T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/306 Esas
KARAR NO : 2024/125
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 18/05/2022
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin, davalıdan 4.000.000 önlük ve 2.000.000 tulum satın almak üzere anlaştığını, anlaşmanın yazılı olarak yapıldığını ancak davalının sözleşmeye göre taahhüt ettiği sürede malları teslim etmediğini, davacı şirketin ise sözleşmeye göre ödemesi gereken bedelin tamamını ve hatta fazlasını malların teslim edilemeyeceği yönünde şantaj neticesinde ödediğini, buna rağmen malların teslim edilmediğini, önlüklerin birim fiyatının 2,75 TL, tulumların ise 11,5 TL olduğunu, faturaların KDV’siz olarak yani ihraç kayıtlı düzenleneceğini, teslim süresinin 27.09.2021 tarihinden başlamak üzere 45 gün olduğunu, bu sürenin sonuna kadar malların tamamının teslim edilmesi gerektiğini, sözleşmede taraflar arasında oluşabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözüm yerinin İstanbul Mahkemeleri olduğu konusunda yetki maddesinin de sözleşmede bulunduğunu, davalının işbu sözleşme maddelerinin tamamına aykırı davrandığını, malları ne miktar olarak ne de zaman olarak sözleşmeye uygun teslim etmediğini, KDV'li fatura tanzim ettiğini, bütün ürünleri teslim etmesi gerektiği 45 günün son günü olan 11.11.2021 tarihine kadar 4.000.000 adet önlüğün 2.231.905 adetini, 2.000.000 adet tulumun ise 341.585 adetini teslim edebildiğini, bu sürenin sonunda da davalının malları parça parça teslim etmeye devam ettiğini ve davacı şirketten devamlı suretle fazla ödeme talep ettiğini, aksi halde malları teslim edemeyeceği şantajında bulunduğunu, davalı yanca faturaların sözleşmede belirtilen rakamdan daha yüksek bedelli birim fiyatlar üzerinden de fatura düzenlendiğini, davacı şirketin, ihraç edeceği mallar için kendi müşterisine süre taahhüdünde bulunmuş olduğundan bir an önce mallarını teslim almak için avans olarak teslim almadığı malların parasını ödemek zorunda kaldığını, sonrasında davalının mal teslimini bıraktığını ve telefonlara çıkmadığını, davacı şirketin fazla ödediği parayı tahsil etmek için dava açmaya hazırlanırken, davalının sahte cari hesap ekstreleri üreterek ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında hem alacak davası açtığını hem de ihtiyati haciz kararı aldığını ve 7.373.259,00 TL alacak üzerinden davacı şirket aleyhine haciz işlemi başlattığını, A4 kağıda yazılmış sahte bir cari hesap ekstresi ile alınan ihtiyati haciz kararı sonrası ... 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından davacı şirkete satışını yaptığı malları yediemin ücreti ödemeden muhafaza altına alındığını, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, davalıya gönderilmiş olan 40.000.000 TL’den fazla paraya ait dekontlar sunulduğunu ve ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, davalının yediemin ücreti ödemediğinden ve İcra Dairesinin yazdığı müzekkereye rağmen yatırmadığından davacı şirketin mallarını iade alabilmek için 1.667.699,88 TL yediemin ücreti ödediğini, davacı şirket tarafından ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ...Esas sayılı dosya kapsamında haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat davası açıldığını ve davalı yanca yatırılan teminatın davalıya ödenmemesi için mahkeme tarafından tedbir kararı verildiğini, davalının kötü niyetli olduğu anlaşıldığından artık konunun uzlaşma yolu ile çözüme kavuşmayacağı anlaşıldığını, ... tarihinde ... 17. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile halen teslim edilmeyen 731.965 adet tulum ve 1.668.395 adet önlüğün 3 işgünü içerisinde teslim edilmesini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bildirildiğini, tebligatın sözleşmedeki adreste tebliğ edilemediğini, davalının...’da bulunan mernis adresinde 18.01.2022 tarihinde tebliğ edilebildiğini, ihtarnameye de herhangi bir cevap alınamadığını ve eksik malların da teslim edilmediğini, Yeminli Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan raporda davacı şirkete ait ticari defterler ve banka ödeme dekontları incelendiğini, davacı şirketin davalıdan 19.113.415,31 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu alacak miktarına davalı yanca tanzim edilen sözleşmeye aykırı faturaların dahil olmadığını beyan ederek öncelikle davacı şirket merkezinde hazır olan ticari defterler üzerinde davalıdan olan alacakların tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 18.854.863,31 TL’nin tahsili için borçlu davalıya ait menkul ve gayrimenkuller ile 3. kişilerdeki hak ve alacakların, bankalarda bulunan mevduatların ihtiyaten haczine, ... 32. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan ve davalının itirazı nedeniyle duran takibin devamına, itirazın haksız olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tacir olmadığını, davanın nispi ticari dava olarak kabulünün de mümkün olmadığını, davanın görevli mahkemede açılmış olmasının dava şartı olduğundan davanın esasına girilmeden usulden reddi gerektiğini, davalının adresinin İstanbul Adliyesi sınırları içerisinde bulunmadığından öncelikle icra takibi ve devamında huzurdaki davanın yetkisiz yerde açıldığını, taraflar arasında tulum ve önlük yapımı konusunda 27.09.2021 tarihinde tedarik sözleşmesi imzalandığını, davalının, akdedilen sözleşmeye göre 4 milyon tulum ve 2 milyon önlüğü sözleşmenin 3.2 maddesinde belirtildiği şekilde 45 gün içerisinde hazır etmesine rağmen mezkur ürünler süresi içerisinde teslim alınmadığını, davalının her ne kadar bu durumu davacıya yazılı ve sözlü olarak bildirmiş ise de herhangi bir netice alamadığını, davalının sözleşmesel olarak üstüne düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacının bu yükümlülüklerinden imtina ettiğini, akdedilen sözleşmeye istinaden halihazırda davacıdan cezai şart ve kur farkı hariç olarak 7.373.259,00 TL alacaklı olduğunu, buna ilişkin fatura örneklerini ve muavin kayıtlarını bilirkişi incelemesi esansında sunacaklarını, davalı tarafından bu konuda ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacının herhangi bir alacağının olmadığını, aksine davalının alacaklı olduğunun bilirkişice ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme neticesinde sabit hale geleceğini beyan ederek; davacının haksız davasının reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinin tetkikinde; alacaklı ... Şirketi tarafından borçlu ... aleyhine 18.854.863,31 TL cari hesap alacağı üzerinden takip başlatıldığı, borçlu şirket vekilinin 01/02/2022 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde Yeminli Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 21/03/2022 tarihli raporun fotokopisini, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturaların fotokopisini, davacı şirket tarafından davalıya yapılan ödemelere ait banka dekontlarının fotokopilerini, ... 17. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname fotokopisini sunmuş olduğu anlaşıldı.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilmiş suretinin tetkikinde; davacı ...Şirketi tarafından davalı ... aleyhine; haksız ihtiyati haciz nedeniyle doğan zararların tazmini ile belirsiz alacak davasının kabulü ve şimdilik 1.600.000 TL’nin davacı şirkete ödenmesi, davalı tarafından alınan haksız ihtiyati haciz kararı için ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yatırılan 1.105.988,85.-TL teminat üzerinde davacı şirketin uğradığı ve uğrama ihtimali olan zararların karşılığını teşkil etmek üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesi talepleri ile dava açıldığı, 11/04/2022 tarihli ara karar ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, mahkememizin 2021/532 Esas sayılı dosyasında yatırılan 1.105.988,85 TL teminat bedelinin iş bu dava sonuçlanıncaya kadar ödenmemesine" dair karar verildiği, dosyanın müzekkere tarihi itibariyle derdest olduğu anlaşıldı.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilmiş suretinin tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ... Şirketi aleyhine; 7.373.259,00 TL alacağın davalıdan tahsili talebi ile dava açıldığı, 2023/480 Karar sayılı 09/06/2023 tarihli karar ile "6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin talepte bulunması halinde, dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/06/2022 tarihli ara kararı ile "Somut olayda davacı; davalı yan ile 4.000.000 önlük ve 2.000.000 tulum satın almak üzere anlaştığını, davalı şirketin sözleşmeye göre taahhüt ettiği sürede malları teslim etmediğini, müvekkilinin ise sözleşmeye göre ödemesi gereken bedelin tamamını ve hatta fazlasını malların teslim edilemeyeceği yönünde şantaj neticesinde ödediğini ancak buna rağmen malların teslim edilmediğini, müvekkili şirkete 20.000.000 TL borcu olan davalının müvekkili aleyhine sahte cari hesap dökümleri ile sanki alacaklıymış gibi ihtiyati haciz kararı aldırdığını, davalıdan olan alacaklarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile alacakları olan 18.854.863,31 TL’nin tahsili için borçluya ait mankul ve gayrimenkuller ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakların, bankalarda bulunan mevduatların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiş, davalı yanın ise ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde, malların karşı tarafça ( dosyamız davacısı) teslim alınmadığını, ödemenin süresinde yapılmaması nedeniyle 500.000 TL ve 3.245.000 TL dosyamız davacısından alacaklı olduğunu iddia ettiği görülmektedir. Bu halde henüz tahkikatın başında davaya konu malların teslime hazır edilip edilmediği, davalı yanca ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan cari hesabın sahte olup olmadığı gibi hususların yargılama aşamasında aydınlığa kavuşacağa " gerekçeleriyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 02/12/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde taraflar arasında imzalanan tedarik sözleşmesinin ve arabuluculuk son tutanağının fotokopilerinin sunulmuş olduğu anlaşıldı.
... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne yazılan yazıya verilen cevapta davalının Esnaf ve Sanatkar Siciline 18/11/2022 tarihinde kaydının yapıldığının bildirildiği görüldü.
... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta davalının 02/11/2020 tarihinde "Tıbbi Ürünlerin Araç ve Malzemelerinin Bir Ücret Veya Sözleşmeye Dayalı Olarak Toptan Satışını Yapan Aracılar" işi ile faaliyetine başladığının ve 07/11/2022 tarihinde ... Vergi Dairesi'ne nakil gittiğinin, 2021 Gelir Vergisi Beyannamesinin tetkikinde bilanço defteri tuttuğunun bildirildiği anlaşıldı.
Mahkememizce ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş. Ve ... T.A.Ş.'ye müzekkere yazılarak taraflar arasındaki 01/01/2021 - 31/12/2021 tarihleri arasındaki para hareketlerini gösterir dökümlerin gönderilmesinin istenildiği, ilgili bankalarca hareketleri gösterir tabloların gönderildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 01/03/2023 tarihli ara kararı ile taraflar arasında mevcut sözleşme uyarınca davalı tarafın taahhüt ettiği malları davacıya teslim edip etmediği yahut teslime hazır olup olmadığı, dolayısıyla davacının ... 32. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklıysa miktarının tespiti açısından dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 26/09/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı şirketin 2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketin 2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalıdan 19.113.415,31 TL tutarında alacaklı olduğu, Davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkette 90.922,76 TL tutarında borçlu olduğu, Davacı ve Davalı şirketin ticari defterlerinde 20.12.2021 tarihine kadar 16.783.150,31 TL tutarında mutabık oldukları, ancak tarafların 20.12.2021 tarihinde sonra düzenlemiş olduğu e-arşiv faturaların tarafların ticari defterlerinde yer almadığı ve tebliğ şartlarına uyulmadığı, Davalının sözleşme gereği 2.000.000 + 2.000.000 = 4.000.000 adet SS önlük teslim edilmesi gerekirken 2.505.229 teslim edildiği 1.494.771 adet eksik ürün tesliminde bulunduğu ve bu ürünlerinde sözleşmede kararlaştırılan 45 günlük süreye uygun olarak tesliminin gerçekleştirilmediği, Davalının sözleşme gereği 2.000.000 adet tulum teslim edilmesi gerekirken 1.049.685 adet teslim edildiği 950.315 adet eksik ürün tesliminde bulunduğu ve bu ürünlerinde sözleşmede kararlaştırılan 45 günlük süreye uygun olarak tesliminin gerçekleştirilmediği, Davalının elinde bulundurduğu hazır ürün olarak 625.450 adetin mevcut olduğu, ancak bu tutarında sözleşmede kararlaştırılan eksik ürünü karşılamadığı anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defterlerinde 19.113,415,31 TL alacaklı olduğu, bu alacağın içerisinde yer alan Davalıya düzenlenen 571.185 TL fiyat farkı faturasının sözleşme şartlarına ve usulüne uygun düzenlediği, ancak 1.618.380 TL tutarındaki iade faturalarının dayanak evraklarının ibrazında bulunulmadığı ve 140.700 TL tutarındaki ürün düzeltme vb. açıklamalı faturasının da dayanak belge ibrazında bulunulmadığından cari hesap alacağında dikkate alınamayacağı izah edilen nedenlerle Davacının Davalıdan cari hesap yönünden (19.113.415,31-1.618.380-140.700) 17.354.335,31 TL alacaklı olduğu,
Davalının ticari defterlerinde 90.922,76 TL borçlu olduğu ancak Davalının düzenlediği toplam 2.578.660,00 adet 16.692.227,55 TL tutarındaki faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediği, ürün teslimine dair dayanak evrak ve belge ibrazında bulunulmadığı, ayrıca dosya kapsamında yer alan 01.03.2022 tarihli Bilirkişi raporunda Davalının elinde bulunan ürün miktarının 625.450 adet olduğu dikkate alındığında Davalının düzenlediği faturalardaki ürün miktarının elinde bulunan ürün adetinin çok üzerinde olduğu,
İzah edilen nedenlerle; Taraflar arasında mevcut sözleşme uyarınca davalı tarafın taahhüt ettiği malları davacıya teslim edip etmediği hususunda teslimin eksik kaldığı,
Teslime hazır olup olmadığı hususunda 625.450 adetin mevcut olduğu ancak sözleşmedeki ürün adetlerinin yine tamamlanamadığı,
Davacının ... 32. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle 17.354.335,31 TL alacak talebinde bulunabileceği, (talep 18.854.863,31 TL)
Talep edilen faiz oranı bakımından 3095 Sayılı Kanun md. 2, f. 2'de öngörülen ticari faizin uygulama alanı bulabileceği,
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile icra inkar tazminatına ilişkin taleplerin Mahkemenin takdirinde olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin 13/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunduğu anlaşıldı.
Dava, taraflar arasında imzalanan 27.09.2021 tarihli Tedarik Sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı vekilince cevap dilekçesi ile davalının tacir olmadığını, davanın nispi ticari dava olarak kabulünün de mümkün olmadığını ifade ederek davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, akabinde davalının adresinin İstanbul Adliyesi sınırları içerisinde bulunmadığından öncelikle icra takibi ve devamında huzurdaki davanın yetkisiz yerde açıldığını ifade ederek mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Vergi Dairesinin yazı cevabı uyarınca davalının tacirlere özgü olan bilanço esasına göre defter tuttuğu nazara alındığında, davalının esnaf düzeyini aşar faaliyeti nedeniyle tacir sıfatını haiz olduğu ve bu haliyle mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu anlaşılmıştır.
Yine taraflar arasında mevcut tedarik sözleşmesinin 8. Maddesi ile uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla davalı vekilinin mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, aldırılan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde;
Davacı tarafın dava dilekçesi ile davalıdan 4.000.000 önlük ve 2.000.000 tulum satın almak üzere anlaştığını, anlaşmanın yazılı olarak yapıldığını ancak davalının sözleşmeye göre taahhüt ettiği sürede malları teslim etmediğini, davacı şirketin ise sözleşmeye göre ödemesi gereken bedelin tamamını ve hatta fazlasını malların teslim edilemeyeceği yönünde şantaj neticesinde ödediğini, buna rağmen malların teslim edilmediğini, önlüklerin birim fiyatının 2,75 TL, tulumların ise 11,5 TL olduğunu, faturaların KDV’siz olarak yani ihraç kayıtlı düzenleneceğini, teslim süresinin 27.09.2021 tarihinden başlamak üzere 45 gün olduğunu, bu sürenin sonuna kadar malların tamamının teslim edilmesi gerektiğini, ancak malları ne miktar olarak ne de zaman olarak sözleşmeye uygun teslim etmediğini, KDV'li fatura tanzim ettiğini, bütün ürünleri teslim etmesi gerektiği 45 günün son günü olan 11.11.2021 tarihine kadar 4.000.000 adet önlüğün 2.231.905 adetini, 2.000.000 adet tulumun ise 341.585 adetini teslim edebildiğini, bu sürenin sonunda da davalının malları parça parça teslim etmeye devam ettiğini ve davacı şirketten devamlı suretle fazla ödeme talep ettiğini, davalı yanca faturaların sözleşmede belirtilen rakamdan daha yüksek bedelli birim fiyatlar üzerinden de fatura düzenlendiğini, avans olarak teslim almadığı malların parasını ödemek zorunda kaldığını, sonrasında davalının mal teslimini bıraktığını ve telefonlara çıkmadığını beyan ederek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf ise, akdedilen sözleşmeye göre 4 milyon tulum ve 2 milyon önlüğü sözleşmenin 3.2 maddesinde belirtildiği şekilde 45 gün içerisinde hazır etmesine rağmen mezkur ürünlerin süresi içerisinde davacı tarafça teslim alınmadığını, davalının her ne kadar bu durumu davacıya yazılı ve sözlü olarak bildirmiş ise de herhangi bir netice alamadığını, davalının sözleşmesel olarak üstüne düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacının bu yükümlülüklerinden imtina ettiğini, akdedilen sözleşmeye istinaden halihazırda davacıdan cezai şart ve kur farkı hariç olarak 7.373.259,00 TL alacaklı olduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterlerinde mal alım/ satımlarının incelenmesi sonucunda 2.505.229 adet SS önlük, 1.049.685 adet tulum teslimi gerçekleştirildiği ve bu adetler yönünden taraf ticari defterlerinde mutabık olunduğu tespit edilmiştir. Bu ürünlerin 25.09.2021/08.12.2021 tarihleri arasında tesliminin gerçekleştirildiği görülmektedir. Yapılan incelemede taraflar arasındaki sözleşmedeki 45 günlük teslim süresinde sözleşmede belirtilen adetlerin tamamının tesliminin gerçekleştirilemediği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce atanan mali müşavir bilirkişi incelemesine göre, davacı şirketin cari hesapta 19.113.415,31 TL alacaklı olduğu, bu cari hesap alacağının içerisinde yer alan davacının davalıya düzenlemiş olduğu fiyat farkı faturasında 1.057.750,00 adet 0,05 birim fiyattan 571.185,00 TL tutarında olduğu görülmüş olup düzenlenen fiyat farkının sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatlar yönünden usulüne uygun olarak tanzim edildiği tespit edilmiştir. Ancak davacı şirketin davalıya düzenlemiş olduğu iade faturalarının neden düzenlendiğinin açıkça tespit edilemediği ( hatalı ayıplı ürün vs. ), davacının ürünü iade ettiğine dair bilirkişi incelemesine teslim irsaliyesi veya kargo evrağı sunmadığından davacının cari hesap alacağından iade faturaları yönünden düşüm yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan 01.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin elinde bulunan ürünlerin teslime hazır olup olmadığı hususunda tespit yapılmış olup, teslime hazır ürün miktarının 625.450 adet tulum olduğu, davalının her ne kadar davacı şirkete bu ürünleri teslim etse de (625.4504+1.049.685)1.675.135 tulum teslim edeceğinden sözleşme gereği 324.865 adet tulum eksik kalacağı anlaşılmaktadır. Sözleşme gereği 2.000.000+2.000.000 önlük teslim edilmesi gerekirken 2.505.228,95 teslim edildiği ve 4.000.000-2.505.228,95=1.494.771,05 adet eksik ürün teslim alındığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda tespit edilen davalı elinde yer alan 625.450 adet tulumun rayiç değerinin 11.145.519 TL olduğu tespit edilmiş olmasına karşılık taraflar arasında yazılı sözleşmede belirlenen birim fiyat üzerinden yapılan hesaplamada 625.450 Ad x 11,50 TL = 7.192.675 TL olarak hesaplanmıştır. Mali incelemede yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; davacının ve davalının mutabık olduğu borç / alacak tutarının 16.783.150,31 TL, davacının usulüne uygun düzenlediği fiyat farkı faturasının 571.185,00TL, davacının toplam talep edebileceği alacak miktarının 17.354.335,31 TL olduğu ifade edilmiş, dosya kapsamına uygun bilirkişi heyeti raporuna mahkememizce aynen itibar edilmiştir.
TTK madde 23/1-a bendi düzenlemesi hükmü, kısım kısım teslimatın çekince konulmadan alınması halinde, teslim edilen kısım için borcun ortadan kalkacağını ortaya koymaktadır. Madde hükmüne göre, Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. Davacının ancak teslim almadığı kısım bakımından hak kullanması söz konusu olup, davacının teslim almadığı ürünler için ödediği bedelin iadesine ilişkin talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 27.09.2021 tarihli sözleşmede 45 günlük bir süre kararlaştırılmış olup, bu süre içinde davalının kısmi teslimat yaptığı, kalan kısmın ise teslim edilmediği anlaşıldığı gibi satıcı davalının kalan ürünlerin teslimini teklif ettiğine veya alacaklı temerrüdü hükümlerine göre TTK md.23/1- (b) bendi gereği işlem gerçekleştirdiğine yönelik bir delil bulunmamaktadır. Somut olay bakımından davalının bu yönde bir başvurusu bulunmadığı gibi alacaklı temerrüdüne ilişkin genel hüküm niteliğindeki TBK md.107 hükmüne uygun bir tevdide bulunmadığı belirtilmelidir. TBK md. 212, f. 2 hükmüne göre de; " Satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümler uygulanır. Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir. Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır." Belirtilen düzenleme ticari satış olarak nitelendirilen satışlar bakımından belirli bir vadenin kararlaştırılması halinde alıcının aynen ifa talebinden vazgeçeceğinin karine olduğunu, bunun aksinin alıcı tarafından satıcıya derhal bildirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Davacı tarafından keşide edilden ... 17. Noterliği' nin ... tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile ürünlerin üç iş günü içinde teslimini aksi durumda teslim edilmeyen emtia için verilen bedelin iadesinin isteneceğini ihtar etmiştir. Bu haliyle davacının söz konusu ihtarnamesinin sözleşmeden dönme iradesi olduğu kabul edilmelidir. TBK md. 125 hükmünün satım sözleşmesi bakımından da uygulanacağı, ilgili düzenlemenin 1. fıkrasında da açıkça ortaya konulduğundan, bu iradenin geçerli ve teslim edilmeyen kısım bakımından iade talebinin hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Yine mahkememizce içeriğine itibar edilen bilirkişi raporuna göre, dosyadaki belgelerden yazılı cari hesap sözleşmesinin varlığını gösteren bir delile rastlanmadığı, cari hesap sözleşmesinin varlığı ispatlanmadığı durumlarda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği ancak cari hesap sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Neticeten mahkememizce yapılan yargılama ve taraf iddia savunmaları ile aldırılan bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; davacının 2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davalının 2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davacının sahibi lehine delil niteliğini haiz ticari defterlerinde davalıdan 19.113.415,31 TL tutarında alacaklı olduğu, davalının sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davacıya 90.922,76 TL tutarında borçlu olduğu, davacı ve davalının ticari defterlerinde 20.12.2021 tarihine kadar 16.783.150,31 TL tutarında mutabık oldukları, ancak tarafların 20.12.2021 tarihinde sonra düzenlemiş olduğu e-arşiv faturaların tarafların ticari defterlerinde yer almadığı ve tebliğ şartlarına uyulmadığı, davalının sözleşme gereği 2.000.000+2.000.000= 4.000.000 adet SS önlük teslim etmesi gerekirken 2.505.229 teslim edildiği, 1.494.771 adet eksik ürün tesliminde bulunduğu ve bu ürünlerinde sözleşmede kararlaştırılan 45 günlük süreye uygun olarak tesliminin gerçekleştirilmediği, davalının sözleşme gereği 2.000.000 adet tulum teslim edilmesi gerekirken 1.049.685 adet teslim edildiği 950.315 adet eksik ürün tesliminde bulunduğu ve bu ürünlerin de sözleşmede kararlaştırılan 45 günlük süreye uygun olarak tesliminin gerçekleştirilmediği, davalının elinde bulundurduğu hazır ürün olarak 625.450 adetin mevcut olduğu, ancak bu tutarın da sözleşmede kararlaştırılan eksik ürünü karşılamadığı anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defterlerinde 19.113,415,31 TL alacaklı olduğu, bu alacağın içerisinde yer alan davalıya düzenlenen 571.185 TL fiyat farkı faturasının sözleşme şartlarına ve usulüne uygun düzenlediği, ancak 1.618.380 TL tutarındaki iade faturalarının dayanak evraklarının ibrazında bulunulmadığı ve 140.700 TL tutarındaki ürün düzeltme vb.açıklamalı faturasının da dayanak belge ibrazında bulunulmadığından açık hesap alacağında dikkate alınamayacağı ve bu nedenlerle davacının davalıdan (19.113.415,31-1.618.380-140.700)= 17.354.335,31 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla belirlenen bu miktar üzerinden icra takibinin devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:.. sayılı dosyasından arabulucuya 1.560,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabulucuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile;
1-... 32. İcra Müdürlüğü'nün ..Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 17.354.335,31-TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen asıl alacağa talep gibi icra takip tarihinden itibaren %9 faiz uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 3.470.867,06-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.185.474,65-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 227.719,61-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 957.755,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 477.543,35-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 192.042,24-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından bu dava sebebi yapılan 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 281,75-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 11,50-TL vekalet harcı, 80,70-TL başvurma harcı, 227.719,61-TL peşin harç olmak üzere toplam 238.093,56-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 219.141.31-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 1.435,82-TL'sinin davalıdan, 124,18-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı (e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!