WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/524 Esas
KARAR NO : 2024/188

DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 24/01/2020
KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin, davalı ...'ın kendisine ait olan İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi ...Mah. ...Sok. No:.. adresindeki arazisinde kendisinin davacı şirkete vermiş olduğu talimatlar neticesinde müteahhit / yüklenici sıfatıyla 31/05/2016 tarihinde inşaat faaliyetlerine başladığını, bu faaliyetler sırasında davacı şirketin çalışmış olduğu taşeronlar ile sözleşmeleri ve bu taşeronlara iş gereği kesmiş olduğu faturalar ve bu faturalara karşılık yapmış olduğu ödemeler bulunduğunu, davalının, taşeronlara kesilen faturalardan ve yapılan ödemelerden haberdar olmasına karşın davacı şirkete herhangi bir ödeme yapmaması nedeniyle kendisine, 25.05.2018 tarihli iadeli taahhütlü mektup ve 07.06.2018 tarihli noter kanalıyla ihtarname gönderdiklerini, ödeme taleplerine cevap alınamadığından işbu davayı açma gerekliliği doğduğunu, dava konusu alacağın tamamının davacı firmanın yapmış olduğu masraflar olduğunu, gerçekleştirilen müteahhitlik / yüklenici ücretinin karşılığı olmadığını, ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne yazı yazılarak ilgili taşınmazın mal sahibinin davalı ... olduğunun ve inşaat faaliyetlerinin yine ... adına gerçekleştiğinin sabit hale geleceğini, davalı şirketin, davalı ...'ın bizzat kendi talimatı üzerine bahsi geçen inşaatın faaliyetlerini üstlendiğini ve kendi bütçesinden inşaat faaliyetleri için taşeronlara ödemeler yaptığını, fakat çalışması sonucu hak ettiği müteahhitlik ücretinin, inşaat faaliyetleri sırasında oluşan genel giderler ve işçilik giderleri vs. gibi birçok genel gider ve ücretin davalı tarafından ödenmediği gibi davalı ile yapılan görüşmelerden de olumlu bir sonuç alınamadığını, davacı şirketin davalıdan almış olduğu talimatlar neticesinde yapmış olduğu inşaat faaliyetlerinin 31.05.2016 tarihinde ... Belediye Başkanlığı İmar Ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından alınan, Sayı No: ...Yapı Yıkma İzin Belgesi'nin davacıya ulaşmasından sonra, anılan izine konu olan arazinin komşu duvarları yığma olan ve kalan bodrum + beş katın çelik konstrüksiyon olduğu, çelik yapımın temelinde ise 55 cm kalınlıkta radye temel olduğu görülen mevcut binanın yıkım ve söküm işlerine başlandığını, öncelikle binanın Jurnal sokağa bakan cephesini demir konstrüksiyon ve OSB ile kapatılmış ve mevcut yapı içerisinde uzun yıllar herhangi bir çalışma olmadığından, yapı içerisinde konaklayan evsiz vb. insanlara sığınma yeri, sokuktan gelip geçen insanlara tuvalet yeri olarak kullanılan alanda, ikinci iş olarak bütün yapı alanının ilaçlamasının yapıldığını, devamla giriş katına ...döşenerek zemin ve yığma yapının duvar kırımlarımda çıkacak moloza toplama yeri hazırlanarak mevcut yapıda çelik konstrüksiyon olmasından dolayı tüm katlara aynı işlemler uygulandığını, yıkım ve söküm için zeminler hazırlandığını, komşu binalara birleşik olan yığma yapının, komşu binaların zarar görmemesi için küçük kırıcılar, kazma, manivela vb. aletler ile çok hassas bir şekilde sökülmeye başlandığını, çıkan hafriyatın el arabaları ile taşınarak, sokağa girişi onaylanan 2,5 tonluk araçlar ile döküm sahasına yollandığını, mevcut yapının tüm komşu duvarlarının bodrum+5 katın tamamının aynı şekilde yıkılarak hafriyat sahasına yollandığını, akabinde mevcut çelik konstrüksiyonun oksijen kaynağı ile parça parça kesilerek aşağı indirildiğini, toplanan hurda çeliklerin şantiyeden uzaklaştırıldığını, yapılan tüm bu işlemler neticesinde, tüm şantiye alanı hafriyat ve çeliklerden temizlendikten sonra, 1. Bodrum katta bulunan çelik yapının altındaki radye temel söküm işine başlandığını, mevcut şantiyeye çağırılan karotçu tarafından 55 cm'lik radye temelin, taşınabilir parçalar halinde karot ve beton kesiciler tarafından kesilerek, zemin kata taşındığını ve yine kamyonetler vasıtası ile şantiyeden uzaklaştırıldığını, devam eden süreçte komşu duvar yıkımından sonra komşu duvarların bazılarının ilk imalatlarda ortak olarak kullanıldığından, komşu merdiven boşluğunun açıkta kaldığının görüldüğünü ve kendi sınırları içerisinde duvar yapılarak bu açıklığın kapatıldığını, dava konusu binadaki yığma duvarlar ve çelik konstrüksiyon için sürecin 27 Nisan 2016 - 22 Haziran 2016 tarihleri arasında sürdüğünü, binadaki radye temel kesim işleri ve atılması işinin ise 23 Haziran 2016 tarihinde başlayıp, 28 Ekim 2016 tarihinde sonlandırıldığını, tüm imalatların şantiye şefi ... tarafından kontrol edilerek davacı şirket personeli tarafından yapıldığını, davacı şirket tarafından dava konusu binanın 2. bodrum katının yapılabilmesi için; ...