T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/362 Esas
KARAR NO : 2024/128
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
BİRLEŞEN İSTANBUL ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
BİRLEŞEN İSTANBUL ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...
ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
BİRLEŞEN İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...
ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
İSTANBUL ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E. SAYILI
DOSYASI İLE BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
... ESAS... KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
İSTANBUL ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E. SAYILI DOSYASI
İLE BİRLEŞEN BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
İSTANBUL ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E. SAYILI DOSYASI
İLE BİRLEŞEN BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
...ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
KARAR TARİHİ : .../02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan SPK mevzuatından kaynaklanan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Yönetimi A.Ş'nin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde SPK'nun gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren, SPK'dan aldığı yetki belgesi çerçevesinde Kanun'da sayılan faaliyetleri yürüten bir sermaye piyasası kurumu olduğunu, davalı Şirket ... A.Ş.'nin ise yine 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde SPK'nun gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren, paylarını halka arz etmiş, gayrimenkuller, gayrimenkul projeleri, gayrimenkule dayalı-haklar ve ilgili mevzuatta belirtilen kıymetlerden oluşan portföyünü işletmek amacıyla kurulmuş bir gayrimenkul yatırım ortaklığı olduğunu, müvekkili şirketin, davalı Şirket hisselerini Borsa'dan almak suretiyle söz konusu hisselere yatırım yaptığını, davalı şirketin paylarını ilk olarak 09.11.2017 tarihinde Borsa'dan satın aldığını, en son elinde bulunan tüm payları satarak ortaklıktan çıkmış olduğunu 25.03.2019 tarihine kadar çeşitli tarihlerde söz konusu hisseye yatırım yapmaya devam ettiğini, davalı şirketin, 14.03.2018 tarihinde şirketin çıkarılmış sermayesinin %60 bedelli olarak 100.000.000 TL'den 160.000.000 TL'ye artırılması yönünde karar aldığını ve 04.04.2018 tarihinde sermaye artırımı izni için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)'na başvurduğunu, sermaye artırımı henüz tamamlanmış iken 23.07.2018 tarihinde Şirket yönetim kuruluun çıkarılmış sermayenin 160,000.000 TL'den 90.000,000 TL artırılarak 250.000.000 TL'ye yükseltilmesi için yeni bir karar aldığını, şirketin 1 hafta arayla 2 bedelli sermaye arttırım kararı aldığını, Şirket Yönetim Kurulu tarafından alınan 18.10.2018 tarihli Yönetim kurulu Kararı ile şirketin sermaye arttırımına ilişkin gerekçelerine ve fon kullanım raporlarına tamamen aykırı bir biçimde Şirket Yönetim Kurulu üyeleri ve diğer Davalılar olan... ve ...adına kayıtlı 54 adet bağımsız bölümü 54.432.000-TL bedelle satın alınmasına karar verildiğinin duyurulduğunu, bu durumun başlı başına sermaye arttırımından elde edilen fonun izahnameye ve mevzuata aykırı bir biçimde ilişkili taraflara aktarıldığını ortaya koyduğunu, belirsizlik ve hisse senetlerinin hergün daha fazla değer kaybettiği bir ortamda müvekkili şirketin daha fazla zarara uğramamak adına, 25.03.2019 tarihinde sahip olduğu tüm ...hisselerini Borsa'da sattığını, bu işlemler neticesinde müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın 1.520.988,99-TL olduğunu, ... A.Ş.'nin SPK'ya yapmış olduğu şikayetin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra SPK tarafından alınan 10.10.2019 tarih ve 2019/52 sayılı SPK Haftalık Bülteni'nde yayınlanan kararla SPK, davalı şirkete ve diğer davalılar olan şirket yönetim kurulu üyeleri... ve ...'ye II...1 sayılı İzahname ve İhraç Belgesi Tebliği'nin 25. Maddesi ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 32. maddesine aykırılıktan ayrı ayrı 387.009-TL idari para cezası verdiğini, SPK tarafından Şirket aleyhine, dava açılarak Şirketin yönetim kurulu başkanı ve başkan vekilinden aldığı 54 adet bağımsız bölümün alım- satım işleminin iptali ve bu alım-satıma ilişkin ödenen bedelin yönetim kurulu başkanı ve başkan vekili tarafından Şirkete ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirket ve yönetim kurulu üyelerinin kanuna ve mevzuata aykırı ve kusurlu eylemleri neticesinde müvekkili şirketin, 1.520.988,99-tL tutarında zarara uğramış olduğunu, söz konusu zararın tazmininin gerektiğini, müvekkilinin pay sahibi olmasından yaklaşık 1 yıl sonra 14.03.2018 tarihinde ...Yönetim Kurulu Şirketin çıkarılmış sermayesinin %60 bedelli olarak 100.000.000 TL'den 160.000.000 TL'ye artırılması kararı aldığını, şirketin 04.04.2018 tarihinde sermaye artırımı izni için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)'na başvurduğunu, SPK açıklamalarından da görüldüğü üzere Şirket sermaye arttırımından elde ettiği fonu, arttırım öncesi yapmış olduğu açıklamalara tamamen aykırı bir biçimde ilişkili tarafı olan yönetim kurulu üyeleri... ve ...'nin gayrimenkullerinin satın alınmasına harcadığını yani daha net söylemek gerekirse elde ettiği fonu bu yönetim kurulu üyelerine aktardığını, söz konusu eylemlerin hukuka aykırı olduğunu, hem şirketin hem de yönetim kurulu üyelerinin oluşan zararlardan sorumlu olduğunu ve söz konusu işlemler ile oluşan yatırımcı zararı arasında bir illiyet bağı bulunduğu SPk tarafından davalı şirkete ve yönetim kurulu üyelerine verilen idari para cezası ve İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açmış olduğu dava ile açıkça ortaya konduğunu, ... A.Ş., kendisine verilen yetersiz cevaplarla ve bizzat izahnameye aykırı bu işlem nedeniyle Sermaye Piyasası Kurulu'na 24.10.2018 tarihinde yapmış olduğu başvuru ile Sermaye Piyasası Kanunu'na ve bu kanuna dayalı düzenlemelere aykırı işlemler nedeniyle davalı şirket hakkında inceleme başlatılmasını, yönetim kurulunun görevden alınmasını, gerekli hukuki ve cezai işlemlerin başlatılmasını talep ettiğini, ... A.Ş.'nin, ayrıca 54 bağımsız bölümün satın alınmasının SPK'nın önemli nitelikteki işlemlere ilişkin ortak esaslar ve ayrılma hakkı Tebliği'nin 6. maddesinin 3. fikrası gereğince önemli nitelikte işlem olduğunu, dolayısıyla ortaklara ayrılma hakkı tanınması gerektiğini ve aksi takdirde yapılan işlemin geçersiz kılınması gerektiği hususlarını da SPK'ya bildirdiğini, bu haklı taleplerin ve SPK'dan makul bir sürede yanıt alınamadığı bilgisi üzerine, müvekkili şirketin sahip olduğu payların tamamını 25.03.2019 tarihinde satarak uzun vadeli yatırımından çıkmak zorunda kaldığını, ne yazık ki davalı şirketin kamuoyuna yaptığı açıklamalar ile yatırımcıları kandırması sonucunda bir çok yatırımcı ile beraber müvekkilinin de çok yüksek tutarda zarar ettiğini, müvekkilinin zararının ekteki ekstrelerden görüleceği üzere 1.520.988,99-TL olduğunu ve bu zararın sorumlularının davalı şirket ile hakim hissedar ve yönetim kurulu üyeleri... ve ...olduğunu, yönetim kurulu üyeleri Olan... ve ...de ...ile birlikte müvekkilinin uğradığı zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu beyanlarla, davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle müvekkili ...A.Ş.'nin uğramış olduğu 1.520.988,99-TL tutarındaki zararın şimdilik 100,000-TL'sinin 25.03.2019 tarihinden bu yana işleyecek kısa vadeli avanslar için uygulanan avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; iddia konusu zarara ilişkin talep hakkının zamanaşımına (gerçekte hak düşürücü süreye) uğradığını, zamanaşımı def'ini (gerçekte hak düşürücü süre itirazı) ileri sürdüklerini, davacının zarar iddiası bir kamuyu aydınlatma belgesi olan izahnameye ve borsada satın aldığını ve sattığını iddia ettiği paylara dayandığını, davacının borsada alış yaparak ... payı edindiğine dair belge ya da getirtilmesi gereken bir delil Dava dilekçesinde ve ekinde olmadığını, bu sebeple SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesine dayanması hukuken mümkün olmadığını, Dava konusu olayın özel kanun niteliğindeki 6362 sayılı SPKn'nda özel bir hükümle düzenlenmiş olması sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nın ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın haksız fiile ve sorumluluğa dair hükümlerinin ancak SPKn'da hüküm bulunmaması halinde uygulama alanı bulacağının tartışmasız olduğunu, dava dilekçesinde elindeki tüm ... paylarını 25.03.2019 tarihinde sattığını beyan eden davacının uğrayabileceği zarar için son tarih 25.03.2019 olduğunu, buna göre davacının SPKn md. 32 uyarınca tazminat talebi hakkının, zarar tarihinden altı ay sonra, 26.09.2019 tarihinde zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın konusunun ve davalılarının İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyadakiler ile aynı olması, her iki dava dilekçesinin davacı ve talep edilen zarar miktarı hariç tamamen aynı ifadeleri içermesi, her iki davadaki davacının aynı şirketler topluluğunun üyeleri olması dikkate alınarak huzurdaki davanın daha önce açılan İistanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyada birleştirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde dayanılan 20.02.2020 tarih ve 7222 sayılı kanunla değişik SPKn md. 91/3 hükmünün 25.02.2020 tarihinden önceye geri yürütülmesi temel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu, davacının 7222 sayılı kanunla değişik SPKN md. 91/3 hükmüne dayanması hukuken mümkün olmadığını, davacı şirket başka şirketlerle birlikte bir şirketler topluluğunu oluşturduğunu, davacı ... paylarının satış işlemlerinde tek başına hareket eden bir şirket olmadığını, davacı şirket ile birlikte 6 şirketin ve işbu dilekçede topluluk şirketlerinin finansal tablolarından ve KAP açıklamalarından tespit edilen diğer ilişkili şirketler bir şirketler topluluğunu oluşturmaktadır. davacının sermayesinde yüzde 100 paya sahip olan... A.Ş. İstanbul ... ATM ... Esas sayılı dosya Davacısı ... A.Ş.'nin sermayesinde 30.09.2018 tarihli finansal tabloların döneminden 31.03.2019 tarihli finansal tablo dönemine kadarki dönemde değişen oranlarda pay sahibi olduğunu, ... A.Ş., ile birlikte diğer grup şirketleri olan ...A.Ş. ve İstanbul ... ATM... Esas sayılı dosyanın davacısının ...A.Ş. de İstanbul ... ATM... Esas sayılı dosya davacısı ... A.Ş. sermayesinde pay sahibi olduğunu, huzurdaki davaya dayanak SPK kararının yürütülmesi kısmen durdurulduğunu ve bu karara dair SPK itirazının da reddedilmek suretiyle kararın kısmen yürütmesinin durdurulmasının kesinleştiğini, bu sebeple davanın mesnetsiz olduğunu, davacının zarar iddiasını ispat edememediğini, davanın bu sebeple esastan reddinin gerektiğini, davacının karineye dayanmadan illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, SPKn md. 10 ve 32 hükümlerine ancak izahnamede ve diğer kamuyu aydınlatma belgelerinde "yer alan" yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgiler sebebiyle dayanılabileceğini, davacının dayandığı SPK İşlemlerinin 2018 yılındaki birinci sermaye artırımı ile hiç bir ilişkisi olmadığını, spk işlemleri sadece ikinci sermaye artırımı ile ilgili olduğunu, dava dilekçesindeki birinci sermaye artırımına dair bahis ve iddiların mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, davacının iddia ettiği zarar ile davalı şirketin gayrimenkul satın alma kararı arasında illiyet bağı olmadığını, davacının SPKN md. 32 f. 6'daki zamanaşımına uğrayan ya da süre sebebiyle düşen hakka dayanmasının mümkün olmadığını, davasını sürdürme ısrarında ise dilekçesindeki bütün diğer iddiaları için iddia ettiği kusur ile zarar arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, finansman politikası ve kararlarının davalı müvekkili şirket yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görevi ve yetkisi kapsamında olduğunu, dava dilekçesindeki gerçeği saptırmaya ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik tutarsız ve yanlış beyanlara itibar edilmemesi gerektiğini,
bir hafta arayla yapılmış iki sermaye artırımının olmadığını, bir hafta arayla sermaye artırımı yapmanın fiilen imkansız olduğunu, müvekkili şirketçe satın alınan bağımsız bölümlerin müvekkili gerçek kişilerin "elinde kalmış" gayrimenkuller olmadığını, müvekkili şirketin finansman kararlarına yönelik davacı iddialarının ve beyanlarının yersizdir ve temelsiz olduğunu, davacının içinde bulunduğu topluluk şirketlerinin ... payında borsadaki ve borsa dışındaki işlemleri borç ilişkileri kapsamında ödeme veya mahsup işlemlerini de kapsadığını, bu işlemler SPKN md. 32 f. 4'te aranan borsada alış veya satış işlemi olmadığından davacının ... md. 32 f. 4'e dayanmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının ispat edemediği zararının var kabul edilse bile bu zarar ancak ve ancak davacının tüm toplululuk şirketleri ile birlikte, bir dönemde borsada işlem gören payların yüzde 93,09'una sahip olarak, aralarında yaptıkları işlemler sebebiyle, dolayısıyla davacının kendi kusuruyla oluşmuş olabileceğini beyanlarla davanın usulden reddini, kabul görmez ise huzurdaki davanın davacısının aynı teşebbüsün hakimiyeti altında bir şirketler topluğunun üyesi olması, davalıların aynı üç kişi olması ve huzurdaki dosyaya sunulan dava dilekçesi ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas dosyasındaki Dava dilekçesinin davacı ve zarar tutarı dışında bütün unsurlarının kelimesi kelimesine aynı olması sebebiyle huzurdaki dosyanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada birleştirilmesine, eğer mahkemece davanın usulden reddi talepleri veya birleştirme talepleri kabul görmez ise, davanın esasına ilişkin olarak, müvekkili davalılara atfedilebilecek kusurlu davranışın gösterilememesi ve ispat edilememesi sebebiyle, davacının zararını ispat edememesi ve kusur atfedilen davranış sebebiyle zarar ortaya çıkmasının aklen ve mantıken mümkün olmaması sebebiyle, SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesinden yararlanabilmek için Davacının aynı fıkrada ön koşul olarak belirlenen, ispat edilemeyen zararın borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine meydana geldiğini gösterememesinden dolayı Davacının SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle davacının iddia ettiği kusur ile zarar arasında dayandığı SPKn md. 32'deki f. 6 hükmünü dilekçesinde atlaması sebebiyle aynı Kanun maddesinin f. 4 hükmündeki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle illiyet bağı iddiasını ispat edememiş ve iddiasını somutlaştıramamış olması sebebiyle, davanın esastan reddine, bütün dava masrafları ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/411 Esas Sayılı Dosyasında dava dilekçesinde özetle; davacı ... AŞ'nin, davalı şirket hisselerini Borsa'dan almak suretiyle söz konusu hisselere yatırım yaptığını, davacının, davalı şirket paylarını ilk olarak 16/05/2018 tarihinde satın aldığını, en son elinde bulunan tüm payları satarak ortaklıktan çıkmış olduğu 21/02/2019 tarihine kadar çeşitli tarihlerde söz konusu hisseye yatırım yapmaya devam ettiğini, davalının, 14/03/2018 tarihinde şirketin çıkarılmış sermayesinin %60 bedelli olarak 100.000,00TL'den 160.000TL'ye arttırılması yönünde karar alındığını ve 04/04/2018 tarihinde sermaye arttırımı izni için SPK'dan başvurduğunu, SPK'ya yapılan başvuruda sermaye arttırımının gerekçesi olarak, sermaye arttırımından elde edilecek fonun tamamının banka kredilerinin ödenmesi, finansal borç tutarının azaltılması ve işletme sermayesinin ihtiyacında kullanılacağının belirtildiğini, aynı şekilde SPK onayına sunulan halka arz izahnamesinin 28.2 bölümünde sermaye arttırımının gerekçesinin tekrar edildiğini, sermaye arttırımı henüz tamamlanmış iken 23/07/2018 tarihinde şirket yönetim kurulu çıkarılmış sermayenin 160.000TL'den 90.000TL arttırılarak 250.000TL'ye yükseltilmesi için yeni bir karar alındığını, bu esnada davalı şirketin 14/08/2018 tarihli KAP açıklaması ile sermayenin 100.000,00TLden 160.000,00TL'ye arttırılmasında sermaye arttırımında elde edilen fonun kullanım yerlerine ilişkin denetim komitesi raporunda açıklandığını, sonrasında ise 07/09/2018 tarihinde söz konusu raporu revize ettiğini ve tescil edilmek suretiyle sürecin tamamlandığını, şirketin 1 hafta arayla 2 bedelli sermaye arttırım kararı aldığını, şirket yönetim kurulu tarafından alınan 18/10/2018 tarihli yönetim kurul kararı ile şirketin sermaye arttırımına ilişkin gerekçelerine ve fon kullanım raporlarına tamamen aykırı bir biçimde şirket yönetim kurulu üyeleri ve diğer davalılar olan... ve ...adına kayıtlı 54 adet bağımsız bölümü 54.432,00TL bedelle satın alınmasına karar verildiğinin duyurulduğunu, bu durumun başlı başına sermaye arttırımından elde edilen fonun izahnameye ve mevzuata aykırı olduğunu, mevzuata aykırılığı fark eden ve davalı şirketin diğer ortağı olan davacının, ihtarname göndererek şirket faaliyetleri hakkında bilgi talep edildiğini, davalı şirketin herhangi bir bilgi içermeyen ihtarnamesi ile cevap verdiğini, , bunun üzerine davacının konuyu SPK'ya taşıdığını ve 24/10/2018 tarihli başvuru ile davalı şirketin işlemleri nedeniyle soruşturma başlatılması ve yönetim kurulu üyelerinin görevden alınarak gerekli hukuki ve cezai takibat başlatılmasının talep edildiğini, bu esnada davalı şirketin elde edilen fonu ilişkili taraf olan yönetim kurulu üyelerine aktarması hisse senetlerinin oldukça değer kaybetmesine yol açtığını, davacının daha fazla zarara uğramamak adına 21/02/2019 tarihinde sahip olduğu tüm ...hisselerini borsada sattığını, bu işlemler neticesinde davacının 2.577.452,88TL zarara uğradığını, davalının şirketin ortakları ve diğer yatırımcıları yanında devleti, düzenleyici otorite olan SPK'yı da kandırdığını ve zor durumda bıraktığını, davalı şirketin 18/10/2018 tarihinde yaptığı KAP açıklaması ile daha önce yapılan tüm açıklamaları adeta yalanladığını, ihraççı şirketlerin kamuya sunmuş oldukları bilgi ve beyanların şirketin hisselerinin değerini ve yatırımcıların alım satım iradelerini doğrudan etkilemekte olduğunu, yönetim kurul üyeleri olan... ve ...'nin de ...ile birlikte davacının uğradığı zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla, davacının uğramış olduğu 2.577.452,88TL zararın şimdilik 100.000TLsinin 21/02/2019 tarihinden bu yana işleyecek kısa vadeli avanslar için uygulanan avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/411 Esas Sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davanın haksız olduğunu, huzurdaki davada SPK'ya gönderdiği şikayet dilekçesi ile davalı şirkete gönderdiği ihtarname ve aldığı ihtarname cevabının delil ve dayanak olarak kullanılan ve aynı dilekçe içeriği ile açtığı dava İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen... AŞ'nin bir diğer grup şirketi olan ...AŞ'nin KAP'da yayımlanan ve herkese açık olan finansal tablo dipnotlarından kolayca yapılabildiğini, davada zaman aşımı defini ileri sürdüklerini, ayrıca temel hukuk ilkesi olan kanunların geri dönülmezliği ilkesine aykırı hukuki dayanak sebebiyle öncelikle davanın usulden reddini, davanın usulden reddi taleplerinin kabul görmez ise, davanın esasına ilişkin olarak, davalılara atfedilebilecek kusurlu davranışın gösterilememesi ve ispat edilememesi nedeniyle, davacının zararını ispat edememesi ve kusur atfedilen davranış sebebiyle zarar ortaya çıkmasının aklen ve mantıken mümkün olmaması nedeniyle davacının iddia ettiği kusur ile zarar arasında dayandığı SPK'madde 32'deki f.6 hükmünü dilekçesinde atlaması nedeniyle aynı Kanun maddesinin f.4 hükmündeki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması nedeniyle illiyet bağı iddiasını ispat edemediğini ve iddiasını somutlaştıramamış olması nedeniyle, SPK'madde 32 f.4'deki illiyet bağı karinesinden yararlanabilmek için davacının aynı fıkrada ön koşul olarak belirlenen, ispat edilemeyen zararın borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilgisinin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine meydana geldiğini gösterememesi nedeniyle davacının SPK'na madde 32 f.4'deki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması nedeniyle davanın esastan reddini, ayrıca vermiş olduğu dilekçe ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle davanın İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/362 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/396 Esas Sayılı Dosyasında davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde; Vekiledeni şirketin ana faaliyet konusunun et ve et mamullerinin üretilmesi olan halka açık bir anonim şirket olduğunu, davalı şirketin ise, bir gayrimenkul yatırım ortağı olduğunu, gayrimenkul yatırım ortaklarının paylarını halka arz etmesinin yani borsada işlem görmesinin mevzuat uyarınca zorunlu olduğunu, portföylerine alabilecekleri varlıklar ve yatırım yapabilecekleri kıymetlerin çok sıkı şartlara tabi tutulduğunu, vekiledeni şirketin davalı şirket hisselerini borsadan almak suretiyle söz konusu hisselere yatırım yaptığını, davalı şirketin 14.03.2018 tarihinde şirketin çıkarılmış sermayesini %60 bedelli olarak 100.0000.000-TL'den 160.000.000-TL 'ye arttırılması yönünde karar aldığını ve 40.04.2018 tarihinde sermaye arttırım izni için SPK'na başvurduğunu, SPK'ya yapılan başvuruda sermaye arttırım gerekçesi olarak; sermaye arttırımından elde edilecek fonun tamamının banka kredilerinin ödenmesi, finansal borç tutarının azaltılması ve işletme sermayesinin ihtiyacında kullanılacağının belirtildiğini, sermaye artırımı henüz tamamlanmamış iken 23.07.2018 tarihinde şirket yönetim kurulu çıkarılmış sermayenin 160.000.000-TL 'den 90.000.000-TL arttırılarak 250.000.000-TL 'ye yükseltilmesi için yeni bir karar aldığını, sermaye arttırımından sağlanacak 90.000.000-TL'nin kullanım raporunun da 23.07.2018 tarihinde açıklandığını, bu esnada davalı şirketin 14.08.2018 tarihli KAP açıklaması ile sermayenin 100.000.000-TL'den 160.000.000-TL'ye arttırılmasında sermaye arttırımında elde edilen fonun kullanım yerlerine ilişkin Denetim Komitesi Raporu'nu açıkladığını, sonrasında ise 07.09.2018 tarihinde söz konusu raporu revize ettiğini, 25.10.2018 tarihinde arttırılan sermayenin tescil edilmek suretiyle sürecin tamamlandığını, şirketin 1 hafta arayla 2 bedelli sermaye arttırım kararı aldığını, şirket yönetim kurulu tarafından alınan 18.10.2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin sermaye arttırımına ilişkin gerekçelerine ve fon kullanım raporlarına tamamen aykırı bir biçimde şirket yönetim kurulu üyeleri ve diğer davalılar olan... ve ...adına kayıtlı 54 adet bağımsız bölümü 54.432.000-TL bedelle satın almasına karar verildiğinin duyurulduğunu, bu durumun sermaye arttırımından elde edilen fonun izahnameye ve mevzuata aykırı bir biçimde ilişkili taraflara aktarıldığını ortaya koyduğunu, ikinci sermaye arttırımından, yani sermayenin 160.000.000-TL 'den 250.000.000-TL 'ye aktarılması neticesinde elde edilen fonun kullanılmasına ilişkin Denetim Komitesi Raporununda 04.02.2019 tarihinde KAP'ta duyurulduğunu, bu açıklamaların izahnameye ve mevzuata aykırılığını fark eden ve davalı şirketin bir diğer ortağı olan... A.Ş. Tarafından Bakırköy ...Noterliği'nin 27.09.2018 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle şirket faaliyetleri hakkında bilgi talep edildiği, davalı şirketin Beyoğlu ... Noterliği'nin 17.10.2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sorulan soruları cevaplar nitelikte olmayan, herhangibir bilgi içermeyen cevabi ihtarname gönderdiğini, bunun üzerine ...A.Ş.'nin konuyu SPK'ya taşıdığını, bu esnada davalı şirketin izahnameye ve fon kullanım raporlarına aykırı bir biçimde elde edilen fonu ilişkili taraf olan yönetim kurulu üyelerine aktarmasının hisse senetlerinin oldukça değer kaybetmesine yol açtığını, bu belirsizlik ve hisse senetlerinin hergün daha fazla değer kaybettiği bir ortamda vekiledeninin daha fazla zarara uğramamak adına 20.02.2019 tarihinde sahip olduğu tüm ...hisselerini borsada sattığını, bu işlemler neticesinde vekiledeninin 11.292.908,76-TL zarara uğradığını beyanla, davanın kabulüne, davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle vekiledeninin uğramış olduğu 11.292.908,76-TL zararın şimdilik 100.000-TL 'sinin 20.02.2019 tarihinden bu yana işleyecek kısa vadeli avanslar için uygulanan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/396 Esas sayılı dosyasında davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde;huzurda açılmış bulunan davanın zamanaşımı sebebiyle, öncelikle usulden reddine, davanın usulden reddi talepleri kabul görmez ise huzurdaki davanın davacısının aynı teşebbüsün hakimiyeti altında bir şirketler topluğunun üyesi olması, davalıların aynı üç kişi olması ve huzurdaki dosyaya sunulan dava dilekçesi ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas dosyasındaki dava dilekçesinin davacı ve zarar tutarı dışında bütün unsurlarının kelimesi kelimesine aynı olması ve İstanbul .... ATM'deki davanın huzurdaki davadan önce açılmış olması sebebiyle huzurdaki dosyanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada birleştirilmesine, eğer Mahkemece davanın usulden reddi talepleri veya birleştirme talepleri kabul görmez ise, davanın esasına ilişkin olarak; müvekkilinin davalılara atfedilebilecek kusurlu davranışın gösterilememesi ve ispat edilememesi sebebiyle, davacının zararını ispat edememesi ve kusur atfedilen davranış sebebiyle zarar ortaya çıkmasının aklen ve mantıken mümkün olmaması sebebiyle, SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesinden yararlanabilmek için davacının aynı fıkrada ön koşul olarak belirlenen, ispat edilemeyen zararın borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine meydana geldiğini gösterememesinden ve alımlarını borsa dışında grup şirketinden alacağına mahsuben gerçekleştirmiş olmasından dolayı davacının SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle, davacının iddia ettiği kusur ile zarar arasında dayandığı SPKn md. 32'deki f. 6 hükmünü dilekçesinde atlaması sebebiyle aynı Kanun maddesinin f. 4 hükmündeki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle illiyet bağı iddiasını ispat edememiş ve iddiasını somutlaştıramamış olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili... A.Ş'nin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde SPK'nun gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren, geniş yetkili bir aracı kurum olduğunu, Davalı Şirket ... A.Ş'nin ise yine 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde SPK'nun gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren, paylarını halka arz etmiş, gayrimenkuller, gayrimenkul projeleri, gayrimenkule dayalı haklar ve ilgili mevzuatta belirtilen kıymetlerden oluşan portföyünü işletmek amacıyla kurulmuş bir gayrimenkul yatırım ortaklığı olduğunu, müvekkili şirket'in davalı şirket hisselerini borsadan almak suretiyle söz konusu hisselere yatırım yaptığını, Müvekkili Şirket, Davalı Şirket paylarını ilk olarak 22.03.2017 tarihinde Borsa’dan satın aldığını, En son elinde bulunan tüm payları satarak ortaklıktan çıkmış olduğu 20.02.2019 tarihine kadar çeşitli tarihlerde söz konusu hisseye yatırım yapmaya devam ettiğini, davalı şirket, 14.03.2018 tarihinde Şirketin çıkarılmış sermayesinin % 60 bedelli olarak 100.000.000 TL’den 160.000.000 TL’ye artırılması yönünde karar aldığını ve 04.04.2018 tarihinde sermaye artırımı izni için Sermaye Piyasası Kurulu başvurduğunu, SPK’ya yapılan başvuruda sermaye artırımının gerekçesi olarak, sermaye artırımından elde edilecek fonun tamamının banka kredilerinin ödenmesi, finansal borç tutarının azaltılması ve işletme sermayesinin ihtiyacında kullanacağının belirtildiğini, SPK onayına sunulan halka arz izahnamesinin 28.2 bölümünde sermaye artırımının gerekçesinin tekrar edildiğini, Sermaye artırımı henüz tamamlanmış iken 23.07.2018 tarihinde Şirket yönetim kurulu çıkarılmış sermayenin 160.000.000 TL’den 90.000.000 TL artırılarak 250.000.000 TL’ye yükseltilmesi için yeni bir karar aldığını, Sermaye artırımından elde edilecek fonun tamamı, banka kredilerinin geri ödemesi, finansal borç tutarının azaltılması, teminat yapısının güçlendirilmesi ve işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasında kullanılacağını, aynı gerekçe, 09.08.2018 tarihli KAP açıklaması ile duyurulan taslak izahnamede ve 17.09.2018 tarihli Kap açıklaması ile duyurulan ve SPK tarafından onaylanan izahnamede de yer aldığını, bu esnada davalı şirket 14.08.2018 tarihli KAP açıklaması ile sermayenin 100.000.000- TL’den 160.000.000-TL’ye arttırılmasında sermaye arttırımında elde edilen fonun kullanım yerlerine ilişkin Denetim Komitesi Raporu’nu açıklamış sonrasında ise 07.09.2018 tarihinde söz konusu raporu revize ettiğini, 25/10/2018 tarihinde arttırılan sermaye tescil edilmek suretiyle süreç tamamlandığını, şirketin 1 hafta arayla 2 bedelli sermaye arttırım kararı aldığını, Şirket Yönetim Kurulu tarafından alınan 18.10.2018 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile şirketin sermaye arttırımına ilişkin gerekçelerine ve fon kullanım raporlarına tamamen aykırı bir biçimde Şirket Yönetim Kurulu üyeleri ve diğer Davalılar olan... ve ...adına kayıtlı 54 adet bağımsız bölümü 54.432.000-TL bedelle satın alınmasına karar verildiği duyurulduğunu, sermaye artırımından elde edilen fonun izahnameye ve mevzuata aykırı bir biçimde ilişkili taraflara aktarıldığını ortaya koyduğunu, ikinci sermaye artırımından yani sermayenin 160.000.000-TL’den 250.000.000-TL’ye aktarılması neticesinde elde edilen fonun kullanılmasına ilişkin denetim komitesi raporu da 04.02.2019 tarihinde KAP’ta duyurulduğunu, sermaye arttırımından elde edilen fonun açıklandığı üzere şirketin borçlarının ödenmesinden ziyade ilişkili taraflarından almış olduğu gayrimenkullerin ödemelerine, iskan ve yapı denetim harcamalarına gittiğini gösterdiğini, müvekkili şirketin, Bakırköy ...Noterliği’nin 27.09.2018 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle Şirket faaliyetleri hakkında bilgi talep ettiğini, davalı şirket Beyoğlu ... Noterliği vasıtasıyla Müvekkili Şirketin sormuş hususları cevaplar nitelikte olmayan, herhangi bir bilgi içermeyen 17.10.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile cevap verdiğini, müvekkili şirketin konuyu SPK’ya taşıdığını ve 24.10.2018 tarihli başvurusunda; Davalı Şirketin Kanuna ve izahnameye aykırı işlemlerde bulunduğunu belirterek, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 110. maddesi kapsamına giren işlemler nedeniyle soruşturma başlatılması ve Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınarak gerekli hukuki ve cezai takibatın başlatılmasını talep ettiğini, bu esnada, davalı şirketin izahnameye ve fon kullanım raporlarına aykırı bir biçimde elde edilen fonu ilişkili taraf olan Yönetim Kurulu üyelerine aktarması hisse senetlerinin oldukça değer kaybetmesine yol açtığını, bu belirsizlik ve hisse senetlerinin hergün daha fazla değer kaybettiği bir ortamda Müvekkili Şirketin de daha fazla zarara uğramamak adına, 18.12.2018 - 20.02.2019 tarihleri arasında sahip olduğu tüm ...hisselerini borsada sattığını, müvekkilinin SPK’ya yapmış olduğu şikayetin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra SPK tarafından alınan 10.10.2019 tarih ve 2019/52 sayılı SPK Haftalık Bülteni’nde yayınlanan kararla SPK Şirketin çıkarılmış sermayesinin 160.000.000-TL’den 250.000.000-TL’ve arttırılması kapsamında elde edilen fonun önemli bir kısmının izahnamede açıklanan şekilde kullanılmadığını, bu sebeple davalı şirkete ve diğer davalılar olan şirket yönetim kurulu üyeleri... ve ...’ye II. ....1 sayılı İzahname ve İhraç Belgesi Tebliği’nin 25. Maddesi ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 32. maddesine aykırılıktan ayrı ayrı 387.009-TL idari para cezası verildiğini, söz konusu karar sonrasında SPK, ... yapmış olduğu 24.10.2018 tarihli başvuruya...14-E... sayılı yazısı ile neredeyse bir yıllık sürede cevap verdiğini ve Şirketin, TTK’nın 437. maddesi çerçevesinde yasal yollara başvurabileceğini belirterek, 10.10.2019 tarih ve ... sayılı Haftalık bültende yer alan kararı hakkında bilgi verdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca Davalılar aleyhine iş bu dava ikame edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmuş olup, arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek; davalı ... AŞ nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle müvekkili... A.Ş.’nin uğramış olduğu 27.167.729,00 TL tutarındaki zararın 100.000,00 TL sinin tazminini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle usulen reddine , davanın usulden reddi talebi kabul görmez ise davanın esasına ilişkin olarak, müvekkili davalılara atfedilebilecek kusurlu davranışın gösterilememesi ve ispat edilememesi sebebiyle, davacının zararını ispat edememesi ve kusur atfedilen davranış sebebiyle zarar ortaya çıkmasının aklen ve mantıken mümkün olmaması sebebiyle, davacının iddia ettiği kusur ile zarar arasında dayandığı SPKn md. 32'deki f. 6 hükmünü dilekçesinde atlaması sebebiyle aynı Kanun maddesinin f. 4 hükmündeki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle illiyet bağı iddiasını ispat edememiş ve iddiasını somutlaştıramamış olması sebebiyle, SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesinden yararlanabilmek için davacının aynı fıkrada ön koşul olarak belirlenen, ispat edilemeyen zararın borsada satırı alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine meydana geldiğini gösterememesinden dolayı davacının SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle davanın esastan reddine,yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/393 Esas 2020/901 Karar Sayılı Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... A.Ş.'nin (Şirket ve/veya ...), Gürcistan'da kurulduğunu ve ana faaliyet konusunun finansal varlık yatırımı ve şirket yapılandırması, gayrimenkul alım-satımı ve kiralanması olan bir şirket olduğunu, davalı Şirket ... A.Ş.'nin ise yine 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde SPK'nun gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren, paylarını halka arz etmiş, gayrimenkuller, gayrimenkul projeleri, gayrimenkule dayalı-haklar ve ilgili mevzuatta belirtilen kıymetlerden oluşan portföyünü işletmek amacıyla kurulmuş bir gayrimenkul yatırım ortaklığı olduğunu, müvekkili şirketin, davalı Şirket hisselerini Borsa'dan almak suretiyle söz konusu hisselere yatırım yaptığını, davalı şirketin paylarını ilk olarak .../10/2018 tarihinde Borsa'dan satın aldığını, şirket yönetim kurulu tarafından alınan 18.10.2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin sermaye arttırımına ilişkin gerekçelerine ve fon kullanım raporlarına tamamen aykırı bir biçimde Şirket Yönetim Kunulu üyeleri ve diğer Davalılar olan... ve ...adına kayıtlı 54 adet bağımsız bölümü 54.432.000-TL bedelle satın alınmasına karar verildiğinin duyurulduğunu, bu durumun başlı başına sermaye arttırımından elde edilen fonun izahnameye ve mevzuata aykırı bir biçimde ilişkili taraflara aktarıldığını ortaya koyduğunu, davalı şirkete ve diğer davalılar olan şirket yönetim kurulu üyeleri... ve ...'ye II...1 sayılı İzahname ve İhraç Belgesi Tebliği'nin 25. Maddesi ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 32. maddesine aykırılıktan ayrı ayrı 387,009-TL idari para cezası verdiğini, davalı şirket ve yönetim kurulu üyelerinin kanuna ve mevzuata aykırı ve kusurlu eylemleri neticesinde müvekkil şirketin, 251.509.386,85-TL tutarında zarara uğramış olup, söz konusu zararın tazmininin gerektiğini, davalı şirket ve yönetim kurulu üyelerinin sermaye artırımından sağlanan fonların kutlanımı konusunda kamuoyunu ve yatırımcıları yanıltması ve söz konusu fonu ilişkili taraflara aktarması eylemlerinin hukuka aykırı eylemler olduğunu, söz konusu eylemlerin hukuka aykırı olduğunu, hem şirketin hem de yönetim kurulu üyelerinin oluşan zararlardan sorumlu olduğu ve söz konusu işlemler ile oluşan yatırımcı zararı arasında bir illiyet bi bulunduğunu beyan ederek davalı ... A.Ş' nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve... ' nin kusurlu davranışları sebebiyle müvekkili ...A.Ş ' nin uğramış olduğu 251.509.386,85 TL tutarındaki zararın şimdilik 100.000,00 TL ' sinin 29/01/2019 tarihinden bu yana işleyecek kısa vadeli avanslar için uygulanan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/393 Esas 2020/901 Karar Sayılı Dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde; iddia konusu zarara ilişkin talep hakkı zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı defini ileri sürdüklerini, huzurdaki davanın konusu ve davalılarının İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Es. Sayılı dosyası ile aynı olması, her iki dava dilekçesinin davacı ve talep edilen zarar miktarı harç tamamen aynı ifadeleri içermesi, her iki davadaki davacının aynı şirketler topluluğunun üyeleri olması dikkate alınarak huzurdaki davanın daha önce açılan İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Es. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, ayrıca esasa ilişkin itirazlarının da bulunduğunu, açıklanan nedenlerle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine, birleştirme taleplerinin karara bağlanması, aksi taktirde davanın esastan reddine, dava masrafları ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleşen Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/411 Esas 2021/113 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirket hisselerini borsadan teslim almak suretiyle söz konusu hisselere yatırım yaptığını, müvekkilinin davalı şirket paylarını ilk olarak 23.05.2017 tarihinde borsadan satın aldığını, en son elinde bulunan tüm payları satarak ortaklıktan çıktığını, davalı şirketin 14.03.2018 tarihinde şirketin çıkarılmış sermayesinin %60 bedelli olarak 100.000.000,00 TL'den 160.000.000,00 TL'ye arttırması yönünde karar aldığını ve 04.04.2018 tarihinde sermaye arttırım izni için SPK'ya başvurduğunu, SPK'ya yapılan başvuruda sermaye arttırımının gerekçesi olarak sermaye artırımından elde edilecek fonun tamamının banka kredilerinin ödenmesi, finansal borç tutarının azaltılması ve işletme sermayesinin ihtiyacında kullanılacağının belirtildiğini, sermaye artırımı henüz tamamlanmış iken 23.07.2018 tarihinde şirket yönetim kurulu çıkarılmış sermayesinin 160.000.000,00 TL'den 90.000.000,00 TL artırılarak 250.000.000,00 TL'ye yükseltilmesi için yeni bir karar aldığını, sermaye artırımından sağlanacak 90.000.000,00 TL'nin kullanım raporu da 23.07.2018 tarihinde açıklanmış olup, fonun kullanım yerinin sermaye artırımında elde edilecek fonun tamamı, banka kredilerinin geri ödemesi, finansal borç tutarının azaltılması teminat yapısının güçlendirilmesi ve işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasında kullanılacağını, davalı şirketin 14.08.2018 tarihli KAP açıklaması ile sermayenin 100.000.000,00 TL'den 160.000.000,00 TL'ye arttırılmasında sermaye arttırımında elde edilen fonun kullanım yerlerine ilişkin denetim komitesi raporunu açıklamış sonrasında ise 07.09.2018 tarihinde söz konusu raporu revize ettiğini, 25.10.2018 tarihinde arttırılan sermaye tecil edilmek suretiyle sürecin tamamlandığını, davalı şirketin 1 hafta arayla 2 bedelli sermaye arttırım kararı aldığını, şirket yönetim kurulu tarafından alınan 18.10.2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin sermaye arttırımına ilişkin gerekçelerine ve fon kullanım raporların tamamen aykırı bir biçimde şirket yönetim kurulu üyeleri ve diğer davalı olan... ve ...adına kayıtlı olan 54 adet bağımsız bölümün 54.432.000,00 TL bedelle satın alınmasına karar verildiğinin duyurulduğunu, bu durumun başlı başına sermaye arttırımından elde edilen fonun izahnameye ve mevzuata aykırı bir biçimde ilişkili taraflara aktarıldığını ortaya koyduğunu, sermaye arttırımından elde edilen fonun açıklandığı üzere şirketin borçlarının ödenmesinden ziyade ilişkili taraflarından almış olduğu gayrimenkullerin ödemelerine, iskan ve yapı denetim harcamalarına gittiğini gösterdiğini, bu açıklamaların izahnameye ve mevzuata aykırılığını fark eden ve davalı şirketin bir diğer ortağı olan... A.Ş tarafından ihtarname ile şirket faaliyetleri hakkında bilgi talep edildiğini, davalı şirketin... A.Ş'nin sormuş olduğu hususları cevaplar nitelikte olmayan herhangi bir bilgi içermeyen ihtarname ile cevap verdiğini, bunun üzerine... A.Ş konuyu SPK'ya taşıdığını ve davalı şirketin kanuna ve izahnameye aykırı işlemlerde bulunduğunu belirterek soruşturma başlatılması ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerinden alınarak gerekli hukuk ve cezai takibin başlatılmasını talep ettiğini, bu esnada davalı şirketin izahnameye ve fon kullanım raporlarına aykırı bir biçimde elde edilen fonu ilişkili tarafa olan yönetim kurulu üyelerine aktarmasının hisse senetlerinin olduklar değer kaybetmesine yol açtığını, davalı şirket ve yönetim kurulu üyelerinin kanuna ve mevzuata aykırı ve kusurlu eylemleri neticesinde müvekkili şirketin 5.354.859,30 TL tutarında zarara uğradığını, söz konusu zararın tazmini gerektiğini, davalıların müvekkilinin uğramış olduğu zararlardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek davalı ... A.Ş'nn ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle müvekkili ...A.Ş'nin uğramış olduğu 5.354.859,30 TL tatarındaki zararın şimdilik 100.000,00 TL'sinin 20.02.2019 tarihinden bu yana işleyecek kısa vadeli avanslar için uygulanan avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı tara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleşen Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/411 Esas 2021/113 Karar sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünü, temel hukuk ilkesi olan kanunların geri yürümezliği ilkesine aykırı hukuki dayanak sebebiyle, usulden reddine, davanın usulden reddi talebi kabul görmez ise huzurdaki davanın davacısının aynı teşebbüsün hakimiyeti altında bir şirketler topluğunun üyesi olması, davalıların aynı üç kişi olması ve huzurdaki dosyaya sunulan dava dilekçesi ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas dosyasındaki dava dilekçesinin davacı ve zarar tutarı dışında bütün unsurlarının kelimesi kelimesine aynı olması ve İstanbul .... ATM'deki davanın huzurdaki davadan önce açılmış olması sebebiyle huzurdaki dosyanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada birleştirilmesine, davanın usulden reddi talebi veya birleştirme talebi kabul görmez ise, davanın esasına ilişkin olarak, müvekkili davalılara atfedilebilecek kusurlu davranışın gösterilememesi ve ispat edilememesi sebebiyle, davacının zararını ispat edememesi ve kusur atfedilen davranış sebebiyle zarar ortaya çıkmasının aklen ve mantıken mümkün olmaması sebebiyle, SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesinden yararlanabilmek için davacının aynı fıkrada ön koşul olarak belirlenen, ispat edilemeyen zararın borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine meydana geldiğini gösterememesinden, alışlarını ve satışlarını borsa dışında grup şirketinden alacağına ve borcuna mahsuben gerçekleştirmiş olmasından ve ayrıca bilginin ortaya çıktığı tarihten 125 gün sonrasında 40 gün daha yüklü alışlar da yapmak suretiyle iddia ettiği satış iradesinden söz edilemeyeceğinden dolayı davacının SPK'nın md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle, davacının iddia ettiği kusur ile zarar arasında dayandığı SPKn md. 32'deki f. 6 hükmünü dilekçesinde atlaması sebebiyle aynı Kanun maddesinin f. 4 hükmündeki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle illiyet bağı iddiasını ispat edememiş ve iddiasını somutlaştıramamış olması sebebiyle davanın esastan reddine, dava masrafları ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleşen Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/399 Esas 2021/57 Karar Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...A.Ş.'nin ana faaliyet konusunun terminal işletmeciliği olan bir şirket olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin ise SPK'nın gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren bir gayrimenkul yatırım ortaklığı olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirket hisselerini Borsa'dan almak suretiyle söz konusu hisselere yatırım yaptığını, müvekkil şirketin davalı şirket paylarını ilk olarak 09/11/2017 tarihinde satın aldığını, en son elinde bulunan tüm payları satarak ortaklıktan çıkmış olduğu 20/02/2019 tarihine kadar çeşitli tarihlerde söz konusu hisseye yatırım yapmaya devam ettiğini, davalı şirketin 14/03/2018 tarihinde şirketin çıkarılmış sermayesinin %60 bedelli olarak 100.000,00 Tl den 160.000,00 TL'ye artırılması yönünde karar aldığını ve 04/04/2018 tarihinde sermaye artırımı izni için SPK'ya başvurduğunu, sermaye artırımı henüz tamamlanmamış iken 23/07/2018 tarihinde şirket yönetim kurulunun çıkarılmış sermayenin 160.000,00 TL'den 90.000,00 TL artırılarak 250.000,00 TL'ye yükseltilmesi için yeni bir karar aldığını, şirketin yönetim kurulu tarafından alınan 18/10/2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin sermaye artırımına ilişkin gerekçelerine ve fon kullanım raporlarına tamamen aykırı bir biçimde şirket yönetim kurulu üyeleri ve diğer davalılar olan... ve ...adına kayıtlı 54 adet bağımsız bölümü 54.432,000 TL bedelli satın alınmasına karar verildiğini duyurulduğunu, izahnameye ve fon kullanım raporlarına aykırı bir biçimde elde edilen fonu ilişkili taraf olan Yönetim Kurulu üyelerine aktarması hisse senetlerinin oldukça değer kaybetmesine yol açtığını, müvekkili şirketin de daha fazla zarara uğramamak adına, 20/02/2019 tarihinde sahip olduğu tüm ...hisselerini Borsa'da sattığını, bu işlemler neticesinde müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın 8.529.371,83 TL olduğunu, bu nedenlerle davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle müvekkili ...A.Ş.'nin uğramış olduğu 8.529.371,83 TL tutarındaki zararın şimdilik 100.000,00 TL'sinin 20/02/2019 tarihinden bu yana işleyecek kısa vadeli avanslar için uygulanan avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davalı taraflara yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleşen Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/399 Esas 2021/57 Karar Sayılı dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde; iddia konusu zarara ilişkin talep hakkının zamanaşımına (gerçekte hak düşürücü süreye) uğradığını, zamanaşımı def'ini (gerçekte hak düşürücü süre itirazımızı) ileri sürdüklerini, huzurdaki davanın konusunun ve davalılarının İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyadakiler ile aynı olması, her iki dava dilekçesinin davacı ve talep edilen zarar miktarı hariç tamamen aynı ifadeleri içermesi, her iki davadaki davacının aynı şirketler topluluğunun üyeleri olması dikkate alınarak huzurdaki davanın daha önce açılan İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyada birleştirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde dayanılan 22.02.2020 tarih ve 7222 sayılı kanunla değişik SPKn md. 91/3 hükmünün 22.02.2020 tarihinden önceye geri yürütülmesinin temel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu, davacının 7222 sayılı kanunla değişik SPKn md. 91/3 hükmüne dayanmasının hukuken mümkün olmadığını, dava dilekçesinde dayanılan TTK md. 549-561 hükümleri ve özellikle md. 553 hükmüne davacının dayanmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin başka şirketlerle birlikte bir şirketler topluluğu oluşturduğunu, bu şirketlerin bir teşebbüsün hakimiyetinde olduğunu, davacı ... paylarının satış işlemlerinde tek başına hareket eden bir şirket olmadığını, davacı şirket ile birlikte 6 şirket ve işbu dilekçede topluluk şirketlerinin finansal tablolarından ve KAP açıklamalarından tespit edilen diğer ilişkili şirketler bir şirketler topluluğunu (TTK md. 195 vd. hükümleri) oluşturduğunu, davacı ...A.Ş., 'nin ... şirketler grubu olarak adlandıracakları, aynı aile üyelerinden oluşan bir hakim teşebbüs kontrolünde faaliyet gösteren diğer şirketler ile birlikte TTK md. 195 ve devamı hükümlerine göre bir şirketler topluluğu bünyesinde faaliyet gösterdiğini, huzurdaki davaya dayanak SPK kararının yürütülmesinin kısmen durdurulduğunu ve bu karara dair SPK itirazı da reddedilmek suretiyle kararın kısmen yürütmesinin durdurulmasının kesinleştiğini, bu sebeple huzurdaki davanın mesnetsiz olduğunu, davacının bütün iddia ve taleplerinin Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında yapılan ikincil düzenlemelerde (SPK'ca çıkarılan Tebliğ'lerde) Profesyonel Müşteri ile Genel Müşteri arasında oluşturulan farklı işlem kurallarına dikkat edilerek davacının mağduriyet iddiasının değerlendirilmesi, özellikle huzurdaki davanın tarafları yönünden, zorunluluk arz ettiğini, davacının davasını ispat edemediğini, davacının karineye dayanmadan illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, SPKn md. 10 ve 32 hükümlerine ancak izahnamede ve diğer kamuyu aydınlatma belgelerinde "yer alan" yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgiler sebebiyle dayanılabileceğini, izahnamede yer almayan bir duruma dayanan davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davanın sadece bu sebeple esastan reddinin gerektiğini, davacının dayandığı SPK işlemlerinin 2018 yılındaki birinci sermaye artırımı ile hiç bir ilişkisi olmadığını, SPK işlemlerinin sadece ikinci sermaye artırımı ile ilgili olduğunu dava dilekçesindeki birinci sermaye artırımına dair bahis ve iddiların mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, davacının SPK'Nın idarî işlemlerini ve davalıların spk ile olan davalarını delil göstermesi SPK işlemlerinin hukuken geçerli olduğunu göstermediğini, hukuken geçerli olmayan bir sebebe dayanarak dava açılamayacağı beyan ederek, huzurda açılmış bulunan davanın zamanaşımı def'ini (hak düşürücü süre itirazını) ileri sürmemiz ve ayrıca temel hukuk ilkesi olan kanunların geri yürümezliği ilkesine aykırı hukukî dayanak sebebiyle, öncelikle usulden reddine,davanın usulden reddi talepleri kabul görmez ise huzurdaki davanın davacısının aynı teşebbüsün hakimiyeti altında bir şirketler topluğunun üyesi olması, davalıların aynı üç kişi olması ve huzurdaki dosyaya sunulan dava dilekçesi ile istanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas dosyasındaki dava dilekçesinin davacı ve zarar tutarı dışında bütün unsurlarının kelimesi kelimesine aynı olması sebebiyle huzurdaki dosyanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada birleştirilmesine, eğer mahkemece davanın usulden reddi talebimiz veya birleştirme talepleri kabul görmez ise, davanın esasına ilişkin olarak, müvekkili davalılara atfedilebilecek kusurlu davranışın gösterilememesi ve ispat edilememesi sebebiyle, davacının zararını ispat edememesi ve kusur atfedilen davranış sebebiyle zarar ortaya çıkmasının aklen ve mantıken mümkün olmaması sebebiyle, SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesinden yararlanabilmek için davacının aynı fıkrada ön koşul olarak belirlenen, ispat edilemeyen zararın borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine meydana geldiğini gösterememesinden dolayı davacının SPKn md. 32 f. 4'teki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle davacının iddia ettiği kusur ile zarar arasında dayandığı SPKn md. 32'deki f. 6 hükmünü dilekçesinde atlaması sebebiyle aynı Kanun maddesinin f. 4 hükmündeki illiyet bağı karinesine dayanamayacak olması sebebiyle illiyet bağı iddiasını ispat edememiş ve iddiasını somutlaştıramamış olması sebebiyle, davanın esastan reddine, bütün dava masrafları ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanakları, cevap dilekçeleri, sunulan tüm beyan dilekçeleri, celp edilen dosyalar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememiz asıl dosyası ile birleşen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas Sayılı dosyası, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile bu İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/393 Esas 2020/901 karar sayılı dosyası, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/411 Esas 2021/113 Karar sayılı dosyası ve yine bu mahkeme dosyası ile birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/399 Esas 2021/57 Karar Sayılı dosyası hep birlikte incelenerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememiz asıl dosyasında davacı vekili 20/01/2021 dilekçesiyle dava dilekçesini ıslah etmiş, harçlandırmış, ıslah dilekçesinden bir suretin davalı yana tebliğ edildiği görülmüştür.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında davacı vekilince 20/01/2021 tarihli dilekçe ile dava dilekçesi ıslah edilmiş, eksik harç tamamlanmış, ıslah dilekçesinden bir suret davalı yana tebliğ edilmiştir.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davacı vekili 20/01/2021 dilekçesiyle dava dilekçesini ıslah etmiş, harçlandırmış, ıslah dilekçesinden bir suretin davalı yana tebliğ edildiği görülmüştür.
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ve dosya ile birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/393 Esas 2020/901 karar sayılı dosyası yönünden de davacı vekili ise 20/01/2021 tarihli aynı dilekçesiyle dava dilekçesini ıslah etmiş, harçlandırmış, ıslah dilekçesinden bir suretin davalı yana tebliğ edildiği görülmüştür.
Yine İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı dosyasına ve yine bu mahkeme dosyası ile birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/399 Esas 2021/57 Karar Sayılı dosyalarına ayrı ayrı sunulan 20/01/2021 tarihli dilekçeler ile davacı vekili dava dilekçesini ıslah etmiş, harçlandırmış, ıslah dilekçesinden bir suret davalı yana tebliğ edilmiştir.
Ankara... İdare Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyası örneği mahkememiz dosyası arasına celp edilerek yapılan incelenmesinde; Davacılar ... Anonim Şirketi, ..., ...Tarafından Davalı Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı aleyhine açılan davaya ilişkin 05/11/2020 tarihinde: dava konusu 10.10.2019 tarih ve 57/1307 sayılı Kararın; davacılara ayrı ayrı 387.009,00.-TL idari para cezası uygulanması ve şirketin genel kurul toplantısında sorumlu yönetim kurulu üyelerine rücu edilmesine karar verilmesi durumunda, genel kurul karar tarihinden itibaren 10 gün içinde sorumlulara rücu işleminin tamamlanarak idari para cezasının sorumlulardan tahsil edilmesine ilişkin muhasebe kayıtlarının veya rücu işleminin gerçekleştirilmesi için yapılan yasal takibata ilişkin işlemler hakkında açıklamanın ilgili genel kurul tutanağı ile birlikte Kurula iletilmesi gerektiği ile zarara uğrayan yatırımcıların yasal koşulların oluşması halinde genel hukuk hükümleri çerçevesinde şirket ile bahse konu işlemlerde sorumluluğu bulunan şirket yönetim kurulu üyeleri... ve ...aleyhine dava açabilecekleri hususuna gündemde yer verilmek suretiyle yapılacak ilk genel kurul toplantısında ortakların bilgisine sunulmasına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine, dava konusu 10.10.2019 tarih ve 57/1307 sayılı Kararın; davacı şirket aktifine alınan 54 adet bağımsız bölümden oluşan gayrimenkulün 30.11.2019 tarihine kadar elden çıkarılması, satın alma maliyetine kanuni faiz eklenmesi suretiyle bulunan tutardan aşağı bir bedelle elden çıkarılması halinde aradaki farkın davacı gerçek kişiler tarafından davacı şirkete ödenmesi; söz konusu bağımsız bölümlerin tamamının 30.11.2019 tarihine kadar elden çıkarılamaması durumunda, elden çıkarılamayan bağımsız bölümler için iade bedelin şirketin yaptığı ödemeye kanunî faizin eklenmesi suretiyle bulunan tutardan az olmayacak şekilde belirlenmesi ve bu bedelin davacı gerçek kişiler tarafından davacı şirkete iade edilmesi suretiyle söz konusu satış işleminin iptaline ilişkin kısmı ile 14.11.2019 tarih ve 65/1459 sayılı Kurul Kararı'nın iptaline, dava kısmen ret kısmen iptalle sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan 234,70.-TL yargılama giderinin yarısı olan 117,35.-TL'nin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, kalan 117,35.-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, AAÜT uyarınca duruşmalı dosyalar için belirlenen 2.590,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, AAÜT uyarınca duruşmalı dosyalar için belirlenen 2.590,00.-TL vekalet ücretinin de davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davalı idare tarafından itiraz aşamasında yatırılan 156,40.-TL harcın yarısı olan 78,20.-TL harcın davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 78,20.-TL'nin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın akıbeti hakkında yazılan yazıya ise; Ankara ... İdari Dava Dairesi'nce verilen 07.04.2021 tarih ve E:2021/182, K:2021/735 sayılı karar ile davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği bildirilerek, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine müzekkere tarihimiz itibariyle dava dosyasının Danıştay Onüçüncü Dairesi'ne gönderildiği bildirilmiştir.
Merkezi Kayıt Kuruluşu'na, Sermaye Piyasası Kurulu'na ve Borsa İstanbul Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne
yazılan yazılara yanıt verildiği görülmüş cevabi yazılar dosya içerisine kazandırılmıştır.
Mahkememizce Sermaye Piyasası Kurulu'na yazılan müzekkereye yanıt verildiği, SPK tarafından 04.04.2019 tarih ve EKA(6), BD-5 Sayılı Denetleme Raporu, Kurul Karar Organı'nın 13.09.2018 tarihli ve 42/1033 Sayılı Kararı,Kurul Karar Organı'nın 11.04.2019 tarihli ve 21/469 Sayılı Kararı ,Kurulumuzun 03.07.2019 tarih ve EKA(16), BD-10 Sayılı Denetleme Raporu,Kurul Karar Organı'nın 10.10.2019 tarih ve 57/1307 Sayılı Kararı,Kurul Karar Organı'nın 31.10.2019 tarih ve 62/1400 Sayılı Kararı, 07.11.2019 tarih ve EKA (20), BD-16 Sayılı Denetleme Raporu, Kurul Karar Organı'nın 14.1 1,2019 tarihli ve 65/1459 Sayılı Kararı, Kurul Karar Organı'nın 30.04.2020 tarihli ve 27/582 Sayılı Kararı dosya içerisine gönderilmiştir.
Yine Sermaye Piyasası Kurulu tarafından ... A.Ş. Tarafından Sermaye Artırımı Suretiyle Elde Edilen Fonların Halka Arz Nedeniyle Yayımlanan Onaylı İzahnamede Belirtildiği Şekilde Kullanılıp Kullanılmadığına İlişkin İnceleme Raporu dosyaya gönderilmiştir.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyası örneğinin Uyap sisteminden celp edildiği, dosyanın yapılan incelenmesinde; Davacı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından davalılar ...,...,...,... AŞ aleyhine ... AŞ'nin 250.000.000 TL kayıtlı sermaye içinde, 160.000.000 TL olan çıkarılmış sermayesinin tamamı nakden olmak üzere 90.000.000 TL artırılarak 250.000.000 TL'ye çıkarılması kapsamında elde edilen fonun, izahınamede açıklananın aksine Şirket Yönetim Kurulu Başkanı... ve yk başkan vekili ...' den toplam 54 bağımsız bölüm satın alınmasında kullanılması nedeniyle Sermaye Piyasası Kanunu'na 91/3 maddesi uyarınca, izahnameye aykırı olarak gerçekleştirilen 54 adet bağımsız bölüm satış işleminin iptali ve bedelin şirkete iade edilmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı, dosyada bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 20/10/2022 tarihinde davacının davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevap verildiği, ... Anonim Şirketi'ne ait en son sicil kayıtlarına ilişkin ticari kayıtların gönderildiği görülmüştür.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ... E. Sayılı dosyası içerisinden Merkezi Kayıt Kuruluşu'na yazılan müzekkereye yanıt verildiği, ... Anonim Şirketi'nin 23.05.2017-20.02.2019 tarihleri arası hisse senetlerinin, Kuruluş nezdinde yatırım hesapları bulunan ... Anonim Şirketi tarafından alınıp satılmasına ilişkin hareket kayıtlarını gösterir raporun gönderildiği görülmüştür.
Mahkememiz birleşen ve ana dosyası içerisinde bulunan Sermaye Piyasası Kurulu, ... İstanbul A.Ş , Merkezi Kayıt Kuruluşu ve ... Ticaret Odası'ndan gelen CD 'lerin taraf vekillerince kopyaları talep edildiğinden müzekkere cevabı olarak gönderilen CD'lerin taraf sayılarına göre kopyalarının alınarak dosyamıza sunulması hususlarında bilirkişiden rapor talep edildiği, dosyanın Ses ve Görüntü Kayıtlarının metin haline dönüştürülmesi konusunda uzman bilirkişi ...'e tevdii edildiği ve düzenenlen Bilirkişi raporu ile dava dosyası ekinde bulunan 11 adet CD/DVD'nin içeriği ayrı ayrı kopyalanarak tek bir DVC içerisinde mahkememize ibraz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. ... Kartal tarafından hazırlanan 07.03.2023 tarihli Uzman Görüşünün ıslak imzalı aslı ile İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı E. Başkanı Prof. Dr. ... ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümü Öğr. Üyesi, CFE Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 08.06.2023 tarihli Uzman Görüşünün ıslak imzalı aslı dosyaya sunulmuştur.
Mahkememiz asıl dava dosyasında taraflar arasındaki ihtilafın; Davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle davacı ...A.Ş.'nin uğramış olduğu zararın tazmini iddiasına dayanmaktadır.
Mahkememize birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020419 Esas sayılı dosyasında uyuşmazlığın konusu; davalı ... A.Ş.'nin ve yönelim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle davacı ... A.Ş.'nin uğramış olduğu zararın tazmini iddiasına dayanmaktadır.
Mahkememize birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/393 Esas 2020/901 Karar sayılı dosyasında uyuşmazlığın konusunun; Davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle davacı ...A.Ş.'nin
Mahkememize birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/396 Esas sayılı dosyasında uyuşmazlığın konusu; davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle davacı ...A.Ş.'nin uğramış olduğu zararın tazmini iddiasına dayanmaktadır.
Mahkememize birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/399 Esas 2021/57 Karar sayılı dosyasında uyuşmazlığın konusu; davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle davacı ...A.Ş.'nin uğramış olduğu zararın tazmini iddiasına dayanmaktadır.
Mahkememize birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/411 Esas Sayılı dosyasında uyuşmazlığın konusu; davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle davacı ... A.Ş.'nin uğramış olduğu zararın tazmini iddiasına dayanmaktadır.
Mahkememize birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas...Karar sayılı dosyasında uyuşmazlığın konusu; davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle davacı ... A.Ş.'nin uğramış olduğu zararın tazmini iddiasına dayanmaktadır.
Neticeten gerek ana gerekse birleşen davalarda davacılar benzer hukuki sebeplerle davalı ... A.Ş.'nin ve yönetim kurulu üyeleri ...ve...'nin kusurlu davranışları sebebiyle uğramış olduğu zararın tazmini iddiasına dayanmaktadırlar.
HMK'nın 138/1 maddesine göre mahkememizce, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verme cihetine gidilmiştir. HMK madde 114 uyarınca dava şartlarının tam olduğu kanaatine varılmakla zamanaşımı itirazının incelenmesine geçilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
Türk Ticaret Kanunu'nda Anonim şirket kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerinin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen TTK'nın 553/1 maddesine göre; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
TTK'nın 555/1 maddesine göre; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
TTK’nın 549’uncu maddesi ; “Şirketin kuruluşu, sermayesinin artırılması ve azaltılması ile birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin, izahnamelerin, taahhütlerin, beyanların ve garantilerin yanlış, hileli, sahte, gerçeğe aykırı olmasından, gerçeğin saklanmış bulunmasından ve diğer kanuna aykırılıklardan doğan zararlardan, belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurlarının varlığı hâlinde bunlara katılanlar sorumludur.” hükümleri düzenlenmiştir.
Davacı taraf vekilleri dava dilekçelerinde davalıların sorumluluklarını 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu madde 10 ve 32 hükümleri ile yargılama safhasında TTK 549, TBK md. 49 ve SPK madde 107'deki suçların işlendiği iddiasıyla TCK hükümlerine dayandırmıştır.
SPKn md 32'de "– (1) 10 uncu madde çerçevesinde, aynı maddede sorumlu olduğu belirtilen kişiler ile mevzuat uyarınca izahname, pay alım tekliflerinde hazırlanan bilgi formu, özel durum açıklaması, birleşme ve bölünme işlemlerinde hazırlanacak duyuru metinleri, borsada işlem görme duyurusu ve finansal raporlar gibi Kurulca kamuyu aydınlatma amacı ile düzenlenmesi öngörülen sair kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar veya bu belgeler kendi adına imzalanan tüzel kişiler bu belgelerde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumludur.
(2) Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan veya bu belgelere dayanak olmak üzere hazırlanan raporları hazırlayan kişi ve kurumlar da bu Kanun hükümleri çerçevesinde sorumludur.
(3) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olması konusunda bilgi sahibi olmadığını ve bu bilgi eksikliğinin kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlayan kişiler sorumlu olmaz.
(4) Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır.
(5) Kamuyu aydınlatma belgelerinin yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasından kaynaklanan tazminat talebi; a) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının, kamuyu aydınlatma belgesine dayanmaması, b) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğu bilinmesine rağmen yapılması, c) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilere ilişkin düzeltmenin, yatırım kararının verilmesinden veya bu belgeye dayanarak işlem yapılmasından önce ilan edilmiş olması, ç) Kamuya açıklanan belgede yer alan bilgiler yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasaydı dahi yatırımcıların zarara uğrayacak olmaları,hâlinde reddedilir.
(6) Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebi, dördüncü fıkradaki zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar.
(7) Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluğu hafifleten ya da kaldıran anlaşmalar, hüküm veya ifadeler geçersizdir." hükümleri düzenlenmiştir.
Davacının zarar iddiası izahnameye ve borsada satın alıp sattığı paylara dayanmaktadır. Dava dilekçesindeki ve aşamalardaki maddî iddiaların çözümünde SPKn md. 10 ve 32 hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Dava konusu olayın özel kanun niteliğindeki 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda özel hükümle düzenlenmiş olması sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun haksız fiile ve sorumluluğa dair hükümlerinin ancak Sermaye Piyasası Kanunu'nda hüküm bulunmaması halinde uygulama alanı bulacağı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu olayda, ikinci sermaye artırımına ilişkin izahnamenin...' ta yayımlandığı tarih 17.09.2018 tarihidir. Gerçeğe aykırı olduğu iddia edilen bilgiyi oluşturan, ...'nun taşınmaz alımı yaptığı ve bedelinin 2019 yılında ödeneceği bilgisinin açıklanma tarihinin 18.10.2018 ve sermaye artırımından elde edilen fonun kullanım yerine ilişkin ...Denetim Komitesi Raporunun yayımlanma tarihi ise 04.02.2019'dur. Tüm... hisselerini 25.03.2019 tarihinde sattığını beyan eden Davacıların son zarar tarihleri 25.03.2019 tarihidir. Arabuluculuk başvuru tarihi ise ana dava ve birleşen davalar itibariyle aynı olmakla 08.03.2020 tarihidir. Bu haliyle SPKn md 32/ 4 ve 6. Fıkralarına göre her bir dava açısından 6 aylık zamanaşımı sürelerinden sonra dava açıldığı anlaşılmakla gerek ana davanın gerekse birleşen davaların ayrı ayrı zamanaşımı nedeniyle redlerine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HGK ' nun 2017/4-3013 esas,... karar sayılı kararı uyarınca zamanaşımı usule müteallik bir mesele olmadığından davalılar vekili lehine nispi vekalet ücreti tayini yoluna gidilmiştir.
Gerek ana davanın gerek birleşen davaların ayrı ayrı zamanaşımı nedeniyle redlerine karar verildiği göz önüne alınarak ; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak ...Dava Şartı Dosya Numaraları: ...,...,...,...,... dosyalarından arabulucu tarafından 1.360,00-TL tarife bedeli üzerinden ayrı ayrı kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak her dosya için ayrı ayrı davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Gerek ana davanın gerek birleşen davaların ayrı ayrı zamanaşımı nedeniyle REDLERİNE,
Mahkememiz Asıl Dava Dosyasında;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL Karar ve İlam Harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.707,75.-TL+24.266,94.-TL=25.974,69.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 25.547,09.-TL harcın davacıya iadesine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 193.679,12.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Mahkememiz asıl dosyası ile birleşen mahkememize Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/411 Esas Sayılı dosyasında;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL Karar ve İlam Harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.707,75.-TL+42.308,70.-TL=44.016,45.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 43.588,85-TL harcın davacıya iadesine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 266.872,64.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Mahkememiz asıl dosyası ile birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/396 Esas sayılı dosyasında;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL Karar ve İlam Harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.707,75.-TL+191.146,90.-TL=192.854,65.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 192.427,05-TL harcın davacıya iadesine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 416.929,09.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Mahkememiz asıl dosyası ile birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL Karar ve İlam Harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.707,75.-TL+462.249,....-TL=463.956,90.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 463.529,30.-TL harcın davacıya iadesine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 575.677,29.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Mahkememiz asıl dosyası ile birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/393 Esas 2020/901 karar sayılı dosyasında;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL Karar ve İlam Harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.707,75.-TL+2.132.979,75-TL= 2.134.687,50.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 2.134.259,90-TL harcın davacıya iadesine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.554.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Mahkememiz asıl dosyası ile birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/411 Esas 2021/113 Karar sayılı dosyasında;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL Karar ve İlam Harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.707,75.-TL+89.739,86.-TL= 91.447,61.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 91.020,01-TL harcın davacıya iadesine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 353.097,19.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Mahkememiz asıl dosyası ile birleşen İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/399 Esas 2021/57 Karar Sayılı dosyasında;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL Karar ve İlam Harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.707,75.-TL+143.952,60.-TL=145.660,35.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 145.232,75-TL harcın davacıya iadesine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 389.293,72.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..../02/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!