T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/436 Esas
KARAR NO : 2024/164
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2022
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı sigorta şirketine 08.03.2021-08.03.2022 tarihleri arasında ... no-lu poliçe ile kasko sigortası yapılmış olan müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın, 23.01.2022 tarihinde saat 04.00 civarında sürücü ... sevk ve idaresinde iken aşırı kar yağışı nedeniyle kaygan zeminde virajı alamayarak yol kenarına bulunan bariyerlere çarptığını ve ağır hasara uğramış olduğunu, kazanın hemen akabinde yoldan geçen bir çekicinin araç sürücüsüne yardımcı olduğunu, ancak kendi çekicisinin teknik özellikleri yeterli olmadığı için başka bir çekici arkadaşına haber verdiğini ve kısa bir sürede aracı kaldıran çekicinin kaza mahalline ulaşmış olduğunu, araç sürücüsünün kaza anında artarak devam eden kar yağışı sebebiyle yolların aşırı kaygan olması, yolun virajlı ve rampalı olması, yolda bekleyecek güvenli bir alanın bulunmaması, havanın da karanlık olması sebebiyle hem kendisinin hem de 3. kişilerin can ve mal güvenliğini korumak, artan kar yağışında yolda kalmamak adına aracını ivedilikle çektirmek zorunda kalmış olduğunu, ayrıca sürücü kaza yaptıktan sonra çağrılan çekiciyi beklerken, yoldan geçen polis ekiplerinin de sürücüye herhangi bir sorun olup olmadığını sorduğunu ve yaralı olmadığını öğrenince kar yağışı ve yolun kayganlığı sebebiyle bir an önce aracı çektirmeleri konusunda uyarıda bulunduğunu ve aracın bu şekilde çekilerek sabah ... Servisi'ne götürüldüğünü ve sigorta ettirenin TTK.'nun 1448 madde hükmü ile de düzenlenen zararı önleme, azaltma ve sigortacının haklarını koruma yükümlülüğünü de verine getirmiş olduğunu, ayrıca kazanın meydana geldiği 23.01.2022 tarihi için İstanbul'da günlerce önceden meteoroloji uyarısının yapıldığını ve nitekim kazanın meydana geldiği yola yakın konumda bulunan TEM Otoyolunun dahi iki gün süreyle kapalı kalmış olduğunu, davacı şirket tarafından 24.01.2022 tarihinde acenteye bilgi verildiğini ve kasko sigortacısına da ihbarda bulunulduğunu ve davalı kasko şirketi nezdinde ... no.lu hasar dosyasının açılmış olduğunu, sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesinde aracın incelendiğini ve hasar ile hasarın oluş şeklinin uyumlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, hasar ile olayın oluş şeklinin uyumlu olduğu ekspertiz marifetiyle tespit edilmiş olmasına karşın, davalı sigorta şirketinin 07.04.2022 tarihli yazısı ile talebin sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle hasar bedelinin ödenmesi talebini reddetmiş olduğunu, Arabuluculuk Bürosu'na yapılan 2022/... dosya no.lu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak sonuçlanmış olduğunu, TTK.'nun 1409/1-2 maddeleri uyarınca sigortacının, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğunu, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerektiğini, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu, sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut deliller ile kanıtlanırsa, ispat külfetinin yer değiştirip sigortalıya geçeceğini, davaya konu olayda riskin gerçekleştiği ve hasar ile oluş şeklinin uyumlu olduğu sabit olduğunu, sigorta şirketinin hasarın teminat kapsamında olmadığını, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil, kendisinin iddia ettiği şekilde gerçekleştiğini ve bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunu somut deliller ile kanıtlaması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından gönderilen cevabi yazıda; “aracın KTK hükümlerine göre, talebinizin Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları gereğince sigorta teminatı dışında kaldığı hususunu bilgilerinize sunarız." denilmekle yetinildiğini ve sigortacının iddiasını ispata yarar delil sunulmamış olduğunu, sigortalının iyi niyet kurallarına aykırı davrandığının ve ispat yükünün değiştiğinin kabulünün mümkün olmadığını, bu iddialarını teyit eder mahiyetteki muhtelif Yargıtay Kararlarının özetlerinin sunulduğunu, Sigorta şirketinin hasar bedelini ödememiş olması sebebiyle müvekkili şirketin aracın tamirini yaptırmak zorunda kaldığını ve toplam 244.355,00 TL ödeme yapılmış olduğunu ve aracın serviste bulunduğu ve tamirinin devam ettiği süre zarfında sigortacı tarafından müvekkiline ikame araç sağlanmamış olduğunu, sigorta şirketinin hasar bedeli ve ikame araç bedelini karşılamamış olması sebebiyle iş bu davanın açılmış olduğunu davanın kabulü ile 245.000,00-TL bedelin davalı sigortacıya ihbar tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 23.01.2022 Tarihinde meydana geldiği beyan olunan kaza nedeniyle hasar başvurusu üzerine müvekkili şirket tarafından ... no.lu hasar dosyasının açılmış ve hasar tespiti için görevlendirilen sigorta eksperi tarafından tanzim edilen Ekspertiz Raporunda; “Hadisenin 23.01.2022 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı sigortalı araç ile 2.köprü yolundan ... İstinye istikametine seyir halinde iken, aşırı kar yağışı nedeni ile kaygan zeminde virajı alamayarak yol kenarında bulunan bariyerlere çarpması neticesinde hasarın meydana geldiğini rapora ekli yazılı beyanın tetkikinden öğrenildiğini, sigortalı aracın hasar oluşumu ile ilgili yapılan araştırmalar ve görüşmeler neticesi, şahısların verdikleri beyanlar ile görüşme kayıtlarının çeliştiği ve kaza sonrası hiçbir yükümlülüğün yerine getirilmediğinden, kaza öncesi alkollü mekandan çıkmış olduklarından hasar oluşumu hakkında tespit olunan olumsuzluklar sebebiyle hasar talebi red edilerek raporumuz tanzim edilmiştir." şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuş olduğunu, yaptırılan araştırma sonucuna ilişkin Araştırma Raporunun özetle; “Alkol ve sürücü değişikliği, tek taraflı ve beyanlı olduğu, kamu malına zarar söz konusu olduğunu, sürücünün kazadan sonra polisin tesadüf olarak geldiğini ve aracı çekin dediklerini ancak polisin böyle bir kazada rapor tutmamış olması, olay anına ilişkin resimlerin olmadığı, aracın nasıl çekildiği, çekici hizmetinin sigorta şirketinden alınmadığı, kazanın nerede, ne zaman yapıldığı, sürücünün belli olmadığı belirtilerek araştırma söz konusu edildiğini, olay yeri incelemesi için İstanbul ili ... ilçesi ... Caddesine gidilmiş olup yapılan olay yeri incelemelerinde kazanın bağlantı yolu üzerinde meydana geldiğini, olay yerine yakın konutların olduğunu, çevrede olay yerini gören herhangi bir harici veya mobese kamerası olmadığını, kazanın gece saatlerinde meydana gelmiş olması nedeni ile çevrede kazayı gören herhangi bir görgü şahidine rastlanılmadığını, kaza yerinde sigortalı araca ait olay yerinde herhangi bir parça kalıntısı olmadığını yapılan olay yeri incelemelerinden tespit edildiğini tespit edilen kriterlere göre hasarın (Sürücü Beyanı ile) uyumsuz olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ve araç içi yolcunun alkollü mekandan çıkmaları ve araç içi yolcunun alkol alması, sürücünün de alkol almış olabileceği ağır şüphesi oluştuğu, aynı zamanda resmi rapor tanzim ettirmemesi tespiti ile elde edilen bilgi, belge ve bulgular doğrultusunda çalışmalarımız olumsuz olarak değerlendirilmiş ise de gereği takdirlerinize arz olunur." şeklinde olduğunu, davacı sigorta ettirenin TTK.'nun 1447/1 ile 1448 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2- ç.6 maddeleri gereğince yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunu, ayrıca Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.5 - B.1.6 ve B.3.3.1 maddeleri hükümlerinin yerine getirilmemiş olduğunu, sayılı yükümlülüklerin ihlali nedeniyle yine yukarıda belirtilen TTK 1439/2 hükmünün amir hüküm olarak düzenleyicisi olduğu Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.3 hükmünün 4. bendinde yer alan “Rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihmali belirlendiği ve değişikliklere ilişkin beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğinin saptandığı takdirde, söz konusu ihlal tazminat miktarına ya da rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre, tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kastı hâlinde ise meydana gelen değişiklik ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacı sözleşmeyi feshedebilir; bu durumda sigorta tazminatı bedeli ödenmez” hükmü dikkate alınarak davacının müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağının olamayacağının ortada olduğunu, savunmalarını teyit eder mahiyetteki muhtelif Yargıtay Kararlarının özetlerinin sunulduğu, Ekspertiz Raporu ve Araştırma Raporu tespit ve değerlendirmeleri ve mübrez deliller dikkate alındığında davacının, TTK 1446, 1447 ve 1448 hükümleri ile Kasko Sigortası Genel Şartlarında belirtilen maddelerine aykırı davrandığı hususu somut vakıa haline geldiğinden, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle davacının kazanın beyan edildiği şekilde gerçekleştiğini ispatlayamaması halinde, TTK.'nun 1459, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.1 ve sigortanın zenginleşme aracı olamayacağına dair Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ikame araç bedeli talebinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, ikame aracın koşulları oluşmamakla birlikte aksi kanaatin hasıl olması halinde dahi 15 günü geçmemek kaydıyla onarım süresince ikame araç temininin mümkün olduğunu, ikame araç klozunda temin edilen aracın maksimum (C) sınıfı olduğunu, öncelikle teminat kapsamında kalmayan talep nedeniyle ikame araç bedelinin istenmesi usul ve Yasaya aykırı olup reddi gerektiğini davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracı hasar kayıtlarının ve geçmiş hasar tazminat ödemelerinin araştırılarak, mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın aktif ve pasif mülkiyet bilgilerinin araştırılarak, mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 23/01/2022 tarihli kaza tarihindeki kaza yapılan İkinci Köprü yolundan ...- İstinye istikameti bölgesindeki yağış durumunun araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak ... poliçe numaralı ve ... numaralı hasar dosyasının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
18/07/2022 tarihinde Sigorta Uzmanı, Trafik Bilirkişisi ve Makine mühendisi bilirkişi heyeti vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı tanığı ... mahkememiz duruşma salonuna getirtilip yemini yaptırılarak dava konusu olay ile ilgili bilgisi ve görgüsü sorulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki kasko poliçesi sebebiyle sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
TTK md. 1401’de sigorta sözleşmeleri, “sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmaktadır. Sigorta priminin tamamının ya da ilk taksitinin ödenmesi ile birlikte sigorta sözleşmesi kapsamında sigortacının rizikoyu üstlendiği kabul edilmektedir. Tarafların hak ve yükümlülükleri ile sigorta sözleşmesinin genel ve özel şartları poliçe ile belirlenir. TTK md. 1427 uyarınca, taraflar arasında aynen ödemeye ilişkin bir anlaşma bulunmadığı takdirde sigorta tazminatı nakden ödenir. Sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, belgelerin sigortacıya verilmesinden ve sigortacının araştırmasının tamamlanmasından sonra muaccel olur. Bu süre herhalde TTK md. 1446 uyarınca yapılan ihbardan sonra kırkbeş gündür. Borcun muaccel olması ile birlikte ayrıca bir ihtara gerek kalmadan sigortacı temerrüde düşer. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 32. maddesine göre, sigortacı iyi niyet kurallarına aykırı olarak sigorta tazminatının ödenmesini geciktiremez. Sigortacının tazminat ödeme borcunun karşılığında sigortalının esas yükümlülüğü primleri ödemektir.
Rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortalı, durumu hemen ve en kısa sürede sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortalıya bu yükümlülüğün yüklenmesindeki amaç, sigortacının rizikodan doğan hasarı tespit etmesi ve zararın büyümesi için gereken önlemleri alması için olanak sigortacıya imkân tanınmasıdır. İhbarın şekli konusunda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, tarafların tacir olduğu durumlarda TTK md. 18/III’ün uygulanması gerekir. İhbarın geç yapılması halinde, bu gecikme zararın ve tazminatın artmasına sebep olduysa, kusur durumuna göre, tazminattan indirim yapılabilir. TTK md. 1446’ya göre, sigortacının rizikonun gerçekleştiğini fiilen öğrenmesi gerekir, ihbar yapılmasa beli fiilen durum biliniyorsa, tazminattan indirim yapılmaz. Rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortalı, gereken bilgi ve belgeleri sigortacıya vermekle ve sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle yükümlüdür. Yine sigortalı, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasının önlenmesi ve sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için gereken önlemleri almak zorundadır. Bu hususta sigortalının, sigortacının talimatlarına uygun davranması gerekir. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması sebebiyle sigortacı olumsuz bir duruma düşerse, kusur durumuna göre tazminattan indirim yapılabilir.
Taraflar arasında 08/03/2021 tarihli kasko sigorta poliçesi bulunmaktadır. Dava konusu kaza 23/01/2022 tarihinde tek taraflı olarak gerçekleşmiştir. Davacı, aracını kaza sonrası kendisi tamir ettirmiş ve düzenlenen 244.355,00 TL’lik fatura dosyaya sunulmuştur. Sigorta tazminatı taleplerinde rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacı sigortalıda, rizikonun teminat kapsamında bulunmadığını ispat yükü ise davalı sigortacının üzerindedir. Davalı sigorta şirketi, araç sürücüsünün alkollü bir mekân çıktığını, alkol testi bulunmadığını ve kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini belirterek, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia etmiştir. Dosya kapsamındaki tanık beyanları ve sunulan belgelerin incelenmesinde araç sürücüsünün alkollü olmadığı anlaşılmış olup; davalı tarafından aksi ispat edilememiştir. Dolayısıyla davalının tazminat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği kanaatine varılmıştır. Davacının kaza sonrası yükümlülüklerine aykırı davrandığı yönündeki iddiaların değerlendirilmesinde; davacının kaza sonrası kaza tespit tutanağı tutulmaması ve alkol muayenesi yaptırılmaması beyan yükümlülüğüne aykırılık olarak değerlendirilse de, davalı sigorta şirketinin rücu hakkını engelleyen, zararı arttıran veya aleyhine olacak bir aykırılık bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalının iddia ettiği aykırılıklar sebebiyle tazminattan indirim yapılması gerekmemektedir.
Meteoroloji Müdürlüğü’nden gelen bilgi ve belgeler kapsamında kaza tarihinde İstanbul genelinde yaşanan yoğun kar yağışı ve kazanın meydana geldiği saat gözetildiğinde davacının ertesi gün sigorta şirketine haber vermesinin makul olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda araçta meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olduğu ve 244.355,00 TL hasar miktarının kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki eksper raporuna göre davacının, davalı sigortacıya 24/01/2022 tarihinde başvurduğu görülmüş olup, TTK md. 1427 uyarınca davalının 11/03/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; meydana gelen tek taraflı kazanın taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında teminat dâhilinde bulunduğu, araç sürücüsünün alkollü olduğunun ve rizikonun teminat kapsamında olmadığının davalı sigortacı tarafından ispatlanamadığı, hasarın ve zarar miktarının kaza ile uyumlu olduğu ve ikame araç talebinin poliçedeki şartlar sağlanmadığından yerinde olmadığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine; 244.355,00 TL sigorta tazminatının 11/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 16.691,89-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.183,99-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.507,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 38.653,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 645,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 4.183,99-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 4.264,69TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 176,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.176,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 9.151,84-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.555,89-TL lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4,11-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, miktar itibari ile davacı için kesin, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!