WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/304 Esas
KARAR NO : 2024/359
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/05/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yanın gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu bu zarara ilişkin müvekkili kurum tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, ancak davalılar tarafından bu zararın giderilmediğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. Maddesine göre haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri yetkili durumda olduğunu, davalının müvekkili şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından tutanaklar düzenlendiğini ve faturaların tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, dava konusu alacağa ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile davalının fatura ve kaçak elektrik borcuna istinaden tutulan tutanaklar fazlaya ilişkin delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, Davalının ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, davalının, icra takibine itirazıyla borcundan kurtulmaya çalışmakta olduğunu, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını bildirip, davanın kabulüne karar verilmesini,
... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, karar verilmesini, davalı yanın %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLER:
... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2023/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.
06/01/2024 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı, davalının kaçak elektrik kullandığını öne sürerek, bundan doğan alacağa ilişkin takip başlatmıştır. Davacı, davalının abonelik sözleşmesinin sona ermesine rağmen elektrik kullanmaya devam etmesi suretiyle kaçak elektrik kullandığını iddia etmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davalı şirket adına 02/09/2022 tarihinde abonelik sözleşmesi yapıldığı, 07/12/2022 tarihinde aboneliğin sona erdiği anlaşılmıştır. Alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 06/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin aboneliğinin sonlanması üzerine elektriğin kesildiği ve sayacın mühürlenmesine ilişkin bilgi ve belge olmadığı, bu haliyle elektrik dağıtım sistemine bir müdahale bulunmadığı ve abonelik sonrası kullanımın kaçak değil usulsüz kullanım olduğunu belirtmiştir. ... BAM ... HD’nin 2023/... Esas ve 2024/... Karar sayılı ilamında “… elektriğin kaçak tutanağı öncesinde kesildiğinin ispatlanamadığı, kesilen elektriğin açılarak kullanıldığının da ispatının yapılamadığı gözetilerek, bu durumda normal tüketim hesabının yapıldığı,davalının takibe konu dönem için ödemesi gereken normal tüketim bedelinin 2.134,40 TL olarak ek raporda hesaplandığı görülmüştür.
İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı söz konusu tesisatta elektriği kaçak tespit tutanağı öncesi kestiğini ispatlayamadığından, normal tüketim bedeli olarak ek raporda hesaplanan 2.134,40 TL tutarında davalının davacıya bu dönem için borçlu olduğu kabul edilmelidir.” şeklinde karar vermiştir. Dolayısıyla davacının, iddia ettiği kaçak kullanımı ispat etmek için öncelikle elektriğin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini ispat etmesi gerekir. Eldeki dosyada bu yönde bir delil yokken, davacı taraf elektriğin kesilmemesinin kaçak kullanıma engel olmadığını, davalının abone olmadığını bildiği halde elektrik kullanmasının kaçak kullanım sayılması gerektiğini savunmuştur. Ancak yukarıda açıklandığı üzere bu durum kaçak kullanım değil usulsüz kullanım olarak kabul edilmektedir. Bu durumda da davalı şirket kaçak kullanımdan değil, normal tüketim bedelinden sorumludur. Davalı şirketin sorumlu olduğu normal tüketim bedeli bilirkişi raporunda, 12.104,65 TL olarak hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Diğer Davalı ...’ın sorumluluğunun değerlendirilmesinde; davalının şirket yetkilisi olduğu, kaçak elektrik kullanımında şirket yetkilisinin sorumluluğunun fiilen sisteme müdahale eden kişi olmasına dayandığı kabul edilmektedir. Ancak somut olayda kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığından, davalı şirket yetkilisinin haksız fiil sorumluluğu da doğmayacaktır. Davacının normal tüketim bedelinden doğan alacağı, elektriği kullanan eski abonesi olan davalı şirketten tahsil etmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; elektriğin kesildiğinin davacı tarafından ispatlanamaması sebebiyle kaçak kullanım bulunmadığı, usulsüz kullanım sebebiyle davalı şirketin normal tüketim bedelinden sorumlu olduğu, davalı şirket yetkilisinin ise herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacağın davalı tarafından hesaplanabilir ve bilinebilir nitelikte olmadığı ve yargılama sonucu ortaya çıktığı gözetilerek, alacağın likit olmadığı kanaati ile icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM. Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davalı ... Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-... 4. İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu şirketin yaptığı itirazın 12.315,96 TL’lik kısmının iptaline; takibin 12.104,65 TL asıl alacak, 179,08 TL işlemiş faiz ve 32,23 TL KDV olmak üzere toplam 12.315,96 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %30 faiz ve faizin KDV’si ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine,
3-Davalı ... ... yönünden davanın reddine,
4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 841,30-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 280,51 -TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 560,79-TL harcın davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan;179,90-TL Başvuru Harcı, 280,51 TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 460,41 TL harcın davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 3,000,00 TL Bilirkişi ücreti, 558,00 Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.558,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak, 2.667,86-TL lik kısmının davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 12.315,96 TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak, davacıya verilmesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.399,36-TL'lik kısmının davalı ... Ltd. Şti.den tahsili ile hazineye irat kaydına, 800,64 TL'nin ise, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2024

Katip ...

Hakim ...