T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/719 Esas
KARAR NO : 2024/445
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 08/03/2021
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu ve ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan 53.944,76-TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından reddedilmediğini ve yasal sekiz günlük süre içerisinde faturalara itiraz edilmediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını fakat yapılan haksız itiraz sonucu icra takibinin durduğunu beyanla davalının .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarındaki merkez adresinin "... Otogarı No: İstanbul" olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu ayrıca davaya konu edilen faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını, davalının icra takibine yaptığı itirazdan 4 yıl sonra açılmış olduğunu beyanla öncelikle dosyanın yetkisizlik kararı verilerek yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, sonrasında davanın reddi ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası ödeme emri, takip talebi, davalı borçlunun icra takibine itiraz dilekçesi ve davaya konu faturaların fotokopilerinin dosyada olduğu görüldü.
Mahkememizin 16/03/2022 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince dava tarafın defterlerinin incelenmesi hususunda mahal mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 07/04/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Dava dosyası ile davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde,
Davacının ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete hizmet verilmesi şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye 53.944,76-TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu" yönünde kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 25/04/2022 tarihli ara kararı gereğince davalı tarafın itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 10/05/2022 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; "Davacı tarafından dava konusu alacağın dayanağı olarak dava dosyasına sunulan davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği faturalar üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği ile ilgili olarak tevsik edici bir belgenin sunulmadığı" yönünde ek rapor düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 26/05/2022 tarihli ara kararı ile davalı tarafın davaya konu ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş olup, ticari kayıtlar sunulmadığından rapor düzenlenememiş olduğu, bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek yeniden talimat yazıldığı, ancak yine inceleme yapılamadan talimatın bila ikmal geri döndüğü görülmüştür.
Davalı vekilinin 11/05/2023 tarihli dilekçesi ile dilekçesi ile bilirkişinin yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen bilirkişi tarafından müvekkilinin adresine fiilen gelmediğini, bu nedenle yeniden talimat yazılarak farklı bir bilirkişiden müvekkili şirketin defterlerinin incelenmesi hususunda rapor düzenlenmesini talep ettiği,... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Talimat sayılı dosyasının incelenmesinden; 24/11/2022 günü saat 14.00 'de inceleme günü verildiği, HMK'nın 218. maddesi gereğince, defter ve kayıtların sunulması zor veya sakıncalı olması durumunda 2 haftalık süre içerisinde bildirilmesine, bildirildiğinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verildiği, talimat tensip tutanağının davalı vekilinin elektronik tebligat adresine 27/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 27/10/2022 tarihli dilekçesi ile süresi içerisinde yerinde inceleme talebinde bulunduğu, müvekkilinin davaya konu ticari defter ve kayıtlarının '... Mah. ... Cad. No: ... /BURSA' adresinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizin 25/05/2023 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin talimat dosyasına süresi içerisinde yerinde inceleme talebinde bulunması sebebiyle yeniden mahal mahkemesine talimat yazılarak, yeni seçilen bilirkişiye de yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle talimat yazıldığı, bilirkişinin 20/09/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davalı vekilinin 27.10.2022 tarihli dilekçesi ile davalının defterlerinin ... Mahallesi ... ( Davalı vekili şehirleri şeklinde yazmıştır.) Cad. No;... / BURSA adresinde tutulduğunu, ... ve ... ile iletişime geçileceğini bildirdiği,
Davalı vekilinin davalının defterlerinin ... Mahallesi ... Cad. No; ... / BURSA adresinde tutulduğunu beyanı üzerine mevcut adrese gidildiği, ancak mevcut adreste Benzin istasyonu olduğu, davalı tarafın ikamet etmediği ve davalıya ait herhangi bir defter ve kayıt da mevcut olmadığı, fotoğrafların rapora eklendiği,
... ve ... ile yapılan telefon görüşmeleri sonucunda; Davalın e-defter mükellefi olduğu ve defter kayıtlarının bulunduğu bilgisayarın icra yolu ile haczedildiğini, bu sebeple defter kayıtlarının mevcut olmadığını beyan ettiği" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 28/02/2024 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince davacı vekiline davaya konu faturalarda belirtilen komisyon hizmetlerinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin kayıtlarını sunmak üzere 2 haftalık verildiği, 11/03/2024 tarihli dilekçesi ile Acentelik sözleşmesi bakanlık izin yazısı, D1 yetki belgesi, yolcu listesi, yolcu taşıma bileti, ... sayfası ekran görüntüsü, acente satış noktası tabela görüntüleri, Otobüs plakaları ve fotoğraflarının dilekçesine ekli olarak Uyap sistemi üzerinden sunulmuş olduğu görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dosyası 08/03/2021 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas 2021/ ... Karar ve 14/06/2021 tarihli Yetkisizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dava dosyası İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'nca mahkememize tevzi edilerek 2021/409 Esas sayılı dosya sırasına kayıt edilmiştir.
Davalı vekili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği cevap dilekçesinde; İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş, mahkemece aynı görüş benimsenerek yetkisizlik kararı verilmiştir.
Mahkememizin 2021/... Esas 2021/... Karar sayılı 13/07/2021 tarihli kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği yetkisizlik kararı yerinde görülmediğinden, davaya bakmakla ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varılmakla karşı yetkisizlik kararı verilmiştir.
... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2021/... Esas 2021/... Karar 17/11/2021 tarihli İstinaf kararı ile mahkememizin 2021/... Esas 2021/... Karar 13/07/2021 tarihli karşı yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosya mahkememizin 2021/... Esas sırasına kaydedilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosya örneğinin tetkikinden; alacaklı ... LTD. ŞTİ tarafından borçlu ... LTD. ŞTİ. aleyhine 53.944,76 TL asıl alacak, 2.611,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.556,75 TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emri tebliğ tarihinin 05/08/2019 olduğu, borçlu vekilinin borca itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dosyada mevcut tüm deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davaya konu ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, bu nedenle lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete hizmet verilmesi şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye 53.944,76-TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olup, davalının ticari defter ve kayıtlarını inceleme için sunmadığı da nazara alındığında; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve davacı tarafça faturalara konu hizmetlerin yerine getirildiğine ilişkin sunulan belgeler dikkate alınarak, davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 53.944,76-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2020/... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabuluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 53.944,76-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.684,96-TL karar harcından, peşin yatırılan 651,53-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 3.033,43-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 3.570,93-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/06/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
59,30 TL BAŞVURMA HARCI 651,53 TL PEŞİN HARÇ
651,53 TL PEŞİN HARÇ +3.033,43 TL EKSİK HARÇ
153,10 TL VEKALET HARCI 3.684,96 TL KARAR VE İLAM HARCI
648,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 2.059,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
3.570,93 TL TOPLAM
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!