WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/292 Esas
KARAR NO : 2024/396

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/03/2019
KARAR TARİHİ : 23/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın ... Şubesi müşterilerinden davalı ... A.Ş.'ye Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden Taksitli Ticari Kredi ve Çek Taahhüt Kredisi açılıp kullandırıldığını, diğer davalının Genel Kredi Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlular tarafından kredi şartları ihlal edildiğinden ... 2. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara; 1.433.264,24 TL nakit borçlarının ödenmesi ve 24.000,00 TL gayrinakit borçlarının depo edilmesinin ihtar edildiğini, borçlularından ... A.Ş.'nin borçları teminatı olmak üzere bir kısım ipotek tesis edildiğinden işbu takibe konu alacaktan kısmen sorumlu olduğunu, ayrıca 28 Ocak 2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bankaların süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için karşılığının bulunmaması halinde ödemekle yükümlü olunan tutarın 2.030-TL olarak belirlendiğini, davacı bankanın davalı ... A.Ş. 'den dava tarihi itibariyle toplam 30.450,00 TL gayrinakit alacağı bulunduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlular hakkında ... 22. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, borçlular tarafından yapılan haksız itiraz ile icra takibinin kısmen durduğunu, borçluların, itiraz dilekçeleri ile yetkiye, borcun tamamına, anapara, masraf, avukatlık ücreti ve faizleriyle birlikte itiraz ettiklerini, bunun üzerine; dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, davalı borçlular tarafından yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğu yönünde itirazda bulunulduğunu, davacı banka ile davalı borçlu şirket ... Anonim Şirketi ile imzalanan 12.10.2015 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin 31. maddesinde İstanbul (Merkez) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, yetki sözleşmesi yazılı olduğundan ve kesin yetki kuralına bağlı bir husus da bulunmadığından yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, İstanbul İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu, davalı borçlular tarafından yapılan itizarın hiçbir somut olgu ve iddia içermediğini, yalnızca takibin sürüncemede bırakılmasına yönelik olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinin delil anlaşması niteliğinde olduğunu, davacı bankanın defter ve kayıtlarının kesin delil olacağının davalılar tarafından kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 22.maddesinde; "Müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi burcunun muaccel olduğu tarihte cari olan "Bankanın TCMB'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran" üzerinden hesaplanacak oran olduğunu; Ödeyeceği bu faizlerin yanında fon, vergi, harç vb mevzuat veya sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer mali yükümlülüklerini, mevzuat değişikliği ile sonradan getirilecek her türlü vergi ve yükümlülüklerini, yasal takip giderleri, vekâlet ücreti ve sair her türlü mali külfetlerini de ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." hükmünün amir olduğunu, davacı bankaca, kullandırılan kredilere uygulanacak faiz oranlarının mevzuat gereğince TCMB'na bildirilmekte olduğunu, hesabın kat edildiği tarihte yürürlükte olan faiz oranlarını gösteren ve TCMB'na bildirildiğini, 10.08.2018 tarihli yazılar ve eki faiz oranları ile söz konusu faiz genelgesinde temerrüt tarihindeki faiz oranının TL krediler için % 60 olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi'nin ilgili hükmünde her ne kadar temerrüt faiz oranı, bu faiz oranının %100 fazlası olacağı belirtilmiş ise de, davacı banka tarafından temerrüt faizinin TCMB'ye bildirilen %60 oranı uygulandığını, bankanın tespit ettiği kredi faiz oram ve talep edilen temerrüt faiz oranlarının yasal olduğunu beyan ederek; davalı borçluların ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalılardan ... A.Ş.'nin borçları teminatı olmak üzere bir kısım ipotek tesis edildiğinden yönünden, nakit alacakların takip çıkışı tutarları toplamının ipotek limitleri olan 1.030,000,00 TL'yi aşan kısımı ile bu tutara isabet edecek ferilerinden ve 30.450,00 TL gayri nakit alacağın tamamından sarumlu olduğu hususunun hükümde dikkate alınmasına, davalı borçluların itiraz ettiği nakit alacak üzerinden % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, ... 22. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yaptıkları borca itirazda yetki itirazında bulunduklarını, HMK 116. Maddede kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı hallerde yapılan yetki itirazlarının ilk itiraz olarak belirlenmiş olduğunu, yetki ilk itirazlarını tekrarladıklarını, davacı yanın dava dilekçesinde, Genel Kredi Sözleşmesine atıfta bulunduğunu, taraflar arasında yetki sözleşmesi uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkisinin kabul edildiğini ileri sürdüklerini ancak Türk Borçlar Kanunu’nun 20. ve 21. maddeleri ışığında durum irdelendiğinde; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin, davacı yan tarafından hazırlandığını, kredi kullanmak için başvuran her bireye dayatıldığını, üzerinde tartışılamadığını ve bankanın aydınlatıcı açıklamalar yapmaksızın zorunlu koştuğu bir sözleşme olduğunu, sözleşmedeki pek çok madde gibi yetki maddesinin de TBK 20. Madde uyarınca genel işlem koşulu olduğunu, davalılara bu genel işlem koşulu hakkında açıkça bilgi verilmediğini ve davalılarca bu hususun kabul edilmediğini, yetkiye ilişkin genel işlem koşulunun TBK 21. Madde uyarınca yazılmamış sayılacağını, genel yetki kuralları ışığında yetkili mahkemenin belirlenmesi gerektiğini, işbu davanın sözleşmeden doğan bir borcun bulunup bulunmadığı esasına dayandığını, sözleşmenin yapıldığı yerin ... olduğunu, davalıların ikametlerinin ise ... olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunun açık olduğunu, davacı tarafın davaya dayanak olarak taraflar arasında imza edildiğini ileri sürdüğü Genel Kredi Sözleşmesini gösterdiğini fakat bu sözleşmeyi dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunmadığını, bu sözleşmenin ... 22. İcra Dairesi nezdinde açılan icra takibi dosyasında bulunup bulunmadığını da bilmediklerini, icra takibi dosyasında bu sözleşmeye yer verilse bile, davalılara tebliğ edilen ödeme emrinin ekinde sözleşmenin bulunmadığını, davalıların bu belgeye haiz olduğunun varsayılabilmesi için takibin yetkili mercide yapılmış olması gerektiğini, İstanbul İcra Müdürlüklerinin ve İstanbul Mahkemelerinin bu uyuşmazlık bağlamında yetkisiz olduklarını, sözleşmenin davacı tarafça davalılardan gizlendiğini, belli başlı sözleşme maddelerinin davacı yanca dava dilekçesine kopyalandığını, sözleşmenin tamamının irdelenmesinin ve sözleşmedeki imzanın davalılara ait olup olmadığının tespitinin önüne geçilmek istendiğini, davacı tarafından, kendi kayıtlarının bu sözleşme gereği kesin delil olduğunu iddia edilse de sözleşmenin kendisi olmaksızın bu iddiaların da banka kayıtlarının da anlamsız kaldığını, takip talebinde talep edilen faiz miktarının fahiş olduğunu, %60 oranında bir faiz talep edildiğini, faize gerekçe olarak dava dilekçesinde yine Genel Kredi Sözleşmesine atıfta bulunulduğunu, her ne kadar davacı yan tarafından TCMB’ye bildirilen faiz oranı % 60 olsa bile, dava dilekçesinde yer verilen GKS’nin faiz maddesi de genel işlem şartı mahiyetinde olduğunu ve TBK 20 ve 21 maddeleri uyarınca sözleşmeye yazılmamış sayılması gereken maddelerden olduğunu, davalılardan Nurettin Karslıoğlu'nun, diğer davalı ...Tic. A.Ş.’nin kefili olarak gösterildiğini, kefalet sözleşmelerinde TBK uyarınca, kefilliğin hangi tarihe kadar süreceğinin açıkça belirtilmesi gerektiğini, Genel Kredi Sözleşmesini görme, inceleme şansları olmadığı halde, bu hususun belirtilmediğinin davalı tarafından vekiline beyan edildiğini, davalılardan Nurettin Karslıoğlu yönünden müteselsil kefalet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davalı tarafından davacı yana sözleşme kapsamında 1.000.000 TL’yi aşan tutarda ipotek verildiğini, bu hususun davacı tarafından yapılan icra takibinde ve dava dilekçesinde kabul edildiğini ancak davacı tarafından davalılar aleyhinde İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile takip yapılarak ipotek bedeli üzerinden açıkta kalan kısım kadar rehin açığı belgesi alınıp bu hali ile takip yapılmaksızın doğrudan işbu davaya konu icra takibine dahil edildiğini, davanın 1.506.421,55 TL üzerinden açıldığını, davalılar tarafından davaya konu sözleşme uyarınca ipotekle rehin altına alınmamış miktar hesaplanarak bu miktar üzerinden takip ve dava açılması gerekirken ipotekle teminat altına alınmış miktarda dahil edilerek işlem yapıldığını, bu bağlamda davalılar hakkında açılan İcra takibi ve dava miktarının İİK'nın 45/1. Maddesi hükmüne aykırı olduğunu, davalılar hakkında kanun hükümlerine aykırı olarak yapılan takibin ve iş bu davanın kötü niyetli olarak açıldığını beyan ederek; davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının, ilk oturum / açılış tutanağının, arabuluculuk başvuru formunun fotokopilerini, ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının takip talebinin fotokopisini, ödeme emrinin fotokopisini, borçlular vekilinin itiraz dilekçesinin fotokopisini, 07/06/2018 tarihli, 13/06/2018 tarihli Kredi Yıllık Azami Faiz Oranları Bildirim Formlarının fotokopilerini, 26/06/2018 tarihli Kredi İşlemlerinde Faiz ve Kar Payı Dışında Sağlanacak Ücret, Komisyon ve Masraflar İle Bankacılık Hizmet Komisyonları Bildirim Formu fotokopisini, ... 2. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, ihtarname tebliğlerinin fotokopilerini ve taraflar arasında imzalanan 12/10/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya fotokopisinin dosyamız arasında olduğu, dosyanın tetkikinde alacaklı ... Bank A.Ş. tarafından borçlular ... A.Ş. ve ... aleyhine ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D. İş ... Karar sayılı 23/11/2018 tarihli kararı ile 1.457.264,24-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığı ve kararın ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 1.433.264,24-TL asıl alacak, 39.877,41-TL işlemiş faiz ve 836,03-TL BSMV olmak üzere toplam 1.475.971,55-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlular vekilinin 07/12/2018 tarihli itiraz dilekçesinin dosyaya sunulmuş olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce davalı ...'nun nüfus kayıt örneğinin UYAP sisteminden çıkartılarak dosyaya alınmış olduğu görüldü.
Mahkememizce davacı ... Bank A.Ş.'ye müzekkere yazılarak taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince taraflar arasındaki ödeme planının, borçlular tarafından yapılan geri ödemelerin dökümünün, ödemelerin yapıldığı hesaba ilişkin hesap hareketlerinin, davalının kefaleti ve eşin rızasına ilişkin bilgi ve belgelerin ve kredi ve alacak talebine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin okunaklı onaylı suretlerinin gönderilmesinin istenildiği, verilen cevap ekinde sunulan CD'de istenilen tüm bilgilerin olduğunun bildirildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 24/10/2019 tarihli celsesinde tarafların Türk Ticaret Kanunun hükümleri gereğince tutmakla yükümlü oldukları ticari defter kayıt ve belgeleri, icra dosyası, tarafların iddia ve itirazlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişinin 08/01/2020 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı bankanın 27.11.2018 takip talep tarihi itibariyle; borçlular, ...Tic A.Ş. ile müşterek borçlu müteselsil kefilden, kefalet limitinin de yeterli olduğu gözetilerek, ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, Taksitli Ticari Kredilerinden:
1.423.808,57 TL asıl alacak + 35.595,21 TL işl. tem. faizi %60 + 1.779,76 TL faizinin %5 gider vergisi + 836,03 TL masraf = 1.462.019,57 TL toplam alacak hesaplanmıştır.
Ayrıca; davalı asıl borçlunun teslim aldığı çek yapraklarını davacı bankaya iade etmediğinden dolayı bankanın yükümlülüğünde bulunun limit ( çek başına 1.600,00 TL ) dolayı toplam 24.000.00 TL bankada açılacak hesaba depo edilmesi gerektiği,
Kefil ...'nun davacı alacağının tamamından sorumlu olduğu,
Buna mukabil davacı banka ise takip talebinde:
Davalılardan;
1.433.264,24 TL ASIL ALACAK (Taksitli Ticari krediler) + 39.877,41 TL işlemiş tem. fz. %60 + 1.993,87 TL Gider vergisi %5 + 860,03 TL ihtar gideri olmak üzere davalılardan toplam 1.475.971,55 TL nakdi alacak, 24.000,00 TL depo (gayri nakdi alacak) talebinde bulunmuştur.
Davacı bankanın 590.000 TL birinci dereceden ipoteği mevcuttur. Ancak ipoteğin paraya cevrilmesi üzerinden takip yapılmadığı anlaşılmıştır. Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Bilirkişiliğimizce 27.11.2018 takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan olan toplam nakdi alacak tutarı 1.462.019,57 TL, 24.000,00 TL gayrı nakdi alacaklı olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekilince 23/01/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 2019/142 Esas 2020/60 Karar sayılı 23/01/2020 tarihli kararı ile "Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın; 1.462.019,57 TL nakti alacak, 24.000 TL gayri nakti alacak üzerinden icra takibinin icra müdürlüğündeki takip talebinde belirtilen faiz oranları üzerinden yürütülmesine, %20 icra inkar tazminatı olan 292.403,92 TL davalılardan alınarak davacıya verilmesine, İcra takibine vaki itirazın bu şekilde iptali ile icranın devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine," dair karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/852 Esas 2023/474 Karar sayılı 23/03/2023 tarihli ilamı ile " İlk derece mahkemesince, davanın sonuçlandırılması için gerekli yasal koşullar tamamlanmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Hukuki dinlenilme hakkını zedeleyen usul hatalarının giderilmesi, davanın sonuçlandırılması için gerekli koşulların tamamlanması için, esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.a.4. maddesi gereğince kaldırılmasına.." dair kesin olarak karar verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek 2023/292 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 19/10/2023 tarihli celsesinde "Dosyada bilirkişi olarak görev yapan ...'nın güncel bilirkişi listesinde kayıtlı olmadığı da göz önüne alınarak dosyanın bilirkişi ...'e tevdi ile dosyada mevcut bilirkişi raporu ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmek üzere rapor tanziminin istenilmesine" karar verildiği, bilirkişi ...'in 15/11/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1-Davacı banka ile davalı kredi lehtarları (asıl borçlu) ... Tic. A.Ş. firması arasında Genel Kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği,
2-Davalı / Kefilin Kefalet limiti ve Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin, sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 5.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 1.424.481,80 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de davalı kredi lehtarı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı (07.12.2015 T. 2015/3357 E. ve 2015/16301 s.K uyarınca) borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği)
Davacı banka vekilinin temerrüt faizine yönelik temel itirazları nazara alınarak (A) ve (B) bentleri altında terditli / seçenekli hesaplama sonuçları aşağıda arz edilmiştir.
3-Davacı Bankanın Takip Tarihi İtibariyle Alacakları
A)HGK içtihatları kapsamında belirlenen %29,76 temerrüt faiz oranına göre hesaplama yönünden (Bilirkişiliğimizin kanaati bu fasıl altındaki görüşe üstünlük tanınması yönündedir)
Alacak Kalemleri
Talep Edilen
Hesaplanan
Talep Edilmesi Gereken
Asıl Alacak
1.433.264,24
1.424.481,80
1.424.481,80
İşlemiş Faiz
39.877,41
17.663,57
17.663,57
%5 BSMV
1.993,87
883,17
883,17
İhtarname Masrafı
836,03
836,03
836,03
TOPLAM ALACAK
1.475.971,55
1.443.864,57
1.443.864,57
Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 32.106.908 TL (1.475.971,55 — 1.443.864,57 =) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 1.424.481,80 TL'na yıllık %29,76 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,
B)Davacı bankanın talep ettiği %60 temerrüt faiz oranına göre hesaplama yönünden
Alacak Kalemleri
Talep Edilen
Hesaplanan
Talep Edilmesi Gereken
Asıl Alacak
1.433.264,24
1.424.481,80
1.424.481,80
İşlemiş Faiz
39.877,41
35.612,04
35.612,04
%5 BSMV
1.993,87
1.780,60
1.780,60
İhtarname Masrafı
836,03
836,03
836,03
TOPLAM ALACAK
1.475.971,55
1.462.710,47
1.462.710,47

Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 13.261,08 TL (1.475.971,55 — 1.462.710,47 =) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 1.424.481,80 TL'na yıllık %60 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,
4-Davacı ... 10.İcra Md.nün ...E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla “tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla” 590.000,00 TL limit ipoteği = üst sınır ipoteği kapsamında bir takip daha açmış olduğu anlaşılmaktadır.
Bu mezkur ipotekli takip nedeniyle asıl borçlu şirketin sorumluluğu bakımından yukarıda hesaplanan toplam alacaktan limit ipoteği bedeli (590.000,00 TL) tenzil edilerek, anılan şirketin sorumluluğu belirlenebilecektir.
5-Gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo talebi yönünden
Davalı şirket ve kefilin takip ve dava tarihi itibariyle gayrinakdi çek taahhüt bedeli 30.450,00 TL'nın depo edilmesinden müteselsilen sorumlu oldukları, ancak bilirkişi rapor tarihi 12.11.2023 itibariyle bankanın yasal 5 yıllık yükümlülük süresi sona ermiştir." yönünde görüş ve kanaat bildirmiş olduğu, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu, davacı vekilince 04/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 09.05.2024 tarihli duruşmasında yapılan tespite göre de; bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun davalılar vekiline 15/11/2023 tarihinde UETS sistem üzerinden tebliğe tebliğe çıktığı, duruşma tarihi itibariyle de bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz süresinin dolduğu anlaşılmıştır. Yine aynı tarihli duruşmada, davalı vekilinin mazeretinin son kez kabulüne, gelecek celse sözlü tahkikat celsesi olarak icra edileceğinden mazeretlerin kabul edilmeyeceğinin ihtarına dair ara karar kurulduğu anlaşılmış olup bir sonraki celse hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celp edildiği, dosyanın tetkikinde; alacaklı .... Bank A.Ş. tarafından borçlu ... A.Ş. ve ... aleyhine 1.433.264,24 TL asıl alacak + 861.592,88 TL işlemiş faiz + 43.079,64 TL BSMV + 1.330,90 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 2.339.267,66 TL üzerinden İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle icra takibi başlatıldığı, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2857 parsel sayılı taşınmazın 12/01/2021 tarihinde satışının yapıldığı anlaşıldı.
Her ne kadar davalılar vekilince icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik yetki itirazında bulunulmuş ise de; 12.10.2015 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin 31. maddesinde İstanbul (Merkez) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kabul edilmekle yapılan yetki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.
Davacı banka ile DAVALI kredi borçlusu/lehtarı ...A.Ş. arasında 5.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşme tarihi nazara alındığında 6098 sayılı TBK'nu yürürlüğe girdikten sonra akdedildiği, sözleşmeyi davalı kefilin de 5.000.000,00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları anlaşılmıştır.
Davalı şirketin kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 3.şahıslar tarafından davacı banka lehine toplam 590.000,00 TL'lik limit ipoteği (üst sınır) tesis edilmiştir.
Kefaletin şartları TBK 583 maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre de; Kefaletin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın açıkça gösterilmesi, kefalet edilen borcun geçerli bir borç olması, kefilin medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
TBK'nun 583. maddesine göre göre kefalet türü, tarihi, kefalet limiti ve diğer şekli hususlar gerçek kişi davalı kefil ...' nun kendi el yazıları ile yazılmış olduğu, aksine bir durumun ispata muhtaç kanaatine varılmıştır. BK'nun 584 m. uyarınca gerçek kişi davalı kefilin eş rızasına dosya içeriğinde rastlanılamamıştır. Ancak TBK'nun 584 m. eklenen ilave bir fıkra ile; Ek fıkra : 28.3.2013-6455 S.K. / m.77) ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.”: hükmü getirilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin yasal değişiklik tarihi 28.03.2013 'den sonra 12.10.2015 tarihinde akdedilmiş olması nedeniyle davalı/kefilin, yönetim kurulu üyesi, şirket ortağı ve/veya şirket yetkilisi oldukları anlaşıldığından, eş muvafakati belgesine davacı bankaca ihtiyaç duyulmamış olduğu anlaşılmaktadır.
TBK'nun 589 ve 590. maddesi (Mülga:BK 490. m) ; Yeni TBK göre; “ Kefil her durumda, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur / Eski BK göre; Kefil, kefil olduğu miktar ile bu miktara ilaveten kendi temerrüdünün (direniminin) kanuni sonuçlarından sorumludur. " hükümlerinin düzenlendiği, bu halde kefilin temerrüdü, cari hesabın kesilmesi ve kat edilecek ihtarnamenin kefile tebliği ile doğabileceği hem yasa ve hem de emsal Yargıtay Kararları ile sabittir.
... 2. Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cari hesabın 05.11.2018 tarihi itibariyle kesildiği ve kat edildiği toplam 1.433.264,24 TL nakdi alacağın 24 saat içinde ödenmesi, ayrıca gayrinakdi çek taahhüt bedeli 24.000,00 TL' nin depo edilmesi, aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihtar edildiği görülmüştür.
Mahkememizce kaldırma ilamından sonra alınan 15.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna bilimsel verilere dayanıp içeriğinin denetlenebilmesi ve itirazları da karşılaması nedeniyle aynen itibar olunmuştur.
373-TT-827 no.lu taksitli kredi açısından içeriğine itibar olunan bilirkişi raporu da göz önüne alınarak: Davalı kredi lehtarı şirkete 31 03.2017 tarihinde 2.500.000,00 TL tutarında 36 ay vadeli % 14,88 oranında akdi faiz ile taksitli kredi kullandırılmıştır. Kredinin 18 adet taksiti ödenmiştir. İleri vadeli taksitler içindeki kalan anapara miktarı 1.398.319,99 TL'dır.
En son taksit ödeme tarihi 01.10.2018 ile hesap kat ve kesim tarihi 06.11.2018 aralığında işlemiş faiz ve ferileri 21.847,35 TL (1.398.319,99 x 36 X 14,88 /36000=20.807,00 TL %5 BSMV 1.040,35 TL= 21.847,35 TL) dahil edildiğinde toplam alacak miktarı 1.420.167,34 TL (1.398.319,99+21.847,355) baliğ olmuştur. Davacı ise hesap kat ihtarıyla 1.433.264,24 TL talep etmiştir. Bu durumda 13.096,90 TL fazla talebin yerinde olmadığı mütalaa edilmektedir. Öncelikle hesap kat ihtarına konu edilen kredi bir taksitli kredidir. Başta TTK'nun 8/2. m. uyarınca, dava konusu kredi borçlu cari hesap kredisi şeklinde işleyen kredi olmadığı için, yani taksitli kredi olması nedeniyle başta TBK m. 121/3 ve 3095 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinde de Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklı tutulmak suretiyle bileşik faiz uygulanması yasaklanmıştır. İşlemiş 13.096,90 TL temerrüt faiz tutarl anapara dahil edilip tekrar faiz işletilmesinin (yani faize faiz-mürekkep faizi) mevzuata aykırı olduğu anlaşılmakla anılan bedel kapitalize edilmiş olan anaparaya eklenememiştir.
Bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, Bankacılık uygulamasında “cari hesap' şeklinde kullandırılan kredilerde ve ödünç sözleşmelerinde -iki tarafın tacir olması kaydıyla- , asgari üç ay için bileşik faiz yürütülebileceği gerek eTK, gerekse 6102 sK 8.2.maddesi uyarınca kabul edilmekte ve uygulanmaktadır. Cari hesaba ilişkin TTK md 96'da benzer bir düzenleme getirmiş bulunmaktadır. Ancak bu uygulama, sözleşmenin ayakta kaldığı süreçte uygulanan akti faizin anaparaya eklenerek, yeniden faiz yürütülmesi ile ilgili bir uygulama olduğu anlaşılmaktadır. Taksitli kredilerde “temerrüt faizinin anapara eklenerek tekrar faiz yürütülmesi gibi bir uygulamanın bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
İhtarnamenin davalı kredi lehtarı- asıl borçluya muhatap şirket yetkilisinin gösterilen adresinde tevziat sırasında bulunmaması üzerine daimi birlikte çalışan ..'e 09.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği tebligat mazbatasından anlaşılmaktadır. Yine ihtarnamenin davalı/kefile muhatabın gösterilen adresinde tevziat sırasında bulunmaması üzerine daimi birlikte çalışan ...'e 09.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat mazbatasından anlaşılmaktadır.
Hesap kat ihtarnamesi ile ödeme için verilen 1 günlük mehil süresi bitimine müteakip 12.11.2018 tarihi (11.11.2018 günü Pazar gününe denk geldiği için takip eden ilk işgünü 12.11.2018'de temerrüt teşekkül etmiş olduğu) itibariyle davalı kredi lehtarı asıl borçlu şirket ile anılan davalı kefilin temerrüde düştüğü kanaatine varılmıştır.
Temerrüt Faizi açısından yapılan değerlendirmede: sözleşmenin 22. maddesi: “ Müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmeden farklı bir oran belirlenmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan Bankanın TCMB'na uygulanacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına yüzde yüzünün (%100) ilavesiyle bulunacak oran üzerinden hesaplanacak oran olduğunu; ödeyeceği bu faizlerin fon, vergi, harç vb mevzuat veya sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer mali yükümlülüklerini mevzuat değişikliği ile sonradan getirilecek her türlü vergi ve yükümlülüklerini, yasal takip giderleri, vekalet ücreti ve sair her türlü mali külfetlerini de ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenleme içermektedir.
Davacı banka TCMB bildirdiği tabela faiz oranlarını esas alarak %60 (30x2) oranında temerrüt faizi talep etmiştir.
Davacı bankanın, takip ve dava konusu taksitli krediye fiilen uyguladığı akdi faiz oranı14,88 'dir. Sözleşmenin temerrüt hükmünü düzenleyen 22 m. nazara alınarak, kredilere fiilen uygulanan en yüksek 14,88 oranındaki akdi faizin 2 katı mertebesinde 29,76 (14,88x2) oranında temerrüt faizi hesaplanmaktadır. Davacı ise takip talebinde %60 oranında temerrüt faizi talep etmiştir. Bu durumda belirlenen %29,76 oranındaki temerrüt faizine itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yapılan tüm açıklamalar ve içeriğine itibar olunan bilirkişi raporu da birlikte değerlendirilerek ; davalıların sorumluluğu açsısından aşağıdaki tablo uyarınca karar vermek gerekmiştir.
Alacak Kalemleri
Talep Edilen
Hesaplanan
Talep Edilmesi Gereken
Asıl Alacak
1.433.264,24
1.424.481,80
1.424.481,80
İşlemiş Faiz
39.877,41
17.663,57
17.663,57
%5 BSMV
1.993,87
883,17
883,17
İhtarname Masrafı
836,03
836,03
836,03
TOPLAM ALACAK
1.475.971,55
1.443.864,57
1.443.864,57

Davacı bankanın davalı şirkete vermiş olduğu çeklerin baskı tarihleri 12.06.2015 ve 16.02.2016 dönemine denk geldiğinin kabulü ile 5941 sayılı Çek K'nun 3/9 m. uyarınca bankanın 5 yıllık yasal sorumluluk süresinin karar tarihi itibariyle dolmuş olduğu anlaşılmakla gayri nakdi çek taahhüt bedeli talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalılar vekili, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin, davacı yan tarafından hazırlandığı, kredi kullanmak için başvuran her bireye dayatıldığı, üzerinde tartışılamadığı ve bankanın aydınlatıcı açıklamalar yapmaksızın zorunlu koştuğu bir sözleşme olduğu, sözleşmedeki pek çok madde gibi yetki maddesinin de TBK 20. Madde uyarınca genel işlem koşulu olduğu, davalılara bu genel işlem koşulu hakkında açıkça bilgi verilmediğini ve davalılarca bu hususun kabul edilmediği, genel işlem koşulunun TBK 21. Madde uyarınca yazılmamış sayılacağı yönünde savunmada bulunulduğu anlaşılmış ise de; davalılar basiretli tacir olup sözleşme hükümleri ile bağlıdır.
Yine her ne kadar davalılar vekilince; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılarak ipotek bedeli üzerinden açıkta kalan kısım kadar rehin açığı belgesi alınıp bu hali ile takip yapılmaksızın doğrudan işbu davaya konu icra takibine dahil edildiği, davalılar tarafından davaya konu sözleşme uyarınca ipotekle rehin altına alınmamış miktar hesaplanarak bu miktar üzerinden takip ve dava açılması gerekirken ipotekle teminat altına alınmış miktarda dahil edilerek işlem yapıldığı yönünde savunmada bulunulduğu anlaşılmış ise de; davacı banka tarafından takibin borçlu - davalı ... Tic. A.Ş.'nin ipotekli taşınmazlarının toplam limiti olan 590.000-TL'sini aşan kısımdan sorumlu olmak üzere takip başlatıldığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:...sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabulucuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile;
... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen kabulü kısmen reddi ile; takibin borçlu - davalı ...Tic. A.Ş.'nin ipotekli taşınmazlarının toplam limiti olan 590.000-TL'sini aşan kısımdan sorumlu olmak üzere,
1- 1.424.481,80 TL asıl alacak
17.663,57 TL işlemiş faiz
883,17 TL BSMV
+ 836,03 TL ihtarname masrafı olmak üzere
Toplam 1.443.864,57 TL üzerinden devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak 1.424.481,80 TL'ye icra takip tarihinden itibaren yıllık %29,76 oranında işleyecek temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi yürütülmesine,
3-Asıl alacağın %20'si olan 284.896,36 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Gayri nakdi çek taahhüt bedeli talebinin reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 98.630,39-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 18.346,06-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 80.284,33-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, ilk karar ile yazılan 03/04/2020 tarihli harç tahsil müzekkeresinin ilgili vergi dairesinden işlemsiz olarak geri istenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 187.509,17-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 180,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 6,40-TL vekalet harcı, 44,40-TL başvurma harcı, 18.346,06-TL peşin harç olmak üzere toplam 26.077,36‬-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 24.995,15-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından bu dava sebebi yapılan 100,00-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 4,15-TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, geri kalan miktarın davalılar üzerinde bırakılmasına,
10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
11-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 1.265,22-TL'sinin davalılardan, 54,78-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır