T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/658 Esas
KARAR NO : 2024/309
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihinde davacı aracının ... yolunda seyri sırasında araca taş sıçraması sonucu ön camda meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi kapsamına ödenmesi gerektiği, kazanın hemen sonrasında sigorta şirketine başvuruda bulunularak hasarın karşılanmasının talep edildiği, sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açılmasına rağmen hiçbir ödemenin yapılmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından gerçek zararın karşılanması gerektiğinden ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL araç hasar bedelinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasara konu araçta değişimi yapılacak parçaların belirli olması nedeniyle belirsiz alacak davasının açılmasının yararı olmadığı, ayrıca davalı tarafça söz konusu iddiaya dayanak fatura, onarım belgesi, veya başkaca denetime elverişli somut bir delil suulmamış olduğuu, aracın hasarlı olduğu ve kullanılamadığı konusunda belge gösterilmediği, davacı tarafın öncelikle meydana geldiğini iddia ettiği zararı ispat etmesi gerektiği beyanla; davanın zamanaşımı ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Arabuluculuk son tutanak örneği, başvuruya ilişkin yazışmalar, fotoğraflar, poliçe ve hasar dosyası örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 10/01/2024 tarihli celsesinin 8 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karara verilmiş olup, bilirkişi 03/03/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "olayın oluş şekli ile ilgili detaylı bilgi bulunmamakla birlikte, takdiri Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere, sigorta poliçesi kapsamında cam değişim bedelinin davalı sigort şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir. Hasar onarım bedeli ile ilgili ekspertiz raporu, onarım faturası gibi deliller bulunmaması nedeni ile bu konusunda görüş bildirilmesinin mümkün olmadığı" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava, hasar bedeli tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 TTK 4. maddesinin 1. fıkrasında ticari davaların tanımı yapılarak her iki tarafında ticari işletmesinden kaynaklanan davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan davaların ticari dava olduğu düzenlenmiştir.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenmiş olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı araç maliki şirket ise de; talep konusu ... plaka sayılı araç, taraflar arasında düzenlenen poliçeye göre, kullanım amacı "hususi oto" olan ... marka otomobil olduğundan diğer bir ifadeyle ticari araç niteliğinde bulunmadığından, davacının tüketici konumunda olduğu konusunda duraksamamak gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 07/06/2016 gün 2016/4795 Esas 2016/6973 Karar sayılı emsal içtihadı)
Davanın, tüketici konumunda olan davacı sigortalı tarafından kasko sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davası olduğu ve 6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28/05/2014 tarihinden sonra 26/10/2023 tarihinde açıldığı, Kasko Sigorta Poliçesine göre davacıya ait aracın hususi araç olduğu, ticari araç olmadığı gözetildiğinde, davanın nispi ya da mutlak ticari dava olması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki ilişki de davacı yönünden bir tüketici ilişkisidir. Taraflar arasındaki Kasko Sigorta Sözleşmesi ilişkisinde davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici konumunda bulunması nedeniyle, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6502 sayılı TKHK'nın 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK 114/1-c maddesi gereğince görev hususu dava şartı olması HMK 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi gerektiğinden davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,
3-6100 sayılı H.M.K.'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-H.M.K.'nın 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde ve taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/04/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!