T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/158 Esas
KARAR NO : 2024/351
DAVA TARİHİ : 13/03/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin Karayolları Mah. ...Cad. ....Sok. No:21 Gaziosmanpaşa/İstanbul adresindeki işyerine ... sözleşme... tesisat numarası ile kurulu olan elektrik sayacından Davalı ...A.Ş. tarafından elektrik enerjisi sağlandığını, tüketim bedeli karşılığında düzenlenerek davacıya tebliğ edilen tüm fatura bedellerinin uyuşmazlık konusu 10.03.2023 tarihli fatura tarihine kadar düzenli olarak ödendiğini, Şubat ayı başlarında davacı müvekkili tarafından saatin durmuş olduğunun fark edilerek davalı kuruma bilgi verilmesi ve davalı kurum görevlilerince de sayacın durduğunun uzaktan fark edilmesi sonucunda 10.02.2023 tarihinde müvekkiline ait iş yerindeki sayaç değiştirilerek yeni sayacın takıldığını, davacının iş yerinde enerji tüketimini etkileyebilecek bütün faktörler aynı olmasına, enerji tüketimini etkileyebilecek müvekkilinden kaynaklı herhangi bir değişken olmamasına karşın -10.02.2023 tarihinde saatin değiştirilmesi sonrasında- davaya konu 10.03.2023 ödeme tarihli fatura ile aşırı tüketim bedeli istenmesi üzerine davacı yanca 08.03.2023 tarihli dilekçe ile davalı kuruma durumun bildirilerek sayacın değiştirilmesi ve hatanın düzeltilmesinin istenmiş olduğunu, her ne kadar söz konusu faturaya yönelik davacı kuruma itiraz başvurusu yapılmış ise de davaya konu fatura ödeme tarihinin yakın olması ve gecikme halinde yaşanabilecek elektrik kesintisi ve benzeri yaptırımlar nedeniyle mağduriyet yaşanmaması açısından davacılar açısından tüm borçtan sorumlu olunmadığının tespiti için işbu davayı açtıklarını, davalı yanca uyuşmazlık konusunun 121.331,30 kwh tüketim miktarı ve 546.496,00 TL tüketim bedelinin neye göre belirlendiğine ilişkin herhangi bir yazılı tutanak verilmediği gibi yargılama aşamasında davacının elektrik tüketimine yönelik bugüne kadar herhangi bir usulsüzlük tutanağının düzenlenmediğinin de anlaşılacağını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin " ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı," yönündeki kararları çerçevesinde arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın, davacının borç tehdidi altında olması nedeniyle bilirkişi tarafından tespit edilecek gerçek kullanım bedeli dışında borcun olmadığının tespitini ve ödenen veya ödenecek paraların istirdadını istemek zorunluluğunun doğduğunu beyanlarla öncelikle, henüz icra takibi başlatılmamış olan 10.03.2023 ödeme tarihli faturada belirtilen 546.496,00 TL miktar borç yönünden icra takibinin durdurulması bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesine, uyuşmazlık konusu faturadan dolayı davacı müvekkilin davalı şirkete -tespit edilecek gerçek kullanım bedeli dışında- borçlu olmadığının tespitine, dava sürecinde uyuşmazlık konusu faturanın icra tehdidi altında ödenmesi durumunda, alacaklıya haksız ödenecek bedelin ödeme tarihi itibariyle ticari faizi ile geri alınmasına, dava konusu alacaktan dolayı müvekkilinin uğramış olduğu zararların karşılığı olarak (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik) % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmeisni talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; aleyhe olan hususları kabul etmemekle birlikte kaçak elektrik uyuşmazlığına ait olan konu hakkında davacı tarafın şahıs olması sebebiyle, kaçak elektrik kaynaklı alacaklarda, davacının açtığı menfi tespit davalarında uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bunun dışında; davacı hakkında tutulan kaçak elektrik tutanaklarının resmi evrak niteliğinde olduğunu ve aksinin ancak iddia edenin bizzat ispatlaması gerektiğini, Nitekim; Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 01.03.2006 Tarih ve 2015/11944 E, 2015/20510 K. Sayılı Tarihli kararında da belirtildiği üzere ; “Kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerdendir.Bu nedenle ispat yükü bu belgenin aksini iddia eden tarafa düşmektedir.” denilerek borçlunun kaçak elektrik kullanmadığı yönündeki itirazının yersiz olduğunun ortaya çıktığını, davacı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu sebepler dikkate alındığında da görüleceği üzere, davacının haksız ve mesnetsiz olarak dava açmış olup davanın reddi gerektiği gibi ; icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, öncelikle, dava dilekçesinde belirtilmiş olan haksız ve mesnetsiz iddiaların ve davanın reddine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, sunulan tüm beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, celp edilen dosyalar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Mahkemememizce 21/03/2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin ; "Somut olayda tedbir talep edene ait ... Mah. ...Cad. 561.Sok. No: ... Gaziosmanpaşa/İstanbul adresindeki işyerine ... sözleşme... tesisat numarası ile kurulu olan elektrik sayacına 121.331,30 kwh tüketim miktarı ve 546.496,00 TL tüketim bedeli üzerinden düzenlenen fatura doğrultusunda bu fatura ile sınırlı olmamak üzere icra takibi başlatılmaması kaydıyla ihtiyati tedbir kararı verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçeleriyle kabulüne karar verilmiştir.
... Odaları Birliği Başkanlığı'ndan, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacının 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda bilgi istenilmiş, ilgili kurum cevabi yazıları dosya arasına alınmıştır.
Yine...Perakende Satış Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak davacı ... adına kesilen ve müzekkere ekinde gönderilen 10/03/2023 son ödeme tarihli, 02/2023 dönemine ait 121.331.300 kwh kullanım olan 546.496,00.-TL'lik faturanın davalı kurum tarafından iptal edilip edilmediği, iptal edilmiş ise yeni fatura düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenen 02/05/2023 son ödeme tarihli 268.501,00 TL'lik ve 260.187,00 TL'lik faturaların dayanakları hakkında mahkememize bilgi verilmesi ile davacının tüm abonelik dosyasının ve özellikle 10/03/2023 son ödeme tarihli, 02/2023 dönemine ait 121.331.300 kwh kullanım olan 546.496,00.-TL'lik faturaya dair yapılan tüm işlemlere ait kayıt ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş, ...Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi tarafından gönderilen cevabi yazı ile;"İlgide belirtilen müzekkerenize konu, ... adına...hesap numarasında tespit edilen 2023/02 dönem 546.496,00 TL tutarlı fatura 03.04.2023 tarihinde, 2023/03 dönem 528.185,00 TL tutarlı fatura 19.04.2023 tarihinde iptal edildiği ve iptal edilen faturalar yerine 19.04.2023 tarihinde 31.01.2023-28.02.2023 tarihleri arasına 268.501,00 TL ve 28.02.2023- 31.03.2023 tarihleri arasına 260.187,00 TL tutarlı faturaların revize edildiği tespit edilmiştir. Fatura iptal görüntüsü, revize edilen faturalar ve...A.Ş Tahakkuk İşlemleri ve Laboratuvar Müdürlüğü'nün yazısı yazımız ekinde sunulmuştur. ... adına Şikretimiz kayıtlarında tespit edilen aboneliklere ait hesap bilgisi ve abone sözleşmeleri yazımız ekinde sunulmuştur." şeklinde bilgi verildiği görülmüştür.
19/10/2023 tarihli celsede, dava, cevap ve tüm dosya kapsamı deliller ile davacı vekilinin bu celse alınan beyanı göz önüne alınarak davalı kuruma borçlu olup olmadığı, borçlu olduğu kanaatine varılması durumunda borcun miktarı noktalarında bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, Elektrik Yüksek Mühendisi Doç. Dr. ... ve Elektrik Mühendisi ...tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda sonuç ve özetle;
Sonuç Ve Kanaat;
"Nihai hukuki takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
a) Davalı ... A.Ş., davacı...'ın ... Karayolları Mahallesi, ... Caddesi, 561.Sokak, No:21'deki ... sözleşme ve ... tesisat numaralı işyerinde 31.01.2023-28.02.2023 arasında tükettiği 121331,30 kWh elektrik enerjisine karşılık 10.03.2023 son ödeme tarihli ve 546.496,00 TL tutarlı borç tahakkuk ettirmiştir. Davalı şirketin belirlediği tüketim miktarı hatalıdır.
Dolayısıyla hesapladığı fatura bedeli de hatalıdır. Yukarıda açıklanan nedenler ve hesaplamalar sonucunda davalının tahakkukunun kadri maruf olmadığı tespit edilmiştir.
b)Davalının İtiraz Konusu Faturada Borçlu Olduğu Bedel: Davacı İsmail Yıldız'ın, 31.01.2023-28.02.2023 arasında tükettiği elektrik enerjisi, dosyadaki endeks kayıtları, sayaç değiştirme tutanakları ve faturalar incelenerek, 59611,8 kWh olarak tespit edilmiştir. Belirlenen 59611,8 kWh elektrik enerjisinin bedeli EPDK Ocak'2023 AG Sanayi, tek terimli tek zamanlı abone birim fiyatlarıyla. 257.393,78 TL olarak hesaplanmıştır.
c)Davacının Ödediği Bedel: Davacı İsmail Yıldız, 31.01.2023-28.02.2023 arasında tükettiği 59611,800 kWh elektrik enerjisinin bedeline karşılık 02.05.2023 tarihinde ... Bankası vasıtasıyla davalı ... Anonim Şirketi'ne 267.187,00 TL ödemiştir.
d)Davacının İtiraz Ettiği Faturaya İlişkin Borcu Kalıp Kalmadığı Davacı ...'ın 31.01.2023-28.02.2023 arasında tükettiği 59611,800 KWh elektrik enerjisinin bedeli 257.393,78 TL olarak hesaplandığından ve davacı 02.05.2023 tarihinde ... Bankası vasıtasıyla davalı ...Satış Anonim Şirketi'ne 267.187,00 TL ödemiş olduğundan davalı şirkete borcu kalmamıştır." gerekçeleriyle görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davalı vekili tarafından 27/02/2024 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunulmuştur.
Dava, arızalı sayaç sebebiyle fazla tahakkuk ettirilen fatura sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi kök raporu ile tüm dosya içeriğine göre;
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Somut olayda davacı, aboneliğine ait sayacın arızalanması sebebiyle davalı kurum tarafından değiştirildiğini, yapılan değişiklik sonrası yeni takılan sayacın fazla tüketim gösterdiğini ve fazla elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini iddia ederek 10/03/2023 son ödeme tarihli 546.496,00 TL’lik fatura için menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davacı vekili ön inceleme duruşmasında davalı kuruma yapılan itiraz sonucu dava konusu faturanın ayrıştırıldığını, yeniden iki farklı fatura düzenlendiğini, bunlardan birinin 268.501,00 TL diğerinin de 260.187,00 TL olduğunu, davacının elektriğin kesilmemesi için 260.187,00 TL’lik faturayı ödediğini, yapılan ödeme sebebiyle istirdat taleplerinin bulunmadığını ve davanın 268.501,00 TL’lik fatura yönünden devam ettiğini beyan etmiştir. Dava konusu faturanın iptal edilmesi üzerine yapılan işlemler mahkememizce araştırılmış ve davalı kurumun 15/04/2024 tarihli müzekkeresi sonucu dava konusu 546.496,00 TL’lik faturanın 03/04/2023 tarihinde iptal edildiği ve bu fatura yerine 268.501,00 TL’lik revize faturanın düzenlendiği anlaşılmıştır.
Aboneliğe ilişkin dosya kapsamındaki evrakların incelenmesinde dava konusu 546.496,00 TL’lik faturanın 2023/02 dönemine ait ve 31/01/2023-28/02/2023 tarihleri arasındaki kullanıma ilişkin olduğu görülmüştür. Davacının, davalı kuruma itirazı üzerine bu fatura 268.501,00 TL olarak düzeltilmiştir. Davalının ödediğini beyan ettiği ve ödeme dekontu ibraz ettiği 260.187,00 TL’lik fatura ise, dava konusu olmayıp 2023/03 dönemine ait 28/02/2023-31/03/2023 tarihleri arasındaki kullanıma ilişkindir. Dolayısıyla davacının yargılama sırasında yaptığı ödeme dava konusu faturaya ilişkin değildir.
Dava konusu fatura, dava açıldıktan sonra 03/04/2023 tarihinde revize edilip davacının borcu düşürülmüştür. Yargılama sırasında faturanın yeniden düzenlenmesi sebebiyle 277.995,00 TL (546.496 TL – 268.501 TL) tutarında dava konusuz kalmıştır. Zira bu kısım yönünden de davacı menfi tespit talep etmişken, davalı kurumun işlemi sonrası dava konusu faturanın 277.995,00 TL’lik kısmı iptal edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin yeni düzenlenen fatura yönünden davaya devam edildiği yönündeki beyanı üzerine, davacının davalı kuruma olan borcunun hesaplanması için dosya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 31/01/2023-28/02/2023 tarihleri arasında 59611,800 kwh elektrik tükettiği ve bu tüketim karşılığında 257.393,78 TL borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi heyeti davacının yaptığı ödeme sebebiyle borcunun kalmadığını belirtmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacının yaptığı ödemenin dava konusu faturadan başka bir faturaya ilişkin olması sebebiyle bilirkişinin ödeme hususundaki tespitine mahkememizce itibar edilmemiştir. Bilirkişi raporunun tüketim miktarı ve fatura bedeli hesabı kısmının denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiş ve bu kısım yönünden hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Sonuç olarak dava konusu 546.496,00 TL’lik faturanın yargılama sırasında 268.501,00 TL olarak revize edilmesi sebebiyle davanın 277.995,00 TL yönünden konusuz kaldığı; 05/04/2024 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davacının borcunun 257.393,78 TL olduğu, dolayısıyla davacının dava konusu faturanın 11.107,22 TL’lik (268.501,00 TL - 257.393,78 TL) kısmından borçlu olmadığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının kötü niyet tazminatı talebi dava konusu faturaya ilişkin davalı kurum tarafından başlatılan bir icra takibi bulunmadığından kabul edilmemiştir. Davalı kurumun ilk düzenlediği 546.496,00 TL’lik faturanın gerçek tüketim borcunu yansıtmaması, bu faturanın dava açıldıktan sonra davalı kurum tarafından düzeltilmesi sebebiyle davanın konusuz kalan kısmı açısından davacının davanın açıldığı tarihte işbu davayı açmakta haklı olduğu kanaatine varılmış ve bu kısım yönünden davacı lehine yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-Davacının, davalıya 31/01/2023 – 28/02/2023 tarihleri arasındaki kullanıma ilişkin 2023/02 dönemine ait fatura sebebiyle 11.107,22 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-277.995,00 TL yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
3-Açılmış bir icra dosyası bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 758,73.-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 9.332,79-TL'nin mahsubu ile fazla yatırlan 8.574,05.-TL harcın davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 45.365,33.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 40.609,07.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 12.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 162,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 25,60.-TL vekalet harcı, 179,90.-TL başvurma harcı, alınması gereken harç 758,73.-TL olmak üzere toplam 12.368,00.-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taktiren 6.431,36.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, (davalı vekilinin e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!