T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/44 Esas
KARAR NO : 2024/227
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 21/01/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş.'nin 24/12/2021 tarihinde yapılan sermayenin yaklaşık 6 kat artırımına ilişkin olağanüstü genel kurulu kararıyla kararın 6. maddesindeki şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesi metninin iptali ve dava sonuna kadar tedbiren sermaye artırım kararının durdurulmasını talep ettiğini, davalının 24.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul tutanağı özeti ve kararın yerine getirilmesine ilişkin 28.12.2021 tarihli 2021/22 rüçan hakkının kullanımına ilişkin yönetim kurulu kararının ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, genel kurul kararının usulüne uygun olarak tescil ve ilanı yapılmadığını, davalı şirketin iptali istenen sermaye artırım kararı ve muhalefet şerhinin; davalı ... A.Ş.' nin 24.12.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin 31.878.000-TL olan sermayesinin yaklaşık altı kat artırılarak 158.622.000-TL ilavesiyle 190.500.000-TL'ye çıkarılmasına, bunun içinde 100.000.000-TL'nin nakit olarak ortaklar tarafından karşılanması kararının rasyonel verimlilik esasları ticari hayatın icabları dürüstlük ilkeleri azınlık hakkı sahiplerinin korunması mevcut şirket aktivasyonunun karlılık esasına göre yürütülmesi İlkelerine aykırı olduğunu, 24.12.2021 tarihli davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısında muhalefet şerhi metninin "... karara muhalif olduğunu, şerh koymak istediğini belirtti, ... A.Ş.'nin %27,77 paydaşıyım, bu güne kadar şirkette hiçbir kar payı dağıtılmamıştır, şirketin taşınmaz mal varlığı planlanan sermaye artırımını rahatlıkla karşılayacak potansiyeli vardır, ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'deki iştirak paylarının eklenmesi suretiyle sermaye artırımı rahatlıkla gerçekleştirilebilir, ... A.Ş.'deki %6,4 iştiraki parasal olarak yaklaşık bu günkü değeri 26 milyon USD tahmini bedel içermektedir, ayrıca ... A.Ş. iştiraki olan ... A.Ş.'ye hiçbir şekilde dokuz yıldır kar payı vermemiştir, bu durum TTK hükümleri ve Yargıtay kararlarına göre bir fesih sebebi sayılabileceği, biz iyi niyetle fesih davası açmayı düşünmedik, fakat 01.12.2021 tarihinde ... A.Ş. ve ... A.Ş. şirketlerindeki faaliyetleri nedeniyle muhasebe müdürü şirket mali danışmanı yönetim kurulu başkanı hakkında usulsüzlük iddiasıyla C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur, 16.12.2021 tarihinde ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ara karar alınıp 17.03.2022 tarihinde şirket fesih davası duruşması yapılacaktır, 22.12.2021 tarihinde bu husus ... A.Ş.'ye mahkeme tarafından elektronik ortamda gönderilmiştir, ... AŞ Türkiye'nin ilk 300 şirketi arasındadır, bu durum gösteriyor ki, ... A.Ş.'nin istismar aracı olarak kullanıldığını paydaşlara luzümsuz bir yük getirildiğini göstermektedir, bu saatten sonra ayrıca şirket hissedarlarına kişisel bir yük getirmesinin anlamı psikolojik bir yıldırmadan öteye sonuç getirmeyeceği açıktır, bu nedenle nakdi sermaye artırımının kendi öz kaynakları dışında ek külfet getirmesi konusundaki davet ve verilecek kararlara karşıyım, burada hakim paydaş olarak bu hak pay sahiplerinin payının daha da azaltma ve şirketi ele geçirme kendi çıkarı doğrultusunda çekip çevirme amacının dışında rasyonel vicdani bir sonuç doğurmayacağından verilecek aksi yöndeki tüm kararlara karşı iptal davası açacağımızı bu hususların genel kurul tutanağına geçirilmesi" şeklinde muhalefet şerhi eklendiğini, ... A.Ş.'nin bir aile şirketi alarak kurulduğunu, %70,6 paydaş ...'ın ağabeyi olduğunu, %0,8 paydaş ...'ın ablasının oğlu olduğunu, %0,8 paydaş ...'ın kız kardeşi olduğunu, 1998 yılından başlayarak 2020 yılı Haziran sonuna kadar ... A.Ş. ve ... A.Ş. ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş.'de yönetici olarak geceli gündüzlü çalıştığını, finans ve işletme konusunda doktora yaptığını, ... A.Ş. dışında diğer şirketlerde ortaklığı olduğunu, 18.06.2020 tarihinde ...'ın kendisini aradığını, yeğenleri ...'e yapılan haksızlığa karşı olduğu bahane edilerek tehdit ve küfürlerine muhatap olduğunu ve şirketten kovulduğunu, bu durumu polise ve ... Başsavcılığına bildirdiğini, ... 1. Aile Mahkemesi ...D. İş sayı ile koruma kararı verildiğini, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirkette 2021 yılına kadar yönetim kurulu üyesi olması gerekirken Ekim 2020 başında yönetim kurulu üyeliğinden çıkarıldığını, ... A.Ş.'de %27,8 payı olmasına rağmen yönetimde söz sahibi olmadığını, 27.10.2020 günlü grup şirketlerin çağrılı genel kurul toplantılarına katıldığını, ...'ın olmadığını, bu genel kurullarda ... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeliğinden ikinci defa çıkarıldığını, diğer şirketlerde de münferiden temsil yetkilerinin ve yönetim kurul üyeliği yetkilerinin elinden alındığını, şuanda şirketlerin yönetiminde paydaş olmayanların yönetici olarak bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasından ... A.Ş.'deki 2011-2019 yıllarında sermaye artırımının yapıldığı, genel kurullarda adına atılan imzaların sahte olduğu, sermaye artırımının usulsüz olduğu ve davalı ... A.Ş.'den ...'ın gayri resmi satışlar yaptırarak banka hesaplarına yüklü paralar aktardığı konularında şikayetçi olduğunu, soruşturma dosyasının derdest olduğunu, bu durumları şirketten kovulduktan sonra 2021 yılında öğrendiğini, ... A.Ş.'nin 15/10/2021 yılında çağrılı genel kurul toplantısına katıldığını, hiçbir şekilde sermaye artırımı konusunun konuşulmadığını, 01.12.2021 günü Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetinden sonra ... A.Ş. yönetim kurulu 01.12.2021 günü sermaye artırımı kararını misilleme olarak kendisini mağdur etme amacıyla aldığını, 25 yıldan beri ortakların sermaye koymadığını ve ... A.Ş. şimdiye kadar kar payı dağıtımı yapmadığını, kişisel husumet duygularıyla mevcut sermayenin 6 katına denk gelen bir nakdi sermaye artırım kararı alıp bu karar gereği davacı olarak bizden 27 milyon 800 bin TL para koymaları istendiğini, şirketin yılda 30 milyon TL kira geliri olduğunu, şirketin mevcut gayrimenkullarinin değeri bir milyar TL nin üzerinde olduğunu, TTK'da sermaye artırımından hakların sakınılarak kullanılması ilkesi mutedil davranma ölçülülük ilkesi paydaşların en az zarar göreceği şekilde kullanılması ilkelerine aykırı bir sermaye artırımı kararıyla karşı karşıya kaldığını, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 21.12.2021 tarihinde ... 57. Noterliğinde sermaye artırımı istenen ... A.Ş.'de fesih nedenlerinin haklılığı ve ikame ettiği fesih davasındaki dava tarihinde şirketteki payının reel değeri üzerinden hesaplatma yapılacağının ve 24.12.2021 tarihindeki sermaye artırım kararının hukuka aykırı olacağı, kötü niyete dayalı olduğu, yasal haklarının kullanılacağının ihtar edildiğini, fesih talep dilekçesinde ...'ın ... A.Ş.'nin kaynaklarını kendisinin %93,5 ortağı olduğu ... A.Ş.'yi geliştirme amaçlı kullandığı, bu kapsamda ... A.Ş.'nin iktisadi geleceğini tamamen kelepçelediği, ... A.Ş.'nin yaklaşık 50 milyon dolarını ... A.Ş.'de bloke ettiği açıklamalarıyla ihtar yapıldığını, ... A.Ş.'nin %6,4 ortağı olduğu ... A.Ş. 2010 Mayıs ayında üretime geçtiğini, Türkiye'nin %30 cam üretimini gerçekleştirdiğini, ... A.Ş.'nin 250 milyon USD yatırımı olan iki flot cam hattı ... sanayi bölgesinde faaliyetine devam etmekte olan 2021 yılında yaklaşık 200 milyon karı olan bir aile şirketi olduğunu, ancak ... A.Ş.'nin bu düzeye gelmesinin ... A.Ş.'nin katkılarıyla 11 yılda çıkış gösterdiğini, ... ilinde 2021 yılında 250 milyon TL yatırım kararı alıp devreye soktuğunu, bu projede iki flot cam hattı olacağını, yıllık 500 bin ton cam üretimi gerçekleştirdiğini, bunun 150 bin tonunun lamina cam üretimi olduğunu, ...'teki hat devreye girdikten sonra burada da 150 bin ton cam üretimi gerçekleşeceğini, ... A.Ş. sermaye artırım kararına esas alınan PVB ihtiyacının yaklaşık 15 milyon metrekare olacağını, PVB'yi üretimini ... A.Ş. bu güne kadar kendisi üzerinden yaptırmadığını, bunu ... A.Ş. üzerinden yaptırmasının tamamen ... A.Ş.'yi borçluluk içerisinde sürüklemek ve sonuçta borçluluğu nedeniyle ... A.Ş.'ye tamamen muhtaç ve yedekleme seviyesinde bıraktığını, aynı yöntemi ... A.Ş.'de ... A.Ş.'de uygulanarak bu şirketleri ... A.Ş. bünyesine hakim ortak tarafından katıldığını, 2020 Haziran ayında ... A.Ş.'de ayrıldığında bankalardan yaklaşık 13 milyon nakdi parası olduğunu, toplam borcunun yaklaşık 1,2 milyon olduğunu, 2021 yılında ise 30 milyon kira geliri olduğunu, lamina cam satışlarından gelen karı hariç olduğu halde şirketin ekstra bir borçlanma ameliyesine girmesine ihtiyacı olmadığını, ...'ın asıl amacının ... A.Ş. karşısında borçlanma ile cebelleşen şirkette davacının psikolojik olarak çökertmek olduğunu, ...'ın, davacının ... A.Ş.'deki paydaşlığını zayıflatmaya ve bitirmeye yöneldiğini, sermaye artırımı kararına dayanak yapılan fizibilite raporunun TCK 207. madde anlamında hukuk alanında etki yapan bir özel bölge olması ve gerçekçilik boyutlarından yoksun olması, sahtelik içermesi, TCK 155/2. md kapsamında kalması, ...'ın isteği doğrultusunda hazırlanmış olması, ... A.Ş.'deki paydaşlığı sebebiyle mağduriyetine neden olması yönleriyle hazırlanmış bilimsel değeri yönünden eksik ve sahte bir belge özelliği taşıdığını, TBK 27. maddesine aykırı olduğunu, ... dışındaki tüm paydaşlara kelepçeleme sözleşmesi etkisi yaptığını, şirkete el koymaya yönelik kararın iptali gerektiğini, projede 0,38 m kalınlığında renksiz pvb üretimi kapasite olarak 4.800 ton/yıl 12000000 metrekare olarak hedeflendiğini, ... A.Ş.'nin yılda 292026 metrekare lamina cam üretimi gerçekleştirdiğini, bunun arasına koyacağı pvb miktarının 292.026/2=146.013 metre kareye ihtiyaç olduğunu, bu kadar ihtiyaç için böyle yüksek riskli yatırım maliyetine girmenin rasyonel ve ekonomik olmadığını, kullanılacak kredi oranının 13.629.360-USD, kredi faizinin 9.742.620 USD olduğunu, ana para ve faiz toplam 2022 ile 2026 yılları arasında 23.371.980 USD ödeneceğini, ayrıca ortaklardan 7.489.000 USD nakdi sermaye istendiğini, bu yönüyle fizibilite raporunun gerçeğe aykırı ve TCK 207. maddesine aykırı bir rapor olduğunu, projenin ideal ekonomik ömrünün on yıl olduğunu, fizibilite raporunda arsaya yapılan sabit yatırım hesabına katılmadığını, arsaya yapılan yatırımın 2021 yılında 1.484.513 USD + KDV olduğunu, bunun majör bir hata olduğunu, geri ödeme süresinin yaklaşık %12 uzatacağını, fizibilite raporunda USD bazında tahmini enflasyon oranının 2022 yılında %2,2 belirtildiğini, oysa ABD tarafından açıklanan gerçek verilerin %7 olduğunu, buna göre fizibilite raporundaki yer alan USD ve TL kur tahminleri hatalı çıkacağını, ortada bir kasıtlı aldatmacalı rapor olduğunu, temel giderlerde doğalgaz, su gibi giderlere satış pazarlama ve ar-ge departmanı gibi teknik verilerin yer almamasının da bir yanıltmaca olduğunu, yine bu üretimin yapılabilmesi için işletme sermayesine ihtiyaç olduğunu, tahmini işletme sermayesi fizibilite raporunda yıllara göre yapıldığını, fakat bunun ... A.Ş.'ye borçluluk yükü / faiz giderleri açıkça belirtilmediğini, bu da geri ödeme süresini %4 uzatacağını, fizibilite raporunda teşvikli nakit akımı tablosunda ve teşviksiz nakit akım tablosunda 2022 yılının yatırım kredi faiz ödemesi olan 3.331.310 USD yazılmadığını, bunun majör bir hata olduğunu, geri ödeme süresini 2,5 yıl uzatacağını, bu dava ile ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı davası arasında tarafların aynı olması, her iki dava konusunun ... A.Ş.'nin faaliyetleriyle ilgisi olmasının, her iki davanın incelemeleri halinde maddi gerçekliğin tespitinde daha derinlemesine kanaat edinmelerine vesile olacağını, her iki davanın da delilleri arasında ayniyet ve paralellik bulunduğunu beyan ederek davanın ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ile hukuki emek ve dava ekonomisi de dikkate alınarak birleştirilmesine, öncelikle ... A.Ş.'nin 24/12/2021 tarihli sermaye artırım kararının iptaline ve dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, karar örneğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve ... A.Ş.'nin şirket internet sitesinde ilanına, yine tedbiren dava konusu genel kurul kararına ilişkin tüm tescil ve ilam işlemlerinin durdurulmasına, tüm yargılama giderli ve vekalet ücretinin davalıya yükletitmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava dilekçesinde hakim hissedar ... hakkında gerçeğe aykırı iddialar ve suçlamalarda bulunmasına karşın davalı şirketin 15.10.2021 tarihli çağrılı genel kurulunda ...’ın 3 yıl süre ile yönetim kurulu başkanlığına seçilmesi, ibra ve diğer mali hususlarda olumlu oy kullanarak iddialarının ve suçlamalarının asılsız olduğunu bizzat kabul etmiş olduğunu, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile TTK madde 531 kapsamında sunmuş olduğu 01.02.2022 tarihli dilekçesinde şirketin her türlü iş, işleyiş ve karar alma sürecinde aktif olarak yer aldığını, genel kurulları hazırladığını, münferit yetkilerini kullandığını, şirketi 23 yıl süresince fiilen çekip çevirdiğini beyan ettiğini, bu durumda davacının ...’ın sahip olduğu çoğunluk gücünü kötüye kullandığı, davalı şirketin kaynaklarını başka yerlere aktardığı, genel kurullarda ve başkaca sair konularda usulsüzlük yaptığı iddia edilen bu süreçte; şirket yönetimine aktif olarak iştirak ettiğini, şirketi fiilen çekip çevirdiğini beyan eden davacı ...’ın iddia olunan eylemlerine engel olmak için yönetim kurulunda yada genel kurulda bir işlem yada eylemde bulunmadığını, davacının gerçeğe aykırı olduğu açık olan iddialarının şirketi muhasebe, finans ve bankacılık konularındaki donanımı ile birlikte fiilen yönetirken yada yönetilmesine iştirak ederken değil de şirket yönetiminden ayrıldıktan sonra 2021 yılı içerisinde tespit ettiğini ileri sürmesinin açıklaması yapılan somut ve reel durum karşısında hiçbir gerçekliği bulunmadığını, davacının şirket yönetiminden ayrıldıktan sonra kanunun azlığa tanımış olduğu hakları bir kez dahi olsa kullanmamış olmasının ve iştirak ettiği genel kurullarda gündem doğrultusunda olumlu oy kullanmış olmasının iddialarını doğrulamayan hususlar olduğunu, davacının şirket yönetimindeki görevinin son bulması sonrasında ileri sürdüğü iddiaları doğrultusunda davalı şirket yönetim kurulundan TTK'nın 411. Maddesi uyarınca gerektirici sebepleri de belirterek genel kurulun toplantıya çağrılması talebinde bulunmadığını, gerçekleştirilen genel kurulların hiç birinde TTK’nın 437. Maddesinde belirtilen bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmaya yönelik hiçbir talepte bulunmadığını, davalı şirketin 15.10.2021 tarihinde gerçekleştirilen çağrılı olağan genel kuruluna asaleten iştirak eden davacının birçok asılsız suçlamayla ihtam ettiği ...’ın davalı şirketin yönetim kuruluna başkan sıfatıyla 3 yıl süreyle seçilmesi ve yine aynı genel kurulda yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun tasdiki, mali tabloların ibrası konularında olumlu yönde oy kullandığını, iddia ettiği konularda yönetim kurulundan bilgi alma talebinde bulunmadığını ve TTK’nın 420. Maddesine belirtilen ve azlığa tanınan finansal tabloların ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi hususunu talep etmediğini, davacının şirketten zorla uzaklaştırıldığı, şirkete alınmadığı, ekonomik şiddete uğradığı yönündeki iddialarının tamamı gerçek dışı olduğunu, bu beyanların ileri sürülmesinin amacının açılmış olan haksız fesih davasına kişisel anlaşmazlık sebebi altında gerçeğe aykırı delil sunabilme çalışması olduğunu, davacının davalı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin 27.10.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurulunda son bulduğunu, davacının yönetim kurulu üyeliğine olağanüstü olarak toplantıya çağrılan bir genel kurulda değil de olağan bir genel kurul toplantısında son verildiğini, yönetim kurulu üyeliği görevine haksız olarak son verildiği iddiasında bulunan davacının TTK m. 364/2 kapsamında açmış olduğu bir dava bulunmadığını, davacının, davalı şirket yönetim kurulunun yanı sıra dava dışı ... San A.Ş. yönetim kurulunda da bir süre temsil ve ilzama yetkili üye olarak görev aldığını, yönetim kurulunda bulunmadığı sürede ise genel müdür sıfatıyla görevlendirildiğini, davacının bu iddialarının değerlendirebilmesi için bu eylem ve işlemlerde katkısının bulunmaması, iddia konusu eylem ve işlem sürecinde temsil ve ilzama yetkili bir şekilde yönetiminde olmaması, kendi ifadesiyle şirketi çekip çevirmemesinin gerektiğinin açık olduğunu, davalı şirketin genel kurul gündemlerinin yıllarca davacının da içinde bulunduğu yönetim kurulunca hazırlandığını, bu gündemlerin hiçbirinde yönetim kurulu TTK’nın 437. Maddesi uyarınca genel kurula kar dağıtım önerisinde bulunmadığını ve davacının da iştirak ettiği genel kurullarda kar payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda görüşme yapılmadığını, gündeme alınması konusunda talep olmadığını yada bu konunun gündem yapılarak azlık tarafından genel kurulun toplantıya çağrılmasının istenmediğini, genel kurul toplantıları öncesinde kar payı dağıtımı hususunun gündeme alınması amacıyla yönetim kurulundan talep de bulunulmadığını ve karar alınmadığını, davalı şirketin yönetim kurulu toplantılarında dava dışı ... A.Ş.’ye mevcut iştirakinden kaynaklı kar payının talep edilmesi, bu hususun davalı şirket genel kurulunda görüşülmesi yönünde davacı dahil hiçbir hissedarın talebi olmaması sebebiyle bu konunun davalı şirket genel kurullarında hiç görüşülmediğini, dava dışı ... San A.Ş.’nin geçmiş yıl karlarının öncelikle düz cam üretimi için gerçekleştirilen 250.000.000 USD tutarlı yatırımın kredi borçlarının ödenmesinde, ilave makine ve teknolojik yatırımlarda ve duran varlık alımlarında kullanıldığını, davalı şirketin 24.12.2021 tarihli genel kurulunda şirketin ödenmiş sermayesinin 31.878.000,00 TL’den 190.500.000,00 TL’ye çıkarılmasına karar verildiğini, artırılan toplam 158.622.000,00 TL sermayenin 58.622.000,00 TL'sinin şirket bilançosunda yer alan geçmiş yıl karlarından şirket ortaklarına hisseleri oranında pay verilerek karşılandığını, geriye kalan 100.000.000 TL'nin ise nakden taahhüt edilmiş bulunduğunu, işbu genel kurulun tescil işlemlerinin tamamlandığını ve taahhüt edilen sermaye paylarının 1/4'nün ödemelerinin yapıldığını, söz konusu sermaye artırımı kararı sonucu elde edilecek olan kaynağın tamamının lamine camın üretiminde kullanılan PVB film üretimi yatırımının gerçekleştirilmesinde kullanılacağını, bu yatırımın gerçekleştirilmesi amacıyla bölgesel teşvik uygulamaları kapsamında 4. bölgede yer alan ... ilinde 14.624.940,00 TL bedelle 26.08.2021 tarihinde arsa alındığını, arsa üzerinde yapılacak olan yatırımın toplam değerinin maliyetlerdeki hızlı artışlarda dikkate alındığında 300.000.000 TL'yi aşacağını, bu tutarın 100.000.000TL'sinin sermaye artışı sonrasında elde edilecek olan gelirden karşılanacağını, kalanının ise kredi yoluyla temin edileceğini, davalı şirketin 2022 yılı nakit akış bütçesine göre şirketin satışlardan nakit tahsilatlar ile kira gelirlerinden oluşan dönem içi nakit girişlerinin, dönem içi nakit çıkışlarını karşılamayacağını, dönem sonunun ise yüksek tutarlı bir eksi bakiye de kapatılacağının öngörüldüğünü, bu durumun sermaye artışına esas olan yatırım sürecini belirsizliğe, gecikmeye ve beraberinde maliyet artışlarına sokmaması ve davalı şirketin nakit akış dengesinin bozulmaması amacıyla yatırımın bir kısım tutarının ortaklardan nakdi sermaye taahhüdü yoluyla sağlanmasına karar verildiğini, davalı şirketin 2021 yılında tahakkuk eden kira gelirinin 21.000.000 TL civarında olduğunu, tahakkuk eden bu kira gelirinden kurumlar vergisi ve emlak vergisi ödemeleri yapıldığını, kira bedellerinin tahsilatında ise ciddi sıkıntılar ve gecikmeler yaşandığını, şirket taşınmazlarının değerinin 1.000.000.000 TL’nin üzerinde olduğuna dair beyanların hiçbir objektif veriye dayanmadığını, abartılı olduğunu, davalı şirketin halihazırda ... ve ... illerinde devam eden yatırımları bulunduğunu, 2019 yılı sonunda ... 2. Organize Sanayi Bölgesinde kurulmasına karar verilen Lamine ve Temperli cam üretim yatırımının çoğu pandemi koşullarından kaynaklanan uzamalara karşın tamamlanmış olduğunu, tesisin kısmen üretime başladığını, bu yatırım için şimdiye kadar arsa-inşaat ve makine ekipman bedeli olarak toplam 30.929.694,65 TL harcama yapıldığını, yatırımın tamamlanabilmesi için tahminen 16.000.000 TL tutarında daha harcama yapılması gerektiğini, 2019 yılında başlayan ... yatırımı için bugüne kadar arsa bedeli dahil 14.987.908,02 TL harcama yapıldığını, bu inşaatın tamamlanabilmesi için de yaklaşık 25.000.000 TL harcama yapılması gerektiğini, davalı şirketin 20 yıldır mevcut ihtiyaçlarını iç kaynaklardan karşıladığını, davacının ayrıldığı süreçte toplam borcunun yaklaşık 1.2 milyon TL olduğuna dair beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirketin davacının yönetimden ayrıldığı tarih itibariyle kısa ve uzun vadeli tüm borçlarının toplamının 20.821.293 TL olduğunu, davalı şirketin davacının da yönetimde olduğu süreçte dava dışı ... San A.Ş.'den almış olduğu borçlara karşılık 4.5 yılda fatura mukabili 4.619.670,10 TL, ... San A.Ş.’den sadece 2018 ile 2020 yılları arasından almış olduğu borçlara karşılık da yine fatura mukabili 1.845.702,00 TL faiz ödemesi yaptığını, ... San A.Ş.‘ne olan finans hesabı 2020 yılı içerisinde 11.325.000,00 TL ödeme yapılarak kapatıldığını, davalı şirketin işletme sermayesinin yetersizliği, devam eden yatırımları, ekonomik koşullardan kaynaklı olarak finans enstrümanlarındaki maliyet artışları sebepleriyle kısa vadeli finansman ihtiyacının, davacının yönetimde olduğu süreçler de dahil olmak üzere bir süredir ... tarafından uygun şartlarda karşılandığını, davalı şirketin yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştireceği 300.000.000 TL'nin üzerindeki yatırımı nakit akış bütçesine ve mevcut finansal koşullarına göre tamamen karşılayabilme, taşınmazları ve getirileri yolu ile finans etmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin amaç ve gereksinimlerinin planlanan yatırım için sermaye artışının zorunlu olduğunun açık olduğunu, böyle bir durumda dürüstlük kuralına aykırılıktan söz ederek sermaye artımı hakkının kötüye kullanıldığını, hakların sakınılarak kullanılması ilkesine aykırı davranıldığını ileri sürmenin hiçbir geçerli dayanağı bulunmadığını, davalı şirketin sermaye artışı kararına esas olan meşru bir menfaatinin bulunduğu, bu hakkın amacına aykırı bir şekilde kullanılmadığı ve yapılacak olan yatırım sebebiyle dış kaynağa ihtiyacı olduğunu, öte yandan şirket çıkarının sermaye artımını meşru kıldığı durumlarda artırım sonucu bazı pay sahiplerinin salt kar ve pay oranlarının azalmasının sermaye artırımını tek başına dürüstlük kuralına aykırı kılmayacağını, bazı pay sahiplerinin mali durumlarının yetersiz olmasının, tek başına sermaye artırımının kötü niyetle yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, dava konusu olan sermaye artırımı kararında sermaye artışı kararından önce iç kaynaklardan sermaye artırımı imkanının mevcut olması sebebiyle pay sahiplerine payları nispetinde ödemesiz pay dağıtımı yapıldığını, akabinde dış kaynaklardan artış yoluna gidildiğini, yatırım için şirketin finansal durumu ve ihtiyaçları dikkate alınarak gereksinim doğrultusunda sermaye artışı yapıldığını, ortaklardan ihtiyacın üstünde bir kaynak talep edilmediğini, ortakların sermaye artırımı sonrasında çıkacak olan yeni payları hisseleri oranında alım haklarının kısıtlanmadığını, kaldırılmadığını yada bazı pay sahiplerine ayrıcalık tanınmadığını, aksine rüçhan hakkının kullanımı için kanunda belirtilen asgari sürenin üzerinde süre verildiğini, davacının sermaye artışı kararına esas olan yatırımın karlı ve verimli bir yatırım olmadığı, eğer böyle bir yatırım olsaydı ...’ın bu yatırımı ... üzerinden yapacağı, yatırımın davalı şirketi borç içine sürükleyerek ... Cama muhtaç hale getireceği yönündeki beyanlarının objektif bir dayanağı bulunmadığını, sermaye artırımı kararının davacının açmış olduğu fesih davasına ve savcılık şikayetine karşılık olarak alınmış bir karar olduğu, davalı şirketin salt kendi ihtiyacı için böyle bir yatırıma girmesinin rasyonel olmadığı yönündeki iddialarının tutarlı olmadığını, yatırımla ilgili sürecin başladığını, gerekli imalatların yapılması amacıyla bir kısım firmalara ciddi tutarlarda ödemeler yapıldığını, yatırımın davalı şirket tarafından karşılanacak olan kısmının finansı için bankalar ile görüşmelere başlandığını, bu iptal davasının yatırımın uygun koşullarda imalat, malzeme ve finans temini ayağına zarar vereceğini, maliyetleri yükselteceğini, bu durumda davacının davalı şirketin uğraması muhtemel bu zararlarına karşı teminat yatırmasında zorunluluk bulunduğunu, genel kurul kararının yürütülmesinin ertelenmesinin ihtiyati tedbir niteliğinde olduğundan derdest bir davanın hukuken ve fiilen sona erdirilmesi sonucunu doğuracak şekilde yürütmenin geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini, bu yönde bir karar verilmesi halinde iptal davası sonuçlanmadan çok önce sermaye artırımı hükümden düşeceğini, sonuç olarak sermaye artırımın yürütülmesinin geriye bırakılması kararının davanın esasını çözecek etkiye sahip olması nedeniyle bu hususta ihtiyati tedbir kararının verilmesi mevcut düzenleme ve koşullar altında mümkün olmadığını, davacının tedbir talebinin reddine karar verilmesi gereğini beyan ederek; davacının şartları bulunmayan tedbir talebinin reddine, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacının dava dilekçesi ekinde davalı şirketin 24/12/2021 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan üstü genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının fotokopisini, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Esas Sözleşme Tadil Metni fotokopisini, hazır bulananlar listesinin fotokopisini, davalı şirketin 28/12/2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararının fotokopisini, müşteki ...'ın şüpheliler ..., ...ve ... aleyhine ... Cumhuriyet Savcılığı'na sunduğu dilekçenin fotokopisini, ... 1. Aile Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı 18/06/2020 tarihli kararının fotokopisini ve ... 57. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden bir suretinin gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinden davacı ... tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine TTK 531 maddesine göre şirketin feshi talebi ile dava ikame edildiği, dosyanın davalı şirketin TTK'nın 531. Maddesi kapsamında haklı nedenlerle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacı pay sahibinin ayrılma akçesi güncel tutarının hesaplattırılması hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti raporunda sonuç ve özet olarak; "ticari açıdan verimsiz hale gelmiş olup, ekonomik fayda üretemediği tespit edilen dava konusu aile şirket oluşturan kardeşler arasındal ilişkisinin bozulmuş ve uzlaşma olanağının kalmamış olması nedeniyle, ortaklığın devamı halinde azınlık pay sahibi davacının gelir kaybına ilave olarak sermaye değerinin azalması suretiyle zarara uğramasının kaçınılmaz olacağı, bu itibarlahissedarlar arasında gözetilmesi gereken menfaat dengesine uygun bir şekilde yönetilmediği kanaatine vardığımız davalı şirket açısından TTK 531. madde kapsamında haklı sebeplerle fesih koşullarının oluşmuş olduğu kanaatine varıldığı, gerek davalı şirket esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan gayrimenkullerinden bir kısmını nakde dönüştürmek suretiyle davacının ayrılma akçesini rahatlıkla ödeyebileceği gerek hakim hissedar da bizzat veya sahibi olduğu şirketler aracılığıyla davacının hisselerini satın alabilecek ekonomik imkana sahip olduğu gerek şirketin mevcut durumda faaliyet gösterdiği ve feshin son çare olması (personel istihdam ettiği, vergi ödediği, ekonomiye katkı sağladığı), gerek şirket feshinin gerekse de Düzce ve Kocaeli illerinde birtakım yatırımlar gerçekleştirdiği hususları bir arada değerlendirildiğinde nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacı pay sahibinin ayrılma akçesi verilmek suretiyle şirketin faaliyetlerine devam etmesi yönünde imkan tanınması, fesih yerine somut olay özelinde daha uygun nitelik arz ettiğinin düşünüldüğü, sayın mahkemece işbu kanaatimize iştirak edilerek, davalı şirket açısından TTK 531. Madde kapsamında fesih koşullarının oluşmuş olduğuna karar verilmesi halinde davacının ortaklıktan ayrılmasının şirketin fesih ve tasfiyesini zorunlu hale getirmeyeceği, davacının ayrılma akçesinin davalı şirketin mal varlıklarıyla ödenmesi halinde şirketin kalan mal varlığıyla mevcudiyetini devam ettirmesinin mümkün olduğu, hakim hissedarın doğrudan veya sahibi olduğu şirketler aracılığıyla fesih veya ortaklıktan ayrılma talebinde bulunan azınlık pay sahibi davacının hisselerinisatın alabilecek ekonomik imkanlara sahip olduğu, davacının ortaklıktan çıkarılarak şirketin devamına karar verilmesi halinde davacının pay bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki güncel değerleri üzerinden ödenmesi gerekeceğinden, tarafımızca davacının ayrılma akçesinin güncel tutarının hesaplanabilmesi için öncelikle şirketin sahip olduğu iştirak hisseleri, arazi, arsa, bina, taşıt, makine teçhizat varlıkları ile inşa halindeki binaların alanında uzman bilirkişilerce değer tespitlerinin yapılması gerektiği," yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunda yer alan taşınmazların tapu kayıtlarının celp edilerek değerlerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, müzekkere tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu anlaşıldı.
... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirketin sicil kayıtlarının gönderildiği anlaşıldı.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, müşteki ... tarafından şüpheliler ..., ...ve ...aleyhine dolandırıcılık ve sahtecilik, A.Ş. yönetim kurulu üyelerinin TCK 155/2 güveni kötüye kullanmak suçunun nitelikli hali suçlarından suç duyurusunda bulunduğu, dosyadan alınan bilirkişi raporunda "İnceleme konusunda 1, 2 ve 3 noda belirtilen belgelerdeki ...'a atfen atılmış olan imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran müşteki ...'ın eli ürünü olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden alınan raporda sonuç ve özet olarak "Müşteki, öncelikle bahsi geçen şirketler ile ilgili alınan Kararlar ve Genel Kurul Toplantıları'na katılmadığını, bu Genel Kurullar ile ilgili evraklardaki imzaların kendisine ait olmadığını ifade etmiş ise de, örneği dosyada mevcut Savcılıkça yaptırtılan adli uygunluk incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, tüm genel kurullara ait hazırun listelerindeki imzaların karşılaştırma belgelerinde bulunan imzalar ile yapılan inceleme sonucu, müşteki ...'ın elinin ürünü olduğu kanaatine varılmıştır denilmektedir. Böylece müştekinin, en temel şikayet ve iddiasının gerçek dışı olduğu, kendisinin uzun yıllardır ortak ve imza yetkili yönetici olarak bulunduğu şirketlerin, şikayet ettiği işlemleri yanı sıra, hepsinin resmi Bakanlık Görevlisi'nin nezaretinde yapılan Genel Kurullarına katıldığı, hemen hepsinde kararların oybirliği ile alındığı, incelenen ve örnekleri sunulan Resmi Tutanaklarda görüldüğünden, şikayet ettiği hususların gerçek dışı olduğu kanaati hasıl olmuştur. Ayrıca gerek Şirket Birleşmeleri, gerekse Sermaye artırımları ile ilgili düzenlenen Belge, Yeminli Mali Müşavir Raporu, Her şirkette alınan ve müştekinin de iştirak ettiği Yönetim Kurulu Kararları, Toplanan Genel Kurullar ile bu Genel Kurulların toplanma ve karar alma usullerinde, incelenen belge ve kayıtlar ile Düzenlenen Raporlarda da, gerek Türk Ticaret Kanunu, gerekse Kurumlar Vergisi kanununda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak işlem yapıldığı, yasalarda belirtilen şartların yerine getirildiği" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, 24/06/2022 tarihinde "Müşteki şikayeti, şüpheli savunmaları, aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, şüphelilerin üzerilerine atılı suçları işlediklerine dair dava açmaya yarar herhangi somut bir delile rastlanmadığı anlaşılmakla; şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair" karar verildiği, karara müşteki vekili tarafından itiraz edildiği, ... 9. Sulh Ceza Hakimliği'nin 22/11/2022 tarih... D. İş sayılı kararı ile "Muterizin itirazların CMK.nın 173/3 madde ve fıkrası uyarınca reddine" dair karar verildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 08/02/2022 tarihli tensip tutanağı ile davacıya davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin isim, TC kimlik numaraları ve tebligata yarar adreslerini bildirmesi için iki haftalık süre verildiği, yönetim kurulu üyelerinin isimleri bildirildiğinde, davacı tarafın iptali istenilen kararlara karşı yürütmenin geri bırakılmasına ilişkin talebinin T.T.K'nun 449. Maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra değerlendirilmesi gerekeceğinden yönetim kurulu üyeleri adlarına açıklamalı davetiye tebliği ile 2 hafta içerisinde yazılı beyanda bulunmalarının istenilmesine, davacının tedbir talebinin eksik hususlar giderilip, yönetim kurulu üyeleri tarafından yazılı beyanda bulunulduktan sonra değerlendirilmesine karar verildiği, davacının 21/02/2022 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak ...'ı, yönetim kurulu üyesi olarak ...'ı bildirdiği, mahkememizce ... ve ...'a tebligat çıkartıldığı, ...'ın ve ...'ın 16/03/2022 tarihli beyan dilekçelerini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Davalı vekilinin 13/04/2022 tarihli dilekçesi ekinde davalı şirketin 24/12/2021 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan üstü genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının fotokopisini, hazır bulananlar listesinin fotokopisini, davalı şirketin 28/12/2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararının fotokopisini, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Esas Sözleşme Tadil Metni fotokopisini, 15/10/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının fotokopisini, hazır bulananlar listesinin fotokopisini, ... 5. Noterliği'nin ...tarih ... yevmiye numaralı ihtarname fotokopisini, Aralık 2021 tarihli ... Fizibilite Çalışması raporu fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
Davacının sermaye artırım kararının dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönündeki tedbir talebinin, talep yargılamayı gerektirdiğinden henüz yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek reddine dair karar verildiği anlaşıldı.
Davalı vekilinin 16/06/2022 tarihli dilekçesi ekinde davaya konu ihtilaf hakkında...'dan alınan uzman görüş raporunu sunmuş olduğu, 23/06/2022 tarihli dilekçesi ekinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun fotokopisini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 28/04/2022 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 07/08/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1- Davalı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği,
2- Dava konusunu ilgilendiren Bilanço Dipnotlarının incelenmesi; 21. “Bilanço tarihinden sonra ortaya çıkan ve açıklamayı gerektiren hususlara ilişkin bilgi: 24.12.2021 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağanüstü Genel Kurul toplantısı ile şirket sermayesi 31.878.000 TL'den 190.500.000 TL'sına çıkartılmıştır. Ancak pay sahiplerine TTK 461.maddesine göre rüçhan hakkını kullanmaları için süre verildiğinden sermaye artırımı 16.02.2022 tarihinde tescil edilmiştir. Şirket ortaklarından ... 1/4 sermaye taahhüdü ödemesini 27 ve 28 Ocak tarihlerinde, Şirket dışından sermaye artırımına katılan ... A.Ş. ise 8 Şubat tarihinde 1/4 sermaye taahhüdü ödemesini gerçekleştirmiştir.” Davalı ... A.Ş.'ne ait 2021 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesi incelendiğinde ... A.Ş. Transfer Fiyatlandırması Kapsamındaki İlişkili Kişilere İlişkin Bilgilerde 4. sırada ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. 1780023860 vergi numarasında var olduğu, dolayısıyla sermaye artırımına katılan ... A.Ş.'nin davalı ... A.Ş. ile ilişkili kişi olarak yer aldığı
3- Dava konusunu ilgilendiren Bilanço Dipnotlarının incelenmesi; 29. Mali tabloları önemli ölçüde etkileyen ya da mali tabloların açık, yorumlanabilir ve anlaşılabilir olması açısından açıklanması gerekli olan diğer hus Şirket sermayesi 31.878.000 TL'den 190.500.000 TL'sına çıkartılmıştır. 58.622.000,00 TL şirket bilançosunda yer alan Geçmiş Yıllar Karları hesabından, 100.000.000,00 TL ise nakden taahhüt edilmiştir. 1. Tertip Yasal Yedek tutarı 6.365.600,32 TL'sına çıkartılmıştır. Kurumlar Vergisi Beyannamesi incelendiğinde 1. Tertip Yasal Yedek Akçe rakamının 6.366.877,99 TL olarak gözüktüğünden dipnot da geçen 6.365.600,322 TL rakamı gerçeği yansıtmadığı, 2021 yılı Bilançosunda gözüken 1.Yasal Yedekler rakamı olan 6.366.877,99 TL'nin gerçeği yansıtmadığı, 9.326.69 TL fazla gösterildiği, dolayısıyla davalı şirkete ait 2021 yılı bilançosundaki 1.Yasal Yedekler rakamı gerçeği yansıtmadığından bilançonun tutmadığının anlaşıldığı,
4- Davalı şirkete ait Gelir Tablosu incelendiğinde hem 2020 yılında hem de 2021 yılında karlı olduğu, olağanüstü genel kurulunun 2021 yılı bilançosu kesinleştikten sonra yapılması halinde 2021 yılı karının da sermaye artışında kullanılabileceğinin görüldüğü,
5- Fizibilite raporunun 6. sayfasında var olan Çalışma Amaç ve Kapsamı bölümünde; Raporun hazırlanmasında kullanılan veri ve bilgiler, yetkili yanıtları denetimden geçmemiştir. Raporda kullanılan bilgi ve belgeler, firma yetkilileri tarafından “tam ve doğru” olarak verildiği varsayılan bilgi ve belgelere dayanmaktadır. Şirket yönetimi tarafından belirlenen projeksiyonların gerçekleştirilebilirliği konusunda bir görüş içermemektedir. Çalışma Amerikan Doları cinsinden hazırlanmıştır. Veri kaynaklarının sebep olduğu eksik ve hatalardan ... A.Ş. sorumlu değildir.” Yazılı olduğu, bu yazıdan fizibilite raporunu hazırlayan dava dışı firmanın rapordan dolayı çıkacak olan hatalardan dolayı hiçbir sorumluluk almadığı, raporda kullanılan” veri ve bilgilerin denetimden geçmediği, projenin gerçekleştirilebilme konusunda bir görüş belirtmedikleri bunun sonucu olarak da fizibilite raporunun sonunda tarih, kaşe, düzenleyen isim ve imza ile bir görüş belirtilmemesine neden olunduğu,
6- Fizibilitenin tamamlandığı tarih olarak matbu şekilde 20.12.2021 tarihinin yazıldığı, olağanüstü genel kurulun tarihinin 24.12.2021 olduğu, dolayısıyla fizibilite raporunun olağanüstü genel kuruldan 4 gün önce rapordaki matbu tarihe göre şirkete teslim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, fizibilite raporunun sonunda raporu düzenleyen, raporun şirkete teslim tarihi ve rapor üzerinde kaşe yada herhangi bir imzanın var olmadığı, bilirkişi raporuna da ek olarak sunulan raporun son sayfasında mevcut olan ıslak kaşe ve imza suret üzerine inceleme anında tarafıma teslim edilmek üzere kaşelenmiş ve imzalanmış olduğunun görüldüğü (asıl nüshada kaşe ve imzanın var olmadığı),yukarıda da belirtildiği gibi olağanüstü genel kurul kararının 30.11.2021 tarihli yönetim kurulu kararıyla alındığı ve bu yönetim kurulu kararının 06.12.2021 tarihli TTSG nin 10466 sayı 801 sayfasında yayınlandığı, fizibilite raporunun 15.sayfasında “yatırım harcamaları 07.12.2021 tarihi USD/TL döviz kuru kullanılarak ABD doları cinsine dönüştürülmüştür.” Yazılı olduğu, baz alınan 07.12.2021 tarihi ise yönetim kurulu kararının yayınlandığı 06.12.2021 tarihli TTSG' ndenbir sonraki gün olduğu,
7- Dava dosyasında mevcut olan ve inceleme anında da tarafıma sunulan suret fizibilite raporunun içeriği hakkında uzmanlık alanımız olmaması nedeniyle herhangi bir yorum yapılmadığı, fakat genel hatlarıyla fizibilite raporu incelendiğinde ana başlıklardan özellikle “Sektördeki Rekabet Koşulları ve Rakiplerin Analizi” ile ilgili bir bilginin var olmadığı,Sektördeki Rekabet Koşulları ve Rakiplerin Analizi: Yatırım yapılması planlanan sektörün mevcut rekabet koşulları hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmadan bir yatırım kararı almak rasyonel bir davranış şekli olmadığı, kapsamlı bir rekabet analizi yapabilmenin ilk adımı sektördeki rakipleri iyi tanıyıp, bu rakiplerle rekabet edebilmek için gerekli stratejileri belirlemekten geçtiği, söz konusu stratejileri belirlemek ve eyleme geçebilmek için rakiplerin gerek üretim gerekse satış ve pazarlama açısından güçleri, zaafları, pazar payları, üretim maliyetleri, pazarlama yöntemleri, Ar-Ge ve inovasyon (yaratıcı çözüm) kapasiteleri gibi hususlarda yeterli bilgi ve veriye sahip olmak gerektiği,
8- Dava konusu 24.12.2021 tarihli 3 nolu sermaye artırımı kararı yönünden davacının iddiaları ve davalı tarafın savunmaları tek tek incelenmiş olup, sermaye artırımı kararında gündem, gündeme bağlılık, toplantıya çağrı, toplantı ve karar yetersayıları gibi yönlerden gerek şekil ve usul gerekse içerik yönünden kanuna ve esas sözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediğinden kanunu veya esas sözleşmeye aykırılık yönünden iptal sebebinin bulunmadığı,
9- Dava konusu sermaye artırımı kararının dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı yönünden dava konusu sermaye artırımı kararına ilişkin sunulan fizibilite raporunda tespit edilen ve rapor içeriğinde ayrıntısıyla belirtilen yetersizlik ve çelişkilerin iptal sebebi sayılıp sayılmayacağı veya söz konusu yatırıma ilişkin geçen sürede somut adımlar atılıp atılmadığına ilişkin olarak, şirketin iştigal konusu ve yapılacak yatırım alanında uzmanlığı olan bilirkişiden rapor veya ek rapor alınıp alınmayacağının mahkemenin takdirinde olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, raporun davacıya ve davalı vekiline tebliğ edildiği, davacının 07/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesini, davalı vekilinin 05/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 13/10/2022 tarihli celsesinin 2 ve 3 numaralı ara kararları ile "İstanbul Teknik Üniversitesi'ne,.... Üniversitesi'ne, ... Ticaret Odası'na müzekkere yazılarak Cam ve Cam ürünleri imalatı- Polivinil Bütiral (PVB) film sektörünün genel görünümü, sektördeki rekabet koşulları ve rakiplerin analizini, üretim planlamasını, pazar planlaması, organizasyon planlaması ve ürünün ekonomik ve finansal analizini yapabilecek tercihen profesör unvanlı bilirkişi isim listesinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, teknik bilirkişi isim listesi geldiğinde bilirkişi heyetine 3'lü teknik bilirkişi de eklenerek taraf vekillerinin rapora itiraz ve beyanları da değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına" dair karar verildiği, ... Ticaret Odası tarafından verilen cevapta odalarınca oluşturulan listede dava konusuna ilişkin bilirkişinin bulunmadığının bildirildiği, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü tarafından verilen cevapta yazımız kapsamında bilirkişi olarak görevlendirilebilecek öğretim üyelerinin bulunmadığının bildirildiği, ... Üniversitesi tarafından verilen cevapta İşletme Bölümü Öğretim Üyesi ...'nin görevlendirildiğinin bildirildiği, mahkememizin 01/11/2022 tarihli ara kararı ile "... Üniversitesi' nce bildirilen teknik bilirkişi olarak Öğretim Üyesi ...ve ... bilirkişi bölge kurulu listesinden seçilen Öğretim Görevlisi ...ve ...'ın heyete dahil edilmesine" dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin 22/06/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Dosya kapsamındaki inceleme ve değerlendirme sonucunda, kök rapordaki tespitlere ilave olarak;
1. Dava konusu 24.12.2021 tarihli 3 nolu sermaye artırımı kararı yönünden, davacının iddiaları ve davalı tarafın savunmaları tek tek incelenmiş olup, iptali istenen sermaye artırımı kararında gündem, gündeme bağlılık ilkesi, toplantıya çağrı, toplantı ve karar yetersayıları ile davacının genel kurula katılması, karşı oy kullanması ve muhalefetini tutanağa geçirtmesi gibi şekil ve usul kuralları yönünden ve alınan kararın esası basımından kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık tespit edilmediği,
2. Teknik bilirkişilerin değerlendirmesine göre, davacıların iddialarından bağımsız olarak, fizibilite raporu değerleri için Toplam Sabit Yatırım değeri olarak öngörülen 18.163.852 USD'nin bu yatırım için yeterli olabileceği ve şirketin söz konusu yatırım kararını uygulamasının kendi yönetim kurulu kararı olup ve şirketin mali yapısının da göz önünde bulundurulmasının önem arz edeceği,
3. Kök raporda, bu ek raporda ve ilaveten davacı tarafından açılan ...13 ATM ... Esas dosyasında derdest haklı sebeple fesih dava dosyasına sunulan 15.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde, söz konusu yatırımın ve sermaye artırımı kararının hakim ortak ve davacı arasındaki ilişkilerin bozulmasından sonra planlanmış olması, yatırımın son yıllarda kira gelirleri dışında önemli bir ticari faaliyeti ve üretim faaliyeti bulunmayan davalı şirket ... A.Ş. üzerinden yapılması, aynı yatırımın, davacı mağdur edilmeden hakim ortağın diğer şirketi ... AŞ üzerinden de yapılabilecek olması, nihayet yatırımın davalı şirket üzerinden yapılması halinde şirket bünyesindeki taşınmaz ve iştirak hisseleri satılarak tümüyle iç kaynaklardan finanse edilebilecek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu sermaye artırımı kararının dürüstlük kurallarına aykırı olabileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, raporun davacıya ve davalı vekiline tebliğ edildiği, davacının 22/06/2023 tarihli, 27/11/2023 tarihli beyan dilekçelerini, davalı vekilinin 05/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini ve 23/11/2023 tarihli, 24/11/2023 tarihli beyan dilekçelerini sunmuş olduğu anlaşıldı.
... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine genel kurul kararının iptali ve dava sonuna kadar tedbiren yeniden yapılacak sermaye artırımlarının durdurulması, tedbiren dava konusu genel kurul kararına ilişkin Türk Tescil ve İlan işlemlerinin durdurulması talepleri ile dava açıldığı, 2023/674 Esas 2023/935 Karar sayılı 23/11/2023 tarihli gerekçeli kararı ile "Davanın TTK m.446/1.a maddesinde belirtilen dava ön şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine" dair karar verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edildiği, dosyanın müzekkere tarihi itibariyle henüz istinaf incelemesine gönderilmemiş olduğu anlaşıldı.
Taraflar arasındaki ihtilafın; 24/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin kararın kanuna, esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı bu haliyle iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görüldü.
... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu' nun 30.11.2021 tarih 2021/19 kararında var olan gündemin incelenmesinde: 2021 yılı Olağanüstü Genel Kurul Gündemin 1- Açılış ve toplantı heyetinin seçimi, 2-Toplantı tutanağının imzalanması konusunda toplantı heyetine yetki verilmesi, 3- Şirket ana sözleşmesinin; “Sermaye” başlıklı 6.maddesinde Sermayenin Artırımı konusunun görüşülmesi ve karara bağlanması, 4- Dilek ve temenniler şeklinde olduğu, altında Yönetim Kurulu Başkanı ... isim ve imzası, Yönetim Kurulu Üyesi ... isim ve imzasının var olduğu, kararın TTSG' nin 06.12.2021 tarih 10466 sayılı nüshasının 801.sayfasında yayınlandığının görülmüştür.
24.12.2021 tarihli 2021 yılı Olağan Üstü Genel Kurul Toplantısına ait Toplantı Tutanağının incelenmesinde; şirketin hazirun cetvelinin tetkikinden, şirketin toplam 31.878.000 TL sermayesine tekabül eden 126 adet hisseden 36 adet hissenin asaleten, 90 adet hissenin vekaleten, toplantıda temsil edildiğinin ve böylece gerek kanun ve gerekse ana sözleşmede öngörülen toplantı nisabının mevcut olduğunun anlaşılması üzerine toplantı, Yönetim Kurulu üyesi... tarafından açılarak gündemin görüşülmesine geçildiği, 1- Toplantı başkanlığına Doğan Argun, tutanak yazmanlığına ...' nin seçilmesine 126 adet toplam paydan ...' a ait 35 adet olumsuz oya karşılık 91 adet olumlu oyu ile oyçokluğu ile kabul edildiği, 2- Genel Kurul toplantı tutanağının imzalanması için toplantı heyetine yetki verilmesine 126 adet toplam paydan ...' a ait 35 adet olumsuz oya karşılık 91 adet olumlu oyu ile oyçokluğuyla kabul edildiği, 3- Şirket ana sözleşmesinin “Sermaye” başlıklı 6.maddesinin Sermaye artırımı maddesinin görüşüldüğü, söz alan ...' ın karara karşı muhalif olduğunu ve şerh koymak istediğini belirttiği, ayrıca " ... San ve Tic A.Ş.' nin %27,77 paydaşıyım, bugüne kadar ... A.Ş. hiçbir kar payı dağıtmamıştır. Şirketin taşınmaz mal varlığı planlanan sermaye artırımını rahatlıkla karşılayacak potansiyeli vardır. Bunun yanında ... A.Ş.' nin ... A.Ş. Deki iştiraki paylarının da eklenmesi suretiyle sermaye artırımı rahatlıkla gerçekleştirilebilir. ... A.Ş. deki % 6,4 iştiraki parasal olarak yaklaşık bugünkü değeri 26.000.000 USD tahmini bedel içermektedir. Ayrıca ... A.Ş. ... A.Ş.' ye hiçbir şekilde 9 yıldır hiçbir kâr payı vermemiştir. Burada TTK hükümlerinin ve Yargıtay kararlarına göre doğrudan bir fesih sayılabileceği halde biz iyi niyetle fesih açmayı düşünmedik. Fakat 01.12.2021 tarihinde ... A.Ş. ve ... A.Ş. işleyişlerden kaynaklı olarak şirket muhasebe müdürü şirket mali danışmanı ve yönetim kurulu başkanı hakkında usulsüzlük iddiası ile Cumhuriyet Başsavcılığı' na suç duyurusunda bulunulmuştur. 16.12.2021 tarihinde 13.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ara karar alınıp 17.03.2022 tarihinde şirket fesih davası görüşmesi yapılacaktır. 22.12.2021 tarihinde bu durum şirkete mahkeme tarafından elektronik ortamda gönderilmiştir. Söyle ki ... Sanayi ve Ticaret A.S. Türkiye' nin ilk 300 şirketi arasındadır. Bu durum gösteriyor ki ... A.Ş.' nin bir istismar aracı olarak kullanıldığını paydaşlarına lüzumsuz bir yük getirdiğini göstermektedir. Bu saatten sonra ayrıca şirket hissedarlarına kişisel bir yük getirmesinin anlamı psikolojik bir yıldırmadan öte bir sonuç getirmeyeceği açıktır. Bu nedenlerle nakdi sermaye aktarımının kendi öz kaynakları dışında ek külfet getirmesi konusundaki davete ve verilecek kararlara karşıyım. Burada hâkim paydaş olarak ufak pay sahiplerinin daha da payını azaltma ve şirketi ele geçirme, kendi çıkarı doğrultusunda çekip çevirme amacının dışında rasyonel vicdanı bir sonuç doğurmayacağından verilecek olan aksi yöndeki tüm kararlara karşı iptal davası açacağımızı ve bu hususların genel kurul tutanaklarına geçirmesine saygıyla arz ederim" şeklinde muhalefet şerhi kullandığı anlaşılmıştır.
İptali istenen karara göre, şirketin 31.878.000,00 TL olan sermayesi 58.622.000,00 TL'si iç kaynaklardan, 100.000.000,00 TL'si nakit olarak 158.622.000,00 TL artırılarak 190.500.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Nakit artırılan kısmın 1/4'nün peşin, kalan 3/4'ünün ise genel kurul kararının tescilini izleyen 24 ay içinde yönetim kurulunun alacağı karara göre ödenmesi kararlaştırılmıştır. Önceki sermayenin muvazaadan ari olarak tamamen ödendiği ve sermayenin karşılıksız kalmadığına dair mali müşavir raporu alınmıştır. 24.12.2021 tarihli genel kurulda değiştirilen esas sözleşmenin Sermaye ile ilgili 6. Maddesinin değişen yeni hali 16.02.2022 tarihli 10518 sayılı TTSG'de yayımlanmıştır. Genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinden, dava konusu genel kurulda gündemin 3. sırasında görüşülen sermaye artırımı kararı davacı ...'ın 35 red oyuna karşılık 91 oyla alınmış olup toplantı ve karar yetersayıları yönünden kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık yoktur.
Davacının, dava konusu sermaye artırım kararı müzakere edilirken karara karşı olduğunu belirttiği, karara karşı oy kullandığı ve muhalefet sebeplerini toplantı tutanağına yazdırdığı, böylece genel kurul kararına karşı iptal davası açabilecek pay sahibi olarak TTK.m.446/1-a'daki şekli koşulları sağladığı kanaatine varılmıştır.
Rüchan haklarının kullanılmasına ilişkin 28.12.2021 tarihli ve 2021/22 sayılı yönetim kurulu kararının 04.01.2021 tarihli 10487 sayılı TTSG'de yayımlandığı, ilanda rüçhan haklarını kullanmak isteyenler için 25 günlük süre tanındığı ve 1/4 peşin kısmın ödeneceği banka hesap/iban bilgilerine yer verildiği, kullanılmayan rüçhan haklarının yönetim kurulu tarafından diğer ortaklara teklif edileceği, onların da kullanmaması halinde ortak olmayan üçüncü kişilere kullandırılabileceğinin kararda belirtildiği anlaşılmıştır.
Sermaye artırımı kararının gündem, gündeme bağlılık, toplantıya çağrı, toplantı ve karar yetersayıları gibi yönlerden gerek şekil ve usul gerekse içerik yönünden kanuna ve esas özleşmeye aykırı bir yön tespit edilmemiştir. Genel kurul kararlarının diğer bir iptal sebebi olarak, dürüstlük kurallarına aykırılık yönünden dava konusu sermaye artırımı kararı incelendiğinde; sermaye artırımı için şirketin esasen bir gerekçe göstermesi gerekmediği, genel kurulda çoğunluğun kararıyla şirketin finansal tablolarında tespit edilen geçmiş yıl karları veya diğer fonların sermayeye ilave edilmesine veya yeni sermaye taahhüdü yoluyla sermayenin artırılmasına karar verilebileceği, dava konusu sermaye artırımında olduğu gibi kısmen iç kaynaklardan kısmen de yeni sermaye taahhüdü yoluyla karma sermaye artırımı da yapılabileceği, ancak bununla birlikte sermaye artırımının, şirket yönünden gerçek bir ihtiyaca dayanması, özellikle bedelli sermaye artırımının azınlık pay sahiplerinin şirket sermayesindeki paylarını küçültme amacı da taşımaması gerekir.
Davacı tarafın şirketin uzun süre kar dağıtmadığı, böylece zaten küçük pay sahiplerini mağdur ettiği, ihtiyaç duyulan sermayenin şirket bünyesindeki taşınmazların veya şirketin iştiraki olan ... A.Ş. 'deki hisselerin satışı ile sağlanabileceğini, nakit sermaye artırımına ihtiyaç olmadığını iddia ettiği, davalı tarafın ise şirketin yatırım kararı aldığını, Türkiye'de üretilmeyen ve gerek şirket için gerek ülke ekonomisi için katma değer yaratacak yeni bir ürün üretileceğini ileri sürdüğü ve bu yatırım planına ilişkin fizibilite raporu sunduğu görülmüştür.
Şirket sermaye artırımına ihtiyaç duymamasına rağmen, artırıma katılamayacakları ya da rüçhan hakkını kullanamayacağı belli olan bazı pay sahiplerinin şirkette zayıflatılması maksadıyla alınan sermaye artırım kararı dürüstlük kuralına aykırıdır. Sermaye artırım kararının dürüstlük kurallarına aykırılığının kabulü için mutlaka çoğunluk pay sahiplerinin şahsi çıkarlarının üstün tutulmuş olarak karar verilmiş olması, bir kısım pay sahiplerinin artırım neticesinde güçlü konuma gelmeleri şart değildir. Şirketin çıkarlarının sermaye artırımını gerektirmemesi, artırım ihtiyacı bulunmamasına rağmen alınan sermaye artırım kararları, hâkim pay sahiplerine özel bir menfaat sağlamasa bile dürüstlük kurallarına aykırı olup, iptali kabil kararlardandır. Zira şirket menfaati bunu gerektirmemesine karşın alınan sermaye artırım kararı hukuken korunan bir amaca hizmet etmiyor demektir. Ancak buna ek olarak, eğer artırım kararı, çoğunluk pay sahibinin şirket içi ya da dışı kişisel çıkarları uğruna alınmışsa o ihtimalde evleviyetle dürüstlük kurallarına aykırılık gündeme gelecektir. Davalı şirkette, her ne kadar sermaye artırımı kararı genel kurulda gerekli toplantı ve karar yetersayılarına uyularak alınmış olsa da davalı şirketin ortaklık yapısı incelendiğinde ...'ın %70,6, davacı ...'ın ise %27,8 payı olduğundan, sermaye artırımı kararının esasen ... tarafından alındığı söylenebilir. Kardeşlerin arasındaki ilişkilerin bozulmasından sonra, şirketin önceki sermayesinin 10 katından fazla bir maliyetle yatırım kararı alması, hakim hissedar ...'ın aynı sektörde faaliyet gösteren ... A.Ş. ve ... A.Ş. ve diğer şirketlerdeki hisse ve hakim durumları gözetildiğinde söz konusu yatırımın başka şirketler üzerinden yapılması da mümkün olduğu halde davacının ikinci büyük ortak olduğu davalı ... A.Ş. üzerinden planlanması, dava konusu sermaye artırımında davacıya düşen 27.800.000 TL nakit sermaye artışının önemli bir rakam olması ve tanınan 25 günlük süresinin yetersiz olması, iki ortak arasında yaşanan ve dosyaya yansıyan olaylardan dolayı aralarında oluşan husumet durumu, davacının ... 13. ATM' nin... esas sayılı dosyasında derdest olan davalı şirketin haklı sebeple feshi veya ayrılma akçesi ödenerek şirketten çıkarılması talepli davası, bu dosyada alınan bilirkişi raporunun içeriği, aynı bilirkişi raporunda, davacının ayrılma akçesinin hesaplanması yönünde görevlendirme yapılmış olması, hakim ortağın davacı ile ilişkileri bozulduktan sonra davalı şirketin önceki sermaye yapısı, son 3 yıldaki ticari faaliyetleri, karlılığı ile mukayese edilemeyecek ölçüde bir kararla şirketin sermayesine göre 10 kat büyüklükte bir yatırıma girişilmesi, yapılacak yatırımın arsa hariç toplam 18.163.852 USD maliyetinin olması, dava konusu genel kurul kararı ile iç ve dış kaynaklardan 6 kat sermaye artırımı ile bunun ancak 1/4 ünün karşılanabilmesi gözetildiğinde; dava konusu 24.12.2021 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu sermaye artırımı kararının dürüstlük kurallarına aykırı olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının kabulü ile 24/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurulun 3 numaralı sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının kabulü ile;
24/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurulun 3 numaralı sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcından peşin harçı olarak yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 346,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 19.700,00-TL bilirkişi ücreti, 390,00-TL tebligat posta ve diğer masraflar, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç olmak üzere toplam 20.251,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, davacı asilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!