WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/338 Esas
KARAR NO : 2024/82

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2021
KARAR TARİHİ : 31/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... markası adı altında protez saç hizmeti gerçekleştirdiğini, kendisine ait iş yerinde 01/02/2019 tarihinde postaneden bir mektup geldiğini, bu mektupta ismini ... olarak açıklayan şahsın kendisinin davalının yanında sigortalı bilgi işlem sorumlusu olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca davalı tarafından kendisine iş olarak internet sitelerinde sahte hesap açtırdığını böylece diğer protez saç imalatı yapan firmaları hakkında kötü yorumlar yazmasını istediğini, kendisine bu talimatları davalı tarafından Whatsapp üzerinden verildiğini belirttiğini, bunun üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, iddianamenin kabul edilmesiyle ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalı hakkında yargılama devam ettiğini beyanla; haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin men'i ve ref'inin sağlanmasına, şimdilik 35.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, işbu kararın kesinleşmesi ile ilan edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin, davalıya usul ve yasaya uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğunu, dava açılmadan önce davalı müvekkilinin yerleşim yeri adresinin değiştiğini, tebliğ işleminin tebligat kanununa göre usule uygun yapılmamış olduğunu, tebligatın muhatabın (davalı müvekkilin) bilinen adresine yapılması gerekirken, yanlış adrese gönderilmiş olduğunu, bu hususa ilişkin 01.04.2021 tarihli kira sözleşmesi, kira bedeli ödeme dekontları ödeme dekontları ve elektrik, su ve doğalgaz faturalarının sunulmuş olduğunu ve bilinen yerleşim yeri adresinin "... "olduğu, dava açılış tarihinin ise 09.06.2021 olduğu, dava dilekçesinin tebliğ işlemi ve dosyada yapılan diğer tebliğ işlemleri usule ve yasaya aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, Türk Ticaret Kanunun 60. Maddesi gereği haksız rekabetten doğan tazminat davalarına ilişkin talepler bu hakkın doğumunu öğrendiği günden itibaren 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, somut olayın 01/02/2019 tarihinde davacıya gönderildiği iddia edilen mektup ile işbu hakkın doğumunun başladığı gün 01/02/02019 tarihi olduğu düşünüldüğünde davanın zamanaşımının 01/02/2020 tarihinde dolmuş olacağı, huzurdaki davanın ise 09/06/2021 tarihinde ikame edildiği, iddia edilen ihbar mektubu ve işbu mektubun tebliğ edildiğine dair evrak bulunmadığını, davacının dava nedeninin işbu ihbar mektubuna dayandığından ihbar mektubunu ve tebliğ mazbatasını dosyaya sunmak zorunda olduğunu, davacının dava dilekçesinde dayandığı ihbar mektubu ve tebliğ mazbatası görülemediğinden işbu delile karşı cevap verme hakkının saklı tutulduğunu, davacı firmanın iş düşüşlerinin sadece davacı tanığının yorumundan kaynaklandığı iddiasının soyut ve ispata muhtaç olduğunu, kesinlikle kabul manasına gelmemekle birlikte davacı firmanın iş düşüşlerinin sadece davacı tanığının yorumundan kaynaklandığı düşünülse bile davacının işbu iddiası soyut ve ispata muhtaç olduğunu, davacının iddia ettiği zarar kalemi soyut, mesnetsiz ve ispatlanamamış olduğundan davanın