T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/240 Esas
KARAR NO : 2024/149
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 16/04/2021
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş.'nin, yurt çapında muhtelif noktalarda, yüksek hızda internet erişimi sağlamak amacıyla 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili yönetmelikleri kapsamında yetkilendirilerek bireysel ve kurumsal abonelerine ses, data ve görüntü alanında iletişim çözümleri sunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun denetim ve gözetiminde faaliyet gösteren bir elektronik haberleşme işletmecisi olduğunu, davalı ... İletişim Hizmetleri Pazarlama A.Ş.'nin ise kurumsal, bireysel ve kamu kurumu müşterilerine sabit telefon, hat kiralama, numara tahsisi, numara taşıma vb. ses servisleri ile bireysel abonelik, VPN, depolama (bulut), ..., Güvenlik Duvarı (...) vb. internet ve veri güvenliği hizmeti sağlayan bir telekomünikasyon şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan “Elektronik Haberleşme Hizmetlerine İlişkin Çerçeve Sözleşmesi” ve eki Şartname uyarınca müvekkili ...'ın, davalı ...’nın halihazırda hizmet verdiği veya yeni edineceği müşterileri için bir internet erişim yöntemi olan VAE (Veri Akış Sistemi) sistemine geçirebilmesi amacıyla gerekli alt yapıyı kurarak; omurga (backbone) hizmeti, bir diğer anlatımla farklı noktalardan alınan trafiğin uygun bir şekilde ... veri merkezine taşınması ve bu noktalara internet akışı sağlanması hizmetini vermeyi, davalı ...'nın ise 48 ay boyunca bu hizmeti satın almayı taahhüt ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalı ...'nın, ticari faaliyetinin konusu olan internet hizmetini kendi müşterilerine sağlamak ve geliştirmek amacıyla Müvekkili ...’dan toptan bir hizmet satın almayı taahhüt ettiğini, ne var ki VAE altyapısının çalışır halde Davalı ...’ya tesliminin davalı ...’dan kaynaklanan sebeplerle 2018 Temmuz ayında tamamlanabildiğini, taraflar arasında imzalı sözleşme ve hizmetin kapsamı gereği davalı şirketin, hizmetin sağlanması için kullanılacak ürün/cihaz seçimini yapması, müvekkiline gerekli tüm donanımı sağlaması ve kendi altyapısını Müvekkilinden hizmet almaya uygun hale getirmesinin gerekli olduğunu ancak davalının tüm bu hazırlıkları tamamlamasının uzunca bir süreç aldığını, davalının kendisinden beklenen ürün seçimini dahi Şartname’nin imza tarihinden 6 ay sonra yaptığını, bununla birlikte altyapı ve donanım eksikliklerini de ancak Temmuz 2018’de tamamlayabilen Davalı ...’ya hizmetin ancak Temmuz 2018’den sonra verilebildiğini ve taraflar arasındaki sözleşme gereği ilk faturanında da bu tarihten sonra kesildiğini, davalı şirketin, müvekkili...’dan sözleşme ile kararlaştırılan hizmeti Temmuz 2018’de almaya başladığını ve sözleşme eki niteliğindeki şartname uyarınca 48 ay boyunca bu hizmeti almayı taahhüt ettiğini, bizzat davalı şirket yetkilisi tarafından gönderilen e-mailler ve taraflar arasında süregelen yazışmaların da da hizmet başlangıcının 01.07.2018 olarak belirlendiğini ve ilk faturanın bu tarihten sonra kesileceğinin taraflar arasında tartışmasız şekilde kabul edildiğini, ancak davalı şirketin, 11.11.2020 tarihinde müvekkili şirkete KEP üzerinden gönderdiği ihtar ile sözleşmeyi süresinden önce haksız şekilde feshettiğini, davalı şirketin fesih ihbarına ilişkin müvekkili şirket tarafından gönderilen 02.12.2020 tarihli cevabi yazı ile hizmet süresinin 01.07.2018 tarihi ile başladığını, taraflar arasında yapılan yazışmalar ve şartname koşullarına göre davalı şirketin hizmet alma taahhüdünün 30.06.2022’de biteceğinin kesinleştiğini ve süresinden önce gerçekleştirilen feshin Şartname’nin 8.6. maddesinde yer alan “cayma” hükümleri doğrultusunda değerlendirilerek 820.029,69-TL cayma bedelinin ödenmesinin ihtar edildiğini, müvekkili şirketin işbu cevabi yazı öncesinde KDV ve ÖİV bedeli dahil olmak üzere toplam 1.029.137,26-TL cayma bedelinin yansıtıldığı 30.11.2020 tarihli ... nolu faturayı düzenleyerek davalıya ilettiğini ve ilgili faturaya yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gibi fatura iadesinin de yapılmadığını, böylece fatura içeriğinin karşı tarafça kabul edildiğini ve kesinleştiğini, davalı şirketin 16.12.2020 tarihinde bir yazı daha göndererek süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğindeki cayma bedelini kabul etmediklerini ilettiklerini, davalı şirket tarafından son yazının gönderilmesinden yaklaşık 1 ay sonra müvekkili şirkete 18.01.2021 tarihinde bir yazı daha gönderildiğini ve dayanaksız ve sözleşmenin esası ile bağdaşmayan gerekçelerle cayma bedelinin fahiş olduğunu ileri sürdüğünü, sonuç olarak uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini amacıyla davalı tarafından arabulucuya başvurulduğunu, taraflarından 20.01.2021 tarihinde aynı dosya üzerinden arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamaması nedeniyle işbu davayı açtıklarını, davalı şirketin, taraflar arasında imzalı sözleşmeyi haksız şekilde süresinden önce feshettiğini, sözleşmenin süresinin ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin ne zaman sona ereceği hususunda taraflar arasındaki anlaşma koşullarının ve ortak iradenin esas alınacağının tartışmasız olduğunu, sözleşmenin bütünü incelendiğinde, taraflar arasında 48 aylık sürenin imzadan değil hizmetin ifasından başlayacağının ve hizmetin 48 ay süre ile ... tarafından belirlenen fiyatlarla davalıya verileceğinin taahhüt edildiğini, davalının da bu kapasitede internet hizmetini 48 ay süre ile almayı ve ücretini ödemeyi taahhüt etmesi yönünde bir anlaşma olduğunun açık olduğunu, davalı şirket tarafından 11.11.2020 tarihli fesih ihbarının haksız ve sözleşme şartlarına aykırı olup Şartnamenin 6. maddesi uyarınca cezai şart ödenmesini gerektirdiğini, davalı şirketin, cayma bedelinin yansıtıldığı faturaya 8 gün içerisinde usulüne uygun şekilde itiraz etmediğini, fatura içeriğini kabul ettiğini beyanlarla davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce ve haksız feshi nedeniyle 1.029.137,26-TL cayma bedelinin şimdilik 100.000,00 TL’sinin sözleşmenin fesih tarihi olan 11.11.2020 itibariyle ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili ...’a ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı ...’ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı ...A.Ş. “... ...” veya “...”) ile imzalanan “Şartname” ya da “Sipariş Formu” olarak adlandırılan ve 31.10.2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe konulan davacı şirketin bu tarihi dahi manipüle etmeye, kendi iç onay tarihini esas alarak şartname tarihini 17.11.2016 olarak göstermeye çalıştığını, oysa bizzat kendisi tarafından dosyaya sunulan Şartname örneğinin giriş maddesinde “No/Tarih: 31.10.2016” yazılı olduğunu) Şartname'nin sırasıyla 4. ve 7. maddelerine göre, hizmetin toplam süresinin 48 ay olarak belirlendiğini ve 8 ila 10 hafta içinde kurulum ve devreye alma sürecinin tamamlanması ve VAE altyapısının çalışır vaziyette müvekkili şirkete tesliminin öngörüldüğünü, bu şekilde kurulumun tamamlanmasının öngörüsünün ... tarafından 8-10 hafta olarak belirlenmiş olmasına karşılık sözleşmenin 48 aylık süresi sonuna gelindiğinde yani aradan geçen 200 haftadan daha fazla bir sürenin ardından halen 6 (altı) POP noktasında (Konya, Trabzon, Zonguldak, Aydın, Denizli ve Manisa) davacı ... tarafından halen kurulum ve devreye alma işlemleri tamamlanmadığını, ağır kusur düzeydeki gecikmeye ve eksikliğe rağmen müvekkili şirketin, davacının dilekçesinde atıf 12.10.2018 tarihli e-posta bkz. EK-L/19 no.lu yazışma) ile sözleşme konusu VAE altyapı amacı dışında kamu ve kurumsal müşterileri için kullanabileceği ve kalan POP noktalarının bir kısmının aynı ayın (Ekim 2018) sonuna kadar kalan kısmın ise aynı yılın sonuna kadar tamamlanacağı yönündeki davacının sözüne/taahhüdüne güvenerek tamamlanan ve hizmet verilmeye başlanan kısım için fatura düzenlenebileceğini belirttiğini, burada davacının iddia ettiği üzere, sözleşmenin başlangıç süresinde bir değişiklik söz konusu olmayıp, fatura kesimine başlanılabileceğinin belirtildiğini, sözleşmenin süresi ile davacının hizmet vermeye başladığı tarihin iki ayrı husus olup, davacı tarafından 48 aylık sözleşme süresinin başlangıcı olarak gösterilmeye çalışıldığını, davacının ...'ü hem sözleşmeyi ağır şekilde ihlal edip hem de bu şekilde tehditkar tavır takınabilmesinin ardında yatan gücün ise, Şartname'ye konu altyapının tek toplama noktalı olarak ...'e bağımlı olarak tasarlanmış olması, böylece gerçekte hiçbir objektif bir neden/engel olmamasına rağmen müvekkili şirketin kapasite artırım talebine olumlu yanıt vermeyerek aynı süreçte başlayan büyük ve önemli projelerine engel olabilme kapasitesi olduğunu, sözleşmenin süresinin sona ermiş olup davacının iddia ettiği gibi haksız feshin söz konusu olmadığını, sözleşme konusu hizmetin kurulumunu ve devreye alma işlemlerini gereği gibi ve zamanında yapmayarak sözleşmeyi ihlal eden ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen bizzat davacının kendisi değilmiş gibi üzerine bir de cayma bedeli talep ederek haksız ve kötü niyetli şekilde zenginleşmeye çalıştığını, ayrıca davacının bir yandan Şartname'yi ağır şekilde ihlal edip üstlendiği kurulum ve devreye alma işlemlerini dahi Şartname'de öngörülen 8 ila 10 hafta içinde bitirmeyip üstüne bir de müvekkili şirketin ödemekle yükümlü olduğu sözleşmesi süresini kendi gecikmesine bağlı olarak uzatmaya çalışmasının en başta dürüstlük kuralının ihlali olduğunu, ilgili hizmete dair ilk defa faturanın düzenlenmiş olmasının, kurulum ve devreye alma tamamlandığı anlamına gelmediğini, davacının, düzenlediği cayma bedeli faturası ile ilgili mahkemeyi yanıltmaya dönük alenen gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, hizmetin ve kurulumun sözleşmeye aykırı şekilde geç teslim edildiği konusunun taraflar arasında çekişmesiz olduğunu, davacının kötü niyetli olarak bu gecikmedeki kusurunun haksız ve mesnetsiz yere müvekkili şirkete yükleme gayretinde olduğunu, oysa yüklenici konumundaki davacı yerine müvekkili şirketin işin geç ve kusurlu tesliminde dahli veya kusurunun olabilmesi teknik ve teorik açılardan mümkün olmadığını, taraflar arasındaki yazışmaların davacının kasta varan ağır kusurunu açıkça teyit ettiğini, açıklamaları ve mevcut deliller karşısında davacının talep ve iddialarının hukuken yersiz ve mesnetsiz olduğunu, bilakis kusurlu ve sözleşmeye aykırı eylemleriyle neden olduğu müvekkili şirket zararlarını tazminle yükümlü kılınması gerektiğinin açık olduğunu beyanlarla davacının/karşı davalının sözleşmeye, usule ve yasaya aykırı, hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, karşı davalarının kabulü ile davacının/karşı davalının sözleşme ile üstelendiği yükümlülükleri zamanında, gereği gibi veya hiç ifa etmemesi ve kusurlu ifası nedeniyle müvekkili şirket lehine belirsiz alacak davası kapsamında asgari tutar olarak öngörülen 2.000.000 TL maddi tazminat alacağının HMK. m. 107 uyarınca artırım hakları saklı kalmak üzere-zararlarının doğduğu tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, 250.000,00.-TL manevi tazminat alacaklarının zararın doğduğu tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı/karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı - karşı davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacının karşı davaya yönelik iddialarını taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde sözde ayıp ve geç teslime dayandırdığını, buna karşılık maddi ve manevi zararı doğduğunu iddia ettiğini, davalı/karşı davacının dilekçesinin 20. sayfasında ve 58. Paragrafında yer alan mesnetsiz zarar iddialarının birçoğunun belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinin aşikar olduğunu, davalı/karşı davacı tarafından maddi tazminat talebine dayanak gösterilen alacak kalemlerinin tamamına yakınının açık ve net tutarlar üzerinden gösterilmesine rağmen dava tarihi itiberiyle alacak miktarının belirlenebilir olduğunu, karşı tarafın, karşı dava dilekçesinin açık ve net şekilde maddi tazminat talebine konu alacak kalemlerini sıraladığını, neredeyse her biri için net tutarlar göstermediğini ve düzenlenen faturalara işaret ettiğini, bu nedenle açık ve net bir şekilde belirlediği alacaklar yönünden işbu belirsiz alacak davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davalı/karşı davacının delillerini usule uygun şekilde sunmamış olup; özellikle iddia ve savunmalarını ispatı için ileri sürdüğü mail yazışmalarının, kendi el ürünü olduğundan değil delil, delil başlangıcı olma vasfını dahi haiz olmasının mümkün olmadığını, tarafların görev ve sorumluluklarını net bir şekilde ortaya konulabilmesi ve müvekkili şirketin davalı/karşı davacı şirketin taşeronu değil, servis sağlayıcısı olduğunun hatırlatılabilmesi için İş akış şemasının doğru bir şekilde ortaya konulmasının elzem olduğunu, müvekkilinin finans birimiyle yaşadığı problem nedeniyle yazı gönderildiği soyut iddia karşısında davalı/karşı davacının esasen cihaz seçimine ilişkin yazılı teleple bulunması gerektiğini bildiğini ve bu talebi KEP üzerinden müvekkiline bildirdiğini, davalı/karşı davacı tarafından izin yazılarının paylaşılıyor olması kendi taraflarındaki tüm işlemlerin tamamlandığını da göstermemekte; müvekkil Şirketin bazı POP noktaları yönünden izin yazısı gelmiş olmasına rağmen davalı/karşı davacı tarafından gerekli kablolama işlemlerinin tamamlanmamış olması nedeniyle handover yazısını sunmakta gecikme yaşadığını, kendi üzerine düşen yükümlülükleri zamanında ve eksiksiz yerine getirmeksizin, herşeyi müvekkilinden bekleyen bir tavırla adeta müvekilini taşeron olarak bellediğini, taraflar arasında yapıları yazışmalar ve taraflarında sunuları dilekçelerde açıklanıdığı üzere taraflarından herhangi bir kusur kabulü bulunmadığını, davalı/karşı davacının mesnetsiz ayıplı, geç ve eksik ifaya yönelik hiçbir iddiasını kabul etmediklerini, davalı karşı davacı yaşanan internet kesintilerine gerek konfigürasyon değişikliği gerekse kendi sorumluluğunda bulunan cihaz ve ekipmanların bakım ve lisanslamaişlemlerini gerçekleştirmeyerek sebep olduğunu, üzerine bir de ekipmanların destek bakın ve onarımlarından müvekkilinin sorumlu olduğu yönünde taraflar arasında sözleşme ve eki şartname hükümlerine aykırı bir iddia ortaya attığını, aslen ilgili konunun takibinin kendi sorumluluğunda olduğunu bilen davalı/karşı davacının bakim-destek paketi için teklifler aldığını, bu teklifleri yüksek bulması sebebiyle müvekkil şirketten ricacı olduğunu, bu hususta yine karşı tarafın dilekçesinde ...'nın bakım-destek anlaşması yapması ve bu hizmeti almasına fiilen ve hukuken imkan bulunmadığı yönündeki iddiasının çelişki yarattığının da oldukça açık olduğunu, davalı/karşı davacının dilekçesinde ileri sürdüğü zarar iddialarının açıkça art niyetli olduğunu, zarar iddiasını ispat edilemediğini, bizzat kendi kusurlu davranış ve işi kötü yönetmiş olması nedeniyle meydana gelen internet kesintileri sebebiyle abonelerine indirim yaptığını belirttiğini bu indirim bedellerini de müvekkilinden talep ettiğini, asıl dava dilekçesinde detaylarıyla ve hukuki dayanakları ile açıklandığı üzere davalı/karşı davacının, sözleşmeyi süresi sona ermeden “süre sonu gerekçesiyle" haksız şekilde feshettiğini beyan ederek belirsiz alacak davası açılamayacağına ilişkin usule ilişkin itirazları doğrultusunda öncelikle karşı davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde işbu karşı davanın sadece fırsat maliyeti, marka değer kaybı ve manevi tazminat talepleri yönünden ele alınmasına, davalı/karşı davacıya dilekçesini ve delillerini HMK'ya uygun şekilde sunması için kesin süre verilmesine, neticeten haksız ve mesnetsiz karşı davanırı reddi ile asıl davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, sunulan tüm beyan dilekçeleri, celp edilen dosyalar, alınan bilirkişi raporları ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Asıl davanın 100.000,00-TL bedelle açıldığı, davalı vekilinin 18/05/2021 tarihli karşı dava dilekçesini sunduğu ve harcının tamamlandığı anlaşılarak dosyanın heyete tevdii edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
28/04/2022 tarihli duruşmada ana dava açısından taraflar arasında imzalanan elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin çerçeve sözleşme ve eki şartname uyarınca davacı- karşı davalının cayma bedeline hak kazanıp kazanmadığı, sistem alt yapısının çalışır hale getirilmesindeki gecikmenin hangi tarafın kusurundan kaynaklandığı, karşı dava açısından davacı- karşı davalının sözleşme ile üstlendiği edimleri zamanında, gereği gibi veya hiç ifa etmemesi iddiasına dayalı olarak talep edebileceği maddi manevi tazminat miktarı hususlarının tespit açısından dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edilmesine karar verildiği, Mali Müşavir..., Elektronik Haberleşme Mühendisi ..., Bilgi Teknolojileri Grup Müdürü ...İle Nitilikli Hesap Uzmanı Akademisyen ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda; "Sözleşme eki niteliğindeki Şartnamenin (sipariş formu) 17-11-2016 tarihinde imza altına alındığı, sözleşme süresinin 48 ay olduğu, şartnamede ücretlendirmenin yıllara ve internet hacmine göre belirlendiği ve cayma durumunda ödenecek tutarların nasıl hesaplanacağının belirtildiği, 48 aylık toplam fatura bedelinin 1.776.000 TL olduğu, Ayrıca Şartnamenin 7 nolu maddesinde kurulum ve devreye alma süresinin 8-10 hafta olarak hedeflendiği ve faturalamanın VAE altyapısının çalışır vaziyette Müşteri ye teslimi ile başlayacağına dair ibarenin yer aldığı, dosya muhteviyatı yazışmalardan VAE'ye geçiş işlemlerinin Mart 2019 itibarıyla tamamlandığı ve 25 Temmuz 2018 itibari ile projenin başlatılarak, 3 ay sonra ödemelere başlandığı anlaşıldığından, VAE (veri akış erişimi)'nin şartnamede yazdığı gibi başlangıç süresi olarak Mart-2019 olarak kabul edilir ise, Hukuki ve Mali görüş olmamak kaydı ile 48 aylık taahhüt süresinin dolmadığı, Sözleşmenin kurulması sonrasında ... cihazının seçimi, tedariki ve kurulumu aşamasında ... tarafından gecikmelerin yaşandığı, cihazın kurulması akabinde devreye alma aşamasında ... tarafında gecikmeler yaşandığı, POP noktalarında yapılması gereken kurulumlar aşamasında aksiyon planlarının taraflar arasında yapılan yazışmalarla belirlenmiş olduğu, ancak her iki tarafta yaşanan gecikmeler sebebi ile birbirini takip eden süreçlerin akamete uğradığı, taraflar arasındaki yapılan görüşmeler sonucunda projede yaşanan gecikmeden dolayı davalıya ücretlendirmede indirim yapıldığı, sonrasında tarafların karşılıklı“ mutabakatıyla ücretlendirmenin kısmen başlatıldığı, sonrasında 2. ve 3. Faz süreçlerine devam edildiği, Şubat 2020 ve Nisan 2020 tarihilerinde meydana gelen kesintilerin cihaza kartın desteklemedi; bir konfigürasyonun yüklenmesi sebebi ile gerçekleştiğinin üretici firma tarafından belirtildiği, yekili servis tarafından düzenlenen rapordan da anlaşılacağı üzere söz konusu arızaya davalı ... çalışanları tarafından yapılan konfigürasyon değişikliğinin neden olduğu anlaşıldığından kesintiden davacı ...'un sorumlu tutulamayacağı, Cihazın yazılım ve donanım garantisinin hizmetin devreye alındığı tarih itibariyle ... tarafından sağlanması gerektiği, Lisansların yenilenmesi hususunda sorumluluğun ...'de olduğu, Kesinti raporlarından anlaşıldığı üzere, ... ... sorumluluğunda olan cihazlarda yazılım güncellemesi ve elektronik kartların önceden öngörülerek veri trafiğini veya bağlantı trafiğini kaldıracak sistem öngörüsünün önceden yapılması gerektiği, davalı tarafça projenin bitmemiş ve teknik çalışma sürelerinin çok fazla uzamış olması sebebi ile sözleşmenin zamanından önce feshedildiği, sözleşme süresi dolmadan fesih edilme sebebi ile ... marka ... cihazının ..., ... firmasına iade edilmesi gerektiği, sözleşmenin eksik ve geç ifa edilmesinde her iki tarafın kusurlu olduğu, kusur oranlarının takdiri sayın mahkemeye ait olmakla birlikte, gerek davacının gerekse de davalının kusurlu olması nedeniyle, kusur oranlarının yarı yarıya (% 50'şer oranında) paylaştırılabileceği, bu durumda sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinden kaynaklanan cayma bedelini davacının talep edemeyeceği, sadece %50 oranında faturalara uygulanan indirim bedellerinin ... İletişim Tarafından cayma bedeli olarak ..., ... şirketine ödenmesinin uygun olacağı, davalının da sözleşmenin eksik ve kusurlu ifa edilmesinden kaynaklanan zararları talep edemeyeceği, tarafların mutabık kaldıkları anlaşılan, % 50 oranında faturalara uygulanan indirimin 2018 Ekim, Kasım ve Aralık dönemini kapsayan iade fatura toplamının 168.332,85 TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulmuştur.
09/03/2023 tarihli celsede ise; taraf vekillerinin bilirkişi rapora karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmek ve seçenekli talep olunabilecek cayma bedeli ve cayma bedelenin davalı-karşı davacı vekilinin mahvına neden olup olmayacağı hususunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, düzenlenen bilirkişi heyeti ek raporunda neticeten;
"Kök Raporumuzda; Sözleşmenin eksik ve geç ifa edilmesinde her iki tarafın kusurlu olduğu, kusur oranlarının takdiri sayın mahkemeye ait olmakla birlikte, gerek davacının gerekse de davalının kusurlu olması nedeniyle, kusur oranlarının yarı yarıya (% 50'şer oranında) paylaştırılabileceği kanaatine varılmış olmanın yanı sıra Sayın Mahkemece istenen seçenekli cayma bedeli oran ve tutarlarına aşağıda yer verilmiştir¸
Ayrıca kök Raporumuzda belirttiğimiz üzere; sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinden kaynaklı olarak davacının sadece 9650 oranında faturalara uygulanan 2018 Ekim, Kasım ve Aralık dönemini kapsayan iade fatura (indirim bedelleri) toplamı 168.332,85 TL olup ... İletişim tarafından cayma bedeli olarak ... şirketine ödenmesine yönelik kanaatimiz olmakla birlikte ... İletişim Hizmetleri AŞ. vekilince belirtilen “...A. indirimleri yaptığı" hususundaki değerlendirme Sayın Mahkemeniz takdirindedir.
Cayma bedelinin davalı-karşı davacı vekilinin mahvına neden olup olmayacağı hususunda ise hizmet alan ve karşılığında ücret ödeyen taraf olarak elbetteki ...'nın dava dışı firmalardan teklif alması, ... cihazı alımındaki maliyetleri ve işleyişine yönelik diğer maliyetleri dikkate davalı-karşı davacı şirket için öngörülmeyen bir zararın oluştuğu ayrıca cayma hakkına yönelik tazminat ile bu zararının arttığı kanaatimiz oluşmuştur. Ancak bu zararda tarafların müteselsil kusur ve ihmalleri olduğu kanaatimiz mevcuttur.
Cayma bedeli talep edilen davalı-karşı davacının kusurunun bulunması, cezai şartın indirilmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesinde esas alınan sermayenin kaybı, borca batık olma durumuna ilişkin TTK. m. 376 hükmü uyarınca, cezai şartın tahsil edilmesinin sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısını aşacak bir duruma yol açtığına ilişkin somut bir delil sunulmamış olması, davalı-karşı davacının sermaye yapısı, faaliyet konusu ve kapsamı, dikkate alındığında; cayma bedelinin davalı-karşı davacının ekonomik mahvına neden olacağı yönündeki iddia ispata muhtaç olmaktadır (Aydın Çelik, “Tacirin Ekonomik Mahvına Neden Olacak Cezai Şart Miktarının Tespiti Sorunu”, Terazi Hukuk Dergisi, S. 205, Eylül 2023, s. 19 vd.). Değerlendirme; "Yukarıda ayrıntılarıyla arz ettiğimiz nedenlerden dolayı bilirkişi kurulumuzun kök rapordaki görüş ve kanaatinde bir değişiklik oluşmadığı, cayma bedelinin davalı-karşı davacının ekonomik mahvına neden olacağı yönündeki iddianın ispata muhtaç olduğu sonucuna varılmıştır...." gerekçeleriyle kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davalı karşı davacı vekilince 05/12/2023 tarihli dilekçe ile bilirkişi heyeti ek raporuna karşı itirazda bulunulmuştur. Davacı karşı davalı vekili ise 19/12/2023 tarihli dilekçesiyle bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını dosyaya sunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi heyeti ek ve kök raporu ile tüm dosya içeriği birlikte incelenip değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ihtilafın; ana dava açısından taraflar arasında imzalanan elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin çerçeve sözleşme ve eki şartname uyarınca davacı- karşı davalının cayma bedeline hak kazanıp kazanmadığı, karşı dava açısından davacı karşı davalının sözleşme ile üstlendiği edimleri zamanında, gereği gibi veya hiç ifa etmemesi iddiasına dayalı olarak maddi manevi tazminat talep etme koşullarının oluşup olmadığı, sistem alt yapısının çalışır hale getirilmesindeki gecikmenin hangi tarafın kusurundan kaynaklandığı noktalarında toplandığı saptanmıştır.
Davacı- karşı davalı ...A.Ş.' nin yurt çapında muhtelif noktalarda, yüksek hızda internet erişimi sağlamak amacıyla 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili yönetmelikleri kapsamında yetkilendirilerek bireysel ve kurumsal abonelerine ses, data ve görüntü alanında iletişim çözümleri sunan; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun denetim ve gözetiminde faaliyet gösteren bir elektronik haberleşme işletmecisi olduğu, davalı- karşı davacı ... iletişim Hizmetleri Pazarlama Ticaret A.Ş. ' nin de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından Kurumsal, bireysel ve kamu kurumu müşterilerine Alt Yapı İşletmeciliği Hizmeti, İnternet Servis Sağlayıcılığı, Sabit telefon Hizmeti ve Sanal Mobil Şebeke Hizmeti alanlarında hizmet sağlamak üzere yetkilendirilmiş bağımsız bir işletmeci olduğu, sözleşme kapsamında ve şartname hükümleri ile hizmetin davacı-karşı davalı ...A.Ş.' nin( ...) , davalı - karşı davac ... iletişim Hizmetleri Pazarlama Ticaret A.Ş. ' nin ( kısaca ...'nın) halihazırda hizmet verdiği ve yeni edineceği x... ve/veya Internet Al-Sat müşterilerinin daha katma değerli bir hizmet şekli olan VAE'ye (Veri Akış Erişimi) yani yerleşik operatörün altyapısına bağımlılık derecesini azaltarak internet servis sağlayıcısının daha yüksek katma değerli hizmet sunmasına imkan veren bir altyapı erişim modeline geçirebilmesini teminen gerekli backbone (ana omurga) hizmetinin davacı - karşı davalı ... üzerinden sağlanmak üzere xDSL ve/veya internet müşterilerinin oluşturduğu kapasitenin ilgili POP noktalarından öncelikle Söğütözü/Ankara'daki ... Veri Merkezi'ne taşınması ve bu merkezden de internet hizmeti verilmesi yükümlülüğünü üstlenmiş olduğu, özetle farklı noktalardan alınan davalı- karşı davacı trafiğinin uygun bir şekilde ... veri merkezine taşınması ve bu noktalara internet akışı sağlanması üzerine kurulu olduğu şeklinde olduğu belirlenmiştir.
Davacı- karşı davalı ...A.Ş. ile davalı - karşı davacı ... İletişim Hizmetleri Pazarlama Tic. A.Ş. Arasında 27.03.2012 tarihli sözleşmenin münakit olduğu, sözleşmenin 15. maddesi ile sözleşmenin 27/03/2012 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girdiği, sözleşmenin konusunun elektriksel işaretlere dönüştürülebilen her türlü işaret, sembol, ses, görüntü ve verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesini ve alınması hizmetinin ve Elektronik haberleşme tanımına giren faaliyetlerin bir kısmının veya tamamının hizmet olarak sunulmasına yönelik olduğu, sunulacak her bir hizmete ilişkin özel koşulların 27.03.2012 tarihli Sözleşmeye ek Protokollerle düzenlenecek olduğu, Ek Protokollerde yer almayan hususlar bakımından Sözleşme hükümlerinin geçerli olacağı, Hizmete ve müşteriye özel şartlar Ek Protokoller ile belirleneceğinden ilgili sözleşme ile birlikte yürürlükte bulunan Protokol arasında çelişki olması halinde Ek Protokol maddelerinin geçerli olacağı kararlaştırılmıştır. Ayrıca Tarafların Hak ve Yükümlülüklerinin 5. Maddede, Hizmet Ücretleri ve Ödemenin 7. Maddede, Mücbir Sebepler ve Sorumluluğun sınırının 8. Maddede, Sözleşme Süresi ve Feshinin 9. Maddede düzenlendiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki şartnamenin incelenmesinde; taraflar arasında sözleşme eki olarak yer alan şartnamenin ( Sipariş Formunun) 31.10.2016 tarihli olduğu ancak imzalanmasının 17.11.2016 tarihi ile gerçekleştirildiği saptanmıştır. Sipariş Formunun (Şartnamenin) sözleşmenin ayrılmaz eki olduğu, sözleşme hükümleri ile Sipariş Formu arasında çelişki olması halinde Sipariş Formunda belirtilen hükümlerinin geçerli olacağı, müşterinin iş bu sipariş formunda belirtildiği gibi ... merkezinde birinci ve ikinci yıl en az 2.000 Mbps, üçüncü yıl 3.000 Mbps, dördüncü yıl 4.000 Mbps internet erişim hizmetini 48 ay süreyle satın alacağını taahhüt ettiği, toplam Sipariş Bedelinin KDV hariç 1.776.000 TL olduğu, taahhüt edilen bu kapasitenin altında kalacak şekilde hizmet iptali veya hizmet alımını tamamen bitirmesi durumunda iptal tarihinden itibaren taahhüt edilen hizmet süresi sonuna kadarki hizmet dönemini kapsayan bedel muaccel hale gelerek bir defada derhal ve peşinen Cayma Bedeli olarak müşteri tarafından ...'e ödeneceğini kabul ettiği, Şartnamede; Projenin hayata geçirebilmesi için ... merkezde kurulması gereken ... ekipmanı ve POP noktalarında gerekli olabilecek ekipman ve aktif cihazların tedariki ...' un sorumluluğunda olup kurulumu ve devreye alma faaliyetleri müşterinin teknik desteği ile ... tarafından sağlanacağı, müşteri için devreye alınacak VAE altyapısı ile ilgili ... tarafından tedarik edilecek ... ekipmanı ve sadece müşterinin kullanımında olabilecek ekipman ve aktif cihazların sahipliği 48 aylık taahhüt dönemi sonunda müşterinin tüm sözleme koşullarını ve taahhütlerini eksiksiz yerine getirmiş olması şartıyla “1 (bir) TL bedel karşılığı ... tarafından müşteriye devredilecek olduğuna yer verildiği tespit edilmiştir.
Bu haliyle, taraflar arasında yapılan sözleşme ile davacı- karşı davalının bir internet erişim yöntemi olan VAE (Veri Akış Sistemi) sistemine geçirebilmesi amacıyla gerekli alt yapıyı kurarak; omurga (backbone) hizmeti, bir diğer anlatımla farklı noktalardan alınan trafiğin uygun bir şekilde ... veri merkezine taşınması ve bu noktalara internet akışı sağlanması hizmetini vermeyi, davalı- karşı davacının 48 ay boyunca bu hizmeti satın almayı taahhüt ettiği, kurulum ve devreye alma süresinin 8 ila 10 hafta arasında belirlendiği ancak bu süre içinde kurulumun gerçekleşmediği, hizmetin 20 ay gecikmeli olarak 01/07/2018 tarihinde verilmeyene başlandığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı- karşı davalının iddiasının, kurulum ve devreye alma sürecinin davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle geciktiği, hizmetin verilmeye başlandığı 01/07/2018 tarihinden itibaren sözleşme süresi olan 48 aylık sürenin hesaplanması gerektiği, ancak davalının hizmeti almaya başladığı tarihi değil, şartname tarihini 48 ay başlangıcını esas alarak, 11.11.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmenin süresinin 31/10/2020 tarihi itibarıyla sona ermiş olduğu gerekçesiyle feshettiği, yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı, dolayısıyla sözleşmede kararlaştırılan cayma bedelini ödemesi gerektiği yönündedir.
Davalı- karşı davacının iddia ve savunması ise, davacı- karşı davalı tarafından işin eksik ve kusurlu ifa edildiği, bu nedenle uğramış olduğu zararların tazmin edilmesi gerektiği yönündedir.
Davacı- karşı davalının talep ettiği alt yapının kurulması ve hizmetin iletilmesi işlerini belirli bir ücret karşılığında, bağımsız olarak üstlendiğinden taraflar arasındaki sözleşme, istisna sözleşmesidir. Davalı- karşı davacı, davacı- karşı davalının üstlenmiş olduğu işleri tam ve gereği gibi yerine getirmediğini iddia etmektedir. TBK. Madde 475 hükmüne göre, “Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2- Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3.- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz". TBK. m. 475 hükmü, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanma imkanı olan iş sahibine sözleşmeden dönme, ücretin indirilmesi, eserin tamiri ve tazminat talebi haklarını sağlamaktadır. Davalı- karşı davacının doğan zararlar nedeniyle genel hükümlere göre de tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden alınan bilirkişi heyeti kök raporunun teknik inceleme bölümünde yer alan görüşe göre “... tarafından, ... cihazının seçiminin ... tarafından 03.05.2017 tarihinde gerçekleştirildiği iddia edilmiş olsa da, taraflar arasında ki yazışmalardan cihaz seçiminin ve siparişinin bu tarihten önce gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca Şartnamede ... ekipmanın tedarik süreçlerinin ... tarafından gerçekleştirileceği belirlenmiş olup, cihaz tedarikinin gecikmesi hususunda ...'un kusurlu olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca cihaz siparişinin verilmesinin akabinde ... tarafından cihazın kurulumunun yapılabileceği hakkında 31.07.2017 tarihinde davalıya e-mail gönderildiği, ancak ... tarafından gönderilen cevabi mailde... kurulumları için çalışma yapıldığı için net tarih verilemediği belirtildiği görülmüştür. ... tarafından 15.09.2017 tarihinde gönderilen e-mail de cihazın 20.09.2017 tarihinde kurulabileceğinin belirtildiği görülmektedir. Cihazın 18 Ekim 2017 tarihinde kurularak lisansının aktif edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ... cihazının tedariki ve kurulumu aşamasında ... kaynaklı gecikme yaşandığı görülmekle birlikte, ...'nın da aksiyon süreçlerindeki sorumluluklarını zamanında yerine getirmeyerek kusuru olduğu anlaşılmaktadır... FAZ-2 projesi ilerleme raporları incelendiğinde ... ve ... Patching işlemlerinin bazı iller bazında her iki taraf içinde yer yer tamamlanmamış olduğu tespit edilmiştir... kurulum ve devreye alma süreçlerinde tarafların her ikisinden de kaynaklanan sebeplerden dolayı hizmetin aktivasyonu öngörülünden ileri tarihlerde gerçekleşmiştir. Faz-1, Faz2- ve Faz-3 şeklinde uygulanan projede ilk faz Eylül 2018 de tamamlanmış olup, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonrasında; Temmuz 2018 tarihinden itibaren faturalama işleminin başlatılması, ... adına yapılan harcamalar için ilk 3 ay ücretlendirme yapılmaması ve projedeki gecikme ile ilgili olarak da takip eden 3 aylık dönemde %50 indirim yapılarak 2019 Ocak'tan itibaren tam faturalandırmaya geçilmesi hususlarında anlaşmaya varıldığı ve akabinde ücretlendirmenin taraflar arasında anlaşıldığı şekilde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça projenin bitmemiş ve teknik çalışma sürelerinin çok fazla uzamış olması sebebi ile sözleşmenin zamanından önce feshedildiği, sözleşme süresi dolmadan fesih edilme sebebi ile ... marka ... cihazının ... firmasına iade edilmesi gerektiği, her iki taraftan kaynaklanan sebeplerle süreç ve kurulum sürelerinin uzaması nedeni ile ceza bedeli adı altında bir bedelin de yansıtılmaması,...” gerektiği yönündeki tespitler dikkate alındığında, sözleşmenin eksik ve geç ifa edilmesinde her iki tarafın kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Müterafik kusuru düzenleyen TBK. m. 52/1 hükmüne göre, “zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir”. Bu halde bilirkişi raporundaki tespitlere de bağlı kalınarak mahkememizce kusur oranlarının yarı yarıya paylaştırılabileceği kanaatine varılmıştır. Bu durumda sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinden kaynaklanan cayma bedelini davacı- karşı davalının talep edemeyeceği, sadece %50 oranında faturalara uygulanan indirim bedellerinin ... İletişim tarafından cayma bedeli olarak davacı- karşı davalı tarafından ödenmesinin uygun olacağı, davalı karşı davacının da sözleşmenin eksik ve kusurlu ifa edilmesinden kaynaklanan zararları talep edemeyeceği kanaatine kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki Şartname 17.11.2016 tarihinde imzalanmış ve şartnamede sözleşme süresi 48 ay olarak belirlenmiştir. Şartnamede kurulum ve devreye alma süreci 8-10 hafta olarak hedeflenmiş ve ayrıca VAE altyapısının çalışır vaziyette müşteriye teslimi ile başlayacağı belirtilmiştir.
Kurulum ve devreye alma süreçlerinde tarafların her ikisinden de kaynaklanan sebeplerden dolayı hizmetin aktivasyonunun öngörülünden daha ileri tarihlerde gerçekleştiği ve Faz-1, Faz2- ve Faz-3 şeklinde uygulanan projede ilk fazın Eylül 2018 de tamamlandığı saptanmıştır. Taraflar arasında yapılan görüşmeler sonrasında; Temmuz 2018 tarihinden itibaren faturalama işleminin başlatılması, ... adına yapılan harcamalar için ilk 3 ay ücretlendirme yapılmaması ve projedeki gecikme ile ilgili olarak da takip eden 3 aylık dönemde de% 50 indirim yapılması ve 2019 Ocak'tan itibaren tam faturalandırmaya geçilmesi hususlarında anlaşmaya varıldığı ve ücretlendirmenin bu şekilde yapılmasında mutabık oldukları anlaşılmaktadır. Tarafların mutabık kaldıkları anlaşılan % 50 oranında faturalara uygulanan indirimin 2018 Ekim, Kasım ve Aralık dönemini kapsayan iade fatura toplamının 168.332,85 TL olduğu anlaşılmakla davacı - karşı davalının davasının taleple bağlı kalınarak kabulü ile; 100.000,00-TL alacağın 02.12.2020 tarihinden itibaren ( davacı-karşı davalı vekili tarafından deliller ek-5'de sunulan eimzalı ihtarname tarihi) işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı - karşı davacıdan alınarak davacı - karşı davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Ana Dava Açısından; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak... Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320,00.-TL tarife Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı/karşı davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacı - karşı davalının davasının taleple bağlı kalınarak davasının kabulü ile; 100.000,00-TL alacağın 02.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı - karşı davacıdan alınarak davacı - karşı davalıya verilmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00.-TL karar harcından peşin harçı olarak yatırılan 1.707,75.-TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 5.123,25.-TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı- karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 250,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 8,50.-TL vekalet harcı, 59,30.-TL başvurma harcı, 1.707,75.-TL peşin harç olmak üzere toplam 14.025,55.-TL yargılama giderinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı-karşı davalıya iadesine,
2-Davalı - karşı davacının davasının reddine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL Karar ve İlam Harcından, peşin yatırılan 38.484.00-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 38.056,40-TL harcın davalı-karşı davacıya iadesine,
-Davacı - karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden maddi tazminat açısından A.A.Ü.T göre hesaplanan 232.000 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
- Manevi tazminat talebi açısından davacı - karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!