WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/103 Esas
KARAR NO : 2024/318
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 05.05.2019 tanzim ve 20.05.2019 vade tarihli 20.000,00 USD miktarlı senet davalı/borçlu ... tarafından keşide edilerek davacı ...’a borca karşılık olmak üzere verildiğini, Davalı/borçlu, keşide ederek verdiği senedi yıllarca ödemediğini ve sürekli olarak davacıyı oyaladığını, bunun üzerine davalı/borçlu ... aleyhine ....İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibine istinaden gönderilen ödeme emrine 20.12.2022 tarihinde vekili aracılığı ile borcuna itiraz ettiğini, davalı aleyhine derdest ettikleri sebepsiz zenginleşme davasının yasal dayanağını oluşturduğunu, T.T.K 732’inci maddesinde keşideci ve poliçeyi kabul etmiş olan muhatabın, zamanaşımı sebebiyle poliçe ve bonodan doğan borçları düşmüş olsa bile hamilin zararına hareket edemeyeceği ve sebepsiz olarak iktisap etmiş oldukları meblağ nisbetinde hamile karşı borçlu kalacağının hüküm altına alındığını, T.T.K’nun 732’inci maddesine göre davalı borçlu ...'in sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamak zorunda olduğunu, davalı/borçlunun borcu, likit yani hesap edilebilir nitelikte olduğundan, borcuna haksız olarak itiraz eden davalı borçlunun %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz eden davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli itirazdan dolayı %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücret-i vekalet, dava harç ve masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklı olarak başlatılmış icra takibine vaki ilamsız icra takibinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından keşide edilmiş olan 05/05/2019 keşide, 20/05/2019 vade tarihli ve 20.000,00 USD bedelli bonodan kaynaklı olarak davacının davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak işbu itirazın iptali davasını açmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olayda yapılan incelemede her iki tarafın da gerçek kişi olduğu, gerçek kişi tacir kayıtlarının olmadığı, icra dosyasındaki taraflardan ve işbu dosyanın taraflarından bağımsız olarak her iki tarafın da adına kayıtlı limited şirketler olduğu ancak başkaca gerçek kişi tacir kayıtlarının olmadığı gibi kendi adlarına vergi kayıtlarının da olmadığı, davalının esnaf odasına kayıtlı olduğu; davaya ve icra takibine dayanak yapılmış olan bononun vade tarihi olan 20/05/2019 tarihi ile takip tarihi olan 07.11.2022 tarihleri arasında bononun zamanaşımına uğradığı ve adi yazılı belge hükmünde olduğu, bu hali ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak açılan ve tarafların tacir sıfatlarının bulunmadığı davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu kanaatine varılmış olup benzer mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2021/1805 Esas, 2022/652 Karar Sayılı, 16/03/2022 Tarihli ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2023/992 Esas, 2023/3424 Karar Sayılı, 18/12/2023 Tarihli "Dava, itirazın iptaline ilişkindir. ... Somut olayda, davacı takibe konu senetten kaynaklı alacağın tahsilini talep etmekle, senedin keşide edildiği tarih itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına, delil başlangıcı niteliğinde olan senedin kambiyo senedi vasfını kaybetmiş bulunmasına, tarafların tacir oldukları yönünde bir iddia bulunmamasına göre uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki güncel ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla ilk görevsizlik kararının istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmiş olduğu da görülmekle taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kararın kesinleşmesi halinde mahkememiz ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan resen olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nın 21/1-c, 22/2. maddeleri uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine yönelik olmak üzere istinaf yolu açık olarak aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3- Mahkememizce verilen işbu kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nın 21/1-c, 22/2. maddeleri uyarınca ... MAHKEMESİ ...HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.