WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/27 Esas
KARAR NO : 2024/120

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 12/01/2023
KARAR TARİHİ : 14/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre ... işletme hakkı sahibi; davalı ise, işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyolları kullanmış bulunan tüzel kişi olan tacir olduğu, Davalının, ... - .... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... plakalı araçları ile 08.11.2019 ile 30.12.2021 tarihleri arasında ücret ödemeksizin, işletme hakkı müvekkiline ait şirket olan ... 1190 adet ihlalli geçiş gerçekleştirdiğini, geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait 6001 s.k. m.30/5 hükmünün getirdiği yasal cezanın ödenmemesi üzerine icra takip dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının ise herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz ettiğini, 6001 sayılı kanunun m.30/5 hükmüne göre, davacı müvekkilin işletmiş olduğu köprü ve otoyoldan ihlalli şekilde geçilmesi üzerine, araç sahibinden, geçiş ücretinin 4 katı tutarında ceza tahakkukuyla beraber bu meblağın talebinin yapılması mümkün olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ve davalı borçlunun yapmış olduğu mesnetsiz itirazın iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkarılmış olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamış olduğu ancak 08/02/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davalı Müvekkiline ait plakaları belirtilen ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... - ... ... araçların, dava dilekçesinin aksine 1190 adet ihlali geçiş gerçekleştirmediğini, araçlarda HGS'de bulunduğunu, bu kadar geçiş yapılmadığı gibi geçiş ihlali yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu iddiaya ilişkin olarak delil olarak sadece CD sunulmasının da hukuka aykırı olduğunu, her yapıldığı iddia edilen geçiş ihlalini fotoğraf ve geçiş gün ve saati ile ispatlanması ve mahkemeye yazılı olarak sunulması gerektiğini, söz konusu iddia edilen ihlaller nedeni ile haksız icra takibi ve dava öncesi davalı müvekkili şirkete ihlale ilişkin belge ve ödeme ihtarnamesi gönderilmediğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden çıkarılarak dosya içerisine alındığı görülmüştür.
Davacı vekilinin 16/01/2023 tarihli dilekçesi ile ihlalli geçişlere ilişkin CD sunduğu görülmüştür.
PTT Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında; ... ve ... plakalı araçların HGS ürünlerine dorse plakalı olarak eklendiğinin, ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçların 08/11/2019 - 15/01/2022 tarihleri arasında HGS ürünü bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında; ..., ...,..., ..., ... plakalı araçların 08/11/2019 - 30/12/2021 tarih aralığı ve takip eden 15 günlük süreye ait HGS abonelik bilgisi ve banka geçiş hareketlerinin gönderilmiş olduğu, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçların ise 08/11/2019 - 30/12/2021 tarih aralığı ve takip eden 15 günlük süreye ait HGS abonelik kaydının olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...plakalı araçlara ait 08/11/2019-30/12/2021 tarihleri arasında OGS cihaz üyeliğinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı şirkete yazılan müzekkere cevabında; davaya konu geçişlerin tahsilatına engel herhangi bir sistem arızasının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Türkiye Noterler Birliğinden celp edilen sahiplik bilgilerinin incelenmesi sonucunda, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların çekici ve yarı römork cinsi yük taşımacılığında kullanılan ticari motorlu araçlar olduğu, ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen 08.11.2019- 30.12.2021 tarihleri arasında davalı şirketin sahipliğinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar ile dosya üzerinde SMMM bilirkişisi marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 19/09/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"6001 sayılı kanunun 30/7 maddesine göre 15 gün içerisinde ihlalli geçişler ödendiği takdirde gecikme cezası alınmayacağı hükmünün olduğu, bunun yanı sıra sürücülerin HGS ve OGS cihazlarını sürekli bakiyesi müsait tutmakla ve kontrol etmekle sorumlu olduğu,
Karayolları Genel Müdürlüğü Sitesinde OGS ve HGS ile ilgili açıklamalarda OGS sistemlerinden geçiş ihlali yapılması durumunda; geçiş ihlali yapılan plaka üzerine 15 (on beş) gün içinde OGS veya HGS abonesi olunması veya mevcut OGS veya HGS hesaplarında geçiş için yeterli bakiyesi olması durumunda cezalı geçiş ücreti uygulanmadığının duyurulduğu,
Davalının, HGS/OGS cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığında cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu, davalının değişik kanallardan sahipliğindeki araçların plaklarını sorgulayarak borç durumunu öğrenebileceği, HGS/OGS cihazını doğru bir şekilde kullanmak, çalışır vaziyetinde tutmak ve cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olduğu,
6001 Sayılı Kanun' da ve işletme protokolünde hiçbir şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine SMS, e-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı,
Davalının tüzel kişi tacir olduğu, araçların yük taşımacılığında kullanılan ticari araç olduğu,
3095 Sayılı Katma Değer vergisi Kanunu'nun 24. Maddesi (c) bendinde faiz alacağı da KDV matrahları arasında gösterildiğinden ve yaygın Yargıtay kararlarında da aynı yönde içtihatlar olduğundan Davacının, davalıdan icra yolu ile tahsil edeceği faiz alacaklarından KDV tahakkuk ettirmeye ve talep etmeye hakkı olduğu,
Dava dosyası içeriğinde yer alan delillerin incelenmesi sonucunda davalının sahipliğinde olan Davalı Şirkete ait , ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 08.11.2019- 30.12.2021 tarihleri arasında 1190 kez ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı yarı römork motorsuz araçların geçiş anında çekicinin plakasının okunamaması nedeni ile geçiş bedelinin yarı römork araçlara tahakkuk ettirildiği, davalının araçlarına 20.090,60 TL Geçiş Bedeli yasa gereği 80.354,40 TL dört katı gecikme cezası olmak üzere toplam 100.445,00 TL borç tahakkuk edildiği, davacının dava talebinin ... 2.lcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında talep edilen borç tutarı ile örtüştüğü,
Davacının davalıdan 20.090,60 TL Geçiş Bedeli yasa gereği 80.354,40 TL dört katı gecikme cezası olmak üzere toplam 100.445,00 TL ile asıl alacağa işlemiş yıllık %15,75 oranında 30.091,77 TL Ticari faizi, işlemiş faiz üzerinden KDV kanunu gereği 5.416,44 TL %18, KDV'yi, takip tarihinden itbaren asıl alacağa işleyecek %15,75 faizi artan oranlarda ve işleyecek faize hesaplanacak %18 KDV” yi talep edebileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 25/10/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince davalı vekilinin rapora itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 19/09/2023 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; kök raporda yapılan değerlendirme ve kanaatlerde değişiklik olmadığını bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava; ihlalli geçişlerden ötürü ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizin 27/02/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının 135.953,34-TL borcuna yetecek miktarda, öncelikle varsa araç ve taşınırları aksi halde gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davacının borç miktarının % 15 oranında (20.393,00‬-TL) nakdi teminat yatırmasına veya aynı oranda başka bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haczin ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından infazına karar verildiği, kararın davacı vekiline tebliğ edildiği, teminatın yatırılmamış olduğu ve ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış olduğu görülmüştür.
... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı ... ŞİRKETİ tarafından borçlu... ŞİRKETİ aleyhine 100.445,00 TL asıl alacak + 30.091,77 TL faiz + 5.416,44 TL KDV olmak üzere toplam 135.953,21 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, borçlu şirket vekilinin 01/08/2022 tarihli dilekçesi ile borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 5. fıkrasında; 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği, 7. fıkrasında geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezaların uygulanmayacağı belirtilmiştir.
6001 sayılı kanunun 30/7 maddesine göre 15 gün içerisinde ihlalli geçişler ödendiği takdirde gecikme cezası alınmayacağı hükmünün olduğu, bunun yanı sıra sürücülerin HGS ve OGS cihazlarını sürekli bakiyesi müsait tutmakla ve kontrol etmekle sorumlu olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğü Sitesinde OGS ve HGS ile ilgili açıklamalarda OGS sistemlerinden geçiş ihlali yapılması durumunda; geçiş ihlali yapılan plaka üzerine 15 (on beş) gün içinde OGS veya HGS abonesi olunması veya mevcut OGS veya HGS hesaplarında geçiş için yeterli bakiyesi olması durumunda cezalı geçiş ücreti uygulanmadığının duyurulduğu, davalının HGS/OGS cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığında cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu, davalının değişik kanallardan sahipliğindeki araçların plakalarını sorgulayarak borç durumunu öğrenebileceği, HGS/OGS cihazını doğru bir şekilde kullanmak, çalışır vaziyetinde tutmak ve cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olup, 6001 Sayılı Kanun'da ve işletme protokolünde hiçbir şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine SMS, e-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların geçiş yaptığı gün ve saatlerde hesap bakiyelerinin yetersiz olduğu ve geçiş bedellerinin tahsil edilemediği, sistemin “Ürün Bakiyesi Yetersiz” uyarısını verdiği, ürün bakiyesinin yetersiz olması nedeni ile ürünlerin kara listeye alındığı, kara listeye alınan ürünler ile geçiş yapıldığında bir müddet sonra HGS ürünün iptal edilmesi nedeni ile geçiş yapılması halinde sistemin HGS ürününü tanımadığı ve yapılan geçişlerin ihlalli geçiş olarak tahakkuk ettiği, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar yarı römork olup, çekicilerin plakası okunamadığından, tahsil edilemeyen geçişlerin yarı römorka tahakkuk ettiği, davalının sahipliğinde olan ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 08.11.2019 - 30.12.2021 tarihleri arasında 1190 kez ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı yarı römork motorsuz araçların geçiş anında çekicinin plakasının okunamaması nedeni ile geçiş bedelinin yarı römork araçlara tahakkuk ettirildiği, davalının araçlarına 20.090,60 TL Geçiş Bedeli yasa gereği 80.354,40 TL dört katı gecikme cezası olmak üzere toplam 100.445,00 TL borç tahakkuk edildiği, davacının talebinin ... 2.lcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında talep edilen borç tutarı ile örtüştüğü bilirkişi raporu ile sabit olup, bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı emsal kararı doğrultusunda, davanın kabulü ile; davalının ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 20.090,60 TL geçiş bedeli ve 80.354,40 TL gecikme cezası olmak üzere 100.445,00 TL asıl alacak, 30.091,77 TL işlemiş faiz ve 5.416,44 TL KDV olmak üzere toplam 135.953,21 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 15,75 oranında ve yıllık değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde şirketlerinin siber saldırıya maruz kaldığını, sunucularının kullanılamaz hale geldiğini, hesapların karıştığını, çoğunun yok edildiğini ifade etmiş ise de; bu hususa cevap dilekçesinde değinilmediği, davalı tarafın HGS ürün sağlayıcısı ya da banka ile arasındaki ilişkinin davalının otoyol işletmecisine karşı yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı kanaatine varılmış olup, bu husus ancak davalı ile banka arasında görülecek bir dava kapsamında araştırılabilecektir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundan davacının alacaklı olduğu, davalının bu borcu ödediğine dair herhangi bir delil sunmadığı, davalı tarafça herhangi bir ödeme belgesinin de sunulmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek tarafların arabuluculuk ilk oturumuna katıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine arabulucuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Davalının ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile;
Takibin 20.090,60 TL geçiş bedeli ve 80.354,40 TL gecikme cezası olmak üzere 100.445,00 TL asıl alacak, 30.091,77 TL işlemiş faiz ve 5.416,44 TL KDV olmak üzere toplam 135.953,21 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 15,75 oranında ve yıllık değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.286,96-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.641,98-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 7.644,98-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 3.969,98-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 21.752,51-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/02/2024

Katip
¸e-imza

Hakim
¸e-imza

YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
179,90 TL BAŞVURMA HARCI 1.641,98 TL PEŞİN HARÇ
25,60 TL VEKALET HARCI +7.644,98 TL EKSİK HARÇ
1.641,98 TL PEŞİN HARÇ 9.286,96 TL KARAR VE İLAM HARCI
122,5‬0 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 2.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
3.969,98 TL TOPLAM