İnşaat firması ile kuyu kazı işlerinin yapılması, kuyu kazı yapılan perdelere demirlerin bağlanması, kalıpların kurulması, kurulan kalıba betonunun dökülmesi, perde haricinde kulan toprağın hafriyatının yapılması, sıfır kotuna çıkarılması, kamyonetler vasıtası ile döküm sahasına gönderilmesi işleri, radye temelin demirlerinin bağlanması, betonunun atılması, giriş bölümüne 2. ve 1. kat bodrumun döşemesinin kalıbının kurulması, demirlerinin bağlanması son olarak betonunun dökülmesi ve işçilik işlemleri için anlaşıldığını ve yaptırıldığını, tüm işlemlerin ödemelerinin davacı şirketçe yapıldığını, tüm demir ve beton vb. malzemelerinin tedariki işlerini ... Ticaret A.Ş. ile anlaşılarak davacı şirket tarafından satın alımı sağlandığını, imalatların kontrollüğünü ise ...'ın ve görevlendirdiği...tarafından yapıldığını, 07 Haziran 2017 tarihinde davalının onayı ile çelik imalatı işlemlerine başlandığını, tüm teknik konular ve imalat kontrolü ise ... tarafından yapıldığını, toplamda 6 döşemesi dökülen binanın tüm demir ve beton vb. malzemelerinin tedariki işlerini ...A.Ş. ile anlaşılarak davacı firma tarafından satın alındığını, ... yapı imalatlarının 07 Haziran 2017 tarihinde başlayıp 14 Ekim 2017 tarihinde sonlandırıldığını, tüm işlemlere davalıdan ve yine davalının yetkili çalışanlarından alınan onay ile başlandığını, tüm teknik konular ve imalat kontrolünün Belediye ile olan diyalog ve izinlerin ise ... Sözel tarafından yapıldığını, davacı şirket tarafından Taşeron ...'in 18/01/2017-17/11/2016 tarihli faturalarına istinaden 153.400,00-TL, Taşeron ...A.Ş.'nin 09/09/17- 25/08/17- 11/08/17-02/08/17- 31/07/17- 25/07/17- 21/07/17- 05/07/17- 03/07/17- 21/06/17- 20/06/17- 03/01/17- 28/12/16- 26/12/16- 24/12/16- 05/12/16- 28/11/16- 22/11/16- 14/11/16- 08/11/16- 04/11/16- 02/11/16- 27/10/16- 26/10/16- 25/10/16 tarihli faturalarına istinaden 83.048,34-TL, Taşeron ...Ltd. Şti.'nin 10/07/17- 06/10/17- 10/08/17- 10/10/17- 24/10/17 tarihli faturalarına istinaden 311.828,61-TL ödemeler yapıldığını, bu harcamaların ellerinde bulunan belgeler ile tespit edilenler olduğunu, tespit edilemeyen birçok harcama olduğunu, davacı şirketin herhangi bir hak kaybına uğramaması ve ileride muhtemel doğacak zararların önüne geçilmesi adına dava konusu taşınmaza ihtiyati tedbir / haciz konulması gerektiğini, ayrıca davalının, davacı şirkete ödeme yapmayarak elde ettiği haksız menfaat ile davacı şirketi de zararlandırıldığı dikkate alınarak; davalının işbu dava kapsamında mal varlıklarıyla da sorumlu olduğu gerçeği karşısında öncelikle adına kayıtlı dava konusu taşınmaz olan taşınmazı ile bunun dışında davalının tüm menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları ile mal kaçırma amacıyla 3. kişiler üzerine devrettikleri malvarlıklarına teminatsız ve süresiz olarak tedbir ve ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; fazlaya dair alacak, dava, talep ve tüm hakları saklı kalmak kaydı ile, yargılama sonucunda davacının alacak ve haklarına kavuşması amacıyla, davalının sahip olduğu İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi ...Muh. ...Sok, No: ... adresinde bulunan taşınmazı üzerine 3. şahıslara devrinin önlenebilmesi için bahsi geçen taşınmazın tapu kaydına teminatsız olarak ihtiyati tedbir / haciz konulmasına, davacı şirket tarafından yapılan tüm harcamaların tespitini ve şimdilik 73.000,00-TL'lik kısmının en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı şirket tarafından emek sarf edilerek gerçekleştirilen müteahhitlik / yüklenici ücretinin tespitini ve şimdilik 5.000,00- TL'lik kısmının en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tacir olmadığını, bu nedenle görevli ve yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında dava konusu işlerin ifası hususunda yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ayrıca belirli bir hizmetin sunulduğuna ve herhangi bir edimin yerine getirildiğine ilişkin bir durumun da mevcut olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan üçüncü şahıslarla yapılmış taşeron sözleşmelerinin hiçbir şekilde davalıyı bağlamayacağını, davacı tarafından her an düzenlenme ihtimali mevcut üçüncü şahıslar ile yapılmış taşeron sözleşmelerinde davalının herhangi bir imzasını taşımadığından ve ayrıca davalının böyle bir hizmeti almadığından muvazaalı olarak düzenlendiğini düşündükleri taşeronluk sözleşmelerinin davalıyı hiçbir şekilde bağlamayacağını, davacı tarafından kurulduğu iddia edilen temel hukuksal ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu, kural olarak, eser sözleşmesinin, zorunlu şekil koşuluna bağlı olmadığını, ancak sözlü yapılan sözleşme inkâr edildiği takdirde, sözleşmenin yapıldığı zamandaki miktar veya değeri HMK'nın 200. maddesindeki miktardan fazla ise akdî ilişkinin anılan Yasa hükmü gereğince davacı tarafından yazılı delille kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, HMK’nın 202. maddesindeki yazılı delil başlangıcı bulunmaması ve 203. maddesindeki tanıkla ispatı mümkün olan hallerin varlığının da ileri sürülüp kanıtlanmaması halinde tanık beyanı ile akdi ilişkinin varlığının ispatının mümkün olmadığını, davacı tarafça akdi ilişkinin varlığının yasal deliller ile kanıtlamasının zorunlu olduğunu, davalı ... tarafından taraflar arasında akdi ilişkinin olmadığının açıkça ortaya konulması karşısında davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğunu, davacının iddialarını yazılı delil haricinde tanıkla ispatlanmasına muvafakatlari olmadığını, davacının verdiğini iddia ettiği hizmetlerin hiçbirini kabul etmediklerini, Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmesinin varlığı halinde taşeronların gerçekleşip, teslim ettiği işlerin, her türlü delille ve bu arada tanık beyanıyla ispatlanabileceğini, burada dikkat edilmesi gereken hususun ortada hiçbir şekilde varlığı olmayan bir eser sözleşmesinden söz edildiğini, dolayısıyla olmayan bir eser sözleşmesinin tanıkla ispatının sözkonusu olamayacağını, taraflar arasında hiçbir şekilde dava konusu inşaat alanına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının kötüniyetli olarak hakkın kötüyete kullanılmasına örnek teşkil edecek üçüncü şahıslarla geçmişe yönelik her an düzenlenme imkanı olan sözleşmeler akit ederek haksız menfaat peşinde koştuğunu, olmayan yazılı sözleşmenin, davacı yanca tanıkla ispatının hukuken mümkün olmadığını, bu konuda davacı yanın tanık dinletme talebini kabul etmediklerini ve bu konudada yazılı usul gereğince davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, aleyhe delil teşkil etmemek kaydıyla; davacının ticari defterlerinin incelenmesinde dava konusu İstanbul ... Mahallesi - Ev ...Ada... Parsel // 67,5 M2 ve İstanbul... Mahallesi - Ev ... Ada ...Parsel // 47,5 M2 lik alanlarda hiçbir şekilde ...’a yönelik bir ticari işlem yapılmadığı gibi davacı yanca belirtilen alanlarda işçi çalıştırıldığına ilişkin SGK'ya bir bildirimde bulunulmadığını, bu itibarla ticari defterlerinde cari hesaba yönelik ilgili döneme ilişkin herhangi bir resmi kayıt yaptırmayan davacının, husumete yönelik olarak ya tutturabilir mantığı ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tuturak dava açmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hiçbir şekilde davalıya hizmet vermediğini, davanın haksız ve yersiz olduğunu beyan ederek; öncelikle iş bölümü itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir suretini, Beyoğlu ... Noterliği'nin 07/06/2018 tarih ... yevmiye numaralı davacı şirket tarafından davalıya gönderilmiş 548.276,94-TL borcun ödenmesine ilişkin ihtarnamenin fotokopisini, 25/05/2018 tarihli davacı şirket tarafından davalıya yazılmış 548.276,94-TL borca ilişkin yazının fotokopisini, dava dışı şirketler ile davacı şirket arasında düzenlenmiş tedarikçi sözleşmelerinin ve davacı şirket adına düzenlenmiş faturaların fotokopilerini sunmuş olduğu anlaşıldı.
Dosyanın mahkememize 2020/55 Esas sayılı dosya ile açıldığı, 2020/55 Esas 2020/85 Karar sayılı 03/02/2020 tarihli gerekçeli karar ile "6100 Sayılı HMK. gereğince dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine," dair görevsizlik kararı verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/898 Esas 2020/707 Karar sayılı 13/07/2020 tarihli kararı ile dosyada davalının tacir olup olmadığına dair belge bulunmadığından eksikliğin tamamlanması için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, mahkememizce İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalıya ait bilgilerin celp edilerek dosyanın yeniden istinaf incelemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/1276 Esas 2020/960 Karar sayılı 29/09/2020 tarihli kararı ile "Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2020 tarih,... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına," dair karar verildiği ve dosyanın mahkememizin 2020/524 Esasına kaydedildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 23/10/2020 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin dava konusu alacağını teminen davalının uyuşmazlık konusu olmayan menkul ve gayrimenkullerinin üzerine tedbir konulmasını talep etmiş olduğu, davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği, ayrıca dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler mahkememizce yaklaşık ispat kuralı için yeterli görülmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşıldı.
... Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevapta İstanbul Beyoğlu Asmalımescid Mahallesi ...Sokak No:13 ... ada ... parsel sayılı taşınmazda 2016 yılından itibaren yapılan işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmiş olduğu anlaşıldı.
İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinden; davacı ... tarafından davalı İsmail Kabadayı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali talebi ile dava açıldığı, müzekkere tarihi itibariyle davanın derdest olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin 17/02/2021 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 548.276,94-TL'nin en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı şirket tarafından emek sarf edilerek gerçekleştirilen müteahhitlik / yüklenici ücretinin tespiti ile fazlaya ilişkin talep, alacak ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL’nin en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği, tamamlama harcının yatırıldığı ve 18/02/2021 tarihli ara karar ile dosyanın miktar itibariyle heyete tevdi edilmesine karar verildiği anlaşıldı.
Davacının dosya kapsamına sunmuş olduğu delillerden 25.05.2018 tarihinde PTT İadeli Taahhütlü mektup ile davaya konu alacak tutarına dayanak faturaları davalı şirkete gönderdiği ve alacak bedelinin 7 gün içerisinde davacı şirket hesabına ödenmesi yönünde bildirim yaptığı, postanın 28.05.2018 tarihinde... 'e tebliğ edildiği, davacı... Ltd. Şti.' nin davalı ...'a keşide ettiği Beyoğlu ... Noterliği' nin 07.06.2018 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile İstanbul ili, Beyoğlu İlçesi, Asmalımescit Mahallesi,... Sok. No: ... adresindeki iş nedeni ile alt yüklenici şirket/tedarikçilere yapmış olduğu 548.276,94 TL tutarındaki masrafın tahsilinin 7 gün içerisinde ödenmesini talep ettiği, ihtarnamenin 09.06.2018 tarihinde adreste bulunan daimi çalışana tebliğ edildiği dosya kapsamında yer alan tebliğ şerhinden görülmüştür.
Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nce talimat yoluyla beyanı alınan tanık ...; "Ben 2017-2018 yılları arasında ... Mahallesi...Sokakta bulunan restorasyon projesinde Atakum firması adına şantiye şefi olarak çalıştım, proje sahibi ... idi biz projeye uygun şekilde restorasyonu tamamladık, temel aşamasında ... inşaat ve aynı anda ... Malz. A.Ş'den beton, hasır, demir, çimento, tuğla alındı, ... İnşaatın görevi bittikten sonra,... Konstrüksüyon binanın iskeletini kurdu, kat aralarında da yine T...A.Ş'den beton alımına devam edildi, ben 2018 yılında ayrıldım, projenin bitimi ile ilgili tarih konusunda bir bilgim yoktur, benim ödemeler ile ilgili bir bilgim yoktur, Orhan bey şantiye sahasındaydı, Orhan beyin sorumlu mimarı ...beyle de sürekli diyalog halindeydik, şantiyeye iki üç gün geldiği günlerde yüzyüze bilgi veriyordum, diğer günlerde whatsapp üzerinden bilgilendirme yapıyordum, bahsettiğim tüm şirketlerden alınan malzemeler projede kullanıldı, bizzat tarafımdan imza karşılığında teslim alındı" şeklinde,
Tanık ...; "Ben 2008 Eylül ayından beri davacı şirkette muhasebeci olarak çalışmaktayım, proje için alınan tüm malzemeler ilgili proje kapsamında kayıt altına alınarak gelen malzemelerin kusurlu olup olmadığı teslim alınıp alınmadığı kontrol edildikten sonra faturaları kayıtlara işleniyor, karşı tarafa da ödemeleri yapılıyor, bahse konu projeye ilişkin olarak da alınan malzemeler kontrol ediltikten sonra muhasebe kayıtlarına ilgili proje kapsamında kayıt ettirilerek ödemesi yapıldı, malzeme aldığımız firmalar ...İnşaat-..., ...Ltd. Şti, ... şirketinden malzemeleri tam ve eksiksiz olarak teslim aldık, ödemelerini yaptık, sevk irsaliyelerinin altında teslim edilen mahalle,cadde belirtilerek imza altına alınmıştır, bu malzemeleri Jurnal sokaktaki Orhan beye ait şantiyede kullandık, bu malzemelere ilişkin davalı taraftan herhangi bir şekilde ödeme yapılmadı, işçilik bedeli de alınmadı," şeklinde beyanda bulunmuşlar, davalı vekili 01/10/2021 tarihli dilekçesi ile tanık anlatımlarına karşı beyan dilekçesini sunmuştur.
Mahkememizin 23/09/2021 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı ile "Mahallinde yapılan işlerin tespiti ve nihayetinde davacı tarafın davalı taraf için yaptığını iddia ettiği işler nedeniyle müteahhitlik ücreti ve harcamalardan kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı, davacı tarafın davalı tarafa hizmet verip vermediğinin tespiti açısından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına," dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin 18/01/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Takdir sayın mahkemenin olmak üzere, dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, davacı tarafın defterleri, tüm deliller, üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde;
-Davacı şirketin 2016-2017-2018-2019-2020 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
-Davalı şirketin 2016-2017-2018-2019-2020 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
-Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre davalıdan alacaklı / borçlu olmadığı,
-Davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davacı şirketin kayıtlı olmadığı ve davacı şirkete borçlu / alacaklı olmadığı görülmüştür.
Teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda da;
-Binanın yapım süreçleri, proje ve ruhsatlar, inşaat sürecinde davacı tarafından çekilen resimler, temel ve tabliye resimleri, davacı ve tanık beyanları ve davacının tedarikçiler tarafından kendisine kesilen beton ve çelik faturalar, içerikleri, ve ihtarnameler de dikkate alınıp bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının bu işin yapımını yüklendiği ve sürdürdüğünün anlaşıldığı,
-Davacının olabilecek hakkedişinin yapım masrafları 584.276,90-TL + 87.641,53-TL (%15 yüklenici karı) = 671.918,43 TL olabileceği,
-Bu bedel üzerinden fatura kesileceğinden ayrıca %18 KDV ekleneceği,
-Mali yönden yapılan incelemede davalının herhangi bir ödemesinin olmadığı," yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Davalı vekilince 16/02/2022 tarihli dilekçe ekinde hukuki mütala sunulduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 17/02/2022 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı ile taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarının değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 26/08/2022 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; Davacı İtirazları Yönünden Değerlendirme: 18.01.2022 tarihli Kök Rapor 20. sayfasında toplamda sehven yazım hatası yapıldığı, genel toplamın 548.276,90 TL olduğunun hesaplandığı, sektörde yüklenici karı ve genel gider için genel kabulün % 25 olduğu ancak davaya konu işin ihalesiz olduğu kabulünden yola çıkarak % 15 yüklenici karı ve genel gider olabileceği, buna göre 548.276,90 TL + (% 15) 82.241,53 TL = 630.518,43 TL yapım masrafı hesap edilebileceği değerlendirilmiştir. Davalı İtirazları Yönünden Değerlendirme: 18.01.2022 tarihli Kök Rapor sonuç bölümünde de belirtildiği üzere, - Mali yönden yapılan incelemede davalının her hangi bir ödemesinin olmadığı ve davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre davalıdan alacaklı / borçlu olmadığının görüldüğü, - ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün Ruhsat ve Tabela bilgilerinde Müteahhit olarak davalı ...'ın göründüğü, - Dosyaya sunulmuş yazılı bir sözleşme bulunmadığı, - Davacı tarafından davaya konu inşaatta, davacı şirkete ait işçi çalıştığına dair dosyada belgeye rastlanmadığı, - Sayın Mahkemece, Davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan resimler, temel ve tabliye resimleri, davacı ve tanık beyanları ve davacının tedarikçileri tarafından kendisine kesilen beton ve çelik faturaları, içerikleri, ihtarnamelerin binanı yapımı sürecinin davacı tarafından yüklenildiği ve sürdürüldüğü kanaatine varılması durumunda; davacının olabilecek hak edişinin yapım masraflarının 548.276,90 TL + (% 15) 82.241,53 TL = 630.518,43 TL + % 18 KDV = 744.011,74 TL olabileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Mahkememizin 17/02/2022 tarihli duruşmasının 1 ve 2 nolu ara kararları uyarınca, Dosyanın incelenmesinde tensip zaptının davalı asile 04/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 17/11/2020 tarihinde süre uzatım talebinde bulunduğu, 18/11/2020 tarihli ara karar ile davalı vekiline ek 2 haftalık süre verildiği davalı vekilinin 02/12/2020 tarihinde süresi içerisinde cevap dilekçesi sunduğu, davalı vekilince 04/02/2021 tarihli dilekçe ile delillerinin davacı tarafın ticari defterlerine hasrettiğini bildirdiği, bu haliyle davalı tarafın cevap dilekçesinin süresinde olduğunun tespitine, nihai taktir mahkememize ait olmak üzere davalı vekilinin savunma hakkının ihlal edilmemesi açısından toplanmasını talep ettiği delil bulunup bulunmadığı hususunda yazılı beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine karar verildiği, davalı vekilinin 03.03.2022 tarihli dilekçesi ile; delillerini HMK 222/5 maddesi uyarınca davacı tarafın ticari defterlerine hasredildiği açıkça belirtilmiş olduğundan, davanın davacı ticari defter kayıtlarına göre sonuçlandırılmasını talep ettiği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17/11/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile "Davalı vekilinin ek bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına, blirkişilerden özellikle davalı vekilinin 12/09/2022 tarihli dilekçesinde ifade ettiği davadışı 3. kişi firmaların ticari defterlerine ne şekilde kaydedildiği, hangi işe ait olarak kaydedildiği ve dönem dönem sonu hesaplara nasıl yansıtıldığı hususunun araştırılmasının istenilmesine," dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin 27/03/2023 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı şirket ticari defterlerinde 740 gider hesaplarında davalı şantiyesi için ayrı bir hesap kodu açmadığı, davalının da içinde bulunduğu kümülatif gider hesabı içerisinde bu giderleri topladığı görülmüştür. 740.03.004 Hakkediş Maliyetleri hesabında biriken bakiyenin ilgili yıl sonunda Gelir tablosu hesaplarına aktarılarak kapatıldığı tespit edilmiştir.
Kök raporumuzda da tespit edildiği üzere
Binanın yapım süreçleri, proje ve ruhsatlar, inşaat sürecinde davacı tarafından çekilen resimler, temel ve tabliye resimleri, davacı ve tanık beyanları ve davacının tedarikçileri tarafından kendisine kesilen beton ve çelik faturalar, içerikleri, ve ihtarnameler de dikkate alınıp bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının bu işin yapımını yüklendiği ve sürdürdüğünün anlaşıldığı,
Davacının olabilecek hakkedişinin yapım masrafları 584.276,90 TL + 87.641,53 TL (%15 yüklenici karı) = 671.918,43 TL olabileceği,
Bu bedel üzerinden fatura kesileceğinden ayrıca %18 KDV ekleneceği, Mali yönden yapılan incelemede davalının herhangi bir ödemesinin olmadığı, Davalı şirketinde bu işi davacı şirket haricinde 3. bir şirkete yaptırdığına dair bilgi evrak dosya kapsamına ibraz etmediği, Kök raporumuzda görüşümüzü değiştirecek bir husus olmadığı," yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... esas,... Karar sayılı 02/07/2020 tarihli gerekçeli kararının incelenmesinde katılanın ..., sanıkların ... ve... olduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, "Katılan vekilinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından takip dayanağı 14.12.2016 tarihli 1.750.000.-TL ve 16.05.2017 tarihli 1.750.000.-TL'lik iki adet borç senedi alacaklısı sanık ... borçlusu da katılan İsmail Kabadayı olan ilamsız icra takibini başlatıldığı, katılan vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sanık ... vekili tarafından ihtiyati tedbir talepli itirazın iptali davasının açıldığı, mezkur davanın halen derdest olduğu; şikayete konu 14.12.2016 tarihli ve 16.05.2017 tarihli iki adet belge aslı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan raporda şikayet dilekçesi ekinde sunulan ilk teknik uzman mütalaasına benzer şekilde 14.12.2016 tarihli 1.750.000.-TL'lik belge aslında, "borç" kelimesi , "1.750.000" okunur rakamın baş kısmındaki "1" , "20.07.2017" tarihi ve en alt satırındaki "tarihinde ödeyeceğim" kelimeleri ile "borçlu" kelimesinin yakın esvafta ancak kalem renk tonu, kalem ucu kalibresi ve fulaj izi bakımından farklı bir kalemle yazılmış olduklarının, ayrıca farklı kalemle eklenen bu kelime ve rakamların harf, kelime ve satır aralıkları ve hizalarının metnin kalan kısmına göre sıkışık konumda olduklarının, evvelce "14.12.2016, İskenderun şantiye için elden 750.000TL aldım. Teslim eden... , Teslim alan ..." şeklinde düzenlenmiş belgenin mevcut haline dönüştürülmüş olduğu, inceleme konusu senet aslındaki yazı ve rakamların eklendiği tespit edilen "1" rakamı haricinde metnin tümü ile aynı el ürünü oldukları, "1" rakamının tek rakam olması ve mukayese için yeterli nitelik ve sayıda olmaması nedeniyle aynı kişi ya da diğerlerinin eli ürünü olup olmadığı hususunda saptama ve ayrım yapılamayacağı; "1" rakamı dışındaki tüm yazı ve rakamların şüpheli ...'ın eli ürünü oldukları; 16.05.2017 tarihli 1.750.000.-TL'lik belge aslında ise , ilk satır son kısmındaki "borç" "1.750.000" okunur rakamın baş kısmındaki "1" , "31.01.2018 tarihinde ödeyeceğim" kelimelerinin yakın esvafta ancak kalem renk tonu, kalem ucu kalibresi ve fulaj izi bakımından farklı bir kalemle yazılmış oldukları, ayrıca farklı kalemle eklenen bu kelime ve rakamların harf, kelime ve satır aralıkları ve hizalarının metnin kalan kısmına göre sıkışık konumda oldukları, evvelce "16.05.2017, İskenderun şantiye için elden 750.000TL aldım. Teslim eden ... , Teslim alan ..." şeklinde düzenlenmiş belgenin mevcut haline dönüştürülmüş olduğu, inceleme konusu senet aslındaki yazı ve rakamların eklendiği tespit edilen "1" rakamı ve "İsmail Kabadayı" isim yazısı haricinde metnin tümü ile aynı el ürünü oldukları, "1" rakamının tek rakam olması ve mukayese için yeterli nitelik ve sayıda olmaması nedeniyle aynı kişi ya da diğerlerinin eli ürünü olup olmadığı hususunda saptama ve ayrım yapılamayacağı; "1" rakamı ve "..." isim yazısı haricinde tüm yazı ve rakamların şüpheli ...'ın eli ürünü oldukları tespit edilmekle mezkur belgeler üzerinde tahrifat yapıldığı ve özel evrak niteliğindeki bu belgelerin sanık ... tarafından diğer sanık ...'a verildiği, sanık ... tarafından icra takibine konu edildiği, katılandan icra takibi vasıtasıyla tahsilat yapılmaya çalışıldığı ancak katılanın itirazı üzerine takibin durmasıyla çıkar sağlanamadığı anlaşılmakla, sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek, sanıkların bu suretle üzerilerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu ve Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işledikleri hususunda Mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğundan sanıkların atılı suçları işledikleri sabit görülerek... " gerekçeleriyle Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK.nın 37/1 maddesi delaleti ile TCK'nın 158/1-d, 35/2 ve 62. Maddeleri uygulanarak sonuç olarak ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 12.500.-TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, özel belgede sahtecilik suçundan TCK.nın 37/1 maddesi delaleti ile TCK'nın 207/1 , 62 maddeleri gereğince sonuç olarak ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ile cezalandırılmalarına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, icra edilen keşif ve aldırılan bilirkişi raporları birlikte incelenip değerlendirildiğinde, dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için açılan alacak davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'a ait İstanbul ili, Beyoğlu İlçesi,... Mahallesi, ...Sok. No: ...adresinde bulunan taşınmaz üzerinde yapılan müteahhitlik/yüklenicilikten kaynaklı alacağının taksiline yönelik huzurdaki davayı ikame ettiğini ifade etmektedir.
Davalı vekili ise; müvekkili ...'ın, ... inşaat ünvanlı şirketin sahibi ve yetkilisi olduğunu, müvekkilinin mimarlık mesleği ile iştigal etmekte olup, davaya konu binanın tüm inşaatını kendi imkanları ile gerçekleştirme imkan ve tekniğine sahip olduğunu, müvekkilin kendisine ait mülkünü restore ettiğini ve gerekli yapım faaliyetlerini bizzat kendisinin gerçekleştirdiğini, tacir olan davacı tarafın, müvekkilinden alacaklı olduğunu ticari defter kayıtları ile ispat etmesinin zorunlu olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca davalı taraf, ikinci cevap dilekçesi ile tüm delillerini davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına hasrettiğini ifade etmiştir.
Mahkememizce delillerin yerinde değerlendirilmesi açısından mahallinde keşif icrası yoluna gidilmiş, keşif günü mahallinde yapılan incelemede mezkur taşınmazın inşaatının bittiği ve bitişiğindeki otel ile bağlantılı otel olarak kullanıldığının görüldüğü, binanın, 2 adet bodrum kat, zemin kat ve 3 normal kattan ibaret olduğu, ana girişin ... Sokak üzerinde olduğu, taşınmazda yapılan imalatların beton ve çelik imalatların gezilip görüldüğü, keşif günü çekilen fotoğrafların da dosyaya kazandırıldığı anlaşılmıştır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişi tarafından tetkikinde, davacı ... Ltd. Şti'nin nezdindeki Davalı ...'ın cari hesap hareketlerini 120 Alıcılar hesabında 120.01.161 müşteri cari kartında takip ettiği ve bu hesapta alacaklı/borçlu olmadığı görülmüştür.
Davalı ...' ın nezdindeki ticari defterlerde Davacı...Ltd.Şti'ni takip etmediği ve bu şirkette borçlu/alacaklı olmadığı görülmüştür.
Davacının alacak talebine konu ve PTT aracılığı ile 25.05.2018 tarihinde davalıya tebliğ ettiği gider faturalar kök bilirkişi raporunda tabloda detaylandırılmış olup toplam tutarlarının 548.276,90 TL olduğu, bu faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların dip not kısımlarında “... Şantiyesi”, “Taksim Şantiyesi” açıklamalarının mevcut olduğu, davacı...Ltd. Şti'nin davaya konu gider faturalarının kayıtlı olduğu... Kardeşler ..., ...Ltd. Şti., ...A.ş., ... A.ş. ve ...A.Ş. ile olan cari hesap ekstreleri kök bilirkişi raporu ekinde sunulmuştur.
Davacı vekilinin dosya kapsamına sunmuş olduğu evraklardan alacak talebine konu tedarikçi şirketlerle Tedarikçi sözleşmesi akdettiği ve bu sözleşme suretlerinde sözleşme konusunun; “...Sokak No 2 Taksim Asmalımescit adresindeki bina” olarak tanımlandığı ve sözleşme suretlerinde tedarikçi şirketlerin kaşe/imzalarının mevcut olduğu görülmüştür. Teknik bilirkişi görüşüne göre de; bina inşaatının yapılması için kullanılan beton ve çelik miktar ve işçiliklerinin, sunulan fatura içerikleri ile uyumlu olduğu ve serbest piyasa rayicine uygun kadri marufunda olduğu bildirilmiştir.
Taraflar arasında mezkur eserin (binanın) yapılması için yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Taraflar arasında herhangi bir hakediş de yapılmamıştır. Ayrıca taraf ticari defterlerinde de bir ticari ilişki kurulmadığı,...Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü' nün Ruhsat ve Tabela bilgilerinde Mütahhit olarak davalı ...'ın göründüğü anlaşılmıştır.
Ancak mahkememizce de itibar olunan kök bilirkişi raporundaki kanaate göre de, binanın yapım süreçleri, proje ve ruhsatlar, inşaat sürecinde davacı tarafından çekilen resimler, temel ve tabliye resimleri, davacının tedarikçileri tarafından kendisine kesilen beton ve çelik faturaları ve içerikleri, tanık beyanları, ihtarnameler ve davalının işi davacı şirket haricinde 3. kişiye yaptırdığına dair bir delilin dosyaya ibraz edilmemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının işin yapımını yüklendiği ve sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
Neticeten mahkememizce ulaşılan nihai kanaat ve bilirkişi heyeti kök - ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacının hak edişinin yapım masrafları 584.276,90TL + 87.641,53TL (%15 yüklenici karı) = 671.918,43 TL olabileceği kanaatine varılıp taleple bağlı kalınarak Davacının davasının kabulü ile; 548.276,90 TL hak ediş yapım masrafı ile taleple bağlı kalınarak 5.000 TL müteahhitlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince, delillerinin davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına hasredildiği, davanın, davacı tarafın ticari defterleri uyarınca çözülmesi gerekeceği ifade edilmiş ise de; bu hususun davacı tarafın delil sunma hakkını kısıtlayıcı yahut artık davacı tarafın ticari defterleri dışında başka bir delil sunamayacağı anlamına gelen bir hukuki kurum olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak ... Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
Davacının davasının kabulü ile;
1-548.276,90 TL hak ediş yapım masrafı ile taleple bağlı kalınarak 5.000 TL müteahhitlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 37.794,35-TL karar ve ilam harcından, peşin harç ve tamamlama harcının toplamı olan 9.870,80-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 27.923,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 11.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 230,00-TL keşif yol ücreti, 419,90-TL keşif harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 54,40-TL başvurma harcı, 1.332,05-TL peşin harç, 8.538,75-TL tamamlama harcı, 595,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 22.178,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 83.458,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, (davacı vekilinin e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır

Üye ...
¸e-imzalıdır

Üye ...
¸e-imzalıdır

Katip ...
¸e-imzalıdır