reddinin gerektiğini, iddia edilen bu yorumların sosyal medyada ne kadar kaldığı, kaldırılıp kaldırılmadığı, haklarında kaç tane yorum yapıldığı hususunun da belli olmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zarar soyut ve ispata muhtaç olduğunu, davacı vekili beyanları ve davacı tanığı ...'nun müvekkili şirkete karşı beyanlarının asılsız olduğunu, müvekkilinin işbu tanıkla devam eden davaları bulunduğunu, haksız iftira niteliğindeki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tek dayanağı işbu tanık delili olduğundan davanın esas yönünden reddi gerekmekte olduğu, Davacı tanığı... ve dava dışı ...'nin isimli şahıslar, müvekkilin sahibi olduğu ... isimli firmada çalışmakta iken müşterilerle ve şirket çalışanlarıyla, şirketin etik ve ahlak kurallarına aykırı olarak ve şirket isim ve itibarını zedeleyebilecek davranışlarından ötürü müvekkili tarafından haklı nedenle işten çıkarılmış olduklarını, iş akitleri haklı nedenle feshedilen davalılar müvekkili şirkette çalışmalarına devam ederken müvekkilin müşterilerinin kişisel bilgilerini ve telefon numaralarını da hukuka aykırı şekillerde çaldıklarını, bu bilgileri birbirleri ve şirket dışı 3.şahıslarla paylaştıkları, müvekkili firma ile aynı hizmet konulu ... isimli rakip bir şirket açıp müvekkilinin müşterilerini birer birer arayarak kendi firmalarına çekmeye çalıştıklarının öğrenilmiş olduğunu, davacı tanığı ... ve dava dışı ...'nin işlemiş oldukları fiillerle, müvekkilinin hem şahsi hem ticari itibarını telafisi olmayacak şekilde zedelediklerini, maddi ve manevi kayıplarına yol açtıklarını, haksız yere suçlamalara maruz bıraktığı gibi aynı sektörde faaliyet gösterdiği rakip firmalar nezdinde küçük düşürüldüğü, müşterilerinden kişisel bilgilerinin bir başka kimse eline geçmiş olması nedeniyle çok sayıda şikayet alındığı gibi şüphelilerin haksız rekabete konu fiilleri nedeniyle de çok sayıda müşteri kaybı yaşanmış olduğunu, aynı zamanda davacı tanığı ...ve dava dışı ...'nin sahte satış yöntemleri ve sahte hesaplarla yarattıkları olumlu müşteri yorumları ile de tüketicileri kandırdığı ve aynı sektöre faaliyet gösteren müvekkili ile bu şekilde de haksız rekabete girişmiş oldukları, davacı tanığı ... ve dava dışı ...'nin, objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı eylemleri ile müvekkilinin kişilik haklarına da tecavüz ettiklerini, müvekkilinin iyi ve haklı şöhretini korumasına engel olmak istemiş oldukları bu sebeplerle; ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın esas ve usul yönünden reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
DELİLLER:
... Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu ...Soruşturma sayılı dosyası örneği, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya örneği, Arabuluculuk Son Tutanak örneği, fatura örnekleri, ekran görüntülerinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 16/03/2022 tarihli celsesinde davacı tanıklarının hazır olduğu ve dinlenilmesine karar verilmiş olmakla; Davacı tanığı ...'nun ;"Ben ... firmasında 2018 Şubat ayında bilgi işlem kısmında ...'ın yanında çalışıyordum, ... benden ...'in ... markası hakkında internet sitelerinde özellikte şikayetvar sitesinde kötü yorumlar yazmamı istedi, bende bunun üzerine farklı farklı kullanıcı isimleri açarak, yaklaşık 8 adet kullanıcı ismi açmış olabilirim, en az hafta da bir kere bu isimlerin altında ...'in müşterisiymişim gibi yorumlar yaptım, bu yorumlar ürünlerini kullandığımı ve memnun kalmadığımı, kaliteli olmadığı, sağlık problemleri yaşadığıma dair yazılardı, duyduğum kadarıyla ... benim dışında başka çalışanlardan da aynı talepte bulunarak, ... markası ve başka markalar hakkında da kötü yorumlar yazılmasını istediği biliyorum, ancak kimlerden istendiğini bilmiyorum." şeklinde,
Yine davacı tanığı ...'in; "Ben ... markasında 6 yıldır satış danışmanı ve müşteri temsilcisi olarak görev yapmaktayım, 2018 Ocak Şubat ayları gibi ciddi şekilde müşteri kayıpları yaşamaya başladık, gelen müşteriler ile 1 hafta sonrası icin anlaşarak kapora alıyoruz, müşterileri arıyorum, aradığım birçok müşteri haklarında internet sitelerinde kötü yorumların ve şikayetlerin olduğunu, bu sebeplerle başka firmalar ile anlaştıklarını bana söylüyorlardı, hangi müşteriyi arasam 'aa siz o firma mısınız' diyerek telefonu yüzüme kapatıyorlardı, bende böyle olunda benimle alakalı da bir sorun mu var diye düşünüp üzülüyordum, ben davalı ...'ı tanımıyorum." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Davacı tanığı ...'nun ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.11.2021 tarihli duruşmasında vermiş olduğu beyanda; "2018 şubat ayından ağustos ayma kadar ...'ın ...adresinde bulunan protez saç merkezi iş yerinde , bilgi işlem personeli olarak çalıştım. Çalıştığım sürede yirmiye yakın personel bulunuyordu. Başlangıçta evrak işlerine bakıyordum. Sonradan patronum olan ... bey benden, başka firmaları İnternet üzerinden kullanıcılarıymışım gibi karalamamı istedi. Daha sonrasında ben kendisine bunun hukuki olup olmadığını sorduğumda, ... Bey bana ...'in firmasının da bize bu şekilde kötülediğini söyledi. Daha sonrasında ben işimi yapmaya devam ettim. ... beyin söyledi şekli ile ... isimli İnternet sitesine girerek ...'in ... isimli firmasında protez saç yaptırmışım ve mağduriyet yaşamışım gibi yorumlar yazdım. Çok sayıda yorumlar yazdım. Sayısını hatırlayamıyorum. Yazmış olduğum yorumlarımda örnek olarak "kullanıcıyım ve mağduriyet yaşadım. Beni kandırdılar, beni dolandırdılar” şeklinde yorumlar yazdım. Daha doğrusu yazdırıldı. Ne yazmam gerektiğini ... Bey başımda durarak bana dikte ediyordu. Dosyada yer alan WhatsApp yazışmaları benim ... no.lu telefonum ile ...'ın (kendisini ... olarak tanıtır) ... no.lu telefonu arasında yapılan yazışmalardır. Yazışmalar telefonumda halen mevcuttur. Zaman içerisinde yaptığımın doğru olmadığını düşünerek vicdan azabı çektiğim için dilekçe vererek işten ayrıldım. Müşteki ...'i tanımam, işten ayrıldıktan bir iki ay sonra şu an bana örneğini göstermiş olduğunuz mektubu ... Protez Saç Merkezine mektup yazarak gönderdim. Bu mektubun içeriği doğrudur. Müşteki ... ile herhangi bir iletişime geçmedim. Şu anda çalışmıyorum, ...'ın ifadesinde yer aldığı gibi iş etiğine uymadığım veya iş yerinde duygusal ilişki yaşadığım, hediye aldığım iddiaları doğru değildir. Konu hakkında polise de ifade verdim. O ifadelerim de doğrudur. Cep telefonumda mevcut olan watsapp yazışmalarının çıktılarını Cumhuriyet Başsavcılığınıza sunacağım" dediği görülmüştür.
... 16. Asliye Ceza Mahkemesince, davalı sanık ... hakkında 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet suçundan yapılan yargılama neticesinde verilen ... Esas ... Karar sayılı kararına itiraz edilmesi üzerine dosyanın ... Esas numarasına kaydedildiği ve ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 62/1-a maddesi uyarınca takdiren ve kastının yoğunluğu dikkate alınarak teşdiden 365 GÜN adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, filden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 304 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen cezadan 5271 Sayılı CMK'nın 251/3 maddesi son cümlesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 228 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen 228 gün adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL'den çevrilerek sanığın toplam 4.560,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat hasıl olmadığından hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, kararın istinaf kararı ile 20/10/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 12/09/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "... Cumhuriyet Savcılığına yapılan 30.12.2020 tarihli ve 15.01.2021 tarihli ... vekili tarafından dava dışı ... ve dava dışı ... ve dava dışı ... adına ... hakkında asılsız suçlamalar ve itibarını zedelemek hususlarında savcılıkta suç duyurusunda bulunulmuş olduğu,
... 14. Ticaret Mahkemesi nezdinde 12.02.2021 tarihi ile ...sayılı dosyada ... tarafından dava dışı ...ve dava dışı ... adına dava açılmış olduğu, ilgili dosyada TTK'nun 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri gereği maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş olduğu, davada yürütülen yargılamanın devam ettiği,
Diğer taraftan ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi, ... E. Ve ... K. Dosyasının 19.11.2021 tarihli gerekçeli Kararı ile; Sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan, Sanığa verilen 228 gün adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 50 TL'den çevrilerek sanığın toplam 11.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu, ancak mahkemenin 17.03.2022 tarihli yazısı ile dosyanın istinaf aşamasında olduğu, Somut olayda kötülemenin doğrudan doğruya davacının işletmesine yönelik gerçekleştirildiği anlaşılmış olup; davalı yanın eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği, Davacı yanın maddi tazminat olarak 20.121,27 TL talep edebileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi heyeti 06/03/2023 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; "Davalının kötüleme suretiyle haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiği, davalının defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle elde etmesi muhtemel menfaatin hesaplanamadığı, davacının zararının 51.581,58 TL olarak değerlendirilebileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız rekabet; adi iş ve ticari iş ayrımı yapılmaksızın, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlardır. Haksız rekabet'in tanımı Türk Ticaret Kanunu'nda açık bir şekilde yapılmamışsa da “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” (T.T.K. md. 54/2) şeklinde genel çerçeve çizilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu 54 vd. hükümlerinde düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümlerde amaç, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır (TTK md. 54, f. 1). Bu amacın sağlanması için Kanun dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalar olarak isimlendirilen bir dizi eylemi yasaklamaktadır (TTK md. 55). Kanunda sayma suretiyle belirtilen bu davranışların sınırlı sayıda olmadığı ve bunlara benzer davranışların da haksız rekabet olarak kabul edileceği anlaşılmaktadır.
“Dürüst” ve “bozulmamış” rekabetin sağlanması, haksız rekabete ilişkin hükümlerin temel amacıdır (TTK m.54). Rekabet hükümleri, ekonominin, tüketicinin ve kamunun menfaatine uygun olarak hukuka uygun/saf/dürüst ve “bozulmamış” rekabeti temin ederek güvenli ticari ilişkilerin doğmasına yardımcı olur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. ve 62. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK m.62'de dört bend halinde haksız rekabet teşkil eden fiiller sayılmış, maddenin ilk bendinde TTK m. 55'e atıf yapılması nedeniyle, TTK 55'te yer alan fiiller de haksız rekabet kapsamındadır.
Dürüstlük kuralına aykırı davranışların neler olduğu TTK'nın 55. maddesinde sayılmış olup, haksız rekabet olarak kabul edilen davranışlardan biri de "gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibi gereksiz yere kötüleyici veya rakibin tanınmışlığından yararlanan karşılaştırmalı reklâmlar" dır.
Kanunda kötüleme şu şekilde ortaya konulmaktadır: "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek." Bu açıdan kötüleme, karalamayı, perdelemeyi, değerini küçümsetmeyi ve düşürtmeyi kapsar. Kanunun gerekçesinde de bahsedildiği üzere, kötüleme yoluyla haksız rekabette, rakip üzerinde bırakılan olumsuz etkiyle ve onun itibarına zarar vermek suretiyle avantaj sağlanmaktadır. Kötülemede amaç rakibin mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yermek, saygınlığına zarar vermektir. Yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici beyanlarla icra edilen kötüleme, sadece rakibe yöneltilerek değil, nihai müşteri hedef gözetilerek de gerçekleştirilebilir. Yani, nihai müşteriler nezdinde bu şekilde menfi duygu ve kanaatler meydana getirilmesi ile de rakibe zarar verilebilir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda eldeki somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davalı hakkında yapılan yargılama neticesinde ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet suçundan neticeten 4.560,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiği, kararın 20/10/2022 tarihinde kesinleştiği,
Davacının protez saç işi ile ilgilenen iş yeri olduğu, davalının da aynı alanda iş yeri olduğu tanık ...'nın olay tarihinde davalının işçisi olduğu, ... 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nce bilgisayar bilirkişisinden ve ...'dan alınan telefon kimlik bilgisine göre davalının adına kayıtlı olan ... numaralı telefon ile tanık ...'nın ... numaralı telefonundan yaptıkları whatsapp üzerindeki yazışmalardan tanık ...'nın çalıştığı süreçte "..." isimli siteden ve internet üzerinden bilirkişinin de tespit ettiği üzere karşıt firma olan davacının firması aleyhinde yazılar paylaşılması konusunda konuştukları, tanık ...'nın davalının istemiyle hazırladığı yazıları davalıya gönderdiği, davalının da "yazalım" şeklinde tanığı yönlendirdiği, sonuç olarak davalının; işçisi olan ...'yı diğer firma olan davacının firması aleyhinde internet ortamında, başkalarının iş ürünlerini ve ticaret işlerini gerçeğe aykırı beyanlarla kötüleyerek TTK 51/1 maddesindeki eylemi aynı kast ile birden fazla kez gerçekleştirdiği sabit olmakla, davalının davaya konu eylemlerinin "kötüleme" olarak değerlendirildiği, zira kötülemenin doğrudan doğruya davacının işletmesine yönelik gerçekleştirildiği, bu açıdan kötülemenin haksız rekabet niteliğinde olduğu, kötülemenin bizzat davalının onayı ve talimatı ile yapıldığı anlaşılmakla, davalının husumet ehliyetinin bulunduğu ve davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Maddi tazminat talebi yönünden, mahkememizce de hükme esas alınan bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli 06/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda davacının maddi zararının 51.581,58 TL olduğu; manevi tazminat talebi yönünden ise davalının, davacının işletmesini kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunmasından dolayı uğradığı manevi zararın tazmini talebinin haklı olduğu, duyulan manevi zarar ile haksız rekabet fiili arasında illiyet bağı bulunduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının, davacının işletmesini kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine ve ref'ine, haksız rekabetten dolayı 51.581,58 TL maddi tazminatın 29/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, haksız rekabetten dolayı takdiren 30.000 TL manevi tazminatın 29/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-11. fıkrası ;"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
Davalının, davacının işletmesini kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine,
Haksız rekabetin men'ine ve ref'ine,
Haksız rekabetten dolayı 51.581,58 TL maddi tazminatın 29/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Haksız rekabetten dolayı takdiren 30.000 TL manevi tazminatın 29/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.572,83-TL karar ve ilam harcının, peşin harç ve tamamlama harçlarının toplamı olan 2.588,65‬-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 2.984,18-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Maddi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul olunan miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği kabul olunan miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat talebi yönünden; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği reddolunan miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 9.974,95‬-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 5.368,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 48,60 TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 22,45 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 710,42-TL'sinin davalıdan, 609,58‬-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/01/2024

Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza

YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
59,30 TL BAŞVURMA HARCI 2.588,65‬‬ TL PEŞİN +TAMAMLAMA HARCI
2.588,65‬‬ TL PEŞİN +TAMAMLAMA HARCI + 2.984,18‬‬ TL EKSİK HARÇ
8,50 TL VEKALET HARCI 5.572,83 TL KARAR VE İLAM HARCI
7.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
+ 318,50‬ TL TEBLİGAT ÜCRETİ
9.974,95 TL TOPLAM