WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/561 Esas
KARAR NO:2024/51

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :20/09/2023
KARAR TARİHİ:23/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18 yıldır sermaye ve para piyasalarında çeşitli banka ve aracı kurumlarda görev yaparak finans konusunda uzmanlaşmış, bu nedenle Sermaye ve Para Piyasalarında 2017 yılından bu yana Adliyelerde bilirkişi olarak görev yapan ve halen sermaye şirketinde çalışan bir finans uzmanı olduğunu, bunun yanında müvekkilinin kendi birikimlerini değerlendirmek amacıyla... A.Ş. Bünyesinde vadeli işlem ve opsiyon pazarında alım satım yaptığını, bu amaçla 2023 yılı Ocak ayından itibaren ... A.Ş. Nezdinde ... ... numarası ile ... numaralı hesaptan 1.150.000 TL ( bir milyon yüz elli bin Türk Lirası) üzerinden işlemler yapmaya başladığını, Şubat ayına gelindiğinde 06.02.2023 Pazartesi günü 04:17 ve saat 13:24’te Kahramanmaraş merkezli 10 ilimizi etkileyen deprem meydana gelmiş, tüm vatandaşları doğrudan etkilediğini, deprem sonrasında finansal piyasalarda yüksek volatilite (hareketlilik) olacağı ve öngörülemeyen durumlar yaşanabileceği açık olmasına, yaşanan olağanüstü durum nedeniyle davalı ...'nin işlemleri durdurma yetkisinin bulunmasına rağmen, ...’da yer alan pay ve paya bağlı vadeli işlemler piyasasında işlemler durdurulmamış, borsanın işleme kapatılmadığını, Oysa 17 Ağustos 1999 deprem felaketinde o zamanki adıyla ...., ilk işlem günü dahil olmak üzere yedi işlem günü boyunca ve 11 Eylül 2001 tarihinde, ABD’de yapılan saldırının ardından bir işlem günü boyunca yatırımcıların mağdur olmasını engellemek amacıyla, piyasalar kapalı kalmış, borsada hiç bir işlemin yapılmasına izin verilmediğini, ...’un işlemleri durdurmaması nedeniyle müvekkilinin 6 ve 7 Şubat 2023 tarihlerinde yukarıda yazılı kayıt numarası ve hesap numarası üzerinden işlemlerime devam etmiş, alım satım yaptığını, müvekkilinin 07.02.2023 tarihinde aynı hesap üzerinden açılmış olan, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında (kısa adı V.İ.O.P.) işlem yapmaya devam etmiş, ... pay senedine dayalı Şubat vadeli ( ... )adıyla bilinen sözleşmede, farklı fiyat ve miktarlarda toplam 3551 adet kısa (düşüş) yönlü işlem gerçekleştirildiğini başka bir deyişle 8.972.214,00 TL TL (sekiz milyon dokuz yüz yetmiş iki bin iki yüz on dört Türk Lirası) değerinde pay senedinin satışı ile ilgili satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin ertesi gün yani 08.02.2023 tarihinde, sabah saat 10.00 civarında, borsa henüz kapatılmamışken, bir önceki gün yapılan satış sözleşmesi nedeniyle kar realizasyonu beklentisiyle, satış sözleşmesinin kapatılması yönünde bir işlem yapmak üzere, ... A.Ş.'nin cep telefonundaki uygulaması üzerinden talimat verdiğini, verilen talimat sonucunda 3551 adet payın 75 adedi ile ilgili işlem yapılmış, ancak geri kalan işlemlere ilişkin talimatlar gerçekleşmeden, davalı şirket tarafından seansların durdurulduğunu, deprem felaketine ilişkin olarak piyasaların kapanması yönünde alınan bu kararla birlikte, deprem sonrasında gerçekleştirilen tüm işlemlerin iptali gerekirken, deprem felaketine ve hangi kritere dayalı olduğu belirsiz 12 dakikalık işlem hacmi gözlemine bağlı olarak sadece 08.02.2023 tarihli seans ortasında işlemlerin durdurulması, mevcut yönetmelik ve düzenlemeler ile açıklanamaz durumda olduğunu, davalı şirket yöneticileri; 06.02.2023 tarihinde, olağan dışı gelişmelerin olması ve bu durumdan yatırımcıların zarar görmesinin engellenmesi amacıyla kapatma sürecini başlatması gerekirken, pazartesi ve Salı günü borsanın açık kaldığını, bu süreçte müvekkili ve tüm yatırımcılar işlem yapmaya devam etmiş ve borsanın kapatılmayacağı yönünde bir düşünce oluştuğunu düşünerek işlem yapmaya devam ettiklerini, davalı şirket açıkça işlemlerin devam edeceği izlenimini vermişken, 6 Şubat tarihinde alması gereken kararı ani bir şekilde 8 Şubat günü seans içinde açıklayarak o gün gerçekleştirilen tüm işlemlerden yatırımcıları engellemiş, iki gün gecikmeli olarak almış olduğu bu karar ile tüm yatırımcıların zarar etmesine neden olduğunu, bu durumun en hafif deyimiyle görevi ihmal olduğu açıktır çünkü davalı kurum yapısı itibariyle kamu niteliği taşıyan bir tüzel kişilik olduğunu, davalı şirket yukarıda açıklanan tarihsel süreçteki gibi olayların meydana geldiği gün ya da saatte, borsa işlemlerini kapatmış olsaydı, başka bir deyişle depremin gerçekleştiği tarih olan 06.02.2023 Pazartesi günü sabaha karşı saat 04:17 ‘de veya saat 13:24’te bu talimatı vermiş olsaydı, müvekkili ve tüm yatırımcıların zarar etmeyeceğini, ancak bilinmeyen bir nedenle davalı şirket, olayın gerçekleşmesinden yaklaşık 48 saat sonra kapatma kararını açıklamış ve müvekkilimin zarara uğramasına neden olduğunu, ..., 30 Aralık 2012 tarihinde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmesiyle faaliyetine başlamış bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliği'nin 39 uncu maddesinin 1 inci fıkrası, olağan dışı gelişmelerin meydana gelmesi hâlinde, Borsa bünyesinde faaliyette bulunan piyasaların, pazarların, platformların veya sistemlerin beş işlem gününe kadar geçici olarak kapatılmasına Yönetim Kurulu karar verebileceğini hükmünün bağlandığını, yukarıda açıklanan olumsuz gelişmeler sonucunda müvekkilinin 07.02.2023 tarihinde açılmış ve 08.02.2023 tarihinde verilen talimatla sözleşme başına 24.75 TL olarak kapanması gerekirken kapatılamayan, ... vadeli sözleşmeye ilişkin 3551 adet kısa pozisyonunu, ancak 16.02.2023 tarihinde tavan fiyatından yani sözleşme başına 30.47 TL ile kapatılabildiğini, bu sebeple 08.02.2023 tarihinde iptal edilen seansta işlem yapılan sözleşme başına 24.75 TL fiyat ile 30.47 TL fiyat arasında her bir sözleşmeden kaynaklanan 5,72 TL üzerinden [(30.47-24.75)=5,72 TL] toplam 572 TL zarar doğurduğunu, müvekkilinin bu hesapla 3551 sözleşme üzerinden, 5,72 x100= 572 ve 3551 x 572 TL = 2.031.172 TL (iki milyon otuz bir bin yüz yetmiş iki Türk Lirası) zararı oluştuğunu, bu zararın tazmini amacıyla davalı şirkete müvekkili tarafından Üsküdar 32. Noterliğinin 20.02.2023 tarih 6933 no'lu ihtarnamesi keşide edilerek 2.031.172 Türk Lirasının otuz gün içinde ödenmesi istenmiş, davalı şirket tarafından gönderilen adi mektup ile verilen cevapta, sorumluluğun bulunmadığını, öte yandan müvekkilinin yukarıda açıklanan toplam varlığı olan 1.150.000 TL sermaye yatırımının tamamını davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı eyleminden kaybetmiş olması yanında, ... Anonim Şirketi'ne işlem zararı nedeniyle 958.000 TL borçlu duruma düşmüş ve icra aşamasına geldiğini, davalı şirketin hatalı ve haksız eylemi nedeniyle uğranılan maddi zararın şimdilik 100.000.-TL ' lik reeskont avans faiz oranıyla davalıdan tahsiline yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının “...’un 8 şubat 2023 tarihi itibariyle aldığı kararların “tüm yatırımcıların zararına olduğu” iddiası hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta olup davacının subjektif iddiasından öteye geçmediğini, davacının zararı tamamen kendi yatırım kararları nedeniyle meydana gelmiş olup milyonlarca yatırımcının işlem yaptığı...’da deprem felaketinin üzerinden yaklaşık 9 ay geçmesine rağmen...’un kusurlu hareket ettiği iddiasıyla (davacı haricinde) ...’a tek bir arabuluculuk başvurusu gelmemiş yahut bu gerekçeyle dava açıldığını, ... tarafından deprem sürecinde verilen kararlar hatalı olsaydı; yüzlerce arabuluculuk başvurusunun geleceği/davalar açılacağı ve birçok yatırımcının zarar edeceğinin ortada olduğunu, ... şimdiye kadar davacı haricinde bu konuya ilişkin hiçbir arabuluculuk başvurusu ya da dava ile karşılaşmadıklarını, ... A.ş. 6362 sayılı sermaye piyasası kanunu uyarınca kurulmuş olup türkiye’nin sermaye piyasaları alanında faaliyet gösteren tek borsasıdır. sermayesinin %80,6’ı Türkiye varlık fonuna ait bir şirket olan..., Türkiye ekonomisinin lokomotif kurumlarından olduğunu, müvekkilinin amacını ve faaliyet konusunu yerine getirmek üzere mevzuatta ve esas sözleşmesinde de kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde düzenlemeler yapmakta karar almakta ve borsacılık faaliyetlerini yürüttüğünü, ... nezdinde paylar, borçlanma araçları, türev ürünler ile kıymetli madenler ve kıymetli taşların işlem gördüğü dört adet piyasa ve bu piyasaların altında işleyen pazarlar bulunmakta olup söz konusu piyasa ve pazarların işleyiş esasları değişiklik gösterdiğini, davacının davaya konu işlemlerini gerçekleştirmiş olduğu... vadeli işlemlerini gerçekleştirmiş olduğu... vadeli işlem ve opsiyon piyasasının işleyiş esasları, dayanak varlıkların işlem gördüğü spot piyasalardan farklıdır. vadeli işlem sözleşmelerinin en önemli özelliği, bir dayanak varlığı baz almaları ve değerlerinin baz aldıkları o dayanak varlıktaki (sermaye piyasası aracı, döviz kuru, gösterge, ürün, mal, vb.) değişikliklere göre değiştiğini, senelerdir yatırım sektöründe çalışmakta olduğunu beyan eden davacı işlem yaptığı vadeli işlem sözleşmelerinin çok daha riskli olduğunu, dayanak varlıktaki düşüşe ya da artışa göre yüksek oranda kâr veya zarar elde edeceği riskini bilmekte ve bu riski kabul ederek işlem yaptıklarını, müvekkili 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 67 nci Maddesi Uyarınca Kanunla Ve Diğer Mevzuatla kendisine verilen yetki ve görevlerle ilgili olarak düzenlemeler yapmaya ve bunları uygulamaya görevli ve yetkilidir. anılan kanun hükmü doğrultusunda... A.ş. borsacılık faaliyetlerine ilişkin esaslar yönetmeliği, vadeli işlem ve opsiyon piyasası yönergesi ve vadeli işlem ve opsiyon piyasası prosedüründe yer alan hükümlerde...’un olağandışı gelişmelerin meydana gelmesi durumunda alabileceği kararları belirttiğini, 6 Şubat 2023’te meydana gelen, 11 ilde yıkıma neden olan ve ülkeyi de derinden etkileyen deprem felaketinin ardından..., mevzuat tarafından kendisine verilen yetkileri amacına ve hukuka uygun şekilde kullanmış, bu kapsamda üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacı ...’un piyasaları zamanında kapatmadığı ve yatırımcıların zararına sebep olduğu yönündeki haksız iddialarına dayanak olarak 17/08/1999 marmara depremi felaketinin ve 11/09/2001 abd ikiz kuleler saldırısının ardından piyasaların kapatılmasını örnek göstermekte olup söz konusu olaylar etkilediği alan, şirket ve yatırımcı sayısı bakımından 6 şubat depreminden çok farklı olduğunu, ... Yönetmeliğinin 33 üncü Maddesi Kapsamında... bekleyen emirleri veya gerçekleşen işlemleri iptal etmek yetkisini haizdir. ...’un piyasaların kapatılması kararını verdiği 08/02/2023 tarihindeki işlemleri iptal etmesi, 6 ve 7 şubat işlemlerini ise iptal etmemesi sermaye piyasası kanununun 79 uncu maddesinde düzenlenen “takas kesinliği” ilkesince yerinde ve hukuka uygun olduğunu, davacı kapatma kararının geç alınması nedeniyle zarara uğradığını iddia etse de davacının müvekkil... piyasalarındaki emir ve işlemleri incelendiğinde, uğradığı zararın tamamen kendisine ait hatalı yatırım kararlarından kaynaklandığı görülmektedir. zira, davacı deprem felaketinin ardından (ilgili piyasalar kapatılmadan önce) 06/02/2023 ve 07/02/2023 tarihlerinde 476.075-tl kâr realize etmiş olup davacı dava dilekçesinde bu husustan hiç bahsetmemiş ve sadece zarara uğradığı izlenimi vererek mahkemeyi yanıltmaya çalıştıklarını, davacının ... ... payına dayalı ... vis’inde gerçekleştirdiği işlemler detaylı olarak incelendiğinde davacının, ... ... pay fiyatlarının düşeceği beklentisiyle pozisyonlarını kapatmadığı görülmektedir. davacının beklentisinin aksine, söz konusu payın fiyatının artması neticesinde davacının, kendi yatırım kararı sonucu zarara uğradığını, ... ...’inde açtığı pozisyonlar nedeniyle müvekkilinin işlemleri durdurmasından önce zarar etmeye başlayan davacı işlemlerin durdurulmasından önce 07/02/2023 tarihinde bütün pozisyonlarını kapatabileceği halde pozisyonlarını kapatmamıştır. davacının bu davranışı tamamen kendi beklentisi ve risk anlayışından kaynaklanmış olup sonuçlarından da yalnızca davacının sorumlu olduğunu, davacı, 06/02/2023 tarihinde kapatma kararının alınmamasının ardından devam eden günlerde de piyasaların açık tutulması halinde zararının doğmayacağını iddia etse de anılan iddia sadece davacının tahminine ve beklentisine dayanmaktadır. zira, davacının emirlerinin işleme dönüşüp dönüşmeyeceğinin belirsiz olduğunu, normal zamanlarda dahi risk ve volatilitenin yüksek olduğu viop’ta olağanüstü durumlarda kesin bir öngörüde bulunmanın imkansız olduğunu, davacı kendi istek ve beklentilerini delillere dayanan gerçekler gibi yansıtarak haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, davacı zarar iddiasını haksız fiile dayandırdığını, haksız fiil sorumluluğunun şartları olan hukuka aykırılık, illiyet bağı ve kusur unsurları somut davada gerçekleşmediğini, anılan nedenle davacının tazminat talebine itibar edilmesinin mümkün olmadığını, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Arabuluculuk evrakının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Davanın konusunun, haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu belirlendi.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1'inci maddesi mahkemelerin görevinin ancak yasa ile belirlenebileceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir. Kesin yetki halleri de bu çerçevede değerlendirilir. Bu yasal düzenlemeye paralel olarak görev ve kesin yetki halleri dava şartları arasında sayılmıştır (HMK m.114/1-c ve ç)
26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de, açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiş ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca 15/12/2021(tarihi dahil) tarihinden itibaren, asliye ticaret mahkemeleri arasındaki iş dağılımına göre İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak iş bu dosyaya bakmaya görevli olduklarından, dosyanın ilgili mahkemelerden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve iş bölümü nedeniyle verilen karar gönderme kararı olup HMK'nın 341. maddesinde belirtilen istinafa tabi nihai karar niteliğinde olmadığından kesin olmak üzere aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca mahkememizin 23/01/2024 tarihli kısa kararının son paragrafında "Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere karar verildi." denmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, sehven İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmakla; hüküm kısmında bu maddi hata mahkememizce resen düzeltilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Dosyanın, dava konusu itibariyle ihtisas mahkemesi olan İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,
2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
3-Harç, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin esas mahkemesinde karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere karar verildi. 23/01/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır