T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/572 Esas
KARAR NO : 2024/56
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti adlı şirket, yat/gemi bakımı, tamir-onarımı, parça değişimi vb. işlemlerle iştigal eden bir firma olduğunu, davalının dış giyim perakende satışı üzerine faaliyet gösteren bir şahıs firması sahibi olduğu ve tacir olduğunu, davalı iş yerine ait teknesini müvekkil şirkete getirerek gerekli tüm tamir bakım onarım ve parça değişikliklerini yaptırmış, davalıya birebir onayı ile verilen hizmet karşılığında 11.08.2021 tarihli 11.041,20 Euro bedelli ve 13.10.2021 tarihli 629,13 Euro tutarında faturalar düzenlenerek teslim ve tebliğ edildiğini, davalı verilen hizmetlerin karşılığında müvekkili şirkete yalnızca 58.000,00 TL ödeme yapmış olup, bakiye kısmı ödediğini, bunun üzerine müvekkilinin cari alacaktan kaynaklı alacağının tahsili için davalı ile irtibata geçilmiş kendisi borcu kabul ederek ödeyeceğini beyan etmesine rağmen ödeme gerçekleştirmediğini, taraflarına kur farkından doğan fark alacağı ve munzam zararlara ilişkin talep ve başvuru haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine cari hesap fatura alacağından kaynaklı icra takibi başlatıldığını, ancak davalı takibi sürüncemede bırakmak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek maksadı ile likit, kendisi tarafından açıkça kabul edilmiş alacağımıza matbu sebeplerle itiraz etmiş ve takibin durduğunu, davalının kötü niyetli itirazının iptali ve takibin devamı için işbu davayı ikame etmek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin halen davalıya 2021 yılında vermiş olduğu hizmetin karşılını fatura alacağından kaynaklı cari hesap alacağını tahsil etmeye çalıştığını, davalı kendisi tarafından açıkça bilinen ve kabul edilen borcunu, likit ve muayyen alacağımızı sürüncemede bırakmak maksadıyla tamamen matbu sebeplerle takibe itiraz ederek icra takibinin durmasını sağladığını, alacağın likit ve muayyen olduğu açık olmakla, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/ ... E sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin asıl alacak ve işleyen faizi ile birlikte devamına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin yat/gemi bakımı, tamir-onarımı, parça değişimi vb. işlemlerle iştigal eden bir firma olduğunu, müvekkilinin iş yerine ait olan teknesinin motorunda bir arıza ortaya çıkması ve teknenin motorundan boğuk sesler gelmesi nedeni ile işbu tekneyi davacı şirkete getirerek gerekli tamiratların yapılmasını talep ettiğini, tekne uzunca bir süre davacı şirkette kaldığını, bu süreçte müvekkilinin davacı şirkete de neler yapıldığını sormasına karşılık davacı şirketten herhangi bir yanıt alamadıklarını, davacı şirket tarafından tamiratının tamamlandığı ve arızanın giderildiği iddia edilerek tekne, müvekkilime çok uzunca bir süre sonra teslim edilmişse de teknedeki arıza giderilmemiş olup tekne halen daha kullanılamaz bir halde olduğunu, teknenin motorunun hala ses çıkardığını, teknede yapıldığı iddia edilen işler yapılmamış müvekkili şirketin teknesinde bulunan arızanın giderilmediğini, müvekkili şirketçe tekne, arızanın giderilmesi için davacı tarafa teslim edildiğinde bulunan arızalar, davacı tarafça tamiratın bittiği iddia edilip tekne müvekkilimizce teslim alındığında da devam ettiğini, davacı tarafça faturaya konu edilmiş olan hiç bir işlemin yapılmadığı, parçaların değiştirilmediğini, bu durumun bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, müvekkilinin davacı tarafa, hiç bir borcunun bulunmadığını, davacının edimlerini hiç ifa etmemesi, eksik ifa etmesi, geç ve ayıplı ifaları nedeni ile müvekkilini zarara uğrattıklarını, müvekkilinin teknesi hala kullanılamaz halde olduğunu ve tekne de halen devam eden arızların olduğunu, tüm bunlara rağmen davacı taraf hiç yapmadığı, eksik yaptığı, ayıplı ve geç ifa ettiği işlerin bedelini de müvekkilimizden tahsil ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının edimlerini hiç ifa etmemesi, eksik ifa etmesi, geç ve ayıplı ifaları nedeni ile müvekkilini zarara uğrattığını, tüm sebepler ile davacını alacağı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davacının %20 icra inkar tazminat taleplerini reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyası mahkememiz dosya arasına alınarak incelenmiştir.
Mahkememizin 14/02/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereği, dosyanın keşif yapılarak bilirkişilere tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişilerin 03/05/2023 tarihli bilirkişi raporunu dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edildiği, bilirkişi raporuna karşı tarafların itiraz ve beyan dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
... ' nün ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü' nün yazı cevapları dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Dava, .... İcra Müdürlüğü' nün 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!