T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/153 Esas
KARAR NO : 2024/316
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (2020/... Esas) açılan tasarrufun iptali davasında davalının talebi üzerine mahkemece üçüncü kişi müvekkili firma hakkında 23.02.2021 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalı taraf, iş bu kararı .... İcra Müd. 2015/... E. sayılı dosyasında işleme koyduğunu, davalının talebi üzerine müvekkilinin hak ve alacaklarına haciz konulduğunu, mahkemece yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğini, dosya istinaf aşamasındayken İstinaf Mahkemesince ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, davanın reddine karar verildiği halde davalı, ihtiyati haciz talebini geri çekmediğini, avalının, haciz baskısı altında müvekkili şirkete borcu ödettirmeye çalıştığını, araçlardan mahrum kalınan süre için (şimdilik 100,00TL'nin) maddi tazminatın haciz tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, araçları ticari faaliyetinde kullanamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybının (şimdilik 100,00TL'nin) haciz tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yeddieminlere ödenen ücretlerin (şimdilik 100,00TL'nin) ödeme tarihinden ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, Araç parça, tamir ve bakım giderleri ile boya tamir bedelinin (şimdilik 100,00TL'nin) dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, Cezalı olarak ödenen muayene ücretlerinden ceza tutarlarının (şimdilik 100,00TL'nin) dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, araçlarda oluşan değer kaybı tazminatının (şimdilik 100,00TL'nin) dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, Manevi tazminatın (1.000.000,00TL'nin) haciz tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağı muaccel olmayıp iddiadan öte geçemediğini, davanın esasa girilmeden usulden reddini, davaya konu haciz kararını veren Mahkeme kararı kesinleşmeksizin işbu davanın açılması mümkün olmadığını, alacak ve zarara ilişkin dava açılmasında hukuki yarar olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde araçların ticari faaliyet kapsamında kullanıldığı belirtilmiş ise de zarara yönelik iddianın somutlaştırılması yükümlülüğü yerine getirilmediğini, bu araçları ticari olarak nerede, ne maksatla kullandığı ve zararının kaynağı belirtilmediğini, bu haliyle dava dilekçesinin maddi tazminata ilişkin bu bölümü dikkate alınmaması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen yediemin ücretlerinin de kabul edilmesi mümkün olmadığını, müvekkili tarafından alacağın tahsili için tasarrufun iptali davası açıldığını ve mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi neticesinde hacizler uygulandığını, bu durumda müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gibi ihtiyati haczin davanın reddi üzerine mahkemece kaldırılmaması da müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava haksız ihtiyati hacizden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda dosya arasına celp edilmiş olan evraklar, tarafların beyan ve delilleri bir bütün olarak incelendiğinde; .... İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı icra takip dosyasının alacaklısı ... Bankası tarafından bonodan kaynaklı olarak borçlu Satılmış ... - ... Malzemeleri aleyhine icra takibine girişmiş olduğu, ... Anonim Şirketi tarafından icra dosyasındaki borcun temlik alınması sebebiyle icra dosyasından alacaklı sıfatını haiz olduğu, ilgili icra dosyasından dosya borcunun tahsil edilememesi sebebiyle açılmış olan tasarrufun iptali istemine yönelik .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasında davacı ... Anonim Şirketi'nin "Fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; İ.İ.K.’nun 277 ve T.B.K.’nun 19 devamı hükümleri gereğince; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. 663 ada, 55 parselde kayıtlı 14 Bağ.Blm. numaralı taşınmazın davalı-borçlu Satılmış ... tarafından davalı ... Ltd. Şti. 'ne devrine ilişkin tasarrufun iptali ile taşınmaz hakkında tarafımıza satış yetkisi verilmesi ve İ.İ.K’nun 281/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi" isteminde bulunulmuş olduğu, yargılama esnasında mahkemesince davaya konu taşınmazın üzerine 27/01/2020 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz konulması talebinin kabul edilmiş olduğu, yargılama esnasında davacı tarafından icra dairesince ihtiyati haciz kararının infaz edilmemesi sebebiyle davaya konu taşınmazın satışının gerçekleştiğinden bahisle "davalı ... Tic. Ltd. Şti. Adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulması" talebinde bulunulmuş olduğu ve mahkemesince 23/02/2021 tarihinde bu talebin kabul edildiği, işbu davaya konu edilen, haksız olarak konulduğu beyan edilen ihtiyati haciz kararının bu haciz olduğu belirtilerek eldeki tazminat davasının açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
İhtiyati haciz ve İhtiyati tedbir talepleri hukukumuzda geçici hukuki korumalar olarak anılmakta olup işbu geçici korumalar sebebiyle borçluların, üçüncü kişilerin ve aleyhine tedbir / haciz kararı verilen tarafların uğramış oldukları zararlar hem İİK'da hem de HMK'da ayrı ayrı düzenlenmiştir. Buna göre;
İİK'nın "İhtiyati hacizde teminat" başlığını taşıyan 259. Maddesinin
"(1)İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.
(2)Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
(3)Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.
(4)Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür."
6100 Sayılı HMK'nın "Tazminat" başlığını taşıyan 399. maddesinin
"(1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.
(2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.
(3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar."
Şeklindeki düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde tazminat davası bakımından görevli mahkeme belirlenirken uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkemenin verilen geçici hukuki korumaların usulüne uygun olarak verilip verilmediğini, haksız tedbir- haciz kararı verilip verilmediğini denetleyebilecek uzmanlığa ve bilgiye sahip olması sebebiyle özellikle kanun koyucu tarafından görevli mahkeme olarak belirlenmiştir.
Her ne kadar işbu dosyanın tarafları tüzel kişi tacir iseler de davacı ve davalı arasında icra dosyasının dayanağını oluşturan bonodan kaynaklı olarak alacak ve borç ilişkisinin bulunmadığı, nitekim işbu dosyanın davacısının icra dosyasının tarafı olmadığı ve bu sebeple 3. Kişi konumunda olduklarından dava dilekçesinde özellikle bahsedilmiş olduğu görülmekle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine yönelik 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar Sayılı, 06.11.2023 Tarihli "Uyuşmazlık 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasında, tarafların tacir ve temel ilişkinin ticari nitelikte bulunduğu ya da borcun kambiyo senedinden kaynaklandığı durumlarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi mi olduğu hususuna ilişkindir.
... Yukarıda açıklanan nedenlerle;
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, 06.11.2023 tarihinde 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda 3. Kişi konumunda olan tacirler arasındaki davaların tek başına tacir olmaları sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılamayacağının belirtilmiş olduğu, eldeki dosyada 3. Kişi konumunda olan davacı bakımından haksız ihtiyati haciz verilip verilmediğinin tasarrufun iptali davalarını çözmeye yetkili Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!