WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 19. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/960 Esas
KARAR NO : 2024/186

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememiz Dosyası İle İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ...Dosyasında;
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Bankacılık Uygulama Komisyonları, Ek Protokol, ...zleşmesi, ... Sözleşmesi, ...Üreticisi, öncelik Süresi, Özel Projeler, Özel Proje Gelir Payı, TSM ya da (...) TSM Merkezi, ...'nin tanımlamalarını yapmış, müvekkili ... Teknik Servis Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Elektronik Sanayi Pazarlama ve Dış Ticaret A.Ş. ile davalı ...A.Ş. şirketi arasında 14.01.2013 tarihinde "İş Ortaklığı Sözleşmesi” (...) imzalandığını, IWE Sözleşmesi'nin temelde, davalının üreterek İstanbul ...best Bölgesine getireceği mobil mali yazarkasa POS entegre cihazlarını ve yedek parçalarını ...'nun satın almasını ve bu ürünleri kendi lisansı ile ithal ettikten sonra, anılan sözleşmede belirtilen fiyatlama esasları çerçevesinde belirlenecek bedelle davalıya geri satmasını konu almakta ve buna ilişkin işleyiş esaslarını belirlediğini, ... Sözleşmesinin imzalandığı 14.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğunu, son ürünün satıldığı tarihten itibaren işleyecek 10 (on) yıllık sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceğini, IWE Sözleşmesi'ne göre, Satış Süresinin, yazarkasa satış onayının alındığı tarihten itibaren 5 (beş) yıl olduğunu, davalı ...'nun müvekkili şirkete keşide etmiş olduğu, Beyoğlu ... Noterliği'nin 07 Kasım 2018 tarih ve ...yevmiye nolu ihbarnamesinde de belirtildiği üzere, yazarkasa satış onayının 27.12.2013 tarihinde alınmış olduğunu, satış süresinin 27.12.2018 tarihinde sona ereceğini, ayrıca davalı İngenico'nun satış süresinin sonunda son satış tarihinden itibaren 10 (on) yıl süre ile, diğer bir ifade ile sözleşme süresi boyunca, yedek parça ve teknik destek vermeyi de üstlendiğini, Destek Süresinin ise sözleşme uyarınca, son ürünün satış tarihinden itibaren 10 (on) yıl olduğunu, sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceğini, Sözleşme'nin sona erme tarihinin ne olduğunu saptamanın mümkün olmadığını, herhalde bu tarihin en geç 27.12.2028 tarihi olabileceğini, müvekkili ... Teknik Servis Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı ... arasında 15.12.2014 tarihli “İngenico Masaüstü Yazarkasa Pos Satış Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşme (**... Sözleşmesi”) imzalandığını, ... Sözleşmesi'nin ... tarafından üretilecek yeni nesil masa üstü yazar kasa cihazlarının pazarlama ve satışının müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmesi, öncelik Süresi, ... Sözleşmesi'ne konu ürünlere yerinde destek ve yazılım hizmeti verilmesi ve ...'ya ait Güvenilir Yönetim/Hizmet Merkezi ("TSM”) sisteminin kullanılmasına ilişkin esasları belirlediğini, ... Sözleşmesi'nde düzenlenen Öncelik Süresinin anılan sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen sözleşme süresinin sonuna kadar (25/11/2020) devam ettiğini, İngenico'nun öncelik süresi ile ilgili düzenlemeleri ihlalinden ötürü, şirketin, her türlü zararını tazmin etmesi gerektiğini, halihazırda, ... Sözleşmesi'nin tarafları arasında, Sözleşme'nin 3.2 maddesinde düzenlenen ve Sözleşme'nin ekini teşkil eden 12.08.2015 tarihli ek protokol kapsamında şartları revize edilen Öncelik Süresinin ne şekilde yorumlanması ve hangi tarihe kadar devam etmesi gerektiği hususunda ihtilaf yaşandığını, öncelik süresinin ... Sözleşmesi'nin 3.2 maddesinde belirtilen şekilde düzenlendiğini, Öncelik Süresine ilişkin şartların, ek protokol kapsamında, yine revize edildiğini, 12.08.2015 tarihli ek protokol kapsamında yer verilen, Öncelik süresinin başlamasına ilişkin şartların 06.11.2015 tarihinde oluştuğunu, nitekim, Öncelik süresinin başlaması için satın alınması gereken sayıda cihazın müvekkili şirket tarafından ...' dan satın alındığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde, Sözleşme'ye konu cihazların kullanılmaya başlanması gereken son tarihin ("Zorunlu Cihaz Kullanım Tarihi") 2016 yılı başı olmakla birlikte, sonradan, bu süre ilk olarak 2017 yılı başına ve sonrasında da 2018 yılı başına uzatıldığını ve ayrıca, söz konusu ötelemelerin, cihaz satışlarını olumsuz şekilde/yönde etkilediğini, müvekkili şirketin, sözleşmede tarafların açık iradesi ile hükme bağlanan "olabildiğince fazla adet ürünü sahaya satma" hedefine ulaşılamadığını, 483 Sıra Nolu Vergi in, 489 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile tadil gerçekleştirilen söz konusu tadil neticesinde, 483 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 3. maddesinde, ilgili tebliğin 1.inci maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen esaslara göre YN ÖKC kullanma mecburiyeti getirilen mükelleflerin 3100 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine tâbi mevcut eski nesil ödeme kaydedici cihazlarını, mali hafızaları doluncaya veya mali hafıza değişimini gerektiren durum oluşuncaya kadar kullanmalarının mümkün bulunduğunun ifade edildiğini, belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, öteleme süresinin her bir mükellef bazında değişkenlik gösterebilecek olan belirsiz bir süre olduğunu ve sözleşme'nin 3.2 maddesinde yer verilen düzenleme dikkate alındığında, öncelik Süresi kapsamında müvekkili şirkete tanınan tüm hak ve yetkilerin Sözleşme süresinin sonuna kadar aynen devam ettirilmesi gerektiğini, tarafların sözleşmenin imza aşamasında öteleme süresi/sürelerinin Öncelik Süresine ekleneceğini açıkça hüküm altına aldıklarını ve Öncelik Süresine eklenecek öteleme süresi/süreleri için bir azami had de öngörmediklerini, yasal mevzuat gereği kullanım mecburiyetinin ötelenmesi nedeniyle, müvekkili şirketin ... Sözleşmesi kapsamında elde etmeyi umduğu kârı, işbu dava tarihi itibarı ile halen elde edememiş olduğunu; söz konusu kârın, Öncelik Süresi'nin, ... Sözleşmesi sonuna kadar devam etmesi halinde dahi elde edilmesinin mümkün olmayacağını, açıklanan nedenlerle ve öteleme süresi/sürelerinin Öncelik Süresi'ne ekleneceğinin sözleşmede açıkça hükme bağlandığını, müvekkili şirketin daha fazla zarar etmemesi adına, Oncelik Süresi ... Sözleşmesi'nin sonuna kadar devam etmesi gerektiğini, İngenico'nun ... Sözleşmesi'ni açıkça ihlal ettiğini ve Öncelik Süresi içinde kendisine tanınan ürün satış yetkisini aşarak 3. taraflara ürün satışı gerçekleştirdiğini, ... Sözleşmesi ve ek protokol kapsamında, müvekkili şirket tarafından ...' ya, Öncelik Süresi içinde, bankaların yanı sıra, yalnızca ...,...,...,...' e ürün satma izni verildiğini, ürün kullanım mecburiyetine ilişkin olarak yukarıda belirtilen ötemeler nedeniyle halen devam eden öncelik süresi içinde ...'nun gerek...Ltd. Şti ("...') gerekse ...Ltd. Şti'ye (...)ürün satış yaptığının tespit edildiğini, ...'nun; devam eden Öncelik süresi içinde, müvekkili tarafından tespit edildiği kadarıyla gerek... Ltd.Şti gerekse...Ltd.Şti'ye satış yapmak sureti ile, ilgili sözleşmeyi ihlal ettiğini ve müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkili şirketin bu nedenle uğradığı zararın, ...'nun, öncelik süresi içinde müvekkili şirkete verilmiş olan münhasır satış yetkisini ihlal etmesi neticesinde, aslında müvekkili şirket tarafından satılması gereken ürünlerin, müvekkili şirket dışındaki taraflarca satılmış olması nedeniyle müvekkili şirketin elde etmekten mahrum kaldığı kâr tutarına eşit olduğunu, söz konusu müspet zarar tutarının mahkeme aracılığıyla hesaplanmasını ve müvekkil şirkete, ticari faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesini, ayrıca ...'nun defter ve kayıtlarının tetkiki suretiyle var ise sözleşmeye ilişkin sair ihlallerin de tespit edilerek bu açıdan da müvekkilin zararının karşılanmasını, diğer yandan; telafisi imkansız zararlara uğramasının engellenmesi adına, öncelikli olarak, ...' nun, Öncelik Süresi içindeki yükümlülüklerini ihlal etmek suretiyle ... Sözleşmesi ve ek protokol de belirtilen taraflar dışındaki taraflara yaptığı satışların durdurulması hususunda İhtiyati Tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin üzerine banka uygulaması yüklenen cihazlarla ilgili komisyon bedeli alacağının hesaplanması ve ticari faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine hükmedilmesi gerektiğini, bankacılık komisyon bedellerinin 12.08.2015 tarihli ek protokol ile tadil edildiğini, öncelik süresi dolduktan sonra kurulacak cihazların üzerinde yer alacak banka uygulamaları için ödenecek komisyon bedellerinin ise rakamsal olarak belirlenmediğini, bu konuda sadece sözleşmenin 3.8.b. maddesinin 4. paragrafında ve 5. paragrafında da "... fiyatları revize etme hakkına sahiptir" dendiğini, ...'nun, Öncelik Süresi içinde kurulan ve kurulum tarihinin üzerinden 36 ay geçmiş olan cihazların üzerindeki bankacılık uygulamaları için müvekkili şirkete komisyon bedeli ödemekle yükümlü olduğu gibi; Öncelik Süresi dolduktan sonra kurulan cihazların üzerinde yer alacak banka uygulamaları için de müvekkili şirkete komisyon bedeli ödemek zorunda olduğunu, Öncelik süresinin ... Sözleşmesi'nin süresinin sonuna kadar 25/11/2020 tarihine kadar devam ettiği hususundan hareketle ortaya çıkabilecek ihtimalleri, somut örneklerle ortaya koyduklarını, bu hususları dilekçede detaylıca yer aldığını beyanlarla; ... tarafından bugüne kadar gerçekleştirilmiş olan söz konusu Özel Projeler nedeniyle ... tarafından müvekkili şirkete ödenmesi gerekirken ödenmemiş olan Özel Proje Gelir Payı hadlerinin hesaplanması suretiyle, söz konusu bedellerin müvekkili şirkete, ticari faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesini, ...'nun, öncelik Süresi içindeki yükümlülüklerini ihlal etmek suretiyle ... Sözleşmesi ve ek protokol de belirtilen taraflar dışındaki taraflara yaptığı satışların durdurulması hususunda Sayın Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bankacılık Uygulama Komisyonları bedeli alacağının mahkeme aracılığıyla hesaplanarak, söz konusu bedellerin, ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini, müvekkili şirketin, gerek ... Sözleşmesi, gerekse IWE Sözleşmesi tahtında hak ettiği, ... tarafından geliştirilen Özel Projeler sebebiyle tahakkuk eden %20 oranındaki Özel Proje Gelir Payının mahkeme aracılığıyla hesaplanarak, söz konusu bedellerin ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Anonim Şirketi vekili vermiş olduğu cevap ve aynı zamanda karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşmeler imzalandığını, 14.1.2013 tarihli... İş Ortaklığı Sözleşmesi (“IWE Sözleşmesi”) ve 15.12.2014 tarihli Masaüstü Yazarkasa Sözleşmesi (“... Sözleşmesi”) ve ilgili Sözleşmenin 12.05.2015 tarihinde imzalanan Ek Protokolü (“Ek Protokol”) Taraflar arasında akdedilmiş bulunan ve işbu davadaki iddialara ilişkin olan temel sözleşmeler olduğunu, Sözleşme ve Ek Protokol içeriğinin Öncelik Süresi’nin başlangıç tarihi, koşulları ve hangi olası durumlarda Sözleşme’nin 3.2’nci maddesinin 2. paragrafı hükmü ile süresinin ötelenebileceğinin açık olduğunu, Ek Protokolün son derece net bir şekilde Öncelik Süresi’nin ne zaman başlayacağını hüküm altına aldığını, sözleşme süresinin 5 yıl, Öncelik Süresi’nin ise sadece 12 ay olarak düzenlenmiş olmasının bir ortak irade göstergesi olduğunu, müvekkili şirketin ... kendini bu doğrudan satış kısıtlamasıyla ancak kısa bir süre bağlı tutmayı kabul ettiğini, tarafların 12.08.2015 tarihinde Öncelik Süresince ...’ya tanınan hakları belirli bazı ticari kanallar (bankalar ve Ek Protokol ekinde sayılan diğer firmalar) için esnettiğini, ...’ya bu süre içerisinde dahi doğrudan satış yapma hakkını tanıdığını, öncelik Süresi gibi Müvekkil Şirketin ticari faaliyetlerini kısıtlayıcı bir düzenlemenin süresinin, tek bir tarafın yorumları ve tek başına verdiği, vereceği kararlar uyarınca uzatılıp kısaltılamayacağının açık olduğunu, nitekim Tarafların Sözleşme imza tarihinden sonra piyasaya etkileri yansıyan yasal gelişmeleri dikkate alarak,12.08.2015 tarihinde yetkili temsilcilerinin imza ve kabulleri ile Öncelik Süresi’ne ilişkin ortak bir düzenleme yaptıklarını, yasal ve sözleşmesel durum göz önünde bulundurulduğunda her halükarda, 21.12.2017 tarihli 489 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yapılan değişiklik doğrultusunda; Sözleşme’nin Öncelik Süresi’nin ötelenmesi ile ilgili Öteleme Hükmü’nün uygulanma imkânının ortadan kalktığını, müvekkili ...’ya Ek Protokol ile tanınan ve Davacı/Karşı Davalı ...’nun tek taraflı satış hakkını kısıtlayan doğrudan satış hakkının, müvekkili şirkete çok geniş bir alanda bir yıllık Öncelik Süresince de satış yapma hakkı tanıyarak Davacı/Karşı Davalı’nın Öncelik Süresi’nden doğan haklarını ciddi surette kısıtladığını, uyuşmazlık konusu Sözleşme ve Ek Protokol ile düzenlenen “tekel hakkı” Davacı/Karşı Davalı’ya Sadece 1 sene için bir tekel hakkı verdiğini ve sonrasında Müvekkili ...’ya Ek Protokolde son derece geniş bir şekilde belirtilen aktörlere doğrudan satış hakkı verilmekle, esasen Türk Hukuku uyarınca Davacı/Karşı Davalı’ya tanınan basit bir tekel hakkının bile bulunmadığını, dolayısıyla Davacı/Karşı Davalı’nın işbu davasını dayandırdığı Öncelik Süresinin, yani tekel satış hakkı bulunduğu iddiasının hukuken mesnetsiz olduğunu, Davacı/Karşı Davalı’nın Sözleşme’de Öncelik Süresine eklenecek öteleme sürelerine ilişkin azami bir had öngörülmediği yönündeki iddialarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar tacir olup; Türk Rekabet Mevzuatı ile bağlı olduklarını ve Tarafların sözleşmesel iradelerinin, “tekel” hakkının süresinin ilk satış tarihinden itibaren sadece 12 ay ile sınırlanması olduğunu, Ek Protokol’e yansıyan ve ...’ya, belirlenen firmaların ortaklık yapısında ve/veya işbirliğinde bulunduğu firmalara da satış yapma hakkı tanıyan iradelerin ise tekel hakkının ... lehine geniş şekilde esnetilmesi yönünde olduğunu, davacı/karşı davalının, öncelik süresinin sınırsız ve süresiz olarak devam ettiği iddiasını kabul ettirmek için ileri sürdüğü, öncelik süresinin Sözleşme’de düzenlenme amacına ilişkin Sözleşme’ye aykırı yorumunu içeren, İdare’nin yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyeti başlangıç tarihini öteleme kararları sebebiyle, piyasada ürün talebinin hiç ya da beklenen düzeyde mevcut olamayacağı, Davacı/Karşı davalının ürün satamayacağı ve öncelik süresine bağlı haklardan yararlanamayacağı iddiasının tamamen asılsız olduğunu, nitekim İdare tarafından ürün kullanma mecburiyeti başlangıç tarihlerinin ötelenmiş olmasına rağmen, davacı/karşı davalının iddialarının aksine Taraflar arasında geçerli Ek Protokol’de düzenlenen firmalar aracılığı ile yapılan satışlarda ve bizzat müvekkili şirketin sahip olduğu doğrudan satış yetkisi kapsamında Müvekkil Şirket tarafından yapılan satışlarda önemli ölçüde bir azalma da söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından tanınan ve ... Sözleşmesi’nde Öncelik Süresi olarak tanımlanan 12 aylık süre ile amaçlanan, Sözleşme’de Davacı/Karşı Davalı’nın alım taahhüdünü gerçekleştirmesine yardımcı olmak ve böylelikle mümkün olduğunca fazla miktarda satış hedefine ulaşmaktan ibaret olduğunu, sözleşme süresinin 5 yıl, Öncelik Süresi’nin ise sadece 12 ay olarak düzenlenmiş olmasının bir ortak irade göstergesi olduğunu, Müvekkili Şirket ...'nun kendini bu doğrudan satış kısıtlamasıyla ancak kısa bir süre bağlı tutmayı kabul ettiğini, tarafların 12.08.2015 tarihinde Öncelik Süresince ...’ya tanınan hakları belirli bazı ticari kanallar (Bankalar ve Ek Protokol ekinde sayılan diğer firmalar) için esnettiklerini, ...’ya bu süre içerisinde dahi doğrudan ve/veya dolaylı satış yapma hakkını tanıdıklarını, öncelik Süresi gibi Müvekkili Şirket’in ticari faaliyetlerini kısıtlayıcı bir düzenlemenin süresinin, tek bir tarafın yorumları ve tek başına verdiği kararlar uyarınca uzatılıp kısaltılamayacağının açık olduğunu, Müvekkil Şirket’in öncelik süresi içinde Taraflar arasındaki sözleşmeleri ihlal etmediği, öncelik süresi içinde satış yetkisini aşmadığını, Müvekkil Şirket’in Taraflar arasındaki temel sözleşmeleri ihlal ettiği kabul edilemeyeceğinden, Davacı/Karşı Davalının sözleşme ihlali sebebiyle mahrum kaldığını iddia ettiği karı talep etmesinin de hukuken kabul edilemeyeceğini, öncelik süresinin sona ermediği, sınırsız ve süresiz olarak devam ettiği ve bu doğrultuda Müvekkili Şirket tarafından Davacı/Karşı Davalı’ya sınırsız ve süresiz bir münhasır satış yetkisi verdiği kabul edilemeyeceği gibi komisyon bedellerinin de Sözleşmedeki kurulum tarihinden itibaren 36 ay süre ile ödenebileceğine ilişkin düzenleme dikkate alınmaksızın, öncelik süresi sona ersin ya da ermesin 36 ay süreyi aşan şekilde ödeneceğinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olacağını, Müvekkili Şirketin, Davacı/Karşı davalının lisansı ile piyasaya arz edilmiş ürünler için geliştirilmiş tüm özel proje gelirlerinden Davacı/Karşı Davalı’ya ödemesi gereken %20’lik orandaki gelir paylarını ödediğini, bu durumun fatura ve hesap dökümlerinden anlaşılacağı gibi, Davacı/Karşı Davalı ile Müvekkili Şirket’in ticari defter ve kayıtları ve banka hesap hareketleri incelenmek suretiyle de tespit olunabileceğini, karşı dava yönünden ise; Müvekkil Şirket’in taraflar arasındaki Sözleşmeleri ihlal etmediğinin ve Öncelik Süresi’nin sona erdiğinin tespitine, Müvekkil Şirket tarafından gerçekleştirilmiş bir sözleşme ihlali bulunmadığından, Davacı Müvekkil Şirket’in sona ermiş bulunan öncelik süresi içindeki satış yetkisini aşmadığı ve bu itibarla davacı/karşı davalının mahrum kaldığı bir karın bulunmadığının tespitine, Müvekkil Şirket’in bankacılık uygulamasından doğan herhangi bir komisyon borcunun bulunmadığının tespitine, Müvekkil Şirket’in Özel Projeler Sebebiyle Davacı/Karşı Davalı’ya özel gelir, payı borcu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak ve şimdilik 10.000 TL'lik talebimiz olmak kaydıyla, Davacı/Karşı Davalı ...’nun ... Sözleşmesi madde 3.7 ile belirlenen alım adetlerine aykırı davranması, Sözleşme’nin imza tarihinden itibaren her sene 3 aylık dönemlerde satın alma adetlerinin 10.000 adetten az olması yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebiyle eksik alım yapılan dönemler bakımından Müvekkil Şirket’in maruz kalmış bulunduğu toplam zararın tahakkuk eden ticari faizi ile birlikte hesaplanarak Davacı/Karşı Davalı’dan tahsiline, Davacı/Karşı Davalı’nın ... tarafından kendilerine yönlendirilen satış potansiyellerinin çok azını değerlendirilmesi, birçok potansiyeli değerlendirilememesi, satışları arttırmak için hiçbir çaba sarf etmemesi, bu vesileyle Müvekkili Şirket’in özel gelir payı tahsil edememek ve ürünün piyasada tanınırlığını arttıramamak sebepleri ile maruz kaldığı maddi ve manevi zararların Davacı/Karşı Davalı’dan tahsiline, karar verilmesini talep ettiklerini dava ederek davacının davasının reddine, karşı davamızın kabulü ile; Müvekkil Şirket’in taraflar arasındaki Sözleşmeleri ihlal etmediğinin ve Öncelik Süresi’nin sona erdiğinin tespitine, Müvekkil Şirket tarafından gerçekleştirilmiş bir sözleşme ihlali bulunmadığından, Davacı Müvekkil Şirket’in sona ermiş bulunan öncelik süresi içindeki satış yetkisini aşmadığı ve bu itibarla davacı/karşı davalının mahrum kaldığı bir karın bulunmadığının tespitine, Müvekkil Şirket’in bankacılık uygulamasından doğan herhangi bir komisyon borcunun bulunmadığının tespitine, Müvekkil Şirket’in Özel Projeler Sebebiyle Davacı/Karşı Davalı’ya özel gelir, payı borcu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak ve şimdilik 10.000 TL'lik talepleri olmak kaydıyla, Davacı/Karşı Davalı ...’nun ... Sözleşmesi madde 3.7 ile belirlenen alım adetlerine aykırı davranması, Sözleşme’nin imza tarihinden itibaren her sene 3 aylık dönemlerde satın alma adetlerinin 10.000 adetten az olmaması yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebiyle eksik alım yapılan dönemler bakımından Müvekkili Şirket’in maruz kalmış bulunduğu toplam zararın tahakkuk eden ticari faizi ile birlikte hesaplanarak Davacı/Karşı Davalı’dan tahsiline, Davacı/Karşı Davalı’nın ... tarafından kendilerine yönlendirilen satış potansiyellerinin çok azını değerlendirilmesi, birçok potansiyeli değerlendirilememesi, satışları arttırmak için hiçbir çaba sarf etmemesi, bu vesileyle Müvekkil Şirket’in özel gelir payı tahsil edememek ve ürünün piyasada tanınırlığını arttıramamak sebepleri ile maruz kaldığı maddi ve manevi zararların Davacı/Karşı Davalı’dan tahsiline karar verilmesini dava ederek cevaplarını sunmuştur.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E.,... Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; dava şartı arabuluculuk şartının yerine getirildiği ancak başvuru neticesinde tarafların anlaşamadığını, Taraflar arasında 15/12/2014 tarihinde Masaüstü Yazarkasa Sözleşmesi (... Sözleşmesi) ve anılan sözleşmeye ek olarak 12/05/2015 tarihinde "Ek Protokol İmzalandığını, tarafların sözleşme imza tarihinden sonra 12.08.2015 tarihinde yetkili temsilcilerinin imzave kabulleri ile Ek Protokol'ü imzaladıklarını ve bu Ek Protokol ile Öncelik Süresine ilişkin ortak bir düzenleme yaptıklarını, bu vesileyle, İngenico'ya Ek Protokol'de belirtilen taraflara Öncelik Süresi içinde doğrudan satış imkâmı tanındığı gibi, Sözleşme'nin Ek 1 Kesin Sipariş isimli ekinde belirtilen, 90 bin adetlik Ürün satın alma taahhüdünün 45 bin adede indirildiğini ve son olarak, toplam süresinin 12 ay olan Öncelik Süresinin ne zaman başlamış kabul edileceğine ilişkin düzenleme yapıldığını, protokol ile öncelik süresince müvekkili davacı şirkete “bankalar ve ...,...,...,...ve ...” şeklinde tam tüzel kişilik unvanları belirtilmeksizin belirlenen firmalara doğrudan ve dolaylı satış yapma hakkı tanındığını, bu çerçevede öncelik süresince davalının tek taraflı satış yapma yetkisinin, tarafların mutabakatı ile belirlenen firmalar için ortadan kaldırıldığını, tamamıyla taraflar arasında imzalanan sözleşmelere uyum içinde davranan müvekkili şirketin, bu doğrultuda davalı yanın da bilgi ve onayı çerçevesinde... Lid. Şti (Interpay”) ile 14.09.2015 tarihinde bir sözleşme imzaladığını ve bu Sözleşme ilc Müvekkil ...'e münhasıran ...'e ve Tarafların mutabakatına istinaden, ... bayilerine ve alt bayilerine satış yapması için yetki verdiğini, tüm iyi niyetli girişimlere rağmen, Öncelik süresi hususundaki iddialarından vazgeçmeyen davalı nihayetinde Müvekkili Şirket aleyhine 27.12.2018 tarihinde ...liye Ticaret Mahkemesi önünde ... E. Numaralı bir alacak davası ikame ettiğini, davacı müvekkili şirketin ise işbu dilekçelerinde detaylı olarak kaleme aldığı sebep ve dayanaklar ile Sözleşme'nin davalı tarafından ihlal edildiği iddiasında olduğunu, davacı müvekkili şirketin ...Asliye Ticaret Mahkemesi önünde derdest ... E. Numaralı davaya cevaplarını sunmakla beraber menfi tespit talebinde bulunduğunu ve işbu dava konusunu oluşturan taleplerle karşı davasını ikame ettiğini, ancak ... Asliye Ticaret Mahkemesinin menfi tespit taleplerini de içeren karşı davayı alacak ve tazminat taleplerine ilişkin olarak davacı tarafından zorunlu arabuluculuk prosedürüne başvurulmamış olması sebebiyle tümden reddettiğini, davacı müvekkilinin işbu alacak ve 11 tazminat davasını ...Asliye Ticaret Mahkemesi önünde...E. Numaralı dosyası ile görülen dava ile birleştirilme talebiyle ikame etmekte olduğunu, davalının Sözleşme'nin 3.7./maddesini ihlal ettiğini, belirlenen periyotlarda hazırlayacağı satın alma planlarını müvekkili şirkete iletmeyerek satın alma adetlerine aykırı alımlar yaptığını, bu vesileyle davacının kar mahrumiyetine sebebiyet verdiğini, davacının Sözleşme nin 3./ nci ve 3.2 nci maddelerinde yer alan, minimum alim taahhüdü ve tarafların olabildiğince fazla adet ürünü sahaya satma hedeflerine uygun davranmayan davalıya karşı keşide ettiği ihtarnameler ile haklarını saklı tuttuysa da, akdi yükümlüğüne uygun davranarak, davalıya ürün tedarik etmeye devam ettiğini, müvekkili şirketin ... ile akdetmiş olduğu ... Masaüstü Yazarkasa Pos Sözleşmesi madde 3.2. hükmüne uygun olarak Öncelik Süresi boyunca kendisine gelen tüm satış potansiyellerini, davalı ...'ya yönlendirdiğini, müvekkili şirketin davalının satışlarını desteklemek üzere kampanyalar düzenlediğini, müvekkili ile davalı arasında davalının uygun fiyattan satış yaparak satışlarını arttırabilmesini sağlamaya yönelik kampanya sözleşmeleri akdedildiğini, davalının müvekkili şirket tarafından özellikle davalı için gerçekleştirilen indirimli fiyat kampanyaları döneminde dahi müvekkilinden ürün alımı yapmadığını, müvekkilinin israrları sonucu 2.500 adet gibi son derece küçük bir adette alım yaptığını, davalının müvekkili şirkete ait ürünlere piyasada talep olduğunu gördüğünde, talebi karşılamak istemediğini ancak düşük adette alım yaptığından ve stoklarında ürün kalmadığından, müvekkilinden tekrar alım yapmak istemediğini, ancak bu kez döviz kurundaki artışa denk geldiği için yüksek kurdan alım yapmak durumunda kaldığını, müvekkili şirket tarafından davalı ile olan işbirliği süresince davalının satışları arttırmasını sağlayacak hiçbir özel projesine de engel olunmadığını, davalının satış yapabilmesi için gösterdiği hiçbir çabanın da karşılıksız bırakılmadığını, davalının müvekkili şirketin özel projelerden elde edeceği özel proje gelir payına ilişkin alacaklarını tahsil etmesine engel olmasına rağmen müvekkili şirketin davalı ile ticari ilişkisini sürdürmeye devam ettiğini beyan ederek ; davalı ...'nun ... Sözleşmesi madde 3.7 ile belirlenen alım adetlerine aykırı davrandığı, sözleşmenin imza tarihinden itibaren her sene, 3 aylık dönemlerde satın alma adetlerinin 10.000 adetten az olmaması yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebiyle sözleşme imza tarihinden bu yana eksik alım yapılan dönemler bakımından müvekkilinin maruz kaldığını, davalının sözleşmenin 3.2. Maddesinde belirtilen ortak Hedef'e aykırı davandığını ve ... tarafından kendilerine yönlendirilen satış potansiyellerinin çok azını değerlendiğini, satışları artırmak için hiçbir çaba sarf etmediğini, bu vesile ile müvekkili şirketin özel gelir payı tahsil edemediğini ve ürününün piyasada tanınırlığını arttıramamak sebepleri ile maruz kaldığını belirterek, 10.000,00 TL olmak üzere ticari faizi ile birlikte hesaplanarak davalıdan tahsiline ve İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas nolu ile görülen davalı yanca ikame edilmiş bulunan davalı ile sıkı bağlantı içinde olması sebebiyle dosyanın anılan dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememize birleşen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E., ... K. Sayılı Dosyasına istinaden mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde davacı-karşı davalı vekili; Davacının öncelik süresi içinde verilmiş olan münhasır satış yetkisini ihlal ettiğini, davalı müvekkilinin ... Teknik Servis Elektrik Elektronik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ("...") ile davacı ... Ödeme Sistem Çözümlerİ A.Ş. ("...") arasında 15.12.2014 tarihli “... Masaüstü Yazarkasa Pos Satış Sözleşmesi” başlıklı bir sözleşme (“...Sözleşmesi”) imzalandığını, davacı ... ile Davalı ... arasında, ... Sözleşmesi' ne ek olarak, 12.08.2015 tarihli ek protokol imzalanmış olup; söz konusu ek protokol kapsamında, yerine getirilmesi Öncelik Süresi'nin başlamasının ön şartı olan, müvekkili şirketin Davacı ...'ya verdiği cihaz alım taahhüdüne konu rakamın 90.000' den 45.000' e düşürüldüğünü ve ayrıca, Öncelik Süresi'nin, hangi koşulların gerçekleşmesi ile birlikte başlayacağının hüküm altına alındığını, müvekkili şirket tarafından ...' ya ... firması ile ilgili olarak söz konusu yetkinin, yalnızca EK PROTOKOL' ün “EK-İ Firma Listesi” başlıklı ekinde unvanına yer verilen firmalardan biri olan ...'e ürün satmak üzere (... firmasının yalnızca ... 'e ürün satması için) verilmiş olduğunu, ... firmasının, müvekkili şirketin bayileri de dahil olmak üzere, ... dışındaki taraflara ürün satmasının, ... Sözleşmesi' ne ve taraflar arasındaki mutabakata aykırı olduğunu, Davacı'nın belirttiğinin aksine, Öncelik Süresi'nin, ...Sözleşmesi'nin süresinin sonuna kadar devam ettiğinin kabulünün gerektiğini, Davacı'nın, Öteleme Hükmü' nün sözleşmesel dayanaktan yoksun olduğu/kaldığı yönündeki beyanı gerçeğe uygun olmayıp, asıl söz konusu beyanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Davacı'nın belirttiğinin aksine, müvekkili şirketin, ... Sözleşmesi tahtında, Davacı tarafça yazılı olarak yerine getirildiği ikrar edilen ve Öncelik Süresi'nin başlamasının satın alma yükümlülüğü/taahhüdü bulunmamakta olup; müvekkili şirket tarafından ... Sözleşmesi'nin 3.7 maddesinin ya da sair herhangi bir hükmünün ihlal edilmesinin söz konusu olmadığını, Davacı'nın, dava dilekçesinde yer vermiş olduğu, müvekkili şirketin, ...Sözleşmesi” ne konu alım taahhüdünü ihlal ederek, Davacı'nın zarara uğramasına neden olduğu yönündeki beyan ve iddiaları tamamen gerçek dışı ve sözleşmesel dayanaktan yoksun olduğunu, Davacı'nın, dava dilekçesinde yer verdiği; müvekkili şirketin, Davacı tarafından bankacılık uygulamaları dışında kalan ve özel bir proje olan yemek çekleri projesinden kaynaklanan katma değerli hizmetlerden elde ettiği gelirleri Davacı' ya bildirmediği ve buna bağlı olarak davacının davacının zarara maruz kaldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Davacı ... tarafından kümüle satış adetlerine ilişkin olarak müvekkili şirkete yapılan bildirimlerin de ekte yer almakta olup, tüm banka satış işlemlerinin Davacı ...'da olmasına rağmen kümüle satış adetleri arasında önemli bir farkın bulunmaması, Davacı'nın, dava dilekçesinde yer verdiği; müvekkili şirketin, Davacı tarafından kendisine yönlendirilen satış potansiyellerinin çok azını değerlendirdiği, birçok potansiyeli değerlendirmediği, satışları arttırmak için hiçbir çaba sarf etmediği ve buna bağlı olarak Davacı'nın zarara maruz kaldığı yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve müvekkili şirketin ... Sözleşmesi'nin 3.2 maddesinde düzenlenen 'Hedef” in gerçekleştirilebilmesi için azami gayreti gösterdiğini net bir şekilde ortaya koyduğunu, Banka uygulamalarında keyfi olarak yaklaşık 20 misli ücret kesintisi yapılması, yapılan projeler ile alakalı mutabakat sorunları çıkarılmasının yanı sıra, Davacı ...'nun, son 6 aydır, çekinmeden, doğrudan veya ...'i kalkan olarak kullanmak suretiyle dolaylı biçimde, müvekkil şirketin anlaşmalı olduğu yemek firmalarına, ... firmalarına ve müvekkili şirketin bayilerine açık teklifte bulunarak, anılan taraflarla ticari ilişki kurduğunun piyasada herkes tarafından bilindiğini beyan ederek davacının davasının reddine, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, sunulan tüm beyan dilekçeleri, bilirkişi raporları, cevabi yazılar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
... Vergi Dairesi Başkanlığı...Vergi Dairesi Müdürülüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... Anonim Şirketi'nin Şubat/2018-Kasım/2020 dönemlerini kapsayan BS formlarının gönderildiği görülmüştür.
Yine Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Şubat 2018 - Kasım 2020 tarihleri arasında, davalı ...A.Ş. tarafından gerçekleştirilen ... marka,...280 (2B cihaz kodlu) ... satışlarına ilişkin tüm satışları içeren bütün bilgi ve belgeler ile ... sistemi üzerinden alınacak güncel veriler gönderilmiş, dosya arasına alınmıştır.
Davalı Karşı Davacı ... A.Ş. vekili tarafından 23/05/2019 tarihli dilekçe ile ekinde, ...projesinden doğan %20 özel proje gelir payının tarafların ilgili faturalarına ilişkin açıklama listesi ile Davacı/Karşı Davalı ...'ya yönlendirilen potansiyel şirketleri gösterir liste sunulmuştur. Yine davacı karşı davalı vekilince 11/03/2019 tarihli delil listesinin ve eklerinin sunulduğu anlaşılmıştır.
13/05/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı tarafından davacı aleyhine açılan karşı davanın esas dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kayıt edilmesine karar verildiği, dosyanın mahkememizin ... E. Sayılı dosyasına kaydının yapılarak ; "Açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine..." gerekçeleriyle karar verildiği görülmüştür. Bu haliyle dosyada karşı davanın bulunmadığı anlaşılmış, ana ve birleşen dosya yönünden yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce 15/01/2019 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin:"Somut olayda, davacı vekilinin talebi davalının öncelik süresi içindeki var ise yükümlülüklerini ihlal etmek suretiyle ... Sözleşmesi ve Ek Protokol'de belirtilen taraflar dışındaki taraflara yapılan satışların durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. İşin esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Aksi durumda , ihtiyati tedbir davanın yerine geçer. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Kanun'un öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz 01/07/2019 tarihli celsesinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tarafların ticari kayıtları, dosyaya sunulan deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle; bir öğretim üyesi hukukçu , bir Yeminli Mali Müşavir ve bir ödeme kaydedici cihaz uzmanı (Gelir İdaresi Başkanlığı veya ...'dan sorularak), bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, düzenlenen bilirkişi heyet raporunun dosyaya ibraz edildiği ancak mahkememizce alınan heyet raporunun hüküm kurulmaya elverişli olmadığından anılan tüm hususların değerlendirilmesi için yeni bir mali müşavir, bir sektör bilirkişisi, bir bankacı bilirkişi, bir borçlar hukuku nitelikli hesap uzmanı bilirkişi, bir vergi müfettişinden oluşan 5 kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış; bilirkişi heyeti raporunda;
"1. Davacı ve davalı yasal defterlerinde yapılan hesap incelemeleri neticesinde ; 2013-2014 - 2015 - 2016 - 2017 - 2018 yılları sonu itibarıyla;
Davacı/Karşı Davalı ... şirketinin resmi kayıtlarına göre firmanın ... firmasına 619.557,45.-TL borçlu olduğu,
Davalı Karşı Davacı ... şirketinin resmi kayıtlarına göre firmanın ... firmasından 604.189,91.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup,
Sonuç olarak Asıl Davada Davalı, Birleşen Davada Davacı firma ...A.Ş.'nin yasal defterleri 2018 yılı sonu itibarıyla Sonuç alacağı, Asıl Davada Davacı, Birleşen Davada Davalı ... Teknik Servis Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. defterlerindeki 2018 yılı sonu itibarıyla sonuç borç dan az olduğu, Asıl Davada Davalı, Birleşen Davada Davacı firma ...A.Ş.'nin 604.189,91TL alacak talep edebileceği,
2.Davacı/karşı davalı ... Teknik AŞ'ye İş Ortaklığı Sözleşmesi (...) ile tanınan satış süresinin 27.12.2013-27.12.2018 dönemini kapsayan 5 yıl olduğu, 15/12/2014 tarihli Masaüstü Yazarkasa POS Satış Sözleşmesi (... ) ile kararlaştırılan tekel/öncelik süresinin, VUK tebliğleriyle vaki ötelemeler sebebiyle uzamış olduğu ve satış süresi 5 yıllık satış süresi boyunca devam ettiği,
3.Esas davada davacı/karşı davalının talep ettiği tekel halinde satış/öncelik hakkının ihlali sebebiyle uğradığı kazanç kaybının, bankacılık uygulama komisyonlarının ve özel projeler gelir payının hesabı için gerekli ve yeterli bilgi ve belgeler bulunmadığından ve mesleki yönden bilirkişilik görevinin kapsamını aşan düzeyde emek ve mesai gerektirdiğinden gerek önceki bilirkişi heyeti tarafından gerekse bu heyetteki teknik bilirkişiler tarafından hesaplanamadığı,
4.Karşı davada (ve birleşen dosyada) davacı ...Ltd Şti'nin, davalı ... Teknik AŞ'nin alım taahhüdüne uymadığı iddiası, dosya kapsamında bunun aksinin kabul ve tespit edildiğine dair yazılarla belli olduğundan, eksik alıma dayalı tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, davalının performans eksikliğine ve hisse istenen davalı şirket özel projelerinin neler olduğuna dair yeterli bilgi ve belgeler bulunmadığından hesaplama yapılamadığı,
5.Birleşen (İst. ... .ATM ... E.) dosyada davacı İngenico'nun iddia ve talepleri huzurdaki karşı davadakilerle aynı olduğundan, birleşen dosya yönünden ayrıca bir inceleme, değerlendirme ve hesaplama yapılmadığı..." kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliği ile taraf vekillerince bilirkişi heyeti raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuş, 04/10/2021 tarihli celsede taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmek suretiyle dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir, 21/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporu dosyaya sunulmuştur.
27/06/2022 tarihli celsede dosyada mevcut 2 ayrı heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiği anlaşılmakla; tüm eksik hususlar giderildikten sonra tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tarafların ticari kayıtları, dosyaya sunulan deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle; 7 kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilerek, düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda sonuç ve neticeten;
MALİ VE TEKNİK SONUÇLAR:
1) Davacı Şirketin Ticari Defterlerinden 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu ve Envanter Defterlerinin de Açılış Noter Tasdiklerinin süresinde yapıldığı, tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, Ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olal kanaati oluşmuştur. Ticari defterlerin Davacı lehine delil teşkil etmesi kararı Takdir Sayın Mahkemenin taktirindedir.
2)Davalı Şirketin Ticari Defterlerinden 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu ve Envanter Defterlerinin de Açılış Noter Tasdiklerinin süresinde yapıldığı, tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, Ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Ticari defterlerin Davalı lehine delil teşkil etmesi kararı Takdir Sayın Mahkemenin takdirindedir.
3)Davalı Şirket (...)nın, 17.10.2017 tarihli yazısında, Davacı Şirket (...)nın ilgili sözleşme ve ek protokol tahtındaki alım taahhüdünü yerine getirmiş olduğunu beyan ettiği ve Taraflar arasında, Öncelik Süresi'nin başlamış olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı da dikkate alındığında, ... Masaüstü Yazarkasa POS Satış Sözleşmesi tahtında Davacı Şirket (...) lehine tanınmış olan Öncelik Süresinin, anılan sözleşmenin süresinin sonuna kadar (Kasım 2020) devam ettiğinin kabulünün uygun olacağı ve Davacı Şirket (...)nın, Öncelik Süresi kapsamında kendisine tanınmış olan münhasır satış yetkisinin ihlali nedeniyle mahrum kaldığını beyan ettiği cihaz satış gelirleri ile bankacılık uygulama gelirlerinin bu tespit doğrultusunda hesaplanması yapılması gerekti;oluşmuş olup Takdir Sayın Mahkemenin takdirindedir.
4) Sayın Mahkemenizin 27.6.2022 tarihli duruşmasında alınan; “1- Davalı şirketin Şubat 2018- Kasım 2020 tarihleri arasındaki tüm ayları kapsayan BS formlarının ... Vergi Dairesi'nden celbine,” olarak karara istinaden T.c. Gelir İdaresi Başkanlığı...Vergi Dairesi Başkanlığı...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 30.06.2022 tarihli ...-250.02 — ...sayılı yazısı ile cevap geldiği görülmüştür. Gelen cevabi yazıda “..dairemiz ... vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi ...Anonim Şirketi hakkında talep ettiğiniz Şubat/2018-Kasım/2020 dönemlerini kapsayan BS formları yazımız ekinde sunulmuştur.” olarak belirtilmektedir. VUK Tebliğine göre; BS Formları satılan mal ve hizmetleri bildirmek için düzenlenmektedir. Bu formun doldurulması için de bir kişi ya da şirketin KDV hariç aylık 5.000 TL ya da üzeri bir satış faturası bulunması gerekmektedir. Bu şirket ya da kişi, satışını yaptığı mal ve hizmetleri bu form ile beyan etmelidir. Dolayısı ile bu form şirketler arasında olan satış/alışlara ilişkin düzenlenen faturalara ilişkin “adet” ve “KDV Hariç Tutarlar” olduğu için dava konusu olan “Kar Mahrumiyetine” ilişkin herhangi bir hesaplamaya teşkil edecek bilgi olmadığı görülmektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir.
5) Sayın Mahkemenizin 27.6.2022 tarihli duruşmasında alınan;
“2-Gelir İdaresi Başkanlığı Uygulama Ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı 65. Numaralı Ödeme Kaydı Cihazlar Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Şubat 2018- Kasım 2020 tarihleri arasını kapsar davalı şirket tarafından gerçekleştirilen ... cihaz satışlarına ilişkin tüm satışları içerir (satış tarihi, satış adedi, satışın yapıldığı müşteri) bütün bilgi ve belgelerin , TSM sistemi üzerinden alınacak güncel verilen (cihazlara ait sicil numarası, cihazların fatura tarihi, cihazların malileşme tarihi, cihazların kapanış tarihi ve cihazların üzerindeki bankacılık uygulama sayılarının) celbine,” olarak karara istinaden T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan 19.07.2022 tarihli E- ...)-...sayılı yazısı ile cevap geldiği görülmüştür. Gelen cevabi yazıda “..Şubat 2018 - Kasım 2020 tarihleri arasında, davalı ...A.Ş. Tarafından gerçekleştirilen ...marka, ... (2B cihaz kodlu)...satışlarına ilişkin tüm satışları içeren bütün bilgi ve belgeler ile TSM sistemi üzerinden alınacak güncel verilerin gönderilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, Başkanlığımız kayıtlarının tetkiki sonucunda ilgili cihaza ait onayları tarihten bugüne kadar olan veri tabanımızda mevcut bilgiler excel formatında ekte sunulmuştur. Yazımız eki "... Cihaz Bilgileri" tablosunda geçen cihaz durum kodu kısaltmalarıyla ilgili açıklamalar ise aşağıda yer almaktadır.” Olarak belirtildiği görülmüştür. Bu tabloya göre toplamda 98.078 adet ... Cihaz olduğu görülmektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir.
6)Mahrum Kalınan Cihaz Satış Gelirleri Davacı Şirket (Pavojin mahrum kaldığı cihaz satış geliri, Şubat 2018 ile Kasım 2020 tarihleri arasında, Davacı Şirket (...) tarafından satışı yapılması gerekirken, Davalı Şirket (...) tarafından satışı gerçekleştirilmiş cihaz satışlarının Davalı Şirket (...) tarafından belirlenen tavsiye edilen perakende satış fiyatı ile çarpılması ile oluşan cironun, Davacı Şirket (... ilgili yıllardaki brüt kar marjı ile çarpılması sonucu oluşacak yıl bazlı tutarların toplanması ile bulunabilecek olup ...Hasılatı ile Davacı Şirket (...)in brüt kar marjı oranının çarpılması (...) ile elde edilen Davacı Şirket (... mahrum kaldığı brüt kar tutarı” 5.101.020 TL. Olarak hesaplanmaktadır. Takdir Sayın Mahkemenindir.
7)Mahrum Kalınan Bankacılık Uygulama Gelirleri; 01.02.2018 Öncesi Satılan ... Cihazların Üzerindeki Bankacılık Uygulama Gelirlerinin Hesaplanması Davacı Şirket (...) tarafından incelemede sunulan, Davalı Şirket (... Davacı Şirket (...)'ya gönderdiği Şubat 2018 dönemine ait Davacı Şirket (...)in Davalı Şirket (... keseceği fatura tutarını belirten ve ekinde rapor detaylarının olduğu data üzerinden hareket edilerek, özet çalışma oluşturulmuştur. Cihaz seri numaralı listede, Şubat 2018 tarihinden önce malileşen cihazlar baz alınarak, cihazların malileşme tarihleri üzerinden, 36 aylık süreye göre kalan ömürleri tespit edilerek, Şubat 2018- Kasım 2020 dönemlerine ilişkin komisyon hesaplaması çalışması yapılmıştır. Cihaz seri numaralı listede, Şubat 2018 tarihinden önce malileşen cihazlar baz alınarak, cihazların malileşme tarihleri üzerinden, 36 aylık süreye göre kalan ömürleri tespit edilerek, Şubat 2018-Kasım 2020 dönemlerine ilişkin komisyon hesaplaması tutarı 5.264.705,00 TL. olduğu görülmektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir.
8) Mahrum Kalınan Bankacılık Uygulama Gelirleri; 01.02.2018 Sonrası Davacı Şirket (...) Tarafından Satılan Cihazların Üzerindeki Bankacılık Uygulama Gelirlerinin Hesaplanması olarak Davacı Şirket (...) tarafından, 01 Şubat 2018-25 Kasım 2020 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ... cihaz satış adetleri ve bunların üzerindeki uygulama sayıları paylaşılmıştır. yer alan hesaplamalar, ilgili ayda müşteri bazlı gerçekleşen cihaz satış adeti ile Sözleşmede belirtilen cihaz üzerindeki bankacılık uygulama sayısına ilişkin tutarın ve ilgili yıla ait hesaplamaya konu ay sayısının çarpılması ile bulunur. Şubat 2018-Kasım 2020 Dönemleri Arasında Davacı Şirket (...) Tarafından Satışı Gerçekleştirilen ...Cihaz Adetlerine İlişkin Bankacılık Uygulama Geliri Hesaplaması tutarı 2.693.416,00 TL. olduğu görülmektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir.
9) Mahrum Kalınan Bankacılık Uygulama Gelirleri; 01.02.2018 Sonrası Davalı Şirket (...) Tarafından Satılan Cihazların Üzerindeki Bankacılık Uygulama Gelirlerinin Hesaplanması Davalı Şirket (...) tarafından paylaşılan datalar kapsamında bankacılık uygulama gelirlerinin hesaplanabilmesi için, 01.02.2018-25.11.2020 tarihleri arasında Davalı Şirket (...) tarafından satılan cihazların üzerindeki bankacılık uygulama adetlerinden bankacılık uygulama gelirlerinin hesaplanması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen tabloların hesaplamasında Ana Sözleşmede belirtilen tutarlar görevlendirmesi ile 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin Davacı Şirket (...) in “Kar Mahrumiyet”i 1.455.214,00 TL. olduğu hesaplanmıştır. Takdir Sayın Mahkemenindir.
10)Davacı Şirket (...) Gerçekleşmesi Beklenen Kar / Kar Mahrumiyeti olarak; 01.02.2018- 25.11.2020 tarihleri arasında Davacı Şirket (...) tarafından satılması gerekirken, Davalı Şirket (...) tarafından satışı gerçekleştirilen... cihaz satışlarından elde edilecek brüt kar ve cihazların üzerindeki bankacılık uygulamalarından elde edilecek bankacılık uygulama gelirlerininden 01.02.2018-25.11.2020 tarihleri arasında Davalı Şirket (İngenico) tarafından Davacı Şirket (...)e ödenen tutarların (Davacı Şirket (...) tarafından paylaşılan datalara göre) 3.548.819 TL'nin Mahsup edilmesi sonrası bulunan tutar 10.965.536 TL. Olduğu hesaplanmaktadır. Davacı Şirket (...) Gerçekleşmesi Beklenen Kar / Kar Mahrumiyeti 10.965.536 TL olduğu Takdiri Sayın Mahkemenindir.
...Davacıya tanınmış olan Öncelik Süresi normalde 06.11.2016 tarihinde dolduğu halde, davalıe kadar ötelenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla da, yaklaşık15 aylık bir süre içinde ötelenmiş (uzatılmış) olduğu anlaşılmaktadır. Yani, 12 aylık bir süre içindavacıya tanınmış olan Öncelik Süresinin, 15 aylık bir süre için uzatılmış (ötelenmiş) olduğu, ikikatından daha uzun bir süre için ötelenmiş (uzatılmış) olduğu anlaşılmaktadır. İşbu ötelemesüresinin, TMK.md.2 uyarınca “Makul Bir Öteleme” süresi olduğu kanaatine varılmaktadır.Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Kanaatimize göre; davacıya tanınmış olan Öncelik Süresi 01.02.2018 tarihi itibariyle sona ermiş olduğuna göre; eğer davacı, 01.02.2018 tarihinden sonraki süreçte, yani 01.02.2018 tarihi ile sözleşmenin sona erdiği 25.11.2020 tarihi arasındaki süreçte, BANKLAR ve 5 adet firma (..., ..., ..., ..., ...) haricinde bir firmaya Cihaz satmış ise, Öncelik Süresi boyunca davacıya tanınmış olan Tekel Hakkını ihlal etmiş olacaktır ve dolayısıyla da davacının bu yüzden mahrum kalmış olduğu kar sebebiyle uğramış olduğu zararı (kar Mahrumiyeti zararını) tazmin etmekle yükümlü olacaktır (TBK.md.112). Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Raporumuzun Mali ve Teknik kısmında ise, 06.11.2016 — 01.02.2018 tarihleri arasındaki dönem içinde davalının, “... Firması ile ... Firmasına” ya da “başka bir Firmaya” doğrudan Cihaz satışı yapmış olduğu hususunun tespit edilememiş olduğu anlaşılmaktadır. Önceki 21.04.2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda da bu hususun tespit edilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı da, bu hususu ispata yönelik somut delil sunmamıştır. Bu durum karşısında, raporumuzun Mali ve Teknik Kısmında tespitler, 21.04.2022 tarihli Ek Bilirkişi Kurulu Raporundaki tespitler ve dava dosyasında şu anda var olan deliller itibariyle, davacının davalıdan kar mahrumiyeti tazminatı alacağına hak kazanamadığı kanaatine varılmıştır. Takdiri tamamen mahkemeye aittir.
3) Raporumuzun Teknik ve Mali Kısmında aşağıdaki açıklama ve tespitler yapılmıştır:
Mahrum Kalınan Bankacılık Uygulama Gelirleri; 01.02.2018 Öncesi Satılan ... Cihazların Üzerindeki Bankacılık Uygulama Gelirlerinin Hesaplanması Davacı Şirket (...) tarafından incelemede sunulan, Davalı Şirket (... Davacı Şirket (...)'ya gönderdiği Şubat 2018 dönemine ait Davacı Şirket (...)in Davalı Şirket (...keseceği fatura tutarını belirten ve ekinde rapor detaylarının olduğu data üzerinden hareket edilerek, özet çalışma oluşturulmuştur. Cihaz seri numaralı listede, Şubat 2018 tarihinden önce malileşen cihazlar baz alınarak, cihazların malileşme tarihleri üzerinden, 36 aylık süreye göre kalan ömürleri tespit edilerek, Şubat 2018- Kasım 2020 dönemlerine ilişkin komisyon hesaplaması çalışması yapılmıştır. Cihaz seri numaralı listede, Şubat 2018 tarihinden önce malileşen cihazlar baz alınarak, cihazların malileşme tarihleri üzerinden, 36 aylık süreye göre kalan ömürleri tespit edilerek, Şubat 2018-Kasım 2020 dönemlerine ilişkin komisyon hesaplaması tutarı 5.264.705,00 TL. olduğu görülmektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir.
Tarafımızca yukarıda belirtilen Öncelik Süresi içinde davacı tarafından satılıp da üzerine Banka Uygulaması konulmuş olan Cihazlardan dolayı, davacının hak kazandığı ve fakat davacıya ödenmemiş (eksik ödenmiş) olan Komisyon Bedellerinden dolayı davacının davalıdan (5.264.705,00-3.548.819,00 = ) 1.715.886,00 TL tutarında bakiye alacağı bulunduğunun kabul edilebileceği ya da edilemeyeceği hususunda takdir tamamen Mahkemeye aittir.
Ancak davacı, ...Sözleşmesi kapsamında davalının hangi Özel Proje veya Projeleri geliştirdiğini açıklamadığı gibi, davalının Proje geliştirdiğini ispata yönelik somut delil de sunmamıştır. Ayrıca, raporumuzun Mali ve teknik Kısmında da, davalının herhangi bir Özel Projeyi veya Projeleri geliştirmiş olduğu hususu tespit edilmemiştir. Bu durumlar karşısında, davacının ... Sözleşmezi kapsamındaki Gelir Payı alacağına ilişkin iddia ve talebinin ispat edilemediği (ispata muhtaç olduğu) kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Birleşen Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili İnceleme Ve Değerlendirmeler
Bütün bu durumlar karşısında; davacının, davalının herhangi Miktarda Ürün Satma Taahhüdünü yerine getirmediği ya da kendisine bildirilen herhangi bir Satış Potansiyelini satışa dönüştürmek için gerekli olan Özeni göstermediği gerekçesiyle davalıdan, tazminat alacağına hak kazanamadığı kanaatine varılmıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Davacı ayrıca, davalının sözleşmeler kapsamında geliştirdiği Özel Projeleri davacıya bildirmediğini ve bu Projelerden davacıya 9620 gelir payı vermediğini, bu nedenle de davacının zarara uğradığını, iddia etmiştir. Ancak dava dosyası içeriğinde, ...zleşmesi veya ... Sözleşmesi Süresi içinde (dava tarihine kadar ki süreçte) davalının bu Sözleşmeler kapsamında herhangi bir Projeyi gerçekleştirdiğini, bundan gelir elde ettiğini, gösteren somut delile rastlanmamıştır. Dolayısıyla da, davacının bu yöndeki iddiasını ispat edemediği; bu sebeple, davacının davalıdan bakiye Proje Gelirlerinin verilmemesinden ve/veya eksik verilmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tamamen Mahkemeye aittir." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
18/09/2023 tarihli celsede davacı ve davalı vekiline asıl dava ve birleşen davada talep sonuç kısımlarını net ve kesin bir biçimde açıklayarak mahkememize bildirmek üzere HMK md 119 kapsamında 1 haftalık kesin süre verildiği, Davalı -Birleşen Davada Davacı Vekili tarafından 25/09/2023 tarihli dilekçenin sunulduğu, istenilen hususun bildirildiği görülmüştür.
18/12/2023 tarihli celsede ise davacı tarafa HMK md 107/2 uyarınca talep sonucunu kesin ve net bir şekilde bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı - birleşen dosya davalı vekilince 25/09/2023 tarihli dilekçe ile istenilen hususların beyan edildiği görülmüştür.
Davacı - karşı davalı vekili 26/12/2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile dava değerini 10.965.536,00-TL olarak arttırdığı, tamamlama harcını yatırdığı, dilekçeden bir suretin karşı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür. 02/01/2024 tarihli ara karar ile dava değerinin heyet sınırını aşması sebebiyle dosyanın heyete tevdi edildiği, 05/01/2024 tarihinde tensip zaptı düzenlendiği ve taraf vekillerine tebliğ edildiği görülerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, celp edilen edilen deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre;
Asıl dava taraflar arasındaki sözleşme uyarınca öncelik süresi içinde münhasır satış yetkisine aykırı olarak üçüncü kişilere yapılan satışlar sebebiyle uğranılan zararın ve ödenmeyen bankacılık uygulama gelirlerinin tazmini; Birleşen İstanbul 6. ATM’nin 2019/605 Esas sayılı dosyasında ise talep, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca satın alma taahhütlerine aykırılık sebebiyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı birleşen davacının, asıl davada cevap dilekçesi ile öne sürdüğü karşı talep ve dava, mahkememizce 13/05/2019 tarihli ön inceleme celsesinde tefrik edilmiş, dosya mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydedilmiş ve yapılan yargılama sonucunda 15/05/2019 tarihinde arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararının istinaf incelemesi sonucu, İstanbul BAM 12. HD’nin 2019/1939 Esas ve 2019/1351 Karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek 04/11/2019 tarihinde karar kesinleşmiştir. Davalı birleşen davacının, tefrik edilen karşı davasının usulden reddi kararının kesinleşmesi üzerine aynı talepler ile İstanbul 6. ATM’nin 2019/605 Esas sayılı dosyası ile yeniden dava açtığı ve dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki 14/01/2013 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi’ne göre, Davalı Birleşen Davacı ... A.Ş. yazarkasa satış onayı tarihinden itibaren 5 yıl süreyle ürün satışı yapacak ve son satış tarihinden itibaren 10 yıl süreyle satış sonrası yazılım, saha, yedek parça ve teknik destek hizmeti sağlayacaktır (3.3. madde). Davacı Birleşen Davalı ... Teknik A.Ş. ise, satış onayını müteakip ... A.Ş. tarafından üretilen ürünleri satın alarak, gerekli izin ve lisansları almak suretiyle Türkiye’ye ithalatını yapacak ve bu ürünleri yalnızca ...’ya geri satacaktır (3.5. madde).
Taraflar arasındaki 15/12/2014 tarihli ... Masaüstü Yazarkasa POS Satış Sözleşmesi’ne göre, Davacı ... Teknik sözleşme ekinde belirtilen adet, fiyat ve zaman aralıklarında, ... tarafından üretilen yeni nesil masaüstü pos cihazlarını satın alarak kendi satış kanallarında veya anlaşma yapacağı kanallarda satışa sunacaktır (3.1. madde). Sözleşmenin süresi 2. maddede, ...’ya yapılacak ilk satıştan itibaren 5 yıl olarak belirlenmiştir. Sözleşme süresi içinde ve ekte belirtilen adette ürünün ... tarafından satın alınması koşuluyla, sahada ilk satış tarihi olarak tahmin edilen Temmuz 2015’ten itibaren 12 ay süre ile ...’ya münhasır satış yetkisi tanınmıştır (3.2. madde). Aynı maddede yetkili makamların ürün kullanımı ile vereceği kararların, yeni nesil pos cihazlarının kullanım süresini ötelemesi ve bu durumun satışları etkilemesi halinde, öteleme süresinin öncelik süresine ekleneceği kararlaştırılmıştır. Bu madde ile ..., öncelik süresi içinde ... dışında üçüncü kişilere satış yapmamayı taahhüt etmiştir. Öncelik süresi içinde ... tarafından satışı yapılarak kurulan ürünlere ilişkin olmak üzere bankacılık uygulama gelirlerinin ödenmesine dair Sözleşme’nin 3.8.b maddesi ile düzenleme yapılmıştır.
Taraflar arasındaki 12/08/2015 tarihli Ek Protokol ile ...’nun satın alma taahhüdü ve öncelik süresinin başlangıcı yeniden düzenlenmiştir. Buna göre ...’nun taahhüt ettiği satın alma adedi 90.000’den 45.000’e indirilmiştir. Ayrıca öncelik süresinin başlangıcı teknik onayın tamamlanması, ...’nin sahada satılabilir hale gelmesi ve bunun ... tarafından teyit edilmesi; ...’nun ilk siparişe karşılık gelen teslimatın gerçekleşmesi ve ...üzerinde hâlihazırda çalışan bankacılık uygulamalarının... üzerinde de banka testleri ve onayı ile çalışır hale gelmesi şartına bağlanmıştır. Öncelik süresinin başlaması için belirlenen bu üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Dosya kapsamındaki iddia ve savunmalar kapsamında taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın, ...’ya tanınan öncelik süresinin ne kadar olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Zira zorunlu cihaz kullanım tarihinde idare tarafından yapılan 2 ötelemenin sonunda 21/12/2017 tarihli VUK Genel Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 489) ile mükelleflerin eski nesil cihazları hafızaları doluncaya veya mali hafıza değişikliği mecburiyeti doğuncaya kadar kullanabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ... tarafından üretilen yeni nesil cihazların kullanım mecburiyeti her bir mükellef için değişken bir zamana yayılmıştır. Bu belirsiz süreli öteleme sebebiyle Davacı ..., öncelik süresinin sözleşme süresi olan 5 yıl boyunca geçerli olduğunu iddia etmiş; Davalı ... ise, öncelik süresinin sözleşme süresi boyunca uygulanmasının taraf iradelerine ve hakkaniyete uygun olmadığını savunmuştur.
İdare tarafından yapılan ötelemelerin sözleşmeye etkisi değerlendirildiğinde; tarafların sözleşme yaparken mükelleflerin yeni nesil cihaz satın alma zorunluluğu gözetilerek anlaşma yaptığı ve ötelemelerin satışları etkileyeceği anlaşılmaktadır. Bu durum taraflarca da öngörülmüş olup, Sözleşme’nin 3.2. maddesi ile öteleme olması ihtimaline ilişkin ayrı bir düzenleme yapmışlardır. 21/12/2017 tarihli Tebliğ ile yapılan belirsiz süreli öteleme sebebiyle, Sözleşme’nin 3.2. maddesi gözetildiğinde ...’nun 12 aylık öncelik süresinin sözleşme süresi ile sınırlı olarak 5 yıl boyunca uzayacağı kanaatine varılmıştır. Zira belirsiz süreli öteleme ile ...’nun öncelik süresi içinde yapacağı satışların etkileneceği, sözleşmede öngörülen bu durumun 3.2. madde ile düzenleme altına alındığı ve öteleme ile öncelik süresinin uzamasının sözleşmeye uygun olacağı mahkememizce değerlendirilmiştir. Tarafların basiretli bir tacir olarak yaptıkları düzenleme ile sadece öncelik süresinin uzamasını öngörmeleri, her türlü ihtimalde uzama süresine üst sınır koymamaları veya bozucu bir şart belirlememeleri, yine öteleme üzerine tarafların bir araya gelerek yeni bir anlaşma yapmamaları gözetildiğinde; ...’nun öncelik süresinin sözleşme süresince uygulanmasının taraf iradelerine ve hakkaniyete aykırı olduğu savunması yerinde değildir. Benzer yöndeki 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 12 aylık öncelik süresinin 15 ay uzamasının makul ve dürüstlük kuralına uygun olduğu yönündeki görüşe; somut sözleşme maddesi karşısında, tarafların basiretli bir tacir olmaları, ötelemeyi sözleşme yaparken öngörmeleri ve maddede açıkça öteleme süresinin öncelik süresine ekleneceğinin kararlaştırıldığı gözetildiğinde, sözleşmeye üstünlük tanınarak itibar edilmemiştir. Öteleme ile yeni nesil cihazların kullanımı belirsiz bir süreye yayılsa da, ...’nun öncelik süresinin üst sınırının sözleşme süresi olacağı (5 yıl) mahkememizce kabul edilmiştir.
Öncelik süresinin 5 yıllık sözleşme süresi boyunca uygulanması gerektiğinin kabulünden sonra, 12/08/2015 tarihli Ek Protokol uyarınca öncelik süresinin başlangıç tarihinin tespit edilmesi gerekir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, 21/04/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda ve 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, ek protokolde belirtilen üç şartın da gerçekleştiği ve öncelik süresinin başladığı tarih 25/11/2015’tir. Bu doğrultuda sözleşme uyarınca ...’nun satış süresi ve öncelik süresi de 25/11/2015 – 25/11/2020 tarihleri arasında 5 yıl boyunca devam edecektir. Öncelik süresinin sözleşme süresi boyunca devam edeceğinin kabulü üzerine, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile dosyaya sunulan bilirkişi raporlarındaki tespitlerden de anlaşıldığı üzere, Davalı ... bu süre içinde Davacı ... dışında üçüncü kişilere de satış yaparak Sözleşme’nin 3.2. maddesini ihlal etmiştir. Zira öncelik süresi içinde münhasır satış yetkisi Davacı ...’ya aittir. Bu süre içinde üçüncü kişilere satış yapılması sebebiyle ...’nun gelir kaybına uğrayacağı sabittir.
Davacı ...’nun uğradığı zararın hesaplanmasında 21/04/2022 tarihli ek bilirkişi raporu ile 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporu arasındaki fark, satılan ürün adedinin ve ödenmesi gereken bankacılık uygulama gelirlerinin süresinin farklı tespit edilmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı ...’nun davanın açıldığı tarihteki şartlara göre yargılama yapılması gerektiği yönündeki itirazı ile bilirkişi raporları arasındaki farkın değerlendirilmesinde; ...’nun sözleşmeyi ihlal etmesi sebebiyle ...’nun uğradığı gerçek zararın tespit edilmesi gerektiği, gerçek zararın tespiti noktasında 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda teknik bilirkişiler tarafından yapılan tespit ve hesaplamaların tarafların ticari kayıtlarına ve gerçeği uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporundaki teknik bilirkişilerce yapılan hesaplamanın denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla Davacı ...’nun, Davalı ... tarafından sözleşmenin ihlal edilmesi sebebiyle 5.101.020,00 TL mahrum kalınan kâr zararının ve 5.864.516,00 TL ödenmeyen bankacılık uygulama geliri zararının bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı ...’nun bankacılık uygulama gelirlerinin eksik hesaplandığı yönündeki itirazı, Sözleşme’nin 3.8. maddesine göre 36 ay süre ile ödenmesi gereken bankacılık uygulama gelirlerinin raporda dikkate alınması ile ödenmesi gereken bankacılık uygulama gelirlerinin son tarihinin de sözleşme süresi ile sınırlı olması gerektiği kanaatiyle yerinde değildir. Sözleşme’nin 3.8. maddesine göre öncelik süresi içinde kurulan cihazlara ilişkin bankacılık uygulama gelirleri kurulum tarihinden itibaren 36 ay süreyle ödenecektir. Ancak yukarıda tartışıldığı üzere sözleşmede 12 ay olarak kararlaştırılan öncelik süresinin, öteleme sebebiyle sözleşme süresi boyunca devam etmesi; Davalı ...’ya öncelik süresi içinde kurulan cihazlara ilişkin ödenmesi gereken bankacılık uygulama gelirlerinin sözleşme süresini aşacak bir şekilde ödeme yükümlülüğü getirmesi sözleşmeye uygun değildir. Sözleşmede, idare tarafından yapılan ötelemeler sebebiyle bankacılık uygulama gelirleri ödemesinin sözleşme süresi bitmesine rağmen uzayacağı yönünde bir madde de bulunmamaktadır. Dolayısıyla tarafların sözleşme gereği yükümlülükleri sözleşme süresi ile yani somut olayda 25/11/2020 tarihi ile sınırlıdır.
Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede sonuç olarak; Davacı ...’nun öncelik süresinin 25/11/2015 – 25/11/2020 tarihleri arasında uygulanması gerektiği, Davalı ...’nun öncelik süresi içinde üçüncü kişilere satış yapması sebebiyle sözleşmeyi ihlal ettiği ve davacının bu sebeple 5.101.020,00 TL mahrum kalınan kâr ve 5.864.516,00 TL bankacılık uygulama geliri zararının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı ..., 26/12/2023 tarihli değer artırım dilekçesinde talebini mahrum kalınan cihaz satış geliri için 5.700.831,00 TL’ye ve bankacılık uygulama geliri için 5.264.705,00 TL’ye yükseltmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere mahkememizce kabul edilen zarar miktarları kapsamında, taleple bağlı kalınarak, asıl davanın kısmen kabulü ile 5.101.020,00 TL mahrum kalınan kârın ve 5.264.705,00 TL bankacılık uygulama gelirinin tazminine karar verilmiştir. Dava açılmadan önce usulüne uyun olarak davalının temerrüte düşürülmediği anlaşıldığından, tazminat bedellerine dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine hükmedilmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında yapılan tespitlere göre, Birleşen Davalı ...’nun satın alma taahhütlerine aykırı bir davranışının bulunmadığı, böylece sözleşmeyi ihlal etmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki 17/10/2017 tarihli yazı ile de ...’nun, ...’nun satın alma taahhütlerine uygun davrandığı kabul edilmiştir. Böylece Birleşen Davacı ...’nun, ...’nun satın alma taahhüdüne aykırı davranması sebebiyle sözleşmeyi ihlal ettiğini ispatlayamaması sebebiyle şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen İstanbul 6. ATM’nin 2019/605 Esas sayılı dosyası yönünden: HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
A-Asıl dava yönünden:
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine;
-Mahrum kalınan cihaz satış geliri olarak 5.101.020,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı-birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalıya verilmesine,
-Mahrum kalınan bankacılık uygulama geliri olarak 5.264.705,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı-birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 708.082,67.-TL karar harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 187.270,78‬.-TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 520.811,89‬.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 407.657,25.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği ve Kısmi red nedeniyle hesaplanan 89.973,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 17.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 435,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 5,20.-TL vekalet harcı, 35,90.-TL başvurma harcı, 187.270,78‬.-TL peşin ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 205.247,38‬.-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taktiren 192.932,53.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 15.010,00.-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taktiren 900,60.-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye gider avansının davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
B-Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/605 Esas sayılı dosyası yönünden:
1-Maddi tazminat talebinin reddine,
2-Manevi tazminat talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL Karar ve İlam Harcından, peşin yatırılan 170,78.-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 256,82‬.-TL harcın birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Maddi tazminat yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre 5.000,00.-TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak birleşen dosya davalısına verilmesine,
5-Manevi Tazminat yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre 5.000,00.-TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak birleşen dosya davalısına verilmesine,
6-Birleşen dosya davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır

Üye ...
¸e-imzalıdır

Üye ...
¸e-imzalıdır

Katip ...
¸e-imzalıdır