T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/262 Esas
KARAR NO:2024/131
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:27/04/2023
KARAR TARİHİ:15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 30.01.2023 tarihinde yapılan ... ... A.Ş Genel Kuruluna, müvekkili ...'ın, %5den fazla pay sahibi, yani azınlık hakkı pay sahibi olarak katıldığını, Türk Ticaret Kanununda (TTK), halka açık şirketlerde yüzde beşine sahip olan pay sahiplerini "azınlık pay sahibi" olarak kabul ettiğini, bu oranda paya sahip azınlık pay sahiplerine tanınan hakları kullanabileceğini, ekte sunulan genel kurul toplantı tutanağında açıkça görüleceği üzere ilk 4 maddenin oylamasının oy sayımının kanuna aykırı olarak yapıldığını, yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulunun faaliyet ve işlemlerinden dolayı yapılan yönetim kurulunun ibrası oylamasında Türk Ticaret Kanununun 436. maddesine aykırı olarak oy kullandıklarını, yönetim kurulu üyelerinin, kendi ibralarına ilişkin kararlarda oydan yoksun oldukları gibi, yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluklarının bulunduğu göz önüne alındığında, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarında da oy kullanamayacaklarını, denetçilerin de kendi ibraları söz konusu olduğunda oy kullanamayacaklarını, ayrıca kanuni ve doktrinel açıdan da Yönetim Kurulu üyelerinin, sadece kendilerinin ibrasında değil hiçbir Yönetim Kurulu üyesinin ibrası esnasında oy kullanamayacaklarını, gündemin finansal tabloların okunması, görüşülmesi ve onaylanması maddesının görüşmesi esnasında, finansal tabloların onaylanmasının ibra anlamına geldiğinden, gündemde değişiklik talep edildiğini ancak azlık hakkı sahibinin müvekkilinin gündem değısıklık talebinin genel kurul onayına dahi sunulmadan toplantı başkanlığınca dikkate alınmadığını, müvekkilinin azlık hakkı pay sahibi olarak yaptığını, 28.09.2022 tarihli noter aracılığıyla genel kurula çağrı talebınde yönetim kurulunun azlini talep ettiğini olmasına rağmen gündem önerisinin dikkate alınmadığını, müvekkili tarafından talep edilen bağımsız denetim kuruluşlarına faaliyet raporlarının ve finansal tabloların incelettirilmesi talebinin, Sermaye Piyasası Kurulu kurumsal yönetim ilkeleri tebliğine aykırı olarak reddedildiğini, Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkeleri tebliğinin 1.6.3. maddesi uyarınca yönetım kurulunun kar dağıtmama politikasını gerekçelendirmediğini, genel kurulda yapmış oldukları birtakım taleplerinin ve sözlü soruların tutanağa geçirilmediğini, öncelikle Genel Kurulun tüm gündem maddeleriyle tümüyle iptaline, mahkemece genel kurulun tümünün iptalini gerek görmediği takdirde; Genel Kurulun Gündemine ilişkin hatalı oy sayımı yapılan; toplantı başkanlığı seçilmesi, toplantı başkanlığına tutanak imzalama yetkisi verilmesi, faaliyet raporu ve bağımsız denetim raporunun görüşülmesi esnasında kullanılan çekimser oyların ret yerine kabul sayılarak hukuka aykırı ve hatalı oy sayımı sebebiyle anılan kararların iptaline, gündemin finansal tabloların okunması, görüşülmesi ve onaylanması maddesinin görüşülmesi esnasında, finansal tabloların onaylanması ibra anlamına geldiğinden, gündemde değişiklik talep edildiğini ancak azlık hakkı sahibi müvekkilinin gündem değişiklik talebinin Genel Kurul onayına dahi sunulmadan toplantı Başkanlığınca dikkate alınmaması sebebiyle anılan kararın iptaline, yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulunun faaliyet ve işlemlerinden dolayı yapılan Yönetim Kurulunun ibrası oylamasında Türk Ticaret Kanununun 436. maddesine aykırı olarak, yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanmaları sebebiyle anılan kararın iptaline, müvekkili tarafından talep edilen bağımsız denetim kuruluşlarına faaliyet raporlarının ve finansal tabloların incelettirilmesi talebinin, Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal yönetim ilkeleri tebliğine aykırı olarak reddedilmesi sebebiyle, şirketi faaliyet raporları ve finansal tabloların denetlenmesine ve genel kurul kararının iptaline, genel kurul kamera kayıtlarıyla genel kurul toplantı tutanaklarının karşılaştırılmasına ve dosya içerisine alınmasına, usulsüzlükler sebebiyle işbu davalarının kabulü akabinde yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ... A.Ş. 1969 yılında kurulduğunu ve 1989 yılında borsaya açılarak hisselerini ...'da (o dönem İMKB) işlem gören ilk turizm şirketi olduğunu, ana çatınin şirketin bünyesi altında ... Otel, ... Resort, ... ..., ... ... ve ... Marina gibi alt iştiraklerin bulunduğunu, toplam 120 milyon liralık sermaye ile kurulan şirketin halen ...'da ... kodu ile işlem gördüğünü, şirketin hali hazır sermayesinin 600.000.000,00.-TL. Olduğunu, davacı ...'ın, 30.01.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesine göre; 30.409.673 TL. itibari değerde payı sahip gözüktüğünü, davacının genel kurul tarihinden sonra ve halen pay sahibi olup olmadığı ve/veya pay miktarını koruyup korumadığının bilinmediğini, zira, sahibi olduğu tüm paylarını ...’da yaptığı işlemler sonucu satın aldığını, davacının dava açmada dava tarihi itibariyle hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığının/yargılama sürecinde bu ehliyetin varlığını koruduğunun öncelikli olarak incelenmesi gerektiğini, davalı şirkete ait hisselerin ...’da işlem görüyor olması ve her zaman alım-satıma konu edilmesinin mümkün bulunması sebebiyle, dava tarihinde ve halen 30.01.2023 tarihinde mevcut hisselerini elinde tutuyor olması halinde, dava sürecinde dava ehliyetinin varlığının kabulü için söz konusu hisselerin elinde tutulmasına yönelik mahkemenin tedbir alması gerektiğini, davacının TTK m.448/3 hükmü gereğince teminat göstermesine karar verilmesi gerektiğini, davacının davada dayandığı ve alınan kararların iptali gerekçesi olarak gösterilen hususların yasal dayanaktan yoksun olduğunu, TTK.m.446/1 gereğince, toplantıda bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren pay sahiplerinin iptal davası açabileceğinin düzenlendiğini, davacının 5-7 ve 17.gündem maddelerinin görüşülmesi sırasında olumsuz oy verdiğini ve karara muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, genel kurul gündeminde yer alan ve karar alınması gerekli olan diğer gündem maddeleri ile ilgili, davacının olumsuz oy verdiğini tutanağa geçirmediği gibi karara muhalefetini oylama sonrasında tutanağa geçirmediğini, davalı Şirketin sermayesnin 600.000.000,00.-TL olduğunu, davacının 600.000.000,00.-TL sermaye toplamı içinde 30.409.673.-TL sermayeye sahip olduğunu, davacının 1.gündem maddesinin görüşülmesi esnasında verdiği ve 2 nolu ek olarak tutanağa eklenen önerge ile; “gündemin 5.maddesindeki “oylama” ifadesinin çıkarılarak sadece okunması, müzakereye açılması, takiben ibra maddesinin 6.madde olarak görüşülmesi suretiyle gündem maddelerinin görüşülme sırasının değiştirilmesi yönündeki talebinin oylanmamasına yönelik kararın iptali isteminin hukuka aykırı olduğunu, davacının 30.01.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali gerekçesi olarak ileri sürdüğü diğer tüm gerekçelerin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının noter marifetiyle yaptığı yönetim kurulunun azline ilişkin hususların görüşülmesi istemi ile Genel Kurul Toplantısı yapılması talebinin yerine getirilmediği yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirket paydaşının TTK.m.411 koşullarını yönetim kurulundan genel kurulun toplantıya çağrılması talebinin yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu, 30.01.2023 tarihinden itibaren karar tarihine kadar davacının davacı taraf ehliyetinin ortadan kalkıp kalmadığı hususunun irdelenmesi ile, davacının taraf ehliyetinin ortadan kalkması halinde, davanın davacı taraf ehliyeti yokluğundan reddine, davacının 30.01.2023 tarihli genel kuruldan sonra ve tüm dava sürecinde taraf ehliyetinin varlığının kabulü için, 30.01.2023 tarihindeki sahip olduğu hisselerin sahibi olmaya devamı zorunlu olduğundan, yargılamanın devamı sürecinde sahibi olduğu payları ... nezdinde alım-satım ve oy hakkının kaybı sonucu doğuracak başkaca işlemlere tabi tutulmasının önlenmesine, bu doğrultuda oluşturulacak ara kararın uygulanması için MKK ya müzekkere yazılmasına,davacının 5-7 ve 17.gündem maddeleri ile ilgili alınan kararlar dışında kalan kararlara olumsuz oy verdiğinin ve muhalefet ettiğinin tutanakta bulunmaması sebebiyle, bu gündem maddeleri dışında kalan gündem maddeleri ile ilgili kararların iptali talebinin, TTK.m.446/1 hükmü gereğince dava açma ehliyeti/hakkının bulunmaması sebebiyle davanın reddine, davacının genel kurul gündeminde olan veya olmayan oylamaya ve karar almaya tabi olmayan gündem maddelerinin iptaline ilişkin talebinin, genel kurulca alınan her hangi bir karar olmaması ve bu nedenle dava açmada hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddine,davacının davada talep ettiği iptale yönelik tüm taleplerinin yasal dayanağının bulunmaması nedeniyle reddine, TTK.m.448/3 fıkrası hükmü gereğince; Şirket’in, şirket hisselerine yatırım yapan yatırımcıların ve diğer üçüncü kişilerin zarara uğramalarının mutlak olması hususu nazara alınarak, davacının genel kurul tarihinde sahip olduğu 30.409.673.-TL nominal değerli hissenin genel kurul tarihi olan 30.01.2023 tarihindeki ... kapanış fiyatı tutarı kadar teminat göstermesine veya teminat olarak söz konusu miktardaki hisselerin mahkemece teminat olarak alınmasına, teminat gösterilen hisselerin teminat olarak mahkemeye gösterildiği ve bu nedenle ... nezdinde alım-satım ve her türlü ayni ve/veya şahsi hakla sınırlandırılmasının mümkün olmayacağı hususunda MKK’ya bildirim yapılarak tedbir kararının uygulanmasına,davacının kötü niyetli davası sebebiyle davalı şirketin uğraması muhtemel tüm zararlarının tazminini isteme hakkının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile yargılama vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, sunulan tüm beyan dilekçeleri, celp edilen dosyalar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
... Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye yanıt verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davalı şirket hisselerinin ...'da işlem gördüğünü, şirket organları tarafından alınan kararların yargı önünde tartışmaya açılmasının hisseleri ...’da işlem gören şirketlerin hisse değerlerini etkilediğini, TTK.m.448/1 hükmü gereğince; genel kurul kararlarının iptali davasının açılmış olduğunun, şirkete yönelik yatırım yapan tüm yatırımcılar tarafından görülebilecek şekilde alenileştiğini, şirketin yönetim organlarının ve yönetim organları tarafından alınan kararların yargı önünde tartışmaya açılması ve bu hususun yatırımcı kamu oyunun bilgisine sunulmasının, şirket hisse değerlerine olumsuz etki edeceğini ve şirket hisselerine yatırım yapan hissedarların doğrudan zarar göreceğini, bu nedenle, TTK.m.448/3 hükmü gereğince; davacının genel kurul tarihinde sahibi bulunduğu 30.409.673 TL değerdeki payının 30.01.2023 tarihindeki ... hisselerinin ...’da oluşan kapanış fiyatına denk gelen fiyata göre toplam bedeli kadar nakit veya muteber bir bankanın teminat mektubu ile teminat göstermesine veya genel kurul tarihinde sahip olduğu hazır bulunanlar listesinde sabit olan; 30.409.673 TL değerdeki hisselerinin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi, teminat gösterilmesinin ve/veya hisselerden kaynaklanan tüm ayni ve şahsi haklarının teminat olması amacıyla sınırlandırılmasına karar verilmesini, söz konusu hisselerin alım-satım dahil hiçbir işleme tabi tutulmaması için MKK’ya yazı yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 27/09/2023 tarihli ara kararı ile; "Davalı şirketin halka açık şirket olup, davacı hisselerinin kolayca elden çıkarılabilmesi gözetilerek TTK 448. maddesi uyarınca davalı vekilinin talebinin kabulü ile 600.000.000,00-TL sermayenin %5'i oranının 30.0000.000,00-TL üzerinden hesaplanan %10 oranında 3.000.000,00-TL teminatı nakdi teminat yatırılmasına veya aynı miktarda bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması durumunda HMK md. 114/1-ğ ve HMK md. 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına..." şeklinde karar verilmiştir.
Taraf vekilince mahkememizin 27/09/2023 tarihli ara kararının İstinaf edilmesine üzere dosyanın İstinaf incelemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2023/1619 E., 2023/1440 Karar No'lu ilamı ile;"6100 sayılı HMK'nın 341/1. maddesine, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilineceği şeklindeki açık düzenleme karşısında, ara kararların istisnalar hariç olmak üzere istinafı mümkün değildir. Her ne kadar İlk derece Mahkemesinin TTK'nın 448/3. Maddesi kapsamında teminat yatırılmasına ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de; Mahkemenin istinafa konu kararı, genel kurul kararının iptali istemli davada, şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların belirlenen miktarda teminat göstermesine ilişkin ara karar niteliğinde olup, bu ara kararın istinaf edilebileceğine ilişkin Kanunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Bu nedenle tarafların istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle karar verildiği görülmüştür.
Davacı tarafça 27/09/2023 tarihli ara kararda belirtilen teminatın yatırılmadığı, davalı vekilince sunulan 25/12/2023 tarihli dilekçe ile davacının tüm hisselerini şirketlerine sattığı beyan edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, tüm dosya içeriği birlikte incelenip değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlığın; 30/01/2023 tarihli genel kurulun ilk 4 maddesinin oy sayımının kanuna aykırı yapılıp yapılmadığı, alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve emredici hükümlere aykırı olup olmadığı, butlanı veya iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşıkmıştır. Açılan davanın niteliği gereği davacının yargılama süresince davalı şirkette ortak sıfatını koruması gerektiği, dava açıldığı tarihte şirket ortağı olan davacının işbu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunduğu ancak davacının şirket ortağı sıfatına bağlı aktif dava ehliyetinin dava süresince devam etmesi gerekmektedir. Davalı vekilince sunulan 25/12/2023 tarihli dilekçe ile davacının tüm hisselerini şirketlerine sattığının beyan edildiği, bu hususun davacı vekilinin 15.02.2024 tarihli duruşmada alınan beyanıyla da teyit edildiği anlaşılmakla davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL karar harcının peşin yatırılan 179,90.-TL'den mahsubu ile eksik yatırılan 247,70-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, (davacı vekilinin e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!