T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/127 Esas
KARAR NO : 2024/138
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'dan gayrimenkul satın almak istediğini, meçhul kişinin imzaladığı senetlere dayanılarak İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas dosyası üzerinden takip başlatıldığını, söz konusu kişi sürelerden feragat ederek takibin kesinleştirildiğini, kesinleşen takip nedeniyle...'un taşınmazlarına haciz konulduğunu, müvekkilinin tamamlandığını düşündüğü işlemler nedeniyle 433.000,00TL bedeli meçhul kişinin açmış olduğu ...AŞ Güngören hesabına gönderdiğini, davalı bankanın 25/10/2011 tarihinde ... tarafından yenisi çıkarıldığı için geçersiz ve iptal olmuş nüfus cüzdanı ile Güngören Şubesi'nde ...nolu hesabın açılması işlemini gerçekleştirildiğini, bu geçersiz kimlik mernis ve bankacılık sistemlerinden tespit edilebilecekken kendisine sunulan geçersiz nüfus cüzdanını sistemlerinden karşılaştırmadığını, yine nüfus cüzdanındaki fotoğraf ile bankaya gelen kişiyi karşılaştırmadığını, müvekkilinin bu meçhul kişiye para göndermesine ve dolandırılmasına sebep olunduğunu, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası sonuçlanması ve zararın tahsili aşamasına kadar geçen sürede uğranılan munzam zararın, HMK.m.107 hükmüne göre belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 50.000 TL'nin munzam zararın ana davada kesinleşen kusurları oranında olmak üzere 12.500 TL'sinin davalı Adalet Bakanlığı'ndan; 12.500 TL'sinin davalı ...'den; 25.000TL'sinin ise davalı ... A.Ş.'den yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, haksız fiilden kaynaklı munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkiline kendisini ... adıyla tanıtan kişinin Edirne ve İstanbul'daki iki adet gayrimenkulünü satın almak için talip olduğunu ancak satıcının, gayrimenkullerin satışını çocuklarının duymasını istemediği için şimdilik satışını yapamayacağını bunun karşılığında 433.000,00TL kadar senet vereceğini ve 6 aylık süre için tapulara haciz konmasına muvafakat edeceğini, 6. ayın sonunda gayrimenkulün satış işlemini yapabileceğini belirtmesi üzerine müvekkilinin güven duyduğunu, ibraz etmiş olduğu kimliğin gerçek ... adına olmasına rağmen fotoğrafın kendisini ... ismiyle tanıtan kişiye ait olduğunu, Noterin, nüfus cüzdanını ibraz eden kişinin fotoğraftaki gerçek ... olmadığını dikkat ve özen eksikliği nedeniyle tespit etmeyerek hatalı ve eksik işlem yapmak ve imza sirküleri tanzim işlemi gerçekleştirmek ve meçhul kişinin ... olduğunu resmileştirmek suretiyle müvekkilin bu kişiye güven duymasına ve böylelikle müvekkilin zararının doğmasına yol açtığını, meçhul kişinin imzaladığı senetlere dayanarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu icra takibi başlatılmış, ancak icra müdürlüğünde de kimlik tespitinde kusurlu davranıldığını, gerekli dikkat ve özenin yerine getirilmediğini, icrai işlemlerin tamamlandığını düşünen davacının tapu bedeli olarak anlaşılan 433.000,00TL'yi 27.10.2011 tarihli 3 adet EFT işlemi ile bu meçhul kişinin bizzat gidip açmış olduğu... A.Ş. Güngören Şubesi...nolu hesabına gönderdiğin, davalı bankanın da kimlik tespitinde gerekli özeni göstermemesi sebebiyle davacının 433.000,00TL dolandırıldığını, zararlarının tahsili için İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını mahkemenin ...E.-... K. Sayılı 28.01.2020 tarihli ilamı ile verilen kararın kesinleştiğini ancak günümüz ekonomik koşullarında davacının hükmedilen temerrüt faizi toplamı olan 139.250TL'yi aşan munzam zararı bulunması sebebiyle HMK.m.107 hükmü gereği belirsiz alacak niteliğinde ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 50.000 TL munzam zararın ana davada kesinleşen kusurları oranında olmak üzere 12.500 TL'sinin davalı Adalet Bakanlığı'ndan; 12.500 TL'sinin davalı ...'den; 25.000TL'sinin ise davalı... A.Ş.'den yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde ibraz edilmiş olan İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının gerekçeli karar örneği incelendiğinde davacısının ..., davalıların ise Adalet Bakanlığı, ... A.Ş. Genel Müdürlüğü ve...olduğu, dosyada 3 kök 3 ek rapor alınmış, son rapor gereği davacı yaptığı işlemlerdeki kontrolsüz süreci nedeniyle %60 müterafık kusurlu bulunmuş, davalı banka kayıp kimlik nedeniyle işlem yapıldığı, yenileme nüfus cüzdanını araştırması gerektiği ve fotoğraf kayıtlarının da kimlikte incelenmesi gerektiği belirtilerek %20, davalı noter ise kayıp nüfus cüzdanı ile yapılan işlemde bu hususun dikkate alınmadığı, fotoğraf incelemesi yapılmadığı, dikkat ve özen gösterilseydi imza beyannamesi işlemi yapılamayacağı gerekçesiyle %10, Adalet Bakalığı ise icra takibinde borçlu beyanı alınırken takipte kimlik kontrolü yapılmadığı, kimlik sureti alınmadığı için %10 oranında kusurlu bulunmuş, bu rapor doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda "1-Davanın kısmen kabulü ile;
-43.350,00-TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 25/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine
-43.350,00-TL'nin davalı Adalet Bakanlığın'dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 25/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine
-86.700,00-TL'nin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 25/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine," dair verilen hükmün İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olduğu; söz konu kararda bankanın kusursuz sorumluluğu olduğunun benimsenmiş olduğu görülmüştür.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin , İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1227-1228-1229-1230-1231-1232-1233-1234-1235-1236 sayılı kararları ile "13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8
numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9
numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,
c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve
7 numaralı,
e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8
numaralı,
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve
9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) " aynı kararda yine " Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr
Mahkemeler ve Hâkimliklere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava, iş ve başvuruların
ise anılan ihtisas mahkemeleri ve hâkimliklere tevzi edilmesine" denildiği görülmüştür.
Yerleşik içtihatlar uyarınca aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da, taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. İşbu sebeple yukarıda belirtilen Hakimler ve Savcılar Kurulu kararına göre eldeki davanın 22/02/2024 tarihinde açıldığı, davalılardan birinin banka olduğu, bankanın kusursuz sorumluluğu sebebine dayalı olarak munzam zarar talebinde bulunulduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın özel görevli olan ihtisas mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği kanaatine varılmış olup mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2023/1307 Esas, 2023/1059 Karar Sayılı, 03/07/2023 Tarihli "... Dava, davalıların garanti verdiği dava dışı şirketlere kullandırılan kredilere ayni teminat veren davacının kullandırılan kredi borçları ödenmediğinden davacıya ait taşınmazın satılarak zarara uğradığı ileri sürülen taşınmaz bedelinin ve davacının uğradığını ileri sürdüğü munzam zararının davalılardan tahsiline ilişkindir.
HMK’nın 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
TTK 4.f maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ait düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaların ticari dava olduğu açıklanmıştır. TTK 5(1)maddesinde de dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli kılınmıştır.... Aynı kredi sözleşmesinin garantörleri ve ayni teminat vereni arasında ki uyuşmazlık,ticari nitelikdeki genel kredi sözleşmelerinden kaynaklandığından, temelde mutlak ticari iş sayılan bankacılık işleminden kaynaklandığından rücu davasının da mutlak ticari dava olduğu ve işbu davada görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. " şeklindeki gerekçeli ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4482 Esas, 2023/5883 Karar Sayılı, 16.10.2023 Tarihli uyuşmazlığın giderilmesine dair "... Bu sebeple, açılan davanın konusu banka ve finans uyuşmazlıklarına ilişkin ise adliye tevzi bürosu, dosyayı HSK ... Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı doğrultusunda ilgili mahkemeye tevzi edecek, tevzinin yanlış yapılması durumunda dosya kendisine tevzi edilmiş asliye ticaret mahkemesi, bu durumu tespit ederek dosyanın doğru daireye tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine/ gönderilmesine karar verecektir. Dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar, teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmayıp gönderme kararı niteliğindedir." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulmakla HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Dosyamızın niteliği itibari ile İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
2-Yargılama gideri, harç ve masrafların esas hükümle birlikte görevli mahkemesince hüküm altına alınmasına
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!