T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/581 Esas
KARAR NO : 2024/52
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2021
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen 23.07.2015 tarihli Hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket davalıya ait eğitim kurumunda yerinde yemek üretim hizmeti vermeyi üstlendiğini, İlgili sözleşme Davalı-borçlu tarafından Sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca hizmet bedeli faturalarının zamanında ödememesi üzerine ... Noterliğinin 07.05.2020 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen sözleşmenin tek taraflı feshi neticesinde, ihbar süresi içerisinde davalı-borçlu şirket ile yeni dönemde yeni bir hizmet sözleşmesi imzalanıp imzalanmayacağı hususunda görüşmeler gerçekleştirildiğini, davalı ihbar süresinin son günü anlaşmayacağını bildirdiğini ve bunun üzerine noter ihtarnamesi ile sözleşmede belirtilen vade farkı tutarının ödenmesi ve yine sözleşme uyarınca belirlenen ekipman, malzeme ve gıda stoklarının müvekkil şirkete iade edilmesi gereği ihtaren bildirildiğini, davalı tarafından söz konusu ödemenin gerçekleşmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini ve sözleşmeye göre 6.2 ve 5.1 maddeleri uyarınca 07.09.2020 tarihli 74.364,34 TL bedelli vade farkı ve 07.09.2020 tarihli 137.156,53 TL bedelli demirbaş ekipman faturalarının ödenmesi ihtarı edildiğini, davalı şirket tarafından faturaların ödenmemesi ve iade edilmesi neticesinde müvekkili şirket tarafından faturaların ödenmemesi ve iade edilmesi neticesinde müvekkili şirket tarafından .. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine gidildiğini, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi ile takibin durduğunu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle, itirazın iptaline, davalı borçlu aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi ile müvekkili şirkete ödeme emri gönderildiğini, söz konusu icra dosyasına borç olmadığı sebebiyle itiraz edildiğini, davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın öne sürdüğü iddialarına asılsız olduğunu, davacı tarafından gönderilen ihtarname ile ekipman ve malzemelerin kendilerine teslim edilmesini yada bedellerinin tarafça ödenmesini talep ettiğini, bunun üzerine noter ihtarnamesi ile davacı tarafına teslim edildiğini iddia ettiği malzeme ve ekipmanları taraflarına teslim edilmediğini, bunu üzerine davacı tarafından düzenlenen 3 adet faturanın noter ile iade edildiğini, davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen demirbaşların müvekkiline teslim edilmediğinden dolayı müvekkili şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, izah edilen tüm bu sebepler ile davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü' nün 2020/... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... ... ' nün yazı cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 15/11/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereği, dosya bilirkişilere tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişilerin 07/02/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı şirkete ait şirkete ait ticari defterlerinin özel hesap dönemine göre açılış ve kapanış tasdikleri 'asal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davacı şirkete ait Ticari Defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 29.09.2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 211.520,87 TL alacağının bulunduğu, takip konusu faturaların Davacı Şirket Ticari Defter kayıtlarında yer aldığı,
Taraflar arasındaki sürekli borç ilişkisinin sözleşmede kararlaştırılan süreden önce sona ermesinin, davalının sözleşmeye aykırı davranarak, hizmet bedelini ödemede temerrüde düşmesi sebebiyle gerçekleştiğinden, davacının sözleşmeyi haklı sebeple sona erdirdiği,
Taraflar arasındaki sözleşmenin “Demirbaşlar ve Ekipmanlar” kenar başlığını taşıyan 6.2 maddesi ve 01.07.2016 tarihli Demirbaş Zimmet Formu (EK-4 ve EK-5) birlikte değerlendirildiğinde, zimmet formunda yer alan demirbaşların davacıya iadesinin gerekeceği,
Takip tarihi itibariyle 211.520,87 TL Fatura Alacağı ve 1.354,60 TL işlemiş faiz miktarı talep edebileceği.. " yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 09/05/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereği, dosya bilirkişilere tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişilerin 10.08.2023 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı şirkete ait ticari defterlerinin özel hesap dönemine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı
Davacı şirkete ait Ticari Defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 29.09.2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 211.520,87 TL alacağının bulunduğu, takip konusu faturaların Davacı Şirket Ticari Defter kayıtlarında yer aldığı,
Davalı tarafından dosyaya sunulan flash diskte; Ticari Defter kayıtlarının dosyanın sunulduğu, kayıtlarda noter tasdiklerinin bulunmadığı, açılış ve kapanış noter tasdikli sayfalarının bulunmadığını,
Sunulan Davalı şirkete ait kayıtların HMK 222/3. Maddesi gereğince uygun olarak olmadığı ve kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilemeyeceği,
Kök raporda belirtilen tespitlerin aynen korunduğu,
Taraflar arasındaki sürekli borç ilişkisinin sözleşmede kararlaştırılan süreden önce sona ermesinin, davalının sözleşmeye aykırı davranarak, hizmet bedelini ödemede temerrüde düşmesi sebebiyle gerçekleştiğinden, davacının sözleşmeyi haklı sebeple sona erdirdiği,
Taraflar arasındaki sözleşmenin “Demirbaşlar ve Ekipmanlar” kenar başlığını taşıyan 6.2 maddesi ve 01.07.2016 tarihli Demirbaş Zimmet Formu (EK-4 ve EK-5) birlikte değerlendirildiğinde, zimmet formunda yer alan demirbaşların davacıya iadesinin gerekeceği,
Takip tarihi itibariyle 211.520,87 TL Fatura Alacağı ve 1.354,60 TL işlemiş faiz miktarı talep edebileceği.." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporlarının taraflara ayrı ayrı tebliğ edildiği, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesini, davalı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Davaya konu uyuşmazlığın konusunun, taraflar arasındaki yemek hizmeti kapsamında fatura alacağın bulunup bulunmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, işlemiş faiz miktarı ve oranının ne kadar olduğu, mahkememizin yetkili olup olmadığı, yemek hizmetinde kullanılan ekipmanların iade edilip edilmediği, bedellerinin istenilip istenilemeyeceği vade farkı faturalarının sözleşmeye uygun olarak alınıp alınmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın, fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin olduğu,
Davacı şirket ile davalı arasında 23/07/2015 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalanarak davacı yemek hizmeti vermeyi kabul etmiş olup davalı bu hizmet karşılığında bedeli ödemeyi kabul ettiği, davalı bu borcunu ifa etmediği iddiasıyla davacının davalı tarafa noter aracılığı ile ihtarnameler gönderdiği anlaşıldığı, davacı taraf sözleşme gereğince bedel tahsil edemediğinden sözleşmeyi feshederek mevcut bakiye alacağı için takip başlatmış olduğu, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya sunulan rapor incelendiğinde, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları yasaya ve usule uygun olduğu dolayısıyla sahibi lehine delil olarak kullanılabileceği anlaşılmakla, davalı tarafın defterleri ise açılış ve kapanış onaylarının bulunmadığı, kayıtlarda noter tasdiklerinin var olmadığı tespit edildiğinden sahibi lehine delil niteliğine haiz olmadığı anlaşıldığından, hükme esas delil olarak değerlendirilmemiş olup,
Davacı şirket defter ve kayıtlarında davacı iddiası olan 211.520.87 TL fatura bakiye alacağın mevcut olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporu değerlendirildiğinde davalının haklı bir sebebe dayanmaksızın borcunu ifa etmediği anlaşıldığı, bu sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacının feshinin ihtarnameler ve dosyada mevcut diğer deliller dikkate alındığında hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak mevcut bakiye alacağı olan alacak yönünden takibe yapılan itirazın iptaline yönelik karar verilmekle beraber,
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerektiği göz önüne alınarak,
Tüm bu sebeplerle davalı borçlunun takibe yaptığı itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, takip bedelinin likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya Numarası 2021/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 05/07/2021 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine ara buluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-Davalının, .... İcra Müdürlüğü' nün 2020/... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin aynen devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si (42.978,95.-TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İcra takibine vaki itirazın bu şekilde iptali ile icranın DEVAMINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 14.679,46.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.595,40.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.084,06.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 34.234,00.-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 59,30.-TL Başvuru Harcı, 2.595,40.-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.000,00.-TL Bilirkişi ücreti, 116,85.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.771,55.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!