WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/97 Esas
KARAR NO : 2024/74

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ : 30/01/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş. ile ...plakalı ... marka aracın 02.09.2021/2022 vadeli ZMSS poliçesinin düzenlendiğini, 26.10.221 tarihinde dava dışı sürücü ... yönetimindeki... plakalı araçla sürücü ... yönetimindeki ... araç ile sürücü ... yönetimindeki ...plakalı ... yönetimindeki ... plakalı araç sürücüleri araçlarıyla ...yönünden ... yönüne seyrederken ... ilçesi mevkiinde gidiş yönüne göre yolun en sol şeridinde bulunan lastik parçasına çarpmaları sonucu 4 araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda yolun yapım ve bakımından sorumlu davalı kuruluşun 2918 sayılı KTKnın 13. Maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, olayda araç sürücülerinin kusursuz olduğunun yapılan inceleme sonucu belirlendiğini, dava dışı sigortalının talebi üzerine davacı şirketçe ... plakalı araçta meydana gelen hasarın 6.398,83 TL olarak belirlendiğini, dava dışı ...A.Ş.ye 04.01.2022 tarihinde 5.714,74 TL (toplam 6.533,70 TL) ve 14.01.2022 tarihinde aynı firmaya 135,70 TL olmak üzere ödemelerin yapıldığını, davacı şirketin sigortalısı araçtaki hasarı gidermekle sigortalısının halefi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sorumluluğu olan davalının hasar tazminatını davacı şirkete ödemesi gerektiğini, olayda davalının % 100 kusurlu olması nedeniyle davacıya sigortalı aracın yoldaki lastik parçasına çarptığını, toplam 6.866,54 TLyi faiziyle ve ferileriyle birlikte davacıya ödemesi gerektiğini, ... 34. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, itirazın iptalinin ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kasko sigortalı aracın hususi araç olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, KKT 13. Maddesi hükmü uyarınca davalı şirketin karayolunun yapım bakım ve işletmesiyle ilgili görev ve sorumluluğunun olmadığını, sorumluluğun ... A.Ş.ye ait olduğunu, ayrıca bakım onarım işlerinin ... A.Ş.ye anahtar teslimi bırakıldığını, davanın ALTYAPI ve EGİS şirketlerine ihbarının gerektiğini, somut olayda zarar görenin kusurunun olduğunu, kazalının kendi kusuruyla neden olduğu zarardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, illiyet bağının kesildiğini, kaza anında yola düşen lastik nedeniyle kaza yapan dava dışı ... şirketine ait aracı kullanan sürücü ... aracının hızını mevsim şartlarına göre ayarlamaması nedeniyle1.derecede kusurlu bulunduğunu, öncelikle kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, sürücülerin sürüş kurallarına uymalarının gerektiğini, gerekli manevrayla ve hız keserek kazanın önlenebileceğini zararın araç sürücüsünün kendi kusurundan ileri geldiğini, illiyet bağının kesildiğini, davalı şirketin kazaya süresinde müdahale edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Erişme Kontrollü Karayolu Ve Otoyollar Bakım İşletme Teknik Esaslarının Trafik Ve Otoyol Güvenliği başlıklı 2. Maddesi altında güvenlik riski oluşturma potansiyeli bulunan bir olay için tepki süresi 15 dakika, olaydan/kazadan sonra olay yerine müdahale gece-gündüz 1 saat içinde müdahale edilecektir şeklinde olduğunu, yine Karayolu Trafik Güvenliği Md.13te zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa sürede ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek zorunda olduğunu, kanun maddesinde de açıkça görüldüğü üzere otoyol işletmecisinin sorumluluğunun zorunlu nedenlerle meydana gelen engelleri en kısa sürede kaldırmakla sınırlı olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin yola düşen lastiğe müdahale etmeye fırsatı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim ekte sunulan müdahale sekansından da anlaşıldığı üzere davalı şirkete saat 23:11de ihbar yapıldığını, ekiplerin 23.11de olay yerine ulaşıp müdahale ettiklerini, bu nedenle davalı şirketin kusursuz olduğunu, talep edilen tutarların fahiş olduğunu, hasar bedelinin bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, davacının faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini belirtmiş ve davanın reddini istemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacının sigortalısına ait aracın davalının işletmesini yapmakta olduğu otoyolunda trafik kazasına uğraması sebebiyle meydana gelen hasarın karşılanması akabinde halefiyet ilkesi uyarınca davalının bakım yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu iddiasıyla davalıdan rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olan dava dışı ... A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araç 26.10.2021 tarihinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresinde iken ... istikametinden ... istikametine seyirleri esnasında ... ili, ... ilçesi mevkisinde gidiş istikametine göre yolun en sol şeridinde bulunan lastik parçasına çarpmaları neticesinde dört araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalıya ait araçta meydana gelen hasarın davacı şirket tarafından karşılandığını, Kazanın oluşumunda yolun yapımından ve bakımından sorumlu kuruluşun (... A.Ş.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 13. Maddesi uyarınca sorumlu olması sebebiyle ödenen hasar bedelinin halefiyet ilkesi uyarınca davalıdan rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden toplam 6.866,54 TL üzerinden takibe girişmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görüldü.
Davalı tarafından mahkememizin görevli olmadığından bahisle görev itirazında bulunulması sebebiyle öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı hususu irdelenecektir. 22/03/1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen davalı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacının, dava dışı sigortalısı yerine geçerek işbu davayı açtığı, dava dışı sigortalının ... A.Ş. Olduğu, kazaya karışan aracın ticari faaliyette kullanıldığı, davalının da tacir olduğu, bu kapsamda davanın tacirler arasındaki haksız fiilden kaynaklı olması, her iki tarafın da ticari işi kapsamında olması sebebiyle emsal mahiyetteki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/3165 Esas, 2023/224 Karar Sayılı, 26/01/2023 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Davalının husumete yönelik itirazları kapsamında inceleme yapıldığında; davalının cevap dilekçesindeki beyanları, Karayolları Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları uyarınca 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre... işletme hakkının Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından davalıya devredilmiş olduğu, bu kapsamda davalı şirketin de söz konusu otoyolunun bakım ve işletme işlerinin tamamı anahtar teslim şeklinde dava dışı ...A.Ş.'ye bırakıldığını, işbu şirket tarafından da ...A.Ş.'ye devredildiği; bu sebeple davalıya husumet yöneltilemeyeceği beyan edilmiş ise de söz konusu bakım gözetim sorumluluğunun devri davalı ile dava dışı 3. Kişi konumundaki tüzel kişiler arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirmekte olup bu kapsamda davacının davalıya sorumluluk yöneltmesinde bir hata bulunmadığından mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2022/2027 Esas, 2023/898 Karar Sayılı, 24/05/2023 Tarihli "... Davalı ... Şirketinin manevi tazminata ve husumete ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; İstinaf eden şirket ile davalı idare arasında yapılan sözleşme gereğince kazanın meydana geldiği yol bakım onarım ve işletmesinden sorumlu olduğu konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır. Söz konusu yolun işletilmesinin daha sonra başka bir şirkete devredilmiş olması hali, sadece davalı bu şirket ile sözleşme ilişkisi içinde bulunduğu, dava dışı şirketin iç ilişkisini ilgilendiren bir durum olup davacı tarafı ilgilendirmeyeceğinden mahkemece yazılı biçim ve şekilde adı geçen davalının sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasınında bir yanılgı tespit edilememiştir." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalının husumete yönelik itirazlarının reddine karar verilmekle esasa girilerek yargılama yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Karayolu trafik güvenliği:" başlığını taşıyan 13. maddesine göre;
Madde 13: (Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.)Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.
Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları ve esasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda;
a) Yolun yapım ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almak,
b) Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak, aldırarak ve devamlılığını sağlayarak, trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzda yapmak,
c) Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek,
d) Şehiriçi karayolu kenarında çeşitli tesislerin yapımı süresince; kaldırımlarda, tünel, tünel aydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğe açık bulundurmak,
Zorundadırlar.
Trafik kazası nedeniyle kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 2918 sayılı KTK 13.maddesinde trafik güvenliğini ilgilendiren konularda alınacak önlemlerin alınmamasından kaynaklanan sorumluluk gereğince sorumlu olan idare veya şirketten istemde bulunabilir.
Yargılama esnasında davalının, dava dışı şirketin bakım gözetimine ilişkin tutanaklar, kazaya ilişkin tüm kayıtlar dosyamız arasına celp edilerek dosyanın İTÜ'de görevli trafik kazaları - otomotiv alanında uzman 3 makine mühendisi bilirkişisinden oluşan heyete dosyanın tevdine, bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava konusu meydana gelen kazada birden fazla aracın kazaya dahil olmuş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirip getirmediği irdelenerek davalının işbu sorumluluğu yerine getirmemiş ise ne kadar oranda kusurlu olduğu, davacının dava dava dışı kazaya karışan kişiler, davalı da dahil olmak üzere tüm taraflar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının sigortalısı dava dışı 34 NC 8536 plakalı araç sürücünün aracında meydana gelen hasardan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek, dava dış... plakalı araçta kaza sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, onarım bedelinin ne kadar olabileceği, davacı tarafça ödenen hasar bedelinin piyasa rayiçlerini yansıtıp yansıtmadığı, davacının lütuf ödemesi yapıp yapmadığı, davacının dava dışı sigortalısı için ödemiş olduğu bedelin icra takip tarihi itibari ile ne kadarını davalıdan talep edebileceği hususlarında tüm dosya kapsamı itibari ile rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Kaza tutanağında kaza saati 23.00 olarak belirtilmiş, olaya müdahale eden ekiplerin müdahale saatinin ise 23:11 olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla olaya müdahalenin zamanında yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Dosya içeriğine göre kaza gece vakti yüksek hız sınırına sahip otoyolda en sol şeritteki lastik parçasına çarpma şeklinde meydana geldiği, lastiğin rengi ile asfaltın renginin aynı olduğu, gece vakti bu lastik parçasının sürücüler tarafından yeterli mesafeden görülmesinin ve dolayısıyla sağa doğru manevra yaparak parçadan kaçınılmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
... yola düşen lastik parçasının davanın ihbar edildiği şirket tarafından en kısa zamanda ortadan kaldırılarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirilmesi gerekmektedir. Bu maddede belirtilen "EN KISA ZAMANDA" ifadesinden, davanın ihbar edildiği şirketin yola düşen lastik parçasının varlığından haberdar olması ve ekiplerini olay yerine yönlendirerek trafiği durdurup veya durdurmadan lastik parçasını yoldan çekmesi gerekmektedir.
Dosyadaki hasarlı araç fotoğraflarından da anlaşıldığı üzere kazanın, en sol şeritte seyreden araçların bu şerit ortasında duran lastik parçasına ön orta kısımlarından çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda yoldaki lastik parçasının, bu parçaya ilk çarpan aracın önündeki araçtan düşmüş olması gerekir; zira lastik parçasının daha önceden düşmüş olması halinde daha öndeki bir aracın bu parçaya çarpmış olması gerekirdi. Dolayısıyla yola düşen lastik parçasının ilk çarpan aracın hemen önünde giden araçtan birkaç saniye önce düştüğünün kabulü gerekir. Bu durumda davalı şirketin bu kadar kısa sürede yola müdahale etmesi ve düşen lastik parçasını hemen yoldan kaldırması maddeten imkansız olduğundan, davanın ihbar edildiği şirketin müdahalede bir gecikmesinin veya ihmalinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın ihbar edildiği şirkete 2918 sayılı KTKnın 13. Maddesi çerçevesinde bir kusur yüklenmesi mümkün görülmemiştir.
Dava konusu olayda plakası belirsiz aracın kimliği belirsiz sürücüsü, aracının teknik bakımlarını zamanında ve usulüne uygun yaptırmamış, aracının lastiğinin otoyolda seyri sırasında parçalanmasına ve yola düşerek arkasından gelen araçlar için tehlike oluşturmasına neden olmuştur. Bu nedenle plakası belirsiz aracın kimliği belirsiz sürücüsü olayda % 100 oranında tamamen kusurludur.
Davacı şirkete kasko sigortalı araç sürücüsü ise, gece vakti asfalt kaplama ile aynı renkteki lastik parçasını yeterli mesafeden fark edemeyeceğinden ve dolayısıyla önlem alamayacağından olayda kusursuzdur.
şeklinde kanaate varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında kimliği belirsiz lastiği kopan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafça davalının kusurunun ispatlanamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davalının husumete ilişkin itirazlarının REDDİNE,
2-Davacının davasının REDDİNE,
3-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 6.866,54TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.