T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/4 Esas
KARAR NO : 2024/135
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2022
KARAR TARİHİ : 19/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... Mh. ... Sk. No: .../İstanbul adresinde ve tapuda ... pafta, ... ada ve 2 parsel sayılarında kayıtlı bulunan taşınmazı 14.10.20214 tarihinde davalı ve kardeşlerinden satın almış olduğunu, satın alma işlemi öncesinde davacı ile davalı aralarında 11.10.2014 tarihinde adi yazılı satış sözleşmesi akdetmiş olduklarını, davacı ... iyi niyeti ile teminat olması için "ölümlü kalımlı dünya, davalı ilerleyen zamanda mağdur olmasın" düşüncesi ile bir de vadesi açık olarak bir senet tanzim ederek davalıya tevdi etmiş olduğunu, Bu arada da akde bağlı kalarak bahsi geçen krediyi kendisi ödemiş ve taşınmazdaki tadilatları da yaparak taşınmazı defalarca satışa çıkartmış olduğunu, ancak taşınmaz hali hazırda hala satılamamış ve müvekkili uhdesinde kalmış olduğunu, dolayısı ile sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedelin de davalıya ifa edilememiş olduğunu, ayrıca, davalı yanca bu sözleşme de kendisinin iğfal edildiği gerekçesi ile ikame ettiği ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ki E:2017/... , K:2021/... sayı ile görülen tapu iptal ve tescil davası da reddolunduğunu, davacının davalıya borcu söz konusu olmadığının Mahkeme kararı ile sabit olduğunu, senedin tanzim tarihi 14.10.20214 , Taraflar arsında ki yapılan adi sözleşmenin tarihi 11.10.2014 ve taşınmazın devir tarihinin de 14.10.2014 olduğunu, . Davacı ile davalı arasında başka hiç bir hukuki bağlantı mevcut değil iken, yapılan işlem tarihlerinin paralelliği ve senet bedeli ile sözleşmede ifade edilen bedel arasında ki uyum dikkate alındığında takibe konu senedin bu işe karşılık teminat olarak verildiği aşikar olduğunu, sözleşme şartları gerçekleşmeden istenen ita kabul edilebilir olmadığını bu nedenle başlatılan icra takibi hukuki mesnetten yoksun olduğunu, nitekim ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2017/..., K:2021/... sayı karar gerekesinde de ifade edildiği üzere, taraflar arasında akdedilen adi yazılı sözleşme mevcut olduğunu, bu sözleşme ile takibe konu senedin hukuki illiyet bağıda ortada olduğunu, bu durumda icra takibine konu senedi dayanağından mücerret olarak düşünmek beklenemeyeceğini beyanla İİK madde 72/3 maddesi uyarınca ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönüne tedbir kararı verilmesini; Menfi tespit davasının kabulü ile davalı yana borçlu olmadıklarının tespitine, Karşı tarafın kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davaya konu olay başlığı altında izah ettiği ... Mh. ... Sk. No: .../İstanbul adresinde ve tapuda ... pafta, ... ada ve 2 parsel olarak kayıtlı taşınmaz satışı işbu davanın konusu olmadığını, müvekkili davalı ile davacı Mehmet Kılıç arasında gerçekleşen taşınmaz satışına ilişkin taraflarınca .... Asliye Hukuk mahkemesinin 2017/... E. sayılı dosyası ile "Tapu İptal ve Tescil" davası ikame edilmiş, 2021/... K. sayılı yerel mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olup dosya halen derdest olduğunu, bir senedinin teminat senedi hükmünde olabilmesi için; Senedin üzerinde açıkça teminat olarak verildiği yazılması gerektiği, (Teminat senedi ibaresi) Belirtilen senedin teminat senedi hükmünde olduğunu gösteren sözleşme gerekli olduğunu, Takibe konu senet üzerinde teminat ibaresi bulunmadığı gibi, davacı tarafından takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir sözleşme veya yazılı delil sunulmamış olduğunu, davalı taraf her ne kadar taraflar arasında düzenlenen adi yazılı sözleşmeye istinaden senedin teminat niteliğinde tanzim edildiğini iddia etmiş olsa da dosyaya sunmuş olduğu işbu sözleşmede de senedin teminat niteliğinde olduğuna dair bir ibare bulunmadığını, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı bir belgeyle kanıtlanmadığı sürece "teminat senedi" sözcüklerinin tek başına bononun kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içeren niteliğini etkilemeyeceğini, Davacı senedi ve imzasını ikrar etmiş olduğunu, bu durumda kambiyo ilişkisinin varlığı esasen davacı tarafından kabul edilmekte olduğunu, Takibe konu bono kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğunu, Bu durumda bonodan dolayı borçlu bulunmadığının ispat yükümlüğü davacıya ait olup davacı, borçlu bulunmadığını ancak usulüne uygun yazılı delil ile ispatlayabileceğini, bonoya dayalı icra takibine ilişkin yapılan menfi tespit istemlerinde bedelsizlik iddiasını ispat yükü davacı borçluda kalmakta olduğunu beyanla ihtiyati tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/... Esas, 2022/... karar sayılı 18/11/2022 tarihli görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi olduğu, mahkememizin 2023/... esasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.
... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2022/... esas sayılı dosyası içerisinde bulunan senet aslının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
Tarafların Ticaret Sicil Kayıtları İncelenmiştir.
Tarafların dilekçe eklerinde sunmuş olduğu bilgi ve belgeler incelenmiştir.
24/10/2023 tarihinde ATK ... İhtisas Dairesi vasıtası ile ATK raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, ... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında davacı borçlunun menfi tespit talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Dava konusu takip, kambiyo senetlerine mahsus takip olup, 14/10/2014 tanzim ve 01/06/2020 vade tarihli 100.000,00 TL değerindeki bonoya dayanmaktadır. Takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı borçlu, takip konusu senedin taşınmaz satışına ilişkin teminat senedi olduğunu, senedin vadesinin henüz gelmediğini ve senetteki vade kısmının sonradan doldurulduğunu iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davacının, senet üzerindeki imzaya bir itirazı bulunmamakla birlikte, senedin sonradan doldurulmasına ilişkin iddiasına dair alınan 24/10/2023 tarihli ATK raporunda yazıların zamanının tespit edilemediği, ancak senet üzerindeki vade ve nakden kaydının farklı bir kalemle yazıldığı anlaşılmıştır. Vade ve nakden kaydı, bononun zorunlu unsurlarından değildir. Bu unsurlardaki eksiklik veya sakatlık senedi geçersiz hale getirmez. Hukukumuzda beyaza imza yoluyla senet düzenlenmesi de mümkündür. Böyle bir durumda senedin, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu borçlu ispat etmelidir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereği, bu iddianın da alacaklının elindeki senetle aynı ispat kuvvetine sahip bir senetle ispatlanması gerekir. Somut olayda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı borçlunun, senedin anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğunu ispat edemediği kanaatine varılmıştır.
Senedin teminat senedi olduğu iddiasına ilişkin, ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Numaralı bağımsız bölümün tapu kaydı celbedilerek incelenmiştir. Takip dayanağı senedin üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmamaktadır. Aksine senedin üzerindeki “nakden” kaydı, teminat senedi olmadığını göstermektedir. Taşınmaz satışına ilişkin taraflar arasındaki 11/10/2014 tarihli adi yazılı ve 14/10/2014 tarihli resmi şekildeki sözleşmede de teminat senedinden bahsedilmemektedir. Yine taraflar arasındaki taşınmaza ilişkin tapu iptal tescil davasında (.... AHM 2017/... E.) teminat senedine ilişkin herhangi bir iddia veya savunma dosyaya yansımamıştır. Bu durumda davacının, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunu ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Davacının bu konuda tanık dinletme talebi, senede karşı senetle ispat kuralı gereği ve teminat senedi iddiasının ancak yazılı delille ispatlanabileceği ilkesi gereği mahkememizce kabul edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı borçlunun takip konusu senedin teminat senedi olduğuna ve senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin iddialarını ispatlayamadığı kanaatiyle, menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. İİK md. 72 uyarınca alacaklı lehine sonuçlanan menfi tespit davası sonunda 03/08/2022 tarihli ara karar ile verilen tedbirin kaldırılmasına ve %20 oranında tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/08/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
3-%20 oranında ( 25.850,28-TL) tazminatın İİK md 72 uyarınca davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.779,70-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 20.680,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!