAR NO : 2024/306

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu hakkında Ankara ... İcra Dairesinin...Esas sayılı ilamsız icra takibi yapılarak 40.097,50 TL asıl alacak, 29/04/2019 tarihinden %19,5 avans faiz oranı üzerinden 20.199,80 TL işlemiş faiz istemiyle 29/04/2019 tarih ve ... nolu fatura dayanak gösterilerek talepte bulunulduğunu, davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, Ankara ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının yetkisizlik kararı ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esasına nakledildiğini, davalı borçlunun 24/04/2019 tarihli sipariş formuna dayalı olarak satımını üstlendiği ve 29/04/2019 tarih ve ... nolu faturaya konu "... Abonelik Yenileme - 1 yıl ve... Yenileme 1 ay" endüstriyel anlamda üç boyutlu katı modelleme geliştirme programının teslim işlemlerini gerçekleştirmediğini, ancak faturada belirtilen bedeller için de icra takibi yaparak sebepsiz zenginleşmeye yöneldiğini beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, faturadaki programları teslim etmemek ve bu program için mevcut sistemlerini kullanım dışı haline getirmek nedenleriyle uğranılan zararları hakkında talep ve dava haklı saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ilgili sipariş formlarına istinaden üzerine düşen sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirketin siparişe konu ürün ve hizmetlere dair fatura kesmiş ise de davacı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin icra takibi ile sebepsiz zenginleşmeye yöneldiğinin kabulü mümkün olmadığını, davaya konu icra takibindeki faiz talebi fahiş olduğunu, davacı tarafça ilk olarak Ankara ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin, 18/10/2023 tarihinde tevziden İstanbul ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosya numarasını aldığını, akabinde dosya kapsamında hiçbir işlem yapılmadığı, alacaklı tarafça ödeme emri gönderilmesinin talep edilmediği ve müvekkili şirkete hiçbir tebligat çıkmadığını, işbu icra dosyasının varlığı, mahkemece düzenlenen 02/01/2024 tarihli tensip tutanağının 16 nolu ara kararı uyarınca öğrenildiğini, ilgili icra dosyasına 26/01/2024 tarihinde ''borca itiraz'' dilekçesi sunulduğunu, icra müdürlüğünce 29/01/2024 tarihinde ''takibin durdurulması'' kararı verildiğini, oysa ki huzurdaki davanın, 23/11/2023 tarihinde açıldığını, dava konusunu oluşturan icra takibine 29/01/2024 tarihinde, dava tarihinden yaklaşık 2 ay sonra takibin durdurulması kararı verildiğini, itirazın iptali davasının açılmasından sonra dava konusu icra takibi durdurulduğunu, itirazın iptali davası açılabilmesi için itirazla durdurulmuş bir icra takibi ve sonrasında yapılması gereken zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davacı tarafın usul hukukunu hiçe saydığını, müvekkili şirkete ödeme emri gönderilmesini talep etmeden usulsüz bir şekilde huzurdaki davayı ikame ettiğini beyanla; öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, davacı şirket aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya örneği, arabuluculuk son tutanak örneği, fatura örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir." hükmü amirdir.
Davaya dayanak teşkil eden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı şirket aleyhine Ankara ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 19/11/2021 tarihinde tebliğ olunduğu, borçlu şirket vekilinin 22/11/2021 tarihli dilekçesi ile takibe, yetkiye ve borca itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür. Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas...Karar 24/06/2022 tarihli kararı ile yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 16/09/2022 tarihinde kesinleştiği, talep üzerine Ankara ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasının 28/04/2023 tarihinde yetkili İstanbul ... İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve dosyanın ...Esas sırasına kaydedildiği görülmüştür.
Takibin yapıldığı icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı konusunda çekişme bulunmaktadır.
Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğine göre, mahkemece, borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelenmelidir. (HGK 20.03.2002 tarih, 13/241-208 sayılı kararı) Zira; itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde geçerli bir takibin yapılmış olması şartına bağlıdır.
İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK'nın yetkiye dair hükümleri icra takipleri hakkında kıyas yoluyla uygulanır.
Yukarıda açıklandığı üzere; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410-471 sayılı kararında belirtildiği üzere; itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Bir icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece, açıklanan nitelikte bir icra takibinin varlığından söz edilemez. Bu nedenle, itirazın iptali davasını gören mahkeme, öncelikle bu yönü inceleyip karara bağlamalıdır. Esasen, itirazın iptali davasına bakma yetkisi takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğundan, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi zorunludur. Mahkeme bu inceleme sonucunda kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. Yine, mahkemenin açıklanan yönde yapacağı inceleme ve değerlendirme bakımından kendi yetkisine yönelik bir itiraz bulunup bulunmaması da önem taşımaz. Kısaca, itirazın iptali davasını gören mahkeme, kendi yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek ve sonuçlandırmak zorundadır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre de, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazın incelemesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının da HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermesi gerekmektedir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan davalardandır. Bu davalar yönünden, yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunması dava şartlarındandır.
Kural olarak yetkili icra dairesine gelen icra dosyası ilk takip dosyasının devamı olup alacaklının yetkisiz icra dairesindeki dava dilekçesi hükmünde olan takip talebi, buna bağlı olarak gönderilen ödeme emri, takip şekli değiştirilemez. Ne var ki, yetkisiz icra dairesindeki borçlunun kabulü dışındaki hiçbir takip işlemi yetkili icra dairesince geçerli sayılamaz. Bu nedenledir ki, yetkili icra dairesinde borçluya, takibin başlamasını sağlayan yeni bir ödeme emri tebliği zorunludur. Alacaklı taraf icra takip dosyasının yetkili icra dairesine intikalini sağladıktan sonra, borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmeden, ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davası koşulları oluşmayacağı ve davanın dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla ( Yargıtay 22.H.D. 2017/39469 Esas 2020/6577 Karar sayılı ilamı, 12. H.D. 2009/29381 Esas, 2010/10924 Karar sayılı ilam vb. ilamlar) buna göre somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibinde ödeme emrinin borçluya gönderildiği, davalı-borçlunun yetkiye itiraz etmesi üzerine yetkisizlik kararı ile dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmıştır. Artık yetkisiz icra müdürlüğünün gönderdiği ödeme emri geçersiz olup, yetkili icra müdürlüğünce yeni bir ödeme emrinin borçluya gönderilmesi gerekir. Ancak dosya içerisinde borçluya yetkili icra müdürlüğünce gönderilen ödeme emrine rastlanılmamış olup bu durumda davalı borçlunun borca itirazının da geçersiz olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22/02/2023 tarihli 2022/6977 Esas 2023/1027 Karar sayılı ilamı da nazara alınarak geçerli bir ödeme emri ile ona dair geçerli bir itiraz, itirazın iptali davalarında özel dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcının peşin yatırılan 1.029,72-TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 602,12-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından bu dava sebebiyle yapılan 121,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinden ve tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere karar verildi.29/04/2024

Katip
¸e-imza

Hakim
¸e-imza