WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/144 Esas
KARAR NO : 2024/134
DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2022
KARAR TARİHİ : 19/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili Şirket'e ait ... Sedan ... marka ... plakalı aracın 17/09/2021 tarihi akşamında Ankara ili ... İlçesi ... mevkiinde kaza yaptığını ve araçta ağır hasar oluştuğunu, kaza anında aracın idaresinde şirket çalışanı ... ...'in bulunduğunu ve iş amaçlı Ankara'ya gittiğini, gerçekleşen kazanın tek taraflı olduğunu, yağışlı hava nedeniyle aracın kontrolünü kaybederek ve direksiyon hakimiyetini kazanmaya çalışırken mezkur kazanın meydana geldiğini, kazadan hemen sonra sürücü ... ... ... A.Ş.'yi aradığını ancak geri dönüş sağlanmadığını, (... ...'in ... telefon numarasının 16/09/2021 ile 19/09/2021 tarihleri arasındaki HTS kayıtları talep edildiğinde ... A.Ş.'nin Sayın ... ...'e geri dönüş yapmadığı anlaşılacağını), kaza sırasında müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altında olduğunu, davaya konu aracın onarımı yetkili servis olan ... A.Ş. tarafından yapıldığını ve 142.850,83 TL'lik araç onarım faturası kesildiğini, müvekkili Şirketin işbu davaya konu olan araç için ... numaralı ... Sigorta Poliçesi kapsamında 25/09/2021 tarihinde davalı-borçlu taraftan tazminat talebinde bulunduğunu ancak davalı-borçlu şirketin bu talebi ret ettiğini ve kazanın başka bir şekilde oluştuğunu beyan ettiğini, Hukuk Genel Kurulu 2017/2776 Esas sayılı , 2021/1220 Karar sayılı kararına göre: "Diğer taraftan, TTK.'nun 1282. Maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir." denildiğini, ancak davalının herhangi bir delil sunmayarak talebin ret edildiğini belirttiğini, Aynı karara göre: İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.5. maddesi ve TTK.'nun 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.(HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilâmları) denildiğini, müvekkili sigortalının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, TTK madde 1446/2'ye göre : "Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir." Denildiğini, herhangi bir zarar artışının da söz konusu olmadığını, zaten rizikonun gerçekleştiğine dair bildirim aynı gün içinde yapıldığını, ayrıca davalı- borçlu şirketin ödeme yapmaktan kaçınması için Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.S maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerin bulunması gerektiğini, aracı kaza anında idare eden Sayın ... ... alkolün veya uyuşturucu maddenin etkisinde olmadığını, fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere kaza sabah saatlerinde gerçekleştiğini, bu kapsamda hak edişi almak için borçlu Anonim Şirketi'ne karşı 14/12/2021 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosya kapsamında ilamsız takip başlatıldığını ve bu kapsamda 142.850,83 TL' tutarında ödeme emri gönderildiğini, ancak davalının süresi içinde yapılan icra takibine itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek, 17/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davalının kasko sigortalısı olduğu araçta meydana gelen maddi hasarın tahsili amacı ile başlatılan ....İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... ... tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuruda "16.10.2021 tarihinde Ankara/... mahallesi mevkiinde virajı alamayarak refüje çarptığı iddiasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak başvuruda ne kaza yeri, ne zamanı ne de hiçbir detay ile kazaya ilişkin veri paylaşılmadığını, alınan eksper raporunda "Ekspertiz çalışmam sırasında sigortalı vasıta üzerinde yapmış olduğum incelemede meydana gelen hasarın beyan yazısında belirtildiği gibi oluşamayacağı, tarafımıza iletilen olay yeri fotoğraflarındaki kaldırım yüksekliğinin sigortalı araca mevcut hasarı verebilecek yükseklikte olmadığı ve olay yeri fotoğrafların herhangi bir kaza izi ve emaresi olmadığı kanaatinin ardından yaptırılan araştırma ve inceleme sonucunda alınan araştırma raporunda; "27/10/2021 günü Zurich Sigorta Şirketi tarafından ... TEKNİK ARAŞTIRMA Şirketimize gönderilen “...” nolu hasar dosyası ile ilgili yapılan araştırma ve incelemelerde; 01/11/2021 günü Ankara ili ... ... ... Caddesine gidilerek yapılan araştırmalarda, sigortalı sürücü ... ...'in beyan ettiği kaza yeri tespit edilemediğini, kaza yeri tespit edilemediğinden olay yeri fotoğrafları çekilemediğinin bildirildiğini, Kolluk kuvvetlerinden alınan bilgilerde, kaza ile ilgili herhangi bir ihbarın ve müracaatın olmadığının öğrenildiğini, sigortalı aracın bulunduğu ... Otomotiv servisine gidilerek, araç üzerinde yapılan incelemelerde ve servis yetkilisinden alınan bilgilerde, aracın kazadan sonra yürütüldüğü kanaatine vardıkları, benzin boruları ve davlumbaz gibi iç aksamlarının hasara uğradığı ve zararın büyüdüğünün öğrenildiğini, Sigortalı araç fotoğrafları çekildiğini, sigortalı sürücü ... ... ile “ ... ” numaralı telefondan irtibat kuruldu yapılan görüşmede, yazılı beyanı alındığını, sigortalı sürücü ... ...'İN taraflarına vermiş olduğu yazılı beyanı incelendiğinde; “Sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 15/09/2021 günü normalde ikamet etmiş olduğu İstanbul'dan yola çıkarak Ankara'ya arkadaşlarını görmek ve seyahat etmek amaçlı olarak geldiği, 16 Ekim'i 17'sine bağlayan gece saat 01.30 sıralarında Ankara ... ... ... Caddesinde yerlerin ıslak olması ve yolun kayganlığı sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek söz konusu kazayı yaptığını, ilk kazası olması ve çok daha tehlikeli neticeler doğabilecek bir kazadan şans eseri ucuz kurtulması sebebiyle yaşadığı anlık heyecan ve stresle Kırıklareli"nde ikamet eden babasını aradığını, babası ...'in ruhsat sahibi ... Ürünleri Ticaret ve Limited Şirketi'nin sahibi olduğunu, kendisinin kaza yapması sebebiyle kendisinin acil olarak eve gitmesini araca sabah bakabileceğini söylediğini, kendisinin idaresi altındaki aracı yolun kenarına park ettiği ve ikamet ettiği adrese sabah aracının yanına geldiğinde çalışmadığını fark ettiğini, bu nedenle çekiciyi ve ... Şirketi'ni aradığını belirttiğini, Tespit Edilen Hususların; Sigortalı sürücünün kaza yerinde kasko genel şartlarını yerine getirmedi Kaza fotoğrafı çekmek, Sigorta yardım hattını aramak vb.) anlaşıldığını, Kaza fotoğraflarının kazadan sonra 17/10/2021 günü saat 12.15 sıralarında çekildiğinin görüldüğünü, ... ... ... Caddesi'nde sigortalı sürücü ... ... ile yapılan görüşme sonucunda, Boydan Boya cadde üzerinde inceleme yapıldığını, Yapılan incelemelerde, aracın sol ön tekerlek jantının caddedeki refüj yüksekliğine göre hasar görmesinin fizik kurallarına aykırı olduğu kanaatine varıldığını, Sigortalı sürücü ... ... ile yapılan görüşmede, telefonuyla kazadan sonra babası ile yaptığı görüşmenin telefon erkan görüntüsü talep edildiğini fakat taraflarına herhangi bir telefon arama görüntüsü göndermeyeceğinin öğrenildiğini, ... plakalı aracın hasarı ile ilgili yapılan araştırmalar ve incelemeler neticesinde; Kolluk kuvvetleri ile yapılan görüşmede; herhangi bir ihbarın ve tutanağın olmadığının öğrenildiğini, Sigortalı sürücü ... ...'in ... Sigorta'ya yazmış olduğu beyana istinaden ve kendisinin çekmiş olduğu fotoğraflara istinaden ... ... Caddesi'nde boydan boya yapılan incelemeler sonucu, aracın sol ön tekerlek jantındaki yüksekliğin cadde üzerindeki refüj yükseklikleri ile uyumlu olmadığından kaza yeri tespit edilemediğini, kaza fotoğraflarının 17/10/2021 günü saat 12.15'de çekildiğini, kaza fotoğraflarında çevrede aracın çarpmış olduğu herhangi bir iz ve emare olmadığı görüldüğünü, Sigortalı aracın bulunduğu ... yetkilileri ile yapılan görüşmede, aracın darbe aldıktan sonra bir süre daha kullanıldığını, rot kollarının koptuktan sonra aracın bulunduğu yerde bırakıldığı ve hasarın büyütüldüğüne dair kanaat getirdiklerinin öğrenildiğini, sigortalı araç sahibi firmanın sahibi ... ile yapılan görüşmede; moralitesinin düşük olduğunu, kaza olayı ile ilgili sorulan sorulara akıcı ve net cevap vermediğinin gözlendiğini, sigortalı sürücü ... ... ile yapılan görüşmede, kasko genel şartları uygun bir lisan ile anlatıldığını, kaza ile ilgili sorulan sorulara ve kazanın oluş şekline dair net cevap vermediğini, kazadan sonraki gün fotoğrafları çektiğini belirttiğini, kendisinden babası ile yapmış olduğu telefon araması ekran görüntüsü talep ettiğini, fakat taraflarına herhangi bir telefon ayrıntısı vermeyeceğini belirttiğini, Türk Ticaret Kanunun Sigorta Hukuku 1448 madde 1.bendinde belirtilen “Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkanlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğince uymak zorundadır” maddesi gereği ve kaza yeri tespit edilemediğinde, hasar ile li kanaatimiz OLUMSUZ yöndedir" olduğunu, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B maddesi "1.4.Zorunlu haller dışında, rizikonun gerçekleştiği yer veya şeylerde bir değişiklik yapmamak, Sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarıyla delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı, sigortalı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sigortacıya vermek," şeklinde ve C3 maddesi "Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasından sonra, sigortacının izni olmadan rizikoyu veya mevcut durumu ağırlaştırarak tazminat tutarının artmasını etkileyici davranış ve işlemlerde bulunamaz.” Denildiğini, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihmali belirlendiği ve değişikliklere ilişkin beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğinin saptandığı takdirde, söz konusu ihlal tazminat miktarına ya da rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre, tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kastı hâlinde ise meydana gelen değişiklik ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacı sözleşmeyi feshedebilir; bu durumda sigorta tazminatı bedeli ödenmez. Bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını öder." Şeklinde olduğunu, YARGITAY 11. HD. 2005/10820 E. 2005/9439 K. 07.10.2005 ilamında; “TTK.nun 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışı kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini bu kuralın ihbar yükümlülüğünün iyiniyet kurallarına uygun olarak gerçekleştiği hallerde geçerli olduğunu, aynı yasanın 1290 ve 1292/son fıkrası hükümleri uyarınca bu yükümlülüğün anılan ilke dışında çıkılarak kullanılması halinde ispat külfetinin sigorta ettirenden olduğunun kabulünün yasa gereği olduğu somut olayda, davacının olayın ertesi günü alkol raporu aldığını, olayın 04/07/2002 tarihinde olduğu halde davanın açıldığı tarihe kadar sigortacıya başvurulmadığı gibi öncesinde de kaza ihbarı yapılmadığı sürücünün kaza yerini terk etmesi, alkol raporunu ertesi günü alması ve kaza ihbarının yapılmamasını geçerli bir neden ileri sürerek ispat etmediğinden ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirilmediğini kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davalı sigortacı lehine bozulmuş davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunulduğunu, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK.nun 440. Maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilini karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442. maddesi gereğince REDDİNE 07.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Denildiğini, TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş seklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.S5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerektiğini, İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte; sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın 1.5 maddesi ve TIK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçtiğini, (Yargıtay 11. HD 2004/10805 E. 2005/9676 13.10.2005) davacının iddia ettiği hasarlı olaya ilişkin "sigortalı aracın kaza yerini terk ettiği, olay yerine ilişkin bir veri delil veya benzeri delilin bulunmadığı, hiçbir zorunlu hal olmamasına karşın olay mahallinden ayrıldığı, olayı ve şeklini belirlemeye yarar hiçbir bilginin verilmediği, Sigortalı aracın bulunduğu ... Servis yetkilileri ile yapılan görüşmede, aracın darbe aldıktan sonra bir süre daha kullanıldığı, rot kollarının koptuktan sonra aracın bulunduğu yerde bırakıldığı ve hasarın büyütüldüğü" ve yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alınarak kazanın iddia edildiği şekilde değil başka yerde ve başka şekilde meydana geldiği anlaşılmakla, olayın iddia edildiği şekilde meydana geldiği ve kaza sonrası aracın kullanılarak hasarın büyütülmediğini ispat yükü davacıya geçtiğini, açıklanan nedenlerle; Davacının iddiaları ispata muhtaç olup, TTK ve Genel Şartlar' a kasten aykırı davranış nedeniyle ve ispat yükünü de yerine getiremediğinden talep konusu teminat dışı olduğunu, davanın reddini ve kötüniyetli davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla talep etmiştir.
DELİLLER:
... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'ne müzekkere yazılarak Daini mürtehin kaydınız bulunan ... poliçe numaralı kasko sigortasına ilişkin açılan tazminat davasında d/m kaydınızın devam edip etmediği, sigortalının ne kadar borcunun kaldığı ve açılan davaya muvafakat edip etmediğinizin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Anonim Şirketi ... Şubesi'ne müzekkere yazılarak şubelerinde tamir edildiği belirtilen ... Şase Numaralı ... Plakalı araca ait tamir belgelerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak ... numaralı sigorta poliçesinin ve hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... 'ne müzekkere yazılarak ... plaka sayılı aracın mülkiyet bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
21/03/2023 tarihinde Sigortacı bilirkişisi ve 2 adet makine mühendisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, sigorta tazminatı alacağına dayalı başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takibe yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki hukuki ilişki, davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesine dayanmaktadır. Davacı, kasko sigortası ile teminat altına alınan aracın geçirdiği kaza sebebiyle meydana gelen zararın poliçe kapsamında tazminini talep etmektedir. Sigorta poliçesinde ... Bankası’nın dain ve mürtehin kaydının bulunduğu, davacının borcunun devam etmesi sebebiyle kaydın halen geçerli olduğu ve devam ettiği; bankanın açılan işbu davaya muvafakat ettiği anlaşılmıştır.
TTK md. 1401’de sigorta sözleşmeleri, “sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmaktadır. Sigorta priminin tamamının ya da ilk taksitinin ödenmesi ile birlikte sigorta sözleşmesi kapsamında sigortacının rizikoyu üstlendiği kabul edilmektedir. Tarafların hak ve yükümlülükleri ile sigorta sözleşmesinin genel ve özel şartları poliçe ile belirlenir. TTK md. 1427 uyarınca, taraflar arasında aynen ödemeye ilişkin bir anlaşma bulunmadığı takdirde sigorta tazminatı nakden ödenir. Sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, belgelerin sigortacıya verilmesinden ve sigortacının araştırmasının tamamlanmasından sonra muaccel olur. Bu süre herhalde TTK md. 1446 uyarınca yapılan ihbardan sonra kırkbeş gündür. Borcun muaccel olması ile birlikte ayrıca bir ihtara gerek kalmadan sigortacı temerrüde düşer. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 32. maddesine göre, sigortacı iyi niyet kurallarına aykırı olarak sigorta tazminatının ödenmesini geciktiremez. Sigortacının tazminat ödeme borcunun karşılığında sigortalının esas yükümlülüğü primleri ödemektir.
Rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortalı, durumu hemen ve en kısa sürede sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortalıya bu yükümlülüğün yüklenmesindeki amaç, sigortacının rizikodan doğan hasarı tespit etmesi ve zararın büyümesi için gereken önlemleri alması için olanak sigortacıya imkân tanınmasıdır. İhbarın şekli konusunda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, tarafların tacir olduğu durumlarda TTK md. 18/III’ün uygulanması gerekir. İhbarın geç yapılması halinde, bu gecikme zararın ve tazminatın artmasına sebep olduysa, kusur durumuna göre, tazminattan indirim yapılabilir. TTK md. 1446’ya göre, sigortacının rizikonun gerçekleştiğini fiilen öğrenmesi gerekir, ihbar yapılmasa beli fiilen durum biliniyorsa, tazminattan indirim yapılmaz. Rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortalı, gereken bilgi ve belgeleri sigortacıya vermekle ve sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle yükümlüdür. Yine sigortalı, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasının önlenmesi ve sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için gereken önlemleri almak zorundadır. Bu hususta sigortalının, sigortacının talimatlarına uygun davranması gerekir. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması sebebiyle sigortacı olumsuz bir duruma düşerse, kusur durumuna göre tazminattan indirim yapılabilir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk ettiği anlaşılmıştır. 21/03/2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davacının beyan ettiği kaza ile meydana gelen hasarın uyumsuz olduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin dava açılmadan önce yapılan araştırma sonucu hazırlanan eksper raporunda da kaza ile hasarın uyumsuz olduğu gerekçesi ile ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, davacı sigortalının, davalı sigortacıya karşı rizikonun meydana gelmesi ile birtakım yükümlülükleri bulunmaktadır. Somut olayda davacı sigortalının doğru bilgi verme, gerekli önlemleri alma ve haber verme yükümlülüğünü ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. Yapılan teknik inceleme sonucu kazanın oluşumu ile meydana gelen hasarın uyumsuz olması ve sürücünün kazadan sonra zorunluluğu bulunmadığı halde olay yerini terk etmesi gözetilerek, kazanın oluş şeklini ve teminat kapsamında olup olmadığını davacı sigortalı ispat etmek zorunda olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı sigortalının kazanın oluşumu ve teminat kapsamında olduğunu ispat edememesi, sigorta sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini ihlal etmesi ve beyan edilen kaza ile oluşan hasarın uyumsuz olması gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebi kabul edilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatının REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.297,65-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 22.856,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır