WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/164 Esas
KARAR NO :2024/92

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:15/03/2023
KARAR TARİHİ:05/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı ... ... A.Ş.'nin müvekkili şirketi tarafından ... no.lu Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olduğunu, sigortalıya ait yarı römorkun kiralık başka bir araca takılı iken iki taraflı kaza sonucu zarara uğramış ve hasarın ... plakalı ... marka römorklu aracın sürücüsünün dikkatsizliğinden kaynaklı meydana gelmiş olduğunu, kaza sonrasında ışıklandırma römorkunun gözle saptanır düzeyde ağır fiziki hasar gördüğünün tespit edilmiş ve hasarın niteliği de dikkate alındığında römorkun onarım imkanının bulunmadığı görüşüne varılmış olduğunu, hasar dosyasının eksper tarafından incelenerek rapor yazıldığını ve işbu kaza sonucunda 10.831,78 Euro hasar tazminatının sigortalısına ödenmiş olduğunu, bu nedenle davalıların işbu zarardan TTK.'nun 1481. maddesi halefiyet hükümleri gereğince sorumlu olduklarını, sigortalıya yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sigortalısının haklarına TTK ve BK ve Genel Şart hükümleri uyarınca halef olduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da anlaşma sağlanamadığından işbu davanın açılmış olduğunu sonuç olarak, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 10.831,78 Euro'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalarca Amerikan Doları'na uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ; davanın, 13/08/2021 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davacı şirketin sigortalısı ... plakalı araç arasında meydana gelen kaza sonucu meydana gelen maddi hasar kapsamında haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olduğunu ve reddi gerektiğini, araç şoförünün davacı yanca iddia olunduğu gibi %100 kusurlu olduğunu gösteren herhangi bir belgenin bulunmadığını, kazaya karışanlarca imza altına alınmış olan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere söz konusu kazanın müvekkili şirket şoförünün önünde seyreden aracın hatalı sürüşü sebebiyle önündeki araca çarpmamak ve belki de ölümlü bir kazaya sebebiyet vermemek için şerit değiştirmesi neticesinde gerçekleşmiş olduğunu, kazanın oluş şekli, çarpıldığı iddia edilen römorkun kendi beyanında da belirttiği üzere yol kenarında durmuş vaziyette olduğunu, bu duruşun kurallara uygun yapılıp yapılmadığını, duruşa ilişkin herhangi bir uyarı levha ya da ışıklandırmanın olup olmadığının, şayet varsa bunların yeterli olup olmadığının tespit edilmeye ve açıklanmaya muhtaç olduğunu, davacı şirketin sigortalısına ödediğini iddia ettiği 10.831,78 Euro tutarındaki hasar tazminatının fahiş olduğunu, gerçekten hasara uğradığı iddia edilen parçanın gerçekten ağır hasarlı olup olmadığının, hasara uğrayan parçaların değiştirilme ya da tamir edilme imkanının bulunup bulunmadığının, söz konusu aracın hurda siciline kaydedilip kaydedilmediğinin ve hurda/sovtaj bedelinin rayice uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının faiz talebinin hukuka uygun olmadığını ve reddi gerektiğini, dava konusu tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte talep edilebileceğini, söz konusu talebin de TL dışında bir para birimi olan Euro olarak talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını ve kabul etmediklerini, davacı şirketin sigortalısına ödediği 10.831,78 Euro hasar tazminatını müvekkili şirketten, haksız ve hukuka aykırı şekilde talep ettiğini, davalı müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu ve söz konusu poliçenin 3. Kişilere verilen zararı da kapsadığını, bu nedenle müvekkili şirketin söz konusu tazminatı ödemekle sorumlu olmadığını sonuç olarak, davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde ; İşbu davanın, 13/08/2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalı ... plakalı araç ile davacı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç arasında meydana gelen kaza sonucu meydana gelen maddi hasar kapsamında haksız ve hukuka aykırı olarak değer kaybı talebine ilişkin açılmış olduğunu ve reddi gerektiğini, dava konusu kaza bakımından kendilerine yöneltilen talebin Genel Şartlar uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı araçta meydana gelen hasar durumunun, söz konusu hasarın kaza nedeniyle meydana gelip gelmediğinin, aracın pert sayılıp sayılamayacağının, tazminat ödemesinin hangi şekilde yapılması gerektiğinin, aracın rayiç değeri, sovtaj bedeli gibi hususların Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe uyarınca uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını ve davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddi gerekeceğini, 2918 Sayılı KTK.'nun 97. maddesi hükmünün 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile şu şekilde değiştirlmiş olduğunu; “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce İilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin ise poliçe teminatı dışında kaldığını, KTK, poliçe genel şartları, kökleşmiş Yargıtay kararları uyarınca davacının talebinin Müvekkili şirket nezdinde teminat kapsamında olmadığını, yerleşiklik kazanmış uygulamada benzer Şşekilde müterafık kusurun uygulanması ve kişinin kendi kusurundan yararlanamayacağı şeklinde olduğunu, davaya konu araçta meydana gelen hasara ilişkin Müvekkili sigorta şirketinin oluşan hasarı tazmini hususunda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için, dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişiye ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdii edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça dosyaya sunulan araç hasarına İlişkin belgelerin gerçek zararı ortaya çıkaracak nitelikte olmadığını, tamamen farazi bir biçimde talep edilen tazminat miktarının kabulünün imkansız olduğunu, davacının iddiasının ispatı için alanında uzman bir heyetten rapor alınması gerektiğini, eğer var ise sovtaj bedelinin ve muafiyetin olası bir tazminat tutarından düşülmesi gerektiğini, gerekli şartların varlığı halinde dava konusu tazminatın ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte talep edilebileceğini sonuç olarak, zamanaşımı defilerinin ve gerekçeli itirazlarının dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmasına, varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, araç hasarına ve var ise sovtaj bedeline ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER:
...'ne müzekkere yazılarak ... ve ... plakalı araçların aktif ve pasif mülkiyet kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... A.ş'ye müzekkere yazılarak ... plakalı aracın kiralanmasına ilişkin bilgi ve belgelerin çıkartılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 13/08/2020 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında ...'da gerçekleşen kazaya ilişkin tutanakların ve görüntülerin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
06/11/2023 tarihinde Makine Mühendisi, Sigorta Uzmanı ve Trafik bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, davalılara rücu istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Davacı sigorta şirketi olup, rücu talebi TTK md. 1472’ye dayanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca sigortacı tarafından, sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde; sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Somut olayda dava dışı sigortalıya ait römork, 13/08/2020 tarihli trafik kazası sonucu zarar görmüştür. Kazaya sebep olan ... plakalı aracın sahibi Davalı ..., aracın sürücüsü Davalı ... ve aracın sigortacısı Davalı ... Sigorta’dır. Davalılar aracın işleteni ve sigortacısı olarak meydana gelen zararı gidermekle yükümlüdür. 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporuyla, meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Raporda zarar gören römorkun kullanılamaz hale geldiği, onarımının ekonomik olmadığı, römorkun güncel piyasa değerinin 12.035,31 EURO olduğu anlaşılmıştır. Zararının hesabında %5 oranında sovtaj değerinin ve %10 oranında muafiyet bedelinin tenzil edilmesi ile kaza sebebiyle meydana gelen zararın 10.831,78 EURO olduğu hesaplanmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler kapsamında aynı tutardaki tazminat bedelinin davacı tarafından dava dışı sigortalısına 25/01/2021 tarihinde ödediği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalıların aracın işleteni ve sigortacısı olarak meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu ve davacının TTK md. 1472 uyarınca ödediği bedelin rücunu talep edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KABULÜNE, 10.831,78 EURO'nun 25/01/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Şirketi'nin poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 24.535,71-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.769,43-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.766,28-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 55.877,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 3.769,43-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 500,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.449,58TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır