WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/380 Esas
KARAR NO : 2024/187

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/06/2023
KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin yaklaşık 20 yıldır yapı malzemeleri sektöründe prestij elde etmiş, piyasada söz sahibi bir şirket olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'ün de yıllardır çalışarak şirketin prestijli bir şirket olması için gerekli özveriyi gösterdiğini, davacı şirketin kredi notunun çok yüksek olduğunu, vadesi geçmiş hiçbir borcu olmadığını, şirket üzerine mal varlıkları bulunduğunu, dava konusu çeklerin davacı şirket yetkilisinin elinden hile şantaj ve tehdit ile alındığını, hem suça konu hem de bedelsiz çekler olduğunu, davalılardan ...'in; Edirne Havsa'da faaliyet gösteren ... Ltd. Şti.'nin sahibi olduğunu, davacı şirketten malzeme alması sebebiyle tanışıklığı olduğunu, diğer davalılar Ayça ve Kübra ile davacı şirket yetkilisi ...'ü tanıştıran ve para karşılığında birlikte olmalarını sağlayan kişi olduğunu, ...'in; diğer davalı ...'in kardeşi olduğunu, ... ile birlikteliği bulunduğunu, şantaj ve tehdit süresi boyunca talepleri çoğu kez davacı şirket yetkilisi Kenan Kırımızığül'e ileten kişi olduğunu, ...'in; diğer davalı ... tarafından davacı şirket yetkilisi ... ile para karşılığı birlikte olmak üzere tanıştıran kişi olduğunu, aradaki süre zarfında davacı şirket yetkilisi ile birlikte olan ve sahte ultrason ile hamile olduğunu beyan ederek davacı şirket yetkilisi ...'ü tehdit ederek şantaj yapan davalı olduğunu, çeklerin lehdarı durumunda olduğunu, yaklaşık 6 yıl önce davalı ...'in ...'e "Abi iki tane bayan var 300-500 TL karşılığında erkeklerle birlikte oluyorlar. Ne dersin?" şeklinde beyanda bulunduğunu, ...'ün olabilir demesi akabinde kadınlarla görüştüğünü ve onlarla buluşmayı kabul ettiklerini söylediğini, davacı şirket yetkilisi yanında ... ile ... ve ... ile bir kafede buluşup tanıştıklarını, ayrılacakları zaman ... otele gitmeyi teklif etmişse de ...'ün daha yeni tanışılması sebebiyle bu teklifi kabul etmediğini, ...'in tam ayrılacakları esnada babaları tarafından evden kovulmaları sebebiyle paraları olmadığını ve sokakta kalacaklarını söylediğini, ...'ün 2000-TL elden kendilerine para verdiğini ve bu para ile ev kiraladıklarını, ... ve davalı ... arasındaki ilişkinin bu şekilde başlayarak 6 ay sürdüğünü, tarafların tartışma sonucu ayrıldığını, bu ayrılmanın ertesi günü 21/03/2017 tarihinde ... ve ...'in yanında başka arkadaşları ile trafik kazası geçirdiklerini, kaza sonucunda her iki davalının bacaklarına platin takıldığını, yaklaşık bir yıl boyunca ...'ün her iki davalının tedavileri ve ev kiralarını karşıladığını, davalılar iyileştikten sonra ... ile ...'in bir süre daha birlikte olduğunu, sonrasında ayrıldığını, ... ile ayrıldıktan sonra ... ile ...'ün bir süre daha diyaloğunun devam ettiğini, bir süre sonra ...'in ...'e evleneceğini beyan ettiğini, bu süreçte ...'den maddi manevi yanında olmasını talep ettiğini, ...'ün kendisine yardım ettiğini, ...'in eşinin çalışmak istemediğini bir sürü psikolojik sorunları olduğunu ve ... ile görüşmeye devam etmek istediğini beyan ettiğini, evli olduğu dönemde de diğer davalı ...'in evinde ... ile ...'ün görüşmeye devam ettiğini, bu süreçte ...'ün her iki davalıya maddi olarak yardımda bulunduğunu, ...'in ilk evlilik döneminde hem ... ile hem de başka erkeklerle görüştüğünü, ilk eşinden ayrıldıktan sonra evli olduğu süreçte görüştüğü bir başka erkekle ikinci defa evlendiğini, ilk evliliğinde olduğu gibi aynı şikayetleri ikinci evliliği için de yapmış ve ...'den yardım talep ettiğini, ...'ün bu süreçte ...' in ve çocuklarının tüm maddi ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiğini, 2021 yılı Ocak ayında ticari olarak ara verdiği davalı ...'in, ...'e gelerek durumunun çok kötü olduğunu ve tekrar iş yapmak istediğini beyan ettiğini, geçmişe dayalı tanışıklıkları sebebiyle ...'e bir şirket kurmasını söylediğini, şirket kurduktan sonra da ...'ün ...'e malzeme temini hususunda destek verdiğini, bir yıl boyunca bir çok iş yaptığını ve aldığı malzemelerin parasını da davacı şirkete ödediğini, 2022 yılının başında Edirne Havsa İlçesinde doğalgaz tesisat işleri üzerine bir işyeri açtığını ve davacı şirketten daha fazla malzeme almaya başladığını, ...'in ... 'ü arayarak Edirne'de bir AVM'de ... ve ... ile karşılaştığını söylediğini ve tarafların tekrar görüşmeye başladığını, böylece davalıların ...'ü bir kompto içine sokma eylemlerinin başladığını, 2022 yılının haziran ayından sonra ...'in ...'e karşı tavırları değiştiğini, Edirne Havsa'da bulunan annesinin eski evini tadilatının bedelini ...'den talep ettiğini, ... istemese de ...'in baskıları sonucunda tadilat bedelini ödediğini, ...'ün tadilat bedelinin üstünde istekleri kabul etmemesi üzerine ... ve ...'in şantaj uygulamaya başladığını, para vermemesi halinde ...'e ... ile ... arasında ilişki olduğunu söyleyeceklerini, ... ile aralarını bozacaklarını ileri sürdüklerini, ...'ün ... ve ...'in hesabına istedikleri parayı atmak zorunda kaldığını, 2022 Aralık ayırıda ...'in, ...'ü arayarak hamile olduğunu beyan ettiğini, ..., davalının hali hazırda iki çocuğu olması nedeniyle yeni bir çocuğa bakmanın ekonomik olarak zor olacağını beyan ettiğini, ancak davalı sözde hamileliğini kullanarak ...'den ev dekorasyonu bahanesi başta olmak üzere evin tüm mobilyalarının değiştirilmesine kadar bir çok maddi talepte bulunmaya başladığını, para göndermediği taktirde çocuğu doğuracağını ve getirip şirkete bırakacağını söyleyerek şantaja davam ettiğini, ... hem ailesi hem de çevresi tarafından bu durumun ortaya çıkması akabinde ailevi ve ticari sıkıntı yaşayacağından korktuğu için davalıya çocuğu aldırdığı taktirde bu paraları ödeyeceğini beyan ettiğini ve belirli aralıklarla da gönderdiğini, ..., ...'i arayarak çocuğu aldırma konusunda yardımcı olmasını talep ettiğini, ...'in yardımcı olacağını söylediğini, neticede davalı da çocuğu atdırdığını ...'e bildirdiğini, bir hafta sonra ... ...'den ... marka bir araç istediğini, ... piyasanın iyi olmadığını, bu sebeple bu talebi yerine getiremeyeceğini beyan ettikten sonra ... yalan söylediğini ve çocuğu aldırmadığını, ...'ü herkese rezil edeceğini beyan ederek şantajın dozajını artırdığını ve her gün 5-6 defa aramaya başladığını, davalı ...'in ...'e cari alacak karşılığı vermiş olduğu 250.000 TL bedelli 3 adet çekin karşılıksız çıkması ile ...'ün ekonomik olarak ta sıkıntıya girdiğini, ...'in çocuğu aldırmadığını öğrendikten sonra ... ...'i aramış "Hani çocuğu aldırmıştı?" diye sorduğunda ...'in kadınların kendisini de kandırdığını ama karşılıksız çıkan çeklerle ilgili işlem yapmaması halinde halledeceğini bayan ettiğini, ...'in her gün ...'ü arayarak "para göndermediğin taktirde işyerini taşlatacağım, çocuğu işyerine bırakacağım. Adam tutum seni bıçaklatacağım" şeklinde tehditler savurduğunu, defalarca ...'e ait iş yerine gelerek tehdit ve hakaretler savurduğunu, tehdit ve şantajlarını sona erdirmesi için ...'ün davalı ...'i aradığını, "Kenan bu kız delirmiş. Senden rica ediyorum ne istiyorsa yap kontrol edemeyiz. İstediği arabayı al." cevabını aldığını, davalı ... ise sürekli olarak ...'ü arayarak "Başımıza bela aldık. Çocuğu doğuracak gelip senin şirkete bırakacak, evin önünde rezillik çıkarak" şeklinde beyanlarda bulunduğunu, her ne kadar her iki davalı ...'e yardımcı olmaya çalışıyor gibi görünse de davalıların tüm bu baskı ve şantajı işbirliği halinde yaptıklarının daha sonrasında ortaya çıktığını, ...'ün tehdit ve şantaj baskısı alında psikolojisinin bozulduğunu ve iş yapamaz hale getirildiğini, ...'in ...'den 5.000.000 TL ve ...marka bir araç istediğini, ... bu talepleri karşılayamayacağını söylemesi üzerine ...'in kendisini aradığını ve bir şekilde halledeceğini beyan ettiğini, ... istenen parayı nakit bulamayacağını belirttiğini, 100.000 TL bedelli 1 adet çeki davalı ...'e ait ...Kalorifer Isıtma Soğutma Ltd. Şti. adına ve 250.000 TL bedelli 4 adet toplamda 1.000.000 TL bedelli çekleri ... adına düzenleyerek ...'e teslim ettiğini, ...'e ... plakalı 2017 model... marka aracın alınması için araç bedelini de ayrıca gönderdiğini, 04.02.2023 tarihinde ...'in ...'e arabayı ve çekleri ...'e teslim ettiğini, ...'in çocuğu aldırdığını, bu meselenin kapandığını ve bir daha ...'in kendisini rahatsız etmeyeceğini beyan ettiğini, bu süre zarfında ...'ün de işleriyle ilgilenmemesini fırsat bilen ...'in davacı şirketten 4.000.000 TL'lik malzeme alımı yaptığını, ...'in çalışanı olan ..., ...'ü arayarak "Kenan abi çok zoruma gitti. ..., ... ve ... 03.06.2022 tarihinden beri seni dolandırmak için kendi aralarında sürekli bir plan yaptılar. Ben bunların ses kaydını aldım." diyerek ...'e ses kaydını gönderdiğini, davacı tarafından ses kayıtlarının çözümlemesi yapıldığını, diğer davalı ...'un ise tüm bu olayları bilen ve çeklerden 31.07.2023 vade tarihli çeki bedelsiz olduğu halde herhangi bir bedel ödemeksizin ve bir mal vermeksizin almış olan kişi olduğunu, çeki elinde kötü niyetle bulundurduğunu, tüm eylemler ile ilgili davalılar hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma numarası ile şantaj, tehdit ve yağma suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, çeklerin bedelsiz olduğunu, çekeler karşılığında herhangi bir mal veya hizmet alınmadığı gibi, şantaj, tehdit ve yağma eylemleri neticesinde davacı şirket yetkilisinin iradesi sakatlanmak suretiyle elinden alındığını, ... (...) ile ...'in (... ) ses kayıtları ile whatsapp görüşmeleri incelendiğinde ...'ü dolandırmak için önceden ve sonrasında birlikte planlar yaptıklarının açıkça ortada olduğunu, çekler ile ilgili davalıların herhangi bir ticari mal teslimi ve fatura kesimi de mevcut olmadığını, ortada bir ticari ilişki olmadığı gibi ahlaka mugayir ilişkinin ötesinde açıkça şantaj, tehdit ve zorlama olduğunu beyan ederek; davalılar tarafından davacı şirket yetkilisine tuzak kurularak oluşturulmuş düzen ve davalılar tarafından yapılan şantaj ve tehditler neticesinde davalı ...'in dehdarı olduğu; Türkiye ...Bankası A.Ş. Karaköy /İstanbul şubesine ait ... çek nolu 31.07.2023 keşide tarihli 250.000 TL miktarlı, Türkiye ...Bankası A.Ş. Karaköy /İstanbul şubesine ait... çek nolu 31.08.2023 keşide tarihli 250.000 TL miktarlı, Türkiye ...Bankası A.Ş. Karaköy /İstanbul şubesine ait ... çek nolu 30.09.2023 keşide tarihli 250.000 TL miktarlı, Türkiye ...Bankası A.Ş. Karaköy /İstanbul şubesine ait ... çek nolu 31.10.2023 keşide tarihli 250.000 TL miktarlı nama yazılı bedelsiz tacir çekleri ile davalı ...'in sahibi ve yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'nin lehtarı olduğu Türkiye ...Bankası A.Ş. Karaköy şubesine ait ... çek nolu 30.06.2023 vade tarihli 100.000 TL bedelli çek ile ilgili davacı şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, öncelikle şantaj ve dolandırıcılık neticesinde davacı şirket yetkilisinin iradesi sakatlanarak korku, endişe ve panik ile davalılardan ... 'e verilmiş 4 adet çek ile ...'e verilmiş olan ...Kalorifer'in lehtarı olduğu 1 adet olmak üzere toplam 5 adet bu çekler hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini, ileride telafisi imkansız zararların vuku bulmaması ve davacı şirketin ekonomik geleceğinin tehlikeye girmemesi için, ayrıca dava konusu bedelsiz çekler ile ilgili açılacak olan herhangi bir icra takibinin %15 teminat ile durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekleri kötü niyetle elinde bulunduran tüm davalılar aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili 27/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde davalılar ... ile ... tarafından davacı şirket yetkilisine sözde aşk tuzağı kurduğu iddia ettiğini ve senetlerin verilmesinin kurulan bu tuzak nedeni ile olduğunu iddia eden asılsız ithamlarda bulunduğunu, her ne kadar ... huzurdaki davada davalı konumunda olsa da aslında davacı şirket sahibi ... ve ... ile birlikte hareket ettiğini, ...'in davalıların izni olmadan ekte sunulan ses kayıtlarını aldığını, ses kaydının delil sayılmasının mümkün olmadığını ayrıca davalıların rızası dışında alınan ve dosyaya sunulan ses kayıtları için KVKK kapsamında ...hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını, davacı şirket yetkilisi ...'ün önce davalı ... ile sonrada ... ile ilişki yaşadığını, ilişkide taraflar birbirlerine kendi rızaları ile maddi ve manevi destekte bulunduklarını, çekler sahibinin elinden rızası ile çıktığını, herhangi bir tehdit, baskı olmadığını, davacı şirket sahibi ...'ün çekleri verirken iddia edildiği gibi herhangi baskı, şantaj ile irade sakatlanması söz konusu olmadığını, bilineceği üzere düzenlenen usulüne uygun bir çek, ciro silsilesi yolu ile başka kişilere devredilebileceğini, bu durumun hukuka aykırı olmadığını, davacı şirket sahibi ...'ün ticari hayatın gerektirdiği gibi basiretli bir iş adamı olması gerektiği kabulü ile, rızası dışı bir çek verdiğini kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı şirket sahibi ...'ün davalıları ölümle tehdit ettiğini, davalılar ... ve ...'e "Edirne'de sizi arabanın arkasında sürükleyeceğim" diyerek tehdit ettiğini, bu konu hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını, davacı şirket sahibi ...'ün yaşadığı söz konusu çekleri rıza ile verdiği bir zorlama olmadığının açık olduğunu, çeklerin ...'e teslim edildiğini, ...'in elinde olduğunu, ...'in bozdurduğu bir adet çek bulunduğunu, bu çek hakkında ... ve ... vade tarihi geldiğinde ...'in iade edeceği konusunda anlaştıklarını, ...'in elinde bulunan bir çek bulunmadığını beyan ederek; öncelikle davacı tarafın ödeme yasağı, tehiri icra ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, akabinde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 10/08/2023 tarihli beyan dilekçesinde; davalı ... ile davacı şirketin sahibi ...'ün 25 senelik arkadaş olduklarını, ... ile ...'in ablası ...'i ...'in tanıştırdığını, davacı şirketin sahibi ... ile ... arasında bir arkadaşlık başladığını, ...'ün ...'i aradığını ve kendisinin bir sıkıntısı olduğunu söylediğini, ...'in "hayrolsun abi ne sıkıntın var" dediğinde ...'ün, Ayça'nın hamile olduğunu kendisine ultrason görüntüsü attığını söylediğini, ...'te kendisine şakayla "ne güzel yeniden baba oluyorsun" dediğini, ..., ...'e ... isimli kadının çocuğu aldırtmak için kendisinden bir adet ... marka araç ve 5.000.000 TL istediğini beyan ettiğini, ..., ...'i ofisine çağırdığını ve beraber ...'i aradıklarını, davalı ...'in, ... ve ...'e hitaben "ben hamileyim ya dediğimi Kenan yapacak yada çocuğu doğurup kapının önüne bırakacağını kapının ziline basıp gideceğini" söyleyerek telefonu kapattığını, ... bu tehdit ve şantaj karşısında çaresiz kaldığını ve ...'ten kendisine yardımcı olmasını istediğini, ...'in davalılardan ... ile görüştüğünü, ..., ... ile yaptığı görüşmede kendisine 250.000 TL'lik 4 adet toplamda 1.000.000 TL'lik sıralı çekler verilmesi ve ... marka araç alınması halinde çocuğu doğurmayacağını, çocuğu aldıracağını bildirdiğini, ...'in davalılardan ... ile yapmış olduğu görüşmeyi aynen davacı şirketin sahibi ...'e bildirdiğini, ... doğrudan doğruya aracı kendi adına alıp davalılardan ... ile aralarında bir bağ kurulmaması adına ... aracı davalı ...'in adına aldığını ve ...'in de davacı şirket sahibinin talimatı üzerine bu aracı davalılardan ...'e devrettiğini, davacı şirketin sahibinin ayrıca davaya konu 4 adet toplamda 1.000.000 TL'lik çeki imzalayıp davalı ...'e verdiğini, ...'in yine ...'ün talimatı ile işbu davaya konu çekleri davalılardan ...'e teslim ettiğini, ..., ...'in kendisine gönderdiği ultrasonu incelediğinde ultrason tarihinin eski tarihli olduğunu gördüğünü ve davalılardan ...'in, ...'in ve ...'in kendisini dolandırdığını düşünerek Cumhuriyet Başsavcılığı nezlinde suç duyurusunda bulunduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde davalılar hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini, davalıların kendileri aleyhine şikayette bulunulmuş olması ve dava açılması sebebi ile davacı şirketin sahibi ...'e kızgınlıklarından doğruları ifade etmediklerini, ancak aradan geçen süre zarfında davacı şirketin sahibinin davalılardan ... tarafından şantaj ve tehdit edilerek çek ve... marka aracı almasının vicdanlarını rahatsız ettiğini ve olayın tüm gerçekliliği ile ortaya çıkmasını sağlamaya karar verdiklerini beyan ederek; öncelikle davacı tarafın haklı davasının kabulüne, davaya konu çeklerin tehdit ve şantaj ile davacı şirketin sahibi ...'den alınmış olması sebebi ile işbu çeklerin ödemeden men edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 07/09/2023 tarihli dilekçesinde; davacı ile davalı ... arasında uzun yıllardır ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın dava kabul olsun diye beyanda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bunun sebebinin savcılığın vermiş olduğu takipsizlik kararı sonrasında davacı tarafın zora düştüğünü, ...'ten olan alacağının bir kısmından feragat ettiğini, kalan alacağını da ötelediğini, davalı ...'in davacının kişisel hırsı nedeni ile çirkin iftiralara maruz kaldığını beyan ederek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ile ...'ne usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde davaya konu çeklerin fotokopilerini, ultrason resmi fotokopisini, whatsapp görüşmeleri çıktılarını, 18/05/2023 tarihli bilirkişi İbrahim Akgül tarafından hazırlanmış ses kayıtlarının çözümlenmesine ilişkin raporun fotokopisini sunmuş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 26/07/2023 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekili dava dilekçesi ile davaya konu çeklerin müvekkili şirket yetkilisinin zorlanarak sistemli aldatma ve psikolojik şirret neticesinde elinden alındığı ve ahlaka aykırı bir sebebe dayanarak elinden alınan çekler olduğunu, ifade ettiği anlaşılmış ise de; Davacının aldatma neticesinde iradesinin sakatlandığına yönelik iddiasının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı, soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği göz önüne alınarak HMK 389 uyarınca şartları oluşmayan tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine.." dair karar verilmiştir.
...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP sisteminden bir suretinin gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; müşteki ... tarafından şüpheliler ..., ... ve ... aleyhine suç duyurusunda bulunulduğu, 16/06/2023 tarihinde Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiği, müşteki vekilince karara itiraz edildiği, itirazın Sulh Ceza Hakimliği'ne gönderildiği, müzekkere tarihi itibariyle sonuçlanmamış olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin 22/08/2023 tarihli cevaba cevap dilekçesi sunmuş olduğu, dilekçesi ile davaya konu çekler hakkında tedbiren ödeme yasağı kararı verilmesini, başlatılması muhtemel icra takiplerinin tehiri ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, mahkememizin 31/08/2023 tarihli ara kararı ile "Davacı vekilinin yeniden talep edilen ihtiyati tedbir talebinin mahkememiz dosyasında henüz delillerin toplanmamış olması ve itiraz aşamasında olduğu anlaşılan ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası da göz önüne alınarak reddine, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının ve dosyaya yapılan itiraz ile Sulh Ceza Hakimliği kararının mahkememiz dosyası yönünden bekletici mesele yapılmasına,
" dair karar verildiği anlaşıldı.
Davalı ... vekili 25/09/2023 tarihli dilekçesi ile; davacı tarafın haklı davasının kabulüne, davaya konu çeklerin tehdit ve şantaj ile davacı şirket sahibi ...'den alınmış olması sebebi ile ödemeden men kararı verilmesini, davacı vekilinin 26/09/2023 tarihli dilekçesi ile; Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karara yapmış oldukları itirazın İstanbul ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş sayılı dosyasından 20/09/2023 tarihli kararı ile reddedildiğini, kararın kesin olduğunu, Anayasa Mahkemesinde dava açacaklarını, davaya konu çekler ile ilgili ödeme yasağı kararı verilmesini, başlatılması muhtemel icra takiplerinin tehiri ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, mahkememizin 28/09/2023 tarihli ara kararı ile dosyaya sunulan yeni bir delil olmadığı ve İstanbul ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş sayılı dosyasından itirazın reddine dair karar verildiği göz önüne alındığında mahkememiz görüşünde bir değişiklik olmadığı kanaatine varılmış, davalı ... vekilince ve davacı vekilince yeniden talep edilen ihtiyati tedbir taleplerinin; dosyaya sunulan yeni bir delil olmadığı ve İstanbul ...Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş sayılı dosyasından itirazın reddine dair karar verildiği göz önüne alınarak reddine dair karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 25/10/2023 tarihli dilekçesi ile; davalılardan ... vekilinin 25/09/2023 tarihli dilekçesi ile ve öncesinde sunduğu cevap dilekçesi ile dava dilekçesindeki beyanları doğruladığını ve ikrar ettiğini, davalı ... tarafından Edirne ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile bu davanın da davalısı olan ... aleyhine kendisini de dolandırması sebebiyle alacak ve tazminat davası açıldığını, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu beyan ederek Türkiye ...Bankası A.Ş. Karaköy İstanbul şubesine ait... çek numaralı 31/10/2023 keşide tarihli 250.000,00-TL miktarlı çek ile ilgili ödeme yasağı kararı verilmesini, başlatılması muhtemel icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, davalı ... vekilinin 27/10/2023 tarihli dilekçesi ile davaya konu çeklerin davalı ...'in hamile olduğundan bahisle davacı şirketin sahibi ...'e şantaj yaparak alındığını, şantaja ilişkin ses kayıtlarının mevcut olduğunu, ...'e karşı Edirne ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu bildirerek vadesi yaklaşmakta olan çek için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederek davacı şirket tarafından açılan davayı kabul ettiklerini beyan ettiği, mahkememizin 30/10/2023 tarihli ara kararı ile "davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin mahkememizin 25/07/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği, iş bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmaması, dosyanın tetkikinde hukuki durumda değişiklik olmaması, davacının iddia ettiği ikrar niteliğindeki beyanların asıl hak sahibi ... vekilince sunulmaması, çeklerdeki hak sahibi ...'in olayı inkar etmesi gözetilerek davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine" dair karar verilmiştir.
Mahkememizin 14/12/2023 tarihli celsesinde HMK. 184 ve 186. maddeleri uyarınca tahkikat aşaması tamamlanmakla, taraf vekillerinden son sözleri sorulduğunda, davacı vekilinin; "biz tahkikatın bitmediği düşüncesindeyiz, sözlü tahkikata hazırlanabilmek için süre talep ediyoruz, özellikle ticari defterlerin ve kayıtların incelenmesini talep ediyoruz, çekler hamiline çek değildir, tacir çekidir, nama yazılıdır, davalı taraf müvekkilimiz şirketten alacaklı olduğunu ticari defterleri ile ispatlamak zorundadır, davalı ...Kaloriferin tacir sıfatı olduğundan defterleri incelenmelidir, davamızın kabulüne karar verilsin" beyanında bulunduğu, mahkememizce davacı vekiline esasa ilişkin tüm beyanlarını sunmak üzere 2 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin 26/02/2024 tarihli esasa ilişkin beyan ve talep dilekçesi ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının celbi ile incelenmesini, Edirne ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının celbini, kesin delil niteliğindeki davalıların (Ali ve Kübra) beyan ve dilekçelerinin dikkate alınmasını, tahkikatın derinleştirilerek bildirecek oldukları tanıklarının dinlenmesini, ayrıca davanın istirdat davası olarak devamına karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekilinin 29/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ile; davacı tarafın, davayı kaybedeceğini anlayınca çeşitli çıkar ilişkileri içinde bazı davalılara baskı yapılarak davalı aleyhinde beyanda bulunmalarını sağladığını, davalıya karşı dava ikame edildiğini, davacı tarafın 23.02.2024 tarihli dilekçesinin daha önceden savcılıkta bulunmuş olduğu beyanlardan ibaret olduğunu, taleplerinin davayı uzatmaya yönelik olduğunu, davacı tarafın uzun yıllardır tacir olduğunu, basiretli tacir gibi davranmadığını, çok uzun süre sonra soyut iddialara dayanarak çeki iptal ettirmeye çalıştığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının keşidecisi olduğu 5 adet çek sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı şirket yetkilisine tuzak kurulmak ve şantaj yapılmak suretiyle 5 adet çekin keşide edildiği ve bu çeklerin bedelsiz olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Dava konusu çeklerin incelenmesinde; ...Bankası ... numaralı 31/07/2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli, ...Bankası 0397697 numaralı 31/08/2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli, ...Bankası ... numaralı 30/09/2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli ve ...Bankası... numaralı 31/10/2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli çeklerin keşidecisinin davacı ve lehtarının Davalı ... olduğu, ...Bankası ... numaralı 30/06/2023 tarihli 100.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davacı ve lehtarının Davalı ...Kalorifer Ltd. Şti. olduğu görülmüştür. Davacı şirket yetkilisi ... ile Davalı ...’in para karşılığı birlikteliklerinin bulunduğu, tarafları Davalı ...’in tanıştırdığı, Davalı ...’in diğer Davalı ...’nın kardeşi olduğu ve Ayça’nın taleplerini dava dışı Kenan’a ilettiği iddia edilmiştir. Dava konusu çeklerden ...Bankası ... numaralı 31/07/2023 tarihli 250.000,00 TL bedelli çekin Davalı ...’a gerçek bir ticari ilişki bulunmadan ciro yoluyla devredildiği ve bu sebeple Davalı ...’a husumet yöneltildiği dava dilekçesinde açıklanmıştır.
Dava konusu senetlerin bedelsizliği, Davalı ...’nın davacı şirket yetkilisi ile olan ilişkisinden hamile kaldığı ve bu sebeple davacı şirket yetkilisine şantaj yaptığı iddialarına dayanmaktadır. Davacının iddialarının hukuki sebebi TBK md. 36 uyarınca aldatmaya dayalı irade sakatlığı halidir. TBK md. 36 hükmü “Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.” şeklindedir. TBK md. 39’a göre, “Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.”
Davacı şirket yetkilisinin, Davalılar Ayça, Ali ve Kübra hakkında şantaj, yağma ve tehdit suçlarıyla yapmış olduğu şikâyet sonucu ...CBS' nin ... Soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve yapılan itirazın reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce öncelikle tarafların husumetleri değerlendirilmiştir. Davacının iddiaları ve dosyaya sunulan belgelere göre, dava konusu çeklerin bir kısmının lehtarı davalı ... ve bir çekin lehtarı ise, Davalı ...Ltd. Şti.’dir. Davalı ...’un ise, çeklerden birini devralması sebebiyle yetkili hamil olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda dava konusu çekler sebebiyle hak sahibi olanlar Davalı ..., ...Kalorifer ve Gökhan’dır; diğer Davalılar Ali ve Kübra’nın çekler sebebiyle herhangi bir hak veya alacakları bulunmamaktadır. Menfi tespit davası, takip hukuku bakımından borçlu duruma düşen davacının, maddi hukuk bakımından borçlu olmadığının tespiti için açılan bir dava türüdür. Menfi tespit davalarında davacı, hukuki ilişki sebebiyle borçlu konumda olan kişi iken; bu hukuki ilişki sebebiyle alacaklı durumda olan kişi davalıdır. Somut olayda Davalılar Ali ve Kübra’nın, her ne kadar Davalı ...’nın eylemlerine iştirak ettiği iddia edilse bile, dava konusu senetler üzerinde hak ve alacaklarının bulunmaması sebebiyle, işbu davada husumetlerinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Davalılar Ali'nin, dava konusu çekler üzerinde hak ve alacağının bulunmaması ile işbu davada pasif husumetinin bulunmadığı gözetildiğinde, 25/09/2023 ve 27/10/2023 tarihli davayı kabul beyanının hukuken sonuç doğurmadığı anlaşılmış ve kabul beyanı doğrultusunda karar verilmemiştir.
Davacı, Davalı ... ile Ayça arasında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını, Gökhan’ın tüm yaşananları bildiğini ve çeki kötü niyetli olarak elinde bulundurduğunu ileri sürmüştür. Davalılar Gökhan ve Ayça arasındaki hukuki ilişki, sadece bu kişiler arasında öne sürülebilecek şahsi bir def’idir. Lehtar ve hamil arasındaki ticari ve hukuki ilişkiye dayalı şahsi bir def’i davacı keşideci tarafından öne sürülemez. Davacının, Davalı ...’ya borçlu olmadığını ve diğer Davalı ...’ın bu durumu bilmesine rağmen çeki devraldığını ve kötü niyetli olduğunu ispatlaması halinde, Davalı ...’a karşı bedelsizlik iddiası öne sürülebilir. Benzer şekilde davacı, Davalı ...Kalorifer’e borcu olmadığı halde aynı maddi olaylar sebebiyle çek düzenleyip verdiğini açıklamıştır. Çek, kambiyo senedi olarak sebepten mücerret bir senettir. Davacının somut olayda dayandığı irade sakatlığı hali dışında, davalı lehtar ...Kalorifer’e gerçek bir borcu bulunmadan çek vermesi bedelsizlik sebebi değildir. Aksinin kabulü halinde kambiyo senetlerinin sebepten soyut olması ve kamu güvenine mazhar olması ilkelerine aykırılık oluşturur. Bu durumda şartların oluşması halinde şirket adına yöneticinin sorumluluğu davası ile zararın tazmini yoluna gidilebilir.
Davacı şirket yetkilisi ile davalı ... arasında gönül ilişkisinin bulunduğu, davacı şirket yetkilisinin dava konusu çekleri davalının hamile kaldığını düşündüğü için verdiği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. TBK md. 81 hükmü “Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez.” şeklindedir. Yargıtay 1. HD’nin 2016/2533 Esas ve 2018/15158 Karar sayılı ilamında “…davacının evli olduğu sırada gayriresmi birlikteliği sürdürebilmek amacıyla iradi olarak temliki yaptığı, dolayısıyla hileden söz edilemeyeceği gibi TBK 81. Maddesi uyarınca da taşınmazı geri isteyemeyeceği açıktır.” şeklinde karar verilerek; ahlaka aykırı bir amaç için iradi olarak devredilen şeylerin geri istenemeyeceği vurgulanmıştır. Davacı şirket yetkilisinin gayrimeşru ilişkisini gizlemek adına davalılara verdiği çeklerin, kendi iradesi ile elinden çıktığı, çeklerin verilmesi ile güdülen amacın ahlaka aykırı olduğu ve bu doğrultuda davacının yetkilisi tarafından ahlaka aykırı bir amaç için verilmiş olan çeklerin sonradan irade sakatlığı sebebiyle bedelsizliğinin öne sürülmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalılar Ali ve Kübra yönünden pasif husumet yokluğu gerekçesiyle, diğer davalılar yönünden ise, davacı şirket yetkilisinin ahlaka aykırı bir amaç için kendi iradesi sonucu vermiş olduğu çeklerin, irade sakatlığı sebebiyle bedelsiz kaldığının iddia edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce uygulanan bir tedbir kararı bulunmadığı ve davalı alacaklıların işbu dava sebebiyle alacaklarına geç kavuşmasına neden olunmadığı gözetilerek, İİK md. 72 uyarınca tazminata hükmedilmemiştir. Davalılardan Ayça ve Ali kendisini vekil ile temsil ettirmiş, bu iki davalı yönünden ret sebebi ayrı olduğundan, davalılar için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu' nun 2020/(15)6-609 esas, 2022/1424 karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere sıfat yokluğu nedeniyle verilen karar esasa ilişkin nihai karar mahiyeti taşıdığı anlaşıldığından tüm davalılar yönününden aşağıdaki şekilde karar verme cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 18.785,25-TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 18.357,65-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 151.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalı ...'e verilmesine,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 151.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalı ...'e verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır