T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/126 Esas
KARAR NO : 2024/126
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2021
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 23/10/2019 tarihli ... poliçe numaralı 23/10/2019 - 23/10/2020 tarihlerini kapsar İşveren Sorumluluk Poliçesi imzalandığını, poliçe kapsamında sigorta bedelinin bedeni zararlarda kişi başı 150.000,00 USD, kaza başı 1.000.000,00 USD, manevi tazminat talepleri bakımından şahıs başına bedelin %25’i olarak belirlendiğini, 03/07/2020 tarihinde davacı şirketin ... ülkesi ..., ...konut inşaatında taşeron ... - ...’ın işçilerinden olduğu öğrenilen ... ve ... isimli işçilerin yaşanan iş kazası neticesinde vefat ettiklerini, olaydan hemen sonra düzenlenen iş kazası tutanağına göre; ... firmasının işçileri olan ... ve ...'ın dış cephe sıva imalatı yapmak üzere 03/07/2020 tarihinde sabah saat 08.08’de işe başladıklarını, iskeleye çıktıktan bir saat sonra olayın meydana geldiğini, işçilerin iskeleye çıktıklarında emniyet kemerlerinin takılı olmadığı, emniyet halatına da bağlanmadıkları görüldüğünü, iskele halatının bir ucunun kopması ile iskele üzerinde bulunan ...'ın 9. kattan aşağı düştüğünü, diğer işçi ...'ın kaza anında güvenlik halatına tutunarak 5. kata kadar güvenlik halatı yardımı ile indiğini, ancak 5. katta güvenlik halatını bırakarak aşağı düştüğünü, işveren tarafından gerekli tüm dikkat ve özen gösterildiğini, işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak bütün emniyet tedbirleri alındığını, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirildiğini, risk analiz raporları alındığını, kazada vefat eden her iki işçinin ailelerine mağduriyet yaşamamaları için ileride maddi-manevi tazminattan mahsup edilmek ve ödenmek üzere taşeronun sahibi olduğu şirketin hesabına her bir işçi yönünden 280.000,00 TL olmak üzere toplam 560.000,00 TL ödendiğini, yapılan ödemeler sonrasında ödenen tazminat tutarının az olduğunu düşünen müteveffa ... mirasçıları tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile, ... mirasçıları tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile tazminat davaları açıldığını, açılan her iki dava da sigorta şirketine ihbar edildiğini, davacılar vekili tarafından haricen anlaşma yolu ile sulh teklifi yapıldığını, HMK 293. maddesi kapsamında haricen bilirkişi tayin edilen ... tarafından ilk önce müteveffa işçilerinin ölüm tarihinde ...de 1.500,00 USD maaş aldıkları kabul edilerek bir hesaplama sonrası rapor hazırlandığını, davacılar tarafından itiraz edilerek yeniden rapor tanzim edilerek TÜİK verilerinde belirtilen emsal maaş göz önünde tutularak hesaplanması istenildiğini, 05/12/2020 tarihli raporda TÜİK verilene göre yapılan hesaplama dikkate alındığını, hesaplamada her bir müteveffa mirasçılar için ödenen 280.000,00 TL tutardan 110.000,00 TL’si manevi tazminata karşılık gelmek üzere, 170.000,00 TL maddi tazminat yapılan tutardan düşülerek davacılar vekili ile sulhen anlaşma sağlandığını, sulh protokolüne göre; 10/01/2021 tarihine kadar, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasındaki davacılar ... mirasçıları yönünden 450.655,00 TL tazminat, 33.480,00 TL vekalet ücreti, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki davacılar ... mirasçıları yönünden 357.572,00 TL tazminat, 33.480,00 TL vekalet ücreti ödemesi yapılması kararlaştırıldığını, taraflara ödenmesi gereken asgari tutarlar göz önünde tutulmaya çalışılmış olup sulh protokolüne göre yalnızca müvekkil şirket yönünden değil, sigorta şirketi yönünden de ibra/feragat maddeleri protokole eklendiğini, davacı şirket tarafından protokol ile belirlenen miktarların davacılar vekili ...’a ödenmesi için sigortaya başvuru yapıldığını ancak sigorta tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davacı şirket tarafından belirlenen miktarlarda ödeme yapıldığını, davacı şirket tarafından vefat eden işçilerin mirasçılarına yapılan ödemelerin sigorta tarafından poliçe kapsamında davacı şirkete ödenmesi talebi ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamama nedeni kusur durumları belirli olmadığı için sigorta şirketi tarafından ödenmesi gereken bir tazminat bulunmadığının belirtildiğini, bu nedenle ödeme yapılmadığını, olaya ilişkin bir kusur raporu olmadığını ancak olayın meydana geliş şekli, İş ve Sosyal Güvenlik Kanununu, İş Güvenliği Kanunu ve Yargıtay uygulamaları kapsamında kaçınılmazlık ilkesi gibi unsurlar göz önünde bulundurulduğunda tacir sıfatına sahip sigorta şirketinin salt kusur raporu bulunmadığından ödemeden kaçınmasının doğru olmadığını, müteveffa mirasçılarına yapılan tüm ödemelerde asgari sınırlar göz önünde tutulmak sureti ile yapıldığını, henüz kusur raporu bulunmadığından davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10 USD’nin sigortaya ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigortadan alınarak davacı şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı sigortadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş veren tarafından açılan davanın İş Mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının, talep konusu yaptığı alacağını çok net şekilde belirleyebileceğini, davayı açarken alacak miktarını belirleyerek vefat eden işçilerin desteklerinden yoksun kalanlara yaptıkları ödemelere istinaden tazminat talebinde bulunduğunu, bu nedenle, davacı yanın belirsiz alacak davası açması kabulünün mümkün olmadığını, davacı yan tarafından birden fazla alacak kalemi (maddi tazminat, manevi tazminat talepleri ile hangi işçi için ne kadar tazminat) talep edilmiş olmasına rağmen tek bir dava değeri belirlendiğini, bu durumun usul hukukuna aykırı olduğunu, öncelikle davacı tarafa kesin süre verilerek netice ve talep kısmında hangi alacak kalemlerini istediğini, hangi kalem için ne kadar harç yatırdığının açıklatılmasını, aksi taktirde davanın HMK m.115/2 maddesi hükmünce usulden reddini talep ettiklerini, davacı şirketin davalı sigorta şirketine 3/10/2019 ve 23/10/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu İşveren Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere poliçede teminat limiti bedeni zararların kişi başı 150.000-USD ve kaza başına 1,000,000.00-USD olarak belirtildiğini, poliçe ile ..., ... Projesi teminat altına alındığını, davacının 04.01.2021 tarihli başvurusu uyarınca ... ve ..numaralı hasar dosyaları açıldığını, davalı sigortacı şirketinin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, davalı şirketin İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sorumluluğu bulunmadığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı davalarına ilişkin sulh yoluna gitmeden önce sigorta şirketinin muvafakatinin almadığı açık ve net olduğunu, bu davaların davalı sigorta şirketine ihbar edilmediğini, iş kazası sonucu vefat eden ... ve ...'ın gerçek zarar tutarının belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun tespiti için, vefat eden kişilerin desteklerinden yoksun kalanların destek tazminatının hesaplanarak uğradıkları gerçek zararın belirlenebilmesi için gerekli verilerin (kusur oranı, bordro, nüfus kayıtları, ödemenin dayanağı olan aktüer raporu, SGK ile ilişkili beyan) gerektiğini, davacı sigortalının, konut inşaatında taşeron ... - ...'ın işçileri olan ... ve ...'a yaptıkları tazminat hesaplamasının kusur oranı, aktüer hesaba esas teşkil eden gelir durumu ve vefat edenlerin yaşlarına ilişkin bilgi ve veriyi ibraz etmediğini, davanın taşeron ... - ...'a ihbar edilmesi gerektiğini, iş kazasının meydana gelmesinde vefat eden işçilerin kusurunun olduğunun açık olduğunu, davalı sigorta şirketin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davaya konu iş kazasında vefat edenlerin kusur oranlarının değerlendirilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sigortalısının davacı şirket olduğunu, ... - ...'a ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, kendisi nezdinde sigortalı olmayan ve poliçe ile teminat altına alınmamış olan taşeron ... - ...'ın ödediği her işçi yönünden 280.000,00-TL olmak üzere toplam 560.000,00-TL'den sorumlu olmadığını, davacı yan tarafından ödenen manevi tazminatın fahiş olduğunu, mahkeme tarafından bu hususun değerlendirilmesini, müteveffaların kaza sırasında gerekli önlemleri almadığının aşikar olduğunu, bu durumda müteveffaların vefatında müterafik kusuru bulunduğunu, bu nedenle hesaplanacak olan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, faizin hatalı talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüte düşmediğini, bu nedenle davacının başvuru tarihi itibariyle faiz talep edemeyeceğini beyan ederek; eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, davacı tarafından netice ve talep kısmında hangi alacak kalemlerini istediğini, hangi kalem için ne kadar harç yatırdığı belirtilmemiş olduğundan davanın HMK m.115/2 maddesi hükmünce usulden reddine, davacı yanın belirsiz alacak davası açması yerinde olmadığından davanın reddine, görev itirazlarının kabulüne, esas incelemesine geçilmesi halinde davanın esastan reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, kusur raporu alınmak üzere dosyanın ilgili kuruma gönderilmesini, kusur oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, davalı şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir suretini, ... poliçe numaralı 23/10/2019 - 23/10/2020 tarihlerini kapsar İşveren Sorumluluk Poliçesinin fotokopisini, davacı şirket tarafından davalı sigorta şirketine yapılan 28/12/2020 tarihli başvuru dilekçesinin fotokopisini, davacı şirket tarafından gönderilen 11/08/2020 tarih 560.000,00 TL bedelli, 11/01/2021 tarih 357.572,00 TL bedelli, 33.480,00 TL bedelli, 450.655,00 TL bedelli ve 39.582,00 TL bedelli dekontların fotokopilerini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve...Esas sayılı dosyaları için taraflar arasında imzalanan 24/12/2020 tarihli Sulh ve Feragat Protokollerinin fotokopisini, 05/12/2020 tarihli bilirkişi raporlarının fotokopisini sunmuş olduğu anlaşıldı.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarının UYAP sisteminden gönderilmiş bir suretinin dosyaya alınmış olduğu anlaşıldı.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde ... poliçe numaralı 23/10/2019 - 23/10/2020 tarihlerini kapsar İşveren Sorumluluk Poliçesinin fotokopisini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Esas sayılı dosyaları için imzalanan 24/12/2020 tarihli Sulh ve Feragat Protokollerinin fotokopisini, 11/11/2018 tarihli taşeron şirket ile müteahhit şirket arasında düzenleşmiş sözleşme fotokopisini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin 29/06/2021 tarihli beyan dilekçesini sunmuş olduğu görüldü.
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta ... ve ...'ın hizmet döküm kayıtlarının gönderilmiş olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin 14/07/2021 tarihli dilekçesi ile davacı şirket ile taşeron ... - ... arasında yapılan taşeron sözleşmesini ve Türkçe çevirisini sunmuş olduğu, kazaya ilişkin soruşturma dosyasının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Esas sayılı dosyasının açıldığını beyan ettiği anlaşıldı.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden celp edildiği, dosyanın yetkisizlik ile ...'ya gönderilmiş olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 05/07/2021 tarihli celsesinin 11 numaralı ara kararı ile dosyanın üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 23/09/2021 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacıların Maddi Zararı;
03.07.2020 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu aynı gün hayatını kaybeden ...'ın desteğinden voksun kalan:
Hak Sahibi (Davacı) eş ...'ın; toplam Destekten Yoksun Kalma zararının yeniden evlenme olasılığı sonrası (24 yaşında dul kalan eşin %40 yeniden evlenme olasılığı- 1 18 yaş altı çocuğunun bulunduğu görülmekle yeniden evlenme olasılığı AYİM tablolarına göre %35 olacağı) müteveflanın kazanın oluşumunda %10 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda hak sahibi eşin talep edebiteceği maddi zararının 288.322,49 TL olabileceği,
Hak Sahibi (Davacıj) kızı ...'ın; Destekten Yoksun Kalma zararının 80.680,77 TL olduğu, müteveffanın kazanın oluşumunda %10 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda hak sahibi kızının talep edebileceği maddi zararmın 82.529,97 TL olabileceği,
SGK'ya iş kazası olarak bildirilip bildirilmediği ve SGK tarafından hak sahiplerine ilk peşin sermaye değeri hesaplaması ile aylık bağlanıp bağlanmadığının dosyada bulunan belgelerden tespit edilemediği, SGK tarafından İlk PSD değeri bulunan rücuya tabi aylık bulunması durumunda bu tutarların hesaplanan miktarlardan tenzilinin gerektiği, davacı şirket tarafından sulh anlaşması yapılan tarih dikkate alındığında müteveffa ... yönünden (SGK İlk PSD değerli aylık ödemeler dışında/tenzil edilmeksizin) davacı sigortalının davalı İşveren Mali Mesuliyet Sigortacısından toplam (288.322,49 TL + 82.529,97 TL) 370.852,46 TL poliçede verilen 150.000,00 USD teminat dâhilinde talepte bulunabileceği, 11.01.2021 ödeme tarihi dikkate alındığında (TCMB Döviz Satış Kuru; 1 USD = 7,4565 TL) hesaplanan toptam bakiye tutarın: 370.852,46 TL / 7,4565 TL = 49.735,46 USD olduğu ve limit dahilinde bulunduğu,
Müteveffa ...'ın hak sahiplerine; 170,000,00 TL + 357.572,00 TL olmak üzere toplam; 527.572,00 TL Maddi, 110.000,00 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı, ödenmesi gereken tutarın 370.852,46 TL olduğu, (maddi tazminat yönünden (527.572,00 TL - 370.852,46 TL = 156,719.54 TL fazla maddi tazminat ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketinden sadece 370.852,46 TL talep edilebileceği)
03.07.2020 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu aynı gün hayatını kaybeden ...'ın desteğinden yoksun kalan;
Hak Sahibi (Davacı) eş ...'ın; toplam Destekten Yoksun Kalma zararının yeniden evlenme olasılığı sonrası (31 yaşında dul kalan eşin % 17 yeniden evlenme olasılığı- 4- 18 yaş altı çocuğunun bulunduğu görülmekle yeniden evlenme olasılığı AYİM tablolarına göre olmadığı) müteveffanın kazanın oluşumunda % 10 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda hak sahibi eşin talep edebileceği maddi zararının 363.678,50 TL olabileceği,
Hak Sahibi (Davacı) oğlu ...'ın; Destekten Yoksun Kalma zararının, müteveffanın kazanın oluşumunda % 10 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda hak sahibinin talep edebileceği maddi zararının 17.453,64 TL olabileceği,
Hak Sahibi (Davacı) kızı ...'ın; Destekten Yoksun Kalma zararının 43,179,17 TL olduğu, müteveffanın kazanın oluşumunda % 10 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda hak sahibinin talep edebileceği maddi zararının 38.373,45 TL olabileceği,
Hak Sahibi (Davacı) kızı oğlu ...'ın; Destekten Yoksun Kalma zararının 43.526,26 TL olduğu, müteveffanın kazanın oluşumunda % 10 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda hak sahibinin talep edebileceği maddi zararının 38.687,30 TL olabileceği,
Hak Sahibi (Davacı) kızı ...'ın; Destekten Yoksun Kalma zararının 57.062,69 TL olduğu, müteveffanın kazanın oluşumunda % 10 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda hak sahibinin talep edebileceği maddi zararının 50.357,62 TL olabileceği,
SGK'ya iş kazası olarak bildirilip bildirilmediği ve SGK tarafından hak sahiplerine ilk peşin sermaye değeri hesaplaması ile aylık bağlanıp bağlanmadığının dosyada bulunan belgelerden tespit edilemediği, SGK tarafından İlk PSD değeri bulunan rücuya tabi aylık bulunması durumunda bu tutarların hesaplanan miktarlardan tenzilinin gerektiği, davacı şirket tarafından sulh anlaşması yapılan tarih dikkate alındığında müteveffa ... yönünden (SGK İlk PSD değerli aylık ödemeler dışında/tenzil edilmeksizin) davacı sigortalının davalı İşveren Mali Mesuliyet Sigortacısından toplam 508.550,51 TL poliçede verilen 150.000,00 USD teminat dâhilinde talepte bulunabileceği, 04.01.2021 ihbar tarihi dikkate alındığında (TCMB Döviz Satış Kuru; 1 USD = 7,3734 TL) hesaplanan toplam tutarın; 508.550,51 TL / 7,3734 TL = 68.970,96 USD olduğu ve limit dahilinde bulunduğu,
Müteveffa ...'ın hak sahiplerine; 170.000,00 TL + 450,655,00 TL olmak üzere toplam; 620.655,00 TL Maddi, 110.000,00 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığı, ödenmesi gereken tutarın 508.550,51 TL olduğu, (maddi tazminat yönünden (620.655,00 TL - 508.550,51 TL = 112.104,49 TL fazla maddi tazminat ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketinden sadece 508.550,51 TL talep edilebileceği)
Manevi Tazminat; Davacı şirket tarafından, müteveffa ... ve müteveffa ...'ın dava dışı hak sahibi eş ve çocuklarına her biri için ayrı ayrı 110.000,00 TL olmak üzere 220.000,00 TL toplam manevi tazminat ödemesi yapıldığı, manevi tazminat yönünden tüm hukuki takdir ve değerlendirmesi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere 04.01.2021 ihbar tarihi dikkate alındığında (TCMB Döviz Satış Kuru; 1 USD = 7,3734 TL) her bir aile için ödenen 110.000,00 TL'nin 04.01.2021 ihbar tarihindeki USD karşılığının 14.918,49 USD olduğu ve toplam kişi başı verilen limit 150.000,00 USD'nin içinde bulunduğu,
Ancak, Sayın Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı," yönünde görüş ve kanaat bildirdiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekilinin 28/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesini, davalı vekilinin 07/10/2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini sunduğu ve davanın ... - ...'a ihbar edilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Mahkememizce Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak müteveffalar ... ve ...'a aylık bağlanıp bağlanmadığının sorulduğu, Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezi'nce verilen cevapta her iki kişinin de işlemlerinin devam ettiği, henüz bir gelir bağlanmadığının bildirildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 13/12/2021 tarihli celsesinde davacı vekiline dava konusu kazaya ilişkin yapılan risk değerleme raporunun Fransızca'dan tercümelerini yaptırarak tercüme evraklarını dosyaya sunmak ve dava konusu maddi manevi tazminat alacak kalemlerine ilişkin ayrıntılı beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 23/12/2021 tarihli dilekçesi ekinde tercüme evraklarının sunulmuş olduğu, aynı tarihli beyan dilekçesi ile dava konusunun maddi/manevi tazminat davası olmadığını, dava konusunun iş kazası sebebi ile zarar gören işçilerin desteğinden yoksun kalan mirasçıları ve anne ve babasına davacı şirket tarafından ödenen toplam tazminat tutarlarının davalı sigorta şirketi ile yapılan sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketinden tahsil talebine ilişkin olduğunun beyan edildiği anlaşıldı.
Davanın ...'a ihbar edildiği, ... vekilinin 26/05/2022 tarihli beyan dilekçesi sunmuş olduğu, müvekkilinin davaya konu olayda husumeti bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiği, dilekçesinin taraf vekillerine tebliğ edildiği görüldü.
Mahkememizin 13/12/2021 tarihli celsesinin 6 numaralı ara kararı ile bilirkişi heyetine Sigorta Uzmanı ... dahil edilerek taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmek üzere ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 19/09/2022 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"a) Davalı ... A.Ş. tarafından Davacı ... Şirketi'ne 23.10.2019 başlangıç / 23.10.2020 bitiş tarihli ve ... nolu İşveren Sorumluluk Poliçesi düzenlenmiş olduğu, Sigortalı ... A.Ş.'nin taşeronu ...-...'ın işçilerin ... ve ...'ın 03.07.2020 tarihinde vefatı ile neticelenen iş kazasının meydana geldiği tarihte poliçenin yürürlükte olduğu ve iş kazasının poliçe teminatı içinde olduğu,
b) ... nolu İşveren Sorumluluk Poliçesinde Sigorta Teminatlarının Bedeni Zararlar Kaza Başına : 1.000.000.00 USD, Kişi Başına 150.000.00 USD, Manevi Tazminat Taleplerinin Kişi Başına verilen Teminatın 150.000.00 USD *25/100 = 37.500.00 USD olarak verilmiş olduğu,
c) Meydana gelen İş kazası neticesinde 11.08.2020 tarihli İbra ve Feragatname protokolü ile sulhen anlaşma sağlanarak ... A.Ş. tarafından işçi ailelerinin mağdur olmamaları için kaza sonrasında taşeron şirket hesabına her bir işçi için ayrı ayrı 280.000.00.-TL toplam 560.000.00.-TL ödeme yapıldığı, bu tazminat tutarından 110.000.00.-TL tutarın manevi tazminat, 170.000.00.-TL'sının maddi tazminat olarak ödenmiş olduğunun ifade edildiği, ancak ... yönünden yapılan sulh anlaşması protokolün dosyaya sunulduğu ve yapılan 280.000,00 TL ödemenin 60.000,00 TL'sinin manevi, 220.000,00 TL'sinin ise maddi zarar olarak hak sahipleri tarafından dava yoluna gidilmiş olduğu,
d) İş kazası sonucu vefat eden ... ve ...'ın hak sahiplerince .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davalar neticesinde yapılmış olan Sulh Protokolüne göre ... E sayılı dosya ile ... hak sahiplerine 11.01.2021 tarihinde 450.655.00 TL maddi Tazminat, 39.582.00.-TL Vekalet ücretinin, ...E sayılı dosya ile ... hak sahiplerine 357.572.00 TL maddi Tazminat, 33.480.00.-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş. tarafından ödenmiş olduğu,
e) ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ...Merkezi ... 19 A.T.M. 14.10.2021 Tarih , ...E sayılı yazısına cevaben ... ve ...'ın dosyalarının incelenmiş olduğu, işlemlerinin devam etmekte olduğu ve henüz gelir bağlanmadığı tespitinin bildirilmiş olduğu,
MÜTEVEFFA ...
MÜTEVEFFA ...
Taşeron aracılığı ile ödenen toplam 560.000,00-TL (280.000,00-TL her bir kişi için ayrı ayrı / aşağıda açıklandığı üzere 110.000,00-TL manevi - 170.000,00-TL maddi tazminat olmak üzere ödenen)
Maddi Tazminat
170.000,00
220.000,00
Sulh
357.572,00
450.655,00
Sulh İle Ödenen Toplam Maddi Tazminat
527.572,00
670.655,00
Aktüer Hesabı
340.116,61
522.388,30
Sulh Protokolüne Göre Fazla Ödenen
187.455,39
148.266,70
Manevi Tazminat 04.01.2021 USD - KUR 7,3734
110.000,00
60.000,00
Davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tutarların, özetle;
Müteveffa ... Yönünden; 340.116,61 TL maddi zarar ödenmesi gerektiği, ayrıca manevi tazminat olarak da 110.000,00 TL davacı tarafından ödeme yapıldığı,
Müteveffa ... Yönünden; 522.388,30 TL maddi zarar ödenmesi gerektiği, ayrıca manevi tazminat olarak da 60.000,00 TL davacı tarafından ödeme yapıldığı, elbette ödenen manevi tazminat miktarlarının fahiş olup olmadığı, işbu tutarların yerinde olup olmadığının hukuki değerlendirmesinin Yüce Mahkemenin takdirlerinde olduğu,
Ancak, yukarıda da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, SGK tarafından bağlanan aylıkların ilk PSD değerinin işbu miktardan tenzilinin gerektiği, SGK tarafından aylık bağlanması durumunda bağlanan aylığın kusur durumuna göre işverenden rücu edileceği ve elbette Sigorta Şirketinin de işbu tutardan sorumlu olacağı göz önüne alındığında, öncelikle SGK tarafından bağlanan / bağlanacak olan aylıkların işbu hesaplanarı miktardan tenzil edilmesinin uygun olacağı, (sebepsiz zenginleşmenin önüne geçilmesi yönünden)
f) “Sigortacı bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı, avukatlık ücreti dahil dava masraflarına, ancak sigorta bedeli nispetinde iştirak eder.” Teminatı gereği avukatlık vekalet ücretlerinin ödenebileceği,
g) Davacı tarafından yapılan 04.01.2021 tarihli başvuru uyarınca ... ve ... nolu hasar dosyaları açıldığının belirtilmiş olduğu ancak bu hasar dosyaları ile ilgili dava dosyasında bilginin yer almadığı,
h) Yukarıda tabloda ve hesaplamalarda ayrıntılı olarak belirtilen, işbu ödenen miktarların elbette manevi tazminat yönünden hukuki değerlendirmesi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere;
i) Maddi tazminat yönünden;
-Müteveffa ... Yönünden; 340.116,61 TL maddi zarar ödenmesi gerektiği,
-Müteveffa ... Yönünden; 522.388,30 TL maddi zarar ödenmesi gerektiği dikkate alındığında poliçe özel şartlarında; “SGK NA BAĞLI OLMALARI ŞARTI İLE TAŞERON, ALT TAŞERON, MÜTEFAHHİT/TALI MÜTEAHHİTLER, STAJYERLER DAHİLDİR” ifadesi de göz önüne alınarak, işbu tutarlardan SGK tarafından bağlanan aylıkların ilk PSD değeri tenzili sonrası kalan miktarın davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği, poliçe limitleri dahilinde bulunduğu, ferileri dahil sorumluluğunun bulunduğu ancak faiz için temerrüt tarihi yönünden sigorta şirketine ihbar tarihinin dikkate alınması gerektiği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği, bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı vekilinin 30/09/2022 tarihli bilirkişi e raporuna karşı itiraz dilekçesini, davacı vekilinin 04/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesini sunmuş oldukları anlaşıldı.
... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne ve ... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müteveffa işçilere ve ailelerine yapılan ödeme, aylık ve peşin sermaye değerlerine ilişkin bilgi ve belgelerin gönderildiği görüldü.
Davacı vekilinin 06/01/2023 tarihli tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 10 USD alacağı 161.694 USD arttırmak sureti ile 161.704 USD alacağın (tahsil anındaki Merkez Bankası TL karşılığı) ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, ıslah harcının yatırılmış olduğu, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin 23/01/2023 tarihli ıslah dilekçesine karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu, davacı vekilinin 07/02/2023 tarihli karşı beyan dilekçesini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Dosyanın 09/01/2023 tarihli ara karar ile miktar itibariyle heyete tevdi edilmesine karar verildiği anlaşıldı.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir suretinin gönderilerek dosyaya alınmış olduğu, dosyanın derdest olduğu görüldü.
Davacı vekilinin 19/04/2023 tarihli dilekçesi ile müteveffa işçilere ait ücret bordrosu ve sözleşmelerin davacı şirkette bulunmadığının beyan edildiği anlaşıldı.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na yazılan yazıya verilen cevapta her yıl yayımlanan İnşaat ve Tesisat Birim Fiyatlarına esas işçilik - araç ve gereç rayiç listelerindeki işçilik ücretleri Türk Lirası olarak, yurt içinde yıl boyunca geçerli olduğu, kesin bir ücret veya fiyat niteliği taşımayan saat bazında brüt ücretler olduğu, dolar vb. döviz cinsinden herhangi bir çalışmaları bulunmadığı belirtilerek İnşaat ve Tesisat Birim Fiyatlarına esas işçilik saat ücretlerinin yer aldığı 2020 yılına ait işçilik rayiç listesinin gönderilmiş olduğu görüldü.
... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan yazıya cevap verildiği, verilen cevapta ...'ın hak sahiplerine 05/09/2023 tarihli karar ile iş kazası ölüm geliri bağlandığının bildirilerek gelir bağlama karar formu ve peşin sermaye değeri tablolarının gönderilmiş olduğu anlaşıldı.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na yazılan yazıya verilen cevapta konfederasyonlarında iş kollarında çalışan işçilerin ücret ve sosyal haklarına ilişkin herhangi bir veri bulunmadığının bildirildiği görüldü.
Mahkememizin 09/11/2023 tarihli ara kararı ile dosyanın Aktüerya alanında ve Sigorta alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen heyet raporunda sonuç ve özet olarak;
"03.07.2020 tarihinde meydana gelen iş kazasında davacı tarafından olayda vefat eden çalışanlara ödenen maddi ve manevi tazminatlar nedeniyle;
a) Kazanın davacının asıl işveren olarak yürüttüğü işyerindeki işin yapılması esnasında meydana gelmiş olması, meydana gelen iş kazası sonucu ödenen maddi ve manevi tazminatların asıl işveren olarak davalının hukuki sorumluluğunda bulunması nedeniyle olayın davalı tarafından keşide edilen işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğu kanaatine varıldığı,
b) ...'ın vefatı nedeniyle;
Kazada vefat eden ...'ın geride kalan hak sahiplerinin maddi zarar toplamının 531.430,68 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından ödenen maddi tazminat toplamının 620.655,00 TL olduğu, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından ödenen 110.000,00 TL manevi tazminatın ise olaya uygun ve makul göründüğü, yapılan ödemelerin poliçe limitleri içinde kaldığı, buna göre ...'ın vefatı nedeniyle hak sahiplerinin zararı ile sınırlı olarak davacının rücuan talep edilebilir;
Maddi tazminat alacağının = 531.430,68 TL,
(04.01.2021 temerrüt tarihindeki karşılığı 531.430,68 / 7,3602 = 72.203,29 USD)
Manevi tazminat alacağının = 110.000,00 TL. olarak tespit edildiği,
(04.01.2021 temerrüt tarihindeki karşılığı 110.000,00 / 7,3602 = 14.945,25 USD)
Hak etmesi halinde vekalet ücreti alacağının = 39.582,68 TL olacağı,
(04.01.2021 temerrüt tarihindeki karşılığı 39,582,00 / 7,3602 = 5.377,84 USD)
Temerrütün ise 04.01.2021 tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
c) ...'ın vefatı nedeniyle;
Yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; SGK tarafından kız çocuk ... için bildirilen peşin değerlerin hatalı olması ve hak sahibi eş ...'ın için peşin değer bildirilmemiş olması, eşin neden gelirden çıktığının anlaşılamaması, yeniden evlenme ihtimalinin dahi söz konusu olduğu, bu eksiklikler nedeniyle ...'ın vefatı nedeniyle yapılan ödemelere ilişkin davacının rücuan talep edilebilir alacağının belirlenemediği,
Sayın Mahkemece ... (...) Sosyal Güvenlik Merkezine yeniden müzekkere yazılarak;
03.07.2020 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle ...TC nolu ...'ın geride kalan hak sahiplerine bağlanan iş kazası gelirlerinin hak sahiplerinin ilk defa gelire girdiği 01.08.2020 tarihinde ödenen aylıklar esas alınarak hesaplanacak peşin değerlerin ve hak sahibi Eş ...'ın gelirden çıkmış olması halinde, çıkış nedeninin ve gelirden çıktığı tarihe kadar yapılan fiili ödemelerin celbi ve ... TC nolu eş ...'ın güncel nüfus kaydının dosyaya alınması halinde davacının talep edilebilir alacağının belirlenmesinin mümkün olacağı" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı vekilinin 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini, davacı vekilinin 15/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna ve davalı vekilinin itiraz dilekçesine karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuş olduğu anlaşıldı.
Dava, sigorta tazminatı talebine ilişkindir.
TTK md. 1401’de sigorta sözleşmeleri, “sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmaktadır. Sigorta priminin tamamının ya da ilk taksitinin ödenmesi ile birlikte sigorta sözleşmesi kapsamında sigortacının rizikoyu üstlendiği kabul edilmektedir. Tarafların hak ve yükümlülükleri ile sigorta sözleşmesinin genel ve özel şartları poliçe ile belirlenir. TTK md. 1427 uyarınca, taraflar arasında aynen ödemeye ilişkin bir anlaşma bulunmadığı takdirde sigorta tazminatı nakden ödenir. Sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, belgelerin sigortacıya verilmesinden ve sigortacının araştırmasının tamamlanmasından sonra muaccel olur. Bu süre herhalde TTK md. 1446 uyarınca yapılan ihbardan sonra kırkbeş gündür. Borcun muaccel olması ile birlikte ayrıca bir ihtara gerek kalmadan sigortacı temerrüde düşer. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 32. maddesine göre, sigortacı iyi niyet kurallarına aykırı olarak sigorta tazminatının ödenmesini geciktiremez. Sigortacının tazminat ödeme borcunun karşılığında sigortalının esas yükümlülüğü primleri ödemektir.
Rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortalı, durumu hemen ve en kısa sürede sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortalıya bu yükümlülüğün yüklenmesindeki amaç, sigortacının rizikodan doğan hasarı tespit etmesi ve zararın büyümesi için gereken önlemleri alması için olanak sigortacıya imkân tanınmasıdır. İhbarın şekli konusunda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, tarafların tacir olduğu durumlarda TTK md. 18/III’ün uygulanması gerekir. İhbarın geç yapılması halinde, bu gecikme zararın ve tazminatın artmasına sebep olduysa, kusur durumuna göre, tazminattan indirim yapılabilir. TTK md. 1446’ya göre, sigortacının rizikonun gerçekleştiğini fiilen öğrenmesi gerekir, ihbar yapılmasa beli fiilen durum biliniyorsa, tazminattan indirim yapılmaz. Rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortalı, gereken bilgi ve belgeleri sigortacıya vermekle ve sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle yükümlüdür. Yine sigortalı, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasının önlenmesi ve sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için gereken önlemleri almak zorundadır. Bu hususta sigortalının, sigortacının talimatlarına uygun davranması gerekir. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması sebebiyle sigortacı olumsuz bir duruma düşerse, kusur durumuna göre tazminattan indirim yapılabilir.
Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi 23/10/2019 tarihli İşveren Sorumluluk Poliçesi’dir. Sorumluluk sigortalarında sözleşmenin konusu ve kapsamı TTK md. 1473’te “Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde düzenlenmiştir. Sigortalı, sorumluluğunu gerektirecek olayları on gün içinde sigortacıya bildirir. Sigortalı, kendisine yöneltilen istemi ise, derhal sigortacıya bildirir. Bildirim üzerine sigortacının tazminat ödeme borcuna TTK md. 1427 hükmü uygulanır. Sigortalının, sigortacının onayı olmadan yaptığı sulh sözleşmeleri sigortacıya karşı geçersizdir. Sigortacının bu sulh sözleşmelerine on beş gün içinde onay vermesi gerekir. Sigortacı, yapılan sulh sözleşmesine haklı bir sebep olmaksızın onay vermekten kaçınamaz.
Somut olayda, davacının ... ülkesinde üstlendiği inşaat işi sırasında, dava dışı taşeron firmanın çalışanları olan ... ve ... 03/07/2020 tarihinde vefat etmiştir. Müteveffa işçilerin ailelerinin davacıya karşı açtıkları ... 1. AHM’nin ... Esas ve ... Esas sayılı dava dosyaları, tarafların sulh olmaları ile sonuçlanmıştır. Yapılan sulh sözleşmesi uyarınca davacı firma 11/01/2021 tarihinde ... için 357.572 TL maddi tazminat ve 33.480 TL vekâlet ücreti; ... için 450.655 TL maddi tazminat ve 39.582 TL vekâlet ücreti ödemiştir. Kazanın meydana gelmesinden sonra davacı firma, müteveffa işçilerin ailelerine ödenmek üzere dava dışı taşeron firmaya toplamda 560.000 TL ödeme yapmıştır. Yapılan bu ödemenin her bir işçi yönünden 170.000 TL maddi tazminat ve 110.000 TL manevi tazminat olduğu beyan edilmiştir. Davacı firmanın, müteveffa ...’ın anne ve babasına ayrıca 15.000’er toplam 30.000 TL manevi tazminat ödemesi yaptığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki 23/10/2019 tarihli İşveren Sorumluluk Poliçesi’nin incelenmesinde; sigorta sözleşmesinin 23/10/2019 – 23/10/2020 tarihleri arasında geçerli olduğu, kişi başı 150.000 USD, kaza başı 1.000.000 USD sigorta bedelinin bulunduğu, personelin yurt dışında görevlendirilmesinin ve taşeron firma işçilerinin de SGK’lı olmaları şartıyla teminat kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır. Yine poliçenin incelenmesinde, maddi tazminatın yanında %25 oranında manevi tazminatın ve yargılama giderlerinin de teminat altına alındığı görülmüştür. Poliçe şartlarına göre olayın değerlendirilmesinde, iş kazasının 03/07/2020 tarihinde sigorta teminatı içinde meydana geldiği, vefat eden taşeron firma işçilerinin SGK kaydının bulunduğu ve teminat kapsamında yer aldığı kanaatine varılmıştır. Müteveffa işçilerin inşaat işlerinin yapılması esnasında inşaattan düşerek vefat ettikleri gözetilerek meydana gelen olayın poliçe kapsamında teminat altına alınan rizikolardan olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı, müteveffa işçilerin ailelerine ödediği maddi ve manevi tazminatların, poliçe kapsamında tazminini talep etmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacının, kendisine karşı açılan davaları sulh sözleşmesi ile sonuçlandırdığı, ancak sulh sözleşmesi yapmadan önce veya yaptıktan sonra süresi içinde sigortacının onayının alınmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla TTK md. 1476/4 uyarınca, yapılan sulh sözleşmeleri davalı sigortacıya karşı geçerli değildir. Bu sebeple mahkememizce dava konusu iş kazası sebebiyle ortaya çıkan zarar miktarı ve ödenmesi gereken tazminat miktarı araştırılmıştır. Bu kapsamda taraflar, müteveffa işçilerin ücret bordrolarını sunmadığından emsal ücret araştırılması yapılmış, SGK’dan işçilerin ailelerine yapılan ödeme kayıtları getirtilmiş ve iş kazasındaki tarafların kusur durumlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmıştır.
17/09/2021 tarihli, iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan rapor uyarınca, dava konusu kazada davacının %90, müteveffa işçilerin %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yapılan tespit, gerekçeleri ile usul ve yasaya uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Hesaplama için alınan 29/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda ...’ın vefatı sebebiyle maddi zararın 531.430,68 TL ve ...’ın vefatı sebebiyle maddi zararın 631.204,15 TL olduğu hesaplanmıştır. SGK müzekkere cevabında ...’ın vefatı sebebiyle peşin sermaye değerlerinin yanlış hesaplandığı raporda belirtilmişse de, 18/08/2023 tarihli müzekkere cevabında hak sahibi ... ve ...’ın gelirden çıkmış olması, hak sahiplerine ölüm aylığı başlanmamış olması ve yapılan tüm ödemelere ilişkin kayıtların gönderilmiş olması sebebiyle, yeniden SGK’ya müzekkere yazılarak peşin sermaye değerlerinin araştırılmasına gerek duyulmamıştır. Bu kapsamda bilirkişi tarafından hesaplanan 631.204,15 TL’den SGK tarafından fiilen yapılan 59.362,46 TL’nin mahsubu ile ...’ın vefatı sebebiyle oluşan maddi zararın 571.841,69 TL olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Vefat edenlerin işçi olmaları, dar gelire sahip olmaları ile evli ve çocuk sahibi olmaları gözetilerek, hesaplamada anne ve babalarına destek payı ayrılmaması usul ve yasaya uygun bulunmuş, davalı vekilinin bu yöndeki itirazı kabul edilmemiştir. Zira somut olayda işçilerin anne ve babaları tarafından maddi tazminat talebinde de bulunulmamıştır.
Bilirkişi tarafından hesaplanan zarar miktarları ile yapılan ödemeler karşılaştırıldığında; müteveffa ...’ın vefatı sebebiyle 531.430,68 TL maddi zararın oluşmasına rağmen 620.655,00 TL maddi tazminat ve müteveffa ...’ın vefatı sebebiyle 571.841,69 TL maddi zarar oluşmasına rağmen 497.572,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı görülmüştür. ... için yapılan 110.000 TL ve ... için yapılan 140.000 TL manevi tazminat ödemelerinin, oluşan maddi zarar, vefat eden işçilerin yaşı, geride kalan eş ve çocuklarının sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek makul olduğu kanaatine varılmıştır. Yine davacı tarafından yapılan 39.582 TL ve 33.480 TL vekâlet ücretinin de 2021 yılı AAÜT gözetilerek makul olduğu kabul edilmiştir. Bu kapsamda davacının, davalıya toplamda 1.352.064,68 TL (531.430,68 TL + 110.000,00 TL + 39.582,00 TL + 497.572,00 TL+ 140.000,00 TL + 33.480,00 TL) rücu edebileceği kanaatine varılmıştır. Davacı, davasını 10 USD taleple belirsiz dava olarak açmış, 06/01/2023 tarihinde talep artırım ile 161.704 USD’nin tazminini talep etmiştir. Sigorta poliçesinde tazminatın USD olarak kararlaştırılması sebebiyle davacının tazminatı USD cinsinden talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Davacının, davalı sigorta şirketine 04/01/2021 tarihinde başvurduğu gözetildiğinde TTK md. 1475 delaletiyle TTK md. 1427 uyarınca 45 gün sonra, 19/02/2021 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. 19/02/2021 tarihinde geçerli olan M.B. efektif satış kuru (6,9757) gözetilerek davacının, davalıdan 193.824,95 USD sigorta tazminatı talep edebileceği hesaplanmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; dava konusu iş kazasının teminat kapsamında yer aldığı ve davacının davalıya rücu şartlarının oluştuğu gözetilerek, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş, tazminat miktarına temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi işletilmesine hükmedilmiştir.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
Davanın kabulü ile;
1-161.704,00 USD sigorta tazminatının 19/02/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 207.656,85-TL Karar ve İlam Harcından, peşin harç ve tamamlama harcının toplamı olan 51.890,30-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 155.766,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 289.995,94-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 14.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 393,70-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 8,50-TL vekalet harcı, 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç, 51.831,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 66.851,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!