WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/193 Esas
KARAR NO : 2024/49
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten cari hesaptan kaynaklanan alacağı için ... İcra Dairesinin 2021/... e. sayılı dosyasından ödeme emri gönderilerek icra takibi yaptığını, davalı şirket icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, daha sonra arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin ve davalının tacir olduğunu, aralarında mal alım satımı olduğunu, müvekkil şirketin davalıya tekstil yan ürünü olan tela satıp malları teslim etmesine rağmen davalı şirketin bu güne kadar borcunu ödemediğini, açıklanan tüm bu sebeplere itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dosyada davacı olan ... Ltd. Şti. tarafından müvekkil aleyhine ....İcra Müdürlüğü 2021/... esas sayılı dosyadan takip başlatıldığını, ödeme emri müvekkil şirkete tebliğ edildiğini, ancak hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı gerekçesi ile borca, faize ve tim ferilerine itiraz edildiğini ve takibin müvekkil yönünden durdurulduğunu, davacının müvekkili şirketten bir alacağının olmadığını, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
... İcra Müdürlüğü' nün 2021/... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Mahkememizin 15/11/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereği, dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişinin 28/04/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1.Davacı Şirket inceleme günü Defterlerini sunmadığı ve yerinde inceleme talep etmemiş olduğundan Ticari Defterleri incelenemediği,
2.İncelenen Davalı Şirkete ait ticari defterlerinin 6102 sa Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve birbirini defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği,
3.İncelenen Ticari Defter, fatura ve belgelere göre, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu,
4.Davalı Şirketin Ticari Defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 21.12.2021 itibariyle Davacı Şirkete 44.814,48 TL borcunun bulunduğu,
5. TTK 1530. Madde 4/b göre mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğü,
6.Takip tarihi itibariyle 14.561,71 TL işlemiş faiz miktarı hesaplandığı, Davacı/alacaklı takipte 85.167,28 TL fazlası ile 129.981,76 TL Cari Hesap alacağı ve 28.385,69 TL fazlası ile 42.947,40 TL işlemiş faiz miktarı talep etmiş olduğu, Buna göre; Takip taril ibariyle 44.814,48 TL Cari hesap alacağı ve 14.561,71 TL işlemiş faiz miktarı talep edebileceği.." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 27/03/2023 tarihli ara karar gereği, dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişinin 15/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç ve özet olarak,
"1.İncelenen Davacı ve Davalı Şirketlere ait ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve birbirini defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği,
2.Davacı Şirketin Ticari Defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 21.12.2021 itibariyle Davalı Şirketten 129.981,76 TL alacağının bulunduğu,
3.Davalı Ticari Defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 21.12.2021 itibariyle Davacı Şirkete 44.814,48 TL borcunun bulunduğu,
4.Taraflar arasındaki hesap farkının; Davacı Şirket tarafından düzenlenen 07.03.2018 tarih ... numaralı KDV dahil 33.236,16 TL miktarındaki faturanın Davalı Şirket tarafından 30.774,20 TL olarak kayıt edilmesi, Davalı Şirket tarafından 01.01.2018 tarihli 1.895,33 TL miktarındaki borç kaydının açıklamasının olmadı 23.04.2018 tarihli ... numaralı 80.810,00 TL miktarındaki çek çıkış kaydının Davacı Şirketin Ticari defter kayıtlarında yer almadığı,
5.Davalı Şirket tarafından kayıt yapılan 01.01.2018 tarihli 1.895,33 TL miktarındaki kaydın açıklamasının yer almadığı, Davacı Şirket tarafından düzenlenen 07.03.2018 tarih ... numaralı faturanın 2.461,95 TL eksik kayıt yapılması nedeniyle bu kayıtların Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne uygun olmadığı, 23.04.2018 tarihli ... numaralı 80.810,00 TL miktarındaki çek çıkışı ile ilgili Çek teslim bordrosu, çek sureti ve banka ödendiğine dair belge sunulması gerektiği,
6. Sayın Mahkemenin Davacı Şirketin Ticari Defter kayıt ve belgeleri esas alınarak karar vermesi halinde; Takip tarihi olan 21.12.2021 tarihi itibariyle 42.241,98 TL işlemiş faiz miktarı hesaplandığı, Alacaklı takipte 705,42 TL fazlası ile 42.947,40 TL işlemiş faiz miktarı talep etmiş olduğu,
Davacı Şirketin Davalı Şirketten Takip tarihi itibariyle 129.,981,76 TL Cari hesap alacağı ve 42.241,98 TL işlemiş faiz miktarı talep edebileceği.." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraflara ayrı ayrı tebliğ edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin olduğu,
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, açılan işbu davanın ve takipte yapılan itirazın süresinde olduğu görüldüğü,.
Taraflar arasındaki satış sözleşmeleri uyarınca davacı ve davalı arasında mal alım satımı bulunduğu bu sebeple aralarında ticari ilişkinin var olduğu, davacının davalıya tekstil yan ürün mallarının satışını yaptığı, ürünleri teslim etmesine rağmen herhangi bir ücret ödemesinin davalı tarafça yapılmadığı iddialarına yönelik mahkememizce Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup,
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacı ve davalı şirketlerinin defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği anlaşıldığı, davalı ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketin davacı şirket 21.12.21 tarihinden itibaren 44.814,48 TL borçlu olduğu, davacı şirket kayıtlarında ise alacaklı olunan miktarın 129.981,76 TL olduğu, davacı ve davalı şirket kayıtlarındaki mevcut alacak borç farkının ise dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, borç kayıtlarının açıklanmamış olması, çek çıkış kayıtlarının davacı defter ve kayıtlarında mevcut olmamasından kaynaklı olduğu, tüm bu eksik kayıtlar sebebiyle bu kayıtların Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğe de aykırılık taşıdığı bilirkişi raporuyla açıklanmış olduğundan, davalı defter ve kayıtları hükme esas alınarak itirazın iptali miktarının 44.814,48 yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş olup,
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerektiği göz önüne alınarak
Tüm bu sebeplerle davalı borçlunun takibe yaptığı itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, takip bedelinin likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya Numarası 2022/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.560.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 11/07/2023 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine ara buluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
1-... İcra 2021/... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 44.814,48.-TL asıl alacak ve 14.561,71.-TL faiz yönünden iptali ile takibin aynen devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si (8.962,89.-TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
4-İcra takibine vaki itirazın bu şekilde iptali ile icranın devamına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.061,28.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.088,54.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 972,74.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 80,70.-TL Başvuru Harcı, 2.088,54.-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.169,24.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan; 1.500,00.-TL Bilirkişi ücreti, 123,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.623,00.-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 559,57.-TL' lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.560.-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 537,85.-TL' lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 1.022,15.-TL ' nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır