WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/691 Esas
KARAR NO : 2024/249
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve ... Limited Şirketi, ... ... arasında 05/05/2023 tarihli ve ... numaralı araç kiralama sözleşmesinin akdedildiğini, akdedilen kira sözleşmesiyle araç 05.05.2023 tarihinde ... ...'na teslim edildiğini, teslim edilen araç 2016 Model yıllı ... ... marka model ... plakalı araç olduğunu, bu hususa ilişkin ... numaralı araç kiralama sözleşmesi suretinin dilekçe ekinde sunulduğunu, öte yandan müvekkili şirketçe ... Limited Şirketi'ne ... plakalı aracın kiralanmasına ilişkin kurulan ... numaralı sözleşmeye istinaden kiralama bedeli için 06.05.2023 tarihli, .. numaralı KDV dahil 27.612,00-TL tutarında ve 06.06.2023 tarihli, .. numaralı KDV dahil 30.100,00-TL tutarında faturalar kesildiğini, bu faturalara istinaden ise ... tarafından 05.05.2023 tarihli ... numaralı ve "... MAYIS KİRA BEDELİ" açıklamalı ödeme ile 27.612,00-TL, 05.06.2023 tarihli ... numaralı ve "... Araç Kira Bedeli Haziran Ay İçin" açıklamalı ödeme ile 31.110,00-TL ödendiğini, teslim edilen ... plakalı 2016 Model yıllı ... ... marka model araç, sürücü ... ... idaresindeyken 05.06.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş, ... Şube Müdürlüğü-B Bölgesi Trafik Ekipler Amirliği tarafından düzenlenen ... kaza sıra No.lu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'yla sürücü ... ... 2918 sayılı KTK'nın 52/1A maddesi uyarınca tam kusurlu tespit edildiğini, taksim tünel içerisine girdiği esnada aracının sol ön çamurluk kısımlarıyla orta refüje çarpması sonucu tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ... ... 2918 sayılı KTK'nın 52/1A maddesi kuralını ihlal ettiği olay yeri incelemesi ve sürücü beyanları sonucu kanaate varıldığına dair yukarıda bahsedilen kaza tespit tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, ... Limited Şirketi ve ... ... tarafından kiralanarak sürücü ... ... sevk ve idaresine teslim edilen müvekkile ait ... plakalı araç 05.06.2023 tarihli trafik kazasında ciddi oranda hasar gördüğünü, meydana gelen hasara dair olay yeri fotoğraflarının renkli suretleri ve hasar tespiti için çekilen hasar videolarının mahkemeye sunulacağını, kiracılar ve sürücü hakimiyetinde gerçekleşen bahsi geçen kaza için her ne kadar tüm taraflar ile arabuluculuk görüşmesi vesilesiyle müvekkilin zararının giderilmesi talep edilmişse de arabuluculuk süreci anlaşmama ile sonuçlandığını, ... Limited Şirketi ve ... ... tarafından kiralanarak sürücü ... ... sevk ve idaresine teslim edilen müvekkiline ait ... plakalı aracın onarımı için ... Tic. LTD.ŞTİ.'nin 27.07.2023 tarihli ve ... numaralı faturasına istinaden KDV dahil 80.000,02-TL yedek parça ödemesi, ... LTD.ŞTİ.nin 29.07.2023 tarihli ve ... numaralı faturasına istinaden KDV dahil 24.000,00-TL işçilik ödemesi olmak üzere toplamda 104.000,02-TL hasar onarım ödemesi yapıldığını, onarım yapılırken yan sanayi parçalar kullanılmış, orijinaline göre daha ucuz yedek parçalar ile onarım gerçekleştirildiğini, kusuruyla müvekkiline ait araca zarar veren davalılar gerçek zarardan sorumlu olduklarını, araç hiç tamir edilmemiş ya da onarım faturası sunulmamış olsa dahi zarar gören müvekkilinin gerçek zararına göre tazminatın hesaplanması gerektiğini, araç bu şekilde tamir edilmiş olsa dahi müvekkilinin malvarlığında eksilme meydana geldiğinden orijinal parça ve işçilik bedellerine göre zararın belirlenmesinin gerektiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracı hasar görmüş ve bu hasar dolayısıyla aracın kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değeri arasında fark meydana geldiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, ilgili kanun maddesi gereği kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olan sürücü ve araç kiracılarının müvekkilinin aracında meydana gelen tüm zararları karşılamasının gerektiğini, bu kaza sonucu davaya konu kiralık aracın tamir görmesi sebebiyle müvekkili ticari kazanç kaybına uğradığını, kaza sonucu airbag'leri açılan ve ciddi oranda hasar gören araçta oluşan hasarın giderilmesi için 60 gün süre ile tamir gördüğünü, tamir süresince müvekkilinin aracının kullanılamadığını, aracın kullanım amacının kiralık araç olduğu dikkate alındığında müvekkilinin ticari faaliyetinin aksadığı ve zarara uğradığını, müvekkiline ait ... plakalı araç davalılara aylık olarak günü 1.000,00-TL bedelden kiralanmış ancak bu kiralama aylık kiralama olduğu için %25 indirimli bedelden belirlenmiş olup günlük kiralamalarda ... plakalı aracın kiralama bedeli 1.250,00-TL'dir. 60 gün onarımda kalan araç bakımından davalıların sorumluluğu bulunduğu toplam ticari kazanç kaybı bedeli KDV dahil 75.000,00-TL olacağını, bu ticari kazanç kaybı bedeli kusuruyla hukuka aykırı bir fiile müvekkiline zarar veren tüm davalılarca giderilmediğini, ancak gelinen nokta davalılarca hiçbir ödeme yapılmaksızın müvekkilinin mağdur edildiğini, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiili faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız fiil tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılacağını dolayısıyla zarar gören haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahip olduğunu o halde faiz başlangıcının, davalılar sürücü ve kiracılar yönünden kaza tarihi olan 05.06.2023 tarihinden başlaması ve ticari avans faizi işletilmesi gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ticari kazanç kaybı bedelinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması ve varılacak sonuca davalılarca müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müvekkiline verilmesi gerektiğini, hasar onarım bedeli değer kaybı bedeli ve ticari kazanç kaybı talebine ilişkin davalılara arabuluculuk başvurusu ile başvuru yapılmış ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple değer kaybı, hasar onarım bedeli ve ticari kazanç kaybının tespiti ve tahsili için işbu davanın açıldığını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca dayanak olarak sunulan 05.05.2023 çıkış, 03.08.2023 dönüş tarihli araç kiralama sözleşmesi kiracı Müvekkili ... ... adına düzenlendiğini, buna göre davacı taraf ile müvekkili arasında davaya konu kazada tarafların ticari faaliyet içerisinde olamamaları, araçlarının ticari bir faaliyette bulunmuyor olması ve kiralayan müvekkilin tacir sayılan kişiler arasında olmamaları nedenleriyle davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanında olmaması sebepleriyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan davanın usul yönünden reddini talep ettiklerini, davacı yanca huzurda dava; hasar onarım bedeli ve değer kaybı talebi bakımından HMK. M.107 anlamında belirsiz alacak davası, ticari kazanç kaybı talebi bakımından HMK. M.109 anlamında kısmi dava olarak açıldığını, ancak ne var ki Mevcut Mevzuat ve Yerleşmiş Yargı İçtihatları doğrultusunda hasar onarım bedeli ve değer kaybı yönünden belirsiz alacak davası şeklinde açılmış işbu davanın belirsiz dava olarak açılamayacağı en az onarım bedeli ödemeleri kadarınca 104.000,02-TL dava değerinin belirtilmesi gerekmektedir. Hal böyle iken dava esas değerinin 300,00-TL'den olmasını kabul etmediklerini, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, nitekim ticari kazanç kaybına dair davacı yanca kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 75.000,00-TL olduğuna dair beyanda bulunmasına rağmen davanın 100,00-TL'den davanın harçlandırılarak ikame edilmesinin yerinde olmadığını, davacı yanın beyanı doğrultusunda 75.000,00-TL iddia edilen ticari kazanç kaybının harçlandırma bedelinin de bu meblağ üzerinden olması gerektiğini, davacı yanca dayanak olarak sunulan 05.05.2023 çıkış, 03.08.2023 dönüş tarihli araç kiralama sözleşmesi kiracı Müvekkil ... ... adına düzenlenmiş olup; diğer müvekkili ... LTD. ŞTİ. her ne kadar kefil olarak gösterilmişse de; şirket yetkisince imzanın atılmadığını, buna karşı faturalar kefil sıfatıyla imzalanmamış olan sözleşme üzerinden müvekkili şirkete kesildiğini, davacı yanca dava dilekçesinde her ne kadar "Önemle belirtmek gerekir ki müvekkilinin aracı daha önce hiç kazaya karışmamıştır. Araçta hasarlı ya da onarım/değişim görmüş parça bulunmayıp tüm parçalar orijinaldir." denilmişse de işbu husus gerçeği yansıtmamaktadır. ... plakalı aracın karıştığı kazalar mahkeme dosyasına celbedilen 17.11.2023 tarihli ... raporlarına bakıldığında açıkça görüldüğünü, 26/06/2018 tarihinde eski plakası olan ... numaralı plaka ile 4100 kusurlu olarak kazaya karıştığını, parça değişim ve onarımları ile 5,621.68 ödeme yapıldığı, 06/02/2020 tarihinde eski plakası olan ... numaralı plaka ile “4100 kusurlu olarak kazaya karıştığını, öncelikle işbu kazada davacının ikame araç alıp almadığına ya da kaskosu gereğince tarafına herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığına dair gerek servise verilen ... Ltd.şti (... San Sit No: / İstanbul) ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (... Mah. ... San.sit. Sk. No:... / İstanbul) gerekse de ... ne müzekkere yazılması gerektiğini, davacı yan, mevcut mevzuat gereğince zorunlu olan kasko yaptırma işlemini yaptırmaması ve müvekkile yanıltıcı beyanda bulunması açıkça kötüniyetli olduğu ortaya koymaktadır. Davacı yan basiretli bir tacir gibi tüm görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesinin yükünü müvekkillere yüklemeye çalıştığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, oluşan zararının tazmininin taraflarınca istenmesinin usul ve yasaya aykırı olacağından huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Sulh Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır