WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/779 Esas
KARAR NO : 2024/401
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 29.08.2022 tarihinde müvekkili şirkete ... no’lu poliçe numarası ile sigortalı bulunan ... 'in faaliyet gösterdiği ... Mah. ... ... No ... D: ... / İstanbul adresinde bulunan işyerinde davalı ... Ltd. Ştii firma tarafından sebep olunan yangın neticesinde zarar meydana geldiğini, meydana gelen kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 309.091,32 TL müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, kaza sonucunda oluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ... İcra Dairesinin 2023/ ... Esas Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan icra takibinde herhangi bir dayanak belge sunulmadığını, bu durumun usule aykırı olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının dava açma hakkı olmadığını, rücu şartları oluşmadığını, iddia konusu zarar ile müvekkili şirket arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, yangının gerçekleştiği yer ile ilgili olarak "itfaiye olay raporu" da göz önüne alındığında kimyasal malzemeler ile dolu bir yer olduğunu, kimyasalların yerlere döküldüğü ve akmaların olduğunu bu doğrultuda dava dışı olan "taşınmazın kullanıcısının" kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacının icra inkar tazminatı istekleri hukuki olmadığını, zira ortada likit bir alacak olmadığını, icra takibine de sunulmuş herhangi bir rapor ya da hesaplama da söz konusu davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde işyeri sigorta poliçesi kapsamında sigortalanmış olan dava dışı sigortalının işyerinde meydana gelen yangın sebebiyle oluşan hasarın davacı sigortacı tarafından ödenen bedelinin halefiyet hükümleri uyarınca tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olay bakımından yapılan kontrolde; davacı şirket nezdinde işyeri paket sigortası kapsamında ... no’lu poliçe numarası ile sigortalı bulunan dava dışı ... 'in faaliyet gösterdiği ... Mah. ... Yolu ... ... ... / İstanbul adresinde bulunan işyerinde 29.08.2022 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde oluşan hasar sebebiyle davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan 309.091,32 TL'lik ödemenin, yangına davalı ... Ticaret Ltd. Şti tarafından sebebiyet verildiği iddiasıyla davalıdan rücuen tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ... İcra Dairesinin 2023/ ... Esas sayılı dosyasından takibe geçilmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacı dava dışı sigortalısı olan ... 'in yerine geçerek dava açmış olup mahkememizce UYAP sisteminden yapılan kontrolde dava dışı kişinin vergi kaydı görünmekte ise de tacir olup olmadığının tespiti hususunda vergi dairesine, ticaret sicil müdürlüğüne ve esnaf odasına müzekkereler yazılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Emsal mahiyette olan Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2016/ ... Esas, 2017/ ... Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.
.. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Davacı sigorta şirketi... sigortalısı ... isimli gerçek kişidir. Bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının dava dışı gerçek kişi ... 'in yerine geçerek dava açmış olduğu, gelen müzekkere cevaplarından dava dışı kişinin tacir vasfının bulunmadığı, bu hali ile somut olayda tarafların karşılıklı tacir olmalarından ve ticari davadan bahsedilemeyeceği, gerçek kişinin davalı şirkete karşı açmış olduğu haksız fiilden kaynaklı bir dava olduğu kabul edilerek davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.