WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/158 Esas
KARAR NO:2024/222

DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:29/06/2007
KARAR TARİHİ:26/03/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan 29/06/2007 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı ... ile ...'ın yasal temsilcisi olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne olan borcundan dolayı 21/07/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/08/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/09/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/10/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/11/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/06/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/07/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/08/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/09/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/10/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/11/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/12/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/01/2006 vade tarihli 2.600.000,00 TL ve 21/02/2006 vade tarihli 2.600.000,00 TL bedelli 14 adet senet olarak toplam 27.725,000,00 TL (27.725,00 YTL) senetleri imzaladığını, senetlerin tam olarak vadelerinde ödenmediğini, bu nedenle ...'ın elinde kaldığını, ancak taksitler halinde ödenen senetlerin hiçbir hak ve alacak kalmayacak şekilde ödenmek suretiyle borcun sona erdiğini, bunun üzerine ...'ın kendi adına ve .... San. Tic. Ltd. Şti'ni temsilen 10/09/2006 tarihli ödeme ve ibra belgesini müvekkiline verdiğini ve bedeli ödenen senetleri iade edeceğini taahhüt ettiğini, geçen zaman içerisinde müvekkilinin ödemiş olduğu senetlerin asıllarını ...'tan istemesine rağmen ...'ın "bakarız, bizde senedin kalmaz, bugün git yarın gel" gibi geçiştirme cevaplarla müvekkilini oyaladığını, alacaklı ...'ın müvekkilinin ödemiş olduğu ve müvekkiline iade etmesi gerektiği halde iade etmediği ve haksız surette elinde bulundurduğu senetleri kendisi ve şirketi adına ciro etmek suretiyle diğer davalı ...'na tekrar tahsil etmek üzere verdiğini, senet hamili ...'nun müvekkilinin borcunu sona erdiğini bile bile senetleri ...'tan ciro yolu ile aldığını, müvekkilinin ödemiş olduğu senetleri müvekkiline tekrar ödetmek için kötü niyetli olarak ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, ... ve ... aleyhine taraflarınca ... CBS'nin ... Hz. sayılı dosyası ile nitelikli dolandırıcılık kanaatıyla şikayette bulunulduğunu, senet lehtarı ...'ın ... CBS ... Hz. Sayılı dosyasındaki şikayet dilekçesinde dava dilekçesinde belirtilen senet bedellerinin müvekkilinin ödediğini, müvekkiline iade edilmesi gerekirken senet hamili ... ...'na cira ettiğinin ikrar ettiğini, senet hamili ...'nun da takibe konu senet bedellerini ödediğini ve müvekkiline iade etmesi gerektiğini bildiği halde kasten icraya verdiğini beyan ederek ... ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, söz konusu soruşturma dosyasında ...'ın kendisini mağdur gibi gösterdiğini, oysa gerçek mağdurun müvekkili olduğunu, her iki şahsın adli makamları yanıltarak müvekkilinin ödediği senet bedellerini tekrar tahsil etmek ve müvekkilini nitelikli dolandırma amacını taşıdıklarını ve birlikte hareket ettiklerini beyanla, her türlü tazminat hakları saklı kalmak üzere, müvekkilinin ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe konu yukarıda vade tarihleri ve bedelleri belirtilen 14 adet senet aslı toplamı olan 29.725.000 TL (29.725,00 YTL) borç aslının fer'i ve faizleriyle birlikte tamamından ve söz konusu icra dosyasındaki borçtan sorumlu olmadığının tespitine, Mahkemece teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında mahcuz alların satışının önlenmesine, durdurulmasına ve icra veznesine para yatırılması durumunda icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan davalıların %40 icra tazminatına mahkum edilmelerini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından sunulan 27/07/2007 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin vadelerinden önce diğer davalılardan ciro yolu ile hamili olduğu, davacı borçlu tanzimli 14 adet bononun 26/02/2007 tarihinde ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, davacının icra takibini müteakip aynı iddialar ile ... İcra Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasında dava açtığını ve bilahare davasının red olduğunu, diğer davalı lehdarın davacı borçlu lehine tanzim ettiği iddia olunan 10/09/2006 tarihli ödeme ve ibra belgesi adli bir belge olup her zaman tanzim olunabilecek karakterde olduğunu, sadece davacı ile diğer davalılar arasında sonuç doğurabileceğini, müvekkili için bağlayıcı olamayacağını, müvekkilinin dava konusu bonoları, diğer davalılardan alacağına mahsuben ciro yolu ile devraldığını, davacının da dava dilekçesinde müvekkilinin iş bu senetleri ciro yolu ile devraldığını kabul ettiğini, hal böyle iken alacağın temliki olmadığını, şahsi def'ilerin ileri sürülemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin işbu senetlerin ödenip ödenmediğini bilebilecek konumda olmadığını, iyi niyetli hamil olarak böyle bir mecburiyeti de olmadığını, davacının diğer davalı ...'ın savcılığa verdiği dilekçesinde "kendisini mağdur gibi gösterdiğini" deklare ettiğini, dava dilekçesindeki tek doğrunun bu olduğunu, müvekkilinin diğer davalılar ile birlikte hareket ettiği ve senet tahsilatçısı gibi ifadelerin iftiradan ibaret olup suç unsuru taşıdığını, müvekkilinin icra takibiyle uğraşmamak için aylarca sabırla beklediğini, ödeme olmayınca icra takibine başladığını, müvekkilinin kambiyo hukukundan doğan alacağının tahsili gayesinde olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen Savcılık başvurularının da hiçbir haklılığı olmadığını, davalı ...'ın hakkını arayan müvekkilini tedirgin etmek için düzenlediği bir senaryo olduğunu, kaldı ki ödendiği iddia olunan 14 adet bononun hiçbirinin davacının elinde olmamasının olağana ters olduğunu, diğer davalılar ile arasında muvazaa olmasının da ihtimal dışı olmadığını, davacının haksız davasını ve iddialarını ispat külfeti altında olduğunu beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %40 icra nikar tazminatına mahkum edilmesine, muhakeme masrafları ve avukatlık ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından sunulan 27/07/2007 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu senet bedellerini davacıdan taksitler halinde tahsil ettiğini, ancak senetlerin diğer davalı ...'nda bulunduğu için senetleri davacıya iade edemediğini, ödeme ve ibraname başlıklı belgeyi verdiğini, diğer davalı ...'nun senetlerin tahsil edildiğini bildiğini, senet bedelleri ödendiği halde kötü niyetli olarak dava konusu senetleri ile ilgili olarak icra takibine başladığını, müvekkilinin diğer davalı ...'nun bu yasa dışı hareketi nedeni ile ... CBS'na şikayette bulunduğunu ve diğer davalı hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının açılmasını sağladığını, davacının davalı ...'nun haksız ve kötü niyetli davranışları sebebiyle mağdur olduğunu, bu nedenle kendilerinin davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkememizce dosya üzerinden yapılan kontrolde işbu davanın 29.06.2007 tarihinde açılmakla.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapılarak dilekçeler teatisinin tamamlanmış olduğu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 11/08/2022 tarihli ... sayılı müstemir yetki kararı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 18/08/2022 tarihli ... sayılı yazısı ile ....Asliye Hukuk Mahkemesinin kurulmasına karar verildiği, İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosunun 25/08/2022 tarihli ... muhabere ve 31/08/2022 tarihli 2022/... muhabere sayılı yazıları ile....Asliye Hukuk Mahkemesinin derdest çift ... esas sayılı dosyasının ... yeni esas numarası verilerek ....Asliye Hukuk Mahkemesine devrinin yapıldığı, mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 02.11.2023 tarihinde verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmüştür
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce tensiben yapılan incelemede dosya esasının 2007 tarihli olduğu hususu da göz önünde bulundurularak detaylı incelemenin duruşmada yapılması bakımından gider avansı eksikliğinin giderilmesi yönünde ara karar tesis edilerek duruşma günü tayin edilmiş ise de davalı ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 20.3.2024 tarihli talep dilekçesinde özetle; işbu davanın kesin süresinden sonra gönderme talebinde bulunulması sebebiyle mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken sehven mahkememize gönderilmiş olduğundan bahisle dosyanın kapatılması ve dosyaya görevli mahkemede devam edilmediğinden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesini talep etmiş olmakla dosya tarafların yokluğunda yeniden ele alınarak yapılan incelemede ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/5 Esas sayılı işbu dosyasının 02.11.2023 tarihli celsesinde "1)Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK 114/1-c, 115/2. maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU nedeniyle, davanın USULDEN REDDİNE,
2)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3)6100 sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince harç, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine yetkili ve görevli Mahkemece karar verileceğinden bu hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4)Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, işbu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5)Davaya yetkili ve görevli Mahkemede devam edilmez ise talep üzerine yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti konusunda Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalılar ... ve ... San.Tic.Ltd.Şti.'nin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkememize veya Mahal Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesine sunulacak dilekçeyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde arar verilmiş olduğu, işbu kararın 20.01.2024 tarihinde kesinleşmiş olduğu, mahkemesi tarafından 02.03.2024 Tarihinde düzenlenen kesinleşme şerhinin akabinde aynı tarihte dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine yönelik üst yazı düzenlendiği ve dosyanın mahkememizin işbu esasına tevzi edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/... Esas, 2019/... Karar Sayılı, 05/02/2019 Tarihli İlamı " 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesinde; “görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” şeklinde açık bir hüküm mevcut olup, buna göre dosya kendisine gönderilen mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar veremez.
Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2018 tarih 2016/... esas ve 2018/... karar sayılı ilamı da "...Oysa yasanın düzenleniş şeklinden davanın açılmamış sayılmasına dair kararın görevsizlik kararını veren mahkemece verilebileceği dolayısıyla dosya kendisine hataen gönderilmiş olan mahkemece, (yapılacak ön incelemede) bu durumun tespiti ile yetinerek, dosyanın, davanın açılmamış sayılması kararı verilmek üzere, görevsizlik kararını vermiş olan mahkemeye gönderilmesi kararı ile yetinmesi gerekmektedir.
Ayrıca hemen belirtmek gerekirse; yasa hükmünün yazılışından davanın açılmamış sayılması kararının kendiliğinden yasa gereği hüküm doğurduğu görevsiz mahkemece bu yönde bir karar verilmemesinin taraflara hak düşürücü süreden sonra dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilebilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi yönünde herhangi bir hak bahşetmeyeceğini de söylemek gerekir.
6100 sayılı HMK'nun 150/7. maddesi gereğince “Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.” Bu nedenle dava taraflarının bu imkanı kullanmamaları halinde, davacının görevli mahkemede yeniden açılması gerekir. Bu nedenle aynı yasanın 20. maddesi gereğince dosya kendisine gönderilen mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar veremeyeceği gibi, yasa hükmü nedeniyle işin esasına girerek bir karar da veremeyecektir. Davanın açılmamış sayılmasının hukuki sonuçları tarafları doğrudan etkileyeceğinden yasadaki imkandan yararlanmayan davacının uyuşmazlığın mahkeme tarafından çözümü için davasını yeniden açması şarttır. Mahkemenin tarafsızlık ilkesinin bir sonucu olarak dosyayı görevsiz mahkemeye iade ile yetinmesi icabeder.
Hal böyle olunca, HMK'nun 20. maddesi uyarınca dosyanın görevsiz mahkemeye gönderilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir..." şeklindeki ilamı ve 6100 Sayılı HMK'nın "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 20. Maddesinin "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…) (1) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemesi uyarınca süresi içerisinde dosyanın görevli olarak belirlenen mahkememize gönderilmesi talebinde bulunulup bulunulmadığı incelenmiş olup 2 haftalık yasal sürenin son gününün 05.02.2024 tarihine tekabül ettiği, davacı vekili tarafından 2 haftalık yasal süreden sonra 07.02.2024 tarihinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunduğu anlaşılmakla HMK m.20 hükmü uyarınca işbu dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemece re'sen ele alınması gerektiği anlaşılmış ve bu nedenle mahkememizce duruşma günü her ne kadar 16.07.2024 tarihine bırakılmış ise de yargılamanın sürüncemede kalmaması adına aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflarca süresi içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmadığı için dosyanın ....Asliye Hukuk Mahkemesine iadesine, dosyanın esasının bu şekilde kapatılmasına,
2-Kararın kesinleşmesi akabinde dosyanın resen ....Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK m.331/2 uyarınca yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine, harç ve yargılama giderlerinin HMK m.20 hükmü uyarınca yapılacak değerlendirme ile birlikte mahkemesince dikkate ALINMASINA,
4-İşbu kararın taraflara tebliğine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 26/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır