T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/33 Esas
KARAR NO : 2024/376
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/09/2014
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.10.2011 tarihinde sürücü ... ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile ... plakalı otobüsün kaza yapması sonucunda müvekkillerinin oğlu ... ...'nın yolcu olduğu kazada vefat ettiğini, sürücü ... ...'ın asli kusurlu olduğunu, Çocuklarının ölümü ile müvekkillerinin hem maddi hem manevi büyük zorluk çekmeye başladıklarını, müteveffanın ailenin uğraştığı tarım işlerinde yegane geçim kaynaklarını sağlayan tek kişi olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı yasanın 107. Md. Göre belirlenecek maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
02/03/2015 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu doğrultusunda belirtilen rakam üzerinden ; davalarını 1-Davacı Baba ... ... için ;14.264,37 TL. 2- Davacı Anne ... ... İçin ;15.236,40 TL TOPLAM :29.500,77TL. bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ettikleri talepleri dikkate alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutulmak sureti ile ıslah ettikleri miktar ile birlikte toplam bedel üzerinden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte
tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce ... ...'nın vefatı nedeniyle hesaplanan tüm tazminatın, davacılara ödenmiş olmakla müvekkili şirket ve sigortalısı ile sigortalı araç sürücüsünün sorumluluğunun kalmadığını, bilirkişi incelemesi yapılırken ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması gerektiğini ve güncellenmesini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ancak dava tarihinden itibaren yasal faizin talep edilebileceğini, anılan kazada müterafik kusur, hatır taşıması gibi indirim sebepleri olup olmadığının da irdelenmesini, var olduğu tespit edilir ise bu hususlarda tazminatta indirim sebebi yapılması gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmemesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davalı sigorta şirketine sigortalı dava dışı ...ın sevki ve idaresindeki ... plakalı aracın park halindeki ... plakalı otobüse arkadan çarpması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının ölmesi nedeniyle geride kalan mirasçıları tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 24/02/2020 tarih ve 2019/... Esas sayılı 2020/... kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 19/12/2022 tarih ve 2021/... Esas 2022/ ... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı.
İlamda özetle; Bozma gerekçelerinden biri de hatır taşıması indiriminin mahkemece tartışılmamış olmasıdır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozmada dosyaya eklenmesi gerektiği belirtilen ceza dosyası getirtilmemiş, hatır taşıması ile ilgili kararda hiçbir değerlendirme yapılmamıştır. Bu haliyle kararda bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilemez. Mahkemece ceza dosyası getirtilip, somut olayda hatır taşıması bulunup bulunmadığı değerlendirilerek karar verilmelidir. Bu nedenle BOZULMASINA karar verilmiştir.
Mahkememizin 04/03/2024 tarihli duruşmasında; Dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii ile celp edilen ceza dosyasıda irdelenerek müterafik kusur ve hatır taşıması hususları da irdelenerek ek rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 26/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle; "İrdeleme ve Değerlendirme
A-a) T.C. YARGITAY 17. H. D. 2018/3314 E., 2020/5375 K. sayılı içtihatında;
....Dairemizin 09.05.2017 tarihli 2014/21130 — 2017/5282 sayılı ilamıyla dosyada alınan kusur raporu bulunmadığından bahisle uzman bilirkişi kurulundan kusura ilişkin rapor alınması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada ... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 16/08/2018 tarihli raporda, davalı sürücünün %90 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı yolcunun ise emniyet kemeri takmadan seyahat etmesi nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, ve davalı sürücününü %90 kusur oranına göre hesaplanan tazminat hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar ATK tarafından düzenlenen kusur raporunda davacının emniyet kemeri takmaması değerlendirilerek kusur oranı belirlenmiş ise de davacının emniyet kemeri takmaması sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Yolculuk yapmaya uygun olmayacak şekilde bulunma halleri bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir. Oysa mahkemece alınan kusur raporunda davacı, emniyet kemeri takmaması nedeniyle %10 kusurlu bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, somut olayın özelliğine göre, davacının emniyet kemeri takmadan seyahat etme durumunun hakim tarafından değerlendirilerek ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir." Denilmektedir. Bununla birlikte;
b) T.C. YARGITAY 17. H. D. 2020/350 E., 2021/2799 K. sayılı içtihatında;
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında desteğin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Desteğin kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Hatır taşımaları da bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK'nin 51. maddesi (818 sayılı BK'nin 43.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Dosyada desteğin alkollü olduğunu bildiği halde davalı sürücünün aracına bindiği bu nedenle müterafik kusurlu olduğu ayrıca 4 arkadaşın gezme amacı ile bindikleri bu açıdan da hatır taşıması olduğu bozma kararımızda da belirtilmiştir. Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminatın belirlenmesi için indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK'nın 51. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43. Maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir. Somut olayda mahkemece, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamış ve hatır taşıması indirimi de %15 oranında yapılmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacının uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin dairimiz kararlarına uygun oranda uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır. Zarar ve tazminatın belirlenmesindeki sıraya aykırı olarak davalı aleyhine olacak şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” denilmektedir. Bu duruma göre,
c) Yukarıdaki Yüksek Yargıtay'ın yerleşik içtihatları dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan maddi tazminat hesabında yanlızca gerçek zarar belirlenmeli (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler) ve Sayın mahkeme tarafından bilirkişi raporuna katılınması durumunda yapılmış bulunan son hesaptan müterafik indirim tenzilleri Yüksek Yargıtayca belirlenen oranlarda tenzil edilmelidir.
Eğer tarafımca bu konuda herhangi bir hesaplama yapılması ve Sayın Mahkemece bu duruma göre hüküm kurulması halinde yeniden bozma sebebi olacaktır. Bu nedenle,
ç) Dava dışı sürücü'nün %100 kusurlu olduğu usulü kazanılmış hak halinde olup kesinleştiğinden, davacı hak sahiplerinin müterafik kusur tenzilleri yapılmadan ve aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gereken Nihai ve Gerçek Zararı aşağıdaki gibidir; Davacı baba ... ...'nın Nihai ve Gerçek Maddi zararı = 14.264,37 TL. Davacı anne ... ...'nın Nihai ve Gerçek Maddi zararı = 15.236,40 TL kanaatine varılmıştır" tespit ve değerlendirmeleri yapılmıştır.
Celp edilmiş bulunun ... Asliye Ceza Mahkemesi 2011/... E. 2012/... K. Sayılı 11.10.2012 karar tarihli dosyası incelendiğinde alınan tanık beyanlarından, davacıların murisinin arkadaşı olan davalı sürücünün aracına ücret karşılığı değil de gezmek amaçlı diğer arkadaşları ... ve ... ile bindikleri, alkol aldıkları seyir sırasında sürücünün alkollü olduğu anlaşıldığından bilirkişi tarafından davacı
... için belirlenene 14.264,37 TL' den %20 hatır taşıması %20 müterafik kusur indirimi yapılmak sureti ile (14.264,37 x0.80 x80) = 9.129,19 TL, davacı ... için (15.236,40x0.80x0.80) = 9.751,29 TL bedel üzerinden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kısa kararın 2 numaralı bendinde sehven " Davacı ... ... yönünden; davanın Kısmen Kabulü ile, 9.751,29 TL nin dava tarihi olan 19/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacı ... ...'ya verilmesine," şeklinde yazılmış ise de gerekçeli kararda bu maddi hata " Davacı ... ... yönünden; davanın Kısmen Kabulü ile, 9.751,29 TL nin dava tarihi olan 19/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacı ... ...'ya verilmesine," düzeltilmiştir
HÜKÜM :
1-Davacı ... ... yönünden; davanın Kısmen Kabulü ile, 9.129,19 TL nin dava tarihi olan 19/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacı ... ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı ... ... yönünden; davanın Kısmen Kabulü ile, 9.751,29 TL nin dava tarihi olan 19/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacı ... ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gerekli 1.289,73 TL karar ve ilam harcından peşin alınan ( peşinde 24,30 TL + ıslahta 90,52 TL ) toplam 114,82 TL'nin düşümü ile eksik kalan 1.174,91 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
5-Davalı taraf vekille temsil olunmakla red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 10.620,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan (28,05 TL ilk masrafı+ 312,73 TL posta masrafı+ 4.150,00 TL bilirkişi ücreti =) 4.490,78 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( %64 kabul ) nazaran 2.874,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( %36 red ) nazaran 108 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacılar tarafından yatırılan ( peşinde 24,30 TL + ıslahta 90,52 TL ) toplam 114,82 TL TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
9-Taraflarca tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, Tarafların ve vekillerinin yoklukluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile YARGITAY nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!