WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/705 Esas
KARAR NO : 2024/314

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 16/11/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının maliki olduğu ve ...’nin sevk ve idaresindeki ...Plakalı 2020 model...marka otomobil 20.08.2023 tarihinde Konya İli, Merkez İlçesinde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde olduğunu, maliki ve sürücüsü... olan... Plakalı araç, davacının aracına çarpmış ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, oluşan bu kaza sonucunda taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kaza neticesinde davacının aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olup davacının aracında ciddi anlamda maddi hasar meydana geldiğini, Sigorta şirketinden hasar dosyası celp edildiğinde hasar bedeli net bir şekilde belirleneceğini, davacının aracı 2020 model ve kilometresi de kaza tarihinde çok düşük olduğunu, Az kullanılmış böyle bir aracın, kaza sonucu ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğunu, aracın satışı halinde, bu hasar alıcı tarafından rahatlıkla öğrenilebileceğinden, davacının doğal olarak bu kazalı aracını kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağını, karşı tarafın aracı ... Sigorta A.Ş. tarafından ...çe ile sigortaladığını, ... Sigorta A.Ş.’ye 04.09.2023 tarihinde değer kaybı talebi için... üzerinden başvuruda bulunulmuş olup, başvurumuz aynı gün sigorta şirketine tebliğ edildiğini, başvurumuza istinaden sigorta şirketi tarafından 27.09.2023 tarihinde 1.007,00 TL ödeme yapıldığını, davacının aracının markası, modeli, km’si ve araçtaki ciddi hasar miktarı dikkate alındığında yapılan ödemenin çok düşük olduğunu, davadan önce yasa gereği arabulucuya başvurulduğu taraflarca bu süreçte görüşmeler telekonferans yoluyla yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını, davacı arabuluculuk sürecinde de kendisini vekille temsil etmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 16’da açıkça belirtildiği üzere “Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 2.400,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.” Mahkemece dava sonunda hüküm kurulurken arabuluculuk vekalet ücretinin de eklenmesini talep ettiğini, güncel anayasa mahkemesi ilamı doğrultusunda tazminat hesabı, Sigorta Genel Şartlarındaki ‘değer kaybına’ ilişkin hesaplama yöntemleri ve formüllerine göre değil, Türk Borçlar Kanunu Haksız Fiillere ilişkin hesaplama yöntemi ile hesaplanması gerektiğini, Değer kaybı hesabına yönelik tek kriter kazaya karışan aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gereken bakiye değer kaybı bedelinin tahsilini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu 20.08.2023 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesinin müvekkili şirketçe temin edilmiş olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında her ne kadar davacı, karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de, kusurun görevlendirilecek bilirkişi veya bilirkişilerin somut olayı değerlendirmeleri gerektiğini, araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin taleplerin ise hangi şartlarda doğacağı belirlenmiş olup hasar gören bölgenin daha önce hasara uğramamış ya da yenileme işlemine tabi tutulmamış olması, basit onarımla giderilebilecek hasarların dışarıda tutulması gibi sebepler gözetilerek kabul anlamına gelmemekle birlikte, şayet bir maddi değer kaybı oluştuysa da gerekli incelemelerin yapılarak uygun olup olmadığı noktasında hukuki uzman görüşü gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğunu ve sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, dava dosyası kusur yönünden inceleme yapmaya elverişli bilirkişiye tevdi edildiğinde iddia edilen zarar tazminleri ile arasında nedenselliğin olup olmadığının da tespiti yapılacağından, işbu nedenle nedenselliğin olmamasından dolayı açılmış bulunan davanın reddi gerektiğini, yapılacak incelemelerde kabul anlamına gelmemekle beraber karşı tarafın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespitinin de yapılmasını talep ettiklerini, şayet emniyet kemerinin takılı olmaması halinde % 20'den az olmamak kaydıyla kusur indiriminin de yapılması gerektiğini, ayrıca ekspertiz ücretine ilişkin dekont sunulması gerektiğini, ekspertiz ücretine ve KDV‟ye ilişkin de itiraz ettiklerini, davacının, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğunu, manevi tazminatın ancak haksız fiile neden olan araç sürücüsünden talep edilebileceğini, müvekkili şirketten manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, manevi tazminat talebi yönünden müvekkili şirket açısından husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini, davacının, maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan kati raporunun alınmasına ve sakatlıktan kaynaklı sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanması için aktüer sıfatına sahip bilirkişinin görevlendirilmesi gerektiğini, ayrıca sigortalı...'ın da davanın sonucundan doğrudan etkileneceği için dahili davalı olarak yargılamaya dahil edilmesi gerektiğini savunmuş ve sonuç olarak, öncelikle davanın reddine, müvekkili şirketçe ilgili poliçe ve şartlar uyarınca şayet tazmini gerçekleştirilmiş bir tutar söz konusu ise buna ilişkin tutarların mahsubu ile herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, davada temerrütleri bulunmadığından faiz talebinin reddine, belgeler dosyaya intikal ettikten sonra olabilecek talep, itiraz ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak,... plakalı aracın kaza ve ödenen tazminat bilgilerinin araştırılarak Mahkememizin... esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiştir.
... Noterler Birliği Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, ... ve... plakalı araçların aktif- pasif mülkiyet kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Sigorta Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü ...numaralı poliçeye ait hasar dosyası ve poliçenin çıkartılarak Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiştir.
12/02/2024 tarihinde Sigorta Uzmanı ve Hasar Uzmanı... Adli Trafik ... Yüksek Makine Mühendisi ... bilirkişi heyeti vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
Trafik kazası sonucu zarar görenin aracında meydana gelen değer kaybından zarar veren sorumludur. Yerleşik yüksek mahkeme içtihatları uyarınca değer kaybı, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Somut olayda dava konusu kaza 20/08/2023 tarihinde davacıya ait ...ile davalının sigortacısı olduğu... plakalı araçlar arasında meydana gelmiştir. Davalının... plakalı aracın kaza tarihinde zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve dava öncesinde 27/09/2023 tarihinde davacıya 1.007,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden alınan rapora göre, meydana gelen kazada davacının kusurunun bulunmadığı, davalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu; davacı araçta 3.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve usul ve yasa uygun hazırlandığı mahkememizce kabul edilmiştir. Tarafların da usulüne uygun tebliğe rağmen rapora bir itirazları olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle; davalının kazaya karışan ve tam kusurlu olan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olması ile davacının aracında meydana gelen değer kaybından sorumlu olduğu, yeteri kadar limitinin bulunduğu ve davacının bakiye 1.993,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davacı, dava açmadan önce 04/09/2023 tarihinde davalı şirkete başvurmuş ve davalı şirket 15/09/2023 tarihinde temerrüde düşmüştür. Tüm bu hususlar gözetilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne; 1.993,00 TL değer kaybı tazminatının 15/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 303,03-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 124,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.993,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 33,18-TL Tamamlama Harcı, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 65,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.638,13TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2023 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
29/04/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır